Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Çöp kamyonun altında kalıp ölen Serhat’ın son görüntüleri ortaya çıktı

Yayımlandı

üzerinde

Çöp kamyonun altında kalıp ölen Serhat’ın son görüntüleri ortaya çıktı

Tarih: 16.03.2026 · Saat: 10:35

Bursa’nın Mudanya ilçesinde, çöp kamyonunun altında kalarak yaşamını yitiren 4 yaşındaki Serhat Aydoğdu’un (4) kazadan dakikalar önce ailesi tarafından cep telefonuyla çekilen son görüntüleri yayımlandı. Görüntülerde minik çocuğun sahilde güvercinlere yem verdiği ve oyun oynadığı anlar yer

Olayın ayrıntıları
Olayın, 13 Mart 2026 günü öğleden sonra Mudanya Şükrüçavuş Mahallesi sahil bandında meydana geldiği, çöp toplama aracının bölgeden ayrılırken minik Serhat’ı fark edemeyip aracın altında bıraktığı belirtiliyor. İlk haber ve video servisleri, ailenin kazadan dakikalar önce cep telefonuyla kayda aldığı görüntülerin kazayı takiben medyaya ulaştığını aktarıyor.

Soruşturma kapsamında araç sürücüsü ve belediye yetkilileriyle ilgili işlemlerin başlatıldığı, kaza yerinde ve çevresinde incelemelerin sürdüğü bildirildi.  (araç plakası ve sürücü bilgileri haber kaynaklarında yer almakta) olayla ilgili resmi soruşturma devam ediyor.

Görüntülerin içeriği
Yayımlanan video ve fotoğraflarda; Serhat’ın sahil kenarında güvercinlere yem serptiği, sahilde aile fertleriyle vakit geçirdiği ve evde kardeşiyle oynadığı birkaç kısa anın yer aldığı görülüyor. Görüntüler, olayın trajikliğini ve ailenin kaybının boyutunu gözler önüne seriyor.

Yetkililerin açıklamaları ve soruşturma
Belediye yetkilileri ve emniyet ekiplerinin olayla ilgili soruşturma başlattığı, olayın nasıl geliştiğinin teknik olarak netleştirilmesi için kayıtlar ve görgü tanıklarıyla görüşmeler yürütüldüğü bildirildi. Resmi kurumların açıklamaları henüz tamamlanmadığından, soruşturmanın ilerleyen safhalarında yeni bulguların paylaşılacağı kaydedildi

Gündem

İBB Davasında Kritik Tahliye Kararı: Aralarında İtirafçı Adem Soytekin’in de Bulunduğu 15 Kişi Cezaevinden Çıkıyor

Yayımlandı

üzerinde

İBB Davasında Kritik Tahliye Kararı: Aralarında İtirafçı Adem Soytekin’in de Bulunduğu 15 Kişi Cezaevinden Çıkıyor

Tarih: 30 Nisan 2026, 22:30

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İBB’ye yönelik yolsuzluk davasının 30. celsesinde 15 sanığın tahliyesine karar verdi. Tahliye edilenler arasında etkin pişmanlıktan yararlanan iş insanı Adem Soytekin de bulunuyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki (İBB) yolsuzluk iddialarına ilişkin görülen ve Türkiye’nin en kapsamlı davalarından biri olan süreçte, bugün önemli bir dönüm noktası daha yaşandı. Silivri’deki Marmara Cezaevi karşısında bulunan duruşma salonunda görülen 30. celsede mahkeme heyeti, aralarında itirafçı iş insanı Adem Soytekin’in de olduğu 15 tutuklu sanık hakkında tahliye kararı verdi.

Mahkeme, savcının 9 kişi için yaptığı tahliye talebini genişleterek 15 kişinin serbest bırakılmasına hükmetti. Bu kararın ardından davada tutuklu bulunan sanık sayısı 77’ye düştü. Duruşma, savunmaların tamamlanabilmesi için 4 Mayıs 2026 tarihine ertelendi.

Tahliye Edilen İsimlerin Tam Listesi

Mahkeme heyetinin tahliyesine karar verdiği isimler ve görevleri şöyle sıralandı:

· Emrah Yüksel (İBB Bilgi İşlem Çalışanı)
· İsmet Korkmaz (Veri Uzmanı)
· Mehmet Çağlar Kuru (İBB Çalışanı)
· Nuri Cem Ceylan (İstanbul Şube Sekreteri)
· Ulaş Yılmaz (İBB Dijital İletişim Koordinatörü)
· Yusuf Utku Şahin (Reklamcı)
· Esma Bayrak (Reklamcı)
· Çağlar Türkmen (Ekrem İmamoğlu’nun Güvenlik Koruma Müdürü)
· Seyhan Özcan (Beyoğlu Belediyesi Özel Kalem Müdürü)
· İsmail Akkaya (CHP’li Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in akrabası)
· Harun Cengiz Beğenmez (İş insanı)
· Mehmet Kaya (İş insanı)
· Fatih Özçelik (İBB Çalışanı)
· Murat Keleş (İş insanı Fatih Keleş’in akrabası)
· Adem Soytekin (Etkin pişmanlıktan yararlanan iş insanı)

 

Dava Salonunda Gergin Anlar

Bugünkü duruşma, yalnızca tahliye kararıyla değil, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı arasında yaşanan söz hakkı tartışmasıyla da gündeme damgasını vurdu. İmamoğlu’nun, tahliye taleplerinin değerlendirildiği sırada söz almak istemesi üzerine Mahkeme Başkanı, iki gün önce bu konuda bir karar verildiğini hatırlatarak ek söz hakkı tanımadı.

İmamoğlu’nun “86 milyonun cumhurbaşkanı adayı olarak konuşmak istediğini” belirtmesi üzerine Mahkeme Başkanı, duruşma disiplinini bozacak herhangi bir ayrıcalığa izin verilmeyeceğini vurguladı.

Tahliye kararlarının açıklanmasının ardından duruşma salonundaki gerginlik yerini kısmi bir rahatlamaya bırakırken, Ekrem İmamoğlu tahliye olan yakınlarına ve salondakilere dönerek, “Kendinize iyi bakın, güçlü olun. Pazartesi yeni bir gün başlayacak. Bu sabahtan daha güçlüyüz” ifadelerini kullandı.

Davanın Geçmişi ve Mevcut Durum

Büyük bir titizlikle yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, toplamda 414 sanık bulunuyor. Davanın 9 Mart’ta başlayan ilk duruşmasından bu yana geçen 8 haftalık süreçte 37 sanığın savunması tamamlandı. Mahkeme heyeti, daha önce de 2 Nisan tarihli oturumda 18 kişinin tahliyesine karar vermişti. Bugünkü kararla birlikte şu ana kadar tahliye edilenlerin sayısı 33’e yükseldi.

Siyasi ve Hukuki Değerlendirme

Hukuki çevreler, mahkemenin savcının talebinden daha geniş bir tahliye kararı vermesini, yargılamanın tutukluluk süreleri ve mevcut delil durumu üzerinden yaptığı orantılılık değerlendirmesinin bir sonucu olarak yorumluyor. Özellikle Adem Soytekin’in etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak vermiş olduğu ifadelerin, dosyadaki bazı maddi gerçeklere ışık tuttuğu ve bu durumun heyetin kanaatini etkilediği belirtiliyor.

Öte yandan, ana muhalefet kanadı tahliyeleri olumlu ancak yetersiz olarak nitelendirirken, duruşmaların gidişatına dair temkinli bir iyimserlik hakim. Gözler, 4 Mayıs’ta görülecek bir sonraki celseye ve mahkemenin diğer tutuklu sanıklarla ilgili yapacağı yeni değerlendirmelere çevrilmiş durumda.

Okumaya Devam Et

Gündem

Güle Oynaya Girdiği Burun Ameliyatından Çıkamadı: İzmir’de Estetik Faciası

Yayımlandı

üzerinde

Güle Oynaya Girdiği Burun Ameliyatından Çıkamadı: İzmir’de Estetik Faciası

Tarih: 30 Nisan 2026, 18:30

İzmir’in Çiğli ilçesinde özel bir hastanede burun estetiği ameliyatı olan 23 yaşındaki Hatice Öncü, fenalaşarak kaldırıldığı yoğun bakımda hayatını kaybetti. Aile “Sapasağlam kızımızı öldürdüler” diyerek doktorlar ve hastane hakkında suç duyurusunda bulunurken, İl Sağlık Müdürlüğü olaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlattı.

Edinilen bilgilere göre; 23 yaşındaki Hatice Öncü, 22 Nisan Salı günü estetik kaygılar nedeniyle Çiğli ilçesinde bulunan özel bir hastaneye başvurdu. Güle oynaya girdiği burun estetiği (rinoplasti) ameliyatı sırasında fenalaşan Öncü, apar topar hastanenin yoğun bakım ünitesine alındı.

Durumu Ağırlaşınca Şehir Hastanesi’ne Sevk Edildi

Ameliyatın hemen ardından kendine gelmesi beklenen genç kadının durumu giderek kötüleşti. İddialara göre anestezi sonrası komplikasyon yaşayan Öncü’nün beyninde ve ciğerlerinde ödem oluştu. Bunun üzerine 23 Nisan’da ambulansla İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edilen Hatice Öncü, burada doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

Hayata gözlerini yuman genç kadının cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için İzmir Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Anne Sinir Krizleri Geçirdi: “Ciğerim Yandı, Başkasınınki Yanmasın”

Olayın şokunu üzerinden atamayan anne Remziye Kanak, hastane önünde sinir krizleri geçirdi. Kızının ölmeden önce sapasağlam olduğunu belirten Kanak, yaptığı açıklamada doktorları ihmalle suçladı:

“Ameliyattan sonra gelip burnunun çok güzel olduğunu, birazdan ayılacağını söylediler. Ama saatler geçti, yavrum bir daha uyanamadı. Beni sürekli ‘Kızınız iyi’ diyerek oyaladılar; meğerse ciğerlerine ve beynine sıvı dolmuş. Ciğerim yandı, başkasının ki yanmasın. Allah rızası için bu hastane kapatılsın, bu doktorlar bir daha ameliyat yapmasın”.

Baba: “Narkozdan Uyanamamış, Vezneye Para Sordular”

Baba İbrahim Öncü ise yaşanan ihmaller zincirine dikkat çekerek, kızının narkozdan uyanamadığının belgelerde yer aldığını iddia etti. Acılı baba, “Doktoru aradığımda durumu sordum, bana sadece ‘Sevk etmem lazım’ dedi. O an anladım ki ameliyatta çok yanlış bir şey olmuş. Üstüne bir de hastaneye gittiğimizde telaştan fenalaştık, vezneye para yatırmazsak tedavi olmayacağını söylediler” ifadelerini kullandı.

Öte yandan aile büyüğü Mehmet Mahsum Kanak, torununun bu ameliyat için tam 70 bin TL kredi çektiğini söyledi.

İl Sağlık Müdürlüğü ve Savcılık Harekete Geçti

Acı olayın kamuoyuna yansımasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Aynı zamanda İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, özel hastanedeki tıbbi uygulamalar ve anestezi süreciyle ilgili idari inceleme başlatarak hastane kayıtlarına el koydu.

Okumaya Devam Et

Gündem

Gülistan Doku Soruşturmasında DNA Dönüm Noktası: Aileden Alınan Örnekler Kritik Delil Peşinde

Yayımlandı

üzerinde

Gülistan Doku Soruşturmasında DNA Dönüm Noktası: Aileden Alınan Örnekler Kritik Delil Peşinde

30 Nisan 2026, Çar 11:00

6 yıllık karanlık dosyada heyecanlandıran gelişme: Doku ailesinden Diyarbakır’da alınan DNA örnekleri, tutuklu eski valinin oğlunun aracında bulunan izlerle karşılaştırılacak.

FatihDoganMedya / DİYARBAKIR – Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada önemli bir dönüm noktasına gelindi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine, kayıp genç kızın ailesinden DNA örnekleri alındı. Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda gerçekleşen işlemlerin, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek yeni delillere ulaşılmasını sağlayabileceği belirtiliyor.

DNA Karşılaştırması İçin Anne ve Babadan Örnek Alındı

Edinilen bilgilere göre, Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ve babası Halit Doku, sabah saatlerinde Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’na geldi. Burada uzman ekipler tarafından aile bireylerinden kan, tırnak ve saç örneklerinden oluşan DNA materyalleri alındı.

Alınan bu kritik örnekler, “kasten öldürme” suçundan tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in olay tarihinde kullandığı araçta tespit edilen DNA ve doku bulgularıyla karşılaştırılacak. Araç, detaylı inceleme için daha önce İstanbul’a, ardından Ankara’ya gönderilmiş ve burada kapsamlı bir kriminal incelemeye tabi tutulmuştu. Yetkililer, aileyle irtibatlı çıkabilecek bir eşleşmenin soruşturmayı aydınlatmada önemli bir rol oynayacağını ifade ediyor.

Soruşturma Erzurum’dan Yürütülüyor: Yetki Gerekçesi

Soruşturmanın neden Erzurum’dan yürütüldüğü ise kamuoyunda merak konusu olmuştu. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre, vali ve kaymakam gibi üst düzey kamu görevlilerinin kişisel suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma yetkisi, görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesi’nin bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığı’na aittir. Bu hukuki çerçeve nedeniyle, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve dosyadaki diğer şüpheliler hakkındaki adli süreç Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle yürütülüyor.

Arka Plan: Kayıp Dosyası Nasıl Cinayet Soruşturmasına Döndü?

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun izine 6 yıldır rastlanamıyordu. Soruşturmadaki tıkanıklık, 2024 yılı Haziran ayında Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Başsavcı Ebru Cansu’nun göreve başlamasıyla açıldı. Başsavcı Cansu, rafa kaldırılan dosyayı yeniden açarak kapsamlı bir inisiyatif başlattı.

Cansu’nun talimatıyla, “Jandarma Dedektifleri” olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT)’ten özel bir ekip kuruldu. Ekip, soruşturmayı adeta yeniden inşa etti: Kentteki tüm KGYS ve PTS kayıtları yeniden toplandı; 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 güvenlik kamerasına ait 700 saati aşan görüntü, Başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek analiz edildi. Bu kapsamlı çalışma sonucunda dosya, “kasten öldürme”, “cinsel saldırı” ve “delil karartma” suçlarını da kapsayan bir cinayet soruşturmasına dönüştü.

Bu gelişmelerin ardından Nisan ayı içerisinde 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde düzenlenen geniş çaplı operasyonlarla aralarında dönemin Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, ve dönemin hastane başhekiminin de bulunduğu 17 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 12’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş için ise kırmızı bülten çıkarıldı.

Aileden Duygusal Açıklama: “Adalete Olan İnancımız Tazelendi”

DNA örneklerinin alınmasının ardından kısa bir açıklama yapan baba Halit Doku, yıllar süren belirsizliğin ardından umutlandıklarını dile getirdi. Gözleri yaşlı olduğu gözlenen Doku, “Devletimizin bu işin üzerine bu kadar ciddi gitmesi bizim yüreğimize su serpti. Adalete olan inancımız tazelendi. Kızımızın başına ne geldiyse ortaya çıkmasını, tüm sorumlulardan hesap sorulmasını istiyoruz,” dedi.

Bundan Sonraki Süreç

Adli Tıp Kurumu’ndan alınan DNA örnekleri, yapılacak karşılaştırmalı analiz için en kısa sürede ilgili kriminal laboratuvara gönderilecek. Sonuçların önümüzdeki haftalarda netleşmesi bekleniyor. Yetkililer, DNA eşleşmesinin sağlanması durumunda, soruşturmada yeni bir dalga operasyon ve gözaltı sürecinin başlayabileceğini belirtiyor. Kamuoyu, 6 yıldır karanlıkta kalan bu dosyanın aydınlanması için atılan bu kritik adımın sonuçlarını nefesini tutarak bekliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar