Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

bilim ve teknoloji

Artemis II’ye sadece haftalar kaldı: NASA, Ay’ın “daha da ötesine” insanlı uçuşu için hazırlanıyor

Yayımlandı

üzerinde

Artemis II’ye sadece haftalar kaldı: NASA, Ay’ın “daha da ötesine” insanlı uçuşu için hazırlanıyor

Tarih: 17 Ocak 2026 — Saat: 03:00

Haber sitesi: FATIHDOGANMEDYA

NASA “rolldown” hazırlıklarını hızlandırdı — hangi tarihler konuşuluyor?

NASA, Artemis II SLS roketi ve Orion uzay aracının fırlatma rampasına taşınması (rollout) hazırlıklarının başladığını sosyal medya hesaplarından duyurdu; araç, Kennedy Uzay Merkezi’nden rampaya taşınmak üzere son kontrollerini yapıyor. Ajansın açıklamasına göre rollout işlemi birkaç günlük süreci kapsayacak ve bu adım fırlatma öncesi son büyük kilometre taşlarından biri.

Görev için açıklanan hedefli pencere, Şubat 2026 başlarında (5–11 Şubat aralığı) açılabiliyor; NASA yönetimi aynı zamanda “gerekli testler ve ıslak prova (wet dress rehearsal) tamamlandıktan sonra kesin tarihi seçeceklerini” belirtti. Yönetim, uçuş güvenliği ve test sonuçlarını değerlendirerek net tarihi duyuracak.

Mürettebat ve görev süresi — kimler uçuyor?

Artemis II’nin dört kişilik mürettebatı şunlardan oluşuyor: Komutan Reid Wiseman, Pilot Victor Glover, Uzay Görevlisi Christina Koch ve Kanadalı Astronot Jeremy Hansen. Görev planlanan süre olarak yaklaşık 10 gün sürecek ve Orion aracıyla Ay çevresinde kritik sistem testleri gerçekleştirilecek.

Ne kadar uzaklaşacaklar? “Daha önceki mürettebatların gitmediği kadar” iddiası

NASA kaynaklarına göre Artemis II, Orion’un yapacağı manevralarla Ay’ın uzak tarafının etrafından geçecek ve bir “sekiz” şeklinde dönüş yaparak Dünya’dan tipik alçak yörüngeden çok daha öteye uzanacak. Ajansın teknik açıklamasında, görev profilinin Orion’u Dünya’dan yaklaşık 280.000 mil mesafeye kadar çıkaran bir yol izleyebileceği belirtiliyor — bu, Ay’ın tipik mesafesinin etrafında bir derin uzay profili oluşturuyor (Apollo görevlerinden farklı geometri ve yeniden giriş profilleri içeriyor). Bu rota sayesinde mürettebat, derin uzayda insanlı operasyonlara yönelik yaşam destek ve navigasyon sistemlerini test etme fırsatı bulacak.

Not: Farklı kaynaklarda görevden bahsedilirken mesafeler ve tanımlamalar farklı cümlelerle ifade edilebiliyor; en güvenilir teknik veriler için NASA’nın resmi görev sayfaları takip edilmeli.

Neden bu uçuş önemli?

  • İlk insanlı test: Artemis II, Orion ve SLS’nin insanlı versiyonunda yapılacak ilk tam entegre uçuşlardan biri olarak kabul ediliyor; bu nedenle Ay’a iniş hedefli sonraki Artemis III için hayati veriler sağlayacak.

  • Sistem doğrulamaları: Yaşam destek, haberleşme, navigasyon ve ısı kalkanı dahil kritik alt sistemlerin gerçek derin uzay koşullarında doğrulanması amaçlanıyor.

  • Uluslararası iş birliği ve deneyim: Görev, mürettebat eğitimi, yörünge operasyonları ve geri dönüş (reentry/recovery) senaryolarında elde edilen bulgularla ileriki iniş görevlerinin güvenliğini artıracak.

NASA, Artemis II fırlatmasını dijital kanallar ve sosyal medya üzerinden canlı olarak yayınlayacak; ayrıca ajansın “Experience the Launch” programı ile içerik üreticileri ve medya kuruluşlarına sınırlı erişim fırsatları sunuluyor. Fırlatma günüyle ilgili canlı yayın bilgileri ve izleme rehberleri NASA tarafından duyurulmaya devam edecek.

bilim ve teknoloji

1600 Yıllık Mumyanın Karnından Homeros’un ‘İlyada’sı Çıktı!

Yayımlandı

üzerinde

1600 Yıllık Mumyanın Karnından Homeros’un ‘İlyada’sı Çıktı!

TARİH: 26 Nisan 2026,  23:50

Arkeoloji dünyası, Mısır’da bir ilke tanıklık ediyor. Bilim insanları, 1600 yıllık bir mumyanın karın boşluğuna yerleştirilmiş bir papirüs parçasının, tarihin en ünlü destanı olan Homeros’un “İlyada”sına ait olduğunu tespit etti.

Mısır’ın Minya vilayetinde yer alan ve antik çağlarda önemli bir Greko-Romen merkezi olan Oxyrhynchus (günümüzde El-Bahnasa) bölgesinde kazı yapan arkeologlar, mumyalama ritüellerine dair bilinenleri kökünden değiştirecek bir keşfe imza attı.

Barselona Üniversitesi Antik Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü (IPOA) tarafından yürütülen kazılarda, 22. sektördeki 65 numaralı mezarda (Tomb 65) bulunan bir erkek mumyasının karnına, mumyalama işlemi sırasında bilinçli olarak bir papirüs yerleştirildiği ortaya çıktı. Kasım-Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen kazı sezonunda bulunan papirüs üzerindeki yazıtlar, uzmanları hayrete düşürdü.

Büyü yerine edebiyat: Bir ilk gerçekleşti

Yapılan filolojik analizler sonucunda, Yunanca yazılan papirüsün, Homeros’un Truva Savaşı’nı anlattığı meşhur İlyada Destanı’nın 2. Kitabı’na ait olduğu belirlendi. Özellikle, Akha ordusunun Truva’ya gitmek üzere toplanan gemilerinin listelendiği meşhur “Gemiler Kataloğu” bölümünü içeren bu metin, bir mumyanın içinden çıkan ilk edebi metin olarak tarihe geçti.

Daha önceki kazılarda da mumyaların göğüs veya karın boşluğuna yerleştirilmiş Yunanca papirüsler bulunmuştu ancak bunların tamamı büyü veya defin ritüelleri ile ilgili dini metinlerdi. Barselona Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ignasi-Xavier Adiego, keşfin önemini şu sözlerle vurguladı: “Bu, bir Yunan papirüsünü mumyalama sürecinde bulduğumuz ilk sefer değil. Ancak şimdiye kadar içerikleri her zaman büyüseldi. Asıl yenilik, cenaze bağlamında edebi bir papirüs bulmak.”

Defineciler yağmalamıştı ama papirüsü kaçırmışlar

Alandaki diğer bulgular da oldukça dikkat çekici. Aynı mezarda, ölen kişilerin öbür dünyada tanrılarla konuşabilmesi için dillerinin üzerine yerleştirilmiş üç adet altın dil ve bir adet bakır dil bulundu. Mezarın geçmişte defineciler tarafından yağmalandığı tespit edilse de, hırsızların gözünden kaçan bu nadide papirüs ve değerli objeler günümüze ulaşmayı başardı.

Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, mezarda ayrıca geometrik motiflerle süslü rengarenk keten sargılar ve çok renkli ahşap lahitlerin de belgelendiği ifade edildi.

Antik dünyanın çöplüğü: Oxyrhynchus

Keşfin yapıldığı Oxyrhynchus antik kenti, arkeoloji dünyasında “papirüs cenneti” olarak biliniyor. 19. yüzyılın sonlarından bu yana bölgede, aralarında kayıp edebi eserlerin de bulunduğu yaklaşık 500.000’den fazla papirüs parçası gün yüzüne çıkarıldı. Bu yeni keşifle birlikte bölgenin önemi bir kez daha tescillenmiş oldu.

Okumaya Devam Et

bilim ve teknoloji

Mısır’da 10 bin yıllık “açık hava” arkeolojik alan keşfedildi

Yayımlandı

üzerinde

Mısır’da 10 bin yıllık “açık hava” arkeolojik alan keşfedildi

Yayın: 15 Şubat 2026 | 12:00

Mısır’ın Sina Yarımadası’nda, doğal bir kaya sığınağı ve tavanındaki zengin kaya resimleri ile kitabelerden oluşan, yaklaşık 100 metre uzunluğunda ve 10 bin yıllık geçmişe işaret eden yeni bir arkeolojik alan bulundu. Keşif; hayvan figürleri, av sahneleri, Nabataean dili ve Arapça yazıtlar ile tarih öncesinden İslam dönemine kadar uzanan katmanlar içeriyor.

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Güney Sina bölgesindeki Umm Irak Platosu yakınlarında daha önce kayıt dışı olan yaklaşık 100 metre uzunluğunda bir kaya sığınağı tespit edildi. Sığınak; tavanındaki kırmızı ve gri pigmentli hayvan figürleri, geometrik semboller, avcılık ve günlük yaşam sahneleri ile dikkat çekiyor.

Bakanlık, bazı çizimlerin ve kazıma yazıtların 10 bin yıl öncesine kadar uzandığını; diğer katmanların ise MÖ 5.500 ile İslam dönemine kadar tarihlediğini bildirdi. Ayrıca alanda taş aletler, ocak izleri ve hayvan kalıntıları gibi günlük yaşamı gösteren materyaller bulunduğu

Uzun kronolojik süreye yayılan bu görsel ve yazılı katmanlar, bölgenin binlerce yıl boyunca hem yerleşim hem de kültürel etkileşim merkezi olduğunu, insan topluluklarının sanat, ekonomiler ve göç yolları açısından nasıl değiştiğini göstermesi bakımından “açık hava doğal müzesi” niteliği taşıyor. Turizm ve Eski Eserler Bakanı Sherif Fathy’nin açıklamasında keşfin Sina’nın kültürel haritasına önemli bir katkı olduğu vurgulandı.

Koruma ve erişim planı

Bakanlık, alanın korunması için bir envanter çalışması başlattığını, buluntu ve çizimlerin belgelenmesi, yüzey analizleri ve gerekli konservasyon tedbirlerinin öncelikli olduğunu duyurdu. Bölgenin hassasiyeti nedeniyle ziyarete açılma veya turizme entegrasyon kararları uzman görüşleri ve yerel toplulukların katılımıyla belirlenecek.

Okumaya Devam Et

bilim ve teknoloji

Mars’tan gelen 4,5 milyar yıllık gök taşında su izi

Yayımlandı

üzerinde

Mars’tan gelen 4,5 milyar yıllık gök taşında su izi

Tarih.Saat: 08.02.2026 · 17:18

Danimarka Teknik Üniversitesi araştırmacıları, Mars kökenli olduğu bilinen “Black Beauty” (NWA 7034) kodlu gök taşını X-ray CT ve Nötron CT gibi temassız ileri görüntüleme yöntemleriyle tarayarak, taşın içinde gömülü yüksek oranda hidrojen ve su bileşenleri tespit etti. Bilim insanları, küçük mineral bölgelerinin (numunenin yalnızca %0,4’ü) taşın içindeki toplam su miktarının yaklaşık %11’ini barındırdığını belirtti; bu da Mars’ın erken dönemlerinde sıvı suyun daha yaygın olduğuna işaret ediyor.

ne bulundu, nasıl tespit edildi?

Danimarka Teknik Üniversitesi’nden Estrid Naver liderliğindeki ekip, Black Beauty (NWA 7034) adlı, Dünya’ya ulaşmış en su-zengini Mars örneklerinden biri olarak bilinen meteoriti zarar vermeden taradı. Araştırmacılar, taşın içinde “H-Fe-ox” (hidrojen bakımından zengin demir oksihidroksit) adı verilen küçük kaya parçacıkları tespit etti; bu parçacıkların taşın toplam su içeriğinde beklenenden çok daha büyük bir payı olduğu hesaplandı.

Bu temassız X-ray CT ve Nötron CT yöntemleri, özellikle korunmuş veya sınırlı numuneler üzerinde ayrıntılı iç yapı analizi yapmaya olanak tanıyor — araştırmacılar, gelecekte Mars’tan Dünya’ya getirilecek örnekler için aynı yöntemin kullanılmasını öneriyor.

NWA 7034 (Black Beauty)

NWA 7034, 2011’de Sahra bölgesinde bulunmuş ve bilim çevrelerinde “Black Beauty” takma adıyla anılan bir Mart kökenli breş (breccia) örneği. Bu örnek, Mars kaynaklı olmasının yanı sıra içerdiği su bileşikleri bakımından önceki Mars meteoriti örneklerinden ayrılıyor; parçalarının yaşları 4,4–4,5 milyar yıl civarına kadar çıkabiliyor ve meteoritin bileşimi Mars kabuğuna dair önemli ipuçları veriyor.

Bilime katkısı ve çıkarımlar

  • Daha geniş su varlığı kanıtı: Araştırmanın en çarpıcı sonucu, küçük hacimli ancak su-zengini minerallerin taşın toplam su içeriğinde büyük paya sahip olması. Bu, Mars yüzeyinde veya kabuğunda geçmişte sıvı suyun daha yaygın olduğu tezini güçlendiriyor.

  • Numune koruma önemi: Temassız tomografi teknikleri, özellikle Dünya’ya yeni getirilecek kıymetli Mars numunelerinin hasar görmeden analiz edilmesi için kritik araçlar sunuyor. Araştırmacılar, uzay ajanslarının ileride yapacağı numune dönüş projelerinde bu yaklaşımları kullanmayı hedefliyor.

  • Bilimsel ve kamuoyu açısından ne anlama geliyor?

Bu tür bulgular, Mars’ın jeolojik geçmişine ve olası (geçmiş) habitata dair modellerin güncellenmesine neden olabilir. Eğer Mars’ın erken dönemlerinde daha geniş alanlarda sıvı su bulunmuşsa, bunun yaşamın ortaya çıkması için elverişli koşullar yaratıp yaratmadığı sorusu daha da önem kazanır. Ancak mevcut sonuçlar tek başına yaşam kanıtı sağlamıyor; daha çok gezegenin 4,5 milyar yıl önceki hidrolojik ve jeokimyasal tarihine ışık tutuyor.

Bilmeniz gerekenler

  • Meteoritin yaşı: NWA 7034’ün bileşenleri 4,4–4,5 milyar yıl yaşında parçalar içeriyor.

  • Tespit yöntemleri: X-ray CT ve Nötron CT ile numuneye zarar vermeden iç yapı ve mineral faz dağılımı incelendi.

  • Bulguların önemi: Numunenin küçük bir kısmında yoğun su bileşenleri bulunması, Mars’ın bir dönem sıvı su içeren geniş alanlara sahip olabileceğinin güçlü bir işareti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar