Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Teknoloji

Bilim insanları uyardı: Gece uyanık kalmanın bedeli var

Yayımlandı

üzerinde

Bilim insanları, insan beyninin gece saatlerinde farklı bir işleyişe geçtiğine dair güçlü kanıtlara dikkat çekerek, gece yarısından sonra uyanık kalmanın riskli olabileceği uyarısında bulundu.

Bu konudaki bilimsel bulgular giderek güçleniyor. Frontiers in Network Psychology dergisinde yayımlanan “Gece Yarısından Sonra Zihin” (Mind After Midnight) adlı bilimsel hipotez, insan bedeni ve beyninin, duyguları ve davranışları derinden etkileyen 24 saatlik bir döngü izlediğini savunuyor.

Araştırmacılar, gece yarısından sonra zihnin doğal sirkadiyen (biyolojik ritim) değişimlerle birlikte olumsuz düşüncelere ve riskli dürtülere daha yatkın hale geldiğini belirtiyor.

OLUMSUZ DUYGULAR ARTIYOR, KONTROL AZALIYOR

Science Alert portalının aktardığına göre bilim insanları, gece yarısından sonra insanların olumsuz duygulara daha fazla odaklandığını, tehlikeli fikirleri daha cazip bulduğunu ve kendini kontrol etme becerisinin azaldığını gözlemledi.

Bu davranışsal değişimlerin, , ruh hali ve bilişsel işlevleri düzenleyen iç biyolojik saatle, yani sirkadiyen ritimle doğrudan ilgili olduğu vurgulandı.

Çalışmanın yazarlarından ve Harvard Üniversitesi nöroloğu Elizabeth Klerman, Science Alert’e yaptığı açıklamada konunun önemini şöyle anlattı:

“Gece yarısı uyanık olan milyonlarca insan var ve beyinlerinin gündüz saatlerindeki kadar iyi çalışmadığına dair oldukça sağlam kanıtlar bulunuyor. Sağlıkları ve güvenlikleri -ve başkalarının güvenliği- bundan etkileniyor. Bu nedenle daha fazla araştırma yapılması gerektiğini özellikle vurguluyorum.”

GERÇEKLİK ALGISINI BOZABİLİYOR

Araştırmacılar, evrimsel açıdan insanların gündüz yaşayan canlılar olduğunu hatırlattı.

İnsanlık, avlanma ve toplanma gibi faaliyetlere gündüz saatlerinde uyum sağlayacak şekilde evrildi; gece ise tarih boyunca tehlikeyle özdeşleştirildi.

Bu nedenle insan beyni, karanlıkta hayatta kalmak için olası tehditlere karşı daha uyanık olacak şekilde gelişti.

Fakat modern dünyada bu yüksek duyarlılık, gerçeklik algısını bozabiliyor ve uykusuz kalındığında olumsuz duyguları ve riskli davranışları artırabiliyor. Hipotez, bunu “değişmiş bir ödül/motivasyon sistemi” olarak tanımlıyor.

Buna göre beyin, olumsuz uyarıcılara daha güçlü tepki verirken rasyonel kontrol zayıflıyor.

Araştırmacılar, bu etkilere da eklendiğinde karar verme ve duygusal denge üzerinde ciddi bozulmalar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

İNTİHAR VE BAĞIMLILIK RİSKİ ARTIYOR

Bilim insanları, bulgularını iki örnekle somutlaştırıyor. İlk örnekte, gündüz saatlerinde eroin isteğine direnen bir bağımlının gece geldiğinde bu dürtüye yenik düşmesi anlatılıyor. İkinci örnekte ise uykusuzluk çeken bir üniversite öğrencisinin giderek artan yalnızlık ve umutsuzluk duygularıyla intihar düşüncelerine sürüklenmesi ele alınıyor.

Yapılan araştırmalar, gece yarısı ile sabah 6.00 arasındaki saatlerde intihar riskinin günün diğer saatlerine kıyasla yaklaşık üç kat daha yüksek olduğunu gösteriyor.

2020 tarihli çalışma ise bunu “sirkadiyen ritimlerin uyumsuzluğuyla” ilişkilendirerek gece uyanıklığını bir intihar risk faktörü olarak tanımlıyor.

Hipotez yazarları, çalışmalarında şu ifadelere yer verdi:

“Gündüz akla gelmeyecek olan intihar fikri, yalnızlık ve acıdan kaçış olarak belirir; kişi henüz sonuçlarını düşünmeden eyleme geçmeye hazır hale gelir ve çoğu zaman onu durdurabilecek kimse uyanık değildir.”

Bunun yanı sıra yasa dışı madde kullanımı da gece saatlerinde artış gösteriyor.

Brezilya’daki denetimli bir uyuşturucu tüketim merkezinde 2020’de yapılan araştırma, gece saatlerinde opioid aşırı dozuna bağlı ölümlerin 4,7 kat arttığını tespit etti.

GECE ÇALIŞANLAR İÇİN ÖZEL İNCELEME ÇAĞRISI

Bunun yanı sıra araştırmacılar, bu davranışların yalnızca karanlıkla ya da biriken uykusuzlukla açıklanamayacağı, gecenin kendine özgü nörolojik değişimlerinin de önemli rol oynayabileceği görüşünde.

Bilim insanları, özellikle pilotlar ve sağlık çalışanları gibi gece vardiyasında çalışan kişilerde uyku yoksunluğu ve sirkadiyen zamanlamanın ödül işleme ve karar verme üzerindeki etkilerinin daha fazla incelenmesi gerektiğini vurguluyor.

Aynı zamanda bilim insanları, insan beyninin geç saatlerde nasıl çalıştığına dair hâlâ pek çok bilinmez bulunduğunu da kabul ediyor.

Klerman ve ekibi, “Günün yaklaşık dörtte birinde, ister uykuda ister uyanık olalım, insan zihninin nasıl işlediği hâlâ bir sır” değerlendirmesini yaptı.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

Beyaz Saray’ın Yapay Zeka Ambargosu Dünyada Endişe Yarattı

Yayımlandı

üzerinde

Beyaz Saray’ın Yapay Zeka Ambargosu Dünyada Endişe Yarattı

Tarih: 15 Haziran 2026
Saat: 15:00


ABD’nin en büyük yapay zeka şirketlerinden Anthropic’in “fazla güçlü” modelleri “Fable 5” ve “Mythos 5”, Beyaz Saray’ın ulusal güvenlik gerekçesiyle yabancıların erişimine kapatıldı. Bu ani ve kapsamlı yasak, Avrupa başta olmak üzere küresel çapta büyük yankı uyandırdı.

ABD yönetiminin 12 Haziran Cuma günü gece yarısına yakın bir saatte verdiği talimat, yapay zeka dünyasında şok etkisi yarattı. Ticaret Bakanı Howard Lutnick imzalı direktifle, Anthropic’in yeni nesil yapay zeka modelleri Fable 5 ve Mythos 5’in, ABD vatandaşı olmayan hiçbir kişi veya kuruluş tarafından kullanılmaması istendi. Kısıtlamanın kapsamı o kadar genişti ki, bu yasak ABD içinde bulunan yabancı uyruklu Anthropic çalışanlarını dahi kapsıyordu.

Anthropic, kullanıcıların ABD vatandaşı olup olmadığını anlık ve kusursuz bir şekilde tespit etmenin teknik olarak mümkün olmaması nedeniyle, yasal risklerden kaçınmak için zor bir karar alarak modelleri tüm dünyada tamamen devre dışı bıraktı. Şirket yetkilileri, yasağın hemen ardından krizin çözümü için Washington’da üst düzey temaslara başlarken, siber güvenlik uzmanları ve teknik ekip de Beyaz Saray’daki görüşmelere dahil oldu.

“Jailbreak” Endişesi: Model Siber Silaha Dönüşebilir mi?

Yasağın temelinde yatan en büyük endişe, Fable 5 modelindeki güvenlik duvarlarının aşılabilmesi (“jailbreak” edilebilmesi). Beyaz Saray’a sunulan bir rapora göre, modelin korumaları aşılarak istenmeyen eylemlere yönlendirilmesi mümkün olabilecekti.

Anthropic bu iddiayı reddederek, raporda gösterilen yetenek seviyesinin diğer yapay zeka modellerinde de yaygın olduğunu ve yaşanan durumun bir yanlış anlaşılma olduğunu savundu. Ancak endişeler sadece bununla sınırlı değil:

· Siber Güvenlik Açığı: Modelin, dışarıdan herhangi bir yardım almadan yazılım güvenlik açıklarını tespit edebilmesi, kötü niyetli kişilerin elinde korkunç bir siber silaha dönüşme riski taşıyor.
· Kritik Sektör Tehdidi: Uzmanlar, bu aracın özellikle bankacılık ve finans gibi kritik altyapılara yönelik siber saldırıları kolaylaştırıp hızlandırabileceği konusunda uyarıyor.
· Şirketin Kendi Uyarısı: Anthropic, modelin “yayınlanamayacak kadar güçlü” olduğunu daha önce kendisi de iddia etmiş, fakat bu ifadeler birçok çevre tarafından abartılı bir pazarlama taktiği olarak değerlendirilmişti.

Dünyadan Tepkiler: “Yapay Zeka Savaşı Çoktan Başladı”

ABD’nin bu “teknolojik ambargosundan” en çok etkilenen bölgelerin başında Avrupa geliyor. Avrupa Birliği üyesi birçok ülke, Mythos 5’i kendi siber savunma sistemlerinde test etmek için şirketle görüşmeler yürütüyordu.

Konuya ilişkin açıklama yapan Avrupa Komisyonu, ABD yönetiminin bu ihracat kontrol talimatının sonuçlarını değerlendirdiklerini duyurdu ve tarihi bir uyarıda bulundu:

“Bu gelişme, Avrupa’nın teknolojik egemenliğini neden geliştirmesi gerektiğinin en somut göstergesidir.”

Tepkiler bununla da sınırlı kalmadı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisinin cumhurbaşkanı adayı Gabriel Attal, durumu çok daha sert bir dille eleştirdi. İran’ın petrol ticaretinde Hürmüz Boğazı’nı bir baskı aracı olarak kullanmasına atıfta bulunan Attal, “Başkalarına güvenmek bizi savunmasız hale getiriyor. ABD’nin kararı bunun delili. Anthropic, ABD’nin Hürmüz Boğazı’dır. Yapay zeka savaşı çoktan başladı.” ifadelerini kullandı.

Kanada Başbakanı Mark Carney de yaptığı açıklamada, yaşananların “az sayıda güçlü yapay zeka aracına aşırı bağımlılığın risklerini ortaya koyduğunu” belirtti.

Krizin Perde Arkası: Pentagon Gerilimi ve Çin Casusluğu Şüphesi

Olay, Anthropic ile Trump yönetimi arasında yaşanan ikinci büyük anlaşmazlık olarak kayıtlara geçti. Şirket, bu yılın başında ABD hükümetinin yapay zeka güvenlik önlemlerini değiştirmeyi reddederek Trump yönetimiyle karşı karşıya gelmişti. Hatta Pentagon, Claude modelinin askeri amaçlarla kullanımına izin vermediği için şirketi “tedarik zinciri riski” ilan ederek federal kullanımını yasaklamıştı.

Krizi daha da derinleştiren bir diğer iddia ise Çin bağlantısı. ABD’li haber sitesi Semafor’un haberine göre, Beyaz Saray’ın bu kararı almasında bir Çin bağlantılı grubun Mythos 5 modeline erişmiş olabileceği şüphesi etkili oldu. Trump yönetiminin eski YZ danışmanı David Sacks, Amazon CEO’su Andy Jassy’nin bizzat güvenlik endişelerini Beyaz Saray’a ileten en etkili isim olduğunu ortaya koydu.

Sonuç: Teknoloji Soğuk Savaşı’nın Yeni Cephesi

Beyaz Saray’ın bu hamlesi, yapay zeka teknolojilerinin artık sadece ticari bir ürün değil, aynı zamanda stratejik bir ulusal güvenlik meselesi olduğunun en net ilanıdır. ABD’nin en değerli teknolojisini müttefiklerinden dahi sakınmaya başlaması, dünyada yeni bir “teknoloji soğuk savaşı”nın kapılarını aralıyor. Avrupa’nın “dijital egemenlik” çağrıları ve Fransa’nın “yapay zeka savaşı” çıkışları, önümüzdeki dönemde küresel teknoloji haritasının yeniden çizileceğinin sinyallerini veriyor.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Deniz Polisinden Devrim Niteliğinde Kurtarma: Elektronik Can Simidi Saniyeler İçinde Hayat Kurtarıyor!

Yayımlandı

üzerinde

Deniz Polisinden Devrim Niteliğinde Kurtarma: Elektronik Can Simidi Saniyeler İçinde Hayat Kurtarıyor!

Tarih: 05 Haziran 2026
Saat: 09:55

ANTALYA – Deniz polisi, riskli bölgelerde meydana gelen kazalara anında müdahale edebilmek için uzaktan kumandalı elektronik can simidi kullanıyor. Aynı anda 2 kişiyi taşıyabilen bu ileri teknoloji cihaz, zorlu hava koşullarında ve botların ulaşamadığı noktalarda saniyeler içinde kurtarma imkânı sağlıyor.

 Teknolojiyle Donatılan Deniz Polisi

Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Liman Şube Müdürlüğü’nde görev yapan ekipler, her türlü acil duruma hazırlıklı olmak için ileri teknoloji ürünü ekipmanları envanterlerine dahil etti. Bunların başında gelen uzaktan kumandalı elektronik can simidi, özellikle olumsuz hava şartlarında ve botların giremediği sığ sularda büyük avantaj sağlıyor.

· Hızlı Müdahale: Uzaktan kumanda sistemi sayesinde cihaz, kazazedenin bulunduğu noktaya saniyeler içinde ulaşabiliyor.
· Yüksek Kapasite: Aynı anda iki kişiyi taşıma kapasitesine sahip olan can simidi, ağırlık ve denge özellikleriyle her türlü vücut tipine uygun şekilde tasarlandı.
· Güvenli Kurtarma: Kurtarıcı personelin suya girmesine gerek kalmadan, kazazede güvenli bölgeye çekilebiliyor. Bu sayede hem kurtarma süresi kısalıyor hem de personelin güvenliği artıyor.

 Başkomiser Gürsoy: “Klasik Can Simitlerine Oranla Çok Daha Hızlı”

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Antalya Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli Başkomiser Çağlar Gürsoy, şunları söyledi:

“Görev esnasında kullandığımız uzaktan kumandalı elektronik can simidi, denizde tehlike yaşayan kişilere hızlı ve güvenilir şekilde ulaşmamızı sağlayan modern bir kurtarma cihazı. Klasik can simitlerine oranla daha hızlı müdahale imkânı sunuyor. Bu cihaz sayesinde, kurtarıcı personelin suya girmesine gerek kalmadan kazazedenin bulunduğu noktaya yönlendirme yapabiliyoruz. Bu da hem olaylara daha hızlı müdahale etmemizi sağlıyor hem de kurtarıcı personelin güvenliğini artırıyor.”

Başkomiser Gürsoy, özellikle turizm sezonunun yoğun olduğu dönemlerde bu tür teknolojik ekipmanların hayati önem taşıdığını vurguladı.

 Teknik Özellikler ve Kullanım Avantajları

Uzaktan kumandalı can simidi, hem karadan hem de bot üzerinden kolayca kontrol edilebiliyor. Cihazın öne çıkan bazı teknik özellikleri şöyle:

Özellik Değer / Açıklama
Taşıma Kapasitesi Aynı anda 2 kişi
Kontrol Sistemi Uzaktan kumanda (menzil: ~500 m)
Çalışma Koşulları Zorlu hava şartlarına dayanıklı
Güç Kaynağı Şarj edilebilir lityum pil
Hedef Kullanım Botların ulaşamadığı noktalar, akıntılı sular, gece operasyonları

Bu özellikler sayesinde elektronik can simidi, özellikle şu durumlarda klasik yöntemlere göre büyük üstünlük sağlıyor:

· Karanlık veya sisli havalarda hızlı yön bulma,
· Güçlü akıntı ve dalgalarda karadan kontrol imkânı,
· Kayalık veya sığ bölgelerde bot riski olmadan müdahale.

 Turizm Sezonunda Can Güvenliği İçin Kritik Önlem

Yaz aylarında Antalya sahillerinde yerli ve yabancı milyonlarca turist ağırlanıyor. Deniz polisi, olası boğulma ve deniz kazalarına karşı hazırlıklarını tamamlamış durumda. Elektronik can simitlerinin yanı sıra su altı robotları (ROV) ve yüksek hızlı botlarla da ekipler, her an göreve hazır bekliyor.

Antalya Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşların can güvenliğini en üst düzeyde tutmak için teknolojik yatırımların artarak devam edeceğini belirtti.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Nvidia, yapay zeka yeteneklerini doğrudan dizüstü ve masaüstü bilgisayarlara entegre eden yeni bir çipi tanıttı

Yayımlandı

üzerinde

Nvidia’dan Tarihi Hamle: Kişisel Bilgisayarlar ‘Yapay Zeka Canavarı’na Dönüşüyor!

1 Haziran 2026.  13:30

Nvidia, Computex 2026 fuarında tanıttığı devrim niteliğindeki RTX Spark çipi ile PC dünyasının 40 yıllık mimarisini baştan aşağı değiştiriyor. Artık bilgisayarlar sadece birer araç olmaktan çıkıp, kullanıcılar için “yapay zeka ajanlarına” dönüşüyor.

Teknoloji devi Nvidia, Tayvan’daki Computex fuarında sahne alarak bilgisayar dünyasında yeni bir çağın kapılarını araladı. Şirketin kurucusu ve CEO’su Jensen Huang, uzun süredir sızıntılara konu olan ilk resmi PC işlemci ailesi RTX Spark’ı (N1/N1X) resmen duyurdu. Bu hamle, Nvidia’nın yıllardır Intel ve AMD’nin hakimiyetindeki PC pazarına doğrudan ve güçlü bir giriş yaptığının da ilanı oldu.

“Bu, bilgisayarın yeniden icadıdır. Kırk yıl boyunca uygulamaları başlatıyordunuz. Tıklıyor ve yazıyordunuz. Artık RTX Spark ve Windows ile soruyorsunuz, bilgisayar işi yapıyor. ”

 Jensen Huang, Nvidia CEO’su

 ‘Superchip’in İçindeki Canavar: 1 Petaflop Güç

Adeta bir “süper çip” olarak tanımlanan RTX Spark, Nvidia’nın son teknolojisi Blackwell GPU ile tamamen yeni bir Arm tabanlı N1X CPU’yu tek bir çatı altında birleştiriyor. TSMC’nin 3nm üretim süreciyle hayat bulan bu çipin teknik detayları ise adeta bir bilimkurgu filminden fırlamış gibi:

· Dev Bellek: 128 GB’a kadar birleşik bellek (Unified Memory) ile donatılan çip, en ağır işlemleri bile rahatlıkla kaldırabiliyor.
· Yapay Zeka Gücü: 1 Petaflop’luk AI hesaplama gücü sunan RTX Spark, 120 milyar parametreli büyük dil modellerini (LLM) çalıştırabiliyor.
· Yeni Nesil Oyun: Sadece işle ilgili değil; oyun tutkunları için de 1440p çözünürlükte 100 FPS üzerinde performans vaat ediyor.
· Üst Düzey İşlem: 90 GB’lık 3D sahneleri canlandırmaktan, 12K video düzenlemeye kadar her şeyin altından kalkabiliyor.

 Sonbaharda Geliyor: Dev İş Birlikleri

Nvidia’nın bu devrim niteliğindeki çipi, yalnız başına gelmiyor. Microsoft ile üç yıl süren bir iş birliğinin ürünü olan RTX Spark, MediaTek ile birlikte geliştirildi. Çipin ilk olarak bu sonbaharda piyasaya sürülecek olan yeni nesil Windows bilgisayarlarda yer alması bekleniyor.

Şimdiden dünyanın en büyük PC üreticileri sıraya girmiş durumda. Microsoft Surface Laptop Ultra ve Dell XPS 16 ile start alacak olan çip, Asus, HP, Lenovo, MSI gibi markaların da aralarında bulunduğu 30’dan fazla dizüstü ve 10’dan fazla masaüstü modelinde kullanılacak.

 ‘iPhone Etkisi’ Yaratacak mı?

Uzmanlara göre RTX Spark, tıpkı akıllı telefonların hayatımızı değiştirmesi gibi bir “dönüm noktası” olacak. Counterpoint Research kurucu ortağı Neil Shah, bu çipin kişisel bilgisayar dünyası için bir iPhone, ChatGPT veya DeepSeek anı olduğunu söylüyor.

Yapay zeka yeteneklerini doğrudan cihaza entegre eden bu teknoloji, kullanıcıların artık buluta bağımlı kalmadan, yapay zeka ajanlarını kendi bilgisayarlarında çalıştırabileceği anlamına geliyor. Bu sayede hem gizlilik endişeleri azalacak hem de çok daha hızlı ve kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşanacak.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar