Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Ekonomi

Bakan Uraloğlu’ndan ekonomi mesajları: Kalkınma Koridoru bitti diyebilirim

Yayımlandı

üzerinde

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5G ihalesini ağustosta yapmayı düşündüklerini belirterek, “2026 yılı içerisinde ilk sinyali alırız ve ilk etapta bütün ülkenin kapsanmasından ziyade belki yoğun illerin kapsanması ve 4,5G’de olduğu gibi peyderpey bir program dahilinde süreci yürütürüz diye düşünüyorum.” dedi.

Uraloğlu, 27-29 Haziran’da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan ve açılışının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılması beklenen “Küresel Ulaştırma Koridorları Forumu”na ilişkin basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İsrail ile İran arasındaki çatışma ve savaş ortamının Kalkınma Yolu Koridoru gibi projeleri akamete uğratıp uğratmayacağının sorulması üzerine Uraloğlu, bu şekildeki çatışmaların bu projelerle ilgili bazı soru işaretlerini beraberinde getirdiğine işaret etti.

Hürmüz Boğazı’nın dünya petrol ihtiyacının yüzde 30’unun geçtiği deniz ulaşım yolu olduğunu dile getiren Uraloğlu, şunları kaydetti:

“Belli dönemlerde elbette sıkıntılar olabilir ama bizim gayretimiz bunların hiç olmaması yönünde ama bunun ilanihaye devam etmesini de öngörmüyoruz. Zaten böyle bir sıkıntıyı dünyanın sürdürebilme şansı yok. Dolayısıyla bu projede hani bu tür çatışmalar ya da gerginlikler başlamasını belki biraz erteletebilir. Belki oraya sağlanacak finansmanla ilgili biraz daha yoğunlaşmayı gerektirebilir ama Kalkınma Yolu’nu bugün ya da istediğimiz zaman diliminde olmasa bile mutlaka hayata geçireceğiz. Şimdi bugün İran’ın İsrail’le bir çatışma durumu var, savaşta diyebiliriz. Aldığımız resmi olmayan bilgilere göre İran resmen savaş da ilan etti diye bilgiler alıyoruz ama fiili bir savaş halidir, ismini her ne dersek diyelim. Bakın orada İran’ın füze kapasitesinin ne olduğu, üretim kapasitesinin ne olduğu konuşuluyor. Bir taraftan da bazı ülkelerin İran’ı desteklediği, hava koridorlarını kullandığı… Bunlar, tabii doğrulanmış bilgiler değil. Onu özellikle söylemek isterim ama doğru olduğunu da kabul edebiliriz.”

Kriz zamanlarında ulaştırma koridorlarının normaldekinden daha kıymetli olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, “Dolayısıyla bu koridorların ya da bunları kullanacak ülkelerin hedef alınması da çok mümkün. Bir ülkeyle gerilim varsa, çatışma savaş varsa ilk önce onun lojistiğinin kesilmesine gayret ediliyor çünkü şu anda dünya ne savunma sanayisi anlamında ne de diğer hiçbir alanda kendine yetmiyor ama mesela gıda anlamında Türkiye’nin kendine yettiğini söyleyebilirim ama birçok ülkede yetmiyor. Dolayısıyla bunların hedef alınması, projelerin geciktirilmeye gayret edilmesi, yapılmamasının sağlanması gayretleri beklenen gayretlerdir, beklenen düşüncelerdir ama biz de buna göre kendi gardımızı alıyoruz.” şeklinde konuştu.

“KALKINMA KORİDORU PROJESİ AŞAĞI YUKARI BİTTİ DİYEBİLİRİM”

Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Kalkınma Koridoru’nda gelinen noktanın, finansman modelinin ve bu anlamdaki ilerlemelerin sorulması üzerine, “Kalkınma Koridoru Projesi aşağı yukarı bitti diyebilirim, yüzde 95’ler seviyesinde. Sadece bizim sınıra yakın bölgede biraz detay çalışmalar yapılıyor. Oranın kendi hassasiyetleri var, ondan dolayı. Bugün hani proje olarak işin başlama imkanını yakaladığımızı söyleyebilirim.” ifadelerini kullandı.

Finansman modeli olarak çok fazla alternatifin konuşulduğunu, konuşulmaya da devam edildiğini dile getiren Uraloğlu, Irak’ın ham petrol karşılığı yaptırması, uluslararası finansman bulunması gibi çok sayıda seçeneğin bugüne dek konuşulduğunu anlattı.

Bakan Uraloğlu, “Orada 4’lü bir mutabakat var ama ilk etapta yapımı anlamında Irak ve Türkiye olarak bir şirket kurup bu şirketin üzerinden yapım çalışmalarının yürütülebilirliği noktasında bir aşama katettiğimizi söyleyebilirim. Finansman noktasında da dört ülkenin girişimiyle beraber belki bir fon aracılığıyla ya da bir fon kurulmasıyla da belki bu yapılabilir. Hani bu sene birazcık bunun üzerinde yoğunlaşarak önümüzdeki sene yapımına başlayabiliriz diye düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

ÇİN TARAFI, ‘TÜRKİYE’NİN GEÇİREBİLECEĞİ KADAR TRENİ TÜRKİYE ÜZERİNDEN AVRUPA’YA ULAŞTIRMAYA HAZIRIZ” DEDİ”

“Orta Koridor konusunda geçen ay Çin’deydik, Çin Ulaştırma Bakanı ile en son konuştuk.” diyen Bakan Uraloğlu, şu anda gerek Çin’den çıkıp Avrupa’ya giden gerek Kuzey Koridor, gerekse de Orta Koridor’da Çin’in çok ciddi sübvansiyonunun olduğunu söyleyebileceğini ifade etti.

Uraloğlu, “Türkiye geçişli Orta Koridor’a ilişkin net olarak da şunu söylediler: Türkiye’nin geçirebileceği kadar treni biz Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırmaya hazırız yani net olarak bunu söylediler. Biz de bu anlamda gerek özel sektör gerekse de Devlet Demiryolları Taşımacılık aracılığıyla bu süreci yakından takip ediyoruz ve bunu geliştirmiş olacağız.” ifadelerini kullandı.

Bakan Uraloğlu, 5G ihalesinin takviminin sorulması üzerine şu bilgileri verdi:

“5G ile ilgili biz operatörlerimizle gerek tek tek gerek topluca da defaatle konuştuk. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın koordinasyonunda çoklu toplantılar da yaptık. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı olarak benim beklentim elbette daha çok yatırımdır, çok net yani kamuya daha fazla para alma yerine daha iyi bir altyapı iletişim altyapısı, 5G imkanı sunmaktır. Bir aksilik olmazsa ağustos ayı içerisinde bunun ihalesini yapalım diye düşünüyoruz, 2026 yılı içerisinde ilk sinyali alırız ve ilk etapta bütün ülkenin kapsanmasından ziyade belki yoğun illerin kapsanması ve 4,5G’de olduğu gibi peyderpey bir program dahilinde süreci yürütürüz diye düşünüyorum.”

“BUNDAN SONRA DEMİR YOLLARINA HİÇBİR ŞEYİ ESİRGEMEDEN YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”

Yatırımlarda kara yollarına çok ciddi para harcadıklarını anlatan Uraloğlu, demir yollarının biraz daha arkadan geldiğini, bundan sonra demir yolları için hiçbir şey esirgemeden yollarına devam edeceklerini söyledi.

Uraloğlu, “Türkiye’deki demir yolu hedeflerimizi gerçekleştirdiğimizde 48 saatte bütün ülkeyi dolaşmış olacağız. Hedefimiz de 28 bin 500 kilometre demir yoludur.” dedi.

Kamu-özel işbirliğinde otoyollarının işletme süresi bittiğinde yeni işletme ihalelerinin nasıl kurgulanacağının sorulması üzerine Uraloğlu, şunları söyledi:

“Otoyolları en erkeni 2028’den itibaren kamuya almış olacağız. Öngörülen süreçte bu firmalar buraları yapıyorlar, işletiyorlar ve bize teslim ederken de ağır bakımını yaparak teslim ediyorlar. Oradaki kararımız ne olacak? Bunların elbette yeniden işletilmesini ihale etmiş olabiliriz. Makul ücretler noktasında muhtemelen ya Karayolları Genel Müdürlüğümüz, kendisi işletir ya da bir işletme modeliyle onu ihale eder ama 2034 yılına geldiğimizde, bu otoyolları devraldığımızda, gerek kendimiz işletelim gerekse bir işletmeciye verelim, Ulaştırma Bakanlığının ödenek ihtiyacı problemi olmamış olacak. Böyle de kıymetli bir yapıdan bahsediyoruz. Bakanlık olarak irili ufaklı 70 civarında yap işlet devret projesini hayata geçirdik, yaklaşık 51 milyar dolarlık yatırım yapmışız kamu-özel işbirliğiyle. Bugün yapmış olsak, yapalım desek maliyet 83 milyar dolardır. Karlı mıyız, değil miyiz?”

“‘İBB’NİN METRO ÇALIŞMALARI) AKSAYAN İŞLERİ BAKANLIĞIMIZIN UHDESİNE ALMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL, İLGİLİSİNİN TALEBİ DURUMUNDA BU SÖZ KONUSU”

Uraloğlu’na İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında yetkilileri ve işletmecileri cezaevinde olduğu ya da gözaltına alındığı için yapımında problem olan metro hattının bulunup bulunmadığı, durma riski olan metro varsa Bakanlığın buna müdahale etme durumunun olup olmadığı soruldu.

Bu soruya ilişkin Uraloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Aslında İstanbul’daki süreçlerle ilgili, oradaki yürütülen operasyonlar vesaire noktasında çok da fazla bir şey söylemeyi ben çok da doğru bulmam. Şunu söyle söyleyeyim, sizin sorunuzu cevaplayayım; şehir yerleşkelerindeki ulusal ve uluslararası demir yolu bağlantıları dışında şehir merkezlerindeki hafif raylı sistem hatlarının yapılması oradaki belediyenin görevidir. Dolayısıyla burada belediyeler projelerini, öngörülerini ortaya koyarlar, düzenleyici otorite biziz, bize projelerini onaylattırırlar, projeleri onaylarız çünkü ülkede bir bütünlük oluşması lazım. Raylı sistem araçlarından belki iki ili birbirine bağlayacak olan raylı sistemin doğru bağlanması için belli bir standardizasyon noktasında otorite biziz ve biz onaylarız. Dolayısıyla sonrasında ilgili belediye bunu yapar.

Eğer belediye bunun Bakanlık tarafından yapılmasını isterse bu mümkün. Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla bizim Bakanlık bunu alır, yapar ve kendisine devreder ve yapım ücretini de belediyeden keser. Bu da bir tartışma konusu, ona hemen açıklık da getirmiş olayım. ‘Madem sen keseceksen niye sana yaptırsın ki?’ sorusu gelebilir. Niye yaptırsın? Bir, bir kere yapım dönemindeki hiçbir finansman maliyetine katlanmıyor. İki, iş bittiği zaman o günkü fiyatlarla harcanan para sabitleniyor ve ödeme sonuna kadar yeni bir faiz işletilmiyor. İstanbul’da yapılmış olan bazı metro projelerinde harcanan 100 birimin sadece 25 biriminin tahsil edildiğini söyleyebilirim yani böyle bir kolaylık var.”

“Peki İBB’ye yapılan operasyonlar kısmına gelirsek gerçekten hani keşke buna ihtiyaç olmamış olsaydı biz daha memnun olurduk.” diyen Uraloğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Buradaki aksayan işleri bizim kendi inisiyatifimizle Bakanlığımızın uhdesine almamız mümkün değil ancak ilgilisinin talep etmesi durumunda bu söz konusu. Elbette talep ettiğinde ‘Biz orada nerede olmalıyız?’ konusunu mutlaka değerlendiririz ama şu ana kadar bize ulaşan bir talebin olmadığını söyleyebilirim. Basın mensuplarının haberlerinden ben şöyle bir şey okumuştum ve çok şaşırmıştım; bir Avrupa Birliği, EBRD’nin yanlış hatırlamıyorsam Avrupa Birliği’nden finanse edilen, Finanskent’i bağlayan bir metro projesi, üç tane büyük firmanın konsorsiyum olarak yürüttüğü projenin, alınan büyük miktardaki kredisinin işe kullanılmadığını okumuş, şaşırmıştım. ‘Ya bunda abartı var, çok doğru olduğunu düşünmüyorum.’ demiştim. O firmaların yetkilileri beni ziyaret ettiler ve tam da sizin söylediğiniz gibi ‘Burada iş durdu, bunu lütfen siz teslim alın.’ dediler. Ben de anlattım hani nasıl devralabileceğimizi. ‘Kredisi var zaten ve Mehmet Şimşek Bakanımız da yanlış hatırlamıyorsam 110 milyon avroluk son paketini de onayladı, ‘Devam edin, niye durdunuz?’ dedim. ‘Öncesinde gelen 60 milyon avro bizim işe kullanılmadı.’ dediler.”

Uraloğlu, “Benim aklım durdu onu söyleyeyim yani hem böyle bir şeyin işlem olarak yapılabilirliğini mümkün görmüyorum hem de hangi cesaretle yapıldı, gerçekten nereye kullanıldı o konuda bir bilgiye sahip değilim ama 60 milyon avroluk bir Avrupa Birliği kredisi gönderilen işe kullanılmadı. Bu konuşma yaklaşık geçen ay gerçekleşti yani bu operasyonlar, İstanbul’daki malum süreç başladıktan sonra olan bir süreçtir yani gerçekten nereye gittiğiyle ilgili ben bilmiyorum ama böyle bir cesaret ilginç bir cesarettir.” diye konuştu.

“(RADAR UYGULAMASI) BURADA ÇOK NET REFLEKS ŞUDUR: VATANDAŞLARIMIZIN TRAFİKTE CAN KAYBINI AZALTMAK”

Bayramdaki radar uygulamasının hatırlatıldığı, İçişleri Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığının kuracağı komisyon ile hız limitlerinin kontrolden geçirileceğinin anımsatıldığı ve mevcut gelişmelerin sorulduğu soruyu Bakan Uraloğlu, şöyle yanıtladı:

“Nereye daha fazla bir kapasite sunmamız gerektiğini biz ölçüyoruz. Araçları sayıyoruz. Sayım istasyonlarımız var. Hangi projeksiyonda nereye ihtiyacımızın olacağını ölçüyoruz. Mesela Bolu Dağı’na yeni bir alternatif, otoyol ve süper hızlı tren hattı düşünüyoruz. Niye? Bolu Dağı’nda 50 binlere geldik, 80 binlere geldiğimizde artık orası kaldırmayacak. Yani dolayısıyla oraya yeni bir otoyol düşünüyoruz. Radarla ilgili şöyle bahsetmek isterim; İçişleri Bakanımız paylaşmıştı, seyahat eden araçların binde 5’i bir araca hız denetimi yapıldı ve ceza uygulaması yapıldı ama algı onun çok üzerinde oldu. Burada çok net refleks şudur: Vatandaşlarımızın trafikte can kaybını azaltmak. Bütün hesap budur. Onun haricinde trafik cezası kesildi de bütçeye şu kadar kaynak sağlandı vesaire Türkiye’nin bütçesi oraları çok fazla geçti. Öyle bir kaynağa ihtiyacı yok ülkemizin.”

Seyir hızını düşüren tabelaları incelemek üzere söz konusu komisyonun kurulduğunu ve çalışmaya başladığını anlatan Uraloğlu, hızlıca konuşulan konuların inceleneceğini ve düzenleneceğini bildirdi.

“ŞU ANDA BİZİM BU İRAN-İSRAİL ÇATIŞMASINDA İRAN’DA 7 TANE, IRAK’TA 4 TANE UÇAĞIMIZ VAR”

Bakan Uraloğlu, Orta Koridor’la tersine göç beklenip beklenmediğinin sorulması üzerine şu değerlendirmelerde bulundu:

“Orta Koridor’un yapılması, şehirlerden geçmesi… Bir tersine göç beklentisi konusuna gelince, şöyle bir kere İstanbul’daki adrese dayalı yaşayan vatandaşımız 16 milyon, günlük hareketin 20 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor. Dolayısıyla bizim İstanbul’u daha yoğunlaştırmamamız gerekir. Peki İstanbul’un cazibesini nasıl ortadan kaldırırız? Ya da İstanbul’un imkanlarını Anadolu’ya, doğuya doğru nasıl eriştiririz? Ulaştırma Bakanlığı olarak bu konuda gerçekten çok ciddi işler yaptık. Eğer yapmamış olsaydık bugün İstanbul’un nüfusu daha da fazla olur, daha da yaşanılmaz durumda olurdu. Biz zaten şu lojistik merkezleri yaptığımızda, oralarda öğretim merkezlerini kurduğumuzda, yük ve yolcu hareketlerini tesis ettiğimizde otomatik olarak bir kere bu, batıya doğru olan göç duracaktır, bizim beklentimiz bu. Tersine bir planlamamız var mı? Bir planlamamız yok ama beklentimiz var. Muhtemelen gelecek süreçte bunu planlamamızın da doğru olacağını söyleyebilirim.”

Türkiye’nin İran’da sivil uçuşlarda kalan uçağının bulunup bulunmadığı sorusunu Uraloğlu, şöyle yanıtladı:

“Şu anda bizim bu İran-İsrail çatışmasında İran’da 7 tane, Irak’ta da 4 tane uçağımız var. Ağırlıklı olarak Pegasus’un yanlış hatırlamıyorsam, 7 tane Pegasus’un, 2 tane THY’nin, 1 tane Ajet’in, 1 tane de Tailwind’in uçağı var. Bunları gerek Dışişleri Bakanlığımız, gerekse de Milli İstihbarat Teşkilatımızın aracılığıyla takip ediyoruz. O bölgedeki hava hareketinin ve roket ve füze hareketinin çok yoğun olması sebebiyle o riski hem ilgili ülkeler hem de biz alamadık işin açıkçası yani belli gün, tam hatırlamamakla beraber, 3-4 gün yanlış hatırlamıyorsam orada bütün ekipler kaldı. Şimdi bütün ekipleri de bu tarafa aldık. Hani en azından can güvenliğini sağlama noktasında günlük takip ediyoruz. Bir fırsat olursa ilk fırsatta onları almış olacağız.”

Kanal İstanbul konusundaki görüşleri sorulan Uraloğlu, en son konuyla ilgili ne dediyse aynı yerde olduğunu dile getirdi.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

OTİS’ten Afyonkarahisar’da Sendikalı İşçi İçin Eylem: “KYK Yurdunda İş Sağlığı Mücadelesi Ceza Oldu”

Yayımlandı

üzerinde

OTİS’ten Afyonkarahisar’da Sendikalı İşçi İçin Eylem: “KYK Yurdunda İş Sağlığı Mücadelesi Ceza Oldu”

21 Haziran 2026.  15: 33

Yazar: Fatih Doğan Medya Haber Merkezi

Tüm Otel ve Turizm İşçileri  Sendikası (OTİS), Afyonkarahisar’daki Destine Hatun Kız Öğrenci Yurdu’nda çalışan ve iş güvenliği talepleri nedeniyle işten çıkarılan sendika üyesi işçi için yarın (22 Haziran) basın açıklaması düzenleyecek. Sendika, iş akdinin Disiplin Kurulu kararı olmadan feshedildiğini belirterek süreci “hukuksuz” ve “sendikal haklara saldırı” olarak nitelendirdi.

Afyonkarahisar’da bir KYK yurdunda yaşanan işten çıkarma, sendikal mücadeleyi yeniden alevlendirdi. Tüm Otel ve Turizm İşçileri Sendikası (OTİS), Destine Hatun Kız Öğrenci Yurdu’nda görev yapan bir işçinin, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na uygun çalışma koşulları için verdiği mücadele sonrası işine son verilmesine tepki gösterdi.

Sendikanın yaptığı yazılı açıklamaya göre, işçinin tek “suçu”, sendikalı olması ve iş sağlığı önlemlerinin hayata geçirilmesi için mücadele etmesi. OTİS, işten çıkarma sürecinde Disiplin Kurulu kararının dahi işletilmediğini vurgulayarak, bunun mevcut Toplu İş Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu ifade etti.

TALEPLER NET

OTİS yetkilileri, eylemde üç ana başlıkta taleplerini dile getirecek:

1. İşten çıkarılan işçinin derhal işe iadesi,
2. Tüm KYK yurtlarında insan onuruna yaraşır ve güvenli çalışma koşullarının sağlanması,
3. Sendikal haklara yönelik baskıların sonlandırılması.

Sendika, “KYK’larda yetkili olan işbirlikçi sendikanın imzaladığı sözleşmeye göre bile disiplin kurulu zorunluyken bu hakkın hiçe sayılması kabul edilemez” dedi.

BASIN AÇIKLAMASININ DETAYLARI

Eylem, yarın (22 Haziran Pazartesi) saat 12.30’da Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü önünde gerçekleştirilecek. OTİS, tüm emek ve demokrasi güçlerini ile yurttaşları dayanışmaya çağırdı.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

HALKALI-İSTANBUL HAVALİMANI METRO HATTI AÇILDI: 30 DAKİKADA HAVALİMANI’NA ULAŞIM

Yayımlandı

üzerinde

HALKALI-İSTANBUL HAVALİMANI METRO HATTI AÇILDI: 30 DAKİKADA HAVALİMANI’NA ULAŞIM

Tarih: 19 Haziran 2026 | Saat: 15:30

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Uraloğlu’nun katılımıyla açılan dev metro hattıyla İstanbul’un Avrupa Yakası’nda ulaşımda yeni bir dönem başlıyor. 69 kilometrelik dev projenin son etabı olan Halkalı-Arnavutköy kesimi hizmete girdi.

İstanbul’a nefes aldıracak dev proje tamamlandı

İstanbul’un trafik çilesine kalıcı çözüm olması beklenen Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katıldığı açılışta, 69 kilometre uzunluğundaki dev metro projesinin son etabı olan 22 kilometrelik Halkalı-Arnavutköy kesimi resmen İstanbulluların kullanımına sunuldu.

Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halkalı-İstanbul Havalimanı metro hattı 31 Temmuz’a kadar vatandaşımıza ücretsiz olacak. İstanbul halkını hak ettiği hizmet standardına ulaştırmak için gece gündüz çalışıyoruz” dedi. Erdoğan, yeni metroyla 120 kilometre hıza ulaşıldığını vurgulayarak, İstanbul’u demir ağlarla örmeye devam ettiklerini belirtti.

Türkiye’nin en uzun, dünyanın sayılı metrolarından

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise projenin detaylarını paylaştı. 16 istasyondan oluşan 69 kilometrelik Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi, 37,5 kilometrelik Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ve 31,5 kilometrelik Halkalı-İstanbul Havalimanı metrosu olarak iki ayrı koldan hayata geçirildi. Bakan Uraloğlu, “69 kilometre uzunluğuyla tamamı yeraltında olan metro sınıfında Türkiye’nin en uzun ve en hızlı, dünyanın da en uzun metro hatlarından birini tamamlamış olduk” dedi.

Projenin Gayrettepe-Arnavutköy arasındaki 47 kilometrelik kesimi daha önce hizmete açılmıştı. Kağıthane-İstanbul Havalimanı kesimi 22 Ocak 2023’te, Kağıthane-Gayrettepe arası 29 Ocak 2024’te, Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimi ise Mart 2024’te devreye alınmıştı. Bugün açılan son etap ile birlikte proje tamamen tamamlanmış oldu.

HALKALI-ARNAVUTKÖY METRO HATTI (İHA/ANKARA-İHA)
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Halkalı-İstanbul Havalimanı-Gayrettepe metro hattının Halkalı-Arnavutköy kesimindeki çalışmaların tamamlandığını açıkladı. Türkiye’nin en uzun metro ringinin son halkası, 19 Haziran’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı törenle hizmete açılacak.

5 yeni istasyon, 1,5 milyon kişiye doğrudan ulaşım

Halkalı-Arnavutköy kesimiyle birlikte hatta 5 yeni istasyon eklendi. Başakşehir sınırlarında İbn Haldun Üniversitesi, Kayaşehir ve Olimpiyatköy istasyonları; Küçükçekmece sınırlarında ise Halkalı Stadı ve Halkalı istasyonları hizmete girdi. Bakan Uraloğlu, bu istasyonlarla birlikte Başakşehir ve Küçükçekmece’de yaşayan yaklaşık 1,5 milyon İstanbullunun doğrudan Halkalı-Gayrettepe arasında seyahat edebileceğini belirtti.

Entegrasyon ağıyla ulaşımda büyük kolaylık

Yeni istasyonlar, mevcut ve yapımı süren metro hatlarıyla entegre olacak. Kayaşehir İstasyonu’nda Bakırköy-Kirazlı-Başakşehir-Kayaşehir Metrosu, Olimpiyatköy İstasyonu’nda Ataköy-İkitelli-Olimpiyat Metrosu, Halkalı Stadı İstasyonu’nda yapımı devam eden Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt Metrosu ile bağlantı sağlanacak. Halkalı İstasyonu ise Yüksek Hızlı Tren hatları, Halkalı-Bahçeşehir Banliyö Hattı, Yenikapı-Kirazlı-Halkalı Metrosu ve Marmaray ile entegre olacak.

Havalimanı 30 dakikada, Gayrettepe 57 dakikada

Bakan Uraloğlu, seyahat sürelerini de açıkladı. Buna göre:

· Halkalı-İstanbul Havalimanı arası 30 dakika
· Halkalı-Göktürk arası 43 dakika
· Halkalı-Kağıthane arası 54 dakika
· Halkalı-Gayrettepe arası 57 dakika
· Küçükçekmece-Kemerburgaz arası 50 dakika
· Başakşehir (Metrokent)-Kağıthane arası 48 dakika

Marmaray üzerinden Gebze’ye kadar tüm istasyonlardan İstanbul’un neredeyse her yerine ulaşım imkanı sağlanacak.

180 kilometre raylı sistem, 935 milyon avro ekonomik kazanç

Bugünkü açılışla birlikte Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından İstanbul’a kazandırılan toplam raylı sistem hattı uzunluğu 180 kilometreye ulaştı. Bakan Uraloğlu, Türkiye genelinde 1.058 kilometrelik kent içi raylı sistem ağının 452 kilometresinin bakanlık tarafından inşa edildiğini, 116 kilometrelik yeni hat yapımının sürdüğünü ve 283 kilometrelik hattın planlama aşamasında olduğunu söyledi.

Projenin 2043 yılına kadar sağlayacağı ekonomik faydaya da değinen Uraloğlu, yollarda geçen zamandan 117 milyon saat tasarruf edileceğini ve karayolu bakım, işletme ile zaman kazancı gibi etkenlerle toplam ekonomik kazancın 935 milyon avro olacağını belirtti.

Yerli ve milli teknolojinin zaferi

Bakan Uraloğlu, projenin yerli ve milli teknolojiyle inşa edildiğini vurguladı. 72 metre ile Türkiye’nin en derin metrosu olan Gayrettepe İstasyonu bu proje kapsamında inşa edildi. Türkiye’de ilk defa bir metro projesinde 10 adet TBM (tünel açma makinesi) aynı anda kullanıldı ve TBM ilerlemelerinde günde 64,5 metre, haftada 306 metre, ayda bin 233 metre kazı ile dünya rekorları kırıldı.

Hatta ASELSAN tarafından geliştirilen yerli sinyalizasyon sistemi kullanıldı. Toplam 25 setten oluşan 100 adet metro aracının ilk 10 seti sürücülü, kalan 15 seti ise tamamen sürücüsüz standartta üretildi. Araçların tasarım hızı saatte 132 km olup, işletmede saatte 120 km hıza ulaşacak ve her bir set bin 142 yolcu taşıma kapasitesine sahip olacak. Hattın tamamlanmasıyla birlikte işletme tam otomatik sürücüsüz sisteme geçirilecek.

“İstanbul’un kalbine kan taşıyan bir eser”

Bakan Uraloğlu, projeyi şu sözlerle değerlendirdi: *“Bu proje sadece bir metro hattı değildir. İstanbul’un Avrupa Yakası’nın kalbinde bir yüzük gibi; batısını doğusuyla, kuzeyini güneyiyle kesintisiz bir ring ile birleştiren, kentin nabzını güçlendiren ve tüm parçalarını birbirine sımsıkı bağlayan muhteşem bir eser haline gelmiştir. Araç trafiğini azaltan, insanımızın yaşam kalitesini yükselten, yeşil ve sürdürülebilir bir ulaşım vizyonunun en somut örneğidir. Aynı zamanda Türk mühendisliğinin, yerli ve milli teknolojinin de zaferidir.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Doruk Madencilik’te Uzlaşı Sağlandı! İşçi Alacakları Takvime Bağlandı

Yayımlandı

üzerinde

Doruk Madencilik’te Uzlaşı Sağlandı! İşçi Alacakları Takvime Bağlandı

· Tarih: 16 Haziran 2026
· Saat: 19:37

· Kaynak: Fatih Doğan Medya

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonuç verdi. Eskişehir’de faaliyet gösteren Doruk Madencilik’te işçi ve işveren arasında uzlaşı sağlanırken, işçilerin alacaklarının ödenmesi takvime bağlandı.

ANKARA – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Eskişehir’de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Elektrik Üretim San. Tic. A.Ş.’de yaşanan sürece ilişkin önemli bir açıklama yaptı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, sürecin ilk andan itibaren yakından takip edildiği ve ilgili taraflarla gerekli görüşmelerin gerçekleştirildiği belirtildi.

15-16 Haziran’da kritik müzakereler

Bakanlığın girişimleriyle işçi ve işveren tarafları arasında yürütülen görüşmeler ve 15-16 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen müzakereler sonucunda bugün işveren temsilcileri ve yetkili sendika temsilcilerinin katılımıyla önemli bir uzlaşı sağlandı.

Bu uzlaşı çerçevesinde, yetkili sendika olan Türkiye Maden İşçileri Sendikası ve işveren tarafları arasında imzalanan protokol ile işçilerin alacaklarının ödenmesi bir takvime bağlandı. Buna bağlı olarak işçilerin protokol kapsamında mutabakata bağlanan hak ve alacaklarının ödenmesi güvence altına alındı.

Eylemler sona eriyor

Hassasiyetle yürütülen süreç kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından taraflar arasında sağlanan uzlaşma ile işçi tarafı devam eden eylemlerini sonlandırma kararı aldı. Çalışma hayatında sosyal diyalog anlayışı esas alınarak işçilerin haklarının korunması, çalışma barışının sürdürülmesi için gerekli tüm adımlar kararlılıkla atılmaya devam edileceği vurgulandı.

Sürecin perde arkası

Doruk Madencilik işçileri, uzun süredir alacaklarını alamadıkları gerekçesiyle eylem yapıyordu. Çalışma Bakanlığı’nın devreye girmesiyle başlayan müzakere süreci, iki gün süren yoğun görüşmelerin ardından uzlaşıyla sonuçlandı. Sendika ve işveren arasında imzalanan protokol ile işçilerin hakları güvence altına alınırken, ödemelerin belirlenen takvime göre yapılacağı bildirildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar