Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İsrail’e sert yanıt: “Kuyruk acısı belki de hiç geçmeyecek”

Yayımlandı

üzerinde

Tarih: 17.09.2025 · Saat: 16:30
Okuma süresi: 5 dk

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Bağlıca’da düzenlenen Dışişleri Bakanlığı Yerleşkesi Temel Atma Töreni sırasında İsrail yönetimine yönelik sert ifadeler kullandı; konuşmasında “Hitler özentisi tiplerin kuyruk acısı belki de hiç geçmeyecek” diyerek Kudüs konusunda geri adım atılmayacağını vurguladı.


Konuşmanın ana başlıkları

  • Erdoğan, konuşmasında Kudüs’ü “2 milyarı bulan İslam aleminin ortak davası, hafızası ve mirası” olarak nitelendirdi ve Doğu Kudüs üzerindeki haklardan geri adım atılmayacağını söyledi.

  • İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Kudüs ile ilgili son açıklamalarına (“Burası bizim şehrimiz…”) doğrudan yanıt verdi; Erdoğan söz konusu çıkışı “namahrem ellerin kirletmesine izin vermeyiz” sözleriyle eleştirdi.

  • Konuşmada, Erdoğan 1990’ların sonuna (yaklaşık 27 yıl öncesine) ilişkin hatırlatmada bulunarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemindeki duruşa işaret etti ve bu tavrın unutulmayacağını belir


Netanyahu’nun iddiası ve tarihi arka plan

İsrail tarafında gündeme gelen çıkışın bağlamı, Netanyahu’nun Kudüs’te yaptığı konuşmada 1998 tarihine dair paylaştığı anekdottu: Netanyahu, 1998’de dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz’dan İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen Siloam (Şiloam) Yazıtı ile ilgili talepte bulunduğunu, ancak o dönemdeki politik hassasiyetler nedeniyle talebinin karşılanmadığını öne sürdü. Bu iddia, iki ülke arasında yeni bir tartışma başlattı.

Siloam Yazıtı’nın Türkiye’deki konumu ve tarihi önemi uzun yıllardır kamuoyunda biliniyor: Yazıt, 19. yüzyılda İstanbul Arkeoloji Müzesi koleksiyonuna geçmiş ve İsrail-Türkiye arasında zaman zaman gündeme gelen kültürel miras taleplerinin merkezinde yer almıştı.

Reklam

Neden şimdi gerildi? (Kısa analiz)

  1. Netanyahu’nun Kudüs söylemi: Netanyahu’nun “Kudüs bizimdir” vurgusu, bölgedeki tırmanan gerilimle birlikte Türkiye’de sert bir tepki aldı; Erdoğan da bunu hedef alan bir cevap verdi.

  2. Siloam Yazıtı iddiası: 1998 referansı, hem tarihsel bir arka plan sundu hem de iki ülke arasındaki kültürel/milli hissiyat üzerinden yeni bir tartışma başlattı.

  3. Siyasi söylem ve görünürlük: Erdoğan’ın sözleri, hem iç siyasette bir kitleye hitap etme hem de dış politikada kendi duruşunu netleştirme amacı taşıyor gibi değerlendiriliyor. (Bu değerlendirme kaynakların haber aktarımlarına dayanılarak özetlenmiştir.


Ne söylüyor kaynaklar?

  • Resmî konuşma metni ve etkinlik bilgileri, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve haber ajanslarında yayımlandı; AA ve diğer ulusal kaynaklar Erdoğan’ın “kuyruk acısı” ifadesini ve 27 yıl gönderimini aktardı.

  • Netanyahu’nun konuşması ve 1998 hatırlatması farklı uluslararası ve yerel medya organlarında yer aldı; söz konusu anı Siloam Yazıtı bağlamında haberleştirildi.


Kısa sonuç / Son durum

Erdoğan’ın açıklaması Türkiye-İsrail hattında yeni bir diplomatik sürtüşmeye işaret ediyor: Kudüs’e ilişkin millî ve duygusal hassasiyetler, tarihsel miras iddialarıyla (Siloam Yazıtı anlatısı) birleşince karşılıklı sert ifadeler tekrar yükseldi. Gelişmelerin diplomatik yansımaları ve olası resmi temaslar önümüzdeki günlerde takip edilmeye devam edecek.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

“Casperlar” Suç Örgütüne Büyük Darbe: 149 Şüpheli Hakkında Dava Açıldı

Yayımlandı

üzerinde

“Casperlar” Suç Örgütüne Büyük Darbe: 149 Şüpheli Hakkında Dava Açıldı

Tarih: 7 Ağustos 2026
Saat: 13:30
Okuma Süresi: 3 dakika

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

Türkiye’nin gündemine oturan operasyonlardan biri daha adliyeye taşındı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda “Casperlar” olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında 149 şüpheli hakkında kamu davası açtı. Suç örgütünün elebaşılığını “Hamuş” kod adlı İsmail Atız’ın yaptığı belirtilen operasyonda, örgütün Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış geniş bir ağa sahip olduğu ortaya çıktı.

52 Ayrı Eylem, 4 Maktul, 70 Mağdur

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamaya göre, soruşturma kapsamında örgütün gerçekleştirdiği 52 ayrı eylem tespit edildi. Bu eylemlerde 4 kişi hayatını kaybederken, 70 kişi ise mağdur veya müşteki olarak yer aldı. Soruşturma boyunca 95 şüpheli tutuklanırken, örgüt üyelerine yönelik operasyonlarda uzun namlulu silahlar, balistik çelik yelekler ve çok sayıda mühimmat ele geçirildi.

Reklam

“Yeni Nesil” Suç Örgütlerine Karşı Bütüncül Mücadele

Başsavcılık, soruşturmanın amacını “yeni nesil suç örgütleri” olarak adlandırılan yapıların hiyerarşik organizasyonlarının deşifre edilmesi, propaganda dahil tüm suç faaliyetlerinin bütüncül şekilde tespiti ve kamu düzenini tehdit eden eylemlerin aydınlatılması olarak açıkladı. Bu kapsamda, daha önce Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 72’si çocuk olmak üzere 295 sanığın yargılanması sürerken, yeni soruşturmayla örgütün faaliyetlerine bir darbe daha vurulmuş oldu.

Operasyon 20 İle Yayıldı

Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonlar İstanbul başta olmak üzere 20 farklı ile yayıldı. Adıyaman, Amasya, Ankara, Antalya, Bitlis, Çanakkale, Diyarbakır, Düzce, Elazığ, İzmir, Malatya, Mardin, Ordu, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tokat ve Trabzon illerinde eş zamanlı arama, el koyma, yakalama ve gözaltı işlemleri gerçekleştirildi. Bu geniş coğrafi dağılım, örgütün ne denli organize ve yaygın bir yapıya sahip olduğunu gözler önüne serdi.

Başsavcılık, açılan kamu davasının ardından da örgüt üyelerinin suç teşkil eden eylemlerinin süreklilik arz edecek şekilde takip edileceğini ve yeni soruşturmaların başlatılabileceğini duyurdu.

Reklam
Okumaya Devam Et

Gündem

Adana’da Oto Kilit Atölyesinde Kan Donduran Olay: İş Yeri Sahibi ve Kadın Ölü Bulundu

Yayımlandı

üzerinde

Adana’da Oto Kilit Atölyesinde Kan Donduran Olay: İş Yeri Sahibi ve Kadın Ölü Bulundu

· Tarih: 07 Ağustos 2026
· Saat: 13:33
· Okuma Süresi: 1 dakika

DHA 

Adana’nın Seyhan ilçesinde sıradan bir sabah, bir oto kilit tamir atölyesinde işbaşı yapmak isteyen çalışanları beklenmedik bir manzara karşıladı. Kepengi açıp içeri giren işçiler, iş yeri sahibini yerde, bir kadını ise atölyedeki bir aracın içinde hareketsiz halde buldu. Sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen iki genç hayatını kaybederken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Olay Yerinde Şok Anları

Olay, dün sabah saatlerinde Tellidere Mahallesi’nde meydana geldi. Mesaiye başlamak için atölyeye gelen çalışanlar, kepengi açıp içeri girdiklerinde iş yeri sahibi Ö.C.Ç.’yi (27) yerde, R.M. (25) isimli kadını ise atölye içerisinde bulunan bir otomobilin koltuğunda hareketsiz yatar halde buldu.

Reklam

Peş Peşe Gelen İhbarlar

Çalışanların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı ilk incelemede, her iki kişinin de yaşamını yitirdiği belirlendi. Cumhuriyet savcısının da katılımıyla olay yeri inceleme ekipleri tarafından detaylı bir çalışma yürütüldü.

Otopsi ve Soruşturma

Cenazeler, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi ve olayın aydınlatılması amacıyla Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Yetkililer, olayla ilgili geniş çaplı soruşturmanın sürdüğünü bildirdi.

Olayla İlgili Merak Edilenler

· Ölüm nedeni ne? Otopsi raporunun ardından netlik kazanacak.
· Cinayet mi, intihar mı, kaza mı? Polis soruşturması tüm ihtimalleri değerlendiriyor.
· Kadın ve iş yeri sahibi arasında nasıl bir ilişki var? Soruşturmanın odak noktalarından biri.

Gelişmeleri yakından takip ediyoruz.

Reklam
Okumaya Devam Et

Gündem

Marib ve Hadramut’taki Askeri Kamplara Saldırı: 40’tan Fazla Asker Hayatını Kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

Marib ve Hadramut’taki Askeri Kamplara Saldırı: 40’tan Fazla Asker Hayatını Kaybetti

Haberin Tarihi: 7 Ağustos 2026
Haberin Saati: 11:30
Okuma Süresi: 3 dakika

ANKA 

Yemen’de ateşkes umutları yeniden kanlı bir saldırıyla sarsıldı. İran destekli Husiler, ülkenin orta ve doğu kesimlerindeki askeri kamplara eş zamanlı balistik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi. İlk belirlemelere göre 40’tan fazla asker hayatını kaybetti, onlarca asker yaralandı. Aden merkezli uluslararası tanınırlığa sahip Yemen hükümeti saldırıları “haince” olarak nitelendirirken, Husiler saldırıların Suudi Arabistan destekli güçlere ait kampları hedef aldığını duyurdu.

İki Vilayette Eş Zamanlı Vuruş

Saldırılar, Yemen’in en stratejik bölgelerinden Marib ile doğudaki Hadramut vilayetlerinde bulunan birden fazla askeri kampı hedef aldı. Yemen Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, saldırılarda çok sayıda askerin öldüğü ve yaralandığı belirtilirken, net bir ölü sayısı paylaşılmadı. Ancak Husi karşıtı Aden al-Ghad gazetesi ve Belqees TV, askeri kaynaklara dayandırdıkları haberlerde ölü sayısının 40’ın üzerinde olduğunu aktardı. Bağımsız kaynaklar ise henüz bu rakamı doğrulamış değil.

Reklam

Husi Sözcü: “Yüzlerce Asker Öldü veya Yaralandı”

Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, saldırılarla ilgili yaptığı açıklamada hedefin Suudi Arabistan destekli Yemen Acil Müdahale Kuvvetleri’ne ait kamplar olduğunu söyledi. Seri, Marib’deki el-Ruveyk ile Hadramut’taki el-Abr ve es-Saniye bölgelerinde bulunan Suudi destekli güçlere ağır kayıplar verdirdiklerini iddia etti. Husi sözcü, saldırılarda yüzlerce askerin öldüğünü veya yaralandığını, çok sayıda bina, silah ve askeri aracın imha edildiğini öne sürdü. Ayrıca söz konusu kamplarda Suudi Arabistan’ın yeni bir askeri operasyon hazırlığı yaptığını iddia ettiler.

Suudi Arabistan Sınırına Ayrı Saldırı: 11 Sivil Yaralı

Sadece Yemen içindeki askeri hedeflerle sınırlı kalmayan saldırılar, Suudi Arabistan topraklarına da uzandı. Husilerin Suudi Arabistan’ın Necran sınır bölgesine düzenlediği ayrı bir saldırıda 11 sivil yaralandı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun açıklamasına göre yaralananlar arasında ikinci derece yanıklar oluşan bir kadın ile dört yaşındaki bir çocuk da bulunuyor. Yaralıların yedisinin Suudi Arabistan, diğerlerinin ise Yemen, Pakistan ve Mısır vatandaşı olduğu belirtildi.

Uluslararası Tepkiler: “İtidale Davet Ediyoruz”

Saldırıların ardından uluslararası toplumdan peş peşe tepkiler geldi. Birleşmiş Milletler Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, taraflara itidal çağrısı yaparak son yıllarda şiddetin azaltılması yönünde sağlanan kazanımların yeniden çatışmalar nedeniyle tehlikeye girebileceği uyarısında bulundu. ABD’nin Yemen Misyonu ise saldırıları “korkakça” olarak nitelendirerek Husileri açıkça kınadı.

Yemen’de İç Savaş ve Bölgesel Rekabet

Yemen’de on yılı aşkın süredir devam eden iç savaş, bölgesel aktörlerin desteğindeki farklı güçler arasındaki rekabetle her geçen gün daha da derinleşiyor. İran’ın siyasi ve askeri destek sağladığı Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun desteklediği uluslararası tanınırlığa sahip hükümet güçleri arasındaki çatışmalar, ülkeyi insani bir felaketin eşiğinde tutuyor. Son saldırılar, taraflar arasında ateşkes ve siyasi çözüm umutlarını bir kez daha sekteye uğrattı.

Reklam
Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar