bilim ve teknoloji
Artemis II Dünya’da Son Adımı Attı: NASA’nın Ay Roketi VAB’den 39B Rampasına Taşınıyor
Artemis II Dünya’da Son Adımı Attı: NASA’nın Ay Roketi VAB’den 39B Rampasına Taşınıyor
17 Ocak 2026 — 23:00

NASA, insanlı Artemis II görevine ait Space Launch System (SLS) roketi ve Orion kapsülünü bugün (17 Ocak 2026) Araç Montaj Binası’ndan (VAB) Fırlatma Rampası 39B’ye taşımaya başladı. Hareketin en erken başlangıç saati 07:00 EST (12:00 UTC) olarak hedeflendi. Taşıma, crawler-transporter-2 ile yaklaşık 6,5 km (4 mil) sürecek ve yer ekipleri rampaya varışın ardından elektrik, yakıt ve çevresel kontrol hatlarını bağlayacak.
NASA mühendisleri, Artemis II montajını VAB’den alıp Launch Pad 39B‘ye taşıyacak; bu günlük operasyon yaklaşık 12 saate kadar sürebiliyor. Taşıma hızı saatte yaklaşık 1 mil (1–2 km/saat) civarında, bu yüzden çevre güvenliği, yol düzeltmeleri ve ekip koordinasyonu kritik. Taşıyıcı olarak crawler-transporter-2 görev alıyor.
Roket rampaya yerleştirildikten sonra yapılacak işler:
-
Elektrik ve telemetri bağlantıları,
-
Kriyojenik yakıt hatlarının test ve bağlantıları (ıslak prova / wet dress rehearsal hazırlıkları),
-
Çevresel kontrol ve yaşam destek sistemlerinin son testleri.

-
Mürettebat ve görev hedefi
Artemis II; komutan Reid Wiseman, pilot Victor Glover, görev uzmanı Christina Koch (hepsi NASA), ve görev uzmanı olarak Jeremy Hansen (Canadian Space Agency) olmak üzere dört kişilik bir ekip taşıyacak. Bu uçuş, Orion ve SLS için insanlı ilk test niteliğinde olacak; amaç Orion’un yaşam destek, navigasyon ve iletişim sistemlerini ay
NASA, Artemis II için erken olasılıklar Şubat 2026 civarını gösterse de; kurum “gerekirse Nisan 2026’ya kadar” esneklik olduğunu belirtiyor. Hazırlıklar, rampaya taşıma sonrası yapılacak testlere bağlı olarak güncellenebilir; geçmişte küçük sorunlar (ör. Orion kapak/kaçak kontrolü) provayı ertelemişti — bu tür teknik detaylar takvimi etkileyebilir.
Neden önemli?
Artemis II, Apollo’dan bu yana Ay yakınında insanlı uçuş yapan ilk görev olacak ve Artemis III ile Ay’a insan indirme hedefinin teknik altyapısını test edecek. Görev ayrıca uluslararası iş birliğinin bir göstergesi: Kanada’dan Jeremy Hansen’in katılımı, Canadarm3 gibi katkılarla birlikte ortak çalışmanın sembolü niteliğinde.
-
NASA, taşıma sürecini ve rampa üzerindeki ilerlemeyi canlı yayınlayacak; medya erişimi ve NASA TV üzerinden izlenebilir.
-
Taşıma tamamlandıktan sonra “wet dress rehearsal” ve sayaçlı testler yapılacak; ayrıca hava ve teknik durumlar nedeniyle geri VAB’a çekme opsiyonu her zaman korunuyor.
bilim ve teknoloji
Nuh’un Gemisi’nin Sırrı 440 Yıllık Haritada! İşte Gizemli Kalıntının Tam Konumu
Nuh’un Gemisi’nin son durağı yüzyıllar öncesine ait bir haritada tespit edildi – bu yer, uzun zamandır gömülü İncil kalıntısı olarak tahmin edilen gerçek konumla örtüşüyor.
Tarih: 28 Mayıs 2026
Saat: 23:30
Haber Kaynağı: New York Post

İtalyan kartograf Urbano Monte’nin 1587 yılında çizdiği dev dünya haritası, Nuh Tufanı’nın efsanevi gemisinin akıbetine dair asırlık gizemi aydınlatıyor olabilir. Bağımsız araştırmacılar, Ağrı Dağı bölgesindeki “Durupınar” oluşumunun haritadaki işaretle birebir örtüştüğünü ve İncil’deki ölçülere uyduğunu iddia ediyor. Son teknoloji taramalar ise toprağın altında gemi şeklinde bir yapıyı ve çürümüş ahşap kalıntılarına işaret eden kimyasal izleri gözler önüne serdi.
Arkeoloji ve teoloji dünyasını heyecanlandıran yeni bir keşif, insanlık tarihinin en büyük gizemlerinden biri olan Nuh’un Gemisi’nin son durağının izini, 440 yıllık bir haritaya kadar sürüyor. 1587 yılında İtalyan haritacı Urbano Monte tarafından çizilen ve dev bir yapboz gibi bir araya getirilen “Planisfer” adlı dünya haritası, geminin Türkiye’deki bir dağ silsilesinde olduğunu gösteriyor.

Stanford Üniversitesi’ndeki Haritanın Şifreleri Çözülüyor
60 adet el çizimi sayfanın birleşmesiyle 3 metreden daha geniş bir daire oluşturan ve döneminin en büyük haritası olan Planisfer, kıtaların, efsanevi yaratıkların ve keşfedilmemiş toprakların tasvirleriyle dolu. Ancak haritanın en dikkat çekici detayı, Türkiye’nin doğusunda, Ağrı Dağları olarak bilinen bölgede yer alan ve Nuh’un Gemisi olduğu tahmin edilen bir şekil.
Bağımsız araştırmacı Jimmy Corsetti, sosyal medyada viral olan paylaşımında, Planisfer’de işaretlenen bu konumun ve geminin uzunluğunun, uzun yıllardır tartışmalara konu olan Durupınar oluşumuyla “aynı yer ve aynı boyutlarda” olduğunu öne sürdü.
İncil’deki Ölçüler Birebir Uyuyor: 515 Feet Uzunluğunda
Tevrat’ın Yaratılış (Tekvin) bölümünde, geminin tufandan sonra “Ararat dağlarına” oturduğu belirtiliyor. Uzmanların dikkatini çeken en önemli nokta ise Durupınar bölgesindeki gemi şeklindeki oluşumun boyutları oldu. İncil’de gemi için verilen 300 arşın uzunluk, 50 arşın genişlik ve 30 arşın yükseklik ölçüleri, günümüz birimleriyle yaklaşık 157 metre (515 feet) uzunluğa denk geliyor. Bu rakam, haritada işaretlenen ve arazide tespit edilen şeklin boyutlarıyla örtüşüyor.
Bilimsel Kanıtlar: Radarda Gemi Şekli, Toprakta Ahşap İzleri
Bu keşif, bölgede son yıllarda yürütülen kapsamlı bilimsel araştırmalarla daha da güç kazandı. Araştırma ekibi, yer altı radarı (GPR) taramaları ile toprağın derinliklerinde, bir geminin güvertesine benzer şekilde uzanan ve ortada “atriyum” adı verilen merkezi bir boşluğa açılan koridorlar tespit etti. Bu yapı, İncil’de geminin üç katlı olduğu yönündeki anlatımla da uyuşuyor.
Noah’s Ark Scans araştırmacısı Andrew Jones, “Bu boşluklar yeraltında rastgele değil, bir hat boyunca sıralanıyor. Kızılötesi termografi (IRT) teknolojisi ile toprağın derinliklerinde hâlâ korunmuş, gemi şeklinde bir gövde tespit ettik” dedi.
Keşfi en çarpıcı kılan detay ise toprak analizleri oldu. 2024 yılında, gemi şeklinin içinden ve dışından 88 farklı toprak örneği alındı. Analiz sonuçlarına göre, şeklin içindeki toprak, dışarıdakine kıyasla üç kat daha fazla organik madde ve %38 daha fazla potasyum içeriyor. Toprak bilimci William Crabtree, bu durumu şöyle açıklıyor: “Eğer bu yapı ahşap bir gemi olsaydı ve zamanla çürüseydi, toprakta tam olarak bu kimyasal değişiklikleri görmeyi beklerdik; yüksek potasyum, değişen pH seviyeleri ve daha fazla organik madde. Bulgularımız bunu doğruluyor.”
Deniz Seviyesinden 2 Bin Metredeki Tufan İzleri
Deniz seviyesinden yaklaşık 2 bin metre yükseklikte bulunan bu alanda, antik mercan ve deniz kabuğu fosillerine de rastlandı. Bu kalıntıların, kutsal kitaplarda anlatılan büyük tufanın jeolojik kanıtı olabileceği öne sürülse de, bazı uzmanlar bu durumun bölgeyi bu yüksekliğe çıkaran tektonik levha hareketleriyle de açıklanabileceğini belirterek şüphelerini koruyor.
bilim ve teknoloji
ABD Kıyılarında Büyük Gizem: Okyanusun Derinliklerinde 9 Bin Tanımlanamayan Cisim Tespit Edildi
ABD Kıyılarında Büyük Gizem: Okyanusun Derinliklerinde 9 Bin Tanımlanamayan Cisim Tespit Edildi
TARİH: 14 Mayıs 2026, Perşembe | SAAT: 14:30

ABD kıyılarında gökyüzünden sonra şimdi de okyanuslar “uzaylı” tartışmalarının merkezine oturdu. Popüler bir UFO takip uygulaması, son 9 ayda ülke kıyılarında 9 binden fazla Tanımlanamayan Su Altı Nesnesi (USO) kaydetti. Uzmanlar, özellikle Kaliforniya ve Florida açıklarında yoğunlaşan bu “su altı trafiğinin” ulusal güvenlik tehdidi oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Dünya yıllardır gökyüzündeki tanımlanamayan cisimleri (UFO) tartışırken, şimdi gözler okyanusların derinliklerine çevrildi. Bağımsız bir veri platformu olan Enigma, ABD kıyı şeritleri boyunca tespit edilen binlerce gizemli su altı nesnesinin, bilim insanlarını ve askeri yetkilileri alarma geçirdiğini duyurdu.
Enigma Uygulaması ve Şaşırtan Veriler
2022 yılında faaliyete geçen ve kendisini “küresel UFO gözlemleri için en büyük sorgulanabilir tarihi veri tabanı” olarak tanımlayan Enigma, şimdiye kadar toplamda 30 binin üzerinde UFO ve USO ihbarı topladı. Ancak platformun son analizi, dikkatleri tamamen su altına çevirdi:
Ağustos 2025’ten bu yana, ABD kıyı şeridine veya büyük su kütlelerine 10 milden (yaklaşık 16 km) daha yakın mesafede 9 binden fazla gizemli cisim kaydedildi. Bu cisimler literatüre “Tanımlanamayan Su Altı Nesneleri” (Unidentified Submersible Objects – USO) olarak geçiyor.
Rakamlarla USO Vakaları:
İstatistik Veri
Kıyıya 5 mil mesafedeki vaka sayısı 500+
Suya giriş/çıkış anı raporlanan cisim 150+
En yoğun eyalet (California) 389 vaka
İkinci yoğun eyalet (Florida) 306 vaka
Nedir Bu “Transmedium” Araçlar?
USO’ları sıradan denizaltılardan ayıran en kritik özellik, “transmedium” yani hem su altında hem de havada hareket edebilme kabiliyetleri. Görgü tanıkları ve askeri sensörler, bu cisimlerin inanılmaz hızlara ulaştığını, ani yön değişimleri yapabildiğini ve en şaşırtıcı olarak da suya çakılmadan, adeta bir hayalet gibi suya dalıp çıkabildiğini rapor ediyor.
Enigma’nın derlediği en çarpıcı tanık ifadelerinden biri, su altında parlayan iki gizemli cismin görüntülenmesi oldu.
Emekli Amiralden Kritik Uyarı
Konuyla ilgili en sert açıklamalardan biri, Emekli Tuğamiral Tim Gallaudet’ten geldi. Pentagon tarafından yayınlanan video görüntülerinin, insan yapımı hiçbir aracın ulaşamayacağı teknolojik kabiliyetleri gözler önüne serdiğini belirten Gallaudet, şu çarpıcı uyarıyı yaptı:
“Açıklanamayan özelliklere sahip tanımlanamayan nesneler ABD su sahasına giriyor ve Savaş Bakanlığı buna büyük bir kırmızı bayrak kaldırmıyor. Bu, hükümetin tüm alanlardaki anormal olaylar hakkında bildiği her şeyi paylaşmadığının bir işareti.”
Gallaudet ayrıca, pilotların, güvenilir gözlemcilerin ve kalibre edilmiş askeri enstrümanların, insan yapımı hiçbir şey için mümkün olmayan hızlarda ivmelenen ve hava-deniz arayüzünü geçen nesneler kaydettiğini vurguladı.
Araştırmacı yazar Kent Heckenlively ise Fox News’a yaptığı değerlendirmede, bu cisimler için okyanusların “saklanmak için harika bir yer” olabileceğini söyledi: “Sıradan insanın kendine sorduğu soru şu: ‘Tamam, eğer bunlar gerçekse, Dünya’ya nasıl gelip saklanabilirler?’ Okyanuslar bunun için mükemmel bir saklanma alanı.”
Kongre’den 46 Gizli Video İçin Şok Talep
Bu gelişmeler yaşanırken, Nisan 2026’da Temsilci Anna Paulina Luna, Savaş Bakanlığı’ndan 46 gizli askeri videonun yayınlanmasını talep eden bir mektup göndermişti. Görüntüleri izleyen bir kaynak, New York Post’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bazı garip şeyler göreceksiniz.”
Listedeki en çarpıcı görüntüler arasında, yüksek derecede gizli bir denizaltının yakınında suya girip çıkan USO’ları gösteren termal sensör kayıtları ve uydu görüntüleri yer alıyor.
Tennessee Kongre Üyesi Tim Burchett ise daha da ileri giderek, dünya dışı varlıkların ABD kıyıları açıklarında 5 veya 6 su altı üssünde yaşıyor olabileceğini öne sürdü. Deniz personelinin, geleneksel denizaltıları çok aşan hızlarda hareket eden su altı araçlarından bahsettiğini aktardı.
Ulusal Güvenlik ve Pentagon’un Sessizliği
Uzmanlar, özellikle Kaliforniya ve Florida açıklarında yoğunlaşan bu aktivitenin rastgele olmadığını düşünüyor. Haritalar, ülke genelinde belirli kıyı noktaları etrafında kümelenen 5-6 aktivite bölgesi olduğunu gösteriyor.
2019’da USS Omaha gemisi yakınlarında kaydedilen ve bir cismin Pasifik Okyanusu’na iz bırakmadan dalışını gösteren Pentagon onaylı video, bu tartışmaların fitilini ateşlemişti.
“Pilotlar, güvenilir gözlemciler ve kalibre edilmiş askeri enstrümantasyon, insan yapımı hiçbir şey için mümkün olmayan şekilde, hava-deniz arayüzünü geçerek ivmelenen nesneler kaydetti.”
Emekli Tuğamiral Tim Gallaudet
bilim ve teknoloji
FBI BAŞKANI PATEL AÇIKLADI: GİZLİ UFO DOSYALARI ‘ÇOK YAKINDA’ HERKESE AÇIKLANIYOR
FBI BAŞKANI PATEL AÇIKLADI: GİZLİ UFO DOSYALARI ‘ÇOK YAKINDA’ HERKESE AÇIKLANIYOR
Tarih: 07 Mayıs 2026 | Saat: 01:35
Kaynaklar: Reuters, Daily Mail, aol. Com

FBI Direktörü Kash Patel, ilk parti gizli belgelerin kurumlar arası komiteye teslim edildiğini ve ifşa sürecinin başladığını doğruladı.
Amerika Birleşik Devletleri’nde uzun yıllardır merakla beklenen UFO ve UAP (Tanımlanamayan Hava Olayları) gizlilik perdesi nihayet aralanıyor. FBI Direktörü Kash Patel, Salı günü yaptığı kritik açıklamada, Başkan Donald Trump’ın talimatıyla toplanan ilk parti gizli UFO dosyalarının yayınlanmak üzere teslim edildiğini ve bu bilgilerin “çok yakında” kamuoyuna açıklanacağını duyurdu.
“BELGELER TESLİM EDİLDİ, YAYINLANACAK”
Kash Patel, Fox News sunucusu Sean Hannity’nin podcast programında yaptığı açıklamada, FBI’ın UFO’larla ilgili elindeki dosyaları çoktan Beyaz Saray’ın kurduğu kurumlar arası komiteye gönderdiğini belirtti. Patel, “Amerikan halkı belgeleri istiyordu. Biz de belgeleri teslim ettik. Yayınlanacaklar, o kadar” diyerek şeffaflık vurgusu yaptı. FBI direktörü, sürecin Savaş Bakanlığı ve Bakan Pete Hegseth liderliğinde yürütüldüğünü de sözlerine ekledi.
TRUMP’IN ŞUBAT TALİMATI HAREKETE GEÇTİ
Bu tarihi ifşa süreci, Başkan Trump’ın Şubat 2026’da imzaladığı bir başkanlık emriyle başlamıştı. Emir, tüm devlet kurumlarına UFO ve dünya dışı yaşamla ilgili dosyaları yayınlama talimatı veriyordu. Trump, kısa süre önce yaptığı bir açıklamada “çok ilginç” belgelerin bulunduğunu ve bunların halkla paylaşılacağını söylemişti. Trump, “UFO’lar konusunda mümkün olan en fazla bilgiyi yakın zamanda yayınlayacağız” ifadelerini kullanmıştı. Patel’in son açıklaması, bu sürecin artık son aşamaya geldiğini gösteriyor.
YILLARDIR SÜREN BİR ŞEFFAFLIK MÜCADELESİ
UFO dosyalarının açıklanması için yıllardır süren bir mücadele var. 2023 yılında hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi vekiller, Pentagon’a UAP kayıtlarının gizliliğini kaldırması için baskı yapmış ancak bu girişim bir savunma tasarısından çıkarılmıştı. Dönemin Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer, “Bu, UAP kayıtlarının gizliliğinin kaldırılmasının, onlarca yıldır ifşayı engelleyen aynı kurumların insafına bırakılması anlamına geliyor” diyerek tepki göstermişti. Şimdi ise süreç tam tersine dönmüş görünüyor.
KAMUOYUNDA BÜYÜK BEKLENTİ VE KOMPLO TEORİLERİ
Bu açıklama, dünya genelinde büyük yankı uyandırırken, bazı kaynaklar sürecin hala gizli bir dirençle karşılaştığını iddia ediyor. Ünlü UFO ihbarcısı ve Hava Kuvvetleri gazisi David Grusch, hükümet içindeki bazı güçlerin dosyalar yayınlanmadan önce hala bilgileri örtbas etmeye çalıştığını öne sürdü. Grusch, “Çok sayıda güç oyunu, oyun ve konumlandırma görüyorum. Bazı kurumlar bilgi akışını kontrol etmek için insanları pozisyonlara yerleştiriyor” dedi. Öte yandan Patel, FBI’ın bu konuda hiçbir çekincesi olmadığını, konuştukları hiçbir konuda gizlilik istemediklerini vurguladı.
FBI Direktörü Patel, kişisel olarak ABD’nin düşen UFO’lardan uzaylı cesetleri çıkarıp çıkarmadığına dair bir bilgisi olmadığını da sözlerine ekledi. Gözler şimdi, önümüzdeki günlerde tarihin en büyük sır perdesini aralayabilecek o ilk belgelere çevrilmiş durumda.
-
Gündem3 gün önceKocaeli’de Acı Olay: Baba Evinde Asılı Halde Ölü Bulundu, SMA’lı Oğlunun Cihazının Fişi Çekildi
-
Gündem1 hafta önceSöke’deki çifte cinayette kan donduran detay! Şüpheli eş Erkan Aslan yakalandı,
-
Spor1 hafta önceMilliler Geriden Geliyor! Venezuela’yı 2-1 Yıkan A Milli Takım, Dünya Kupası’na Galibiyetle Merhaba Dedi
-
Gündem1 hafta önceErzurum’da Feci Kaza: Hafif Ticari Araç Takla Attı, 1’i Bebek 3 Kişi Öldü, 4 Yaralı
-
Gündem1 hafta önceAmasya’da Yürekleri Dağlayan Kaza: Ranger’ın Çarptığı İşçi Hayatını Kaybetti
-
Gündem7 gün önceKocaeli’de Vahşet: 5 Çocuk Annesi Elif K., Sokak Ortasında Katledildi
-
Gündem1 hafta önceSAHRA’DA YOLSUZ FECİA: ARİZALANAN KAMYON 49 KİŞİYE MEZAR OLDU
-
Gündem1 hafta önceİznik Gölü’nde Yürek Yakan Kahramanlık: Oğlunu Kurtaran Emekli Polis Sinan Çağlayan Suda Kayboldu
