Ekonomi
Bakan Şimşek: Ekonomi olumlu döngüye girdi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, karşı karşıya kalınan şoklar sonrasında enflasyon beklentilerinin iyileştiğine, enflasyonun düşmeye devam ettiğine işaret ederek, “Dolayısıyla büyük resme baktığınız zaman, şokların iyi yönetildiği kanısındayım. Şoklar öncesi seviyelere döndük.” dedi.
Şimşek, Kanal 7 yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Son birkaç ayda hem iç hem de dış şoklar anlamında oldukça yoğun bir dönem geçirdiklerine işaret eden Şimşek, ekonominin tekrar olumlu döngüye girdiğini söyledi.
Şimşek, sürecin iyi yönetildiğini aktararak, “Finansal göstergelerin çoğu şok öncesi döneme döndü. Brüt rezervlerimiz mart ortasında 170 milyar doların biraz üzerindeydi. Şu anda tekrar 170 milyar dolara geldik. Günlük Merkez Bankasının bilançosuna baktığınızda şu anda brüt rezervler 172 milyar dolar civarı. Dolayısıyla brüt rezervde, şoklar başlamadan önceki seviyelere geri döndük. Swap hariç net rezervde üçte ikiden fazla toparlanma söz konusu.” diye konuştu.
Bu dönemde ülke risk priminin (CDS) 256’lardan 380’leri bulduğunu bildiren Şimşek, “Şu anda 280 civarına geri geldi. Rakamlara baktığınız finansal göstergelerin çoğu mart ortasına dönmüş durumda. Reel ekonomiye bakınca, finansal koşullarda bir sıkılaşma oldu. Bu sıkılaşmanın etkileri oldu. Ama şimdi tekrar finansal koşullar gevşemeye başladı. Geçen ay finansman maliyetlerinde önce yüzde 49’lardan 46’lara düşüş oldu. Şimdi de 43 civarına. Finansman maliyetlerinde, daha doğrusu faizlerde bir gevşeme söz konusu. ” değerlendirmelerinde bulundu.
“HARCAMA DİSİPLİNİNİ DEVAM ETTİRİYORUZ”
Şimşek, büyümenin ılımlı şekilde devam ettiğini ve cari açıkta önemli bir bozulma yaşamadıklarını bildirerek, “Harcama disiplinini devam ettiriyoruz. Bütçe hedeflerini, harcama ayağında tabiri caizse sektirmeyeceğiz. Bir sapma olmayacak. Ama takdir edersiniz ki ekonomideki büyüme ılımlı. Bizim öngörülerimizin bir miktar altında seyrediyor. O da bizim gelir performansımızı olumsuz etkiliyor.” ifadesini kullandı.
“ULUSLARARASI NORMLARA UYGUN DAVRANDIK”
Şimşek, ticaret savaşlarının başlı başına risk iştahını düşüren, ülkelerden fon çıkışını tetikleyen bir husus olduğuna işaret ederek, buna ek olarak bölgede de savaş yaşandığını anımsattı.
O dönemde petrol fiyatlarının 70 dolarların üzerine çıktığını sonradan yeniden düştüğünü aktaran Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bunların hepsi bizi doğrudan veya dolaylı etkileyen gelişmeler. Biz ne yaptık? Kural bazlı davrandık. Uluslararası normlara uygun davrandık. Paniklemedik. Gerekli tedbirleri, gereken dozda ve gerektiği zaman aldık. Program rüştünü ispatladı. Birden fazla şokla karşı karşıya kaldık. Ancak buna rağmen enflasyon beklentileri iyileşiyor, enflasyon düşmeye devam ediyor, cari açık kontrol altında, reel ekonomide ılımlı büyüme devam ediyor. Dolayısıyla büyük resme baktığınız zaman, şokların iyi yönetildiği kanısındayım. Şoklar öncesi seviyelere döndük.”
“KONKORDATO İLAN EDEN FİRMA SAYISI 3 BİN 100’ÜN ALTINDA”
Şimşek, finansal koşullar sıkılaşınca reel sektörden, ekonomik aktörlerden şikayetlerin arttığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz bunun farkındayız. Ama reel sektörün bilançosundaki bozulma dönem dönem ifade edildiği boyutlarda değil. Konkordato ilan eden firma sayısı 3 bin 100’ün altında. En son rakam, ocak-haziran dönemi için 3 bin 72 civarındaydı. Bu firmaların toplam özel sektör cirosundaki payı yüzde 0,69, toplam ihracattaki payı yüzde 0,59, istihdamdaki payı yüzde 0,78, toplam nakdi kredilerdeki payı ise yüzde 0,88. Bütün göstergelere baktığınız zaman konkordato ilan eden bütün firmaların reel sektör içerisindeki payı yüzde 1’in altında.”
Karşılıksız çeklerin toplam çeklere oranının haziran itibarıyla yüzde 2,6 olduğu bilgisini paylaşan Şimşek, bu rasyonun 12 yıllık ortalamasının yüzde 2,5 olduğunu, dolayısıyla uzun vadeli ortalamalardan büyük bir sapma olmadığını bildirdi.
Şimşek, haziran itibarıyla ticari kredilerin yalnızca yüzde 1,6’sında tahsilat sorunu yaşandığını, uzun vadeli oranın ise yüzde 3,1 olduğunu belirterek, mevcut seviyenin tarihsel ortalamanın altında kaldığını söyledi.
“İHTİYACA GÖRE YENİ KARARLAR ALIYORUZ”
Finansal İstikrar Komitesinde risk unsurlarını değerlendirdiklerini, ona göre adım attıklarını anlatan Şimşek, ihtiyaca göre müdahale edip yeni kararlar aldıklarını söyledi.
Şimşek, Merkez Bankasının enflasyon için bir tahmin aralığı açıkladığına işaret ederek, “Yüzde 24 orta nokta, yüzde 29 o tahmin aralığının üst noktası. Yıl sonunda enflasyonda orta nokta ile üst tahmin aralığında bir yerde olacağımıza samimi şekilde inanıyoruz. Yüzde 29’un altında bir rakamı öngörüyoruz. Bu sene enflasyonda sapma öngörmüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Vatandaşın gündeminin hayat pahalılığı olduğunu belirten Şimşek, “Bizim programın özü hayat pahalılığıyla mücadeledir. Enflasyonu kalıcı bir şekilde indirmek ve milletimizin, vatandaşımızın alım gücünü kalıcı şekilde arttırmanın peşindeyiz.” dedi.
Şimşek, şu an yüzde 35 olan yıllık enflasyonu yıl sonunda 20’li rakamlarla bitirmeyi hedeflediklerine işaret ederek, “Yani yüzde 30’un altında. Zirai don ve kuraklık olmasa büyük ihtimal gıda enflasyonu haziranda yüzde 30’un altında olacaktı. Şu anda yüzde 30,2.” diye konuştu.
Manşet enflasyonun yüzde 35 seviyelerinde olduğunu hatırlatan Şimşek, bu kalemde geçen seneye göre önemli, 2022-2023’e göre yarı yarıya bir düşüş olduğuna dikkati çekti.
Şimşek, kira enflasyonunun şu anda yüzde 83’e düştüğünü ve manşet enflasyonu yukarıda tutanın kira olduğunu aktararak, kiralarda geriye doğru bir endeksleme olduğunu söyledi.
Enflasyonu kalıcı şekilde düşürerek ve konut arzını artırarak konut sahipliğini artırmayı hedeflediklerini belirten Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
“Özetle şunu anlatmaya çalışıyorum, enflasyon düşüyor, aslında vatandaşımızın hissettiği enflasyonun ateşinde düşme var, enflasyon şu anda geriliyor, yavaşlıyor. Enflasyonun düşmesi, fiyatların düşmesi demek değil. Fiyat, tüm dünyada artmaya devam ediyor, fiyat düşüşü çok istisnai bir durum. Enflasyonda düşüş demek, fiyatların artış hızının yavaşlaması demek. Dolayısıyla biz bu sene enflasyonu yüzde 30’un altına çekeceğiz. Gelecek sene de çok rahatlıkla yüzde 20’nin altına çekeceğiz. Gelecek sene üst bandımız yüzde 18, bu sene yüzde 29. Dolayısıyla biz enflasyonu tahmin aralığında tutturacağız, herkes hesabını ona göre yapsın.”
Şimşek, kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında bazı meslek gruplarının aylık gelir beyanlarına işaret ederek, “Geçen sene, aktör, aktris, dublörün ortalama aylık brüt gelir beyanı 157 bin 265 lira. Müzisyen, ses sanatçısı ve sunucunun ortalama aylık brüt gelir beyanı 136 bin 900 lira.” dedi.
Para politikasının sınırları olduğuna dikkati çeken Şimşek, arz yönlü politikalarla çözüm için çalışıldığını söyledi.
Şimşek, deprem bölgesinde yapılan konutlara kaynak ayrıldığını hatırlatarak, deprem için yapılan toplam harcamaların tahakkuk bazlı olarak bugünkü fiyatlarla 3 trilyon liraya ulaştığını bildirdi.
Konut arzını artırmak için bir seferberlik içerisinde olduklarını aktaran Şimşek, kira sorununu para politikasıyla değil konut arzıyla çözmeye çalıştıklarını ifade etti.
Şimşek, şokların etkilerini sınırlayıp süreci iyi yönettiklerini vurgulayarak, “Tekrar olumlu döngüye döndük. Finansal koşulların iyileştiği, ekonomik faaliyetlerin tekrar güçleneceği, dengelerin tekrar olumlu şekilde seyrettiği bir döneme girdik.” diye konuştu.
VERGİDE ADALETİ SAĞLAMAK İÇİN YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR
Türkiye’de toplanan bütün vergi ve primlerin milli gelire oranının 2023 itibarıyla yüzde 23,5 olduğu bilgisini paylaşan Şimşek, aynı oranın Avrupa Birliği’nde yüzde 40, OECD ülkelerinde yüzde 33,9 olduğuna dikkati çekti.
Şimşek, vergi yükünün düşüklüğünde kayıt dışılığın önemli bir faktör olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“En çok eleştiri nereden geliyor? ‘Dolaylı vergiler yüksek, bu vergiler adaletsiz’ diye. 2023 rakamları üzerinden konuşalım, 2024 OECD rakamları hala çıkmadı. Dolaylı vergilerin milli gelire oranı bizde yüzde 10,7. AB’de bu oran yüzde 13. OECD ülkeleriyle benzeriz. ‘Bütün vergi yükünü ücretliler çekiyor’ argümanlarını da duyarsınız. Türkiye’de gelir vergisinin milli gelire oranı yüzde 2,6, AB’de yüzde 9,3, OECD’de 8,2. ‘Mehmet Şimşek bütün yükü ücretlilere yükledi, şirketlerden vergi almıyor’ diyorlar. Kurumlar vergisinin milli gelire oranı Türkiye’de yüzde 3, AB’de yüzde 3,2. Yani çok yakınız.”
Göreve gelmelerinden bugüne kadar kurumlar vergisini artırdıklarına ancak gelir vergisini artırmadıklarına işaret eden Şimşek, bu vergilerin tahsilatında sorun olmadığını da söyledi.
Şimşek, daha önce Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) büyük ölçüde vergi alınmadığını ancak zamanla bu alana vergi getirildiğini belirterek, vergide adaleti sağlamak adına önemli adımlar atıldığını vurguladı.
Vergi denetimini mükellefleri zora sokmak için değil, gönüllü uyumu artırmak için yaptıklarını bildiren Şimşek, kayıt dışılıkla her alanda mücadeleye devam edileceğini belirtti.
Şimşek, kesinleşmiş bir vergiyi hiç kimsenin affedemeyeceğine dikkati çekerek, “Kesinleşmemiş, tartışmalı dosyalarda 1963’ten beri uzlaşma müessesesi var. Diyelim ki müfettiş bir rapor yazdı. Mükellef geldi, idareye dedi ki ‘bu rapor yanlış.’ Zaman zaman bizim raporlar yanlış olabiliyor. İdare bir komisyon kuruyor, o raporu tekrar inceletiyor. Eğer o raporda yanlışlıklar varsa ona göre düzeltmelere gidiliyor. ‘Vergi borcu silindi’ dedikleri, iddia ettikleri alan tam olarak bu idi. Ama geçen sene çok büyük bir adım attık. Dedik ki ‘vergi müfettişinin yazdığı rapor yüzde 100 yanlış olsa kanuna, genelgelere, tebliğlere aykırı olsa, yine ana parayı idare silemez.’ Kanun çıkarttık. Hala bu iddialar varsa cehaletten kaynaklanıyor.” ifadesini kullandı.
“DOKTORUN AYLIK BEYANI 61 BİN 31 LİRA”
Kayıt dışıyla mücadele kapsamında mesleklere ilişkin aylık gelir beyanlarından örnekler veren Şimşek, şunları söyledi:
“Geçen sene, aktör, aktris ve dublörün ortalama aylık brüt gelir beyanı 157 bin 265 lira. Müzisyen, ses sanatçısı ve sunucunun geçen seneki ortalama aylık brüt gelir beyanı 136 bin 900 lira. Eczacının ortalama aylık gelir beyanı 66 bin 236 lira. Aynı eczacı, devlette çalışsaydı geçen sene brüt maaşı 107 bin 64 lirayken, özel sektörde çalışınca 66 bin lira beyan etmiş. Bu bahsettiğim rakamlar, 2024 kazançlarına ilişkin 2025’te verilen beyanlar. Mesela özel sektörde çalışan doktorlar, geçen sene -ki bunlar uzmandır, profesördür, bu ülkenin yetiştirdiği en değerli insanlardır- ortalama aylık 61 bin 31 lira beyan etmiş. Peki bu doktor devlette çalışsaydı brüt ne kadar kazanırdı? 226 bin 942 lira. Kuyumcular geçen sene aylık ortalama 42 bin 360 lira brüt gelir beyan etmişler. Üstelik bu rakamlar, yaptığımız denetimlerle yükselmiş olmasına rağmen tablo halen bu şekilde. 2023’te bu rakamlar çok daha sembolikti. Avukatın geçen sene ortalama aylık beyanı 33 bin 641 lira. Aynı avukat devlette çalışsa, en düşük aylık brüt ücreti 100 bin 326 lira olacaktı. Geçen sene restoranların ortalama aylık brüt kazançları 20 bin 329 lira, taksicilerin 12 bin 961 lira. Aylık kazanç bu, günlük değil. Mesela büfeler aylık ortalama 11 bin 529 lira, bakkal ve marketler 10 bin 149 lira, minibüsçü 8 bin 954 lira, kadın kuaförü aylık ortalama 4 bin 729 lira, erkek kuaförü ise aylık ortalama 3 bin 633 lira beyan etmiş.”
Şimşek, tamamen vergi muafiyeti olan 850 bin esnaf oluğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
“Bu bahsettiğim rakamları özellikle büyük şehirlerde, turistik bölgelerde düşünün. Bir restoran bir ay boyunca çalışacak ve brüt gelir beyanı aylık ortalama 20 bin 329 lira olacak. Dolayısıyla biz kayıt dışılıkla mücadelede dozu daha da artıracağız. Teknolojiyi devreye aldık. Yapay zeka algoritmaları üzerinden şu anda Gelir İdaresinde bir yeniden yapılanmaya gideceğiz. Risk Analizi Genel Müdürlüğümüz var. Bu birimi Gelir İdaresinin bünyesine çok daha güçlü şekilde konumlandırmayı planlıyoruz. Teknolojinin tüm imkanlarını kullanıp tüm kayıt dışılık alanlarını ve uyum süreçlerini güçlendireceğiz. Kayıt dışılıkla mücadele edeceğiz.”
Ekonomi
Benzine Bu Gece 1 TL 43 Kuruş Zam Geliyor
Benzine Bu Gece 1 TL 43 Kuruş Zam Geliyor: ÖTV Darbogazı Pompaya 1 TL 6 Kuruş Olarak Yansıyacak
Tarih 7 Ağustos 2026
Saat 12:07
Okuma Süresi 2 dakika
ANKA

Akaryakıt fiyatlarına bir darbe de gece yarısından itibaren benzin pompalarına gelecek. Sektör kaynaklarından alınan bilgilere göre, benzine 1 TL 43 kuruşluk bir zam kapıda. Ancak uygulanan “eşel mobil” sistemi sayesinde zammın yalnızca yüzde 75’i, yani 1 TL 6 kuruşu doğrudan vatandaşın pompa fiyatına yansıyacak.
Zam Kapıda: Gece Yarısından İtibaren Geçerli
Benzine bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 1 TL 43 kuruş zam bekleniyor. Bu artış, akaryakıt istasyonlarında gece yarısından itibaren tabelalara yansıyacak. Sektör temsilcileri, zammın pompa fiyatlarına tam olarak ne kadar yansıyacağını ise “eşel mobil” sisteminin belirleyeceğini ifade ediyor.
ÖTV Darbogazı: Zammın Yüzde 25’i Devlet Tarafından Karşılanıyor
Peki bu zammın tamamı mı vatandaşa yansıyacak? Hayır. Mevcut eşel mobil sistemi gereğince, toplam zam tutarının yüzde 25’i Özel Tüketim Vergisi’nden (ÖTV) karşılanacak. Bu durumda 1.43 TL’lik zammın yalnızca yüzde 75’lik kısmı, yani yaklaşık 1.06 TL’si pompa fiyatlarına doğrudan yansıyacak. Kalan kısım ise ÖTV gelirlerinden mahsup edilerek fiyat artışının tüketici üzerindeki doğrudan etkisi bir miktar hafifletilmiş olacak.
Benzinde Son Durum: Fiyatlar Ne Alemde?
Ağustos ayı itibarıyla benzinin litre fiyatı ortalama 67 TL seviyelerinde bulunuyor. Yapılacak bu yeni zamla birlikte fiyatların 68 TL bandını aşması bekleniyor. Motorinde ise son dönemde indirimler yaşanırken, benzin cephesinde gelen bu zam haberleri araç sahiplerini yeniden zorlu bir sürece hazırlıyor.
Zam Neden Geliyor?
Akaryakıt fiyatlarındaki bu hareketlilik, genellikle uluslararası petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve döviz kurundaki oynaklıklar nedeniyle yaşanıyor. Sektör kaynakları, özellikle son haftalarda ham petrol fiyatlarındaki yükselişin ve döviz kurundaki artışın maliyetleri doğrudan etkilediğini belirtiyor.
Ne Zaman ve Ne Kadar Yansıyacak?
Zam, bugün (7 Ağustos 2026) gece yarısından itibaren geçerli olacak. Pompaya yansıyacak net tutar ise 1 TL 6 kuruş olarak hesaplanıyor.
Ekonomi
Rekabet Kurumu’ndan A101-Carrefour Devralmasına Koşullu Onay: 48 Mağaza Elden Çıkıyor
Rekabet Kurumu’ndan A101-Carrefour Devralmasına Koşullu Onay: 48 Mağaza Elden Çıkıyor
Tarih: 06 Ağustos 2026
Saat: 12:00
Okuma Süresi: 3 dakika
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Türkiye perakende sektörünün en çok konuşulan birleşme operasyonlarından biri olan A101’in Carrefour’u devralma süreci, Rekabet Kurumu’nun kapsamlı taahhütler karşılığında verdiği koşullu izinle resmiyet kazandı. Kurum, devralma işleminin rekabeti zayıflatmaması adına 48 mağazanın elden çıkarılmasından üç yıl boyunca istihdamın korunmasına, KOBİ’lere yönelik destek programlarından Carrefour’un bağımsız yapısının muhafaza edilmesine kadar uzanan geniş bir yükümlülükler paketini şart koştu. Peki bu karar tüketiciler, çalışanlar ve piyasa için ne anlama geliyor?
48 Mağaza Elden Çıkarılacak
Rekabet Kurumu’nun açıklamasına göre, devralma işleminin ardından bazı bölgelerde rekabetin zayıflayabileceği endişesi, A101 tarafından sunulan taahhütlerle giderildi. Bu çerçevede, rekabetçi kaygıların tespit edildiği bölgelerde toplam 48 mağaza elden çıkarılacak. Söz konusu mağazaların 10’u A101’e, 38’i ise Carrefour’a ait olacak. Rekabet Kurumu, bu devirlerin ilgili bölgelerde rekabetin korunmasına doğrudan katkı sağlamasını hedefliyor.
Carrefour Bağımsız Yapısını Koruyacak
Kararın bir diğer önemli ayağı ise Carrefour’un kurumsal kimliğiyle ilgili. Taahhütler uyarınca A101 ve Carrefour, faaliyetlerini ayrı organizasyon yapılarıyla sürdürecek. Bu sayede Carrefour’un bağımsız kurumsal yapısı korunmaya devam edecek. Bu durum, markaların mevcut tedarik zincirleri, ticari ilişkileri ve müşteri portföylerinde köklü değişiklikler yaşanmadan yoluna devam etmesini güvence altına alıyor.
Üç Yıl Boyunca İstihdam Korunacak
Devralma sürecinin en çok merak edilen konularının başında gelen istihdam güvencesi de karar kapsamında netliğe kavuştu. Buna göre, A101 ve Carrefour’un toplam çalışan sayısı üç yıl boyunca mevcut seviyesinde korunacak. Rekabet Kurumu’nun bu şartı, olası iş kayıplarının önüne geçmeyi ve çalışanların mağduriyet yaşamasını engellemeyi amaçlıyor.
KOBİ ve Yerel Üreticilere Destek Programı
A101’in taahhütleri yalnızca rekabet ve istihdamla sınırlı kalmıyor. Şirket, her yıl en az 75 KOBİ ve yerel üreticiye destek sağlayacak. Destek programı kapsamında mağaza içi görünürlük, ürün teşhiri, pazarlama faaliyetleri, katalog çalışmaları ile dijital satış ve pazarlama alanlarında destek verilecek. Bu adım, devralma sonrası oluşacak yeni ticari ekosistemde küçük ve orta ölçekli işletmelerin de söz sahibi olmasını hedefliyor.
Kadın Girişimcilere ve Yerli Üretime Özel Vurgu
Rekabet Kurumu’nun duyurduğu taahhütler arasında kadın girişimcilere yönelik özel bir destek kalemi de yer alıyor. Kadın girişimciler, KOBİ destek programına dahil edilecek. Ayrıca yöresel ürünler ile yerli tarım ürünlerinin mağaza raflarındaki görünürlüğü artırılacak. Bu sayede hem kadınların iş dünyasına katılımının güçlendirilmesi hem de yerel üreticilerin perakende devleri karşısında daha görünür hale gelmesi amaçlanıyor.
Rekabet Kurumu’ndan Amaç Vurgusu
Rekabet Kurumu, söz konusu yükümlülüklerle birlikte hem tüketicilerin rekabetçi fiyatlardan yararlanmasının hem de yerel üretici ve KOBİ’lerin desteklenmesinin amaçlandığını bildirdi. Kurumun bu yaklaşımı, perakende sektöründeki büyük ölçekli birleşmelerde yalnızca piyasa dengelerinin değil, toplumsal faydanın da gözetildiğini ortaya koyuyor.
Ekonomi
Ağustos Ayında Kiraya Zam Yapacaklara Kötü Haber: Tavan Oranı Belli Oldu!
Ağustos Ayında Kiraya Zam Yapacaklara Kötü Haber: Tavan Oranı Belli Oldu!
Tarih: 03.08.2026 | Saat: 12:20 | Okuma Süresi: 3 dakika
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) temmuz ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte, milyonlarca kiracı ve ev sahibini yakından ilgilendiren Ağustos ayı kira tavan zam oranı netleşti. 12 aylık enflasyon ortalaması esas alınarak hesaplanan yeni oran yüzde 31,90 olarak belirlendi. Bu rakam, Mart 2022’den bu yana ilk kez yüzde 32 seviyesinin altına inerek dikkat çekti.
Peki bu oran ne anlama geliyor? Ev sahipleri kiraya ne kadar zam yapabilecek? Kiracılar nasıl bir artışla karşı karşıya? İşte Ağustos 2026 kira zam oranına ilişkin tüm merak edilen detaylar…
Kira Tavan Zam Oranı Nasıl Hesaplanıyor?
Kira artış oranı, kira sözleşmesinin yenileneceği aydan bir önceki aya ait 12 aylık TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) ortalaması dikkate alınarak belirleniyor. Bu hesaplama yöntemi, kira artışlarının enflasyondaki gerçek artışı yansıtmasını ve hem kiracı hem de ev sahibi açısından daha adil bir zemin oluşturmasını amaçlıyor.
Temmuz ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından TÜİK verilerine göre 12 aylık ortalama yüzde 31,90 olarak gerçekleşti. Bu oran, konut ve iş yerleri için uygulanabilecek azami zam oranını da belirlemiş oldu.
Yüzde 32’nin Altına İniş Ne Anlama Geliyor?
Yeni oranın yüzde 31,90 olması, özellikle uzun süredir yüksek enflasyon ortamında kira artışlarıyla boğuşan kiracılar açısından görece olumlu bir gelişme olarak yorumlanıyor. Tavan zam oranı, Mart 2022’den beri ilk kez yüzde 32’nin altına indi. Bu düşüş, enflasyondaki yavaşlamanın kira artışlarına da yansımaya başladığını gösteriyor.
Yüzde 25’lik Zam Sınırı Artık Yok
Hatırlanacağı üzere, 2024 yılının temmuz ayına kadar konut kiralarında yüzde 25 zam tavanı uygulanıyordu. Hükümetin o dönemde aldığı bu karar, özellikle büyükşehirlerde fahiş kira artışlarının önüne geçmeyi hedefliyordu. Ancak bu uygulamanın kaldırılmasıyla birlikte kira artışları yeniden TÜFE ortalamasına endekslendi. Artık kiracılar ve ev sahipleri, her ay TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine göre belirlenen oran üzerinden zam yapabiliyor.
Ağustos Ayında Kiraya Ne Kadar Zam Yapılabilir?
Ağustos 2026 itibarıyla kira sözleşmesi yenilenecek olan kiracılar, mevcut kira bedeline yüzde 31,90 oranında zam yapılmasıyla karşı karşıya. Örneğin:
· 10.000 TL kira ödeyen bir kiracının yeni kirası 13.190 TL olacak.
· 15.000 TL kira ödeyen bir kiracının yeni kirası ise 19.785 TL’ye yükselecek.
Bu hesaplama, kira sözleşmesinde aksi belirtilmediği sürece yasal olarak uygulanabilecek azami oranı ifade ediyor. Ev sahipleri bu oranın altında bir zam talep edebilir ancak üzerinde bir artış yapamıyor.
Kiracılar ve Ev Sahipleri Ne Yapmalı?
Uzmanlar, kira artış dönemi öncesinde hem kiracıların hem de ev sahiplerinin dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Kira sözleşmesinde yer alan zam şartlarının mutlaka kontrol edilmesi, TÜİK verilerinin resmi kaynaktan teyit edilmesi ve olası anlaşmazlıklarda arabuluculuk veya tüketici hakem heyetlerine başvurulması öneriliyor.
Ayrıca, kira tespit davalarında mahkemelerin de bu resmi oranı dikkate aldığı unutulmamalı. Taraflar arasında yaşanacak uyuşmazlıklarda yasal hakların bilinmesi büyük önem taşıyor.
Sanat4 gün önceAspendos’ta 1800 Yıllık Şifa Sembolü Gün Yüzüne Çıktı: Sağlık Tanrısı Asklepios ve Oğlu Telesphoros’un Dev Heykeli Bulundu
Gündem4 gün önceAhbap Derneği’ne yapılan bağışlar mercek altında
Gündem4 gün önceCeuta’ya On Binlerce Göçmenin Akın Etmesinin Ardındaki Perde: Fas-İspanya Gerilimi ve Dezenformasyon
Gündem4 gün önceAvukat Meslektaşını Vurdu, Ağır Yaralı
Spor4 gün önceTrabzonspor’da Muhammed Salah 30 Bin Taraftar Önünde İmzayı Attı!
Spor4 gün önceErtuğrul Doğan: Muhammed Salah’ı Parayla İkna Edemezsiniz!
Gündem4 gün önceMilli Güvenlik Kurulu Toplantısı Sona Erdi: Terörsüz Türkiye, NATO Zirvesi ve Küresel Krizler Masadaydı
Gündem3 gün önceAdana’da Oto Kilit Atölyesinde Kan Donduran Olay: İş Yeri Sahibi ve Kadın Ölü Bulundu



















