Gündem
Eşini ararken katiliyle karşılaştı! Cansız bedeni çöp poşetinde bulunan Sümeyye’nin hikayesi kan dondurdu
Eşini ararken katiliyle karşılaştı! Cansız bedeni çöp poşetinde bulunan Sümeyye’nin hikayesi kan dondurdu
Tarih: 27 Aralık 2025
Okuma Süresi: 4 DAKIKA – 06:00

Diyarbakır’da yaşanan ve tüm Türkiye’nin yüreğini burkan bir cinayet, akılalmaz bir tesadüf ile aydınlandı. 18 yaşındaki Sümeyye Durgun’un cansız bedeni, bir çöp poşetinin içinde bulundu. Olayın en çarpıcı detayı ise, eşi Ahmet Durgun’un, kayıp eşini ararken farkında olmadan katille yüz yüze gelmiş ve ona karısının fotoğrafını göstermiş olması. Şüpheli olarak gözaltına alınan sitenin kapıcısı S.K. (27), “kasten öldürme” suçundan tutuklandı.

Olayın Gelişimi: Bir Çöp Poşetinden Çıkan Korkunç Gerçek
Olay, Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Fabrika Mahallesi’ndeki bir sitede yaşandı. Mülk sahibi, boş olduğunu zannettiği 8. kattaki daireye yaptığı kontrol sırasında çöp poşetinin içinde bir kadın cesedi ile karşılaştı. Yapılan incelemede cesedin, bir gün önce eşi tarafından kayıp ihbarında bulunulan 18 yaşındaki Sümeyye Durgun’a ait olduğu belirlendi.

Kocasının Çabası ve Akıl Almaz Karşılaşma
Sümeyye Durgun kaybolduktan sonra eşi Ahmet Durgun (29) aktif bir arayış içine girdi. Eşinin bindiği taksiyi bularak şoförden bilgi aldı ve onu, cinayetin işlendiği siteye kadar takip etti. Siteye vardığında, siyah poşetlerle çöp çıkaran ve başında bere olan site görevlisiyle (kapıcı) karşılaştı.
İşte o an, trajik tesadüf yaşandı. Kaygılı koca, karşısındaki kişinin katil olduğundan habersiz, ona eşinin fotoğrafını göstererek bilgi istedi. Ahmet Durgun’un anlattığına göre, kapıcı bu sırada tereddüt edip paniklemiş gibi bir hal sergiledi. Ancak Ahmet Durgun’un aklından şüphelenmek geçmedi. Kapıcı, Ahmet Durgun’a 8. katta kimsenin oturmadığını ve daire anahtarlarının da ev sahibinde olduğunu söyledi.

Olayın Kronolojisi
· 23 Aralık, Salı, ~15:30: Sümeyye, eşine arkadaşının yanına gideceğini belirten mesaj atar.
· 23 Aralık, 15:38: Çift son kez telefonda görüşür.
· 23 Aralık, Akşam: Ahmet Durgun eşine ulaşamayınca kaygılanır ve ertesi sabah taksi durağına gider.
· 24 Aralık, Sabah: Ahmet Durgun, taksiciyi bularak site adresini ve 8. kat bilgisini alır. Siteye gider ve kapıcıyla karşılaşır.
· 24 Aralık, Akşam Üzeri: Daire sahibi cesedi bulur, polis ve sağlık ekipleri olay yerine gelir.
· 25/26 Aralık: Şüpheli kapıcı S.K. gözaltına alınır ve ifade verir. Nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından “kasten öldürme” suçundan tutuklanır.
Şüphelinin İtirafı ve Tutuklanma
Olayla ilgili başlatılan soruşturmada, sitenin kapıcısı S.K. şüpheli sıfatıyla gözaltına alındı. Soruşturma derinleştirilirken, S.K.’nin Sümeyye Durgun ile bir gönül ilişkisi yaşadığı ve bu ilişki nedeniyle çıkan tartışma sırasında, genç kadını başına sert bir cisimle vurarak öldürdüğü iddia edildi.
Şüphelinin ifadesine göre ise, Sümeyye Durgun’dan sürekli para istendiği ve olay günü de bu nedenle bir tartışma yaşandığı öne sürüldü. Soruşturma kapsamında, şüpheliye kaçış sürecinde yardım ettiği iddiasıyla dayısı M.T. de yakalandı. Yapılan adli işlemlerin ardından S.K. tutuklanırken, M.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Eşinin Acılı Sözleri: “İdam Edilmesini İstiyorum”
Acılı eş Ahmet Durgun, eşiyle 27 Mayıs’ta evlendiklerini ve çok mutlu olduklarını belirtti. Sümeyye’nin amcasının kızı olduğunu ve kaçarak evlendiklerini söyleyen Durgun, “Katilin en ağır cezayı almasını istiyorum. İdam edilmesini istiyorum. Ocağımıza ateş düşürdüler. Canımdan parçamı aldılar” ifadelerini kullandı.
Sümeyye Durgun’un cenazesi, otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından Diyarbakır’ın Bağlar ilçesindeki Yeniköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Olayın Önemli Noktaları
· Mağdur: Sümeyye Durgun (18 yaşında).
· Şüpheli/Tutuklanan: S.K. (27 yaşında, olayın gerçekleştiği sitenin kapıcısı).
· Suçlama: Kasten öldürme.
· Olay Yeri: Diyarbakır, Yenişehir, Fabrika Mahallesi’ndeki bir sitenin 8. katındaki boş daire.
· Cinayetin Nedeni: İddiaya göre şüphelinin mağdurla yaşadığı gönül ilişkisi ve bu ilişkiden kaynaklanan tartışma. Şüphelinin ifadesine göre ise para talepleri ve tartışma.
· En Çarpıcı Detay: Mağdurun eşi Ahmet Durgun’un, eşini ararken katil zanlısı kapıcıyla karşılaşması ve ona eşinin fotoğrafını göstermesi.
Gündem
Ayetullah Ali Khamenei için Tahran’da 3 gün cenaze töreni düzenlenecek
Ayetullah Ali Khamenei için Tahran’da 3 gün cenaze töreni düzenlenecek
Yayın Tarihi / Saat: 04.03.2026 — 12:35 TSİ. FatihDoganMedya

İran’ın Yüksek Lideri Ayetullah Ali Khamenei‘nin hayatını kaybetmesi sonrası başkent Tahran‘da üç gün sürecek resmi cenaze törenlerinin düzenleneceği açıklandı. Resmi kaynaklara göre törenler Çarşamba akşamı başlayacak; Khamenei’nin naaşı halkın vedası için başkentteki büyük ibadethanede (Mosalla / İmam Humeyni Salonu) üç gün boyunca açık tutulacak.
Devlet medyası ve yetkililer, liderin ABD ve İsrail’e ait olduğu iddia edilen saldırılar sırasında yaşamını yitirdiğini bildirdi. İranlı yetkililer cenaze törenlerinin “halkın geniş katılımına açık” olacağını ve üç günlük program boyunca dini ve kültürel anma etkinliklerinin gerçekleştirileceğini duyurdu. Cenaze alayı ve defin işlemlerine ilişkin ayrıntıların daha sonra ilan edileceği belirtildi.

Öne çıkan noktalar
-
Tören süresi: 3 gün; naaş başkentteki Mosalla/İmam Humeyni Salonu’nda açık tutulacak.
-
Başlangıç: Çarşamba akşamı (haber kaynağına göre).
-
Sorumlu açıklama: İran İslami Tebliğ Konseyi ve resmi haber ajansları tarafından doğrulandı.
-
Uluslararası bağlam: Haberin yayılmasının ardından bölgesel gerilimler arttı; uluslararası basın ve dış politika kurumları gelişmeleri yakından izliyor.
Törenin detayları (yetkili açıklamaları ışığında)
Resmi kaynaklar, cenaze töreni programında her güne özel dini ritüeller ve anma konuşmaları planlandığını; halkın taziye ziyaretleri için belirli saat aralıklarının ilan edileceğini söyledi. Cenaze alayının üç günlük veda sürecinin tamamlanmasının ardından yapılacağı, defin yerinin ise ilerleyen açıklamalara göre netleşeceği bildirildi. Organizatörler güvenlik ve lojistik önlemlerini koordine ediyor; şehir içi ulaşım ve tören alanı çevresinde yoğun düzenlemeler uygulanması bekleniyor.
Gündem
Fatma Nur Çelik ve Hifa İkra Şengüler Zeytinburnu Sahili’nde Ölü Bulundu — Bakanlık Açıklama Yaptı
Fatma Nur Çelik ve Hifa İkra Şengüler Zeytinburnu Sahili’nde Ölü Bulundu — Bakanlık Açıklama Yaptı
: 04.03.2026 09:07

İstanbul’un Zeytinburnu sahilinde iki kişinin ölümüyle ilgili soruşturmada hayatını kaybedenlerin, yıllardır kızının istismarı iddiasıyla adalet arayan anne Fatma Nur Çelik ile 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler olduğu tespit edildi. Olayla ilgili adli soruşturma sürüyor; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı konuyla ilgili açıklama yaptı.
Zeytinburnu sahilinde dün akşam saatlerinde denizde iki kişinin hareketsiz bulunması üzerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan kimlik tespit ve ön incelemeler sonrası yaşamını yitirenlerin, uzun süredir kamuoyunun gündeminde olan ve kızının çocuk yaşta istismara uğradığını iddia eden Fatma Nur Çelik ile 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler olduğu bildirildi. Olayla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı ve soruşturmaya ilişkin gizlilik ile yayın yasağı kararı alındı.
Haberin yayıldığı gün içinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bazı sosyal medya paylaşımlarında yer alan “anne ile çocuğun kamu kurumları tarafından ayrıldığı” iddialarının gerçek dışı olduğunu belirten bir basın açıklaması yayımladı. Bakanlık, olayın adli makamlarca soruşturulduğunu ve soruşturmanın selameti açısından sınırlı bilgi verildiğini vurguladı.

Mağdur anne Çelik’in, söz konusu iddialarda adı geçen kişi hakkında daha önce dava açtığı, sanığın tutuksuz yargılanması nedeniyle kamuoyunda tartışmaların sürdüğü ve Çelik’in uzun süredir adalet talepleriyle gündemde olduğu biliniyor. Sürece dair farklı sivil toplum kuruluşları ve avukat inisiyatifleri, olayın ardından cenaze, güvenlik ve soruşturmanın hukuki yönleri için tedbir taleplerinde bulundu.
Adli kaynaklar, olay yerinden ve adli tıp işlemlerinden elde edilen bulguların soruşturma dosyasında değerlendirildiğini; ön rapor tamamlanana kadar kesin ölüm nedeni hakkında resmi bir açıklama yapılamayacağını bildirdi. Savcılık soruşturması kapsamında delil toplama, kamera kayıtlarının incelenmesi ve tanık beyanlarının alınması gibi adımların yürütüldüğü aktarıldı.

Tepkiler ve sivil toplum
Olayın medyaya yansımasının ardından kadın hakları örgütleri, mağdur ailelerin temsilcileri ve bazı hukuk inisiyatifleri sosyal medyada ve yazılı açıklamalarda hem adalet çağrısı yaptı hem de soruşturmanın şeffaf ve hızlı yürütülmesini talep etti. Bazı gruplar cenazelerin verilmesi, defin işleri ve olası katılımın engellenmesi için hukuki önlemler aldıklarını açıkladı.
Soruşturmayla bağlantılı yargı sürecinde isimleri geçen vakıf ve kişilerle ilgili iddialar uzun süre kamuoyunda tartışma konusu olmuştu. Dava süreçleri ve medyadaki tartışmalar, istismar suçlarında soruşturma ve tutuklama politikalarının nasıl uygulandığına dair tekrar gündem oluşturmuştu. Bu gelişme, yargı, medya ve sivil toplum arasındaki hassas dengenin yeniden sorgulanmasına yol açtı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma kapsamında gizlilik ve yayın yasağı kararı getirdiğini açıkladı; bu nedenle soruşturmaya ilişkin ayrıntıların paylaşılmasının yasal sınırları bulunuyor. Savcılık açıklamaları, adli süreç tamamlanana kadar resmi söylemlere öncelik verilmesi gerektiğini vurguluyor.
Gündem
Körfez’de Gözler Misillemede: İran Saldırıları Ülkeleri ABD’ye Yakınlaştırdı, ‘Savaş Büyür’ Uyarısı
Körfez’de Gözler Misillemede: İran Saldırıları Ülkeleri ABD’ye Yakınlaştırdı, ‘Savaş Büyür’ Uyarısı
Tarih: 04.03.2026
Saat: 04:50

İran’ın son günlerde Körfez ülkelerindeki liman, kent ve petrol tesislerine yönelik füze saldırıları bölgede gerilimi tırmandırdı. Körfez ülkelerinin nasıl bir karşılık vereceği merak konusu olurken, uzmanlar Tahran’ın bu adımla tam tersi bir etki yaratarak Körfez ülkelerini ABD’ye yakınlaştırdığı görüşünde. Peki, Körfez ülkeleri misilleme yapacak mı? İşte kritik senaryolar ve bölgesel ittifaklarda yaşanan son deprem
Körfez bölgesi, İran’ın son füze saldırılarıyla birlikte yeni bir savaşın eşiğine geldi. Saldırılarda hedef alınan Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin nasıl bir tepki vereceği, küresel enerji güvenliği ve bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor. NTV’nin derlediği bilgilere ve uluslararası basına yansıyan iddialara göre, Körfez ülkeleri artık sadece seyirci değil.
Katar’dan İran’a Operasyon İddiası
Gerilimi tırmandıran son gelişme ise İsrail merkezli The Jerusalem Post gazetesinin haberine dayanıyor. Haberde, Katar’ın İran’a yönelik harekata fiilen katıldığı ve İran toprakları içerisinde saldırılar düzenlediği iddia edildi. Bu iddia, eğer doğrulanırsa, çatışmanın boyutunun değiştiğine işaret ediyor. Katar yönetiminden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Uzmanlara Göre İran’ın Stratejisi Ters Tepti
Bölgesel güvenlik uzmanları, İran’ın Körfez ülkelerini vurarak aslında ABD’yi savaşı durdurması için zorlamayı hedeflediğini belirtiyor. Ancak saldırıların, Körfez ülkelerinde Washington’a yönelik güvenlik garantilerine olan ihtiyacı artırdığına dikkat çekiliyor.
Dubai merkezli Kamu Politikası Araştırma Merkezi Direktörü Muhammed Baharoon, konuya ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu: “İran, Körfez ülkelerini kendisine karşı genişleyen bir koalisyona itiyor. BAE’nin saldırıları terör eylemi olarak nitelemesi, İran karşıtı koalisyonu genişletme mantığını güçlendiriyor. İran, bu saldırılarla birlikte komşularını kendine düşman ediyor.”
Suudi Arabistan merkezli Körfez Araştırmaları Merkezi Direktörü Abdulaziz Sager ise Körfez ülkelerinin bir kıskaçta olduğunu vurguluyor: “Körfez ülkeleri şu anda zorlu bir seçimle karşı karşıya. Ya topraklarını ve üslerini kullandırtarak, hatta kendileri de saldırılara katılarak ABD’nin harekatına dahil olacaklar ya da kendi topraklarında daha fazla saldırıyla karşı karşıya kalacaklar.”
‘Kırmızı Çizgiler’ ve Kolektif Savunma Mesajı
Altı üyeli Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Pazar günü olağanüstü toplanarak durumu değerlendirdi. Toplantı sonrasında yapılan açıklamada, BM Şartı’nın 51. maddesi (meşru müdafaa hakkı) hatırlatılarak “kırmızı çizgiler” belirlendi. Açıklamada, enerji arz güvenliğinin tehdit altında olduğu ve kolektif savunmaya hazır olunduğu mesajı verildi. Bu durum, Körfez ülkelerinin artık sadece siyasi değil, askeri bir dayanışma içine girebileceğinin işareti olarak yorumlanıyor.
Petrol Yolları ve Hürmüz Tehlikesi
Uzmanlar, çatışmaların Hürmüz Boğazı’na sıçraması halinde küresel petrol akışının ciddi şekilde kesintiye uğrayabileceği uyarısında bulunuyor. BAE Politika Merkezi Başkanı Ebtesam Al-Ketbi, bu tehlikeye dikkat çekerek şunları söyledi: “Saldırılar bu hızla devam ederse ve Körfez uzun süreli bir çatışmaya, petrol nakliye yollarının kesintiye uğramasına veya Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasına dayanamazsa, diğer ülkelerin müdahale etmesi doğal olacaktır, çünkü küresel çıkarlar doğrudan etkilenecektir.”
Öte yandan, BAE saldırıları ‘terörizm’ olarak nitelerken, bölgedeki diğer aktörlerin itidalli davranması durumunda ise güvenlik, ekonomik istikrar ve uluslararası itibar kaybı yaşanabileceğine dikkat çekiliyor. Bölge, bir taşın altından çıkacak yeni hamleleri bekliyor.
-
Gündem5 gün önceSigara tartışması kanlı bitti: Eşini iş yerinde 13 bıçak darbesiyle ağır yaraladı
-
Gündem1 hafta önce‘Çocuk annesinin kucağından düştü, babası kendi burnundaki kanı üzerine akıttı’
-
Gündem2 gün önceNevşehir’de Belediye Çalışanı İş Arkadaşını Pompalı Tüfekle Öldürdü
-
Gündem1 hafta önceTürk iş insanını Özbekistan’da öldüren şüpheliler İstanbul’da yakalandı
-
Gündem1 hafta önceManisa’da 17 Yıldır Kayıp Olan Ebru Koyuncu’nun Öldürüldüğü Ortaya Çıktı — Ablası, Eski Eniştesi ve 2 Şüpheli Gözaltında
-
Gündem7 gün önceArazi kavgası kanlı bitti: Husumetlisinin kamyonetiyle çarpılan kişi hayatını kaybetti
-
Gündem1 hafta önceYüksek gerilim hattı direğine çarpan kamyonetin sürücüsü ağır yaralandı
-
Gündem6 gün önce3 çocuk annesi, çocuklarına yemek götürürken yaşamını yitirdi
