Ekonomi
Bakan Şimşek, meslek gruplarının aylık brüt gelirlerini açıkladı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, karşı karşıya kalınan şoklar sonrasında enflasyon beklentilerinin iyileştiğine, enflasyonun düşmeye devam ettiğine işaret ederek, “Dolayısıyla büyük resme baktığınız zaman, şokların iyi yönetildiği kanısındayım. Şoklar öncesi seviyelere döndük.” dedi.
Şimşek, Kanal 7 yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Son birkaç ayda hem iç hem de dış şoklar anlamında oldukça yoğun bir dönem geçirdiklerine işaret eden Şimşek, ekonominin tekrar olumlu döngüye girdiğini söyledi.
Şimşek, sürecin iyi yönetildiğini aktararak, “Finansal göstergelerin çoğu şok öncesi döneme döndü. Brüt rezervlerimiz mart ortasında 170 milyar doların biraz üzerindeydi. Şu anda tekrar 170 milyar dolara geldik. Günlük Merkez Bankasının bilançosuna baktığınızda şu anda brüt rezervler 172 milyar dolar civarı. Dolayısıyla brüt rezervde, şoklar başlamadan önceki seviyelere geri döndük. Swap hariç net rezervde üçte ikiden fazla toparlanma söz konusu.” diye konuştu.
Bu dönemde ülke risk priminin (CDS) 256’lardan 380’leri bulduğunu bildiren Şimşek, “Şu anda 280 civarına geri geldi. Rakamlara baktığınız finansal göstergelerin çoğu mart ortasına dönmüş durumda. Reel ekonomiye bakınca, finansal koşullarda bir sıkılaşma oldu. Bu sıkılaşmanın etkileri oldu. Ama şimdi tekrar finansal koşullar gevşemeye başladı. Geçen ay finansman maliyetlerinde önce yüzde 49’lardan 46’lara düşüş oldu. Şimdi de 43 civarına. Finansman maliyetlerinde, daha doğrusu faizlerde bir gevşeme söz konusu. ” değerlendirmelerinde bulundu.
“DOKTORUN AYLIK BEYANI 61 BİN 31 LİRA”
Kayıt dışıyla mücadele kapsamında mesleklere ilişkin aylık gelir beyanlarını da açıklayan Bakan Şimşek, “Geçen sene, aktör, aktris ve dublörün ortalama aylık brüt gelir beyanı 157 bin 265 lira. Müzisyen, ses sanatçısı ve sunucunun beyanı 136 bin 900 lira. Eczacı 66 bin 236 lira. Aynı eczacı, devlette çalışsaydı geçen sene brüt maaşı 107 bin 64 lirayken, özel sektörde çalışınca 66 bin lira beyan etmiş. Bu bahsettiğim rakamlar, 2024 kazançlarına ilişkin 2025’te verilen beyanlar.” dedi.
Özel sektörde çalışan doktorların geçen sene ortalama aylık 61 bin 31 lira beyan ettiğini belirten Bakan Şimşek, “Peki bu doktor devlette çalışsaydı brüt ne kadar kazanırdı? 226 bin 942 lira. Kuyumcular geçen sene aylık ortalama 42 bin 360 lira brüt gelir beyan etmişler. Üstelik bu rakamlar, yaptığımız denetimlerle yükselmiş olmasına rağmen tablo halen bu şekilde.” diye konuştu.
Bakan Şimşek, geçen sene restoranların ortalama aylık brüt kazançlarının 20 bin 329 lira, taksicilerin 12 bin 961 lira olduğunu söyledi.
“HARCAMA DİSİPLİNİNİ DEVAM ETTİRİYORUZ”
Şimşek, büyümenin ılımlı şekilde devam ettiğini ve cari açıkta önemli bir bozulma yaşamadıklarını bildirerek, “Harcama disiplinini devam ettiriyoruz. Bütçe hedeflerini, harcama ayağında tabiri caizse sektirmeyeceğiz. Bir sapma olmayacak. Ama takdir edersiniz ki ekonomideki büyüme ılımlı. Bizim öngörülerimizin bir miktar altında seyrediyor. O da bizim gelir performansımızı olumsuz etkiliyor.” ifadesini kullandı.
“ULUSLARARASI NORMLARA UYGUN DAVRANDIK”
Şimşek, ticaret savaşlarının başlı başına risk iştahını düşüren, ülkelerden fon çıkışını tetikleyen bir husus olduğuna işaret ederek, buna ek olarak bölgede de savaş yaşandığını anımsattı.
O dönemde petrol fiyatlarının 70 dolarların üzerine çıktığını sonradan yeniden düştüğünü aktaran Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bunların hepsi bizi doğrudan veya dolaylı etkileyen gelişmeler. Biz ne yaptık? Kural bazlı davrandık. Uluslararası normlara uygun davrandık. Paniklemedik. Gerekli tedbirleri, gereken dozda ve gerektiği zaman aldık. Program rüştünü ispatladı. Birden fazla şokla karşı karşıya kaldık. Ancak buna rağmen enflasyon beklentileri iyileşiyor, enflasyon düşmeye devam ediyor, cari açık kontrol altında, reel ekonomide ılımlı büyüme devam ediyor. Dolayısıyla büyük resme baktığınız zaman, şokların iyi yönetildiği kanısındayım. Şoklar öncesi seviyelere döndük.”
“KONKORDATO İLAN EDEN FİRMA SAYISI 3 BİN 100’ÜN ALTINDA”
Şimşek, finansal koşullar sıkılaşınca reel sektörden, ekonomik aktörlerden şikayetlerin arttığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz bunun farkındayız. Ama reel sektörün bilançosundaki bozulma dönem dönem ifade edildiği boyutlarda değil. Konkordato ilan eden firma sayısı 3 bin 100’ün altında. En son rakam, ocak-haziran dönemi için 3 bin 72 civarındaydı. Bu firmaların toplam özel sektör cirosundaki payı yüzde 0,69, toplam ihracattaki payı yüzde 0,59, istihdamdaki payı yüzde 0,78, toplam nakdi kredilerdeki payı ise yüzde 0,88. Bütün göstergelere baktığınız zaman konkordato ilan eden bütün firmaların reel sektör içerisindeki payı yüzde 1’in altında.”
Karşılıksız çeklerin toplam çeklere oranının haziran itibarıyla yüzde 2,6 olduğu bilgisini paylaşan Şimşek, bu rasyonun 12 yıllık ortalamasının yüzde 2,5 olduğunu, dolayısıyla uzun vadeli ortalamalardan büyük bir sapma olmadığını bildirdi.
Şimşek, haziran itibarıyla ticari kredilerin yalnızca yüzde 1,6’sında tahsilat sorunu yaşandığını, uzun vadeli oranın ise yüzde 3,1 olduğunu belirterek, mevcut seviyenin tarihsel ortalamanın altında kaldığını söyledi.
“İHTİYACA GÖRE YENİ KARARLAR ALIYORUZ”
Finansal İstikrar Komitesinde risk unsurlarını değerlendirdiklerini, ona göre adım attıklarını anlatan Şimşek, ihtiyaca göre müdahale edip yeni kararlar aldıklarını söyledi.
Şimşek, Merkez Bankasının enflasyon için bir tahmin aralığı açıkladığına işaret ederek, “Yüzde 24 orta nokta, yüzde 29 o tahmin aralığının üst noktası. Yıl sonunda enflasyonda orta nokta ile üst tahmin aralığında bir yerde olacağımıza samimi şekilde inanıyoruz. Yüzde 29’un altında bir rakamı öngörüyoruz. Bu sene enflasyonda sapma öngörmüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Vatandaşın gündeminin hayat pahalılığı olduğunu belirten Şimşek, “Bizim programın özü hayat pahalılığıyla mücadeledir. Enflasyonu kalıcı bir şekilde indirmek ve milletimizin, vatandaşımızın alım gücünü kalıcı şekilde arttırmanın peşindeyiz.” dedi.
Şimşek, şu an yüzde 35 olan yıllık enflasyonu yıl sonunda 20’li rakamlarla bitirmeyi hedeflediklerine işaret ederek, “Yani yüzde 30’un altında. Zirai don ve kuraklık olmasa büyük ihtimal gıda enflasyonu haziranda yüzde 30’un altında olacaktı. Şu anda yüzde 30,2.” diye konuştu.
Manşet enflasyonun yüzde 35 seviyelerinde olduğunu hatırlatan Şimşek, bu kalemde geçen seneye göre önemli, 2022-2023’e göre yarı yarıya bir düşüş olduğuna dikkati çekti.
Şimşek, kira enflasyonunun şu anda yüzde 83’e düştüğünü ve manşet enflasyonu yukarıda tutanın kira olduğunu aktararak, kiralarda geriye doğru bir endeksleme olduğunu söyledi.
Enflasyonu kalıcı şekilde düşürerek ve konut arzını artırarak konut sahipliğini artırmayı hedeflediklerini belirten Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
“Özetle şunu anlatmaya çalışıyorum, enflasyon düşüyor, aslında vatandaşımızın hissettiği enflasyonun ateşinde düşme var, enflasyon şu anda geriliyor, yavaşlıyor. Enflasyonun düşmesi, fiyatların düşmesi demek değil. Fiyat, tüm dünyada artmaya devam ediyor, fiyat düşüşü çok istisnai bir durum. Enflasyonda düşüş demek, fiyatların artış hızının yavaşlaması demek. Dolayısıyla biz bu sene enflasyonu yüzde 30’un altına çekeceğiz. Gelecek sene de çok rahatlıkla yüzde 20’nin altına çekeceğiz. Gelecek sene üst bandımız yüzde 18, bu sene yüzde 29. Dolayısıyla biz enflasyonu tahmin aralığında tutturacağız, herkes hesabını ona göre yapsın.”
Şimşek, kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında bazı meslek gruplarının aylık gelir beyanlarına işaret ederek, “Geçen sene, aktör, aktris, dublörün ortalama aylık brüt gelir beyanı 157 bin 265 lira. Müzisyen, ses sanatçısı ve sunucunun ortalama aylık brüt gelir beyanı 136 bin 900 lira.” dedi.
Para politikasının sınırları olduğuna dikkati çeken Şimşek, arz yönlü politikalarla çözüm için çalışıldığını söyledi.
Şimşek, deprem bölgesinde yapılan konutlara kaynak ayrıldığını hatırlatarak, deprem için yapılan toplam harcamaların tahakkuk bazlı olarak bugünkü fiyatlarla 3 trilyon liraya ulaştığını bildirdi.
Konut arzını artırmak için bir seferberlik içerisinde olduklarını aktaran Şimşek, kira sorununu para politikasıyla değil konut arzıyla çözmeye çalıştıklarını ifade etti.
Şimşek, şokların etkilerini sınırlayıp süreci iyi yönettiklerini vurgulayarak, “Tekrar olumlu döngüye döndük. Finansal koşulların iyileştiği, ekonomik faaliyetlerin tekrar güçleneceği, dengelerin tekrar olumlu şekilde seyrettiği bir döneme girdik.” diye konuştu.
VERGİDE ADALETİ SAĞLAMAK İÇİN YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR
Türkiye’de toplanan bütün vergi ve primlerin milli gelire oranının 2023 itibarıyla yüzde 23,5 olduğu bilgisini paylaşan Şimşek, aynı oranın Avrupa Birliği’nde yüzde 40, OECD ülkelerinde yüzde 33,9 olduğuna dikkati çekti.
Şimşek, vergi yükünün düşüklüğünde kayıt dışılığın önemli bir faktör olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“En çok eleştiri nereden geliyor? ‘Dolaylı vergiler yüksek, bu vergiler adaletsiz’ diye. 2023 rakamları üzerinden konuşalım, 2024 OECD rakamları hala çıkmadı. Dolaylı vergilerin milli gelire oranı bizde yüzde 10,7. AB’de bu oran yüzde 13. OECD ülkeleriyle benzeriz. ‘Bütün vergi yükünü ücretliler çekiyor’ argümanlarını da duyarsınız. Türkiye’de gelir vergisinin milli gelire oranı yüzde 2,6, AB’de yüzde 9,3, OECD’de 8,2. ‘Mehmet Şimşek bütün yükü ücretlilere yükledi, şirketlerden vergi almıyor’ diyorlar. Kurumlar vergisinin milli gelire oranı Türkiye’de yüzde 3, AB’de yüzde 3,2. Yani çok yakınız.”
Göreve gelmelerinden bugüne kadar kurumlar vergisini artırdıklarına ancak gelir vergisini artırmadıklarına işaret eden Şimşek, bu vergilerin tahsilatında sorun olmadığını da söyledi.
Şimşek, daha önce Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) büyük ölçüde vergi alınmadığını ancak zamanla bu alana vergi getirildiğini belirterek, vergide adaleti sağlamak adına önemli adımlar atıldığını vurguladı.
Vergi denetimini mükellefleri zora sokmak için değil, gönüllü uyumu artırmak için yaptıklarını bildiren Şimşek, kayıt dışılıkla her alanda mücadeleye devam edileceğini belirtti.
Şimşek, kesinleşmiş bir vergiyi hiç kimsenin affedemeyeceğine dikkati çekerek, “Kesinleşmemiş, tartışmalı dosyalarda 1963’ten beri uzlaşma müessesesi var. Diyelim ki müfettiş bir rapor yazdı. Mükellef geldi, idareye dedi ki ‘bu rapor yanlış.’ Zaman zaman bizim raporlar yanlış olabiliyor. İdare bir komisyon kuruyor, o raporu tekrar inceletiyor. Eğer o raporda yanlışlıklar varsa ona göre düzeltmelere gidiliyor. ‘Vergi borcu silindi’ dedikleri, iddia ettikleri alan tam olarak bu idi. Ama geçen sene çok büyük bir adım attık. Dedik ki ‘vergi müfettişinin yazdığı rapor yüzde 100 yanlış olsa kanuna, genelgelere, tebliğlere aykırı olsa, yine ana parayı idare silemez.’ Kanun çıkarttık. Hala bu iddialar varsa cehaletten kaynaklanıyor.” ifadesini kullandı.
“DOKTORUN AYLIK BEYANI 61 BİN 31 LİRA”
Kayıt dışıyla mücadele kapsamında mesleklere ilişkin aylık gelir beyanlarından örnekler veren Şimşek, şunları söyledi:
“Geçen sene, aktör, aktris ve dublörün ortalama aylık brüt gelir beyanı 157 bin 265 lira. Müzisyen, ses sanatçısı ve sunucunun geçen seneki ortalama aylık brüt gelir beyanı 136 bin 900 lira. Eczacının ortalama aylık gelir beyanı 66 bin 236 lira. Aynı eczacı, devlette çalışsaydı geçen sene brüt maaşı 107 bin 64 lirayken, özel sektörde çalışınca 66 bin lira beyan etmiş. Bu bahsettiğim rakamlar, 2024 kazançlarına ilişkin 2025’te verilen beyanlar. Mesela özel sektörde çalışan doktorlar, geçen sene -ki bunlar uzmandır, profesördür, bu ülkenin yetiştirdiği en değerli insanlardır- ortalama aylık 61 bin 31 lira beyan etmiş. Peki bu doktor devlette çalışsaydı brüt ne kadar kazanırdı? 226 bin 942 lira. Kuyumcular geçen sene aylık ortalama 42 bin 360 lira brüt gelir beyan etmişler. Üstelik bu rakamlar, yaptığımız denetimlerle yükselmiş olmasına rağmen tablo halen bu şekilde. 2023’te bu rakamlar çok daha sembolikti. Avukatın geçen sene ortalama aylık beyanı 33 bin 641 lira. Aynı avukat devlette çalışsa, en düşük aylık brüt ücreti 100 bin 326 lira olacaktı. Geçen sene restoranların ortalama aylık brüt kazançları 20 bin 329 lira, taksicilerin 12 bin 961 lira. Aylık kazanç bu, günlük değil. Mesela büfeler aylık ortalama 11 bin 529 lira, bakkal ve marketler 10 bin 149 lira, minibüsçü 8 bin 954 lira, kadın kuaförü aylık ortalama 4 bin 729 lira, erkek kuaförü ise aylık ortalama 3 bin 633 lira beyan etmiş.”
Şimşek, tamamen vergi muafiyeti olan 850 bin esnaf oluğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
“Bu bahsettiğim rakamları özellikle büyük şehirlerde, turistik bölgelerde düşünün. Bir restoran bir ay boyunca çalışacak ve brüt gelir beyanı aylık ortalama 20 bin 329 lira olacak. Dolayısıyla biz kayıt dışılıkla mücadelede dozu daha da artıracağız. Teknolojiyi devreye aldık. Yapay zeka algoritmaları üzerinden şu anda Gelir İdaresinde bir yeniden yapılanmaya gideceğiz. Risk Analizi Genel Müdürlüğümüz var. Bu birimi Gelir İdaresinin bünyesine çok daha güçlü şekilde konumlandırmayı planlıyoruz. Teknolojinin tüm imkanlarını kullanıp tüm kayıt dışılık alanlarını ve uyum süreçlerini güçlendireceğiz. Kayıt dışılıkla mücadele edeceğiz.”
Ekonomi
Altın çakıldı, dolar kazandı — İşte bu haftanın en çok kazandıranı
Altın çakıldı, dolar kazandı — İşte bu haftanın en çok kazandıranı
FatihDoganMedya – Finans / Piyasa
7 Şubat 2026 | 09:30

: Bu hafta yatırımcılar için kırmızı bir tablo ortaya çıktı: gram ve ons bazında altın değer kaybederken, ABD doları TL karşısında hafif de olsa prim yaptı ve haftanın en çok kazandıranı oldu. Piyasadaki sert düşüş ve dövizdeki yükseliş yatırımcıların risk iştahını etkiledi.
Haftalık kapanış verilerine göre, gram altın haftayı sert satışlarla tamamladı; Kapalıçarşı kayıtlara göre gram altının satış fiyatı haftalık bazda geriledi. Aynı dönemde ABD doları yüzde civarı bir artışla yaklaşık 43,3–43,6 TL bandında işlem görerek haftanın en çok kazandıranı oldu. Bu gelişmeler kısa vadeli kâr realizasyonları ve küresel dolar gücünün etkisiyle şekillendi.
Rakamlarla (haftalık özet)
-
ABD Doları (USD/TRY): Haftalık artış ~%0,24–%0,26; kapanış seviyeleri ~43,35–43,61 TL aralığı bildirildi.
-
Gram altın (Kapalıçarşı): Haftalık düşüş; farklı kaynakların verdiği canlı fiyatlara göre gram altın hafta içinde 6.700–7.200 TL aralığında dalgalandı ve Kapalıçarşı kayıtlarında hafta sonu seviyeleri 6.700–6.916 TL civarında bildirildi.
-
BIST100: Haftayı değer kaybıyla kapatan göstergeler arasında yer aldı; bazı haber özetleri BIST’in haftalık kayıp verdiğini aktarıyor.
(Not: Farklı haber kaynakları ve canlı veri ekranları gün içi fiyatlarda küçük farklılıklar gösteriyor — yukarıdaki rakamlar hafta kapanışı ve piyasa özetlerine dayanmaktadır.)
Piyasa analistleri ne diyor?
Analistlere göre, sarı metaldeki geri çekilme kısmen yıl sonu sonrası kar realizasyonuna, kısmen de küresel dolar endeksindeki güçlenmeye bağlanıyor. Doların küresel ölçekte güçlenmesi TL karşısında yükselişi destekleyince, yerli yatırımcıların altın pozisyonlarından kademeli çıkışları hızlandı; bu durum gram fiyatlarında aşağı yönlü baskı oluşturdu. Ayrıca kısa vadeli faiz, jeopolitik risk algısı ve ons altındaki hareketler de fiyatlama üzerinde etkili oldu.
Ne anlama geliyor? (Yatırımcıya kısa not)
-
Kısa vadeli yatırımcılar: Volatilite yüksek; stop-loss ve risk yönetimine dikkat edilmeli.
-
Uzun vadeli yatırımcılar: Altın hâlen portföy çeşitlendirmesi için önemli, ancak satın alma zamanlaması ve maliyet ortalaması (DCA) düşünülmeli.
-
Döviz pozisyonu taşıyanlar: USD/TRY’deki küçük ama istikrarlı yükselişler TL varlıkların reel getirisi üzerinde baskı yaratabilir.
Ekonomi
Altın ve gümüş çakıldı — Ons bazında yüzde 17’ye varan sert düşüş
Altın ve gümüş çakıldı — Ons bazında %17’ye varan sert düşüş
FatihDoganMedya | 5 Şubat 2026, 07:30

Küresel piyasalarda satış baskısıyla değerli metallerde sert düşüş yaşandı. Ons altın ve gümüş gün içinde çift haneli kayıplar gördü; bazı seanslarda yüzde 17’ye varan gerileme rapor edildi. Yerel piyasada gram altın dalgalı seyretti. Uzmanlar, küresel likidite, CME işlemleri ve jeopolitik / siyasi haber akışının volatiliteyi tetiklediğine dikkat çekiyor.
Küresel piyasalarda bugün (5 Şubat 2026) ons bazında altın ve gümüş sert satışlara maruz kaldı. Bazı kaynaklar gümüşte yaklaşık yüzde 16–17’lik günlük düşüşler, ons altında ise benzer boyutta değer kayıpları olduğunu bildiriyor. Piyasadaki sert hareketler hem spot hem vadeli işlemler tarafında geniş çaplı satışlara neden oldu.
Fiyatlarda ne oldu?
-
Ons altın (USD): Gün içinde en düşük 4.791 USD, en yüksek 5.023 USD aralığı görüldü; bazı saatlerde 4.888 USD civarında işlem kaydedildi.
-
Gümüş (ons): Bazı seanslarda yaklaşık %16,5–17 oranında düşüş gözlendi.
-
Gram altın (TL): Yurtiçi piyasalarda gram altın, ons hareketine ve döviz kurlarına paralel dalgalı seyretti; haber akışlarında farklı saat dilimlerinde 6.700–7.100 TL bandı rapor edildi. Yerel rakamlar kaynaklara göre farklılık gösteriyor.
Neden düştü? (Kısa analiz)
Analistlerin ve piyasa haberlerinin işaret ettiği başlıca nedenler:
-
Vadeli piyasa oynaklığı ve CME işlemleri: Chicago Mercantile Exchange (CME) ve vadeli kontratlardaki teknik pozisyonlamalar satış baskısını arttırdı.
-
Risk-on yeniden dağılmaları ve likidite: Küresel risk iştahındaki değişimler ve dolar hareketleri değerli metaller üzerinde sert fiyatlamalara yol açtı.
-
Kısa vadeli spekülatif satışlar: Ani yükselişleri takip eden kar realizasyonları ile volatilite derinleşti; gümüş gibi daha oynak enstrümanlar daha sert etkilendi.
Piyasaya etkisi ve yatırımcıya notlar
-
Kısa vadeli yatırımcılar: Sert volatilitede likidite sıkışmaları ve spread genişlemeleri görülebilir; stop-loss yönetimine dikkat.
-
Uzun vadeli yatırımcılar: Fiyat düzeltmeleri alım fırsatı olarak değerlendirilebilir ancak döviz ve makro riskler takip edilmeli.
-
Kuyum/online satış farkları: Yurtiçinde e-ticaret ve kuyum fiyatları arasında farklar oluşabiliyor; fiyat takibinde kaynaklar arasında farklılıklar var.
Kısa notlar / Hızlı veriler
-
Gün içinde ons altın dalgalanması: ~4.791 – 5.023 USD.
-
Gümüşte günlük düşüş: ~%16–17 bildirilmiştir.
-
Gram altın TL cephesinde dalgalı: kaynaklara göre ~6.700–7.100 TL bantları raporlandı.
-
Editörün Yorumu
Bugünkü sert hareketler, özellikle vadeli işlem piyasalarındaki teknik faktörlerle birleşince kısa zamanda büyük fiyat düzeltmelerine yol açtı. Yatırımcıların pozisyon boyutlarını gözden geçirmesi ve yüksek volatilitede aşırı kaldıraçtan kaçınması önemli.
Ekonomi
YILIN İLK ENFLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI
YILIN İLK ENFLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI
03 Şubat 2026, 10:10 — FatihDoganMedya ·

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2026 yılı Ocak ayı enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Ocak’ta aylık %4,84, yıllık %30,65 artış gösterdi; 12 aylık ortalama ise %33,98 olarak
-
Aylık artış: Ocak 2026’da TÜFE bir önceki aya göre %4,84 arttı.
-
Yıllık artış: Ocak 2026 itibarıyla yıllık enflasyon %30,65.
-
12 aylık ortalama (kira tavanı göstergesi): %33,98 — kira artış tavanı hesaplamalarında baz alınan oran olarak kamuoyu tarafından takip ediliyor.
Enflasyona katkı veren başlıca kalemler
-
Gıda ve alkolsüz içecekler: Yıllık %31,69 artış; enflasyona yıllık 7,82 puan katkı sağladı.
-
Ulaştırma: Yıllık %29,39 artış; yıllık katkı 4,64 puan.
-
Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar: Yıllık %45,36 artışla en yüksek yıllık artış görülen grup oldu; enflasyona 6,74 puan katkı verdi.
(Bu grubun güçlü yükselişi, hanehalkı bütçesindeki temel giderleri doğrudan zorlayan faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.)
Piyasa beklentileri ve karşılaştırma
-
Ekonomistler ve anketlerdeki medyan beklentilerin bir kısmı Ocak ayı için daha ılımlı bir artış öngörürken, açıklanan %4,84 aylık artış verisi beklentilerin üzerine çıktı; ekonomistler bu verinin para politikası ve reel ücretler üzerinde baskı oluşturacağını belirtiyor.
-
Aralık 2025 verisiyle kıyaslandığında (Aralık 2025’te aylık değişim ve yıllık oran farklı seviyelerdeydi), Ocak ayındaki hızlanma dikkat çekiyor. (TÜİK’in önceki bültenlerine bakılabilir.
Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) tarafından açıklanan “e-TÜFE” serisi Ocak için farklı bir tablo gösterdi: ENAG’ın verilerine göre aylık artış yaklaşık %6,3, yıllık artış ise %53,4 civarında açıklandı — TÜİK ile ENAG arasındaki metodoloji farkları nedeniyle rakamlar önemli ölçüde farklılık gösteriyor. Bu iki veri seti arasındaki makas, politika tartışmalarında sıkça referans veriliyor.
Ne anlama geliyor? Kısa analiz
-
Hane halkı bütçesi üzerindeki baskı artıyor: Gıda ve konut kalemlerindeki yüksek yıllık artışlar, temel yaşam maliyetlerini yukarı çekiyor; düşük ve sabit gelirli gruplar için reel gelir baskısı sürebilir.
-
Para politikası boyutu: Beklentilerin üzerinde gelen veriler, merkez bankası ve politika yapıcılar açısından sıkılaştırma gerekliliği tartışmasını yeniden gündeme taşıyabilir. Analistler, verinin para politikasında manevra alanını etkileyebileceği uyarısını yapıyor.
Kira artışlarında uygulanan tavan genellikle 12 aylık ortalamaya göre belirleniyor; bu bağlamda %33,98’lik 12 aylık ortalama kira tavanı açısından önemli bir referans olarak gündemde.
-
Gündem4 gün önceKomşusunu 6 Parçaya Bölüp Dere Yatağına Attı
-
Gündem19 saat önceEmekli polis dehşet saçtı: Eşini ve MHP Karapürçek İlçe Başkanı’nı öldürdü
-
Gündem1 hafta önceMardin’de hastane önündeki silahlı kavganın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
-
Gündem3 gün önceİzmir’de tarımsal kalkınma kooperatiflerine operasyon: 13 gözaltı
-
Gündem4 gün önceBolu’da akran zorbalığı kamerada: “Önce para istediler, sonra parka götürüp dövdüler”
-
Gündem1 hafta önceKayıp Olarak Aranan Kadın Ağaçta Ölü Bulundu
-
Gündem5 gün önceEşinin kaldırım taşıyla darbettiği Nazlı: “Çıkarsa yarım bıraktığı işi tamamlar”
-
Gündem7 gün önceSenegalli öğrencileri taşıyan minibüs alt yola uçtu: 17 yaralı
