Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Birlikte yaşadığı, 7 aylık hamileyken evi terk eden kadının karnındaki çocuğunu arıyor

Yayımlandı

üzerinde

Birlikte yaşadığı, 7 aylık hamileyken evi terk eden kadının karnındaki çocuğunu arıyor

Tarih: 05 Mayıs 2026
Saat: 14:30

Bursa’da yaşayan Halil İbrahim Bağcı (38), dini nikahla birlikte yaşadığı ve 7 aylık hamileyken ortadan kaybolan S.M.’nin (20) peşine düştü. Genç kadının karnındaki bebeğin kendisine ait olup olmadığını öğrenmek için adeta zamanla yarışan Bağcı, “Aldatıldığımdan şüpheleniyorum ama çocuk benimse sahip çıkmak istiyorum. Tek isteğim DNA testi yapılması” dedi.

Bursa’da akıllara durgunluk veren bir olay yaşanıyor. Halil İbrahim Bağcı isimli vatandaş, dini nikahlı eşi olduğunu iddia ettiği S.M. ile yaşadığı dramı anlatarak yetkililere çağrıda bulundu. Yaklaşık 5 aydır kayıp olan genç kadının, kaybolduğunda 7 aylık hamile olduğu ve şu an doğum yapmış olabileceği belirtiliyor.

Bursa’nın merkez ilçelerinde yaşayan 38 yaşındaki Halil İbrahim Bağcı, kendisinden 18 yaş küçük olan S.M. ile resmi nikah olmadan, dini nikahla birlikte yaşamaya başladı. İddialara göre mutlu giden beraberlik, genç kadının hamileliğinin 7. ayında aniden son buldu. S.M., babasının yanına gideceğini söyleyerek evden ayrıldı ve bir daha kendisinden haber alınamadı.

Reklam

“ALDATILDIĞIMI DÜŞÜNÜYORUM, TEK GERÇEK DNA TESTİYLE ORTAYA ÇIKACAK”

Yaşadıklarını anlatan Halil İbrahim Bağcı, büyük bir üzüntü ve belirsizlik içinde olduğunu dile getirdi. Bağcı, genç kadının kendisini aldattığından şüphelendiğini ancak asıl derdinin başka olduğunu vurguladı. Kayıp olan çocuğun biyolojik babası olup olmadığını öğrenmek istediğini belirten Bağcı, şu ifadeleri kullandı:

“Kendisi 7 aylık hamileyken babasına gideceğini söyleyip evi terk etti. O günden beri 5 aydır haber alamıyorum. Şu an çocuk doğdu mu, yaşıyor mu hiçbir bilgim yok. Aldatıldığımdan şüpheleniyorum, bu yüzden çocuğumu test için arıyorum. Eğer çocuk benimse, sonuna kadar sahip çıkmak ve babalık görevimi yerine getirmek istiyorum. Tek isteğim bir DNA testi yapılması. Mağdurum, sesimi duyurmak istiyorum.”

S.M.’nin nerede olduğu ve bebeğin sağlık durumuyla ilgili hiçbir bilgiye ulaşamadığını belirten Bağcı, emniyet ve savcılığa başvurmaya hazırlandığını ifade etti.

HUKUKİ BOŞLUK VE BELİRSİZ GELECEK

Yaşanan bu dramatik olay, resmi nikah olmadan yapılan birlikteliklerdeki hukuki boşlukları bir kez daha gözler önüne serdi. Türk Medeni Kanunu’na göre, evlilik dışı doğan bir çocuğun babası ile soy bağının kurulabilmesi için ya babanın tanıma yapması ya da mahkeme kararı gerekiyor. Uzmanlar, doğum gerçekleşmeden veya çocuğun yeri tespit edilmeden yapılacak bir babalık davasının hukuken mümkün olmadığını belirtiyor.

Reklam

Bağcı’nın çocuğa sahip çıkmak istemesi ancak annenin kayıp olması, olayı daha da karmaşık hale getiriyor. Çevredekiler, Halil İbrahim Bağcı’nın olayın aydınlatılması için her yolu denediğini ve çaresizlik içinde kıvrandığını dile getirdi.

ANNE VE BEBEK İÇİN ACİL ÇAĞRI

Bursa’da yaşayan ve S.M.’yi ya da ona benzer eşkalde bir kadın ve yeni doğmuş bir bebek gören vatandaşların emniyet güçlerine haber vermesi istendi. Baba olduğunu iddia eden Bağcı, yetkililerin bir an önce harekete geçmesini bekliyor.

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

“Casperlar” Suç Örgütüne Büyük Darbe: 149 Şüpheli Hakkında Dava Açıldı

Yayımlandı

üzerinde

“Casperlar” Suç Örgütüne Büyük Darbe: 149 Şüpheli Hakkında Dava Açıldı

Tarih: 7 Ağustos 2026
Saat: 13:30
Okuma Süresi: 3 dakika

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

Türkiye’nin gündemine oturan operasyonlardan biri daha adliyeye taşındı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda “Casperlar” olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında 149 şüpheli hakkında kamu davası açtı. Suç örgütünün elebaşılığını “Hamuş” kod adlı İsmail Atız’ın yaptığı belirtilen operasyonda, örgütün Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış geniş bir ağa sahip olduğu ortaya çıktı.

52 Ayrı Eylem, 4 Maktul, 70 Mağdur

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamaya göre, soruşturma kapsamında örgütün gerçekleştirdiği 52 ayrı eylem tespit edildi. Bu eylemlerde 4 kişi hayatını kaybederken, 70 kişi ise mağdur veya müşteki olarak yer aldı. Soruşturma boyunca 95 şüpheli tutuklanırken, örgüt üyelerine yönelik operasyonlarda uzun namlulu silahlar, balistik çelik yelekler ve çok sayıda mühimmat ele geçirildi.

Reklam

“Yeni Nesil” Suç Örgütlerine Karşı Bütüncül Mücadele

Başsavcılık, soruşturmanın amacını “yeni nesil suç örgütleri” olarak adlandırılan yapıların hiyerarşik organizasyonlarının deşifre edilmesi, propaganda dahil tüm suç faaliyetlerinin bütüncül şekilde tespiti ve kamu düzenini tehdit eden eylemlerin aydınlatılması olarak açıkladı. Bu kapsamda, daha önce Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 72’si çocuk olmak üzere 295 sanığın yargılanması sürerken, yeni soruşturmayla örgütün faaliyetlerine bir darbe daha vurulmuş oldu.

Operasyon 20 İle Yayıldı

Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonlar İstanbul başta olmak üzere 20 farklı ile yayıldı. Adıyaman, Amasya, Ankara, Antalya, Bitlis, Çanakkale, Diyarbakır, Düzce, Elazığ, İzmir, Malatya, Mardin, Ordu, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tokat ve Trabzon illerinde eş zamanlı arama, el koyma, yakalama ve gözaltı işlemleri gerçekleştirildi. Bu geniş coğrafi dağılım, örgütün ne denli organize ve yaygın bir yapıya sahip olduğunu gözler önüne serdi.

Başsavcılık, açılan kamu davasının ardından da örgüt üyelerinin suç teşkil eden eylemlerinin süreklilik arz edecek şekilde takip edileceğini ve yeni soruşturmaların başlatılabileceğini duyurdu.

Reklam
Okumaya Devam Et

Gündem

Adana’da Oto Kilit Atölyesinde Kan Donduran Olay: İş Yeri Sahibi ve Kadın Ölü Bulundu

Yayımlandı

üzerinde

Adana’da Oto Kilit Atölyesinde Kan Donduran Olay: İş Yeri Sahibi ve Kadın Ölü Bulundu

· Tarih: 07 Ağustos 2026
· Saat: 13:33
· Okuma Süresi: 1 dakika

DHA 

Adana’nın Seyhan ilçesinde sıradan bir sabah, bir oto kilit tamir atölyesinde işbaşı yapmak isteyen çalışanları beklenmedik bir manzara karşıladı. Kepengi açıp içeri giren işçiler, iş yeri sahibini yerde, bir kadını ise atölyedeki bir aracın içinde hareketsiz halde buldu. Sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen iki genç hayatını kaybederken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Olay Yerinde Şok Anları

Olay, dün sabah saatlerinde Tellidere Mahallesi’nde meydana geldi. Mesaiye başlamak için atölyeye gelen çalışanlar, kepengi açıp içeri girdiklerinde iş yeri sahibi Ö.C.Ç.’yi (27) yerde, R.M. (25) isimli kadını ise atölye içerisinde bulunan bir otomobilin koltuğunda hareketsiz yatar halde buldu.

Reklam

Peş Peşe Gelen İhbarlar

Çalışanların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı ilk incelemede, her iki kişinin de yaşamını yitirdiği belirlendi. Cumhuriyet savcısının da katılımıyla olay yeri inceleme ekipleri tarafından detaylı bir çalışma yürütüldü.

Otopsi ve Soruşturma

Cenazeler, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi ve olayın aydınlatılması amacıyla Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Yetkililer, olayla ilgili geniş çaplı soruşturmanın sürdüğünü bildirdi.

Olayla İlgili Merak Edilenler

· Ölüm nedeni ne? Otopsi raporunun ardından netlik kazanacak.
· Cinayet mi, intihar mı, kaza mı? Polis soruşturması tüm ihtimalleri değerlendiriyor.
· Kadın ve iş yeri sahibi arasında nasıl bir ilişki var? Soruşturmanın odak noktalarından biri.

Gelişmeleri yakından takip ediyoruz.

Reklam
Okumaya Devam Et

Gündem

Marib ve Hadramut’taki Askeri Kamplara Saldırı: 40’tan Fazla Asker Hayatını Kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

Marib ve Hadramut’taki Askeri Kamplara Saldırı: 40’tan Fazla Asker Hayatını Kaybetti

Haberin Tarihi: 7 Ağustos 2026
Haberin Saati: 11:30
Okuma Süresi: 3 dakika

ANKA 

Yemen’de ateşkes umutları yeniden kanlı bir saldırıyla sarsıldı. İran destekli Husiler, ülkenin orta ve doğu kesimlerindeki askeri kamplara eş zamanlı balistik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi. İlk belirlemelere göre 40’tan fazla asker hayatını kaybetti, onlarca asker yaralandı. Aden merkezli uluslararası tanınırlığa sahip Yemen hükümeti saldırıları “haince” olarak nitelendirirken, Husiler saldırıların Suudi Arabistan destekli güçlere ait kampları hedef aldığını duyurdu.

İki Vilayette Eş Zamanlı Vuruş

Saldırılar, Yemen’in en stratejik bölgelerinden Marib ile doğudaki Hadramut vilayetlerinde bulunan birden fazla askeri kampı hedef aldı. Yemen Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, saldırılarda çok sayıda askerin öldüğü ve yaralandığı belirtilirken, net bir ölü sayısı paylaşılmadı. Ancak Husi karşıtı Aden al-Ghad gazetesi ve Belqees TV, askeri kaynaklara dayandırdıkları haberlerde ölü sayısının 40’ın üzerinde olduğunu aktardı. Bağımsız kaynaklar ise henüz bu rakamı doğrulamış değil.

Reklam

Husi Sözcü: “Yüzlerce Asker Öldü veya Yaralandı”

Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, saldırılarla ilgili yaptığı açıklamada hedefin Suudi Arabistan destekli Yemen Acil Müdahale Kuvvetleri’ne ait kamplar olduğunu söyledi. Seri, Marib’deki el-Ruveyk ile Hadramut’taki el-Abr ve es-Saniye bölgelerinde bulunan Suudi destekli güçlere ağır kayıplar verdirdiklerini iddia etti. Husi sözcü, saldırılarda yüzlerce askerin öldüğünü veya yaralandığını, çok sayıda bina, silah ve askeri aracın imha edildiğini öne sürdü. Ayrıca söz konusu kamplarda Suudi Arabistan’ın yeni bir askeri operasyon hazırlığı yaptığını iddia ettiler.

Suudi Arabistan Sınırına Ayrı Saldırı: 11 Sivil Yaralı

Sadece Yemen içindeki askeri hedeflerle sınırlı kalmayan saldırılar, Suudi Arabistan topraklarına da uzandı. Husilerin Suudi Arabistan’ın Necran sınır bölgesine düzenlediği ayrı bir saldırıda 11 sivil yaralandı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun açıklamasına göre yaralananlar arasında ikinci derece yanıklar oluşan bir kadın ile dört yaşındaki bir çocuk da bulunuyor. Yaralıların yedisinin Suudi Arabistan, diğerlerinin ise Yemen, Pakistan ve Mısır vatandaşı olduğu belirtildi.

Uluslararası Tepkiler: “İtidale Davet Ediyoruz”

Saldırıların ardından uluslararası toplumdan peş peşe tepkiler geldi. Birleşmiş Milletler Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, taraflara itidal çağrısı yaparak son yıllarda şiddetin azaltılması yönünde sağlanan kazanımların yeniden çatışmalar nedeniyle tehlikeye girebileceği uyarısında bulundu. ABD’nin Yemen Misyonu ise saldırıları “korkakça” olarak nitelendirerek Husileri açıkça kınadı.

Yemen’de İç Savaş ve Bölgesel Rekabet

Yemen’de on yılı aşkın süredir devam eden iç savaş, bölgesel aktörlerin desteğindeki farklı güçler arasındaki rekabetle her geçen gün daha da derinleşiyor. İran’ın siyasi ve askeri destek sağladığı Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun desteklediği uluslararası tanınırlığa sahip hükümet güçleri arasındaki çatışmalar, ülkeyi insani bir felaketin eşiğinde tutuyor. Son saldırılar, taraflar arasında ateşkes ve siyasi çözüm umutlarını bir kez daha sekteye uğrattı.

Reklam
Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar