Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

HÜRMÜZ’DE KRİTİK GERİ ADIM: İRAN BOĞAZI YENİDEN KAPATTI

Yayımlandı

üzerinde

HÜRMÜZ’DE KRİTİK GERİ ADIM: İRAN BOĞAZI YENİDEN KAPATTI

Tarih: 18 Nisan 2026, Cuma
Saat: 12:30

Haber Editörü: Fatih Doğan

İran’dan ABD’ye Rest: Boğaz Kapandı, Geçişlere İzin Yok

Tahran – Orta Doğu’da tansiyon bir kez daha yükseldi. İran, İsrail ile Lübnan arasında sağlanan ateşkesin ardından dün “ticari gemilere tamamen açık” olduğunu duyurduğu Hürmüz Boğazı’nı, ABD’nin deniz ablukasını sürdürmesi nedeniyle yeniden kapattığını açıkladı. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Hatemül Enbiya Merkez Karargahı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Hürmüz Boğazı, ateşkes öncesindeki durumuna geri dönmüş olup, İran Silahlı Kuvvetleri’nin sıkı kontrolü altındadır” ifadeleri kullanıldı.

İran devlet televizyonu IRIB, kararın gerekçesini “ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırmaması” olarak duyurdu. Televizyondan yapılan açıklamada, “ABD yükümlülüklerini yerine getirmedi. Bu nedenle Hürmüz Boğazı yeniden kapatıldı ve buradan geçiş için İran’ın onayı gerekiyor” denildi

 24 Saatlik Umut Yerini Belirsizliğe Bıraktı

Hürmüz Boğazı’ndaki bu ani manevra, diplomatik çevrelerde şaşkınlık yarattı. Sadece bir gün önce, yani 17 Nisan 2026 Cuma günü, İran hükümeti Lübnan’daki ateşkes sürecine paralel olarak boğazın ticari gemilere tamamen açık olduğunu duyurmuştu. Hatta İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Japon gemilerinin boğazdan geçişi için destek vermeye hazır olduklarını belirtmişti.

Ancak bu iyimser tablo, ABD Başkanı Donald Trump’ın Cuma akşamı yaptığı sert açıklamalarla dağıldı. Trump, uçakta gazetecilere verdiği demeçte, Tahran ile nükleer programı da kapsayan kalıcı bir anlaşmaya varılana kadar Amerikan ablukasının “tam güçle” devam edeceğini vurguladı. Bununla da yetinmeyen Trump, anlaşmaya varılmaması durumunda İran’ı yeniden bombalayacakları tehdidinde bulundu.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, kararın ardından sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Batı’ya yüklendi: “Uyarıda bulunduk, kulak asmadınız! Şimdi, Hürmüz Boğazı’nın durumunun önceki haline dönmesinin tadını çıkarın.”

 Dünyanın Enerji Koridoru Neden Bu Kadar Kritik?

Hürmüz Boğazı, küresel enerji güvenliği açısından “dünyanın en önemli petrol arteri” olarak nitelendiriliyor. İran ile Umman arasında yer alan ve en dar noktasında genişliği sadece 33 kilometre olan bu stratejik su yolu, dünya deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık %20’sinin ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin önemli bir bölümünün geçiş güzergahı konumunda.

Boğazın kapalı kalması halinde, küresel piyasalarda petrol ve gaz fiyatlarının hızla yükselmesi ve halihazırda kırılgan olan dünya ekonomisinin yeni bir arz şokuna girmesi bekleniyor. Uzmanlar, boğazdaki belirsizliğin önümüzdeki günlerde brent petrol fiyatlarında çift haneli artışlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

 Krizin Arka Planı: 28 Şubat’tan Bugüne Neler Yaşandı?

Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik geniş çaplı hava harekatı başlatmasıyla patlak verdi. İran’ın misilleme saldırılarıyla savaş bölge ülkelerine yayılırken, 1-23 Mart tarihleri arasında boğazdan sadece 144 gemi geçebildi. Bu rakam, savaş öncesi dönemdeki günlük ortalama geçiş miktarına denk geliyor.

Krizin önemli kilometre taşları şöyle sıralanıyor:

· 28 Şubat 2026: ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları başladı.
· 1-23 Mart 2026: Boğazdan geçen gemi sayısı dramatik şekilde düştü; üç haftada sadece 144 gemi geçiş yapabildi.
· 21 Mart 2026: Trump, “İran’ı yok etmekte olduklarını” belirterek ateşkes istemediğini açıkladı.
· 22 Mart 2026: Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı gemi trafiğine açması için 48 saat süre verdi; aksi takdirde enerji altyapısını vurmakla tehdit etti.
· 27 Mart 2026: İran, İsrail’in Lübnan saldırılarını gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurdu.
· 12 Nisan 2026: ABD-İran müzakereleri anlaşma sağlanamadan sona erdi. Trump, Hürmüz Boğazı’nı denizden abluka altına alacaklarını açıkladı.
· 17 Nisan 2026: Lübnan’da 10 günlük ateşkes sağlandı; İran, Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere açık olduğunu duyurdu.
· 18 Nisan 2026: Trump’ın “abluka tam güçle sürecek” açıklamasının ardından İran, boğazı yeniden kapattı.

Taraflardan Peş Peşe Açıklamalar

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, boğazın yeniden kapatılmasından saatler önce yaptığı açıklamada adeta işaret fişeğini yakmıştı. Kalibaf, “ABD ve İsrail yalanlar yoluyla hedeflerine ulaşamadı. Boğazdan geçişler İran’ın iznine tabi olacak. Abluka devam ederse, Hürmüz Boğazı açık kalmayacaktır” demişti.

İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü Reza Talai ise Al Jazeera’ye verdiği demeçte, ABD ile savaşın henüz bitmediğini belirterek, İran’ın “diplomasideki her türlü aldatmacaya” karşılık vereceği uyarısında bulundu.

ABD tarafından ise henüz resmi bir açıklama gelmiş değil. Ancak Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, İran’ın daha önceki kapatma kararına ilişkin yaptığı açıklamada, herhangi bir kapatma kararının “tamamen kabul edilemez” olduğunu vurgulamış ve “Başkan’ın Hürmüz Boğazı’nın derhal ve güvenle yeniden açılması yönündeki beklenti ve talebini yineliyorum” demişti

 Piyasalar Alarmda

Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik, küresel piyasalarda şimdiden tedirginliğe yol açtı. Analistler, boğazın kapalı kalma süresine bağlı olarak petrol fiyatlarında sert yükselişler yaşanabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle Asya ülkeleri, enerji arz güvenliği açısından alternatif rotalar arayışına girerken, Avrupa ülkelerinin de ABD olmadan boğazı açmak için planlar yaptığı belirtiliyor.

İran’ın resmi haber ajansı Tasnim, “ilgili kaynaklara” dayandırdığı haberinde, Trump’ın deniz ablukasını sürdürmesi ve müzakerelerde ABD’nin aşırı talepleri nedeniyle İran’ın bir sonraki müzakere turuna onay vermediğini duyurdu.

Bundan Sonra Ne Olacak?

Hürmüz Boğazı’ndaki bu son gelişme, bölgedeki diplomatik çabaları sekteye uğratırken, gözler yeniden Tahran ve Washington arasındaki dolaylı temaslara çevrildi. İran’ın, ABD ablukası kalkmadan boğazı açmayacağını net bir şekilde deklare etmesi, tarafları zorlu bir pazarlık sürecinin beklediğini gösteriyor.

Uzmanlar, krizin daha da tırmanması halinde küresel enerji piyasalarında ciddi bir arz şoku yaşanabileceği ve bunun dünya ekonomisini resesyona sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor. Önümüzdeki günlerde hem Tahran’dan hem de Washington’dan gelecek açıklamalar, krizin seyri açısından belirleyici olacak.

Gündem

Ayser Çalık Ortaokulu’nun tabelası, yeni binaya asıldı

Yayımlandı

üzerinde

Ayser Çalık Ortaokulu’nun tabelası, yeni binaya asıldı

Tarih: 18 Nisan 2026
Saat: 17:45

Kahramanmaraş’ta 8’i öğrenci 1’i öğretmen 9 kişinin yaşamını yitirdiği hain saldırının ardından kapatılan Ayser Çalık Ortaokulu, yeni binasına taşınıyor. Trajedinin yaşandığı okulun tabelası, öğrencilerin eğitimine devam edeceği Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu’nun kapısına asıldı.

Kahramanmaraş’ta 15 Nisan günü 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin düzenlediği silahlı saldırı tüm Türkiye’yi yasa boğdu. Yaşanan bu büyük travmanın ardından velilerin talepleri ve öğrencilerin psikolojisi göz önünde bulundurularak okul, Kahramanmaraş Valiliği tarafından geçici süreyle eğitim-öğretime kapatıldı.

Valilikten Yeni Karar

Kentte yaralar sarılmaya çalışılırken, eğitim hayatının devamlılığı için yeni bir karar alındı. Valilik, 20 Nisan Pazartesi gününden itibaren Ayser Çalık Ortaokulu’nun tüm öğrenci ve personelinin eğitim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine hükmetti. Bu önemli kararın ardından, görevliler tarafından yeni binaya “Ayser Çalık Ortaokulu” yazılı tabela asıldı.

İkili Eğitim ve Yeni Düzen

Yeni eğitim modeli, her iki okulun da aynı çatı altında sorunsuzca eğitim vermesi için özel olarak planlandı. Buna göre:

· Sabahçılar: Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu öğrencileri
· Öğlenci: Ayser Çalık Ortaokulu öğrencileri
· Ders süreleri 35 dakika olarak uygulanacak.

Ayrıca, Ayser Çalık Ortaokulu bünyesindeki anasınıfı öğrencileri de Şirinler Anaokulu’na taşınarak eğitimlerine devam edecek.

Okumaya Devam Et

Gündem

Gülistan Doku Dosyasında Kan Donduran İtiraf: “Hamile Kaldı, Kafasına Sıktım”

Yayımlandı

üzerinde

Gülistan Doku Dosyasında Kan Donduran İtiraf: “Hamile Kaldı, Kafasına Sıktım”

Tarih: 18 Nisan 2026, Cuma
Saat: 16:45

TUNCELİ – Türkiye’nin 6 yıldır konuştuğu Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada, dosyaya yeni bir video kaydı girdi. Soruşturmanın kilit isimlerinden ABD’deki firari şüpheli Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’ın, ailenin avukatıyla yaptığı görüşmede “Türkay demiş ki kız hamile kaldı, ben de kafasına sıktım” dediği ortaya çıktı.

Bu gelişme, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkındaki iddiaları daha da ağırlaştırırken, soruşturmadaki tutuklu sayısı da 9’a yükseldi.

Gizli Tanık ve Yeni Video İfadeleri Örtüşüyor

Soruşturma dosyasına giren yeni görüntüler, daha önce ifade veren “Şubat” kod adlı gizli tanığın anlattıklarını doğrular nitelikte. Sabah gazetesinin ulaştığı gizli tanık ifadesinde, Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş tarafından darp edilerek cinsel saldırıya uğradığı, bu olay sonucunda hamile kaldığı ve Sonel tarafından “Uzi veya Akrep” tarzı bir silahla Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında kafasından vurularak öldürüldüğü iddia edilmişti.

Dosyaya son giren video kaydında ise Sidar Altaş, avukata hitaben yaptığı konuşmada şu çarpıcı ifadeleri kullanıyor:

· “Ne biliyorsam bildiğim kadarıyla yardımcı olmaya hazırım. Umut’un sorgusundan aldığım Türkay demiş ki ‘kız hamile kaldı ben de kafasına sıktım.’ Bu kafasına sıktım lafı birkaç defa geçti.”

Abla Aygül Doku: “Katil Valinin Oğlu”

Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, Tunceli Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, Sidar Altaş’ın kendilerine ulaştığını ve iddiaları doğruladığını belirtti. Aygül Doku, gözyaşları içinde yaptığı açıklamada şunları söyledi:

· “Dün gece saatlerinde Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş, aile avukatımıza ulaştı. Gülistan’ın ölüm nedenine ilişkin daha önce gizli tanığın şubat ayında da ifade ettiği iddiaları paylaştı. Buna göre, Gülistan’ın, Vali’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından tecavüze uğradığı, hamile kaldıktan sonra da silahla bir evde kafasına sıktığı söylendi.”
· “Katil Umut değil, katil valinin oğlu. Tuncay Sonel o dönem oğlu olduğunu bile sakladı.”

Soruşturmada Son Durum: 9 Tutuklama

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında son olarak dönemin valisi Tuncay Sonel’in koruma polisi Şükrü Eroğlu tutuklandı. Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 9’a çıktı. Adliyeye sevk edilen Mustafa Türkay Sonel’in işlemleri ise devam ediyor.

Öte yandan, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasıyla gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in Erzurum’daki sorgusu sürüyor. Soruşturma kapsamında daha önce de Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis Gökhan Ertok gibi isimler tutuklanmıştı.

Ne Olmuştu?

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de kaldığı KYK yurdundan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamamıştı. Uzun süre “kayıp” olarak aranan Doku’nun dosyası, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla yeniden açılmış ve soruşturma “cinayet, delil karartma, kamu nüfuzunun kullanılması” gibi suçlar üzerinden derinleştirilmişti.

Okumaya Devam Et

Gündem

Narin cinayetinde 17 yıl hapse çarptırılan Nevzat Bahtiyar’ın oğlu tutuklandı

Yayımlandı

üzerinde

Narin cinayetinde 17 yıl hapse çarptırılan Nevzat Bahtiyar’ın oğlu tutuklandı

Haber Merkezi | Yayınlanma: 18 Nisan 2026 Cumartesi 16:30

Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin davada 17 yıl hapis cezasına çarptırılan Nevzat Bahtiyar’ın oğlu İbrahim Bahtiyar, duruşma günü adliye çevresinde aracında ruhsatsız silahla yakalandı. Mahkeme, İbrahim Bahtiyar’ın ‘ruhsatsız silah bulundurmak’ suçundan tutuklanmasına karar verdi.

DİYARBAKIR – Türkiye’yi derinden sarsan Narin Güran cinayeti dosyasında yeni bir gelişme yaşandı. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 Nisan 2026 tarihinde görülen karar duruşmasında “kasten öldürmeye yardım etmek” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırılan Nevzat Bahtiyar’ın oğlu İbrahim Bahtiyar, duruşmaya verilen ara sırasında adliye çevresinde gözaltına alındı.

Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan ve 19 gün sonra Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümüne ilişkin süren davada, Nevzat Bahtiyar önceki gün hakim karşısına çıkmıştı.

Mahkeme heyeti, Nevzat Bahtiyar hakkında “nitelikli olarak çocuğu kasten öldürmeye yardım” suçundan takdiri indirim uygulamaksızın 17 yıl hapis cezasına hükmetmişti.

Duruşma Arasında Şüpheli Araç Durduruldu

Karar duruşmasına verilen arada, taraf aileler adliyeden ayrıldı. Bu sırada Nevzat Bahtiyar’ın oğlu İbrahim Bahtiyar ve yanındaki 2 akrabasının (Mehmet Bahtiyar ve Muhammed Bahtiyar) bulunduğu araç, durumlarından şüphelenilmesi üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Yunus Timleri tarafından durduruldu.

Araçta yapılan aramada 2 adet ruhsatsız tabanca ve çok sayıda mermi ele geçirildi. Silahların bulunması üzerine araçtaki üç şüpheli gözaltına alınarak Yenişehir Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.

Mahkeme “Ruhsatsız Silah Bulundurmak”tan Tutukladı

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, savcılık sorgusunun ardından Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Mahkeme, İbrahim Bahtiyar’ın “ruhsatsız silah bulundurmak” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmesine karar verdi. Diğer şüpheliler Mehmet Bahtiyar ve Muhammed Bahtiyar ise serbest bırakıldı.

Öte yandan, şüphelilerin Yunus Timleri tarafından yakalandığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı.

Narin Güran Cinayeti: Kronoloji

· 21 Ağustos 2024: 8 yaşındaki Narin Güran, Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde kayboldu.
· 8 Eylül 2024: Narin Güran’ın cansız bedeni, kaybolduktan 19 gün sonra Eğertutmaz Deresi’nde bulundu.
· 2024 yılı: Nevzat Bahtiyar, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
· Ocak 2026: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Nevzat Bahtiyar hakkındaki kararı “nitelikli kasten öldürme suçuna yardım” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozdu.
· 16 Nisan 2026: Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanan Nevzat Bahtiyar, “nitelikli kasten öldürmeye yardım” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
· 18 Nisan 2026: Nevzat Bahtiyar’ın oğlu İbrahim Bahtiyar, duruşma günü aracında ruhsatsız silahla yakalanarak tutuklandı.

Narin Güran cinayeti davasında Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran’a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını onamıştı.

İbrahim Bahtiyar’ın tutuklanmasıyla birlikte Narin Güran cinayeti dosyası kapsamında yeni bir tutuklama daha gerçekleşmiş oldu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar