Gündem
Adana’da Dere Yatağında At ve Eşek Atıkları: Şok Edici Haber Detayları

Açıklama: Adana’da Yüreğir ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde dere yatağında at ve eşek atıklarının biriktiği şok edici görüntüler ortaya çıktı. Yetkililerden açıklamalar, temizlik çalışmaları ve çevre sağlığı riskleriyle ilgili detaylar haberimizde!
Adana – Yüreğir, Bahçelievler Mahallesi: Adana’nın merkez ilçesi Yüreğir’de, özellikle Bahçelievler Mahallesi sınırlarında yer alan dere yatağında, at ve eşek atıklarının gözle görülür şekilde biriktiği şok edici görüntüler sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Çevre sakinleri tarafından bildirilen olay sonrası, ilgili yerel ve il düzeyindeki yetkililer konuyla ilgili inceleme başlattı.
Olayın Gelişimi ve İlk Belirtiler
İhbar üzerine bölgede harekete geçen belediye zabıta ekipleri, dere yatağında bir kısmı çuvallara doldurulmuş at ve eşek kalıntılarına ulaştı. Vatandaşların cep telefonlarıyla kaydettiği görüntülerde, hayvan başlarının, kemiklerin ve organik atıkların bulunduğu alan, bölge halkı arasında endişeye neden oldu. İlk tespitler, hayvansal atıkların bilinçsizce veya kasıtlı olarak bölgeye bırakıldığı şeklinde değerlendirildi.
Yetkililerden Açıklamalar ve Yapılan İncelemeler
Olayla ilgili olarak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile yerel zabıta ekipleri harekete geçti. Yetkililer, “Bölgedeki hayvansal atıkların düzenli olarak denetlenmediğini ve bu tür olayların tekrarlanmaması için gerekli adımların atıldığını” belirtti. İnceleme kapsamında;
-
Kanal kenarındaki kalıntıların toplanması ve temizlik çalışmaları için belediye ekipleri devreye alındı.
-
Çevre ve sağlık risklerinin minimize edilmesi amacıyla, ilgili birimler tarafından detaylı analizler başlatıldı.
-
Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün, gıda işletmelerinde kullanılan hayvan ürünlerinin kontrolü amacıyla numune alma çalışmaları devam ettirildi.
Bu açıklamalarda, bölgede atıkların izinsiz bırakılmasının çevresel ve sağlık açısından tehlike oluşturduğu vurgulandı.
Vatandaşların Tepkileri ve Sosyal Medyada Yankıları
Olay, sosyal medya üzerinden kısa sürede geniş kitlelere ulaştı. Mahalle sakinleri ve çevre halkı, dere yatağında karşılaştıkları kötü koku ve rahatsız edici görüntüler hakkında tepkilerini dile getirirken, “Kebap kenti Adana’nın böyle görüntülerle anılması kabul edilemez” ifadelerini kullandı. Vatandaşlar, yetkililerden daha etkin ve kalıcı çözümler beklediklerini belirterek, olayın tekrar etmemesi için kamu bilincinin artırılmasını talep etti.
Çevresel ve Sağlık Açısından Oluşan Riskler
Hayvansal atıkların dere yatağında birikmesi, sadece görsel olarak rahatsızlık yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda çevre ve insan sağlığı için ciddi riskler barındırıyor.
-
Kötü koku ve bakteriyel enfeksiyon riski: Organik atıkların çürümesi sonucu yayılan koku, çevrede yaşayan vatandaşların yaşam kalitesini düşürürken, bulaşıcı hastalık risklerini artırabilir.
-
Su kirliliği: Dere ve sulama kanallarına karışan hayvansal atıklar, su kaynaklarının kirlenmesine yol açarak tarımsal üretimi ve içme suyu kalitesini olumsuz etkileyebilir.
-
Ekolojik dengenin bozulması: Bölgede doğal yaşamın sürdürülebilirliğine zarar verebilecek kimyasal ve biyolojik bozulmalar meydana gelebilir.
Bu nedenle, yerel yönetimler ve ilgili kurumlar tarafından uzun vadeli çözüm stratejilerinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Alınan Önlemler ve Geleceğe Yönelik Çalışmalar
Olayın tespit edilmesinin ardından, belediye ve İl Tarım Müdürlüğü iş birliğiyle kapsamlı temizlik ve denetim çalışmaları başlatıldı. Yapılan açıklamalara göre:
-
Temizlik operasyonları: Atıkların toplanması, uygun şekilde bertaraf edilmesi ve bölgenin yeniden düzenlenmesi için çalışmalar hız kesmeden devam ediyor.
-
Denetimlerin artırılması: Geçmişte benzer olayların yaşanmaması için, kanal ve dere yataklarının düzenli aralıklarla denetlenmesi ve hayvansal atıkların izlenmesi kararlaştırıldı.
-
Kamu bilincinin artırılması: Vatandaşların, çevreye duyarlı davranışlar sergilemeleri ve atık yönetimi konusunda bilinçlendirilmeleri için seminerler ve bilgilendirme kampanyaları düzenleneceği bildirildi.
Uzmanlar, bu tür olayların sistematik olarak önlenmesi için yerel yönetimler ile çevre kurumlarının ortak çalışmasının şart olduğunu belirtiyor.
Son Gelişmeler ve Olayın Yaygınlığı
Adana’da yaşanan bu olay, sadece yerel halk arasında değil, bölge genelinde de dikkat çekti. Diğer ilçelerde benzer olaylara rastlanıp rastlanmadığı konusunda yetkililer bilgi verirken, sosyal medya platformlarında paylaşılan görseller ve kullanıcı yorumları, olayın geniş yankı bulduğunu ortaya koyuyor. Özellikle, “at ve eşek kemikleri” ifadesi, haberin anahtar unsurlarından biri olarak öne çıkarken, bu durumun uzun vadeli çözüm yollarının aranmasını gerektirdiği vurgulanıyor.
Özet ve Değerlendirme
Adana’nın Yüreğir ilçesinde, dere yatağında at ve eşek atıklarının birikmesi, hem görsel açıdan hem de sağlık ve çevre açısından ciddi sorunlara işaret ediyor. Yetkililer tarafından başlatılan inceleme ve temizlik çalışmaları, olayın tekrarlanmaması için uzun vadeli stratejilerin oluşturulması yönünde atılmış önemli adımlar olarak değerlendiriliyor. Vatandaşların sosyal medyada paylaştığı tepkiler ve olayın geniş yankı bulması, yerel yönetimlerin bu tür çevresel sorunlara karşı daha proaktif bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bu kapsamlı inceleme ve alınan önlemler ışığında, Adana’da benzer olayların önüne geçilmesi ve sağlıklı bir çevre düzeninin sağlanması adına kamu, özel sektör ve ilgili kurumların ortak çalışmalarının önemine dikkat çekiliyor.
Gündem
Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk
Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk
Tarih: 15.06.2026
Saat: 21:00

Milyonlarca Müslüman, yarın başlayacak olan Hicri 1448 yılını idrak edecek. Hicret’in yıl dönümü olarak kabul edilen bu özel gün, İslam alemi için bir yenilenme ve manevi muhasebe fırsatı sunuyor. Peki hicri takvim nedir, yılbaşı nasıl kutlanır ve aşure ne zaman pişirilecek? İşte tüm detaylar…
İslam alemi yarın Hicri 1448 yılına girmenin coşkusunu ve manevi huzurunu yaşayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı vakit hesaplamalarına göre, hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının ilk günü, 16 Haziran 2026 Salı günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Hicri Yılbaşı olarak da anılıyor.
Hicri takvim, adını İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan ‘Hicret’ olayından alıyor. Son peygamber Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının 1448 yıl önce Mekke’den Medine’ye göçü, bu takvimin başlangıç kabul ediliyor. Diyanet İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Üzeyir Öztürk, hicretin İslam tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, bu olayın sadece bir mekan değişikliği değil, aynı zamanda inanç uğruna yapılan büyük bir fedakarlığın simgesi olduğunu vurguladı.
Muharrem ayı, aynı zamanda aşure geleneğini de beraberinde getiriyor. Muharrem ayının 10. gününe denk gelen Aşure Günü, bu yıl 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek.
Hicri Takvim Nedir? Miladi Takvimden Farkı Ne?
Ayın dünya etrafındaki dönüşünü esas alan hicri takvim, yaklaşık 354 gün süren bir ay yılı sistemidir. Bu özelliği nedeniyle hicri takvim, güneş yılı esasına dayanan Miladi takvime göre her yıl yaklaşık 10-11 gün daha erken başlar. Bu nedenle Hicri Yılbaşı’nın Miladi takvimdeki tarihi her sene değişkenlik gösterir.
Hicret’in Önemi ve Manevi Boyutu
Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının Mekke’de maruz kaldığı zulümden kurtulmak ve inançlarını özgürce yaşayabilmek için Medine’ye göç etmesi anlamına gelen Hicret, İslam toplumunun inşasının temelini oluşturmuştur. Medine’de muhacirler (göç edenler) ve ensar (yardım edenler) arasında tesis edilen kardeşlik bağı, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma örneği sergilemiştir.
Muharrem Ayı ve Aşure Günü
Muharrem ayı, İslam inancında oldukça müstesna bir yere sahiptir. İslam geleneğinde Ramazan ayından sonra en faziletli orucun tutulduğu ay olarak bilinen Muharrem, aynı zamanda Aşure Günü’nü içinde barındırmaktadır.
Aşure Günü’nün Önemi: Birçok peygamberin hayatındaki önemli olaylara ev sahipliği yaptığına inanılan Aşure Günü, bu sene 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Kerbela’da Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve şehit olanların yad edildiği, yardımlaşma ve dayanışmanın en yoğun şekilde hissedildiği bir zaman dilimidir. Geleneksel olarak pişirilen aşure tatlısı, bolluğun, bereketin ve paylaşmanın sembolü olarak komşularla, dostlarla paylaşılır.
Kaynak: FatihDoğanMedya – AA, Diyanet İşleri Başkanlığı
Gündem
Yalnız Yaşlanmaya ‘Dur’ Dediler! Londra’da 50 Yaş Üstü 26 Kadının Kurduğu Kooperatifte 10 Yıldır Mutlular
Yalnız Yaşlanmaya ‘Dur’ Dediler! Londra’da 50 Yaş Üstü 26 Kadının Kurduğu Kooperatifte 10 Yıldır Mutlular
Tarih: 15 Haziran 2026
Saat: 20:11

İngiltere’nin başkenti Londra’da 50 yaşını geçmiş 26 kadın, yalnız yaşlanma korkusunu yenmek ve dayanışma içinde bir hayat sürmek için yıllar süren bir arayışın ardından ‘New Ground’ adını verdikleri yaşam kooperatifini kurdu. 10 yıldır birlikte yaşayan kadınlar, hem özgürlüklerinden hem de arkadaşlıklarından ödün vermeden örnek bir ortak yaşam modeline imza attı.
Modern dünyanın hızla yaygınlaştırdığı yalnızlaşma ve bireyselleşme, özellikle yaşlı bireyleri derinden etkiliyor. Oysa Londra’da 50 yaş üstü 26 kadın, bu tabloya boyun eğmeyerek kendi elleriyle bambaşka bir gerçekliğin kapılarını araladı. “New Ground” (Yeni Zemin) adını verdikleri kooperatifte bir araya gelen kadınlar, yaşlılığı yalnız geçirmek zorunda olmadıklarını tüm dünyaya gösteriyor.
Özellik Açıklama
Proje Adı New Ground Cohousing
Konum High Barnet, Kuzey Londra / İngiltere
Sakin Sayısı 26 kadın (yaş aralığı 50 – 97)
Kuruluş Yılı 2016 (10 yıldır yaşanıyor)
Konut Tipi 25 bağımsız daire (1 evli çift) + ortak kullanım alanları
Yönetici Kadınların kendileri (tamamen öz yönetim)
Ziyaretçi Erkekler kalıcı olarak kalamaz, ancak ziyaret edebilir
Feminist Bir Ütopya: New Ground’un Hikayesi
Londra’nın kuzeyindeki Chipping Barnet bölgesinde, göz alıcı bir pasajın üst katında yer alan New Ground, dışarıdan bakıldığında sıradan bir ortak çalışma alanını andırıyor. Oysa burası, İngiltere’de 50 yaş üstü kadınlar için kurulmuş ilk ve tek ortak yaşam topluluğu olma özelliğini taşıyor.
Birbirini tanıyan ve yıllarca “Beraber yaşasak ne güzel olurdu” hayali kuran bu kadınlar, uygun bir yer bulabilmek için tam 18 yıl mücadele etti. 2016 yılında Londra’nın kuzeyindeki High Barnet’te hareketli bir ana caddenin arka sokağına gizlenmiş büyük bir arazi üzerindeki üç katlı eski tuğla binayı satın alarak yeniledi ve yeniden tasarladı.
Bugün 25 bağımsız dairede 26 kadın yaşıyor (içlerinden biri evli olduğu eşiyle birlikte kalıyor). Yaşları 50 ile 97 arasında değişen kadınlar, her biri kendi özel alanına sahip olsa da, ortak bir mutfak, geniş bir bahçe ve ortak etkinlikler için tasarlanmış bir yaşam alanını paylaşıyor.
En büyükleri 97 yaşında olan bu cesur kadınlar, yalnız yaşlanmayı değil; kahkahaları, yemekleri ve hayatı birlikte paylaşmayı seçti.

Dayanışma ve Özgürlük El Ele
New Ground’da yaşam, hiçbir şekilde bir huzurevini andırmıyor. Kadınlar kendi dairelerinde tamamen özgür ve bağımsız; ancak ihtiyaç duyduklarında birbirlerine her an destek olabilecekleri sıcacık bir komşuluk ağına sahipler.
Ortak alanda haftada bir düzenlenen akşam yemekleri, film geceleri (Bill Nighy filmleri favori), “sandalyede değil, gerçek yoga” dersleri ve bahçede yapılan hasat partileri, kadınların birbirleriyle bağlarını güçlendiriyor.
96 yaşındaki Hedi Argent, bu dayanışmanın en güzel örneklerinden birini şöyle anlatıyor:
“92 yaşındaki arkadaşım Angela yeni aldığı kıyafetin etiketini kesmeyi unutmuştu. Onu fark edince hep birlikte kahkahalara boğulduk. Hemen bir arkadaşımız koşa koşa makas getirdi. İşte bu, yalnız olmadığını bilmek ve her an birinin seni fark etmesi demek.”
Kadınlar dayanışmanın yanı sıra, hayatlarının kontrolünün kendi ellerinde olmasına da büyük önem veriyor. Bu yüzden erkeklerin New Ground’da kalıcı olarak yaşamasına izin verilmiyor. Ancak erkek ziyaretçiler (baba, oğul, kardeş, sevgili) elbette buyur ediliyor. Hatta kadınlardan biri bu kuralı esprili bir dille şöyle yorumluyor:
“Çok sevgili bir partnerim olsa bile, ona ‘Üzgünüm canım, seninle yaşayamam ama hafta sonları harika vakit geçirebiliriz’ demek için harika bir bahanem olur!”
Bu yaklaşım, kadınların dayanışmadan ödün vermeden, romantik ilişkilerini de özgürce yaşayabileceklerini gösteriyor.
Geleceğe Bir Model: “Keşke Biz de Yapabilsek”
New Ground’un başarısı, sadece bu 26 kadının hayatını değiştirmekle kalmadı; aynı zamanda İngiltere’de ve dünyada alternatif yaşlanma modellerine ilham kaynağı oldu. İngiltere’de 65 yaş üstü 3,64 milyon kişi yalnız yaşıyor ve bunların yüzde 70’i kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, New Ground gibi projelerin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kadınlar, yaşadıkları deneyimi başkalarıyla paylaşmak ve bu modelin yaygınlaşmasına öncülük etmek için gönüllü olarak kapılarını açıyor. New Ground’un resmi internet sitesinde, benzer bir kooperatif kurmak isteyenlere rehberlik edecek kaynaklar ve tarihçe paylaşılıyor.
Projenin mimarlarından Jude Tisdall (71), yalnız yaşlanma korkusunun üstesinden gelmenin mutluluğunu şu sözlerle ifade ediyor:
“Birileri buraya gelip ‘Evet, hepimiz aynı yaşlardayız’ diye düşünebilir. Ama bizi ‘yaşlı’ diye tanımlayamazsınız. Çoğumuz hâlâ çalışıyor, gönüllü faaliyetlerde bulunuyor ve topluluğumuzda aktifiz. Önemli olan yaş değil, nasıl yaşadığın.”
Haberin Özeti
Madde Açıklama
1️⃣ Yalnızlığa meydan okuma: 26 kadın, yalnız yaşlanmak istemedi.
2️⃣ 18 yıllık mücadele: Uygun bir yer bulmak için yıllarca aradılar.
3️⃣ Tamamen kadınlara özel: Erkekler kalıcı olarak kalamaz, sadece ziyaret edebilir.
4️⃣ Özgür ve bağımsız yaşam: Kendi dairelerinde özel alanları var, ancak güçlü bir komşuluk ağı mevcut.
5️⃣ Dayanışma kültürü: Ortak yemekler, film geceleri, yoga dersleri ve bahçe işleri.
6️⃣ İlham kaynağı: Bu model, dünyadaki diğer yaşlı bireylere ve topluluklara örnek oluyor.
7️⃣ Gelecek vizyonu: Kadınlar, bu modelin yaygınlaşması için rehberlik ediyor.
Sonuç: Yaşlanmak Paylaşılınca Güzel
New Ground, yaşlılığı sadece fiziksel bir süreç olmaktan çıkarıp, anlamlı ilişkilerle, kahkahalarla ve dayanışmayla dolu bir döneme dönüştürüyor. Bu 26 kadının hikayesi, yalnız yaşlanmak zorunda olmadığımızın; sevgiyi, arkadaşlığı ve desteği her yaşta yeniden inşa edebileceğimizin kanıtı.
Belki de ilerleme dediğimiz şey, her şeyi tek başımıza yapabilmek değil; ihtiyaç duyduğumuzda birbirimize yaslanabilecek bağlar kurabilmektir. Yaşlılıkta en büyük zenginlik, sağlıklı bir beden kadar, arkadaşlarla paylaşılan bir kahkaha ve omuz omuza verilen bir destektir.
Gündem
Şanlıurfa’daki yangında 1 iş yeri ile 8 daire zarar gördü
Şanlıurfa’daki yangında 1 iş yeri ile 8 daire zarar gördü
15 Haziran 2026 – 14:10

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesindeki 10 katlı bir apartmanın giriş katında başlayan yangın, hızla yayılarak korku dolu anlar yaşattı. Olayda bir iş yeri ve 8 daire kullanılamaz hale gelirken, dumandan etkilenen 7 kişi hastaneye kaldırıldı.
Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesine bağlı Atakent Mahallesi’nde bulunan 10 katlı Beyaz İnci Sitesi, adeta alevlere teslim oldu. Edinilen bilgiye göre, sitenin zemin katında bulunan bir inşaat, yapı ve dekorasyon malzemeleri satış mağazasında, henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Hafta sonu nedeniyle kapalı olan ve içerisinde birçok yanıcı malzeme bulunan iş yerinde başlayan alevler, kısa sürede binanın üst katlarına da sıçradı.
Yangının büyümesiyle birlikte apartman sakinleri büyük bir panik yaşadı. Dumanı fark eden vatandaşlar, kendi imkânlarıyla ve çevredekilerin yardımıyla binayı tahliye etmeye çalıştı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Alevlerin hızla yayılması ve itfaiye araçlarının yangına müdahalede yetersiz kalması üzerine, polis ve jandarmaya ait TOMA’lar da söndürme çalışmalarına destek verdi.
Yaklaşık 4 Saat Süren Kahramanca Müdahale
Ekiplerin yoğun çabasıyla yangın, yaklaşık 4 saatlik bir mücadelenin ardından kontrol altına alınarak tamamen söndürüldü. Soğutma çalışmaları sürerken, olay yerinde hasar tespit çalışmaları başlatıldı. Yapılan ilk incelemelerde yangının çıktığı iş yerinin tamamen kullanılamaz hale geldiği, binadaki toplam 8 dairenin ise yoğun duman ve alevlerden ciddi şekilde zarar gördüğü belirlendi.
Olayda, biri itfaiye personeli olmak üzere toplam 7 kişi dumandan etkilenerek çeşitli hastanelere kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu ve tedavilerinin devam ettiği öğrenildi. Yangında can kaybı yaşanmaması teselli kaynağı oldu.
Vali Şıldak ve Başkan Gülpınar Olay Yerinde
Yangının ardından bölgeye gelen Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, bina sakinleri ve iş yeri sahiplerine geçmiş olsun dileklerini ileterek yetkililerden yangınla ilgili detaylı bilgi aldı.
Yangının çıkış nedeni ile ilgili olarak yetkililer tarafından geniş çaplı bir inceleme başlatıldığı bildirildi. Kesin hasar oranı ve yangının çıkış sebebi, yapılacak teknik çalışmaların ardından netlik kazanacak.
-
Gündem3 gün önceKocaeli’de Acı Olay: Baba Evinde Asılı Halde Ölü Bulundu, SMA’lı Oğlunun Cihazının Fişi Çekildi
-
Gündem1 hafta önceSöke’deki çifte cinayette kan donduran detay! Şüpheli eş Erkan Aslan yakalandı,
-
Spor1 hafta önceMilliler Geriden Geliyor! Venezuela’yı 2-1 Yıkan A Milli Takım, Dünya Kupası’na Galibiyetle Merhaba Dedi
-
Gündem1 hafta önceErzurum’da Feci Kaza: Hafif Ticari Araç Takla Attı, 1’i Bebek 3 Kişi Öldü, 4 Yaralı
-
Gündem1 hafta önceAmasya’da Yürekleri Dağlayan Kaza: Ranger’ın Çarptığı İşçi Hayatını Kaybetti
-
Gündem7 gün önceKocaeli’de Vahşet: 5 Çocuk Annesi Elif K., Sokak Ortasında Katledildi
-
Gündem1 hafta önceİznik Gölü’nde Yürek Yakan Kahramanlık: Oğlunu Kurtaran Emekli Polis Sinan Çağlayan Suda Kayboldu
-
Gündem1 hafta önceSAHRA’DA YOLSUZ FECİA: ARİZALANAN KAMYON 49 KİŞİYE MEZAR OLDU
