Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Türk Escobar soruşturması tamam: Uyuşturucuyu ihracat gibi gösterdiler, paraları paravan şirketle akladılar

Yayımlandı

üzerinde

NTV uygulamasını indirin, gelişmelerden haberdar olun

Türk Escobar olarak tanınan uyuşturucu baronu Ürfi Çetinkaya’nın liderliğini yaptığı uluslararası uyuşturucu çetesine yönelik soruşturma tamamlandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 147 kişi şüpheli sıfatıyla yer aldı.

ÜRFİ ÇETİNKAYA: KAÇAKÇILIKTAN, SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERLİĞİNE

Hazırlanan iddianamede, Çetinkaya’nın 1970’li yıllarda sigara kaçakçılığı, 1980’li yıllarda silah, mermi ve gümrük kaçakçılığı, 1990’lı yıllarda ise uyuşturucu kaçakçılığı suçlarından tanındığı, uyuşturucu madde imal ve ticareti, kara para aklama, adam öldürme, yaralama ve tehdit gibi olayların şüphelisi olarak yer aldığı ancak yaptırdığı okul ve sağlık ocağı gibi kurumlarla hayırsever iş insanı görüntüsü vermeye çalıştığı anlatıldı.

İddianamede; Çetinkaya ailesi ve şirketlerinin kara para aklama faaliyetlerine yönelik incelemeler yapılmış olmasına rağmen, açılan davaların zamanaşımına uğradığının belirlendiği anlatıldı.

Türk Escobar soruşturması tamam: Uyuşturucuyu ihracat gibi gösterdiler, paraları paravan şirketle akladılar - 1 Ürfi Çetinkaya, İstanbul’da bir villada yakalanmıştı

YÜZLERCE FARKLI İŞLEMLE PARA TRANSFERİ

Söz konusu şirketlerin faaliyetlerine devam ettiği belirtilerek, bu kapsamda Çetinkaya ailesi tarafından yönetilen şirketlerce suçtan elde edilen gelirlerin yüzlerce farklı işlemle para transferi ve dönüştürme faaliyeti gerçekleştiği belirtildi.

“UYUŞTURUCU GELİRİ İHRACAT GİBİ GÖSTERİLDİ”

Ailenin, çalışanları veya güvendikleri kişiler üzerine malvarlığı edinerek şirketler kurdukları, ödemeleri çalışanlarına ait hesaplar üzerinden gerçekleştirdikleri, el konulan şirketlerde çalışanlarını görünürde ortak, yönetim kurulu üyesi, kayyum veya tasfiye memuru olarak atadıkları, uyuşturucu gelirlerinin ihracat geliri gibi gösterilerek veya döviz büroları ve kuyumcular üzerinden ‘ye getirdiği ifade edildi.

Ayrıca Malta’da ve Türkiye’de denizcilik şirketleri kurularak, şirketlerin uyuşturucu ticareti yapma amacıyla kullanılmış olabilecekleri yönünde kuvvetli şüphelerin bulunduğu kaydedildi.

Türk Escobar soruşturması tamam: Uyuşturucuyu ihracat gibi gösterdiler, paraları paravan şirketle akladılar - 2 Ürfi Çetinkaya

ABİ, AMCA, ŞEF VE DAYI DİYORLARDI

Suç örgütü şüphelilerinin faaliyetlerinin yalnızca uyuşturucu ticareti ve kara para aklama ile sınırlı olmadığının aktarıldığı iddianamede, özellikle uyuşturucu ticareti suçunun, toplum sağlığını doğrudan tehdit ederek bireylerin fiziksel ve psikolojik iyilik hallerini zayıflattığı, böylece sosyal yapının temel dinamiklerini olumsuz yönde etkilediği belirtildi.

Örgüt yöneticileri ve üyelerinin talimatlarını doğrudan veya dolaylı olarak Ürfi Çetinkaya’dan aldığı, örgüt içi iletişimde kendisinden abi, amca, şef ve dayı gibi unvanlarla bahsedildiği ifade edildi.

KURYELİK YÖNTEMLERİ GELİŞTİRDİLER

Örgütün işleyişinde, uyuşturucu madde ticareti ve suç gelirlerinin aklanması olmak üzere iki temel faaliyet alanının belirginleştiğinin belirtildiği iddianamede, uluslararası bağlantılara sahip olan örgütün, sevkiyat sürecinde gizlilik ve güvenliği sağlamak adına kriptolu iletişim araçlarını ve çeşitli kuryelik yöntemlerini kullandığı belirlendi.

PARAVAN ŞİRKETLER VE OFF-SHORE MERKEZLER

Örgüt üyelerinin diğer kısmının ise, suçtan elde edilen gelirlerin ekonomik sisteme entegre edilmesi faaliyetlerini yürüttüğü, bu süreçte paravan şirketler, uluslararası banka hesapları ve off-shore merkezler gibi araçlar kullanılarak suç gelirlerinin meşru bir görünüme kavuşturulmasının hedeflendiği, özellikle, faaliyetlerin sistematik bir şekilde yürütülmesinin, örgütün finansal kaynaklarının sürekliliğini sağladığı ve örgütü ekonomik açıdan güçlü bir yapıya dönüştürdüğü ifade edildi.

Hazırlanan iddianamede Ürfi Çetinkaya, Ali Korman Erbacıoğlu, Sinan Köroğlu, Şahin Sekman ve Rojdi Tekin isimli şüphelilerin suç örgütünü sistematik bir şekilde talimatlarla yönettikleri anlatıldı.

Türk Escobar soruşturması tamam: Uyuşturucuyu ihracat gibi gösterdiler, paraları paravan şirketle akladılar - 3 Çetinkaya, geçen yıl eylül ayında tutuklu bulunduğu cezaevinde ölmüştü

“TÜRKİYE’YE NAKİL SÜRECİNİ YÖNETTİLER”

Özellikle bu kişilerin, uyuşturucu ticareti ve suç gelirlerinin aklanması eylemlerinde kilit bir rol oynadıkları, örgüt üyelerine düzenli olarak talimatlar vererek hem uyuşturucu sevkiyatlarını ve dağıtım ağının işleyişini organize ettikleri belirtildi.

Şüphelilerin uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirlerin yurt dışından ‘ye nakline ilişkin süreci yönettikleri, suç örgütü üyelerinin liderlerden aldıkları talimatlarla uyuşturucu sevkiyatlarını organize ettikleri, uyuşturucunun dağıtımını sağlayan ağları yönetmekle birlikte suç gelirlerinin yurt dışına aktarılması ve ülke içine entegre edilmesi süreçlerini de yönlendirdiklerinin tespit edildiği belirtildi.

HANGİ CEZALAR İSTENDİ?

Hazırlanan iddianamede, örgütü yönettikleri iddia edilen şüpheliler Ali Korman Erbacıoğlu, Şahin Sekman, Sinan Köroğlu ve Rojdi Tekin’in suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve İspanya, Bulgaristan ile Bodrum’da yakalanmasından dolayı üç kez uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçlarından toplamda 190’ar yıldan 292’şer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Diğer şüphelilerin ise değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılması istendi.

BAZI ŞİRKETLERİN FAALİYET İZNİNİN İPTALİ İSTENDİ

İddianamede ayrıca, 30 şüphelinin sahibi veya ortağı olduğu tespit edilen ve suçtan elde edilen gelirlerle doğrudan bağlantılı olduğu öne sürülen şirketlerine idari para cezası verilmesine, ayrıca söz konusu şirketlerin ayrı ayrı faaliyet izinleri iptaline karar verilmesi istendi.

Öte yandan iddianamede, tutuklu bulunduğu cezaevinde ölen Ürfi Çetinkaya’nın da arasında bulunduğu dört kişi hakkında malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, gözaltına alınan veya tutuklunun kaçmasına imkan sağlama, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ruhsatsız silah bulundurma, suçluyu kayırma, uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Şanlıurfa’da Dehşet: İnşaat Asansörü 5. Kattan Çakıldı, Bir İşçi Ölümden Döndü

Yayımlandı

üzerinde

Şanlıurfa’da Dehşet: İnşaat Asansörü 5. Kattan Çakıldı, Bir İşçi Ölümden Döndü

Tarih: 01.05.2026 – 18:19

Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde yapımı devam eden bir inşaatın dış cephesinde çalışan işçileri taşıyan seyyar asansör, 5. kattan zemine çakıldı. Feci kazada işçilerden Adem G. ağır yaralanırken, Adem K. ise son anda balkon demirlerine tutunarak hayata tutundu. Adem K.’nin itfaiye ekiplerince metrelerce yükseklikte gerçekleştirilen nefes kesen kurtarılma anları cep telefonu kameralarına saniye saniye yansıdı.

Olay Meydan Mahallesi’nde Akşam Saatlerinde Meydana Geldi

Edinilen bilgilere ve DHA muhabiri Ali Leylak’ın aktardığına göre kaza, akşam saatlerinde Birecik ilçesine bağlı Meydan Mahallesi’nde bulunan şantiyede yaşandı. İnşaatın dış cephe giydirme işini yapan iki işçinin üzerinde bulunduğu platform (seyyar asansör), henüz bilinmeyen bir nedenle halatının kopması sonucu dengesini kaybetti ve yaklaşık 15 metre yükseklikten zemine düştü.

Bir İşçi Balkon Demirlerine Asılı Kaldı

Platformun kopmasıyla birlikte işçilerden Adem G. metrelerce yüksekten zemine çakılarak ağır yaralandı. Aynı anda mesai arkadaşı Adem K., inanılmaz bir refleks göstererek düşmekte olan asansörden dışarı fırlamayı ve yakındaki balkonun demir korkuluklarına tutunmayı başardı.

Zamanla Yarışılan Kurtarma Operasyonu

Çevredeki vatandaşların dehşet içinde izlediği olayda, balkon demirlerine asılı kalan Adem K. dakikalarca kurtarılmayı bekledi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Olay yerine gelen Birecik İtfaiye ekipleri, gücünü kaybetmek üzere olan işçiyi kurtarmak için adeta zamanla yarıştı. Özel ekipmanlarla titizlikle yürütülen operasyonda, ekipler işçinin tutunduğu balkon demirlerini keserek onu güvenli bir şekilde aşağı indirdi. Kurtarma anları çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonu ile kaydedilirken, başarılı operasyonun ardından ekipler vatandaşlardan yoğun alkış aldı.

Yaralılar Hastaneye Kaldırıldı, Soruşturma Başlatıldı

Kazanın hemen ardından yaralı işçiler, olay yerine gelen ambulanslarla Birecik Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Zemine çakılan Adem G.’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve ağır olduğu öğrenilirken, demirlere tutunarak kurtulan Adem K.’nin ise hafif sıyrıklarla kazayı atlattığı belirtildi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri ile emniyet güçleri, olayla ilgili geniş çaplı inceleme ve soruşturma başlattı. Uzmanlar, şantiyede iş güvenliği tedbirlerinin yeterli olup olmadığının ve asansörün periyodik bakımlarının yapılıp yapılmadığının mercek altına alınacağını belirtti.

Okumaya Devam Et

Gündem

Özgür Özel Kadıköy’de 1 Mayıs Coşkusuna Ortak Oldu: “Umut Ediyoruz ki Bu Son Kadıköy 1 Mayıs’ı Olsun”

Yayımlandı

üzerinde

Özgür Özel Kadıköy’de 1 Mayıs Coşkusuna Ortak Oldu: “Umut Ediyoruz ki Bu Son Kadıköy 1 Mayıs’ı Olsun”

TARİH/SAAT: 1 Mayıs 2026, 16:30


Yoğun güvenlik önlemleri altında kutlanan 1 Mayıs’ta konuşan CHP lideri Özel, “Türkiye işçi sınıfını Kadıköy Meydanı’ndan selamlıyoruz” dedi.

Özgür Özel, Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda düzenlenen 1 Mayıs mitinginde yaptığı konuşmada “Türkiye işçi sınıfını bir bütün olarak selamlıyoruz” dedi. CHP lideri, “Umut ediyoruz ki bu son Kadıköy 1 Mayıs’ı olsun” diyerek gelecek yılki kutlamalar için Taksim hedefini işaret etti.

İstanbul, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne bu yıl da Kadıköy’deki dev mitingle sahne oldu. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in de aralarında bulunduğu siyasi parti liderleri ve on binlerce emekçi, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla Kadıköy İskele Meydanı’nda bir araya geldi. Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşen kutlamalarda konuşan Özel, hem iktidara hem de emekçilere yönelik net mesajlar verdi.

Kadıköy’de On Binlerce Kişi Tek Yürek Oldu

Sabahın erken saatlerinde Haydarpaşa Numune Hastanesi önü ve Söğütlüçeşme’de toplanmaya başlayan yurttaşlar, iki ayrı koldan kortejler halinde miting alanına yürüdü. Ellerinde “Emek, adalet, barış ve demokrasi için birleşelim, değiştirelim”, “İşçiler birleşir, bu düzen değişir” ve “Emek kazanacak, Türkiye kazanacak” yazılı pankartlar taşıyan katılımcılar, Kadıköy sokaklarını adeta bir bayram yerine çevirdi.

Yoğun yağmura rağmen alanı dolduran binlerce kişi, “Yaşasın 1 Mayıs” ve “Dünya yerinden oynar işçiler birlik olsa” sloganlarıyla coşkuyu doruk noktasına taşıdı. Kutlamalara Özgür Özel’in yanı sıra DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi de katıldı.

Özgür Özel: “Türkiye İşçi Sınıfını Bir Bütün Olarak Selamlıyoruz”

Mitingin açılış konuşmasını yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sözlerine basın emekçilerini selamlayarak başladı. Özel, yoğun güvenlik önlemleri ve bazı bölgelere getirilen kutlama yasaklarına rağmen emekçilerin alanları doldurduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Değerli basın emekçileri, öncelikle bu resmi tatil gününde dahi çalıştığınız için hepinizi selamlıyorum. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nüzü kutluyoruz. Bugün Kadıköy’deyiz. Türkiye işçi sınıfını Kadıköy Meydanı’ndan selamlıyoruz.”

Özel, konuşmasında tüm işçi konfederasyonlarına eşit mesafede durduklarını vurgulayarak, “Bugün DİSK’in ve bileşenlerinin, TMMOB’un, Türk Tabipleri Birliği’nin ve KESK’in organize ettiği 1 Mayıs kutlamasına katıldık hep birlikte. Türk-İş Edirne’de, HAK-İŞ ise Bursa’da kutlama yapıyor. Türkiye işçi sınıfını bir bütün olarak selamlıyoruz” dedi.

2026 1 Mayıs’ının En Çok Konuşulan Sözü: “Bu Son Kadıköy 1 Mayıs’ı Olsun”

Mitingin en dikkat çekici çıkışı ise Özgür Özel’in gelecek yılki 1 Mayıs için yaptığı çağrı oldu. CHP lideri, iktidar değişikliği temennisinde bulunarak şu tarihi sözleri sarf etti:

“Bugün son kez Kadıköy’de 1 Mayıs kutladığımızı umuyoruz. Bu artık hem Cumhuriyet Halk Partisi’nin hem de emekçilerin muhalefette oldukları son 1 Mayıs olsun diye ümit ediyoruz.”

Özel, 2027 yılının “Kanlı 1 Mayıs” olarak anılan 1977 Taksim Meydanı olaylarının 50. yıl dönümü olduğuna dikkat çekerek, bu özel yılda Taksim’de olma kararlılığını da net bir dille ortaya koydu:

“Seneye kanlı 1 Mayıs’ın 50’nci yıl dönümü ve artık Taksim’in yasak olmaması gerekiyor. Ümit ederiz ki gelecek sene 1 Mayıs’ta Türkiye’de iktidar da değişmiş olur. Değişmese dahi 50’nci yılında mutlaka Taksim’de olmak gerekiyor. Bu talebi değil, bu kararlılığı bugünden ifade etmek isterim. Gelecek sene hep birlikte 1 Mayıs’ta, kanlı 1 Mayıs’ın 50’nci yıl dönümünde Taksim’de olacağız.”

Sıkı Güvenlik Önlemleri ve Valilik Kararları Damga Vurdu

1 Mayıs öncesinde İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamayla Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş ilçelerinde gün boyunca her türlü miting, basın açıklaması ve gösteri yürüyüşü yasaklanmıştı. Valilik, yalnızca DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda, TKP’nin ise Kartal Meydanı’nda yapacağı etkinliklere izin vermişti.

Kadıköy’de alınan güvenlik önlemleri de gözlerden kaçmadı. Meydana çıkan tüm cadde ve sokaklar demir bariyerlerle kapatılırken, bölge araç trafiğine kapatıldı. Toplumsal Olaylara Müdahale Araçları (TOMA) belirlenen noktalarda hazır bekletildi.

Tüm bu önlemlere rağmen miting coşkulu ve olaysız geçerken, Taksim’e çıkmak isteyen 300’den fazla kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Türkiye İşçi Partisi (TİP) de yaptığı açıklamada, Genel Başkan Yardımcısı Doğan Ergün ve parti yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 43 üyesinin gözaltına alındığını duyurdu.

İşte Mitingden Öne Çıkan Talepler

Katılımcıların taşıdığı pankartlar ve atılan sloganlar, emekçilerin taleplerini net bir şekilde ortaya koydu. İşte Kadıköy Meydanı’nda yankılanan bazı mesajlar:

· Gelirde adalet, vergide adalet
· Kadın emeğine güvence
· Savaşlara, NATO’ya, emperyalizme geçit yok
· İşçiler birleşin, iktidara yerleşin
· Emeğin cumhuriyetini kuracağız

Özgür Özel’in Gelecek Vizyonu: “Köprüden Önceki Son Çıkış”

Miting sonrası gazetecilere kısa bir değerlendirme yapan Özgür Özel, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz ve işçi sınıfının yaşadığı zorluklara dikkat çekerek şu mesajla noktayı koydu:

“Her geçen gün işçilerin çok daha iyi bir Türkiye’de yaşayacağı günlere yaklaşıyoruz. 1 Mayıs 2026, bizim için ‘köprüden önceki son çıkış’ tabelası gibidir. Ya bu düzeni hep birlikte değiştireceğiz ya da emekçiler olarak kaybetmeye devam edeceğiz. Ama ben Türkiye işçi sınıfının gücüne, birliğine ve dayanışmasına inanıyorum. Yarınlar bizim olacak.”

Okumaya Devam Et

Gündem

Depo İşçisi 1 Mayıs’ta Yaşamını Yitirdi: Demir Profilin Altında Kaldı

Yayımlandı

üzerinde

Depo İşçisi 1 Mayıs’ta Yaşamını Yitirdi: Demir Profilin Altında Kaldı

Tarih: 01.05.2026 – 17:42

Adana’da bir depo işçisi, tüm dünyada emeğin ve dayanışmanın simgesi olarak kutlanan 1 Mayıs günü, çalıştığı iş yerinde meydana gelen feci bir kazanın kurbanı oldu. Henüz bir ay önce işe başlayan üç çocuk babası 33 yaşındaki Mahmut Turan, depoda tadilat yaparken üzerine demir profil düşmesi sonucu hayata gözlerini yumdu. Bu acı olay, Türkiye’de işçi sağlığı ve güvenliği konusundaki hassasiyetin bir kez daha sorgulanmasına neden oldu.

Olayın Gelişimi: Bayram Sabahı Gelen Acı Haber

Kaza, 1 Mayıs 2026 tarihinde öğle saatlerinde Adana’nın Sarıçam ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan bir zincir marketin deposunda meydana geldi.
Edinilen bilgilere göre, yaklaşık bir ay önce işe başlayan Mahmut Turan, depoda devam eden tadilat çalışmaları kapsamında boya yapmakla görevlendirilmişti. Turan çalıştığı sırada, depoda bulunan bir iş makinesinin taşıdığı ağır demir profil, henüz belirlenemeyen bir nedenle dengesini kaybederek işçinin üzerine devrildi.

Çevredeki diğer çalışanların ihbarı üzerine olay yerine hızla sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ne yazık ki, kısa sürede adrese ulaşan sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Mahmut Turan’ın olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi. Yapılan ilk incelemelerin ardından Turan’ın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adana Adli Tıp Kurumu’nun morguna kaldırıldı.

Soruşturma Başlatıldı: “İş Güvenliği” Vurgusu

Olayın duyulmasının ardından Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, iş yerindeki güvenlik önlemlerinin yeterliliği ve kazanın meydana gelişindeki ihmal iddiaları titizlikle inceleniyor. Uzmanlar, özellikle tadilat gibi riskli çalışmaların yapıldığı alanlarda, çalışanların hayati tehlikelere karşı yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguluyor.

Kazayla ilgili olarak depo sorumlularının ve iş makinesi operatörünün ifadelerine başvurulacağı öğrenilirken, olay yeri inceleme ekiplerinin hazırlayacağı kusur raporu adli sürecin seyrini belirleyecek. Bu trajik olay, Türkiye genelinde sık sık gündeme gelen “iş cinayetleri” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin son raporlarına göre, 2026 yılının yalnızca ilk üç ayında en az 432 işçi çalışırken hayatını kaybetti.

“Bayramda Çalışmak Zorunda Kaldı”

Mahmut Turan’ın ailesi ve yakınları, acı haberle birlikte büyük bir yıkım yaşadı. 33 yaşındaki işçinin evli ve üç çocuk babası olduğu, ailesinin geçimini sağlamak için yaklaşık bir ay önce bu işe girdiği öğrenildi. İş arkadaşları, Turan’ın sessiz ve çalışkan biri olduğunu belirterek, “Ekmeğinin peşinde koşan bir emekçiydi. Çocukları için çabalıyordu” ifadelerini kullandı.

Turan’ın Emek ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’ta çalışmak zorunda kalması ise olayın ayrı bir ironik ve dramatik boyutu olarak değerlendirildi. Cenaze işlemlerinin, Adana Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin tamamlanmasının ardından memleketine gönderilmesi bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar