Gündem
Gülistan Doku Soruşturmasında DNA Dönüm Noktası: Aileden Alınan Örnekler Kritik Delil Peşinde
Gülistan Doku Soruşturmasında DNA Dönüm Noktası: Aileden Alınan Örnekler Kritik Delil Peşinde
30 Nisan 2026, Çar 11:00

6 yıllık karanlık dosyada heyecanlandıran gelişme: Doku ailesinden Diyarbakır’da alınan DNA örnekleri, tutuklu eski valinin oğlunun aracında bulunan izlerle karşılaştırılacak.
FatihDoganMedya / DİYARBAKIR – Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada önemli bir dönüm noktasına gelindi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine, kayıp genç kızın ailesinden DNA örnekleri alındı. Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda gerçekleşen işlemlerin, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek yeni delillere ulaşılmasını sağlayabileceği belirtiliyor.
DNA Karşılaştırması İçin Anne ve Babadan Örnek Alındı
Edinilen bilgilere göre, Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ve babası Halit Doku, sabah saatlerinde Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’na geldi. Burada uzman ekipler tarafından aile bireylerinden kan, tırnak ve saç örneklerinden oluşan DNA materyalleri alındı.
Alınan bu kritik örnekler, “kasten öldürme” suçundan tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in olay tarihinde kullandığı araçta tespit edilen DNA ve doku bulgularıyla karşılaştırılacak. Araç, detaylı inceleme için daha önce İstanbul’a, ardından Ankara’ya gönderilmiş ve burada kapsamlı bir kriminal incelemeye tabi tutulmuştu. Yetkililer, aileyle irtibatlı çıkabilecek bir eşleşmenin soruşturmayı aydınlatmada önemli bir rol oynayacağını ifade ediyor.
Soruşturma Erzurum’dan Yürütülüyor: Yetki Gerekçesi
Soruşturmanın neden Erzurum’dan yürütüldüğü ise kamuoyunda merak konusu olmuştu. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre, vali ve kaymakam gibi üst düzey kamu görevlilerinin kişisel suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma yetkisi, görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesi’nin bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığı’na aittir. Bu hukuki çerçeve nedeniyle, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve dosyadaki diğer şüpheliler hakkındaki adli süreç Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle yürütülüyor.
Arka Plan: Kayıp Dosyası Nasıl Cinayet Soruşturmasına Döndü?
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun izine 6 yıldır rastlanamıyordu. Soruşturmadaki tıkanıklık, 2024 yılı Haziran ayında Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Başsavcı Ebru Cansu’nun göreve başlamasıyla açıldı. Başsavcı Cansu, rafa kaldırılan dosyayı yeniden açarak kapsamlı bir inisiyatif başlattı.
Cansu’nun talimatıyla, “Jandarma Dedektifleri” olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT)’ten özel bir ekip kuruldu. Ekip, soruşturmayı adeta yeniden inşa etti: Kentteki tüm KGYS ve PTS kayıtları yeniden toplandı; 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 güvenlik kamerasına ait 700 saati aşan görüntü, Başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek analiz edildi. Bu kapsamlı çalışma sonucunda dosya, “kasten öldürme”, “cinsel saldırı” ve “delil karartma” suçlarını da kapsayan bir cinayet soruşturmasına dönüştü.
Bu gelişmelerin ardından Nisan ayı içerisinde 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde düzenlenen geniş çaplı operasyonlarla aralarında dönemin Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, ve dönemin hastane başhekiminin de bulunduğu 17 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 12’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş için ise kırmızı bülten çıkarıldı.
Aileden Duygusal Açıklama: “Adalete Olan İnancımız Tazelendi”
DNA örneklerinin alınmasının ardından kısa bir açıklama yapan baba Halit Doku, yıllar süren belirsizliğin ardından umutlandıklarını dile getirdi. Gözleri yaşlı olduğu gözlenen Doku, “Devletimizin bu işin üzerine bu kadar ciddi gitmesi bizim yüreğimize su serpti. Adalete olan inancımız tazelendi. Kızımızın başına ne geldiyse ortaya çıkmasını, tüm sorumlulardan hesap sorulmasını istiyoruz,” dedi.
Bundan Sonraki Süreç
Adli Tıp Kurumu’ndan alınan DNA örnekleri, yapılacak karşılaştırmalı analiz için en kısa sürede ilgili kriminal laboratuvara gönderilecek. Sonuçların önümüzdeki haftalarda netleşmesi bekleniyor. Yetkililer, DNA eşleşmesinin sağlanması durumunda, soruşturmada yeni bir dalga operasyon ve gözaltı sürecinin başlayabileceğini belirtiyor. Kamuoyu, 6 yıldır karanlıkta kalan bu dosyanın aydınlanması için atılan bu kritik adımın sonuçlarını nefesini tutarak bekliyor.
Gündem
Köpek Saldırısında Ölen 5 Yaşındaki Hamza Toprağa Verildi: Belediye Personeli Gözaltında
Köpek Saldırısında Ölen 5 Yaşındaki Hamza Toprağa Verildi: Belediye Personeli Gözaltında
Tarih: 30 Nisan 2026, 11:00

Dün öğle saatlerinde Van’ın Saray ilçesine bağlı Kazımpaşa Mahallesi’nde yaşanan olay, Türkiye’yi yasa boğdu. Evlerinin yakınında oyun oynayan amca çocukları 5 yaşındaki Hamza Özsoy ile 10 yaşındaki Ayaz Özsoy, sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısına uğradı.
Çocukların çığlıklarını duyan mahalle sakinlerinin müdahalesiyle köpekler uzaklaştırıldı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, ağır yaralanan iki çocuğu Saray Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Ancak doktorların tüm müdahalesine rağmen Hamza Özsoy kurtarılamadı.
Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Ayaz Özsoy ise Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Ayaz’ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
“Bir İnsanın Canı Bu Kadar Ucuz mu?”
Olayın şokunu üzerinden atamayan baba Veysi Özsoy, dehşet anlarını gözyaşları içinde anlattı. Evde oturduğu sırada eşinin “Çocukları köpekler yiyor” çığlığıyla dışarı fırladığını belirten Özsoy, “Hemen müdahale ettim. Köpeklerin arasına girerek oğlumu kurtardım. Bu sırada ben de kolumdan yaralandım,” dedi.
Hastaneye gittiklerinde asıl felaketi öğrendiklerini ifade eden baba Veysi Özsoy, “Yeğenim Hamza kayıptı. Güvenlik güçleriyle aramaya çıktık. Kısa süre sonra cansız bedenini bulduk. 13 köpek çocuğun etrafını sarmış, parçalıyorlardı. Sahipsiz köpek sorununa çözüm bulunmasını istiyoruz. Bir insanın canı bu kadar ucuz mu?” diyerek yetkililere isyan etti.

Gözyaşlarıyla Son Yolculuk
Hamza Özsoy’un cenazesi, otopsi işlemleri için Van Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Buradaki işlemlerin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilen küçük çocuğun naaşı, gece saatlerinde Saray Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Sabah saatlerinde yakınları tarafından morgdan alınan cenaze için Kazımpaşa Mahallesi’ndeki camide cenaze namazı kılındı. Hamza Özsoy, namazın ardından ilçe mezarlığına götürülerek gözyaşları arasında toprağa verildi.
Soruşturma Başlatıldı, Belediye Personeli Gözaltında
Olayın ardından Saray Cumhuriyet Başsavcılığı geniş kapsamlı soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Saray Belediyesi’nde görevli bir personel gözaltına alındı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada olayla ilgili mülkiye müfettişi görevlendirildiğini duyurdu. Bakan Çiftçi, konuyla ilgili hem adli hem idari tahkikat başlatıldığını ve ihmali bulunanlar hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını belirtti.
Öte yandan Saray Belediyesi’nin talebi doğrultusunda Van Büyükşehir Belediyesi ekipleri bölgeye gönderilerek başıboş köpeklerin toplanması için çalışma başlattı.
Yasal Düzenleme Tartışmaları Yeniden Alevlendi
Yaşanan facia, uzun süredir tartışılan başıboş sokak köpekleri sorununu ve yerel yönetimlerin sorumluluklarını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında belediyelerin yükümlülükleri hatırlatılırken, bu tür olayların önlenmesi için daha etkin politikaların hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Gündem
Ortaca’da Dehşet: Firari Şüpheli İki Kadının Canına Kıydı, Sıkışınca Kendini Vurdu!
Ortaca’da Dehşet: Firari Şüpheli İki Kadının Canına Kıydı, Sıkışınca Kendini Vurdu!
Tarih: 30 Nisan 2026,
Saat: 01:30

Muğla’nın sakin turizm ilçesi Ortaca, dün gece saatlerinde korkunç bir silahlı saldırıya sahne oldu. Terzialiler Mahallesi’ndeki bir otelin önünde meydana gelen olayda, aralarında alacak verecek meselesi olduğu iddia edilen şüpheli Ecevit C. (53), iki kadını tabancayla vurarak öldürdü. Hayatını kaybedenlerin Serap Yılmaz (25) ve Hatice Yeysikan (32) olduğu belirlendi. Yılmaz olay yerinde yaşamını yitirirken, ağır yaralanan Yeysikan kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edilirken, olay yeri inceleme ekipleri geniş çaplı delil çalışması başlattı. Bu sırada 34 AAB 123 plakalı otomobiliyle kaçan şüpheli Ecevit C., polisin sıkı takibi sonucu kırsal bir alanda kıstırıldı. Teslim olmayı reddeden şüpheli, aynı silahla kendine ateş ederek ağır yaralandı. Zanlının hastanede tedavisi devam ederken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor.
Gündem
SON DAKİKA | İsrail Donanması, Gazzeye Yardım Götüren ‘Global Sumud Filosu’nu Uluslararası Sularda Ablukaya Aldı: İletişim Kesildi, Aktivistlerden ‘Saldırı’ Çağrısı
SON DAKİKA | İsrail Donanması, Gazzeye Yardım Götüren ‘Global Sumud Filosu’nu Uluslararası Sularda Ablukaya Aldı: İletişim Kesildi, Aktivistlerden ‘Saldırı’ Çağrısı
Yayın Tarihi: 30 Nisan 2026 | Saat: 02:30

İsrail savaş gemileri, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan ve içinde Türk aktivistlerin de bulunduğu Küresel Sumud Filosu’nu (Global Sumud Flotilla) Girit açıklarında durdurdu. Filodaki 18 tekneyle irtibat kesilirken, aktivistler İsrail askerlerinin kendilerine lazer ve yarı otomatik silahlarla müdahale ettiğini bildirdi.
Gazze’de devam eden insani krize dikkat çekmek ve İsrail’in 18 yıldır uyguladığı deniz ablukasını kırmak amacıyla 26 Nisan’da İtalya’dan yola çıkan “Global Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu”, Yunanistan’ın Girit Adası açıklarında İsrail Donanması tarafından uluslararası sularda durduruldu. Abluka altına alınan filonun, 1.000’den fazla aktivisti taşıyan 100’ü aşkın tekneden oluştuğu belirtiliyor.
DRONLAR, LAZERLER VE İŞARET FİŞEKLERİYLE MÜDAHALE
Sumud Filosu Kriz Masası’ndan yapılan açıklamaya göre, Türkiye saati ile akşam 18:08 sularında filodaki tekneler İsrail’e ait sürat teknesi ve insansız hava araçları (İHA) tarafından sarıldı. Aktivistler, kendilerini “İsrail” olarak tanıtan askeri personelin, teknelerin önüne geçmelerini ve elleri başlarının üzerinde olacak şekilde diz çökmelerini emrettiğini aktardı.
Müdahale sırasında İsrail kuvvetlerinin şu yöntemlere başvurduğu kaydedildi:
· Psikolojik Baskı ve Tehdit: Askeri unsurlar tarafından bazı teknelere lazer tutuldu ve işaret fişekleri atıldı.
· İletişim Engeli: Bölgede sinyal karıştırıcıların (jammer) devreye sokulmasıyla Kriz Masası, 18 tekne ile iletişimin tamamen koptuğunu duyurdu.
· Ağır Askeri Kuşatma: Filonun etrafının 7 İsrail savaş gemisi tarafından çevrildiği ve İsrail Ordu Radyosu’nun 58 tekneden en az 7’sine el konulduğunu iddia ettiği bildirildi.
AKTİVİSTLERDEN CANLI YAYINDA TEPKİ: “SOYKIRIMA ORTAK OLMAYIN”
Abluka sırasında A Haber’e canlı yayında konuşan Sumud Aktivisti Abdüllatif Faslı, “Gemiler ve dronlarla kuşatıldık ama geri adım atmadık. Amacımız insani yardımı ulaştırmak” dedi.
Sözcü TV’ye konuşan bir başka aktivist Bilali Yıldırım ise İsrail’in uluslararası hukuku hiçe saydığını vurgulayarak, “Bu bir savaş değil, soykırım ve işgal. Bizi suç ortağı yapan bir işgal. Şu an telsizle ‘geri dön’ çağrısı yapıyorlar ama biz yolumuzdayız” ifadelerini kullandı.
İSRAİL’İN RESMİ SAVUNMASI: “YASAL ABLUKA”
İsrail tarafı ise müdahalenin gerekçesini “yasal deniz güvenlik ablukasını uygulamak” olarak açıkladı. İsrail Donanması’nın filoya yaptığı telsiz anonsunda, insani yardım malzemelerinin yasal yollarla Aşdod Limanı’na bırakılması gerektiği, aksi takdirde gemilere el konulacağı tehdidinde bulunuldu. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise filoyu itibarsızlaştırmak amacıyla ele geçirilen teknelerdeki tıbbi malzemelerin “prezervatif ve uyuşturucu” olduğunu iddia etti.
39 ÜLKEDEN 345 AKTİVİST, 31 TÜRK BULUNUYOR
Küresel bir sivil inisiyatif olan Sumud (Arapça’da “sarsılmaz direniş”) Filosu’nda; İspanya, İtalya, İrlanda ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 39 farklı ülkeden 345 aktivist yer alıyor. Kriz Masası verilerine göre filoda 31 Türk vatandaşının isimleri şöyle: Ümmü Gülsüm Durmuş, Mustafa Enes Topal, Muhammed Özdemir, Enver Öztürk, Hüseyin Yılmaz, Seyit Ahmet Çapan, Ali Deniz, Yunus Kava, Şahin Yaslık, Mustafa Arslan, Abdulselam Demir, Nevzat Öylek, Nevzat Güzel, Halil Erdoğmuş, Abdüllatif Faslı, Ferzan Çiftçi, Hüseyin Şuayb Ordu, Sibel Can Karakoç, Mehmet Yıldırım, Ömer Faruk….
İtalya Dışişleri Bakanlığı da gemideki vatandaşlarının durumunu öğrenmek için Tel Aviv ve Atina büyükelçilikleri aracılığıyla acil bilgi talebinde bulundu. Öte yandan, filoda İrlanda Cumhurbaşkanı Catherine Connolly’nin kız kardeşi Dr. Margaret Connolly’nin de bulunduğu ve İsrail askerlerinin çevredeki teknelere baskın düzenlediği anın videoya çekildiği uluslararası ajanslara yansıdı.
Gelişmeler Fatih Doğan Medya tarafından anbean aktarılmaktadır…
-
Gündem6 gün önce14 Yaşındaki Kızın Feryadı: “Beni ve Ablamı Taciz Ediyordu” Dedi, ‘Cin Ali’ Lakaplı Babasını Öldürdü
-
Gündem2 gün önceBursa’da Depoya Silahlı Baskın: Genç Avukat Hayatını Kaybetti, Kardeşi Yaralı
-
Gündem1 gün önceŞanlıurfa’da Yürek Burkan Kaza: Kızını Uğurlamaya Giden Anne ve Komşuları Hayatını Kaybetti
-
Magazin1 hafta önceSokakta Kan Donduran Anlar! ‘Karagül’ Lakaplı Fenomen Canlı Yayında Kadını Bıçakladı
-
Gündem1 hafta önceKahramanmaraş’taki Vahşette Yürek Yakan Detay: Hayatını Kaybeden 6 Kişi Aynı Sınıftan
-
Gündem5 gün önce26 Yıldır Kayıp Sinem’in Babası: “Dosyanın Yeniden Açılması Bizim İçin Yeni Bir Umut”
-
Gündem5 gün önce -
Gündem5 gün önceBolu Gerede’de 2 Aylık Bebeğini Öldüren Anne Yakalandı
