Gündem
Ataşehir’de tartıştığı sürücüye kendisini savcı olarak tanıtan şüpheliye soruşturma başlatıldı
Ataşehir’de tartıştığı sürücüye kendisini savcı olarak tanıtan şüpheliye soruşturma başlatıldı
Tarih ve Saat 30 Nisan 2026, 23:32

İstanbul Ataşehir’de bir sürücü, park yeri tartışması sırasında karşısındaki kişiye ‘Hakim-Savcı’ yazılı sahte bir kart göstererek tehditler savurdu. Sosyal medyada hızla yayılan ve kamuoyunda büyük tepki çeken görüntülerin ardından Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili iki şüpheli hakkında resen soruşturma başlattı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Adalet teşkilatının adını kullanarak toplumsal huzuru bozmaya çalışanlara asla müsamaha gösterilmeyecek” dedi.

Sahte Kartla Nüfuz Devşirmeye Çalıştı
Olay, 30 Nisan 2026 tarihinde Ataşehir İçerenköy Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İ.E. isimli şahıs aracını park ettiği sırada O.O.G. isimli başka bir sürücü ile tartışmaya başladı. Tartışmanın alevlenmesi üzerine İ.E., yanında taşıdığı ve üzerinde ‘Hakim-Savcı’ ibaresi bulunan bir kartı karşısındaki kişiye göstererek, “Ben sana yapacağımı biliyorum” şeklinde tehditler savurdu. O.O.G. ise o anları cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydetti.
Görüntüler İhbar Kabul Edildi, Gerçek Ortaya Çıktı
Yaşanan tartışmanın görüntülerinin sosyal medyada hızla yayılması üzerine Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Savcılık, söz konusu videoları doğrudan ihbar olarak değerlendirdi ve derhal bir ön inceleme başlattı. Yapılan kapsamlı araştırma sonucunda, kart gösteren İ.E.’nin iddia ettiği gibi bir hakim ya da savcı olmadığı, gösterdiği kimlik kartının ise tamamen sahte olduğu tespit edildi.
Başsavcılıktan Resmi Açıklama ve 3 Suçtan Soruşturma
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili yaptığı yazılı basın açıklamasında, her iki taraf hakkında da adli soruşturma başlatıldığını duyurdu. Başsavcılığın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Hakim/Savcı mesleğine mensup olmadığı tespit edilen İ.E. isimli şahsın aracını park ettiği esnada O.O.G. isimli şahıs ile tartıştığı ve tartışma sırasında Hakim/Savcı yazılı kartı gösterdiği olaya ilişkin olarak Tehdit, Kamu Görevinin Usulsüz Üstlenilmesi ve Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçlarından her iki şüpheli şahıs hakkında da Cumhuriyet Başsavcılığımızca adli soruşturma başlatılmıştır.”
Bu kapsamda, sahte kart gösteren İ.E.’nin yanı sıra, tartışma anını cep telefonuyla kaydeden ve sosyal medyada yayan O.O.G. hakkında da soruşturma başlatılması dikkat çekti.
Bakan Gürlek’ten Sert Tepki
Adalet Bakanı Akın Gürlek, olaya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda adalet teşkilatının saygınlığını hedef alan bu tür girişimlere karşı devletin tavrını net bir şekilde ortaya koydu. Bakan Gürlek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Hâkimlik ve savcılık mesleği, hukuk devletinin teminatı ve milletimizin adalet duygusunun en güçlü güvencelerinden biridir. Hiç kimse bu sıfatı istismar ederek kendisine nüfuz devşiremez. Adalet teşkilatının adını kullanarak toplumsal huzuru bozmaya çalışanlara asla müsamaha gösterilmeyecek; yargı teşkilatımızın saygınlığını hedef alan her türlü girişime karşı gerekli tüm adli ve idari işlemler kararlılıkla yürütülecektir.”
Şüphelilerin İfadeleri Bekleniyor
Başlatılan adli soruşturma kapsamında şüpheliler İ.E. ve O.O.G.’nin önümüzdeki günlerde Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na bağlı olarak ifade vermesi bekleniyor. Yetkililer, adalet teşkilatının itibarını zedeleyen bu tür olaylara karşı sıfır tolerans politikasıyla hareket edileceğini vurguladı. Olayla ilgili adli süreç titizlikle devam ediyor.
Gündem
Aksaray’da Yürek Yakan Olay: Yemek Yaparken Elbisesi Tutuşan 91 Yaşındaki Meryem Altınsoy Hayatını Kaybetti
Aksaray’da Yürek Yakan Olay: Yemek Yaparken Elbisesi Tutuşan 91 Yaşındaki Meryem Altınsoy Hayatını Kaybetti
· Haber Tarihi ve Saati: 30 Nisan 2026, 21:12

Aksaray’ın Küçük Bölcek Mahallesi’nde yalnız yaşayan 91 yaşındaki Meryem Altınsoy, mutfakta yemek yaparken elbisesinin tutuşması sonucu çıkan yangında feci şekilde can verdi. Olay, 30 Nisan 2026 Çarşamba günü saat 19.00 sıralarında 2622 Sokak’taki 4 katlı bir binanın en üst katında meydana geldi. Yaşlı kadının çığlıklarını duyan komşularının ihbarıyla olay yerine gelen ekipler, alevlerin sardığı evde Meryem Altınsoy’un cansız bedeniyle karşılaştı.

Yangın Anı ve Kurtarma Çabaları
Edinilen bilgilere göre, dört çocuk annesi Meryem Altınsoy, akşam saatlerinde mutfağa girip ocağı yaktı. Yemek pişirdiği sırada iddiaya göre elbisesi aleve temas ederek tutuştu. Panikle yangını söndürmeye çalışan Altınsoy, koridora doğru ilerlerken dengesini kaybedip düştü. Bu sırada elbisesindeki alevler halıya sıçradı ve yangın hızla büyüdü.
Yaşlı kadından haber alamayan yakınları, merakla eve geldiklerinde kapıyı açtıkları anda yoğun dumanla karşılaştı. Durum hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Aksaray Belediyesi İtfaiye ekipleri, kısa sürede yangını kontrol altına alarak söndürdü. Ancak sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde, Meryem Altınsoy’un hayatını kaybettiği tespit edildi. Talihsiz kadının cenazesi, otopsi yapılmak üzere Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.

Komşusu Gözyaşları İçinde Anlattı
Olayın şokunu yaşayan komşusu Necla Serin, yaşadıklarını gözyaşları içinde şöyle anlattı:
“Akrabaları benden yardım istedi. Ben de hemen koştum, baktım nine koridorda yatıyor. Üstüne halı kapatmış, o sırada her tarafı yanıyordu. Ben de hortum ile söndürdüm ama ne yazık ki ölmüş. Kendisi benim karşı komşumdu, çok üzgünüm.”
Yalnız Yaşayan Yaşlıların Güvenliği Gündemde
Bu acı olay, yalnız yaşayan yaşlı bireylerin ev kazalarına karşı ne kadar savunmasız olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, özellikle ileri yaştaki bireylerin mutfakta yanıcı giysilerden kaçınmaları, ocak ve ısıtıcı gibi cihazların yakınında dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Ayrıca evlerde yangın dedektörü ve yangın söndürme tüpü bulundurmanın hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma başlattı. Yangının kesin çıkış sebebi, yapılacak detaylı incelemenin ardından netlik kazanacak.
Gündem
İBB Davasında Kritik Tahliye Kararı: Aralarında İtirafçı Adem Soytekin’in de Bulunduğu 15 Kişi Cezaevinden Çıkıyor
İBB Davasında Kritik Tahliye Kararı: Aralarında İtirafçı Adem Soytekin’in de Bulunduğu 15 Kişi Cezaevinden Çıkıyor
Tarih: 30 Nisan 2026, 22:30

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İBB’ye yönelik yolsuzluk davasının 30. celsesinde 15 sanığın tahliyesine karar verdi. Tahliye edilenler arasında etkin pişmanlıktan yararlanan iş insanı Adem Soytekin de bulunuyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki (İBB) yolsuzluk iddialarına ilişkin görülen ve Türkiye’nin en kapsamlı davalarından biri olan süreçte, bugün önemli bir dönüm noktası daha yaşandı. Silivri’deki Marmara Cezaevi karşısında bulunan duruşma salonunda görülen 30. celsede mahkeme heyeti, aralarında itirafçı iş insanı Adem Soytekin’in de olduğu 15 tutuklu sanık hakkında tahliye kararı verdi.
Mahkeme, savcının 9 kişi için yaptığı tahliye talebini genişleterek 15 kişinin serbest bırakılmasına hükmetti. Bu kararın ardından davada tutuklu bulunan sanık sayısı 77’ye düştü. Duruşma, savunmaların tamamlanabilmesi için 4 Mayıs 2026 tarihine ertelendi.
Tahliye Edilen İsimlerin Tam Listesi
Mahkeme heyetinin tahliyesine karar verdiği isimler ve görevleri şöyle sıralandı:
· Emrah Yüksel (İBB Bilgi İşlem Çalışanı)
· İsmet Korkmaz (Veri Uzmanı)
· Mehmet Çağlar Kuru (İBB Çalışanı)
· Nuri Cem Ceylan (İstanbul Şube Sekreteri)
· Ulaş Yılmaz (İBB Dijital İletişim Koordinatörü)
· Yusuf Utku Şahin (Reklamcı)
· Esma Bayrak (Reklamcı)
· Çağlar Türkmen (Ekrem İmamoğlu’nun Güvenlik Koruma Müdürü)
· Seyhan Özcan (Beyoğlu Belediyesi Özel Kalem Müdürü)
· İsmail Akkaya (CHP’li Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in akrabası)
· Harun Cengiz Beğenmez (İş insanı)
· Mehmet Kaya (İş insanı)
· Fatih Özçelik (İBB Çalışanı)
· Murat Keleş (İş insanı Fatih Keleş’in akrabası)
· Adem Soytekin (Etkin pişmanlıktan yararlanan iş insanı)
Dava Salonunda Gergin Anlar
Bugünkü duruşma, yalnızca tahliye kararıyla değil, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı arasında yaşanan söz hakkı tartışmasıyla da gündeme damgasını vurdu. İmamoğlu’nun, tahliye taleplerinin değerlendirildiği sırada söz almak istemesi üzerine Mahkeme Başkanı, iki gün önce bu konuda bir karar verildiğini hatırlatarak ek söz hakkı tanımadı.
İmamoğlu’nun “86 milyonun cumhurbaşkanı adayı olarak konuşmak istediğini” belirtmesi üzerine Mahkeme Başkanı, duruşma disiplinini bozacak herhangi bir ayrıcalığa izin verilmeyeceğini vurguladı.
Tahliye kararlarının açıklanmasının ardından duruşma salonundaki gerginlik yerini kısmi bir rahatlamaya bırakırken, Ekrem İmamoğlu tahliye olan yakınlarına ve salondakilere dönerek, “Kendinize iyi bakın, güçlü olun. Pazartesi yeni bir gün başlayacak. Bu sabahtan daha güçlüyüz” ifadelerini kullandı.
Davanın Geçmişi ve Mevcut Durum
Büyük bir titizlikle yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, toplamda 414 sanık bulunuyor. Davanın 9 Mart’ta başlayan ilk duruşmasından bu yana geçen 8 haftalık süreçte 37 sanığın savunması tamamlandı. Mahkeme heyeti, daha önce de 2 Nisan tarihli oturumda 18 kişinin tahliyesine karar vermişti. Bugünkü kararla birlikte şu ana kadar tahliye edilenlerin sayısı 33’e yükseldi.
Siyasi ve Hukuki Değerlendirme
Hukuki çevreler, mahkemenin savcının talebinden daha geniş bir tahliye kararı vermesini, yargılamanın tutukluluk süreleri ve mevcut delil durumu üzerinden yaptığı orantılılık değerlendirmesinin bir sonucu olarak yorumluyor. Özellikle Adem Soytekin’in etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak vermiş olduğu ifadelerin, dosyadaki bazı maddi gerçeklere ışık tuttuğu ve bu durumun heyetin kanaatini etkilediği belirtiliyor.
Öte yandan, ana muhalefet kanadı tahliyeleri olumlu ancak yetersiz olarak nitelendirirken, duruşmaların gidişatına dair temkinli bir iyimserlik hakim. Gözler, 4 Mayıs’ta görülecek bir sonraki celseye ve mahkemenin diğer tutuklu sanıklarla ilgili yapacağı yeni değerlendirmelere çevrilmiş durumda.
Gündem
Güle Oynaya Girdiği Burun Ameliyatından Çıkamadı: İzmir’de Estetik Faciası
Güle Oynaya Girdiği Burun Ameliyatından Çıkamadı: İzmir’de Estetik Faciası
Tarih: 30 Nisan 2026, 18:30

İzmir’in Çiğli ilçesinde özel bir hastanede burun estetiği ameliyatı olan 23 yaşındaki Hatice Öncü, fenalaşarak kaldırıldığı yoğun bakımda hayatını kaybetti. Aile “Sapasağlam kızımızı öldürdüler” diyerek doktorlar ve hastane hakkında suç duyurusunda bulunurken, İl Sağlık Müdürlüğü olaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlattı.
Edinilen bilgilere göre; 23 yaşındaki Hatice Öncü, 22 Nisan Salı günü estetik kaygılar nedeniyle Çiğli ilçesinde bulunan özel bir hastaneye başvurdu. Güle oynaya girdiği burun estetiği (rinoplasti) ameliyatı sırasında fenalaşan Öncü, apar topar hastanenin yoğun bakım ünitesine alındı.
Durumu Ağırlaşınca Şehir Hastanesi’ne Sevk Edildi
Ameliyatın hemen ardından kendine gelmesi beklenen genç kadının durumu giderek kötüleşti. İddialara göre anestezi sonrası komplikasyon yaşayan Öncü’nün beyninde ve ciğerlerinde ödem oluştu. Bunun üzerine 23 Nisan’da ambulansla İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edilen Hatice Öncü, burada doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.
Hayata gözlerini yuman genç kadının cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için İzmir Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Anne Sinir Krizleri Geçirdi: “Ciğerim Yandı, Başkasınınki Yanmasın”
Olayın şokunu üzerinden atamayan anne Remziye Kanak, hastane önünde sinir krizleri geçirdi. Kızının ölmeden önce sapasağlam olduğunu belirten Kanak, yaptığı açıklamada doktorları ihmalle suçladı:
“Ameliyattan sonra gelip burnunun çok güzel olduğunu, birazdan ayılacağını söylediler. Ama saatler geçti, yavrum bir daha uyanamadı. Beni sürekli ‘Kızınız iyi’ diyerek oyaladılar; meğerse ciğerlerine ve beynine sıvı dolmuş. Ciğerim yandı, başkasının ki yanmasın. Allah rızası için bu hastane kapatılsın, bu doktorlar bir daha ameliyat yapmasın”.
Baba: “Narkozdan Uyanamamış, Vezneye Para Sordular”
Baba İbrahim Öncü ise yaşanan ihmaller zincirine dikkat çekerek, kızının narkozdan uyanamadığının belgelerde yer aldığını iddia etti. Acılı baba, “Doktoru aradığımda durumu sordum, bana sadece ‘Sevk etmem lazım’ dedi. O an anladım ki ameliyatta çok yanlış bir şey olmuş. Üstüne bir de hastaneye gittiğimizde telaştan fenalaştık, vezneye para yatırmazsak tedavi olmayacağını söylediler” ifadelerini kullandı.
Öte yandan aile büyüğü Mehmet Mahsum Kanak, torununun bu ameliyat için tam 70 bin TL kredi çektiğini söyledi.
İl Sağlık Müdürlüğü ve Savcılık Harekete Geçti
Acı olayın kamuoyuna yansımasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Aynı zamanda İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, özel hastanedeki tıbbi uygulamalar ve anestezi süreciyle ilgili idari inceleme başlatarak hastane kayıtlarına el koydu.
-
Gündem2 gün önceBursa’da Depoya Silahlı Baskın: Genç Avukat Hayatını Kaybetti, Kardeşi Yaralı
-
Gündem6 gün önce14 Yaşındaki Kızın Feryadı: “Beni ve Ablamı Taciz Ediyordu” Dedi, ‘Cin Ali’ Lakaplı Babasını Öldürdü
-
Gündem1 gün önceŞanlıurfa’da Yürek Burkan Kaza: Kızını Uğurlamaya Giden Anne ve Komşuları Hayatını Kaybetti
-
Gündem1 hafta önceKahramanmaraş’taki Vahşette Yürek Yakan Detay: Hayatını Kaybeden 6 Kişi Aynı Sınıftan
-
Gündem5 gün önce -
Gündem5 gün önce26 Yıldır Kayıp Sinem’in Babası: “Dosyanın Yeniden Açılması Bizim İçin Yeni Bir Umut”
-
Gündem5 gün önceBolu Gerede’de 2 Aylık Bebeğini Öldüren Anne Yakalandı
-
Gündem3 gün önceÇankırı’da Kardeş Kavgası Kanlı Bitti! Eşi 4. Çocuğuna Hamileydi
