Gündem
Gazze Görev Gücü nasıl çalışacak? — MSB: “TSK göreve hazır”
Gazze Görev Gücü nasıl çalışacak? — MSB: “TSK göreve hazır”
Tarih / Saat: 23.10.2025 — 12:30
Okuma süresi: 3–4 dakika
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, kurulması planlanan Gazze Görev Gücü konusunda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) “devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli şekilde” hazırlıklarını sürdürdüğünü ve uluslararası hukuk çerçevesinde verilecek her türlü görevi üstlenmeye hazır olduğunu bildirdi. Bakanlık ayrıca görev gücüne ilişkin koordinasyon için saha dışı bir Sivil-Asker Koordinasyon Merkezi (CMCC) tesis edildiğini ve diplomatik temasların sürdüğünü açıkladı.

Ne açıklandı? (kısa madde)
-
MSB: “TSK görev üstlenmeye hazır.”
-
Gazze Görev Gücü hazırlıkları kapsamında Sivil-Asker Koordinasyon Merkezi (CMCC) kuruldu/tesis edildiği bildirildi
-
Türkiye, ateşkes anlaşmasının garantör ülkelerinden biri olarak ilgili ülke ve örgütlerle diplomatik ve askerî istişarelere devam ediyor.
-
Görev gücüne gönüllü katılmak isteyen sivil aktörler ve sağlık, yeniden inşa ekipleri gibi unsurlar için başvurular/ilgiler gündemde (vatandaşların CİMER başvuruları da var
“Nasıl” çalışacak? — Resmi açıklamalar ve uygulama çerçevesi
MSB’nin açıklamasına göre TSK’nın görev alıp almayacağı ve hangi görevleri üstleneceği, uluslararası ortaklarla süren istişareler sonunda netlik kazanacak. Bakanlık, TSK’nın geçmiş barış-destek operasyonlarındaki tecrübesine atıf yaparak, insani yardımın ulaştırılması, altyapının yeniden inşası, saha güvenliği ve koordinasyon gibi alanlarda üstlenilecek rollerin mümkün olduğunu belirtiyor; ancak hangi unsurların doğrudan Gazze içine girip fiilen görev yapacağı muhatap ülkeler ve uluslararası hukuk çerçevesinde kararlaştırılacak
CMCC (Sivil-Asker Koordinasyon Merkezi) — rolü ne?
Açıklamalarda bahsedilen CMCC, bölgesel istikrar ve insani yardım akışının koordinasyonu için bir merkez görevi görecek. Benzer merkezlerin görev tanımı; uluslararası ve sivil aktörlerle askerî yetenekler arasında lojistik, güvenlik ve insani yardım akışını kolaylaştırmak, saha dışı planlama ve bilgi paylaşımını yürütmektir. (CENTCOM ve BM/UNOCHA uygulama örnekleri, CMCC/CMCoord yaklaşımının altında benzer amaçlar olduğunu gösteriyor)
Muhtemel görev alanları (resmi söylem + genel çerçeve)
MSB beyanı doğrudan tüm operasyonel detayları vermemekle birlikte ulusal ve uluslararası uygulamalardan yola çıkarak görev gücünün muhtemel iş tanımı şu başlıklarda toplanabilir:
-
İnsani yardım lojistiği ve dağıtımı: İnsani yardım malzemelerinin güvenli şekilde ulaştırılması ve yerel aktörlerle koordinasyonu.
-
Altyapı yeniden inşası destek faaliyetleri: Yıkılan altyapının onarımı için mühendislik ve teknik ekip desteği (kentsel altyapı, su, elektrik).
-
Güvenlik ve ateşkes gözetimi: Ateşkesin sürdürülebilirliğini sağlayacak izleme/denetim, sınır ve geçiş noktalarında güvenlik desteği (hangi görevlerin uygulanacağı uluslararası anlaşmalarla belirlenecek
-
Sivil-asker koordinasyonu: CMCC üzerinden sivil yardım kuruluşları, BM ajansları ve diğer ülke/kuruluşlarla bilgi paylaşımı ve planlama.
Not: Yukarıdaki görev başlıkları MSB beyanlarıyla uyumlu olabilecek genel çerçevelerdir; kesin görev dağılımı ve yetki sınırları, ilgili uluslararası kararlar ve sahadaki güvenlik/diplomasi koşullarına göre şekillenecektir.
Türkiye’nin rolü ve diplomasi
MSB açıklamalarında Türkiye’nin ateşkes garantörlerinden biri olarak sürece aktif katıldığı, muhatap ülkelerle temasların sürdüğü vurgulandı. Bu yüzden TSK’nın katılımı yalnızca teknik/askerî hazırlık meselesi değil aynı zamanda diplomatik bir karar sürecine tabidir.
Vatandaşlardan gönüllü başvurular — saha için sivil katkı
Daha önceki haber akışlarında sağlık, mühendislik, saha koordinasyonu ve lojistik gibi alanlarda gönüllü katılmak isteyenlerin CİMER üzerinden başvurdukları, sivil katkının da gündemde olduğu bildirildi. Bu, görev gücünün sadece askerî değil çok aktörlü (multi-actor) bir yapı olabileceğine işaret ediyor.
Ne eksik / hangi soruların cevabı bekleniyor?
-
Hangi ülkelerin hangi unsurları sahaya indireceği ve görev tanımlarının tam metni.
-
TSK unsurlarının sahaya girip girmeyeceği konusunda nihai siyasi karar ve hukuki çerçeve.
-
CMCC’nin tam yetki ve koordinasyon mekanizmasının ayrıntıları.
Gündem
Gülistan Doku Soruşturmasında DNA Dönüm Noktası: Aileden Alınan Örnekler Kritik Delil Peşinde
Gülistan Doku Soruşturmasında DNA Dönüm Noktası: Aileden Alınan Örnekler Kritik Delil Peşinde
30 Nisan 2026, Çar 11:00

6 yıllık karanlık dosyada heyecanlandıran gelişme: Doku ailesinden Diyarbakır’da alınan DNA örnekleri, tutuklu eski valinin oğlunun aracında bulunan izlerle karşılaştırılacak.
FatihDoganMedya / DİYARBAKIR – Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada önemli bir dönüm noktasına gelindi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine, kayıp genç kızın ailesinden DNA örnekleri alındı. Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda gerçekleşen işlemlerin, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek yeni delillere ulaşılmasını sağlayabileceği belirtiliyor.
DNA Karşılaştırması İçin Anne ve Babadan Örnek Alındı
Edinilen bilgilere göre, Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ve babası Halit Doku, sabah saatlerinde Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’na geldi. Burada uzman ekipler tarafından aile bireylerinden kan, tırnak ve saç örneklerinden oluşan DNA materyalleri alındı.
Alınan bu kritik örnekler, “kasten öldürme” suçundan tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in olay tarihinde kullandığı araçta tespit edilen DNA ve doku bulgularıyla karşılaştırılacak. Araç, detaylı inceleme için daha önce İstanbul’a, ardından Ankara’ya gönderilmiş ve burada kapsamlı bir kriminal incelemeye tabi tutulmuştu. Yetkililer, aileyle irtibatlı çıkabilecek bir eşleşmenin soruşturmayı aydınlatmada önemli bir rol oynayacağını ifade ediyor.
Soruşturma Erzurum’dan Yürütülüyor: Yetki Gerekçesi
Soruşturmanın neden Erzurum’dan yürütüldüğü ise kamuoyunda merak konusu olmuştu. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre, vali ve kaymakam gibi üst düzey kamu görevlilerinin kişisel suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma yetkisi, görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesi’nin bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığı’na aittir. Bu hukuki çerçeve nedeniyle, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve dosyadaki diğer şüpheliler hakkındaki adli süreç Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle yürütülüyor.
Arka Plan: Kayıp Dosyası Nasıl Cinayet Soruşturmasına Döndü?
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun izine 6 yıldır rastlanamıyordu. Soruşturmadaki tıkanıklık, 2024 yılı Haziran ayında Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Başsavcı Ebru Cansu’nun göreve başlamasıyla açıldı. Başsavcı Cansu, rafa kaldırılan dosyayı yeniden açarak kapsamlı bir inisiyatif başlattı.
Cansu’nun talimatıyla, “Jandarma Dedektifleri” olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT)’ten özel bir ekip kuruldu. Ekip, soruşturmayı adeta yeniden inşa etti: Kentteki tüm KGYS ve PTS kayıtları yeniden toplandı; 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 güvenlik kamerasına ait 700 saati aşan görüntü, Başsavcılık ve özel ekip tarafından saniye saniye izlenerek analiz edildi. Bu kapsamlı çalışma sonucunda dosya, “kasten öldürme”, “cinsel saldırı” ve “delil karartma” suçlarını da kapsayan bir cinayet soruşturmasına dönüştü.
Bu gelişmelerin ardından Nisan ayı içerisinde 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde düzenlenen geniş çaplı operasyonlarla aralarında dönemin Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, ve dönemin hastane başhekiminin de bulunduğu 17 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 12’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş için ise kırmızı bülten çıkarıldı.
Aileden Duygusal Açıklama: “Adalete Olan İnancımız Tazelendi”
DNA örneklerinin alınmasının ardından kısa bir açıklama yapan baba Halit Doku, yıllar süren belirsizliğin ardından umutlandıklarını dile getirdi. Gözleri yaşlı olduğu gözlenen Doku, “Devletimizin bu işin üzerine bu kadar ciddi gitmesi bizim yüreğimize su serpti. Adalete olan inancımız tazelendi. Kızımızın başına ne geldiyse ortaya çıkmasını, tüm sorumlulardan hesap sorulmasını istiyoruz,” dedi.
Bundan Sonraki Süreç
Adli Tıp Kurumu’ndan alınan DNA örnekleri, yapılacak karşılaştırmalı analiz için en kısa sürede ilgili kriminal laboratuvara gönderilecek. Sonuçların önümüzdeki haftalarda netleşmesi bekleniyor. Yetkililer, DNA eşleşmesinin sağlanması durumunda, soruşturmada yeni bir dalga operasyon ve gözaltı sürecinin başlayabileceğini belirtiyor. Kamuoyu, 6 yıldır karanlıkta kalan bu dosyanın aydınlanması için atılan bu kritik adımın sonuçlarını nefesini tutarak bekliyor.
Gündem
Köpek Saldırısında Ölen 5 Yaşındaki Hamza Toprağa Verildi: Belediye Personeli Gözaltında
Köpek Saldırısında Ölen 5 Yaşındaki Hamza Toprağa Verildi: Belediye Personeli Gözaltında
Tarih: 30 Nisan 2026, 11:00

Dün öğle saatlerinde Van’ın Saray ilçesine bağlı Kazımpaşa Mahallesi’nde yaşanan olay, Türkiye’yi yasa boğdu. Evlerinin yakınında oyun oynayan amca çocukları 5 yaşındaki Hamza Özsoy ile 10 yaşındaki Ayaz Özsoy, sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısına uğradı.
Çocukların çığlıklarını duyan mahalle sakinlerinin müdahalesiyle köpekler uzaklaştırıldı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, ağır yaralanan iki çocuğu Saray Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Ancak doktorların tüm müdahalesine rağmen Hamza Özsoy kurtarılamadı.
Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Ayaz Özsoy ise Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Ayaz’ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
“Bir İnsanın Canı Bu Kadar Ucuz mu?”
Olayın şokunu üzerinden atamayan baba Veysi Özsoy, dehşet anlarını gözyaşları içinde anlattı. Evde oturduğu sırada eşinin “Çocukları köpekler yiyor” çığlığıyla dışarı fırladığını belirten Özsoy, “Hemen müdahale ettim. Köpeklerin arasına girerek oğlumu kurtardım. Bu sırada ben de kolumdan yaralandım,” dedi.
Hastaneye gittiklerinde asıl felaketi öğrendiklerini ifade eden baba Veysi Özsoy, “Yeğenim Hamza kayıptı. Güvenlik güçleriyle aramaya çıktık. Kısa süre sonra cansız bedenini bulduk. 13 köpek çocuğun etrafını sarmış, parçalıyorlardı. Sahipsiz köpek sorununa çözüm bulunmasını istiyoruz. Bir insanın canı bu kadar ucuz mu?” diyerek yetkililere isyan etti.

Gözyaşlarıyla Son Yolculuk
Hamza Özsoy’un cenazesi, otopsi işlemleri için Van Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Buradaki işlemlerin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilen küçük çocuğun naaşı, gece saatlerinde Saray Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Sabah saatlerinde yakınları tarafından morgdan alınan cenaze için Kazımpaşa Mahallesi’ndeki camide cenaze namazı kılındı. Hamza Özsoy, namazın ardından ilçe mezarlığına götürülerek gözyaşları arasında toprağa verildi.
Soruşturma Başlatıldı, Belediye Personeli Gözaltında
Olayın ardından Saray Cumhuriyet Başsavcılığı geniş kapsamlı soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Saray Belediyesi’nde görevli bir personel gözaltına alındı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada olayla ilgili mülkiye müfettişi görevlendirildiğini duyurdu. Bakan Çiftçi, konuyla ilgili hem adli hem idari tahkikat başlatıldığını ve ihmali bulunanlar hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını belirtti.
Öte yandan Saray Belediyesi’nin talebi doğrultusunda Van Büyükşehir Belediyesi ekipleri bölgeye gönderilerek başıboş köpeklerin toplanması için çalışma başlattı.
Yasal Düzenleme Tartışmaları Yeniden Alevlendi
Yaşanan facia, uzun süredir tartışılan başıboş sokak köpekleri sorununu ve yerel yönetimlerin sorumluluklarını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında belediyelerin yükümlülükleri hatırlatılırken, bu tür olayların önlenmesi için daha etkin politikaların hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Gündem
Ortaca’da Dehşet: Firari Şüpheli İki Kadının Canına Kıydı, Sıkışınca Kendini Vurdu!
Ortaca’da Dehşet: Firari Şüpheli İki Kadının Canına Kıydı, Sıkışınca Kendini Vurdu!
Tarih: 30 Nisan 2026,
Saat: 01:30

Muğla’nın sakin turizm ilçesi Ortaca, dün gece saatlerinde korkunç bir silahlı saldırıya sahne oldu. Terzialiler Mahallesi’ndeki bir otelin önünde meydana gelen olayda, aralarında alacak verecek meselesi olduğu iddia edilen şüpheli Ecevit C. (53), iki kadını tabancayla vurarak öldürdü. Hayatını kaybedenlerin Serap Yılmaz (25) ve Hatice Yeysikan (32) olduğu belirlendi. Yılmaz olay yerinde yaşamını yitirirken, ağır yaralanan Yeysikan kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edilirken, olay yeri inceleme ekipleri geniş çaplı delil çalışması başlattı. Bu sırada 34 AAB 123 plakalı otomobiliyle kaçan şüpheli Ecevit C., polisin sıkı takibi sonucu kırsal bir alanda kıstırıldı. Teslim olmayı reddeden şüpheli, aynı silahla kendine ateş ederek ağır yaralandı. Zanlının hastanede tedavisi devam ederken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor.
-
Gündem6 gün önce14 Yaşındaki Kızın Feryadı: “Beni ve Ablamı Taciz Ediyordu” Dedi, ‘Cin Ali’ Lakaplı Babasını Öldürdü
-
Gündem2 gün önceBursa’da Depoya Silahlı Baskın: Genç Avukat Hayatını Kaybetti, Kardeşi Yaralı
-
Gündem1 hafta önceHalı çırpma ve gürültü kavgası… Yaşlı çift öldürüldü! Önce vurdular, sonra KADES’e bastılar
-
Gündem1 hafta önceKahramanmaraş’taki Vahşette Yürek Yakan Detay: Hayatını Kaybeden 6 Kişi Aynı Sınıftan
-
Magazin1 hafta önceSokakta Kan Donduran Anlar! ‘Karagül’ Lakaplı Fenomen Canlı Yayında Kadını Bıçakladı
-
Gündem5 gün önce26 Yıldır Kayıp Sinem’in Babası: “Dosyanın Yeniden Açılması Bizim İçin Yeni Bir Umut”
-
Gündem5 gün önce -
Gündem24 saat önceŞanlıurfa’da Yürek Burkan Kaza: Kızını Uğurlamaya Giden Anne ve Komşuları Hayatını Kaybetti
