Gündem
Trafik cezaları artıyor: Kanun teklifi komisyonda kabul edildi

TBMM Adalet Komisyonunda, trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Teklifle, Karayolları Trafik Kanunu’nda değişikliklere gidiliyor. Buna göre, otoyollardan sorumlu birimlerde görevli trafik zabıtası, sorumluluk sahası ile sınırlı olmak üzere İçişleri Bakanının uygun görmesi halinde genel zabıta olarak da görevlendirilebilecek.
Trafik zabıtasının bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde sorumluluk bölgesine göre genel zabıta ilgili mevzuatta belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkili olacak.
Elektronik ortamda tescili mümkün olan araçlara satış tarihinden itibaren 3 iş günü içinde tescil edilme zorunluluğu getirilecek.
Araç sahiplerinin vefat etmesi halinde mirasçılar, gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak vefat tarihinden itibaren 90 gün içinde ilgili tescil kuruluşuna müracaat etmek ve adlarına tescil belgesi almak zorunda olacak.
Bu kapsamdaki tescil işlemlerinde, tescil vefat tarihi itibarıyla yapılacak. Bu araçların süresi sonunda mirasçılar adına tescil edilmeden kara yoluna çıkarıldığının tespiti halinde sürücüye 3 bin lira idari para cezası verilecek ve mirasçılar adına tescil ettirilinceye kadar araç trafikten menedilecek.
Araçları, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan kara yollarına çıkaran sürücülere verilen idari para cezası 46 bin liraya yükseltilecek. Hurdaya çıkarılmış araçların kullanılması halinde de sürücülere 46 bin lira idari para cezası verilecek.
Aykırılığı tespit edilen araç trafikten çekili ise trafikten çekme tarihi itibarıyla trafik tescil kaydı açılacak ve ilgili vergi dairesine bildirilecek.
PLAKASIZ ARAÇ KULLANANLARA YÖNELİK CEZALAR
Yönetmelikte belirtilen nitelik veya ölçülere aykırı plaka takan, öngörülen sayıda plaka takmayan sürücülere 4 bin lira idari para cezası verilecek. Bu araçlar plakaları uygun duruma getirilene kadar trafikten menedilecek.
Tescil plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapan sürücüler 140 bin lira idari para cezasına çarptırılacak, araç 30 gün süreyle trafikten menedilecek.
Son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla tescil plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapan sürücülere her seferinde 280 bin lira idari para cezası verilecek ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilebilecek.
Tescilli aracı plakasız kullanan sürücülere 46 bin lira idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri 30 gün süreyle geri alınacak ve araç 30 gün süreyle trafikten menedilecek.
Son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla tescilli aracın plakasız kullanılması halinde sürücülere her seferinde 140 bin lira idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek.
SAHTE PLAKA KULLANANLARA 140 BİN LİRA CEZA
Başka bir araca ait tescil plakasını veya geçici tescil plakasını, plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluş tarafından verilmemiş plakayı, tescil kaydı bulunmayan plakayı veya sahte plakayı takan veya kullananlara 140 bin lira idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri 30 gün süreyle geri alınacak ve araç 30 gün süreyle trafikten menedilebilecek.
Bu durumun, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla ihlal edilmesi halinde her seferinde 280 bin lira idari para cezası uygulanarak, sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek. Ayrıca bu kişiler, Türk Ceza Kanunu’ndaki “Resmi belgede sahtecilik” suçundan cezalandırılacak. Bu kapsamda menedilen araçların men süresi sonunda, tescil plakaları uygun duruma getirilmeden araç teslim edilmeyecek.
İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın araç tescil belgesi ve tescil plakalarının, araç üzerinde uygun durumda bulundurulması ve aracın belirtilen hususlara uygun olarak kullanılması konusunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlü olacak.
Sürücü belgesi geri alma işlemleri Kanun’da belirlenen görevliler tarafından yapılacak. Geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şartı aranacak.
Geçici trafik belgesi ve geçici tescil plakasını usulsüz kullanan sürücülere, 46 bin lira idari para cezası uygulanacak. Ayrıca, trafik zabıtasınca geçici belge ve plakalar iptal edilerek, araçlar 30 gün süreyle trafikten menedilecek. Son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla bu madde hükmüne uymayan sürücülere her seferinde 140 bin lira idari para cezası uygulanacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek.
TAKOGRAF, TAKSİMETRE VE HIZ SINIRLAYICILARA MÜDAHALE YASAKLANACAK
Cinslerine, özelliklerine ve kullanım amaçlarına göre, araçlarda nitelik ve nicelikleri yönetmelikte belirtilen gereçlerin, yük taşımada kullanılan ve azami yüklü ağırlığı 3 bin 500 kilogramdan fazla olan motorlu taşıtlar ile Büyükşehir Belediyesi Kanunu, Belediye Kanunu veya Karayolu Taşıma Kanunu kapsamındaki yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde kullanılan ve sürücüsü dahil oturma yeri 17’den fazla olan motorlu taşıtlarda takograf, taksi hizmeti veren otomobillerde taksimetre, özellikleri, model yılları ve cinsleri yönetmelikte belirtilen araçlarda hız sınırlayıcı bulundurulması, kullanılır durumda olması ve kullanılması zorunlu olacak.
Bu kapsama giren ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki yıllarda üretilen taşıtlar ile gördükleri hizmet bakımından yönetmelikle muafiyet tanınan taşıtlarda takograf bulundurma ve kullanma zorunluluğu aranmayacak.
Taşıtlarda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenenler dışındaki takograf, taksimetre ve hız sınırlayıcıları kullanılmayacak. Takograf, taksimetre ve hız sınırlayıcılara müdahalede bulunarak yanlış veri üretecek duruma getirmek veya bu durumdaki cihazları kullanmak yasaklanacak.
Takograf bulundurulması zorunlu olan araçların sürücülerinin takograf sürücü kartı kullanmaması ya da kendisine ait bozuk veya geçersiz bir takograf sürücü kartını veya başka bir sürücüye ait takograf sürücü kartını takograf cihazına takarak araç kullanması yasak olacak.
Takograf sürücü kartı sahipleri kendilerine ait takograf sürücü kartını başkalarının kullanmaması için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Araç işleteni, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın belirtilen gereçler ile takograf, taksimetre ve hız sınırlayıcının bulundurulması, kullanılır durumda olması ve sürücünün belirtilen kurallara uyması hususlarında gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmak zorunda olacak.
TAKOGRAF KULLANMAYANLARA 75 BİN LİRA CEZA VERİLECEK
Araçlarda nitelik ve nicelikleri yönetmelikte belirtilen gereçleri bulundurmayan sürücülere 1000 lira, takograf ve hız sınırlayıcı bulundurmayan ve kullanmayanlara da 75’er bin lira idari para cezası verilecek.
Taksi hizmeti veren otomobillerde taksimetre bulundurmayan ve kullanmayan sürücüler 46 bin lira idari para cezasına çarptırılacak.
Trafik zabıtası, taşıtlara ait takograf kayıtlarını bu kayıtların aktarılacağı veri tabanı üzerinden de denetleyebilecek ve tespit edilen ihlaller hakkında idari para cezası uygulayabilecek.
Takograf bulundurulması ve kullanımı, cihaz ayarları ve kalibrasyonu ile kayıtların saklanmasına ilişkin ihlaller, takograf kayıtlarını saklama, taşıt kullanma, mola ve dinlenme süreleri, sürücülerin ve işletenlerin sorumlulukları, hangi ihlaller nedeniyle geçici olarak trafiğe çıkışına izin verileceği ve/veya trafikten men işlemi uygulanacağına ilişkin hususlar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşleri alınarak, İçişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.
Usul ve esasları yönetmelikte düzenlenen takograf kullanımına ilişkin belirlenen hususlara uymayanlara 3 bin lira, cihaz ayarları ve kalibrasyonuna ilişkin belirlenen hususlara uymayanlara 10 bin lira, kayıtların saklanmasına ilişkin belirlenen hususlara uymayanlara 20 bin lira idari para cezası uygulanacak.
Gündem
Trump’tan İran Açıklaması: ABD’nin Hedef Aldığı Operasyonlar Gerilimi Yeniden Tırmandırdı
Trump’tan İran Açıklaması: ABD’nin Hedef Aldığı Operasyonlar Gerilimi Yeniden Tırmandırdı
Yayın Tarihi: 03 Temmuz 2026
Saat: 04:00 TSİ
REUTERS
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Trump, İran’ın ticari gemilere yönelik saldırılarına karşı ABD güçlerinin İran’da operasyon düzenlediğini söyledi. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, dolaylı görüşmeler ve yeni saldırı iddialarıyla yeniden tırmanıyor.
Trump: “ABD güçleri İran’da karşılık verdi”
ABD Başkanı Donald Trump’ın son açıklamaları, Orta Doğu’daki kırılgan dengeleri yeniden gündemin merkezine taşıdı. Trump, ABD medyasına yaptığı değerlendirmede, İran’ın ticari gemilere yönelik saldırılarına karşılık olarak Amerikan güçlerinin İran’daki hedeflere operasyon düzenlediğini söyledi. Bu açıklamalar, Washington ile Tahran arasında son haftalarda yürütülen dolaylı görüşmelerin ardından geldi ve bölgede süregelen askeri gerilimi bir kez daha görünür hale getirdi. Reuters, ABD ordusunun 26 Haziran’da İran’a saldırı düzenlediğini, bunun Hürmüz Boğazı’ndaki bir ticari gemiye yönelik saldırıya yanıt olduğunu bildirdi. AP de ertesi gün ABD’nin İran’a ikinci bir hava saldırısı daha düzenlediğini aktardı.
Trump’ın son açıklamalarında öne çıkan en kritik unsur, askeri baskı ile diplomasi trafiğinin eş zamanlı ilerlemesi oldu. Reuters’ın 1 Temmuz tarihli haberine göre Trump, ABD ile İran’ın “çok iyi anlaştığını” ve nükleer kapasitelerin sınırlandırılmasına yönelik görüşmelerin ilerlediğini söyledi. Aynı haberde, tarafların Katar’ın başkenti Doha’da temaslarda bulunduğu ve gündemde Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş ile kalıcı ateşkesin yer aldığı belirtildi.

Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi krizi
Gerilimin merkezinde, dünya enerji taşımacılığı açısından hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı bulunuyor. Reuters, 26 Haziran’daki saldırının, bir ticari gemiye yapılan İran kaynaklı drone saldırısına yanıt olarak gerçekleştirildiğini yazdı. AP ise aynı çizgide, ABD’nin ikinci gün de İran askeri altyapısını hedef aldığını ve bu saldırıların deniz güvenliği krizini derinleştirdiğini aktardı. Al Jazeera da 27 Haziran’da yayımladığı haberinde, bir gemiye drone isabet etmesinin ardından ABD’nin İran’a ikinci gece saldırı düzenlediğini bildirdi.
Bölgedeki tansiyonu artıran bir diğer gelişme ise İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden geçen tanker ve ticari gemilere yönelik uyarıları oldu. AP’nin son haberine göre İran, petrol tankerlerinin kendi onayladığı rotaları kullanması gerektiğini, aksi halde “sert karşılık” verileceğini açıkladı. Bu açıklama, deniz trafiğinin geleceğine ilişkin kaygıları büyütürken, küresel enerji piyasalarında da yeni bir belirsizlik yarattı.
Diplomasinin gölgesinde askeri baskı
Son gelişmelerin en dikkat çekici yönlerinden biri, askeri operasyonlar sürerken diplomatik temasların da kesilmemesi oldu. Reuters’ın haberine göre Trump, 1 Temmuz’da yaptığı değerlendirmede İran’la ilişkilerin iyiye gittiğini söylerken, tarafların denukleerizasyon ve deniz güvenliği başlıklarında ilerleme aradığını vurguladı. Aynı dönemde Pakistan arabuluculuğunda yapılan temasların da “olumlu ilerleme” sağladığı ifade edildi.
Ancak bu iyimser tabloya rağmen sahadaki gerçeklik çok daha sert. Reuters, 10 ve 11 Haziran’da yayımladığı haberlerde ABD’nin İran’a yeni saldırılar düzenlediğini ve Trump’ın anlaşma sağlanmazsa saldırıların devam edeceği mesajını verdiğini aktarmıştı. AP de 10 Haziran tarihli haberinde, ABD’nin ikinci hava saldırısı sonrasında İran’ın Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün’deki hedeflere karşılık verdiğini yazdı. Bu zincirleme saldırılar, gerilimin kısa sürede diplomatik çözümden uzaklaştığını gösterdi.

Bölgedeki gerilim neden kritik?
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve doğal gaz taşımacılığının en kritik geçiş noktalarından biri olduğu için, buradaki her askeri hareketlilik küresel piyasalar üzerinde doğrudan etki yaratıyor. Reuters, 26 Haziran’daki saldırının ardından boğazdaki askeri ve ticari risklerin arttığını, AP ise tanker trafiğine yönelik tehditlerin fiyatlama beklentilerini yeniden şekillendirdiğini yazdı. Bu nedenle İran ile ABD arasında yaşanan her yeni çatışma, yalnızca bölgesel güvenlik açısından değil, enerji arzı ve lojistik zincirleri açısından da yakından izleniyor.
Uzmanlara göre Washington, bir yandan ticari gemilerin güvenliğini garanti altına almak isterken diğer yandan Tahran’ı masada tutmaya çalışıyor. İran ise deniz geçişleri üzerinde daha fazla kontrol talep ederken, bunu askeri baskı unsuru olarak kullanıyor. Al Jazeera ve Reuters çizgisindeki haberler, bu denklemde çatışma ile müzakere kanallarının aynı anda açık kaldığını, ancak güven ortamının oldukça kırılgan olduğunu ortaya koyuyor.
Yeni açıklamalar ne anlama geliyor?
Trump’ın açıklamaları, önümüzdeki günlerde hem askeri hem diplomatik cephede yeni gelişmeler yaşanabileceğine işaret ediyor. İran’ın ticari gemilere yönelik tavrı, ABD’nin olası yeni karşılıkları ve Doha hattındaki görüşmelerin seyri, bölgenin kısa vadeli gündemini belirleyecek başlıca unsurlar olacak. Son açıklamalar, Washington-Tahran hattında bir yandan sınırlı yumuşama sinyalleri verilirken diğer yandan sahada tansiyonun hâlâ yüksek kaldığını gösteriyor. Reuters’ın 1 Temmuz tarihli haberinde yer alan “ilişkiler iyi gidiyor” mesajı ile AP’nin tankerler ve Hürmüz Boğazı üzerinden aktardığı sert uyarılar, tam da bu çelişkili tabloyu özetliyor.
Sonuç
Trump’ın son çıkışı, İran dosyasının yalnızca nükleer müzakerelerden ibaret olmadığını; ticari deniz yolları, bölgesel güvenlik ve enerji piyasalarıyla birlikte okunması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Ticari gemilere yönelik saldırılar, buna verilen askeri karşılıklar ve eş zamanlı diplomasi trafiği, Orta Doğu’daki denklemi daha da hassas hale getiriyor. Önümüzdeki saatler ve günler, hem sahada hem masada yeni gelişmelere açık görünüyor.
Gündem
Uzman Erbaş Teklifi TBMM Genel Kurulu’nda Kabul Edildi
Uzman Erbaş Teklifi TBMM Genel Kurulu’nda Kabul Edildi
Tarih: 2 Temmuz 2026 | Saat: 23:06
FatihDoğanMedya

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ilişkin önemli düzenlemeleri içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Teklifle birlikte sözleşmeli erbaş ve erlerin kamu istihdamından askeri mahal tanımının genişletilmesine kadar birçok kritik başlıkta yeni düzenlemeler hayata geçirildi.
Kamuda Yüzde 10 Kontenjan Ayrılacak
Yeni düzenlemeyle, sözleşmeli erbaş ve er olarak en az 7 hizmet yılını tamamlayıp görevinden ayrılanlara kamuda istihdam yolu açıldı. Bu kişiler, ilgili mevzuattaki sınav şartları hariç diğer şartları taşımaları ve başvuru tarihi itibarıyla 41 yaşını doldurmamış olmaları halinde belirli kadro ve sözleşmeli pozisyonlara atanabilecek.
Kamu kurum ve kuruluşları, personel alımlarında bu kapsamdaki sözleşmeli erbaş ve erler için yüzde 10’luk kontenjan ayırmak zorunda olacak. Düzenleme kapsamında istihdam edilebilecek kadrolar şöyle sıralanıyor:
· İnfaz ve koruma memuru
· Çarşı ve mahalle bekçisi
· Orman muhafaza memuru
· İdari gözetim personeli
· Koruma ve güvenlik görevlisi
· Zabıta memuru
· İtfaiye eri
· Şoför ve destek personeli
Başvurular her yıl alınacak. İçişleri Bakanlığı veya Milli Savunma Bakanlığı, başvuran personele ilişkin bilgileri ekim ayı sonuna kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bildirecek, kamu kurumları da o yıl yapacakları alımlarda ayrılan kontenjanları aralık ayı sonuna kadar Bakanlığa iletecek.
Atama Süreci Kura ve Sözlü Sınavla Yürütülecek
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, bildirilen kontenjanlar için her yıl 1 Mart’a kadar sözlü sınava tabi tutulacak adayları belirleyecek. Kontenjanın 4 katı kadar aday, tercihleri dikkate alınarak kura yöntemiyle belirlenecek.
Sözlü sınavda adaylar; genel kültür ve genel yetenek, ifade kabiliyeti, muhakeme gücü, liyakat, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu, öz güven, ikna kabiliyeti ve bilimsel-teknolojik gelişmelere açıklık gibi kriterler üzerinden değerlendirilecek.
Ataması yapılan personel, göreve başladığı tarihten itibaren atandığı kadro veya pozisyonun mali ve diğer haklarından yararlanacak. Sözleşmeli erbaş ve erlikte geçen hizmet süreleri de derece ve kademe hesabında dikkate alınacak. Bu kapsamda memur kadrolarına atananlar, en az 4 yıl başka bir unvana atanamayacak.
Uzman Erbaşlığa ve Astsubaylığa Geçiş Şartları Belirlendi
Sözleşmeli erbaş ve erlerin uzman erbaşlığa geçişine ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlendi. Geçişte fiziki yeterlilik ve değerlendirme testi ile yazılı ve/veya mülakat sınavlarında başarılı olma şartı aranacak:
· Yazılı sınav: 100 tam puan üzerinden en az 50 puan
· Fiziki yeterlilik testi: Her testten en az 50 puan, ortalamanın en az 60 olması
· Mülakat: En az 70 puan
Ayrıca uzman erbaşların astsubay çavuşluğa nasbedilmesine ilişkin usul, esas ve şartlar da belirlendi. Kuvvet komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın ihtiyaç duyacağı kadarı astsubay çavuşluğa atanabilecek.
Sicil Sistemine Yeni Esaslar Getirildi
Uzman Erbaş Kanunu’na “sicil” başlığı eklendi. Buna göre uzman erbaşların sicil yılı, ilgili yılın 2 Mayıs tarihinden başlayıp bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar sürecek. Sicil tam notu 100 olacak ve sicilin olumlu sayılması için sicil notunun yüzde 60 ve üzerinde olması gerekecek.
Askerlikten Muaf Olanlara Başvuru İmkanı
Düzenlemeyle, şehit yakınları başta olmak üzere askerlik hizmetinden muaf tutulanların uzman erbaşlık başvurularında hak kaybı yaşamaması amaçlandı. Ayrıca 26 Haziran 2019’da askerlik süresinin kısaltılması nedeniyle muvazzaflık hizmetini yapmış çavuş, onbaşı ve erlerin uzman erbaş olabilmesi için “müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla 27 yaşını bitirmemiş olmak” şartı yeterli olacak.
Askeri Mahal Tanımı Genişletildi
Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle askeri mahal tanımı genişletildi. Orduevleri, askeri gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri de askeri bina sayılacak.
Harcırah ve Ek Ders Düzenlemesi
Harcırah Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, askeri birliklerde harekatta harcırah kapsamında gündelik alan personelden bazılarına ayrıca konaklama gideri ödenmeyecek.
Son Dakika Gelişmeleri İçin Bizi Takip Edin
Uzman Erbaş Kanunu ile ilgili gelişmeleri ve detayları FatihDoğanMedya olarak yakından takip ediyoruz. Konuyla ilgili yeni gelişmeler oldukça sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz.
Gündem
BEYKOZ BELEDİYE BAŞKANI ALAATTİN KÖSELER’E BİR TUTUKLAMA KARARI DAHA
BEYKOZ BELEDİYE BAŞKANI ALAATTİN KÖSELER’E BİR TUTUKLAMA KARARI DAHA
Tarih: 3 Temmuz 2026
Saat: 01:45
FatihDoğanMedya

İhale ve imar yolsuzlukları soruşturmasında yeni gelişme
Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler hakkında, “rüşvet alma” ve “icbar suretiyle irtikap” suçlarından bir tutuklama kararı daha verildi. Daha önce “ihaleye fesat karıştırma” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlamalarıyla tutuklu yargılanan Köseler, yeni soruşturma kapsamında nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “imar yolsuzluğu”, “irtikap” ve “rüşvet” suçlarına yönelik yürüttüğü soruşturmada, dönemin Yapı Kontrol ve İmar Müdürü Ali Cihan Sakman ile etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunan dönemin Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş’ün anlatımları incelendi. Bu beyanlar doğrultusunda Köseler ve Sakman’ın tutuklanması talebiyle hakimliğe başvuruldu. Hakimlik, her iki şüphelinin de tutuklanmasına hükmetti.
Soruşturmada dönemin Başkan Danışmanı Levent Özdinç hakkında ise tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.
Davanın geçmişi
Alaattin Köseler, Beykoz Belediyesi’nde mal ve hizmet alımı, personel ve ihale süreçlerinde yaşanan usulsüzlük iddiaları nedeniyle yürütülen soruşturma sonucunda “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma”, “zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık” ve “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” suçlarından tutuklu yargılanıyordu.
Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıklamış, Köseler ve Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş için 25 yıldan 77 yıl 9’ar aya kadar hapis cezası talep etmişti. Savcı mütalaasında Köseler’i “örgüt lideri” kapsamında değerlendirerek, örgütte işlenen tüm suçlardan sorumlu olduğunu belirtmişti.
Duruşmayı CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan ve Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu izleyici olarak takip etti.
Mahkeme heyeti, savcılığın talebi doğrultusunda Köseler, Gümüş ve iş insanı Uğur İnci’nin tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Tutuklu sanıklardan Havva Dindar ise adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Davanın bir sonraki duruşması 13 Temmuz’a ertelendi.
-
Gündem1 hafta önceKartal’da Dehşet: Kiracısıyla Kavga Eden Ev Sahibi Bıçaklandı, Hayatını Kaybetti
-
Gündem1 hafta önceOrdu’da Korkunç Cinayet: Tartıştığı Eşini Manavda Bıçaklayarak Öldürdü, Bir Kişiyi de Ağır Yaraladı
-
Gündem1 hafta önceEski eşi tarafından boğulan Hanım’ın ağabeyi: Biri, birine mesaj attı diye adam mı öldürülür
-
Gündem2 gün önceDENİZLİ’DE KANLI KAVGA: ALACAK-VERECEK TARTIŞMASI KANLI BİTTİ, 1 KİŞİ ÖLDÜ, 3 YARALI
-
Gündem1 hafta önceErzincan’da Kan Donduran Cinayet: Eski Eş ve Yanındaki Adam Pompalı Tüfekle Öldürüldü
-
Gündem1 hafta önceKüçükçekmece’de Kurye Kılığında Kanlı Saldırı: ‘Evrak İmzalaman Gerekiyor’ Dediler, Kurşun Yağdırdılar
-
Magazin1 hafta önceAK Partili Yayman’dan İbrahim Tatlıses’e hastane ziyareti! Başkan Erdoğan’ın selamını iletti
-
Magazin1 hafta önceHalil Ergün’den skandal sözler: “Her haltı Atatürkçüler yiyor”
