Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

İsrail’den ‘timsahlı cezaevi’ teklifi: Ben-Gvir, güvenlik mahkumları için timsah hendekli tesis önerdi

Yayımlandı

üzerinde

İsrail’den ‘timsahlı cezaevi’ teklifi: Ben-Gvir, güvenlik mahkumları için timsah hendekli tesis önerdi

Tarih: 22 Aralık 2025
Okuma Süresi: 3 dakika|Saat: 18:00

İsrail basını, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’ın güvenlik mahkumları için timsahlarla çevrili bir tesis kurulmasını teklif ettiğini duyurdu. Teklif, cezaevi yetkilileri tarafından inceleniyor.

· İddiaya göre Ben-Gvir, mahkumların kaçma girişimlerini engellemek için bu sıra dışı önlemi önerdi.
· Ben-Gvir’ın politikası, Filistinli mahkumlara yönelik “demir yumruk” yaklaşımı ve koşulları sıkılaştırma çabalarıyla biliniyor.
· İsrail cezaevlerinde 11 bin 500’den fazla Filistinli mahkum bulunuyor ve bunların 5 bin 875’i 7 Ekim’den bu yana tutuklandı.

İsrail Basınında Yer Alan İddia

İsrail basınında yer alan haberlere göre, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, güvenlik mahkumları için timsahlarla çevrili bir cezaevi tesisi kurulmasını teklif etti. Bu sıra dışı teklifin, mahkumların kaçma girişimlerini engellemek amacıyla yapıldığı iddia ediliyor.

Reklam

Haberde, cezaevleri yetkililerinin Ben-Gvir’ın bu “sıra dışı teklifini” incelediği belirtiliyor. Teklif henüz resmi olarak onaylanmış değil ve uygulamaya geçirilip geçirilmeyeceği belli değil.

Ben-Gvir’ın Sert Cezaevi Politikaları

Itamar Ben-Gvir, İsrail cezaevlerindeki koşulları sıkılaştıran politikalarıyla tanınıyor. Bakan, bu yaklaşımını daha önce çeşitli açıklamalarında dile getirmişti:

· Sıfır tolerans politikası: Ben-Gvir, İran’ın füze saldırıları sonrasında cezaevlerinde “sevinç çığlıkları” atan mahkumlara karşı “sıfır tolerans” uygulanacağını açıklamıştı.
· Demir yumruk yaklaşımı: Ben-Gvir’in mevcut komiserlik döneminde uyguladığı politika, mahkumlar arasında oldukça gergin bir atmosfere yol açtı.
· Yeni atamalar: Bakan, yakın zamanda İsrail Cezaevi Komiseri Katy Perry’yi değiştirerek, kendisine yakın bir ismi geçici komiser olarak atadı.

İsrail Cezaevlerindeki Mevcut Durum

İsrail cezaevlerinde şu anda büyük bir aşırı kalabalık krizi yaşanıyor. Sistemde tutuklu bulunanların büyük çoğunluğunu Filistinliler oluşturuyor:

Reklam

· Toplam Filistinli mahkum sayısı: 11 bin 500’den fazla
· 7 Ekim’den sonra tutuklananlar: 5 bin 875 Filistinli
· Yeni komiserin yaklaşımı: Atanan yeni komiser, mevcut durumu daha da sıkılaştırma tehdidinde bulunan mesajlar yayınlıyor.

Mahkumlar, İsraillilerin Gazze’ye kaçırılmasının tüm mahkumların serbest bırakılacağı bir takas anlaşmasına yol açacağı yönünde umut taşıyor. Bu durum Ben-Gvir ve İsrail hükümetindeki diğer yetkilileri öfkelendiriyor.

Tepkiler ve Tartışmalar

Ben-Gvir’ın sıkı cezaevi politikaları ve son olarak timsahlı cezaevi teklifi, çeşitli tartışmalara yol açtı:

· Koalisyon içi anlaşmazlık: Ben-Gvir’ın cezaevi komiseri ataması, koalisyon anlaşmasını ihlal ettiği gerekçesiyle Benny Gantz ve üç bakanı tarafından protesto edildi.
· Uluslararası tepkiler: Daha önce İsrail cezaevlerinde gerçekleştirilen operasyonlar ve mahkumlara yönelik muameleler uluslararası kamuoyunda tartışmalara yol açmıştı.
· Filistinli mahkumların durumu: Mahkumlar, Ben-Gvir’in politikalarına “sabırla tahammül ediyor” ve serbest bırakılma umudu taşıyor.

Reklam

Ben-Gvir, yaptığı atamalarla ilgili olarak “Bu doğal bir karar. Cezaevi hizmetinden ben sorumluyum ve karar benim kararım” ifadelerini kullanmıştı. Bakan, atadığı yeni komiserin “görevlerini bilen ve benim politikamı anlayan savaşçı bir adam” olduğunu belirtmişti.

Analiz: Ben-Gvir’ın Politik Stratejisi

Itamar Ben-Gvir’ın timsahlı cezaevi teklifi ve genel olarak cezaevi politikaları, onun siyasi stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. İsrail’in sağ kanadında popüler olan bu tür sert yaklaşımlar, Ben-Gvir’ın siyasi tabanını güçlendirmesine yardımcı oluyor.

Yeni atanan cezaevi komiseri Kobi Yaakobi’nin, Ben-Gvir’ın İsrail hapishanelerinde bulunan Filistinli mahkumlar üzerindeki kontrolü sıkılaştırma ve Filistinlilere yönelik güvenlik suçlamalarından hüküm giymiş İsraillilerin tutukluluk koşullarını hafifletmeyi amaçlayan politikasının ana hatlarını çizmesiyle tanındığı belirtiliyor.

Sonuç

Reklam

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’ın timsahlarla çevrili cezaevi teklifi, İsrail’in Filistinli mahkumlara yönelik sert politikalarının yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor. Teklif henüz resmi olarak onaylanmamış olsa da, Ben-Gvir’ın cezaevi sisteminde köklü değişiklikler yapma niyetini gösteriyor.

İsrail cezaevlerindeki aşırı kalabalık sorunu ve artan gerilim, bu tür radikal önlem tekliflerinin arka planını oluşturuyor. Timsahlı cezaevi fikrinin uygulamaya geçirilip geçirilmeyeceği ve uluslararası hukuk çerçevesinde nasıl değerlendirileceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

“Casperlar” Suç Örgütüne Büyük Darbe: 149 Şüpheli Hakkında Dava Açıldı

Yayımlandı

üzerinde

“Casperlar” Suç Örgütüne Büyük Darbe: 149 Şüpheli Hakkında Dava Açıldı

Tarih: 7 Ağustos 2026
Saat: 13:30
Okuma Süresi: 3 dakika

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

Türkiye’nin gündemine oturan operasyonlardan biri daha adliyeye taşındı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda “Casperlar” olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında 149 şüpheli hakkında kamu davası açtı. Suç örgütünün elebaşılığını “Hamuş” kod adlı İsmail Atız’ın yaptığı belirtilen operasyonda, örgütün Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış geniş bir ağa sahip olduğu ortaya çıktı.

52 Ayrı Eylem, 4 Maktul, 70 Mağdur

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamaya göre, soruşturma kapsamında örgütün gerçekleştirdiği 52 ayrı eylem tespit edildi. Bu eylemlerde 4 kişi hayatını kaybederken, 70 kişi ise mağdur veya müşteki olarak yer aldı. Soruşturma boyunca 95 şüpheli tutuklanırken, örgüt üyelerine yönelik operasyonlarda uzun namlulu silahlar, balistik çelik yelekler ve çok sayıda mühimmat ele geçirildi.

Reklam

“Yeni Nesil” Suç Örgütlerine Karşı Bütüncül Mücadele

Başsavcılık, soruşturmanın amacını “yeni nesil suç örgütleri” olarak adlandırılan yapıların hiyerarşik organizasyonlarının deşifre edilmesi, propaganda dahil tüm suç faaliyetlerinin bütüncül şekilde tespiti ve kamu düzenini tehdit eden eylemlerin aydınlatılması olarak açıkladı. Bu kapsamda, daha önce Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 72’si çocuk olmak üzere 295 sanığın yargılanması sürerken, yeni soruşturmayla örgütün faaliyetlerine bir darbe daha vurulmuş oldu.

Operasyon 20 İle Yayıldı

Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonlar İstanbul başta olmak üzere 20 farklı ile yayıldı. Adıyaman, Amasya, Ankara, Antalya, Bitlis, Çanakkale, Diyarbakır, Düzce, Elazığ, İzmir, Malatya, Mardin, Ordu, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tokat ve Trabzon illerinde eş zamanlı arama, el koyma, yakalama ve gözaltı işlemleri gerçekleştirildi. Bu geniş coğrafi dağılım, örgütün ne denli organize ve yaygın bir yapıya sahip olduğunu gözler önüne serdi.

Başsavcılık, açılan kamu davasının ardından da örgüt üyelerinin suç teşkil eden eylemlerinin süreklilik arz edecek şekilde takip edileceğini ve yeni soruşturmaların başlatılabileceğini duyurdu.

Reklam
Okumaya Devam Et

Gündem

Adana’da Oto Kilit Atölyesinde Kan Donduran Olay: İş Yeri Sahibi ve Kadın Ölü Bulundu

Yayımlandı

üzerinde

Adana’da Oto Kilit Atölyesinde Kan Donduran Olay: İş Yeri Sahibi ve Kadın Ölü Bulundu

· Tarih: 07 Ağustos 2026
· Saat: 13:33
· Okuma Süresi: 1 dakika

DHA 

Adana’nın Seyhan ilçesinde sıradan bir sabah, bir oto kilit tamir atölyesinde işbaşı yapmak isteyen çalışanları beklenmedik bir manzara karşıladı. Kepengi açıp içeri giren işçiler, iş yeri sahibini yerde, bir kadını ise atölyedeki bir aracın içinde hareketsiz halde buldu. Sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen iki genç hayatını kaybederken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Olay Yerinde Şok Anları

Olay, dün sabah saatlerinde Tellidere Mahallesi’nde meydana geldi. Mesaiye başlamak için atölyeye gelen çalışanlar, kepengi açıp içeri girdiklerinde iş yeri sahibi Ö.C.Ç.’yi (27) yerde, R.M. (25) isimli kadını ise atölye içerisinde bulunan bir otomobilin koltuğunda hareketsiz yatar halde buldu.

Reklam

Peş Peşe Gelen İhbarlar

Çalışanların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı ilk incelemede, her iki kişinin de yaşamını yitirdiği belirlendi. Cumhuriyet savcısının da katılımıyla olay yeri inceleme ekipleri tarafından detaylı bir çalışma yürütüldü.

Otopsi ve Soruşturma

Cenazeler, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi ve olayın aydınlatılması amacıyla Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Yetkililer, olayla ilgili geniş çaplı soruşturmanın sürdüğünü bildirdi.

Olayla İlgili Merak Edilenler

· Ölüm nedeni ne? Otopsi raporunun ardından netlik kazanacak.
· Cinayet mi, intihar mı, kaza mı? Polis soruşturması tüm ihtimalleri değerlendiriyor.
· Kadın ve iş yeri sahibi arasında nasıl bir ilişki var? Soruşturmanın odak noktalarından biri.

Gelişmeleri yakından takip ediyoruz.

Reklam
Okumaya Devam Et

Gündem

Marib ve Hadramut’taki Askeri Kamplara Saldırı: 40’tan Fazla Asker Hayatını Kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

Marib ve Hadramut’taki Askeri Kamplara Saldırı: 40’tan Fazla Asker Hayatını Kaybetti

Haberin Tarihi: 7 Ağustos 2026
Haberin Saati: 11:30
Okuma Süresi: 3 dakika

ANKA 

Yemen’de ateşkes umutları yeniden kanlı bir saldırıyla sarsıldı. İran destekli Husiler, ülkenin orta ve doğu kesimlerindeki askeri kamplara eş zamanlı balistik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi. İlk belirlemelere göre 40’tan fazla asker hayatını kaybetti, onlarca asker yaralandı. Aden merkezli uluslararası tanınırlığa sahip Yemen hükümeti saldırıları “haince” olarak nitelendirirken, Husiler saldırıların Suudi Arabistan destekli güçlere ait kampları hedef aldığını duyurdu.

İki Vilayette Eş Zamanlı Vuruş

Saldırılar, Yemen’in en stratejik bölgelerinden Marib ile doğudaki Hadramut vilayetlerinde bulunan birden fazla askeri kampı hedef aldı. Yemen Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, saldırılarda çok sayıda askerin öldüğü ve yaralandığı belirtilirken, net bir ölü sayısı paylaşılmadı. Ancak Husi karşıtı Aden al-Ghad gazetesi ve Belqees TV, askeri kaynaklara dayandırdıkları haberlerde ölü sayısının 40’ın üzerinde olduğunu aktardı. Bağımsız kaynaklar ise henüz bu rakamı doğrulamış değil.

Reklam

Husi Sözcü: “Yüzlerce Asker Öldü veya Yaralandı”

Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, saldırılarla ilgili yaptığı açıklamada hedefin Suudi Arabistan destekli Yemen Acil Müdahale Kuvvetleri’ne ait kamplar olduğunu söyledi. Seri, Marib’deki el-Ruveyk ile Hadramut’taki el-Abr ve es-Saniye bölgelerinde bulunan Suudi destekli güçlere ağır kayıplar verdirdiklerini iddia etti. Husi sözcü, saldırılarda yüzlerce askerin öldüğünü veya yaralandığını, çok sayıda bina, silah ve askeri aracın imha edildiğini öne sürdü. Ayrıca söz konusu kamplarda Suudi Arabistan’ın yeni bir askeri operasyon hazırlığı yaptığını iddia ettiler.

Suudi Arabistan Sınırına Ayrı Saldırı: 11 Sivil Yaralı

Sadece Yemen içindeki askeri hedeflerle sınırlı kalmayan saldırılar, Suudi Arabistan topraklarına da uzandı. Husilerin Suudi Arabistan’ın Necran sınır bölgesine düzenlediği ayrı bir saldırıda 11 sivil yaralandı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun açıklamasına göre yaralananlar arasında ikinci derece yanıklar oluşan bir kadın ile dört yaşındaki bir çocuk da bulunuyor. Yaralıların yedisinin Suudi Arabistan, diğerlerinin ise Yemen, Pakistan ve Mısır vatandaşı olduğu belirtildi.

Uluslararası Tepkiler: “İtidale Davet Ediyoruz”

Saldırıların ardından uluslararası toplumdan peş peşe tepkiler geldi. Birleşmiş Milletler Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, taraflara itidal çağrısı yaparak son yıllarda şiddetin azaltılması yönünde sağlanan kazanımların yeniden çatışmalar nedeniyle tehlikeye girebileceği uyarısında bulundu. ABD’nin Yemen Misyonu ise saldırıları “korkakça” olarak nitelendirerek Husileri açıkça kınadı.

Yemen’de İç Savaş ve Bölgesel Rekabet

Yemen’de on yılı aşkın süredir devam eden iç savaş, bölgesel aktörlerin desteğindeki farklı güçler arasındaki rekabetle her geçen gün daha da derinleşiyor. İran’ın siyasi ve askeri destek sağladığı Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun desteklediği uluslararası tanınırlığa sahip hükümet güçleri arasındaki çatışmalar, ülkeyi insani bir felaketin eşiğinde tutuyor. Son saldırılar, taraflar arasında ateşkes ve siyasi çözüm umutlarını bir kez daha sekteye uğrattı.

Reklam
Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar