Sağlık
Batman’da Sıcakların Getirdiği Tehlike: Kozluk’un Tuzlagözü Köyünde 6,5 Ton Akrep İlaçlaması

Açıklama
“Batman’ın Kozluk ilçesine bağlı Tuzlagözü köyünde artan hava sıcaklıklarıyla akrep istilası yaşandı. Ekipler halk sağlığını korumak için 6,5 ton ilaçlama yaptı. Detaylar ve uzman görüşleri burada.”
Giriş
Batman ilinin Kozluk ilçesine bağlı Tuzlagözü köyünde, temmuz ayı ortalarından itibaren artan hava sıcaklıklarıyla birlikte akrep sayısında kayda değer bir artış gözlendi. Köy halkının ihbarı üzerine müdahaleye geçen belediye ve il özel idare ekipleri, halk sağlığını riske atabilecek düzeye ulaşan akrep istilasına karşı kapsamlı bir ilaçlama programı başlattı Mynet.
1. Akrep İstilası ve Halk Sağlığı Riski
-
Artan Sıcaklıklar: Sıcaklıkların 38 °C’yi bulduğu günlerde, akrepler sıcak yerleri tercih ederek köy evlerine ve sokaklara akın etti.
-
Risk Altındaki Gruplar: Özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlar ciddi tehlike altındaydı.
-
Yetkililerin Uyarısı: “Akrep sokmaları gece saatlerinde daha sık görülüyor; halk sağlığı açısından acil önlem alınmalı.” açıklaması yapıldı .
2. İlaçlama Çalışmalarının Ayrıntıları
-
Kullanılan Miktar: Toplamda 6 500 litre (yaklaşık 6,5 ton) özel formül haşere ilacı kullanıldı.
-
Ekip Yapısı: Belediye sağlık işleri, il özel idare birimleri ve Jandarma iş birliğiyle 3 vardiya halinde yürütüldü.
-
Uygulama Metodu:
-
Merkezi konut alanları ve sokaklar püskürtme makineleriyle kaplandı.
-
Duvar içi ve kuytu alanlara özel jel formülasyon uygulandı.
-
-
Sürdürülebilir Mücadele: İlaçlama periyodik olarak tekrarlanacak; köyde haşere durumu aylık raporlarla izlenecek .
3. Köylülerin Tepkileri ve Beklentileri
-
Güvenlik Arayışı: “Evlerde adım atacak yer kalmadı, ilaçlama ancak rahat nefes almamızı sağladı.” (Erdal Aydın) .
-
Uzun Vadeli Çözümler: Köy sakinleri, kalıcı altyapı düzenlemeleri ve düzenli kontrol isteyen çağrıda bulundu.
-
Eğitim ve Bilinçlendirme: Yetkililer, özellikle çocuklara yönelik akrep sokma durumunda yapılması gereken ilk yardım eğitimleri planlıyor.
4. Uzman Görüşleri ve Öneriler
-
Çevre Düzeni: Köy çevresindeki kaya altı ve çalı alanlarının temizlenmesi, akreplerin yaşam alanı daraltılarak istilanın önüne geçebilir.
-
Biyolojik Mücadele: Bazı Böcek türleri ve kuşlar akrep popülasyonunu doğal olarak kontrol edebilir.
-
Erken Uyarı Sistemleri: Köy halkına SMS ve hoparlörlü duyuru sistemleriyle istilanın yoğunluğunu bildiren uyarılar yapılmalı.
5. Sonuç ve İleriye Dönük Planlar
Batman İl Sağlık Müdürlüğü ve Kozluk Belediyesi, Tuzlagözü köyündeki başarılı müdahale sonrası il genelinde benzer risk gruplarını belirleyerek “Akrep Erken Müdahale Protokolü” hazırlıyor. Sürekli izleme, düzenli ilaçlama ve halkın bilinçlendirilmesiyle bu tür istilaların tekrarını en aza indirmek hedefleniyor.
Sağlık
Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri
Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri
FatihDoganMedya
Tarih.Saat: 21.02.2026 – 07:00

İSTANBUL — Ramazan ayında beslenme düzenindeki değişiklikler doğru yönetilmediğinde halsizlik, sindirim sorunları ve kilo dalgalanmalarına yol açabiliyor. İstanbul Kültür Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü araştırma görevlisi Rabia Bağlayıcı’nın vurguladığı gibi; doğru planlama, açlığın metabolik etkilerini dengeler ve orucun kısa vadeli olumlu etkilerini güçlendirebilir.
Sahur: atlanmamalı — ne yenmeli?
Sahur, gün boyu enerji ve kas korunumu için kritik bir öğün; atlanması kan şekerinde dalgalanmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Sahurda şu öğelere öncelik verin:
-
Tam tahıllı ekmek, yulaf veya bulgur gibi kompleks karbonhidratlar (uzun süre tokluk).
-
Yumurta, yoğurt, süt veya peynir gibi kaliteli protein kaynakları.
-
Ceviz, badem gibi kuruyemişler ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar.
-
Bol su; kafeinli içeceklerden ve gazlı içeceklerden kaçının.

İftar: yavaş başlayın, denge kurun
İftara su ve 1–2 hurma ile başlamak mideyi rahatlatır. Ana öğünde tabak denge prensibini uygulayın: proteinin (et, tavuk, baklagil), sebzenin ve kompleks karbonhidratın (tam tahıl, bulgur, kepekli makarna) dengeli dağılımı hem kilo kontrolünü hem enerji dengesini destekler. Aşırı yağlı ve şerbetli tatlılar yerine meyve veya hafif sütlü tatlılar tercih edin; kızartmalardan kaçının veya porsiyonları küçültün. Hafif pişirme yöntemleri (haşlama, fırın, ızgara) sindirimi kolaylaştırır.
Hareket ve sindirim: çok ağır egzersizden kaçının
Tamamen hareketsiz kalmak metabolizmayı yavaşlatır; iftardan 1–2 saat sonra yapılacak 20–30 dakikalık hafif yürüyüşler hem sindirimi kolaylaştırır hem de enerji dengesine katkı sağlar. Yoğun antrenmanlar, susuzluk ve yorgunluk riskini artırabileceğinden, yoğun egzersizleri iftar sonrası daha geç saatlere veya oruç dışı günlere kaydırmak daha güvenlidir.
Kronik hastalıklar ve ilaç kullananlar: doktorla plan yapın
Diyabet, hipertansiyon veya kalp hastalığı olan kişiler, oruç kararı almadan önce mutlaka hekimleri ve/veya diyetisyenleri ile görüşmelidir. Kan şekeri yönetimi, ilaç zamanlamasının düzenlenmesi ve risk değerlendirmesi kişiye özel planlama gerektirir; özellikle diyabetli bireyler için sahurun geç saatlerde alınması, düşük glisemik indeksli besin seçimi ve kan şekeri takibi hayati önem taşır. Uluslararası kılavuzlar da oruç tutacak diyabetliler için bireyselleştirilmiş yaklaşımlar öneriyor.
Pratik ipuçları — hızlı kontrol listesi
-
Sahuru atlamayın. Gün boyunca enerji için sahur şart.
-
Sıvı tüketimini dağıtın. İftar ile sahur arası su tüketimini düzenleyin; aşırı sıvıyı tek seferde tüketmeyin.
-
Porsiyon kontrolü yapın. Hızlı yemek daha fazla kalori demektir — yavaş çiğneyin.
-
Tatlıda seçici olun. Şerbetli ağır tatlıları sınırlayın; meyve ve sütlü alternatifler tercih edin.
-
Özel durumlar için doktorunuza danışın. Hamilelik, emzirme, kronik hastalık veya yaşlılık durumlarında uzman görüşü şart.
Sağlık
Selçuk Üniversitesi’nden “renkli buğday”le fonksiyonel bisküvi: Alzheimer, diyabet ve kanserle mücadelede umut var
Selçuk Üniversitesi’nden “renkli buğday”le fonksiyonel bisküvi: Alzheimer, diyabet ve kanserle mücadelede umut var
16.02.2026 · 11:45

Selçuk Üniversitesi Sarayönü yerleşkesinde yürütülen TÜBİTAK destekli çalışma, mor ve mavi gibi doğal renklere sahip buğday genotiplerinden yüksek antioksidan içeriğine sahip fonksiyonel bisküvi prototipleri üretildiğini ortaya koydu. Proje ekibi, renkli buğdayların hücresel düzeyde yenileyici ve koruyucu etkilere sahip olabileceğini; şeker hastalığı (diyabet), Alzheimer ve kanser gibi kronik hastalıklara yönelik geliştirilecek gıda ürünlerinde önemli bir ham madde potansiyeli sunduğunu belirtiyor.
Projenin omurgası: saha seçimi, analiz ve hedefler
TÜBİTAK-1002 destekli projede tarladan laboratuvara geçen süreçte 20 farklı siyah, mor ve mavi buğday genotipi incelendi; adaptasyon, verim ve bisküvilik kalite kriterlerine göre en uygun türler belirlendi. Proje kapsamında elde edilen bulgulara göre üretilen bisküviler GDO içermiyor ve rengini yapay renklere değil, tohumun kendi genetiğine borçlu. Seri üretim için ilk prototiplerin 2026 yılı itibarıyla geliştirilip test edildiği açıklandı.
Akademik ekip ve teknoloji transferi
Çalışma, Doç. Dr. Hayati Akman liderliğinde yürütüldü; teknolojik analizler için ise işbirliği yapılan kurumlar arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve proje ortakları yer aldı. Proje raporlarında, ideal “bisküvilik” buğdayın ekmeklik veya makarnalık buğdaydan farklı protein, gluten ve un akışkanlığı özelliklerine sahip olması gerektiği vurgulandı.
Sağlık iddiaları ve bilimsel temeller
Projenin sağlık analizlerini yürüten Prof. Dr. Gökhan Zengin, mavi ve mor buğdaylardan üretilen ürünlerin antioksidan kapasitesine dikkat çekti; ekip, hücresel yenilenme ve bağışıklık desteği gibi etkinliklerin laboratuvar düzeyinde gösterilmeye başlandığını belirtti. Araştırmacılar, bu sonuçların gıda takviyesi ve fonksiyonel gıda ürünleri geliştirirken yol gösterici olacağını söylüyor.
Yerel üretim, katma değer ve gelecek planları
Sarayönü (Konya) kırsalında iki yıllık adaptasyon denemeleriyle bölge koşullarına dayanıklı genotiplerin seçildiği, bunun yerel çiftçi gelirine pozitif katkı ve ülke çapında katma değer yaratma potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor. Araştırma ekibi, bisküviyle sınırlı kalmayıp renkli buğdaylardan gevrek, granola ve un karışımları gibi farklı fonksiyonel ürünler geliştirmeyi hedefliyor.
Sağlık
30 kişiyle evinden çıkarılan “fil hastası” tedavi için Ankara’ya sevk edildi
30 kişiyle evinden çıkarılan “fil hastası” tedavi için Ankara’ya sevk edildi
Tarih — Saat: 13 Şubat 2026 — 11:36

Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesinde yıllardır yatağa bağımlı yaşayan ve halk arasında “fil hastalığı” olarak bilinen lenfödem nedeniyle yaklaşık 300 kiloya ulaşan Engin Akbadal, tedavi için Ankara’ya sevk edildi. Evden çıkarılabilmesi için bazı duvarlar sökülürken, yaklaşık 30 kişilik ekip ve özel obez ambulansıyla nakli gerçekleştirildi.
Sarıoğlan’daki yaşamını tek odada sürdüren Akbadal, 12 yıl önce başlayan kilo artışı sonucu yürüyemez hale geldi ve son 5 yıldır evden çıkamıyordu. DHA haberine göre, tedavisi için yapılan koordinasyon sonucunda hasta etli müdahale ekipleriyle güvenli şekilde ambulansa yerleştirilip Ankara’ya sevk edildi.

Sarıoğlan’da yaşayan ve geçimini zamanında hamallık yaparak sağlayan Akbadal’ın durumu yıllar içinde ağırlaştı; teşhis sürecinin uzaması ve uygun tedaviye ulaşamaması sonucu vücut ağırlığı yaklaşık 300 kiloya çıktı. Evden çıkarma sırasında, hastanın rahatça dışarı alınabilmesi için evdeki bazı duvarlar genişletildi; mobil ekip, gönüllüler ve sağlık personelinden oluşan yaklaşık 30 kişi birlikte çalıştı. Nakil, özel tasarlanmış obez ambulansıyla yapıldı; yolculuk hedefi Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ydi.

Hastanın sözleri ve destek çağrısı
Akbadal, DHA’ya yaptığı açıklamada tedavi için umutlu olduğunu, eş ve çocuklarıyla dışarı çıkıp normal hayata dönmeyi arzuladığını ifade etti. Sosyal medyada paylaşılan videonun ardından yardım talepleri artmış; yerel ve ulusal ölçekte destek verenler sayesinde sevk kararı alındı. (Muhabir: Furkan Kavuklu).
Tedavi ve sonraki adımlar
Sağlık ekipleri, lenfödem (lymphoedema) tedavisinin multidisipliner yürütülmesi gerektiğini belirtiyor: cerrahi girişimler, fizyoterapi, ödem kontrol programları ve süreklilik gerektiren bir izlem planı söz konusu. Akbadal’ın Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ndeki (referans hastane: Etlik Şehir Hastanesi) değerlendirme ve tedavi planı sonrası uzun dönem rehabilitasyon ihtiyacı doğabilir.
Yerel dayanışma
Hastanın ailesine ve nakil sürecine destek verenler arasında adı geçen yerel aktörlerden biri Baki Ersoy olarak belirtildi; sosyal medya ve yerel kanallar vasıtasıyla sürece destek verildi. Olay, yerel dayanışmanın ve sosyal medyanın gerçek yaşamı değiştirebilen etkisini gösterdi. Baki Ersoy
-
Gündem1 hafta önceİnternetten tanıştığı kişiyi evine çağırdı; çıkan tartışmada hayatını kaybetti
-
Gündem1 hafta önceSivas — Teravih namazına giderken caddeyi geçen kaynana yaşamını yitirdi, gelin ağır yaralandı
-
Gündem4 gün önce‘Çocuk annesinin kucağından düştü, babası kendi burnundaki kanı üzerine akıttı’
-
Ekonomi6 gün önce65 yaşa doğalgaz müjdesi: Yönetmelik değişti, abonelere yeni haklar geldi
-
Gündem3 gün önceManisa’da 17 Yıldır Kayıp Olan Ebru Koyuncu’nun Öldürüldüğü Ortaya Çıktı — Ablası, Eski Eniştesi ve 2 Şüpheli Gözaltında
-
Gündem4 gün önceTürk iş insanını Özbekistan’da öldüren şüpheliler İstanbul’da yakalandı
-
Gündem6 gün önceBalıkesir’de evinden traktörüyle ayrıldı, Manyas Gölü kenarında ölü bulundu
-
Gündem2 gün önceArazi kavgası kanlı bitti: Husumetlisinin kamyonetiyle çarpılan kişi hayatını kaybetti
