Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

27 Bin Mahkûmun Gözü Meclis’te: Yeni İnfaz Düzenlemesinin Ayrıntıları ve Beklentiler

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

TBMM’DE BU HAFTA SECIM KANUNU TEKLIFININ GORUSMELERINE BASLANACAK. FOTO-ANKARA-DHA -ARSIV

Açıklama:
“Cezaevlerindeki 27 bin mahkûmun umutla beklediği infaz düzenlemesi nihayet TBMM’de. Bu haberimizde, cezaevi doluluk oranlarından 90 bin kişiye ulaşması beklenen tahliye düzenlemelerine kadar tüm detayları, gelişmeleri ve muhalefet-siyasi cephe tartışmalarını ele alıyoruz.”

Giriş

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye genelindeki ceza infaz kurumlarının toplam kapasitesi 299.940 iken, tutuklu ve hükümlü sayısı Şubat 2025 itibarıyla 384.216 kişiye ulaşmış durumda. Bu durum, kapasitenin yaklaşık 84.276 kişi üzerinde bir yoğunluğa işaret etmektedir  Dolayısıyla, mevcut yasama dönemi içinde TBMM’ye sunulan yeni infaz düzenlemesi, 27 bin mahkûmun başta umutla takip ettiği en kritik düzenlemelerden biridir.


Cezaevi Kapasite Sorunu ve 27 Bin Mahkûmun Durumu

  • Doluluk Oranları:
    395 ceza infaz kurumundan oluşan sistemde, toplam kapasite 299.940 kişi iken, tutuklu ve hükümlü sayısı 384.216’yı bulmaktadır. Bu da cezaevlerinin ortalama %128 doluluk oranı ile çalıştığını göstermektedir .

  • 27 Bin Mahkûmun Beklentisi:
    İncelenen kaynaklara göre, mevcut infaz düzenlemesinden doğrudan faydalanması beklenen hükümlü sayısının yaklaşık 27 bin civarında olduğu belirtilmektedir. Bu gruptaki mahkûmlar, ceza sürelerinin yarısını (koşullu salıverme oranı %50 olarak güncellendiğinde) tamamlamış pek çok suç tanımına dâhil olmayan hükümlülerden oluşmaktadır


Yeni İnfaz Düzenlemesinin Temel Maddeleri

  1. Koşullu Salıverme Oranının İndirilmesi:

    • Eski Düzen: Koşullu salıverme oranı kural olarak suç tipine göre %67 veya %75 olarak uygulanıyordu.

    • Yeni Düzen: Koşullu salıverme oranı, “ağırlaştırılmış müebbet hapis”te geçen süreleri etkilemeksizin, genel olarak %50’ye (yarı oran) indirilmiştir .

    • Bu değişiklikle, yaklaşık 27 bin hükümlünün yarısını tamamladığı cezalarından tahliye edilebileceği öngörülmektedir.

  2. Denetimli Serbestlik Süresinin Uzatılması:

    • Eski Düzen: Denetimli serbestlik süresi tüm suçlular için sabit 1 yıl olarak uygulanıyordu.

    • Yeni Düzen: Denetimli serbestlik süresi, “koşullu salıverme esas alınan sürenin %20’si” şeklinde (cezanın %40’ı infaz kurumunda kalmak şartı) ve ayrıca geçici olarak 3 yıla kadar uzatılarak esnek hale getirilmiş

  3. İnfaz Hakimliği Kurulması ve Yetkileri:

    • Her il merkezinde (ve yoğunluğa bağlı bazı ilçelerde) infaz hakimlikleri kurulacak. Böylece, infaz-mahkûm arasındaki hukukî süreçler hızlandırılacak ve şikâyet mekanizmaları güçlendirilecektir .

    • İnfaz hakimleri; Cumhuriyet savcısının ceza infaz kararlarına yönelik şikâyetleri incelemekle yükümlü olacak ve “ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin tüm kararları” alabilecek.

  4. Salgın ve Olağanüstü Durum Mağduriyetleri İçin Muafiyetler:

    • Salgın veya doğal afet sebebiyle izin dönemine dönemeyen hükümlülere ek cezai yaptırım uygulanmayacak. Bu hüküm, 2020’deki COVID-19 salgın tecrübelerine atıfta bulunarak genişletilmiştir .

  5. Kapsam Dışında Tutulan Suçlar:

    • Terör suçları, ağırlaştırılmış kasten öldürme, cinsel saldırı, uyuşturucu ticareti, devlete ait istihbarat suçları gibi bazı suç tipleri koşullu salıverme kapsamı dışında bırakılmıştır .

    • Bu kapsam dışı tutma, toplum vicdanını korumak ve mağdur haklarını gözetmek amacıyla zikredilmiş; muhalefet partileri, “örtülü af” eleştirileri yapmış, teklifin kapsamının darlığını ve hukukun üstünlüğü açısından risklerini dile getirmiştir.


Beklenen Etki: 90 Bin Kişiye Tahliye Yolunun Açılması

  • Genel İnceleme:
    İnfaz düzenlemesi teklifinde, toplam 90 bin hükümlünün çeşitli maddeler ile tahliye edilmesi veya cezalarının belirli kısımlarını evlerinde veya açık cezaevlerinde çekmesi öngörülmektedir .

  • 27 Bin Mahkûmun Özel Kriterleri:

    • İncelenen kaynaklara göre, “suçun basit işlenişi” veya “cezanın yarısını infaz kurumunda geçirmiş olma” gibi şartları sağlayan 27 bin mahkûm, en kısa sürede (Meclis onayından sonra) cezaevinden çıkabilecek.

    • Bu grubun içinde; miktarları nispeten düşük olan hırsızlık, karşılıksız yararlanma, ruhsatsız silah taşıma, ormanlık alan ihlali gibi “suç tipleri” yer almaktadır.

    • Örneğin, “basit yaralama” gibi cezası 2 yılın altında kalan suçlarda hükümlüler, 1 yılını infazda geçirmişse, kalan kısmı denetimli serbestlik kapsamında evde tamamlayabilecek.


Siyasi Tartışmalar ve Muhalefet Eleştirileri

  • Muhalefetin Endişeleri:

    • CHP ve HDP gibi partiler, infaz düzenlemesinin “örtülü af” niteliğinde olduğunu, mağdur haklarının göz ardı edildiğini ve toplumsal barışı zedeleyeceğini dile getirmektedir .

    • Özellikle “cinsel saldırı” ve “kadına şiddet” kapsamındaki hükümlülerin düzenlemeden faydalanmayacağı belirtilse de, muhalefet, uygulamada suiistimaller yaşanabileceğini vurgulamaktadır.

  • Hükûmetin Savunması:

    • AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, “düzenlemenin toplumsal vicdana uygun” olduğunu, “af değil, infaz iyileştirmesi” olduğunu, mağdur hakları gözetilerek düzenleme yapıldığını savunmuştur

    • “Mahkûmların topluma hazırlanması, mesleki eğitim, psikolojik destek ve aile bağlarının güçlendirilmesi” amacıyla infaz sistemindeki ıslah odaklı değişikliklerin kurgulandığı ifade edilmiştir .


27 Bin Mahkûmun Süreç Takibi

  1. TBMM Genel Kurulu Onayı:

    • İnfaz düzenlemesi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildikten sonra Genel Kurul’a sevkedildi. 14 Nisan 2025 tarihinde yapılan oylamada, teklif 140’e karşı 350 oyla yasalaşma aşamasını geçti

    • 27 bin mahkûm grubunun bir kısmı, “koşullu salıverme” düzenlemesi ile, 1 Mayıs 2025 itibarıyla cezaevinden serbest bırakılacak.

  2. Resmî Gazete ve Cumhurbaşkanı Onayı:

    • TBMM’den geçen karar, Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek. Cumhurbaşkanı onayı beklenen son adım olarak kalıyor.

  3. Uygulama ve İnfaz Hakimliği Kararları:

    • İnfaz hakimlikleri, hangi hükümlülerin 27 bin kontenjanından yararlanacağını tek tek belirleyecek.

    • Her mahkumun, “iyi hal” kriteri, ceza süresinin geri kalan kısmı, ailevi durumu ve suç tipine göre değerlendirme yapılacak.

    • Bu sürecin Haziran 2025’e kadar tamamlanması ve çözümlerin infaz kurumlarına iletilmesi planlanıyor.


Cezaevi Koşullarının Göstergesi ve Toplumsal Tepkiler

  • Hapishane Ortamı ve İnsan Hakları İhlalleri:

    • Antalya, Bursa, İzmir gibi büyükşehirlerdeki cezaevlerinde yatak, hijyen, sağlık hakkı gibi temel ihtiyaçlar eksikliği raporları meclis gündemine getirildi. CHP’li milletvekillerinin soru önergelerinde, “mahkûmların yatak-altı vardiya sistemiyle uyuduğu, hijyenik olmayan koşullarda kaldığı ve temel sağlık hizmetlerine erişimde zorluk çektiği” vurgulanmıştır .

  • Toplumun Tutumu:

    • Bazı sivil toplum kuruluşları, cezaevlerindeki aşırı doluluk oranını insanî bir ulusal sorun olarak değerlendiriyor ve meclisin bir an önce “kalıcı ıslah ve cezaevleri reformu” çalışmalarını tamamlamasını talep ediyor.

    • Ayrıca, eski hükümlü dernekleri “Af Değil, Adil Bir İnfaz Sistemi” kampanyaları düzenleyerek, sadece tahliye odaklı değil, ıslah ve topluma yeniden entegrasyon boyutunun da güçlendirilmesini istiyor.


Sonuç ve Beklentiler

27 bin mahkûmun gözü şu anda TBMM’de. Özellikle cezaevindeki kötü koşullar, aşırı doluluk oranı ve Covid-19 gibi salgın deneyimleri, infaz sisteminde radikal değişiklik taleplerini güçlendirdi. Yeni düzenleme ile:

  • Yaklaşık 90 bin mahkûmun çeşitli şekillerde tahliye edilmesi bekleniyor.

  • Bu gruptan 27 bin kişi, “yarı oran koşullu salıverme” kriterini sağlayarak en kısa sürede serbest bırakılacak.

  • Denetimli serbestlik ve infaz hakimlikleri, ıslah odaklı uygulamalarla mahkûmların topluma yeniden hazırlanmasını hedefliyor.

Kritik nokta, kapsam dışı tutulan suç tiplerinin belirginliği ve “af olmadığını, infaz sistemi iyileştirmesi” olduğunu vurgulayan hükûmet ile, “örtülü af” endişesi taşıyan muhalefet arasındaki argüman çarpışmasıdır. Bu tartışma süreci, kamuoyunda da yoğun şekilde izlendiği için, uygulama aşamasındaki şeffaflık ve hukukî prosedürlerin eksiksiz takip edilmesi en büyük beklenti olarak öne çıkıyor.

27 bin mahkûmun akıbeti, yeni infaz düzenlemesinin Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından netlik kazanacak ve Haziran 2025 itibarıyla topluma yeniden entegrasyon süreçleri hız kazanacaktır.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Nepal’de neler oluyor? Hindu ve Müslümanlar arasında çatışma!

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Nepal’de neler oluyor? Hindu ve Müslümanlar arasında çatışma! Cumhurbaşkanı ve Başbakan’dan peş peşe çağrı

Tarih: 2 Ağustos 2026 | Okuma Süresi: 3 dakika.  18:50

REUTERS 

Hindistan sınırına yakın Nepal kasabaları, bir haftadır süren toplumsal şiddetin ardından temkinli bir sakinliğe büründü. Hindu ve Müslüman topluluklar arasında 26 Temmuz’da başlayan çatışmalarda üç kişi hayatını kaybederken, 25 kişi yaralandı. Yetkililerin sıkı güvenlik önlemleri ve siyasi diyalog çabalarıyla bölgede hayat yavaş yavaş normalleşmeye başladı.

Yüksek Ses ve Dini Bayraklar Tetikledi

Olaylar, Sunsari bölgesine bağlı Diwanganj kentinde düzenlenen yıllık bir Hindu geçit töreni sırasında yaşanan anlaşmazlıkla patlak verdi. İki topluluk arasında yüksek sesli müzik ve dini bayrakların kullanımı konusunda çıkan tartışma, kısa sürede şiddetli çatışmalara dönüştü.

Olayın yaşandığı gece, güvenlik güçleri kalabalığı dağıtmak için ateş açtı. Polis Sözcüsü Abi Narayan Kafle’nin açıklamasına göre, bu müdahalede iki kişi hayatını kaybetti. Üçüncü ölüm ise Perşembe günü komşu Siraha bölgesinde, sokağa çıkma yasağına rağmen düzenlenen bir protesto sırasında meydana geldi.

Sokağa Çıkma Yasakları ve Güvenlik Önlemleri

Çatışmaların büyümesi üzerine yetkililer, Sunsari ve çevresindeki Sarlahi, Parsa ve Janakpur kentlerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti. Bölgeye Nepal Polisi, Silahlı Polis Gücü ve diğer güvenlik birimleri sevk edildi.

Pazar günü itibarıyla güvenlik durumundaki iyileşmeyle birlikte Sunsari’de beş gündür uygulanan sokağa çıkma yasağı kaldırıldı. Ancak 10 farklı yerel yönetim bölgesinde beşten fazla kişinin bir araya gelmesi, oturma eylemi, gösteri ve toplantı yapılmasını yasaklayan tedbirler halen yürürlükte.

Saptari bölgesinde sokağa çıkma yasağı tamamen kaldırılırken, Rajbiraj Belediyesi’nin de aralarında bulunduğu iki bölgede yasaklayıcı tedbirler devam ediyor. Dhanusha’da yasaklar Cumartesi günü itibarıyla kaldırıldı, Parsa’da ise gece saatlerinde uygulanıyor.

Liderlerden Sükunet Çağrısı

Nepal Başbakanı Balendra Shah, mart ayında göreve gelmesinden bu yana ilk kez ulusa seslenerek vatandaşlara sağduyu çağrısı yaptı. Shah, “Hükümet adına vatandaşlara, sivil topluma, dini topluluklara, tüm saygın liderlere ve siyasi partilere sabır ve ölçülü olmaları, barış, uyum, kardeşlik ve ulusal birliği korumaları için çağrıda bulunuyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Ramchandra Paudel de siyasi partileri ve sivil toplumu “toplumsal birliktelik, uyum, dostluk ve hoşgörüyü korumaya” davet etti.

Başbakan Shah, şiddet olaylarıyla ilgili “tamamen adil ve şeffaf” bir soruşturma sözü vererek, sorumluların adalet önüne çıkarılacağını belirtti.

Normalleşme Çabaları ve Anlaşma

İçişleri Bakanı Sudan Gurung, olaylarda hayatını kaybedenlerin aileleriyle görüşerek her bir aileye yaklaşık 6.660 dolar tazminat ödenmesi konusunda anlaşmaya vardı.

Pazar günü Janakpurdham’da hükümet ile dini bir grup arasında 13 maddelik bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, toplumsal uyum ve birliğin korunmasını ve grubun planladığı protesto eylemlerinin sona erdirilmesini öngörüyor.

Bölgede barış yürüyüşleri düzenlenirken, yerel pazarlar yeniden canlanmaya başladı. Yerel çiftçiler tarım ürünlerini pazara getirmeye, vatandaşlar günlük ihtiyaçlarını karşılamaya başladı. Olayları araştırmak üzere kurulan komisyonun, raporunu önümüzdeki günlerde hükümete sunması bekleniyor.

Nepal nüfusunun yaklaşık yüzde 80’ini Hindular oluştururken, ülkenin güneyinde önemli bir Müslüman nüfus yaşıyor. Bölgede uzun yıllardır süregelen barış ortamı, yaşanan bu olaylarla sarsılmış olsa da yetkililer, toplumsal uzlaşının yeniden tesis edilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Moskova’nın Kalbinde Patlama: 3 Ölü, 21 Yaralı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Moskova’nın Kalbinde Patlama: 3 Ölü, 21 Yaralı

Tarih: 2 Ağustos 2026.  18: 23
Okuma Süresi: 3 dakika

REUTERS 

Moskova’nın işlek meydanlarından Kudrinskaya’da bir restoranın yakınında meydana gelen şiddetli patlama, kenti sarsarken can kaybı 3’e, yaralı sayısı ise 21’e yükseldi. Olayın bir kadın tarafından taşınan el yapımı patlayıcıdan kaynaklandığı belirlendi.

Rusya’nın başkenti Moskova’da 1 Ağustos akşamı yaşanan patlama, kentte güvenlik alarmına neden oldu. Yerel saatle 20.10 civarında (TSİ 20.10) Kudrinskaya Meydanı’ndaki bir yaz restoranının yakınında meydana gelen patlamada ilk belirlemelere göre 3 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı. Ancak Rusya Ulusal Terörle Mücadele Komitesi’nin (NAC) açıklamasıyla yaralı sayısının 21’e yükseldiği duyuruldu.

Patlama anı ve ilk belirlemeler

Olay, Moskova’nın yedi Stalin dönemi gökdeleninden birinin bulunduğu Kudrinskaya Meydanı’ndaki İtalyan restoranı Balzi Rossi yakınlarında gerçekleşti. Patlama, bir kadının restorana el yapımı patlayıcı (IED) sokmaya çalışması üzerine yaşandı. Kadın, patlayıcıyı mekâna taşımaya çalışırken güvenlik görevlisi tarafından durduruldu ve bu sırada bomba infilak etti.

Olayda hayatını kaybedenler arasında, kadını durdurmaya çalışan güvenlik görevlisi, patlayıcıyı taşıyan kimliği belirsiz kadın ve bir restoran ziyaretçisi bulunuyor.

Görgü tanıkları ve sosyal medyaya yansıyanlar

Patlama anında restoranda yaklaşık 50 kişilik bir düğün resepsiyonu düzenlendiği öğrenildi. Bir görgü tanığı, patlamanın ardından mekândan kanlar içinde yaralıların çıkarıldığını aktardı.

Olayın ardından bölgeye çok sayıda polis, itfaiye ve acil sağlık ekibi sevk edildi. Rusya İçişleri Bakanlığı, olay yerinde soruşturma ve kriminal incelemelerin başlatıldığını duyurdu. Güvenlik güçleri meydanın çevresinde geniş güvenlik önlemleri alırken, Moskova Ulaşım Dairesi aynı akşam düzenlenecek olan Gece Bisiklet Festivali’ni ertelemek zorunda kaldı.

Rusya RIA haber ajansının yayınladığı görüntülerde, olay yerinde ağır silahlı güvenlik görevlilerinin konuşlandığı ve bölgenin halka kapatıldığı görüldü.

Yetkililerden ilk açıklamalar

Rusya İçişleri Bakanlığı yetkilileri, patlamanın bir yaz restoranının yakınında meydana geldiğini ve üç kişinin hayatını kaybettiğini doğruladı. Sağlık Bakanlığı Danışmanı Alexey Kuznetsov ise yaralılara gerekli tüm tıbbi yardımın sağlandığını belirtti.

Rusya Soruşturma Komitesi, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını ve tüm koşulların aydınlatılması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Moskova Belediye Başkanı ise hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyerek, “Bu suçun failleri mutlaka bulunacak ve hak ettikleri cezayı alacaklardır” ifadelerini kullandı.

Patlamanın nedeni ve gelişmeler

Olayın ilk anlarında patlamanın bir gaz tüpü infilakından kaynaklanmış olabileceği yönünde iddialar gündeme gelse de, Rus yetkililerin yaptığı açıklamalarla patlamanın el yapımı patlayıcıdan kaynaklandığı kesinleşti.

Rus basınında yer alan haberlere göre, patlayıcıyı taşıyan kadının kolisinin içeriğinden habersiz olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ancak soruşturma henüz erken aşamada olduğu için bu iddia henüz resmi makamlarca doğrulanmış değil.

Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak sürerken, güvenlik güçleri patlamanın arkasında kim veya kimlerin olduğunu belirlemek için çalışmalarına devam ediyor.

Olayın ilk anlarında patlamanın bir gaz tüpü infilakından kaynaklanmış olabileceği yönünde iddialar gündeme gelse de, Rus yetkililerin yaptığı açıklamalarla patlamanın el yapımı patlayıcıdan kaynaklandığı kesinleşti.

Rus basınında yer alan haberlere göre, patlayıcıyı taşıyan kadının kolisinin içeriğinden habersiz olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ancak soruşturma henüz erken aşamada olduğu için bu iddia henüz resmi makamlarca doğrulanmış değil.

Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak sürerken, güvenlik güçleri patlamanın arkasında kim veya kimlerin olduğunu belirlemek için çalışmalarına devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Yunanistan’da Gökyüzünde Facia: Yangın Söndüren İki Helikopter Çarpıştı!

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Yunanistan’da Gökyüzünde Facia: Yangın Söndüren İki Helikopter Çarpıştı!

Haberin Tarihi ve Saati: 2 Ağustos 2026 – 17:45
Okuma Süresi: Yaklaşık 2 dakika

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

Yunanistan’ın başkenti Atina’nın batısında şiddetli orman yangınlarıyla mücadele eden iki yangın söndürme helikopteri havada çarpıştı. Psatha bölgesinde meydana gelen feci kazanın ardından mürettebat için geniş çaplı arama kurtarma operasyonu başlatıldı.

Psatha’da Korkutan Anlar

Olay, Yunanistan’ın başkenti Atina’nın batısında yer alan ve son günlerde etkili olan orman yangınlarının kalbinde yaşandı. Yangın söndürme çalışmalarına katılan iki helikopter, Psatha bölgesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle havada çarpıştı. Görgü tanıkları ve yerel medyaya yansıyan görüntüler, helikopterlerden birinin rotor çarpışmasının ardından alev alarak yere düştüğünü gösteriyor.

Yunan itfaiye teşkilatından yapılan açıklamaya göre, kazaya karışan helikopterler, itfaiye tarafından kiralanan Bell tipi hava araçlarıydı. Her bir helikopterde ikişer kişilik mürettebat bulunuyordu. Helikopterlerin, Elefsina askeri havalimanından havalandıkları ve yangın bölgesine müdahale etmek üzere yola çıktıkları öğrenildi.

Arama Kurtarma Seferberliği

Kazanın hemen ardından bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edildi. Yunan itfaiyesi, mürettebatı bulmak için çalışmaların aralıksız sürdüğünü duyurdu. Yunanistan Kamu Televizyonu ERT’nin haberine göre, helikopterlerden birinin iki kişilik mürettebatına ulaşıldığı bildirilirken, diğer helikopterin mürettebatı için arama çalışmaları devam ediyor.

Kazanın meydana geldiği bölgede etkili olan şiddetli rüzgarların, hem yangınla mücadeleyi hem de arama kurtarma çalışmalarını zorlaştırdığı belirtiliyor. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, ülkenin “aşırı hava koşulları” ile karşı karşıya olduğunu belirterek, rüzgar hızının saatte 100 kilometreye ulaştığını ve bu nedenle uçakların güvenli bir şekilde operasyon yapamadığını vurguladı.

Yunanistan Alevler İçinde

Bu elim kaza, Yunanistan’ın son günlerde mücadele ettiği büyük orman yangınları dalgasının ortasında gerçekleşti. Ülke genelinde onlarca noktada çıkan yangınlar nedeniyle binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Özellikle Girit adasında çıkan yangınlar binlerce hektarlık alanı kül ederken, yaklaşık 8 bin kişinin tahliye edildiği bildirildi.

Başbakan Miçotakis, yangınlarla mücadelede hayatını kaybeden üç itfaiyeciyi de anarak, ekiplerin ve gönüllülerin özverili çalışmalarına dikkat çekti. Avrupa’nın birçok ülkesi gibi Yunanistan da bu yaz rekor seviyelere ulaşan sıcaklık dalgalarının ve kuraklığın yol açtığı yangın felaketiyle boğuşuyor.

 Hakkında

Bu haber, FatihDoğanMedya okurları için özel olarak hazırlanmıştır. Yunanistan’daki yangın ve helikopter kazasıyla ilgili gelişmeleri yakından takip etmeye devam edin.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar