Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Ankara’da Parkta Yaşanan Şok Olay: Liseli Kız Öğrenciler Arasında Çatışma ve Tutuklamalar

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Açıklama: Ankara’da bir parkta, liseli kız öğrenciler arasında yaşanan olayda, akranlarına tokat atılan öğrencilerin kamera karşısında özür dilediği ve 18 yaşından küçük 4 kız öğrencinin tutuklandığı iddia ediliyor. Olayın detayları ve sonuçları makalemizde.

Giriş

Ankara’da geçtiğimiz günlerde, şehir merkezinde bulunan bir parkta, liseli kız öğrenciler arasında gerçekleşen olay gündeme bomba gibi düştü. Görgü tanıklarının paylaştığı görüntülere göre, bir grup öğrencinin, park ortamında akranlarına tokat attığı ve sonrasında bu hareketin kameralara yansıyarak özür dileme çabası içerdiği bildirildi. Olayın ardından, 18 yaşından küçük 4 kız öğrenci tutuklanarak adliyeye sevk edildiği açıklandı. Bu makalede, yaşanan bu üzücü olayın gelişim süreci, hukuki boyutları ve toplumsal yansımaları detaylı olarak ele alınmaktadır.


Olayın Gelişimi ve Gerçekleşme Şekli

Olay Anı ve Kamera Görüntüleri

  • Olayın Başlangıcı: Ankara’nın popüler parklarından birinde, liseli öğrenciler arasında gergin bir ortam gözlemlendi. Görgü tanıklarının ifadesine göre, olayın başladığı esnada sözlü bir tartışma çıkarken, hareketlerin şiddetlendiği belirtildi.

  • Kamera Kayıtları: Parkta yaşanan çatışma sırasında, bazı öğrenciler cep telefonu ile anlık görüntü kaydı aldı. Kaydedilen görüntülerde, tokatlanma anı ve sonrasında öğrencilerin kamera karşısında özür dilemeye çalıştığı gözlemlendi. Bu durum, olayın kamuoyu tarafından geniş şekilde tartışılmasına neden oldu.

  • Özür Dileme Girişimi: Görüntülerde, tokat atılan akranın yaşanan olay sonrası duyduğu üzüntüyü ve pişmanlığını dile getirmeye çalıştığı, aynı zamanda mağdurun yeniden benzer olayların yaşanmaması için özür dilediği anlar yer aldı.

Tutuklamalar ve İlk Müdahaleler

  • Polis Müdahalesi: Olayın devam eden gerginliği nedeniyle, olay yerine hızla ulaşan güvenlik güçleri, durum kontrol altına alınması amacıyla müdahalede bulundu. Yapılan ilk incelemelerde, olay sırasında kaydedilen görüntüler polis kayıtlarına intikal etti.

  • Tutuklama Kararı: Yetkililer tarafından yapılan açıklamaya göre, olayda 18 yaşından küçük 4 kız öğrencinin suç işlendiği gerekçesiyle tutuklandığı bildirildi. Olayın detaylarına ilişkin soruşturmanın genişletildiği ve adli sürecin başlatıldığı öğrenildi.


Hukuki Boyut: Tutuklamaların ve Soruşturmanın Değerlendirilmesi

Suç ve Sorumluluk

  • Suçlamalar: Yetkililer, öğrencilerin olay anında fiziksel şiddet unsuru taşıyan davranışlar sergilediğini belirterek, bu eylemlerin suç kapsamına girdiğini ifade etti. Olayın ardından yapılan incelemelerde, mağdur öğrencinin fiziksel yaralanma riskine maruz kaldığı tespit edildi.

  • Çocuk Koruma Kanunu: Olayda 18 yaşının altındaki bireylerin yer alması, Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde yasal değerlendirmeye tabi tutuldu. Uzmanlar, bu tür olayların genç bireyler üzerindeki olumsuz psikolojik etkilerine dikkat çekti.

  • Adli Süreç: Tutuklanan öğrenciler hakkında başlatılan adli süreç, olayın tüm yönleriyle incelenmesi amacıyla geniş kapsamlı bir soruşturmanın parçası olarak devam ediyor. Hukuk danışmanları, bu tür olayların gelecekte benzer durumların önlenmesi için önemli bir örnek teşkil ettiğini belirtiyor.

Sosyal Medya ve Kamuoyu Tepkileri

  • Sosyal Medya: Kamera görüntülerinin sosyal medyada hızla yayılması, kamuoyunda geniş yankı buldu. Birçok kullanıcı, olayın yaşandığı ortamın ve öğrencilerin davranışlarının eleştirisini yaparken; bazıları ise olayın etkilerinin uzun süre devam edeceğini ifade etti.

  • Toplumsal Endişe: Olay, gençler arasında yaşanan şiddetin, eğitim kurumlarının ve ailelerin kontrolünde tutulması gerekliliğine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, benzer olayların önlenmesi için toplumsal bilinçlendirme çalışmalarının artırılmasının gerekliliğine vurgu yaptı.


Uzman Görüşleri ve Psikolojik Değerlendirmeler

Psikolojik Etkiler

  • Mağdur ve Saldırgan Psikolojisi: Uzmanlar, ergenlik dönemindeki bireylerin duygusal dalgalanmalar yaşadığını, bu durumun sosyal baskı ve iletişim eksikliği ile daha da tetiklenebileceğini belirtiyor. Olayın mağduru olan öğrencinin bu tür davranışların sonucunda psikolojik travma yaşayabileceği düşünülüyor.

  • Özür Dileme Davranışı: Kamera karşısına alınarak özür dileme girişimi, toplum içinde yanlış davranışların düzeltilmesi için atılan adımlar olarak değerlendirilebilir. Ancak, bu durumun gerçek bir pişmanlık mı yoksa sadece sosyal baskıya bağlı bir tepki mi olduğu ise soru işaretleri oluşturuyor.

Eğitimcilerin ve Ailelerin Rolü

  • Eğitimciler: Olayın ardından, okul yönetimlerinin ve öğretmenlerin, öğrencilerin yaşadığı psikolojik sorunları ve sosyal uyum eksikliklerini göz önünde bulundurarak, rehberlik faaliyetlerini artırması gerektiği vurgulandı.

  • Ailelerin Sorumluluğu: Ayrıca, aile ortamının genç bireylerin davranışları üzerinde büyük etkisi olduğu göz önünde bulundurularak, velilere yönelik bilinçlendirme seminerlerinin düzenlenmesi önerildi. Ailelerin, çocuklarına uygun iletişim ve empati yöntemleri kazandırması, benzer olayların yaşanmasını engelleyebilir.


Olayın Toplumsal ve Hukuki Yansımaları

Kamuoyu ve Medyanın Rolü

  • Medya Analizleri: Olay, yerel basında geniş yer bulurken, medyanın olayın tüm yönlerini objektif olarak değerlendirmesi bekleniyor. Bazı medya kuruluşları, olayın genç nüfusu olumsuz etkileyecek bir örnek teşkil ettiğini belirtirken, bazıları ise durumun kısa süreli bir tepkime olduğunu savundu.

  • Kamuoyu Anketleri: İlk anket sonuçlarına göre, toplumun büyük bir kesimi, gençler arasında yaşanan bu tür olayların daha ciddi şekilde ele alınması gerektiğini ve eğitim kurumlarının, sosyal medya üzerinden yayılan şiddet görüntülerine karşı daha duyarlı olması gerektiğini belirtti.

Hukuki Sonuçların Önemi

  • Adaletin Tesisi: Tutuklama kararlarının adalet sistemi tarafından titizlikle ele alınması, benzer olayların caydırıcılığı açısından büyük önem taşıyor. Hukuk uzmanları, mahkemelerin bu tür olaylarda vereceği kararların, gençler arasında yaşanan şiddetin azaltılmasında etkili olabileceğini ifade ediyor.

  • Gelecek Önlemleri: Olayın ardından, kamu kurumları ve yerel yönetimler tarafından gençlerin sosyal medya kullanımının ve okul ortamlarındaki davranışlarının yakından izlenmesi gerektiğine dair açıklamalar yapıldı. Bu tür önlemler, ileride benzer olayların yaşanmasının önüne geçme amacını taşıyor.


Sonuç ve Değerlendirme

Ankara’da parkta meydana gelen bu üzücü olay, gençler arasındaki iletişim sorunları ve toplumsal baskının önemli bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Olayda yer alan öğrencilerin tutuklanması, hem yasal süreç hem de toplumsal bilinçlenme açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Uzmanların belirttiği üzere, bu tür olayların tekrar yaşanmaması için aile, okul ve toplumun birlikte çalışması büyük önem taşıyor. İlerleyen dönemlerde, benzer vakaların önüne geçilmesi için daha kapsamlı eğitim programları ve psikolojik destek hizmetlerinin devreye alınması bekleniyor.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 23:20
 Okuma Süresi: 3 dakika

ANKA

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitim hakkı tanıyan “öğrenci affı” düzenlemesi kabul edildi. Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik öngören teklifin 15’inci maddesi, yoğun tartışmaların ardından Meclis’ten geçti. Peki bu düzenleme kimleri kapsıyor, hangi eleştiriler gündeme geldi? İşte detaylar…

Düzenleme Kimleri Kapsıyor?

Kabul edilen maddeyle birlikte, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na geçici bir madde ekleniyor. Buna göre:

· Yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilenler,
· Kayıt hakkı kazandığı halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrenciler,

yükseköğrenimlerine devam etme hakkına kavuşacak.

Ayrıca, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora) bu kapsamda haklardan yararlanmış olmak, başka bir düzeyde aynı maddeden faydalanmaya engel teşkil etmeyecek.

Komisyon Sürecine Eleştiriler: “Sadece YÖK Vardı”

Teklifin görüşmeleri sırasında muhalefetten düzenlemeye yönelik sert eleştiriler geldi. Yeni Yol Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, öğrenci affının aylardır beklendiğini ancak sürecin aceleye getirildiğini belirtti.

Çalışkan, komisyon görüşmelerinin kesintisiz şekilde bir gecede tamamlandığını hatırlatarak şu eleştirileri sıraladı:

“Komisyon kesintisiz, bir gece sabaha kadar görüştü, on beş saatlik müzakere sonucunda bir yasa çıktı. Kanunun hazırlanma sürecinde sendikalar, sivil toplum örgütleri, alanında uzmanlar yok. Kim var? Sadece YÖK var; o da zaten taraf.”

Çalışkan, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından çok az sayıda öğrenci dışında kimsenin memnun olmayacağını savundu.

“Üniversiteler İşsiz Üreten Fabrika Haline Geldi”

Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Çalışkan, 12 yıllık zorunlu eğitimin mesleki eğitime zarar verdiğini öne sürdü. 28 Şubat sürecinde eğitimin 8 yıla çıkarıldığını hatırlatan Çalışkan, mevcut uygulamayı “28 Şubat’a level atlattınız” sözleriyle eleştirdi.

İstihdam sorununa da dikkat çeken Çalışkan, bazı fakültelerin mezunlarına iş olanağı sağlayamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Üniversiteler artık işsiz üreten fabrika haline geldi. Yapacağınız iş, eğer bir fakültenin mezunu bir yere atanamayacaksa kapatın, boşuna almayın, insanların duygusunu sömürüyorsunuz.”

“İltisak ve İrtibat” Tartışması

DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ise madde metninde yer alan “terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı” ifadesinin hukuki belirsizlik yarattığını savundu.

Konukçu, bu kavramların geçmişte çok sayıda öğrenci açısından hak kayıplarına yol açtığını belirterek şunları söyledi:

“İltisak ve irtibat kavramları üzerinden pek çok sosyalist, devrimci ve muhalif öğrencinin eğitim hakkı göz göre göre gasbedilmiştir.”

Ayrıca, yakın geçmişte özellikle olağanüstü hal döneminde çok sayıda öğrenci hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaksızın idari işlemler tesis edildiğini hatırlatan Konukçu, bu durumun eğitim hakkı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Madde Oylanarak Kabul Edildi

Verilen önergelerin reddedilmesinin ardından 15’inci madde oylanarak kabul edildi. Böylece üniversiteyle ilişiği kesilen veya kayıt yaptıramayan öğrencilere yükseköğrenimlerine devam etme hakkı tanıyan düzenleme resmiyet kazandı.

Okumaya Devam Et

Gündem

İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 14:30
Okuma Süresi: 4 dakika

FatihDoğanMedya 


AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen ‘Ahbaplar Suç Örgütü’ soruşturmasında flaş bir gelişme yaşandı. 4’üncü dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında ünlü iş insanı Hüseyin Başaran’ın da bulunduğu 7 kişi tutuklandı. Başaran’ın savcılıkta verdiği ifade ise soruşturmanın boyutlarını gözler önüne serdi.

Soruşturmanın 4’üncü Dalgası: 13 Gözaltı, 7 Tutuklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 27 Temmuz Pazartesi sabahı 4’üncü dalga operasyonu gerçekleştirdi. Operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 7’si tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

Tutuklanan isimler şöyle: Hüseyin Başaran, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat, Muhammed Ali Yılmaz ve Deniz Şimşek.

Soruşturmanın 4 Ana Ayağı

Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada 4 ana başlık altında inceleme yapıldığı ortaya çıktı:

· Konut ve Konteyner Alımları: Derneğin 2023 yılında konut yapımı için anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutların tamamlanmadığı iddia edilen şirket yetkilileri hakkında işlem başlatıldı.
· Şüpheli Taşınmaz Devirleri: Bazı kişi ve şirketler tarafından Yeliz Kaya’ya çok sayıda taşınmaz devredildiği tespit edildi.
· Dernek Çekleri: Dernek tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri inceleniyor.
· Haluk Levent ile Mali İlişkiler: Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali D. hakkında işlem başlatıldı.

Hüseyin Başaran’ın Savcılık İfadesi Ortaya Çıktı

Soruşturmanın en dikkat çeken ismi olan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın savcılık ifadesi, yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Haluk Levent ile Tanışma

Başaran ifadesinde Haluk Levent ile 4 sene önce Trabzon’da bir otelin lobisinde tanıştığını, ardından 4 sene boyunca kendisini görmediğini belirtti. 4 sene sonra bir mekanda karşılaştıklarında Levent’in kendisine daire satın almak istediğini söylediğini aktardı.

‘Uluslararası Fonlar’ İddiası

Levent’in kendisine toplu daire alımları yaptığını ve bu daireleri uluslararası yardım fonlarından gelen paralarla satın aldığını söylediğini iddia eden Başaran, Levent’in kendisine Yeliz Kaya’yı yurt dışındaki fonların temsilcisi olarak tanıttığını ve dairelerin onun üzerine tescil edilmesi gerektiğini söylediğini kaydetti.

‘Kızımın Adını Kullanarak Duygusal İstismar’

Başaran ifadesinin en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı: *“Kızımın adını kullanarak sürekli duygusal bir istismar süreci yürüttü. Neredeyse her gün evime geliyordu. Bu şekilde peyderpey 21 daire ve 1 fabrika devrettik. Bunlara dair sözleşmeleri sunduk. Bunlar karşılığında hep şahsi senetlerini verdi. Bize verdiği senetlerden Ahbap Derneği’nin kefil olduğu senet yoktur.”

‘Taşınmazların Esin Önder Çağlayan’a Devredileceğini Bilmiyordum’

Başaran, 22 taşınmazın Esin Önder Çağlayan’a devredileceğinden haberinin olmadığını belirterek, taşınmazlar üzerinde şu anda ciddi ipotekler bulunduğunu ve Globus ile Kanat şirketlerinin bu taşınmazlar üzerine ipotek tesis ederek kredi çektiğini öne sürdü.

Başaran ayrıca devrettikleri taşınmazların parasını alamadıklarını, Levent’in kendisine Amerika’da bir iş insanından bahsederek tekne satabileceğini söylediğini ancak bu işin de sonuçsuz kaldığını ifade etti.

Soruşturma Derinleşiyor

AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında daha önce Haluk Levent ve 13 kişi daha tutuklanmıştı. Yeni dalga operasyonla birlikte soruşturmanın kapsamı giderek genişliyor. Derneğin mali yapısı, bağışların kullanımı ve şüpheli taşınmaz devirleri mercek altına alınırken, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı ve tutuklamaların yaşanması bekleniyor.

Ahbap Soruşturması’nda Yeni Dalga: Hüseyin Başaran Dahil 7 Kişi Tutuklama Talebiyle Hakimlikte

 

Okumaya Devam Et

Gündem

PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

Tarih: 30 Temmuz 2026 | Saat: 22:15 | Okuma Süresi: 3 dakika

Kaynak: Anka Haber Ajansı / Ahmet Ün (Diyarbakır)

PKK’dan çerçeve yasaya ilişkin ilk açıklama: “Barış dilde başlar”

Terör örgütü PKK, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın talimatıyla fesih kararını açıklamasının ardından, önümüzdeki hafta Meclis’ten geçmesi beklenen çerçeve yasaya dair dikkat çeken bir açıklama yaptı. Örgüt, yasanın içeriğini görmeden nihai tutumlarını belirlemeyeceklerini duyurdu.

Açıklamada, “Türkiye halklarının geleceğini ilgilendiren kök yasayla ilgili tartışmalar çeşitli biçimde sürmekte ve kamuoyuna yansımaktadır. Yapılan tartışmalar ve açık kaynaklardan yansıyanlara baktığımızda bu yasaya ne kadar ciddi yaklaşılıyor konusunda kuşkular oluşmaktadır” ifadeleri yer aldı.

Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmesine atıf

PKK, açıklamasında Abdullah Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmede çıkacak yasaya ilişkin görüşlerine de yer verdi. Örgüt, Öcalan’ın yasanın “basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen biçimde olmaması” gerektiğini vurguladığını aktardı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bu yasanın Kürt halkıyla Türk devleti arasındaki yüz yıllık kopukluğu gidermede önemli bir adım olması beklenmektedir. Dolayısıyla barışı hedefleyen bir yasa özelliği taşıması önemli olmaktadır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi barış en başta da dilde başlar.”

“Terör örgütü” tanımlamasına itiraz

Örgüt açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde, kendileri için hâlâ “terör” ve “terör örgütü” kavramlarının kullanılmasına itiraz etti. PKK, fesih kararı sonrası bu tanımlamaların süreci sorunlu hale getireceğini savundu.

“Daha baştan hassasiyetlere dikkat etmemektir. Özcesi dil, tanımlama ve içeriğin amaca uygun olması sürecin ilerlemesi için çok önemlidir” denildi.

Öcalan’ın rolü vurgusu: “Devreye girmeden mümkün değil”

PKK açıklamasında, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün netleştirilmesi gerektiğini ısrarla vurguladı. “Abdullah Öcalan devreye girmeden ve bizzat bu süreci yönetmeden alınan kararların ve çıkan yasanın gereklerini yerine getirmek mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce dile getirdiği “Öcalan’ın barış ve siyasallaşma koordinatörü olması” görüşüne de atıfta bulunulan açıklamada, İmralı’da yapılan tartışmalarda bu konunun kabul edildiği iddia edildi.

“Muhatap ve baş müzakereci olan Abdullah Öcalan’ın konumunun netleştirilmesi önemli olmaktadır” denilerek, Öcalan’ın statüsünün yasada dikkate alınmaması durumunda yasanın pratikte uygulanmasının zorlaşacağı öne sürüldü.

“Esas tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

PKK, çerçeve yasaya ilişkin nihai değerlendirmesini henüz yapmadığını belirterek, “Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi esas yaklaşım ve tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız. Kuşkusuz yasa olumlu olduğunda teşvik edici olacağız ve üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı.

Örgüt ayrıca, barış sürecinin sadece silahsızlanmaya indirgenmemesi gerektiğini savunarak, “Kök ya da çerçeve yasadan söz etmek bu yasadan sonra başka yasaların çıkacağı ve adımların atılacağını kabul etmektir” görüşünü dile getirdi.

Gözler Meclis’te

PKK’nın bu açıklaması, önümüzdeki hafta Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa tartışmaları öncesinde önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Örgütün yasayı gördükten sonraki tutumunun nasıl şekilleneceği ve sürecin nasıl ilerleyeceği ise merak konusu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar