Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

SON DAKİKA | “Güllü’yü kızı itti” iddiasından sonra şok itiraf iddiası: Sultan Nur Ulu cinayeti itiraf etti

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA | “Güllü’yü kızı itti” iddiasından sonra şok itiraf iddiası: Sultan Nur Ulu cinayeti itiraf etti

Tarih: 12 Aralık 2025 | Okuma Süresi: 4 DAKİKA SAAT:21:00

Arabesk müziğin sevilen ismi Güllü’nün (gerçek adı Gül Tut) şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada yeni ve çarpıcı bir iddia ortaya atıldı. Sanatçının patronu Ferdi Aydın, olay anında evde bulunan ve kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile birlikte gözaltına alınan Sultan Nur Ulu’nun “cinayeti itiraf ettiğini” öne sürdü. Resmi makamlardan henüz bu iddiayı doğrulayan bir açıklama gelmezken, soruşturmanın titizlikle sürdüğü belirtiliyor.

 Soruşturmanın Seyri ve İddialar

Güllü, 26 Eylül’de Yalova’daki 6. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmişti. İlk başlarda kaza olarak değerlendirilen ölüm, elde edilen somut deliller ve TÜBİTAK analizleri sonrası “kasten öldürme” soruşturmasına dönüştü.

Gözaltı ve Kaçış Girişimi:

· Yakalanma Anı: Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu, 9 Aralık akşamı İstanbul Büyükçekmece’de, valizleriyle birlikte bir otomobilin bagajına eşya yüklerken “kasten öldürme” şüphesiyle gözaltına alındı.
· Kaçış Planı: Emniyet kaynakları, ikilinin Gürcistan üzerinden yurtdışına çıkmayı veya bir TIR dorsesini kullanmayı planladıkları bilgisinin değerlendirildiğini aktardı.

Reklam

Patron Ferdi Aydın’ın İddiası:

· Sosyal Medya Açıklaması: Tüm bu gelişmelerin ardından Güllü’nün patronu Ferdi Aydın sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Tuğyan’ın arkadaşı Sultan cinayeti itiraf etmiş ilk benden duyun” ifadelerini kullandı.
· Resmi Doğrulama Yok: Savcılık tarafından yapılan son açıklamalarda, şüphelilerin sorgularında şu ana kadar bir itirafta bulunmadıkları vurgulanmıştı. Bu nedenle Aydın’ın iddiasının mahkeme sürecine etkisi belirsizliğini koruyor.

 TÜBİTAK Ses Analizinden Çıkan Çarpıcı İfadeler

Soruşturmanın en önemli ayağını, olay evindeki güvenlik kamerasından elde edilen ve TÜBİTAK tarafından analiz edilen ses kayıtları oluşturuyor.

Uzman Raporunun Bulguları:

· Doğal Olmayan Ölüm: Fizikçiler, ceza uzmanları ve modelleme ekiplerinden oluşan bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora göre, Güllü’nün ölümü “normal bir düşme” ile açıklanamıyor. Raporda, olayın “itme veya fiziksel baskı” sonucu gerçekleşmiş olma ihtimalinin kuvvetli olduğu belirtildi.
· Kritik Diyalog: Analiz edilen kayıtlarda, Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’e ait olduğu iddia edilen şu ifadeler yer alıyor: “Atacağım şimdi seni. Hadi görüşürüz, bay bay.”.
· Olay Anının Tasviri: Bir habere göre; ses incelemelerinde, Güllü banyodan çıkıp müziğin açıldığı odaya yöneldiğinde, “O ne?” dediği ve ardından Tuğyan’ın “Seni şimdi atacağım” sözleriyle bir itilme/çekişme sesinin geldiği tespit edildi.

 Şüphelilerin Durumu ve Savcılık Açıklamaları

Gözaltı ve İfade Çelişkileri:

Reklam

· Gözaltı Sayısı: Soruşturma kapsamında şu ana kadar 5 kişi gözaltına alındı. Sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter, arkadaşı Sultan Nur Ulu, Ulu’nun babası Arif Ulu ve ulaşımlarını sağlayan başka kişiler gözaltına alınanlar arasında.
· Çelişkili İfadeler: Şüphelilerin olay yeri incelemesi sırasında ve farklı zamanlarda aldıkları üç ayrı ifadelerinde çelişkiler olduğu kaydedildi.

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Açıklama:

· Titiz Soruşturma: Soruşturmayı yürüten Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz, “İğneyle kuyu kazar gibi ayrıntılı, dikkatli, gizli bir soruşturma yürüttük” ifadelerini kullandı.
· “Henüz Gerçeği Anlatan Yok”: Başsavcı Öksüz, şüphelilerin sorgularında şu ana kadar itirafta bulunmadığını belirterek, “Henüz gerçeği anlatan yok” dedi.

 Adli Ses Analizi Hakkında Uzman Görüşü

Hürriyet yazarı Fulya Soybaş, konuyla ilgili bir adli bilişim uzmanıyla görüşerek, sosyal medyada dolaşan iddialara ışık tuttu.

Ses Analizi Nasıl Yapılır?

· Manipülasyon Tespiti: Adli ses incelemesi, kayıtların manipüle edilip edilmediğini, montajlanıp montajlanmadığını tespit etmeyi amaçlayan bilimsel bir süreçtir.
· Ortam Sesinden Ayırma: “Ses iyileştirme” ile ortamdaki müzik, araç sesi gibi gürültüler azaltılarak, konuşmaların netleştirilmesi ve anlaşılır hale getirilmesi mümkündür.
· Delil Değeri: Bir ses kaydının sağlam delil sayılabilmesi için, uluslararası standartlara uygun, laboratuvar ortamında, yetkin kişiler tarafından analiz edilmiş olması ve bağımsız bir kontrolle aynı sonuca varılabilmesi gereklidir.

Reklam

 Sıkça Sorulan Sorular

1. Güllü’nün patronu Ferdi Aydın’ın “itiraf” iddiası doğrulandı mı?
Hayır,henüz resmi bir doğrulama yok. Yalova Başsavcılığı, şüphelilerin sorgularında itirafta bulunmadığını açıkladı. Ferdi Aydın’ın iddiasının kaynağı net değil.

2. TÜBİTAK ses analizi neyi kanıtlıyor?
Analiz,olayın “normal bir düşme” olmadığını ve “itme/fiziksel baskı” ihtimalini güçlü şekilde gösteriyor. Ayrıca kayıtlarda, sanatçının kızına ait olduğu iddia edilen tehdit içerikli ifadeler tespit edildi.

3. Şüpheliler neden ve nasıl yakalandı?
“Kasten öldürme”şüphesiyle aranan şüpheliler, yurtdışına kaçmaya hazırlandıkları bir sırada, valizleriyle birlikte İstanbul’da yakalandı. Gürcistan’a kaçmayı planladıkları iddia ediliyor.

4. Soruşturmada kaç kişi gözaltında?
Toplamda 5 kişi gözaltına alındı.Baş şüpheliler Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun yanı sıra, Ulu’nun babası ve ulaşımı sağlayan kişiler de gözaltında.

Reklam

Sosyal medyada sıkça paylaşılan ve yapay zeka ile çözümlendiği iddia edilen ses kayıtlarına karşılık, resmi ve bilimsel analizlerin sonuçları mahkeme sürecinde belirleyici olacak. Soruşturmanın gizlilik kararı altında yürütülmesi nedeniyle, Ferdi Aydın’ın iddiasının somut delillerle ilişkisi ve soruşturmaya etkisi merakla bekleniyor.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

34 yıllık hasretin ardından gelen mutluluğa devlet eli: Doğan ailesi için aile danışmanlığı süreci başladı

Yayımlandı

üzerinde

34 yıllık hasretin ardından gelen mutluluğa devlet eli: Doğan ailesi için aile danışmanlığı süreci başladı

Yayın Tarihi: 08.08.2026,  12: 30
Okuma Süresi: Yaklaşık 2 dakika

DHA 

Adıyaman’da 34 yıl boyunca çocuk hasreti çeken, evini satarak tüp bebek tedavisi gören ve ikiz kızlarına kavuşan Abuzer ile Zeynep Doğan çiftinin hikâyesi, bu kez Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın devreye girmesiyle yeni bir boyut kazandı. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, ailenin yeni yaşamında yalnız olmadığını duyurdu.

34 yıl süren çocuk özlemi

Adıyaman’da yaşayan Abuzer (71) ve Zeynep Doğan (59), 40 yıl önce dünya evine girdi. Evliliklerinin ilk yıllarında iki kez hamile kalan Zeynep Doğan, maalesef çocuklarını anne karnında kaybetti. Anne baba olma hayaliyle Adıyaman, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta defalarca tedavi gören çift, 34 yıl boyunca pes etmedi.

Reklam

Tüp bebek tedavisi kararı alan Doğan çifti, bu uğurda oturdukları evi satarak tüm imkânlarını seferber etti. 6 yıl önce dünyaya gelen ikiz kızlarına Tekbir Gül ve Havva Gül adını verdiler. 71 yaşında baba olmanın mutluluğunu yaşayan Abuzer Doğan, hayatının değişimini şu sözlerle anlatmıştı:

“Eskiden işten eve geldiğimde kahveye gider, gece geç saatlere kadar vakit geçirirdim. Şimdi ise işten çıkar çıkmaz eve geliyor, çocuklarımla ilgileniyorum.

Miniklerin Anıtkabir hayali gerçek oldu

Doktor ve polis olmak isteyen ikiz kızlar, öğretmenlerine Anıtkabir’i ziyaret etmek istediklerini söyledi. Ailenin maddi imkânlarının yetersiz olduğunu gören öğretmenleri, “Sevgi Varsa Engel Yok Derneği” Başkanı Zeynep Bulut ile iletişime geçti. Derneğin desteğiyle Ankara’ya giden Doğan ailesi, Anıtkabir’de Ata’nın huzuruna çıktı.

Bu anların sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte ailenin hikâyesi kısa sürede Türkiye gündemine oturdu. Yüzlerindeki tebessüm ve yaşadıkları sevinç, binlerce kişiye umut oldu.

Reklam

Bakanlık devreye girdi: Aile danışmanlığı başlatıldı

Sosyal medyada büyük ilgi gören Doğan ailesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı harekete geçti. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ailenin yeni hayatında yanlarında olacaklarını duyurdu.

Bakan Göktaş, Adıyaman İl Müdürlüğü koordinasyonunda aile danışmanlığı sürecinin başlatıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Yeni taşınacağı yuvalarında çocuklarımızın tüm temel ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli planlamaları yaptık. Eğitimlerinden sosyal ihtiyaçlarına kadar her aşamayı ekiplerimizle yakından takip edeceğiz. Çünkü bizim için mesele yalnızca bir ihtiyacı karşılamak değil, bir ailenin güçlenmesine, çocuklarımızın güvenle büyümesine ve geleceğe umutla bakmasına eşlik etmek.”

Bakan ayrıca, ailenin ve “güzel evlatlarının” yüzündeki tebessümün herkese umut olduğunu vurguladı.

Reklam

Devletin şefkat eli uzandı

Bakanlık yetkilileri, Doğan ailesi için yalnızca maddi destek değil, psikososyal bir yaklaşımla hareket edileceğinin altını çizdi. Aile danışmanlığı süreci kapsamında çiftin yeni rollerine uyum sağlaması, çocukların eğitim ve sosyal gelişim süreçleri başta olmak üzere her aşama uzman ekiplerce takip edilecek.

Bakan Göktaş’ın mesajındaki şu cümle, devletin konuya yaklaşımını özetliyor nitelikte:

“Devletimizin şefkat eli ailemizin üzerinde. Biz de güzel kızlarımızın yanında olmaya, yüzlerindeki gülümsemeyi çoğaltmaya devam edeceğiz.”

Sosyal medyada büyük yankı

Doğan ailesinin hikâyesi, tüp bebek tedavisi gören ailelere umut olurken, devletin aileye sahip çıkması sosyal medyada geniş yankı buldu. Binlerce kullanıcı, Bakan Göktaş’ın paylaşımını beğeni ve yorum yağmuruna tuttu. Özellikle “34 yıl sonra gelen mutluluk” etiketiyle paylaşılan videolar milyonlarca kez izlendi.

Reklam

Özetle

· Kim: Abuzer (71) ve Zeynep Doğan (59) çifti ile ikiz kızları Tekbir Gül ve Havva Gül.
· Ne oldu? 34 yıllık çocuk hasretinin ardından tüp bebek yöntemiyle ikiz çocuk sahibi olan aile, Anıtkabir ziyaretiyle gündeme geldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, aile için aile danışmanlığı süreci başlattı.
· Nerede? Adıyaman.
· Ne zaman? Açıklama 08.08.2026 tarihinde yapıldı.
· Nasıl? Bakanlık, yeni yuvalarında çocukların temel ihtiyaçlarından eğitimlerine kadar her alanda destek sağlayacak.

Okumaya Devam Et

Gündem

Cinayete kurban gittiği değerlendirilen Evindar’ın cesedi aranıyor

Yayımlandı

üzerinde

Cinayete kurban gittiği değerlendirilen Evindar’ın cesedi aranıyor

Tarih: 08.08.2026
Saat: 11:57
Okuma Süresi: 3 Dakika

DHA 

Bir Yıllık Belirsizlik: Evindar Tiğrak’ın Kaybı

Batman’da 7 Haziran 2025 tarihinden bu yana haber alınamayan 31 yaşındaki Evindar Tiğrak için başlatılan soruşturmada çarpıcı gelişmeler yaşandı. Uzun süredir titizlikle yürütülen çalışmalar, kayıp kadının bir cinayete kurban gitmiş olabileceği ihtimalini güçlendirirken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan iki şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın aydınlatılması için güvenlik güçleri, Tiğrak’ın cesedine ulaşmak amacıyla belirlenen bölgelerde arama çalışmalarını sürdürüyor.

Kayıp Başvurusu ve Soruşturmanın Seyri

Evindar Tiğrak’tan haber alamayan yakınları, 12 Kasım 2025 tarihinde Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak kayıp ihbarında bulundu. Başsavcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, olayın aydınlatılması için geniş çaplı bir inceleme başlatıldı. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın devreye girmesiyle dosya yeniden ele alındı ve derinlemesine bir analiz süreci başlatıldı.

Reklam

Deliller Zinciri: HTS, PTS ve Biyolojik Bulgular

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller, dosyanın seyrini değiştiren en önemli unsur oldu. Ekipler, şüphelilerin HTS (Hücresel Haberleşme Sistemi) ve PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtlarını, kriminal inceleme bulgularını ve tanık beyanlarını bir araya getirerek olayın perdesini aralamaya çalıştı.

Yapılan incelemelerde, Evindar Tiğrak’ın kaybolmadan hemen önce şüphelilerden biriyle yoğun telefon trafiği ve mesajlaşma yaşadığı tespit edildi. Dikkat çeken bir diğer detay ise, şüphelinin kullandığı 21 AC 935 plakalı aracın, olay günü bagaj kapağı açık bir şekilde ve tek başına seyir halinde olduğunun kayıtlara geçmesi oldu. Araç üzerinde yapılan kriminal incelemede ise bagaj ve ön yolcu koltuğunda biyolojik bulgulara rastlandı. Bu bulgular arasında üç farklı erkeğe ait kan örneği ve bir kadına ait kan örneğinin bulunması, işin vahametini gözler önüne serdi.

Tanık İfadeleri ve Şüpheli Hareketler

Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan tanıklar, olayın ardından aracın detaylı bir şekilde temizlendiğini, koltuk döşemelerinin söküldüğünü ve içindeki eşyaların yerlerinin değiştirildiğini anlattı. Bir oto yıkama işletmecisinin ifadesinde ise araç içerisinde yoğun bir kötü koku olduğu ve arka koltuklarda kan izleri görüldüğü belirtildi. Tüm bu deliller doğrultusunda kimlikleri tespit edilen N.Y. (41) ve Y.D. (26), düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.

“Tasarlayarak Kasten Öldürme” Tutuklaması

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen N.Y. ve Y.D., çıkarıldıkları mahkeme tarafından ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında ortaya çıkan bir başka çarpıcı bilgi ise, Evindar Tiğrak’ın daha önce N.Y. hakkında şikayetçi olduğu oldu.

Reklam

Aile Umutla Bekliyor, Arama Çalışmaları Sürüyor

Tutuklamaların ardından gözler, Evindar Tiğrak’ın cesedine ulaşılması için yürütülen çalışmalara çevrildi. Güvenlik güçleri, belirlenen bölgelerde arama faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Yaklaşık bir yıldır kızlarından haber alamayan aile ise, yetkililerden gelecek olumlu haberi umutla bekliyor. Olayla ilgili soruşturma, Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü olarak devam ettiriliyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Saros Körfezi’nin Derinliklerinde Bir Savaşçı: Tank Batığı Dalış Tutkunlarını Kendine Çekiyor

Yayımlandı

üzerinde

Saros Körfezi’nin Derinliklerinde Bir Savaşçı: Tank Batığı Dalış Tutkunlarını Kendine Çekiyor

Tarih: 8 Ağustos 2026
Saat: 10:30
Okuma Süresi: 3 dakika

DHA 

Edirne’nin Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan Keşan ilçesine bağlı Gökçetepe köyü açıklarında, geçen yıl haziran ayında suya batırılan M62 T model muharebe tankı, kısa sürede dalış tutkunlarının vazgeçilmez rotalarından biri haline geldi. Sadece 10 metre derinlikteki bu eşsiz batık, Türkiye’nin en sığ noktaya batırılan tankı olma özelliğiyle dikkat çekiyor.

Dalış Turizmine Yapay Resif Desteği

Edirne Valiliği, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu ve Edirne Saros Turizm Altyapı Hizmet Birliği (ESTAB) işbirliğinde hayata geçirilen Yapay Resif Projesi kapsamında batırılan tank, bölgede su altı sporlarına ilgi duyan turistleri çekmeyi ve yapay resif oluşumunu desteklemeyi amaçlıyor. Projenin meyveleri kısa sürede alınmaya başlandı; yerli ve yabancı dalgıçların akınına uğrayan batık, Saros Körfezi’ni dalış turizminin yeni gözdesi haline getirdi.

Reklam

“Deneme Dalışı İçin Nadir Noktalardan Biri”

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) yetkilisi ve 3 yıldız dalış eğitmen eğiticisi Ahmet Yumurtacı, tank batığına olan ilginin her geçen gün arttığını belirtti. Yumurtacı, özellikle İstanbul’dan günübirlik gelen dalgıçların tanka deneme dalışı yapabildiğini vurgulayarak, “Dünyada bunun çok fazla örneği yok. Dolayısıyla tank batığı, suyun altında sadece deneme dalışı için dalabileceğiniz nadir noktalardan bir tanesi haline geldi” dedi.

Tankın sığ bir bölgede bulunmasının ilgiyi artırdığını ifade eden Yumurtacı, “Suyun altında tank görmek, yüzeyde görmekten çok daha farklı. Geçen yıldan bu yana binlerce defa tank batığına dalış yapıldı. Sadece tankı görmek için gelen misafirlerimiz oluyor” diye konuştu.

Saros’un Eşsiz Doğası Dalgıçları Büyülüyor

İstanbul’dan ilk kez Saros Körfezi’ne dalış yapmaya gelen dalış öğrencisi İrem Yıldız, deneyimini şu sözlerle paylaştı: “Dalış yapmak kişisel tercihinize ve merakınıza dayalı. Ben suyu çok sevdiğim ve suyun altını çok merak ettiğim için geldim. Dalış yapmanın zevki bambaşka. Aşağının dünyası sizi etkiliyor.”

Yıldız, Saros Körfezi’nin kendini temizleyen nadir körfezlerden biri olmasının da bölgeyi özel kıldığını belirterek, “Aşağıda göreceğiniz canlı çeşitliliği çok fazla. Eğer meraklıysanız mutlaka gelin, görün, deneyin. Asla pişman kalmayacaksınız” çağrısında bulundu.

Reklam

Bölge Ekonomisine Can Suyu

Saros Körfezi’nde dalış turizmine yapılan yatırımlar, özellikle İstanbul’dan büyük talep görüyor. Tank batığının popülerleşmesiyle birlikte bölgeye gelen ziyaretçi sayısındaki artış, Gökçetepe köyü ve çevresindeki işletmelere de canlılık kazandırıyor. Dalış sezonunun yoğun geçtiğini ifade eden yetkililer, önümüzdeki dönemde tank batığına olan ilginin daha da artmasını bekliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar