Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

SON DAKİKA | İran’da yeni Yüksek Lider belli oldu: Mücteba Hamaney dönemi başlıyor

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA | İran’da yeni Yüksek Lider belli oldu: Mücteba Hamaney dönemi başlıyor

Tarih: 09 Mart 2026, Pazartesi
Saat: 00:23

Yazar: Fatih Doğan Medya Dış Haberler

İran’da 28 Şubat’ta düzenlenen ABD-İsrail ortak hava saldırısında hayatını kaybeden Ali Hamaney’in ardından gözler yeni liderin kim olacağına çevrilmişti. Merakla beklenen karar sonunda açıklandı. 88 üyeli Uzmanlar Meclisi, Ali Hamaney’in 56 yaşındaki oğlu Mücteba Hamaney’i ülkenin üçüncüncü Yüksek Lideri olarak seçti.

İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney (solda) ve babası merhum Ali Hamaney (sağda).

KRİTİK TOPLANTIDA SON SÖZ SÖYLENDİ

İran’ın en üst siyasi ve dini otoriteyi belirleme yetkisine sahip Uzmanlar Meclisi, hafta sonu gerçekleştirdiği olağanüstü toplantıyla yeni lideri belirledi . Meclis üyelerinden Seyyid Ahmed Alam el-Huda yaptığı açıklamada, “İran liderlik seçimleri yapıldı ve bir lider atandı” ifadelerini kullandı .

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Mücteba Hamaney’in seçilmesiyle birlikte İran’da “Hamaney Hanedanlığı” dönemi resmen başlamış oldu. Ancak yetkililer, İsrail’in doğrudan tehditleri nedeniyle yeni liderin ismini hemen kamuoyuna duyurmaktan kaçındı .

 

SÜREÇ NASIL İŞLEDİ?

Ali Hamaney’in 28 Şubat’ta başkent Tahran’daki konutuna düzenlenen saldırıda hayatını kaybetmesinin ardından İran anayasası gereği geçici Liderlik Konseyi devreye girmişti. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da yer aldığı bu konsey, hem savaş yönetimini koordine etti hem de yeni liderin seçilmesi sürecini yönetti .

Uzmanlar Meclisi geçtiğimiz hafta boyunca dört kez toplanarak adayları değerlendirdi . Tasnim Haber Ajansı’nın aktardığı bilgiye göre, meclis üyeleri arasında yapılan istişarelerde Mücteba Hamaney’in ismi üzerinde büyük oranda mutabakat sağlandı .

Meclis üyesi Asgar Dirbaz, Mehr Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Çoğunluğun görüşü, Mücteba yönünde” diyerek perde arkasında yaşananları özetlemişti . Bir diğer üye Hosseinali Eşkeveri ise “Hamaney adı devam edecek. Oy verildi ve umarım yetkililer tarafından yakında açıklanır” ifadelerini kullanmıştı .

MÜCTEBA HAMANEY KİMDİR?

Perde arkasındaki güç artık sahnede

8 Eylül 1969’da Meşhed’de doğan Mücteba Hamaney, uzun yıllar boyunca babasının gölgesinde ama devletin en kritik kararlarında parmağı olan bir figür olarak tanındı. WikiLeaks belgelerinde “cübbelerin ardındaki güç” olarak tanımlanan Mücteba, özellikle güvenlik bürokrasisi üzerindeki hakimiyetiyle biliniyor .

Askeri geçmişi ve Devrim Muhafızları bağlantısı

· İran-Irak Savaşı: Henüz 17 yaşındayken 1987-1988 yıllarında cephede görev aldı .
· 2009 protestoları: Tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından patlak veren Yeşil Hareket protestolarının bastırılmasında Besic milislerini yönettiği iddia edildi .
· Devrim Muhafızları: IRGC ile kurduğu sarsılmaz ilişkiler, onu rejimin en güçlü isimlerinden biri haline getirdi .

Siyasi nüfuzu

Reformist lider Mehdi Kerrubi, 2005 ve 2009 seçimlerinde Mahmud Ahmedinejad’ın kazanması için Mücteba Hamaney’in “seçimlere müdahale ettiğini” ve “dini gruplara para dağıttığını” öne sürmüştü . Dönemin İçişleri Bakan Yardımcısı Mustafa Tajzade de aldığı 7 yıllık hapis cezasını “Doğrudan Mücteba Hamaney’in isteği” olarak nitelendirmişti .

Dini statü tartışması

Mücteba Hamaney’in en zayıf noktalarından biri, henüz “Ayetullah” seviyesinde olmaması. İran anayasası, dini liderin üst düzey dini otoriteye sahip olmasını şart koşuyor . Ancak babası Ali Hamaney de 1989’da lider olduktan sonra hızla “Ayetullahlığa” terfi ettirilmişti. Son günlerde İran medyasında Mücteba Hamaney’den “Ayetullah” diye bahsedilmeye başlanması, benzer bir senaryonun işlediğini gösteriyor .

ULUSLARARASI TEPKİLER

Trump: “Kabul edilemez

ABD Başkanı Donald Trump, Mücteba Hamaney’in liderliğe getirilmesine sert tepki gösterdi. Geçtiğimiz günlerde Axios’a konuşan Trump, “Zaman kaybediyorlar çünkü Hamaney’in oğlu etkisi olmayan biri olarak görülüyor. Yeni liderin belirlenmesinde ben de pay sahibi olmalıyım” ifadelerini kullanmıştı . Trump ayrıca Mücteba Hamaney’in seçilmesini “kabul edilemez” olarak nitelendirdi .

İsrail’den açık tehdit

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, daha önce yaptığı açıklamada, Hamaney’in halefini hedef alacaklarını duyurmuştu. Katz, “İran terör rejimi tarafından atanacak herhangi bir lider, kesin bir hedef olacaktır” demişti . İsrail ordusu sosyal medya hesabından Farsça yaptığı paylaşımda da Uzmanlar Meclisi üyelerini doğrudan tehdit etmişti: “Halef seçimi toplantısına katılmayı planlayan herkesi uyarıyoruz. Sizi de hedef almaktan çekinmeyiz” .

YENİ DÖNEMDE İRAN’I NE BEKLİYOR?

Sertlik yanlısı çizgi devam

Uzmanlar, Mücteba Hamaney’in liderliğinde İran’ın daha sert ve muhafazakar bir çizgiye yöneleceği görüşünde . Devrim Muhafızları ile olan yakınlığı, bölgesel vekil güçler ve nükleer program konusunda Tahran’ın tavrının daha da katılaşabileceğine işaret ediyor .

Rejim içi denge

Bununla birlikte, babadan oğula geçen bu liderlik modeli, İslam Devrimi’nin “cumhuriyet” ideolojisiyle çelişiyor . Reformist ve ılımlı kanat, toplumun geniş kesimlerini temsil etmeyen bir liderin belirlenmesi konusunda uyarılarda bulunuyor .

Eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye yakın Ilımlılık ve Kalkınma Partisi Siyasi Büro Başkanı Mahmud Vaizi, “İran’ın geleceği üçüncü liderin seçimine bağlıdır. Ulusal birliği pekiştirecek ve halkın güven duyacağı bir isim seçilmelidir” demişti .

Meşruiyet sorunu

Analistlere göre Mücteba Hamaney’in en büyük sınavı, İslam Cumhuriyeti’nin hayatta kalmasını sağlamak ve ülkeyi siyasi ve ekonomik yıkımdan kurtaracak lider olduğuna kamuoyunu ikna etmek olacak . Babasını, annesini ve eşini ABD-İsrail saldırılarında kaybeden Mücteba Hamaney’in Batı’ya karşı uzlaşmacı bir tutum izlemesi beklenmiyor .

NE OLMUŞTU?

İran’ı 37 yıl yöneten Ayetullah Ali Hamaney, 28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in Tahran’a düzenlediği ortak hava saldırısında hayatını kaybetmişti . Saldırı, Ortadoğu’nun büyük bölümünü etkileyen geniş çaplı savaşın başlangıcı olarak görülüyor . Hamaney’in cenazesi henüz toprağa verilmezken, yerine geçecek ismin belirlenmesi süreci İran’da iç siyasetin en kritik gündem maddesi haline gelmişti .

UZMAN YORUMU

Fatih Doğan Medya Dış Politika Danışmanı Serhat Tektash

“Mücteba Hamaney’in seçilmesi, İran’da bir hanedanlığa geçişin resmi ilanıdır. Ancak bu durum, özellikle rejimin kuruluş felsefesiyle çeliştiği için içeride meşruiyet tartışmalarını beraberinde getirebilir. Devrim Muhafızları’nın desteği Mücteba’nın en büyük güvencesi. Ancak İsrail’in açık tehditleri ve Trump yönetiminin sert tutumu, yeni liderin işini oldukça zorlaştıracak. Önümüzdeki günlerde İran’ın nükleer programı ve bölgesel politikalar konusunda daha agresif bir tutum sergileyebileceğini görebiliriz.”

Gündem

17 yıl sonra yeni karar: Muhsin Yazıcıoğlu helikopter kazası soruşturması Ankara’da

Yayımlandı

üzerinde

17 yıl sonra yeni karar: Muhsin Yazıcıoğlu helikopter kazası soruşturması Ankara’da

Tarih: 12 Haziran 2026
Saat: 11:30

Soruşturma dosyası “yetkisizlik” kararıyla başkente gönderildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın önümüzdeki süreçte dosyayı yeniden değerlendirmesi bekleniyor.

SON DAKİKA | 17 YIL SONRA YENİ GELİŞME

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada yeni ve kritik bir gelişme yaşandı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyası, yetkisizlik kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Dosyanın başkente devredilmesiyle birlikte, 17 yıldır devam eden sürecin yeni bir aşamaya girdiği belirtiliyor.

 SORUŞTURMA NEDEN ANKARA’YA GÖNDERİLDİ?

Edinilen bilgilere göre, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, helikopter kazasıyla ilgili yürütülen kapsamlı soruşturma dosyası üzerinde yaptığı inceleme neticesinde “yetkisizlik” kararı aldı. Karar doğrultusunda, dosyadaki tüm belgeler, ifade tutanakları, bilirkişi raporları ve deliller Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, önümüzdeki günlerde dosyayı detaylı bir şekilde inceleyerek izlenecek yol haritasını belirleyecek. Hukuk kaynakları, başkentte yürütülecek yeni süreçte daha önce takipsizlikle sonuçlanan bazı iddiaların yeniden ele alınabileceğini belirtiyor.

 

 25 MART 2009: KEŞ DAĞI’NDAKİ BÜYÜK TRAJEDİ

Muhsin Yazıcıoğlu, 2009 yılındaki yerel seçimler için ilk kez helikopter kiralayarak Kahramanmaraş’taki mitinge katıldı. Çağlayancerit ilçesindeki mitingin ardından Yozgat’ın Yerköy ilçesine gitmek üzere havalanan helikopter, 25 Mart 2009 günü Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde bulunan Keş Dağı mevkisinde düştü.

Kazada, Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte şu isimler hayatını kaybetti:

· Erhan Üstündağ (BBP Sivas İl Başkanı)
· Yavuz Hızlan (BBP İl Başkan Yardımcısı)
· Murat Çetinkaya (Belediye Meclis Üyesi)
· İsmail Güneş (Gazeteci)
· Kaya İstektepe (Pilot)

Toplam 6 kişinin yaşamını yitirdiği kaza, Türkiye gündemini uzun süre meşgul etti.

 DAVANIN GEÇMİŞİ: TAKİPSİZLİK, İTİRAZ VE YENİDEN SORUŞTURMA

Kazanın ardından başlatılan soruşturma kapsamında 132 kişi hakkında işlem yapıldı. 20 Haziran 2016’da ise “kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına” dair takipsizlik kararı verildi. Ancak Yazıcıoğlu’nun ailesi ve Büyük Birlik Partisi’nin itirazı üzerine, Kahramanmaraş 2’nci Sulh Ceza Mahkemesi Nisan 2018’de 20 şüpheli hakkında verilen takipsizlik kararını kaldırdı. Mahkeme, 112 kişi yönünden ise itirazı reddetti.

Kararın ardından 20 şüpheli hakkında soruşturma yeniden başlatıldı. Süreçte 2 ayrı bilirkişi kurulu oluşturuldu ve son kurul 6 ayrı noktada keşif çalışması yürüttü. 8 yıldır devam eden soruşturma, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkisizlik kararıyla yeni bir evreye taşındı.

SİYASİ KULİSLERDEKİ YANKILAR

Dosyanın Ankara’ya gönderilmesi, siyasi kulislerde de geniş yankı buldu. BBP cephesinden yapılan açıklamalarda, “Gerçeğin ortaya çıkması için Ankara’da kapsamlı bir soruşturma bekliyoruz” mesajı verildi.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun yakınları ise yıllardır süren belirsizliğe bir an önce nokta konulmasını talep ediyor. Kazanın sabotaj olduğuna dair iddialar da bu süreçte yeniden gündeme gelirken, yetkililer somut bir delil bulunmadığını belirtiyor.

SIRADA NE VAR?

Dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaşmasının ardından, başsavcılığın öncelikle mevcut evrakları inceleyerek kararını açıklaması bekleniyor. Hukukçular, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın:

1. Dosyayı doğrudan karara bağlayabileceğini,
2. Ek soruşturma yapılmasına hükmedebileceğini,
3. Ya da dosyayı yeni bir yetkisizlik kararıyla başka bir savcılığa gönderebileceğini

belirtiyor. Kesin olan bir şey var: 17 yıllık süreçte ilk kez dosya, olayın meydana geldiği il dışında bir adliyeye intikal etti. Bu durum, soruşturmanın seyri açısından önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Barış Boyun suç örgütüne operasyon; 45 kişi adliyeye sevk edildi

Yayımlandı

üzerinde

Barış Boyun suç örgütüne operasyon; 45 kişi adliyeye sevk edildi

Tarih: 12 Haziran 2026
Saat: 11:40

İstanbul merkezli 7 ilde 113 adrese eş zamanlı düzenlenen operasyonda, aralarında 6 avukatın da bulunduğu 45 şüpheli gözaltına alındı. Firari 9 kişinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

Fatih Doğan Medya – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Barış Boyun liderliğindeki organize silahlı suç örgütüne yönelik geniş çaplı bir operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli olarak Tekirdağ, İzmir, Siirt, Samsun, Tokat ve Şanlıurfa’da toplam 113 adrese eş zamanlı baskın yapıldı.

Haklarında gözaltı kararı bulunan 54 şüpheliden 45’i yakalandı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Firari 9 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar ise aralıksız devam ediyor.

 Aralarında 6 Avukat da Var

Operasyon kapsamında dikkat çeken en önemli ayrıntılardan biri, gözaltına alınanlar arasında 6 avukatın bulunması oldu. Şüphelilerin ifade vermelerini engelledikleri veya yanlış ifade vermelerine yönlendirdikleri iddia edilen avukatlar da sorgulanmak üzere adliyeye sevk edildi.

Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, örgüt mensuplarının cezaevi dışından talimatlar vermeye devam ettiği, örgüt liderinin eşi ve bazı üyelerin tahliye edilen mahkumları karşılamaya gittiği, nitelikli yağma olaylarına karıştıkları ve gözaltına alınan şüphelilerin emniyette ifade vermemeleri için baskı kurup tehditler savurdukları tespit edildi.

Bakan Gürlek’ten Sert Mesajlar

Operasyonun ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, organize suç örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguladı. Bakan Gürlek mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Sokak çeteleri ve organize suç örgütleri; milletimizin huzuruna, gençlerimizin geleceğine, kamu düzenine ve şehirlerimizin güvenliğine kasteden yapılardır. Bu yapılara karşı İçişleri Bakanlığımızla tam bir iş birliği ve eş güdüm içinde mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.”

Bakan Gürlek ayrıca, Barış Boyun suç örgütüne yönelik bugüne kadar yürütülen soruşturmalar kapsamında yaklaşık 700 şüpheli hakkında işlem yapıldığını ve iddianameler düzenlenerek kamu davaları açıldığını hatırlattı.

Barış Boyun Kimdir?

1984 yılında Malatya’da doğan Barış Boyun, “yeni nesil Türk mafya lideri” olarak biliniyor. İstanbul Beyoğlu’nda mahalle çetesi olarak faaliyetlerine başlayan örgüt, zamanla uluslararası boyuta ulaştı. Motosikletli suikast timleriyle işledikleri cinayetlerle tanınan çetenin, 10 cinayetten sorumlu olduğu belirtiliyor.

Savcılık iddianamelerine göre örgütün mali kaynakları arasında silah kaçakçılığı, yasadışı bahis ve uyuşturucu ticareti yer alıyor. Boyun ayrıca Balkanlardaki mafya oluşumlarına para karşılığı cinayet taşeronluğu yapmakla da suçlanıyor.

Barış Boyun, 22 Mayıs 2024’te Türk ve İtalyan polisinin ortak operasyonuyla İtalya’da yakalandı ve halen orada tutuklu bulunuyor. Hakkında İnterpol tarafından kırmızı bülten çıkarılan Boyun’un Türkiye’ye iadesi için çalışmalar sürüyor.

Geçmişten Günümüze Operasyonlar

Barış Boyun liderliğindeki suç örgütüne yönelik soruşturmalar yıllardır devam ediyor. Daha önce “Daltonlar Çetesi” olarak da bilinen yapılanmaya yönelik çok sayıda operasyon düzenlenmiş, yüzlerce şüpheli hakkında işlem yapılmıştı. Geçtiğimiz yıl görülen bir davada, Daltonlar davasında üst düzey isimlere birden fazla müebbet hapis cezası verilmişti. Barış Boyun’un da aralarında bulunduğu bazı şüphelilerin dosyaları, yurt dışında bulundukları için ayrılmıştı.

Haberin Özeti

Operasyon Merkezi İstanbul
Kapsanan İl Sayısı 7 (Tekirdağ, İzmir, Siirt, Samsun, Tokat, Şanlıurfa)
Baskın Yapılan Adres Sayısı 113
Gözaltı Kararı Çıkarılan Kişi Sayısı 54
Yakalanan Şüpheli Sayısı 45
Aralarında Avukat Sayısı 6
Firari Şüpheli Sayısı 9
Bugüne Kadar İşlem Yapılan Şüpheli Sayısı ~700

Okumaya Devam Et

Gündem

Ünlülere yönelik ‘uyuşturucu’ soruşturmasında 9 tutuklama

Yayımlandı

üzerinde

İstanbul’da Magazin Dünyasını Sarsan Operasyon: 23 Gözaltı, 9 Tutuklama

Tarih: 12 Haziran 2026
· Saat: 10:45

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturmasında sıcak gelişmeler yaşanıyor. Savcılığın talimatıyla harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ekipleri, aralarında şarkıcılar, oyuncular, modacılar ve sosyal medya fenomenlerinin de bulunduğu toplam 23 kişiyi gözaltına aldı.

Adli Tıp’ta Kan ve Saç Örneği

Gözaltına alınan şüpheliler, işlemlerin ardından Adli Tıp Kurumu’na götürülerek uyuşturucu testi için kan ve saç örneği verdi. Numunelerin incelenmesinin ardından dosya savcılık tarafından tamamlanarak şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Mahkemeden 9 Tutuklama Kararı

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9’u tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 16 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanan isimler şu şekilde sıralandı:

1. Tolga Çam (Modacı)
2. Murat Saygı (Yönetmen)
3. Enis Ahmet Onat (Fashion TV sahibi)
4. Emre Tari (İş insanı)
5. Hasan Vatan (Vatan Bilgisayar sahibi)
6. Reyhan Küçükyeğen
7. Mehmet Yıldız (Modellik firması sahibi)
8. Tessy Ramos Correira (Manken)
9. Rafet Eren Yorulmazer (Mimar)

Bu isimler “uyuşturucu ticareti yapmak” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ünlü İsimlere Adli Kontrol Şoku

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ancak tutuklanmayan ünlü isimler ise “yurt dışına çıkış yasağı” ve “imza verme” şartlarıyla serbest bırakıldı. Adli kontrolle serbest kalan isimler arasında şunlar yer alıyor:

· Beren Saat (Oyuncu)
· Kenan Doğulu (Şarkıcı)
· Ayşe Hatun Önal (Şarkıcı)
· Kerimcan Durmaz (Sosyal medya fenomeni)
· Berdan Mardini (Şarkıcı)
· Ozan Doğulu (Aranjör ve DJ)
· Yaşar İpek (Şarkıcı)
· Enis Arıkan (Oyuncu)
· Selin Ciğerci (Sosyal medya fenomeni)
· Oğuzhan Beker (CHP Milletvekili Adnan Beker’in oğlu)

Soruşturma Derinleşiyor

Soruşturmanın kapsamı genişledikçe, yetkililerin yeni gözaltı kararları alabileceği ve listedeki isimlerin artabileceği belirtiliyor. Özellikle uyuşturucu ticareti yapan organize suç örgütleriyle bağlantılı olabilecek şüpheliler üzerinde yoğunlaşıldığı öğrenildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar