Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

ABD’deki korkutan olay: Kuduzlu kokarcadan böbrek nakline, hayatını kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

ABD’deki korkutan olay: Kuduzlu kokarcadan böbrek nakline, hayatını kaybetti

HABER | 11 Aralık 2025, Perşembe – 00:30| Okuma Süresi: 3 dk

ABD’de gerçekleşen son derece nadir ve trajik bir tıbbi vaka, organ nakli güvenliği konusunda yeni tartışmaları ve uyarıları beraberinde getirdi. Michigan’da böbrek nakli olan bir hasta, ameliyattan haftalar sonra kuduz nedeniyle hayatını kaybetti. Yapılan araştırmalar, ölümcül virüsün kaynağının, organı bağışlayan ve bir kokarca tarafından tırmalanan donör olduğunu ortaya koydu.

Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), bu olayın, ülkede organ nakli yoluyla bulaşan ve 1978’den bu yana kayıtlara geçen dördüncü kuduz vakası olduğunu açıkladı. Vaka, potansiyel risk taşıyan donörlerin taranmasındaki mevcut protokollere dair önemli soru işaretleri doğurdu.

Vakanın Acıklı Seyri: Kediyi Kurtarmak İsterken Başlayan Zincir

Olay, Ekim 2024 sonlarında Idaho eyaletinde başladı. Organ bağışçısı olan erkek, yavru bir kediyi korumaya çalışırken bir kokarca tarafından tırmalandı. Yaklaşık beş hafta sonra, Aralık 2024 başında, aynı kişi evinde bilinci kapalı halde bulunarak hastaneye kaldırıldı.

· Hastaneye kaldırıldığı sırada kişide yutma güçlüğü, halüsinasyonlar ve yürüme bozukluğu gibi nörolojik belirtiler görülüyordu.
· Ancak bu belirtiler kuduzla ilişkilendirilmedi ve beyin ölümü gerçekleşen donörün kalbi, akciğerleri, böbrekleri ve korneaları bağış için alındı.

Bağışlanan böbreklerden biri, Michigan’da yaşayan ve Aralık 2024’te Ohio’da nakil ameliyatı olan bir hastaya takıldı.

Nakil Sonrası Ölümcül Bulgular Ortaya Çıktı

Böbrek naklinden yaklaşık beş hafta sonra, alıcı hastada ciddi semptomlar baş gösterdi.

Hastada Görülen Belirtiler:

· Titreme ve kontrol edilemeyen kasılmalar
· Bacaklarda ilerleyici güçsüzlük
· Bilinç bulanıklığı ve konfüzyon hali
· İdrar kaçırma

Durumu hızla kötüleşen hasta, hastaneye kaldırılarak solunum cihazına bağlandı ancak kurtarılamadı. Yapılan testler ve otopsi, ölüm nedeninin kuduz olduğunu kesinleştirdi.

Gizem Çözüldü: Virüsün Kaynağı Bağışlanan Böbrekti

Hastanın bilinen bir hayvan teması öyküsü olmaması, araştırmacıların dikkatini tekrar donöre çevirdi.

· İlk testlerde, donörün saklanan kan örnekleri kuduz antikorları açısından negatif çıkmıştı.
· Ancak, nakledilen böbrekten alınan doku örneğinin (biyopsi) yeniden incelenmesiyle, dokuda kuduz virüsü RNA’sı tespit edildi.
· Yapılan genetik analiz, virüsün, yarasa kaynaklı bir kuduz suşu olduğunu gösterdi. Bu bulgu, enfeksiyon kaynağının kesinlikle nakledilen organ olduğunu kanıtladı.

Diğer Alıcılar İçin Acil Önlem Alındı

CDC ve sağlık yetkilileri, aynı donörden organ veya doku alan diğer kişileri hızla tespit etmek için harekete geçti.

· Donörün kalp ve akciğerleri bir araştırma merkezinde kullanıldığı için risk oluşturmadı.
· Ancak aynı kişiden üç farklı hastaya kornea nakli yapıldığı belirlendi.
· Bu hastalara derhal müdahale edildi; nakledilen kornealar çıkarıldı ve hepsine koruyucu kuduz aşısı ile immünglobulin tedavisi (temas sonrası profilaksi) başlandı.
· Toplamda, donör ve böbrek alıcısıyla temas eden 357 kişi değerlendirildi ve 46’sına koruyucu tedavi önerildi.

Tıp Dünyasında Sistem Eleştirisi: “Daha Güçlü Rehberlik Gerekli”

CDC, yayınladığı raporda, bu trajik vakanın, organ nakli sistemindeki bir açığı gözler önüne serdiğini vurguladı.

· Donörün kokarca teması öyküsü, bağış öncesi risk değerlendirme görüşmesinde kayda geçmişti. Ancak, bu bilgi “test edilmesi gereken bir risk faktörü” olarak değerlendirilmedi.
· Organlarda kuduz testi rutin olarak yapılmıyor. Belirtilerin haftalar, hatta aylar sonra ortaya çıkabilmesi ve akut ensefalopati (beyin iltihabı) bulguları olan donörlerde dikkatli olunması gerektiği belirtildi.

CDC, özellikle son bir yıl içinde kuduz riski taşıyan bir hayvan tarafından ısırılan veya tırmalanan potansiyel donörlerde, nakil ekiplerinin kamu sağlığı yetkilileriyle daha sıkı işbirliği yapması ve riski agresif bir şekilde değerlendirmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kuduz Hakkında Kritik Bilgiler

· Bulaş Yolu: Enfekte hayvanın tükürüğünün, çoğunlukla ısırık veya tırmalama yoluyla açık yara ya da mukoza ile temas etmesiyle bulaşır.
· Ölüm Oranı: Belirtiler ortaya çıktıktan sonra tedavi şansı neredeyse yoktur ve neredeyse her zaman ölümcüldür. Tıp tarihinde belirtiler başladıktan sonra kurtulabilen 50’den az kişi bulunmaktadır.
· Korunma: Isırık veya tırmalama sonrası derhal yaranın sabunlu su ile yıkanması ve en kısa sürede kuduz aşısı ve immünglobulin tedavisine başlanması hayat kurtarıcıdır.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Bakan Gürlek Duyurdu: Orman Yangınlarıyla İlgili 6 Şüpheli Tutuklandı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Bakan Gürlek Duyurdu: Orman Yangınlarıyla İlgili 6 Şüpheli Tutuklandı

Tarih: 2 Ağustos 2026
Saat: 14:55
Okuma Süresi: 2 dakika

DHA

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 1 Haziran 2026’dan bu yana 16 ilde çıkan 44 orman yangınıyla ilgili yürütülen adli soruşturmalarda 6 şüphelinin tutuklandığını duyurdu. Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yangınlarla ilgili soruşturmaların titizlikle sürdüğünü ve faili meçhul hiçbir yangın bırakılmayacağını vurguladı.

29 Şüpheli Tespit Edildi, 6’sı Tutuklandı

Adalet Bakanlığı’nın açıklamasına göre, 16 ilde meydana gelen 44 orman yangını kapsamında toplam 29 şüpheli tespit edildi. Bunlardan 6’sı tutuklanırken, 9 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Halen 6 şüpheli ise gözaltında bulunuyor ve haklarındaki adli işlemler devam ediyor.

Bakan Gürlek, soruşturmaların olay yeri inceleme bulguları, kamera görüntüleri, iletişim kayıtları, tanık anlatımları, bilirkişi raporları ve teknik veriler üzerinden ayrıntılı şekilde yürütüldüğünü belirtti.

“Yeşil Vatan’a Karşı Suçlar Affedilmeyecek”

Bakan Gürlek, orman yangınlarına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik hassasiyetimiz yalnızca vatandaşlarımızın canına, malına ve huzuruna karşı işlenen suçlarla sınırlı değildir. Aynı hassasiyeti ormanlarımız, doğal varlıklarımız ve Yeşil Vatan’ımız için de taşıyoruz.”

Bakan ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Adalet, İçişleri ile Tarım ve Orman Bakanlıkları arasında güçlü bir iş birliği ve koordinasyon sağlandığını vurguladı.

Adalet Bakanlığı’ndan Yeni Birim: Doğal Afet ve Kazalar Daire Başkanlığı

Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Doğal Afet ve Kazalar Daire Başkanlığı, orman yangınlarına ilişkin adli süreçleri yakından ve düzenli olarak takip ediyor. Cumhuriyet başsavcılıkları, ilgili kamu kurumlarıyla eş güdüm içinde yangınların çıkış nedenlerini ve sorumlularını belirlemek için tüm delilleri titizlikle değerlendiriyor.

“Ormanlarımızı Kasten Yakanlar Bilmelidir ki…”

Bakan Gürlek, açıklamasının devamında orman yangınlarına karşı kararlı bir mesaj verdi:

“Ormanlarımızı kasten yakanlar da tedbirsizlik veya ihmalleriyle yangına sebebiyet verenler de bilmelidir ki yaptıkları yanlarına kalmayacaktır. Deliller eksiksiz şekilde toplanacak, sorumlular adalet önüne çıkarılacak ve kanunlarımızın öngördüğü tedbir ve yaptırımlar en ağır şekilde uygulanacaktır.”

Bakan, Yeşil Vatan’ın milletin ortak emaneti ve gelecek nesillerin hakkı olduğunu belirterek, önümüzdeki süreçte de başsavcılıklar ve kolluk birimleri arasındaki yakın çalışmanın kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Okumaya Devam Et

Gündem

Mardin’de Yürek Yakan Olay: 4 Yaşındaki Muhammed Aras, Araçta Mahsur Kalarak Hayatını Kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Mardin’de Yürek Yakan Olay: 4 Yaşındaki Muhammed Aras, Araçta Mahsur Kalarak Hayatını Kaybetti

Tarih: 2 Ağustos 2026. 14:39
Okuma Süresi: 2 dakika

DHA 


Mardin’in Mazıdağı ilçesinde kapısı açık unutulan bir araca kendi başına binen 4 yaşındaki Muhammed Aras Temel, aracın kapısının kapanmasıyla güneş altında mahsur kaldı. 2 gün süren yaşam mücadelesini yoğun bakımda kaybeden küçük çocuk, ailesini ve sevenlerini yasa boğdu.

Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Ekinciler köyünde yaşanan acı olay, aileleri ve yetkilileri harekete geçirdi. Kapısı açık halde bulunan bir aracın içine giren 4 yaşındaki Muhammed Aras Temel, bir süre sonra aracın kapısının kapanmasıyla birlikte güneşin altında saatlerce mahsur kaldı. Ailesi tarafından araçta hareketsiz halde bulunan küçük çocuk, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Olay Nasıl Gerçekleşti?

Edinilen bilgilere göre olay, Mazıdağı ilçesine bağlı Ekinciler köyünde meydana geldi. Kapısı açık olan aracı fark eden küçük Muhammed Aras, kimsenin göremeyeceği bir anda kendi başına araca bindi. Ne yazık ki, çocuğun içeri girmesinin ardından aracın kapısı kapandı ve Muhammed Aras, güneş altında uzun süre araçta mahsur kaldı.

Hastane Süreci ve Hayat Mücadelesi

Ailesi tarafından araçta hareketsiz halde bulunan Muhammed Aras, hemen Mazıdağı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. İlk müdahalenin ardından durumu ağır olduğu için Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen çocuk, burada yoğun bakımda tedavi altına alındı. Doktorların tüm çabalarına rağmen 2 gün süren yaşam mücadelesini kaybeden Muhammed Aras Temel, acı haberiyle ailesini yasa boğdu.

Yetkililerden İnceleme Başlatıldı

Olayın ardından savcılık tarafından inceleme başlatıldı. Kapısı açık bırakılan aracın sahibi ve olayın oluş şekliyle ilgili detaylı soruşturma sürüyor. Uzmanlar, özellikle yaz aylarında araç içi sıcaklıkların kısa sürede tehlikeli boyutlara ulaşabildiğine dikkat çekerek, ebeveynleri ve araç sahiplerini kapılarını mutlaka kilitlemeleri konusunda uyarıyor.

Uzmanlardan Hayati Uyarılar

Otomotiv uzmanları ve çocuk sağlığı hekimleri, kapısı açık unutulan araçların küçük çocuklar için ciddi risk oluşturduğunu belirtiyor. Özellikle yaz aylarında güneş altında bekleyen bir aracın iç sıcaklığının 10 dakika içinde 20 dereceye kadar yükselebildiğine dikkat çeken uzmanlar, araçların asla çocukların gözetimsiz girebileceği şekilde bırakılmaması gerektiğini vurguluyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

3 Çocuk Annesi 11 Yılda 35 Ameliyat Geçirdi: Son Ameliyatı Olmazsa Dili Alınacak

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

3 Çocuk Annesi 11 Yılda 35 Ameliyat Geçirdi: Son Ameliyatı Olmazsa Dili Alınacak

Tarih: 2 Ağustos 2026
Saat: 14:23
Okuma Süresi: 3 Dakika

DHA

Zorlu Bir Yaşam Mücadelesi: 3 Çocuk Annesinin 11 Yıllık Savaşı

Gaziantep’te yaşayan 39 yaşındaki 3 çocuk annesi Serap Öztürk, tam 12 yıl önce başlayan sağlık sorunları nedeniyle adeta bir yaşam mücadelesi veriyor. Diş etindeki şişlikle başlayan süreç, dil kanseri teşhisiyle devam etti ve son 11 yılda 35 kez ameliyat masasına yatmasına neden oldu. Şimdi ise son bir umutla beklediği ameliyat için yardım eli arıyor.

12 Yıl Önce Diş Eti Şişmesiyle Başladı

Serap Öztürk’ün sağlık karnesi, 12 yıl önce diş etindeki küçük bir şişlikle başladı. Doktorlar tarafından kist olarak değerlendirilen bu oluşum, ilk müdahaleyle temizlendi. Ancak 3’üncü çocuğuna hamile kaldığı dönemde çenesinde yeniden oluşan şişlik, durumun sandıklarından çok daha ciddi olduğunu gösterdi. Hamileliğin sinirleri tetiklemesi sonucu kistin bulunduğu bölgede tümör oluştuğu tespit edildi.

35 Ameliyat, Bitmeyen Bir Çile

Tümörün temizlenmesi için çenesinin bir kısmı alınan ve yerine bacağından kemik nakledilen Öztürk, vücudunun bu parçayı kabul etmemesi üzerine implant takılmak zorunda kaldı. Ne yazık ki hastalık sürekli nüksetti ve her seferinde yeni bir ameliyat kaçınılmaz oldu. “11 yıl içinde 35 defa ameliyat oldum. Her ameliyatta o bölgeyi temizleseler de hastalığım nüksetmeye devam etti” diyen Öztürk, bugün yüzünün o tarafında diş, çene ve damağının olmadığını, sadece platin bulunduğunu belirtti.

“Acı Çekmeden Su İçmek İstiyorum”

Son iki aydır dilindeki şişlik ve tümörlerin büyümesi nedeniyle konuşmakta, beslenmekte ve hatta nefes almakta dahi zorlanan Serap Öztürk, bu zorlu süreçte en zor kararıyla karşı karşıya kaldı. Görüştüğü doktorlar, dilinin tamamen alınması gerektiğini ve ömür boyu konuşamayacağını, ağızdan beslenemeyeceğini söyledi.

Bu teklifi kesin bir dille reddeden Öztürk, “Ömür boyu yatalak olup hem kendimi hem çocuklarımı başkasına muhtaç etmek istemedim” diyerek pes etmedi. Umudunu yitirmeyen genç kadın, İstanbul’da Çapa Tıp Fakültesi’nde başka bir doktor buldu. Bu doktor ona, konuşabileceğini ve hortuma bağlı yaşamak zorunda kalmayacağını söyleyerek yeni bir umut ışığı yaktı.

Ancak bu umut dolu ameliyatın da bir bedeli var: 30 bin avro, yani yaklaşık 1 milyon 600 bin lira. Bu miktarı karşılayacak gücü olmadığını belirten Öztürk, “Devletimizden, hayırseverlerimizden destek bekliyorum. İyileşirsem çocuklarıma sağlıklı bir anne olacağım. Artık acı çekmeden su içmek istiyorum” diyerek yardım çağrısında bulundu.

Bir Evladın En Büyük Hayali: Annemle Doyasıya Sohbet Etmek

Serap Öztürk’ün 15 yaşındaki oğlu Yunus Emre Öztürk, annesinin bu zorlu mücadelesine tanıklık eden en yakın şahitlerden biri. Onun için en büyük hayal, annesiyle doyasıya sohbet edebilmek. “Annemin acı çekmeden, zorlanmadan konuşabilmesini çok istiyorum. Bir şeyler yiyip içerken çok zorlandığını görmek bizi çok üzüyor” diyen genç çocuk, hayırseverlerden ve devlet büyüklerinden yardım beklediklerini sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar