Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Beşiktaş’ta 150 Yıllık Meşe Ağacı Devrildi, 3 Araç Harabeye Döndü

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Açıklaması

02 Haziran 2025 günü Beşiktaş Türkali Mahallesi’nde yaklaşık 150 yıllık olduğu belirtilen meşe ağacı, kökünden koparak park halindeki 3 aracın üzerine devrildi. Olayda yaralanan olmazken, araçlar kullanılamaz hale geldi. İtfaiye, polis ve sağlık ekiplerinin anında müdahalesiyle bölge güvenli hale getirildi. Anıt ağaçların düzenli bakımı ve kök denetimlerinin önemi bir kez daha ortaya çıktı.

Giriş

02 Haziran 2025 akşamı saat 18:00 civarında Beşiktaş Türkali Mahallesi’nde İstanbul Büyükşehir Belediyesi envanterine kayıtlı yaklaşık 150 yaşındaki meşe ağacı, kökünden koparak park halindeki 3 aracın üzerine devrildi. Olayda ağır yaralanan ya da can kaybı yaşanmaması büyük bir şans olarak değerlendirildi. İhbar üzerine kısa sürede bölgeye sevk edilen polis, itfaiye ve sağlık ekipleri, devrilen gövdeyi kaldırarak yolu trafiğe açarken mağdur araçların sahibi vatandaşlar ise büyük maddi kayıpla karşılaştı.


Olayın Meydana Geldiği An ve Sebepler

02.06.2025 tarihinde, Türkali Mahallesi’ndeki park yerine bitişik bahçede yer alan yaklaşık 150 yıllık olduğu belirtilen meşe ağacı, bilinmeyen bir sebeple kökünden koparak yanında park halindeki 3 otomobilin üzerine devrildi. Olay anında çevrede kimsenin bulunmaması, can kaybını önledi. Habertürk’ün aktardığına göre, yeşil alan sorumluları ve mahalle sakinleri uzun süredir ağacın dip kısmında çürüme belirtileri fark ettiklerini ancak kök bakımına yönelik herhangi bir müdahale yapılamadığını belirtti. Bölgede o gün esen orta şiddette bir rüzgârın da kök sistemindeki zayıflığın etkisiyle meşe ağacını devirdiği değerlendiriliyor.

  • Tarih ve Saat: 02.06.2025, saat 18:00

  • Yer: Beşiktaş, Türkali Mahallesi (park yanı bahçe)

  • Ağacın Yaşı: Yaklaşık 150 yıl (1870 civarında ekildiği tahmin ediliyor)


Tarihî Değer ve Bakım İhtiyacı

Beşiktaş ve genel olarak İstanbul’daki anıt niteliğindeki ağaçlar, kentin kültürel mirasını temsil ediyor. Bu tür asırlık meşe ağaçları, hem mahallelerin simgesi hem de oksijen üretimi açısından hayati öneme sahip. Ancak, dönemdeki uzmanlar; bu ağaçların kök ve gövde bakımının ihmal edildiği takdirde içten çürüme ve zayıflama yaşadığını vurguluyorlar. Pendik’teki 400 yıllık bir anıt meşe ağacı üzerinde yapılan bakım çalışmalarında; budama, ilaçlama, gübreleme ve kök havalandırma işlemlerinin, ağaç sağlığını korumada kritik rol oynadığı tespit edilmişti.

  • Anıt Ağaç Koruma Kanunu (2863 sayılı KTVKK): Tescilli ağaçların korunması, bakım ve denetim yükümlülüğünü yerel yönetimlere ve ilgili bakanlıklara (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) veriyor.

  • Bakım Uygulamaları: Budama, gövde ilaçlaması, kök havalandırma ve toprak analizleriyle yıllık periyotlarda yapılması gerekiyor.


Yetkililerin Müdahalesi ve Güvenlik Önlemleri

Habertürk muhabirlerinin aktardığı bilgilere göre, olay ihbarıyla birlikte bölgeye intikal eden Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, devrilen ağacın etrafını şeritlerle çevirdi. Aynı anda olay yerine ulaşan İstanbul İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, elektrikli testere yardımıyla ağacı parçalara ayırarak yaklaşık 1 saat içinde park halindeki araçların üzerinden kaldırdı. Sağlık ekipleri ise çevrede ilk müdahaleyi gerçekleştirdi; ancak herhangi bir yaralanma tespit edilmedi. Emniyet yetkilileri, bölgede devrilebilecek diğer ağaçlar için de inceleme başlattı

  • İtfaiye Müdahalesi: Kökünden tamamen ayrılan gövde, testereyle kesilip yoldan kaldırıldı.

  • Emniyet Tedbirleri: Olay mahalli emniyet şeridiyle kapanarak yaya ve araç trafiğine kapatıldı.

  • Sağlık Denetimi: Olay esnasında bölgedeki kimsenin bulunmaması, yaralanma riskini ortadan kaldırdı.


Araçlara Verilen Zarar ve Malî Boyut

Ağacın devrilmesi sonucunda 3 otomobil tamamen kullanılamaz hale geldi. Habertürk’te yer alan ifadeye göre; araç sahiplerinden Ömer Bakacak, “Aracımı dün akşam park ettim. Sabah kalktığımda devrilmiş bir ağacın altında kalmıştı. 150 yıllık bir ağaç olduğunu söylüyorlar; altı tamamen çürümüş” şeklinde konuştu. Bakacak, aracının tamamen pert olduğunu ve sigorta sürecine hemen başvuracağını dile getirdi. Araç piyasa değeri ve hasar tespit raporlarına göre, her bir araç için ortalama 250 bin TL’ye yakın zarar tazminatı talep edileceği belirtiliyor.

  • Maddi Kayıp: Ortalama 3 araç × 250 bin TL = 750 bin TL’ye yakın toplam zarar beklentisi.

  • Sigorta Süreci: Sigorta şirketi, resmi polis ve itfaiye raporlarının taraflarına gönderilmesinin ardından ekspertiz sürecini başlatacak.

  • Arz-Uğul: Araç sahipleri, Acil Eylem Planı (AEP) çerçevesinde ödeme işlemleri için zaman kaybetmemeyi hedefliyor.


Gelecekte Alınması Gereken Önlemler ve Öneriler

  1. Düzenli Bakım ve Kontrol: İstanbul genelinde anıt ağaçların bakımını yürüten Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, özellikle meşe ve çınar türü ağaçlar için yıllık kök incelemesi ve budama programlarını hızlandırmalıdır. Kadıköy Belediyesi örneğinde görüldüğü üzere; her yıl Mart ayına kadar yaklaşık 5.000 ağaçta budama ve ilaçlama çalışmaları yapılıyor.

  2. Tescil ve Korumaya Alınma: Anıt ağaç statüsüne sahip 150 yaş üzeri ağaçlar, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından yeniden tescil edilmeli; koruma alanı genişletilerek çevresine ağır araç parkı ve inşaat faaliyetleri sınırlandırılmalıdır.

  3. Yerel Yönetim İşbirliği: İlçe belediyeleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İBB Park Bahçeler birimleri ortak bir denetim protokolü hazırlamalı; riskli görülen ağaçlar için uzman orman mühendisleri devreye girmelidir.

  4. Vatandaş Bilgilendirme Kampanyaları: Mahalle bazlı bilgilendirme toplantıları ve duyuru panoları aracılığıyla, asırlık ağaçların bakımı ve tehlike işaretlerinin nasıl tespit edileceği hususunda rehberlik sağlanmalıdır.


Sonuç

02 Haziran 2025 tarihinde Habertürk tarafından duyurulan “Beşiktaş’ta 150 Yıllık Ağaç Devrildi: 3 Araç Kullanılamaz Hale Geldi” başlıklı haber, hem anıt ağaç bakımının önemini bir kez daha gözler önüne serdi hem de kök çürümesine karşı zamanında müdahale edilmediğinde nelere mal olabileceğini gösterdi. Olayda can kaybı yaşanmaması büyük bir şans olarak görülürken, 750 bin TL’ye yakın tahmini zararın sigorta süreçleriyle nasıl telafi edileceği ve benzer risklerin önüne nasıl geçileceği herkesin gündeminde. İstanbul genelinde anıt ağaçların korunmasına yönelik periyodik kontrollerin kritik önemde olduğu ve belediyelerin bu konuda daha agresif denetim mekanizmaları kurması gerektiği, Pendik’teki örnek çalışmalarla da destekleniyor. Toplumun da bu sürece dahil olması için yerel yönetimler tarafından sağlanacak bilinçlendirme programları, gelecek kuşaklara aktarılacak yeşil mirasın korunmasına katkı sağlayacaktır.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 23:20
 Okuma Süresi: 3 dakika

ANKA

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitim hakkı tanıyan “öğrenci affı” düzenlemesi kabul edildi. Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik öngören teklifin 15’inci maddesi, yoğun tartışmaların ardından Meclis’ten geçti. Peki bu düzenleme kimleri kapsıyor, hangi eleştiriler gündeme geldi? İşte detaylar…

Düzenleme Kimleri Kapsıyor?

Kabul edilen maddeyle birlikte, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na geçici bir madde ekleniyor. Buna göre:

· Yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilenler,
· Kayıt hakkı kazandığı halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrenciler,

yükseköğrenimlerine devam etme hakkına kavuşacak.

Ayrıca, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora) bu kapsamda haklardan yararlanmış olmak, başka bir düzeyde aynı maddeden faydalanmaya engel teşkil etmeyecek.

Komisyon Sürecine Eleştiriler: “Sadece YÖK Vardı”

Teklifin görüşmeleri sırasında muhalefetten düzenlemeye yönelik sert eleştiriler geldi. Yeni Yol Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, öğrenci affının aylardır beklendiğini ancak sürecin aceleye getirildiğini belirtti.

Çalışkan, komisyon görüşmelerinin kesintisiz şekilde bir gecede tamamlandığını hatırlatarak şu eleştirileri sıraladı:

“Komisyon kesintisiz, bir gece sabaha kadar görüştü, on beş saatlik müzakere sonucunda bir yasa çıktı. Kanunun hazırlanma sürecinde sendikalar, sivil toplum örgütleri, alanında uzmanlar yok. Kim var? Sadece YÖK var; o da zaten taraf.”

Çalışkan, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından çok az sayıda öğrenci dışında kimsenin memnun olmayacağını savundu.

“Üniversiteler İşsiz Üreten Fabrika Haline Geldi”

Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Çalışkan, 12 yıllık zorunlu eğitimin mesleki eğitime zarar verdiğini öne sürdü. 28 Şubat sürecinde eğitimin 8 yıla çıkarıldığını hatırlatan Çalışkan, mevcut uygulamayı “28 Şubat’a level atlattınız” sözleriyle eleştirdi.

İstihdam sorununa da dikkat çeken Çalışkan, bazı fakültelerin mezunlarına iş olanağı sağlayamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Üniversiteler artık işsiz üreten fabrika haline geldi. Yapacağınız iş, eğer bir fakültenin mezunu bir yere atanamayacaksa kapatın, boşuna almayın, insanların duygusunu sömürüyorsunuz.”

“İltisak ve İrtibat” Tartışması

DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ise madde metninde yer alan “terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı” ifadesinin hukuki belirsizlik yarattığını savundu.

Konukçu, bu kavramların geçmişte çok sayıda öğrenci açısından hak kayıplarına yol açtığını belirterek şunları söyledi:

“İltisak ve irtibat kavramları üzerinden pek çok sosyalist, devrimci ve muhalif öğrencinin eğitim hakkı göz göre göre gasbedilmiştir.”

Ayrıca, yakın geçmişte özellikle olağanüstü hal döneminde çok sayıda öğrenci hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaksızın idari işlemler tesis edildiğini hatırlatan Konukçu, bu durumun eğitim hakkı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Madde Oylanarak Kabul Edildi

Verilen önergelerin reddedilmesinin ardından 15’inci madde oylanarak kabul edildi. Böylece üniversiteyle ilişiği kesilen veya kayıt yaptıramayan öğrencilere yükseköğrenimlerine devam etme hakkı tanıyan düzenleme resmiyet kazandı.

Okumaya Devam Et

Gündem

İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 14:30
Okuma Süresi: 4 dakika

FatihDoğanMedya 


AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen ‘Ahbaplar Suç Örgütü’ soruşturmasında flaş bir gelişme yaşandı. 4’üncü dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında ünlü iş insanı Hüseyin Başaran’ın da bulunduğu 7 kişi tutuklandı. Başaran’ın savcılıkta verdiği ifade ise soruşturmanın boyutlarını gözler önüne serdi.

Soruşturmanın 4’üncü Dalgası: 13 Gözaltı, 7 Tutuklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 27 Temmuz Pazartesi sabahı 4’üncü dalga operasyonu gerçekleştirdi. Operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 7’si tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

Tutuklanan isimler şöyle: Hüseyin Başaran, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat, Muhammed Ali Yılmaz ve Deniz Şimşek.

Soruşturmanın 4 Ana Ayağı

Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada 4 ana başlık altında inceleme yapıldığı ortaya çıktı:

· Konut ve Konteyner Alımları: Derneğin 2023 yılında konut yapımı için anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutların tamamlanmadığı iddia edilen şirket yetkilileri hakkında işlem başlatıldı.
· Şüpheli Taşınmaz Devirleri: Bazı kişi ve şirketler tarafından Yeliz Kaya’ya çok sayıda taşınmaz devredildiği tespit edildi.
· Dernek Çekleri: Dernek tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri inceleniyor.
· Haluk Levent ile Mali İlişkiler: Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali D. hakkında işlem başlatıldı.

Hüseyin Başaran’ın Savcılık İfadesi Ortaya Çıktı

Soruşturmanın en dikkat çeken ismi olan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın savcılık ifadesi, yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Haluk Levent ile Tanışma

Başaran ifadesinde Haluk Levent ile 4 sene önce Trabzon’da bir otelin lobisinde tanıştığını, ardından 4 sene boyunca kendisini görmediğini belirtti. 4 sene sonra bir mekanda karşılaştıklarında Levent’in kendisine daire satın almak istediğini söylediğini aktardı.

‘Uluslararası Fonlar’ İddiası

Levent’in kendisine toplu daire alımları yaptığını ve bu daireleri uluslararası yardım fonlarından gelen paralarla satın aldığını söylediğini iddia eden Başaran, Levent’in kendisine Yeliz Kaya’yı yurt dışındaki fonların temsilcisi olarak tanıttığını ve dairelerin onun üzerine tescil edilmesi gerektiğini söylediğini kaydetti.

‘Kızımın Adını Kullanarak Duygusal İstismar’

Başaran ifadesinin en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı: *“Kızımın adını kullanarak sürekli duygusal bir istismar süreci yürüttü. Neredeyse her gün evime geliyordu. Bu şekilde peyderpey 21 daire ve 1 fabrika devrettik. Bunlara dair sözleşmeleri sunduk. Bunlar karşılığında hep şahsi senetlerini verdi. Bize verdiği senetlerden Ahbap Derneği’nin kefil olduğu senet yoktur.”

‘Taşınmazların Esin Önder Çağlayan’a Devredileceğini Bilmiyordum’

Başaran, 22 taşınmazın Esin Önder Çağlayan’a devredileceğinden haberinin olmadığını belirterek, taşınmazlar üzerinde şu anda ciddi ipotekler bulunduğunu ve Globus ile Kanat şirketlerinin bu taşınmazlar üzerine ipotek tesis ederek kredi çektiğini öne sürdü.

Başaran ayrıca devrettikleri taşınmazların parasını alamadıklarını, Levent’in kendisine Amerika’da bir iş insanından bahsederek tekne satabileceğini söylediğini ancak bu işin de sonuçsuz kaldığını ifade etti.

Soruşturma Derinleşiyor

AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında daha önce Haluk Levent ve 13 kişi daha tutuklanmıştı. Yeni dalga operasyonla birlikte soruşturmanın kapsamı giderek genişliyor. Derneğin mali yapısı, bağışların kullanımı ve şüpheli taşınmaz devirleri mercek altına alınırken, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı ve tutuklamaların yaşanması bekleniyor.

Ahbap Soruşturması’nda Yeni Dalga: Hüseyin Başaran Dahil 7 Kişi Tutuklama Talebiyle Hakimlikte

 

Okumaya Devam Et

Gündem

PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

Tarih: 30 Temmuz 2026 | Saat: 22:15 | Okuma Süresi: 3 dakika

Kaynak: Anka Haber Ajansı / Ahmet Ün (Diyarbakır)

PKK’dan çerçeve yasaya ilişkin ilk açıklama: “Barış dilde başlar”

Terör örgütü PKK, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın talimatıyla fesih kararını açıklamasının ardından, önümüzdeki hafta Meclis’ten geçmesi beklenen çerçeve yasaya dair dikkat çeken bir açıklama yaptı. Örgüt, yasanın içeriğini görmeden nihai tutumlarını belirlemeyeceklerini duyurdu.

Açıklamada, “Türkiye halklarının geleceğini ilgilendiren kök yasayla ilgili tartışmalar çeşitli biçimde sürmekte ve kamuoyuna yansımaktadır. Yapılan tartışmalar ve açık kaynaklardan yansıyanlara baktığımızda bu yasaya ne kadar ciddi yaklaşılıyor konusunda kuşkular oluşmaktadır” ifadeleri yer aldı.

Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmesine atıf

PKK, açıklamasında Abdullah Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmede çıkacak yasaya ilişkin görüşlerine de yer verdi. Örgüt, Öcalan’ın yasanın “basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen biçimde olmaması” gerektiğini vurguladığını aktardı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bu yasanın Kürt halkıyla Türk devleti arasındaki yüz yıllık kopukluğu gidermede önemli bir adım olması beklenmektedir. Dolayısıyla barışı hedefleyen bir yasa özelliği taşıması önemli olmaktadır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi barış en başta da dilde başlar.”

“Terör örgütü” tanımlamasına itiraz

Örgüt açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde, kendileri için hâlâ “terör” ve “terör örgütü” kavramlarının kullanılmasına itiraz etti. PKK, fesih kararı sonrası bu tanımlamaların süreci sorunlu hale getireceğini savundu.

“Daha baştan hassasiyetlere dikkat etmemektir. Özcesi dil, tanımlama ve içeriğin amaca uygun olması sürecin ilerlemesi için çok önemlidir” denildi.

Öcalan’ın rolü vurgusu: “Devreye girmeden mümkün değil”

PKK açıklamasında, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün netleştirilmesi gerektiğini ısrarla vurguladı. “Abdullah Öcalan devreye girmeden ve bizzat bu süreci yönetmeden alınan kararların ve çıkan yasanın gereklerini yerine getirmek mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce dile getirdiği “Öcalan’ın barış ve siyasallaşma koordinatörü olması” görüşüne de atıfta bulunulan açıklamada, İmralı’da yapılan tartışmalarda bu konunun kabul edildiği iddia edildi.

“Muhatap ve baş müzakereci olan Abdullah Öcalan’ın konumunun netleştirilmesi önemli olmaktadır” denilerek, Öcalan’ın statüsünün yasada dikkate alınmaması durumunda yasanın pratikte uygulanmasının zorlaşacağı öne sürüldü.

“Esas tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

PKK, çerçeve yasaya ilişkin nihai değerlendirmesini henüz yapmadığını belirterek, “Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi esas yaklaşım ve tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız. Kuşkusuz yasa olumlu olduğunda teşvik edici olacağız ve üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı.

Örgüt ayrıca, barış sürecinin sadece silahsızlanmaya indirgenmemesi gerektiğini savunarak, “Kök ya da çerçeve yasadan söz etmek bu yasadan sonra başka yasaların çıkacağı ve adımların atılacağını kabul etmektir” görüşünü dile getirdi.

Gözler Meclis’te

PKK’nın bu açıklaması, önümüzdeki hafta Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa tartışmaları öncesinde önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Örgütün yasayı gördükten sonraki tutumunun nasıl şekilleneceği ve sürecin nasıl ilerleyeceği ise merak konusu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar