Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Magazin

“Halit Ergenç ve Rıza Kocaoğlu, “Yalan Tanıklık” İddiasıyla 9 Mayıs’ta İlk Kez Hâkim Karşısına Çıkıyor”

Yayımlandı

üzerinde

Açıklaması

“Gezi Parkı soruşturmasında yalan tanıklık suçlamasıyla haklarında dava açılan Halit Ergenç ve Rıza Kocaoğlu, 9 Mayıs 2025’te İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hâkim önüne çıkacak. Dosya detayları ve iddianame bilgileri makalemizde.”

Özet olarak, menajer Ayşe Barım hakkında yürütülen Gezi Parkı soruşturmasında “yalan tanıklık” suçlamasıyla ifadeleri alınan ünlü oyuncular Halit Ergenç ve Rıza Kocaoğlu’nun, savcılığın 2–4 yıla kadar hapis talep ettiği iddianamesi kabul edilerek, 9 Mayıs 2025’te İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hâkim karşısına çıkacağı kesinleşmiştir. Soruşturma dosyasına giren HTS kayıtları, fotoğraf ve baz incelemeleri, “Memet Ali Alabora” ile olan telefon irtibatlarını; savcılık belgeleri ise iddianame metnini detaylıca ortaya koymaktadır. Aşağıda olayın geçmişinden mahkeme sürecine, olası hukuki sonuçlardan kamuoyundaki tepkilere kadar tüm yönleriyle kapsamlı makale sunulmuştur.

1. Olayın Geçmişi

Menajer Ayşe Barım’ın, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüse Yardım Etme” suçlamasıyla 27 Ocak 2025’te tutuklanmasının ardından, savcılık Gezi Parkı ana davasına ilişkin ifade veren Halit Ergenç ve Rıza Kocaoğlu hakkında da “yalan tanıklık” şüphesiyle soruşturma başlatmıştı
İfadelerinde, Memet Ali Alabora ile herhangi bir samimiyetleri olmadığını belirten oyuncular, savcılığın HTS ve baz kayıtlarından elde edilen verilerle çelişki yaşadı

2. İddianamenin Detayları

Savcılığın hazırladığı iddianamede, Ergenç ve Kocaoğlu’nun “yalan tanıklık” suçlamasıyla 2 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor .
İddianamede ayrıca, Ayşe Barım hakkındaki asıl suçlamanın 30 yıla kadar hapis cezası gerektirdiği ve Barım’ın 7 Temmuz’da hâkim karşısına çıkacağı bilgisi de yer alıyor .

3. HTS Kayıtları ve Diğer Deliller

  • Halit Ergenç–Memet Ali Alabora: Şubat, Mayıs ve 1 Haziran 2013 tarihlerinde toplam 9 görüşme; özellikle 1 Haziran’da Beyoğlu’nda iki kez yakın baz kaydı raporda belirtiliyor .

  • Rıza Kocaoğlu–Memet Ali Alabora: 31 Mayıs 2013’te bir kez ve aynı dönemde üç baz ortaklık kaydı tespit edilmiş .

  • Görsel Delil: Gezi eylemleri sırasında birlikte kol kola yürüdükleri fotoğraflar, açık kaynak raporlarına dahil edilmiş durumda .

4. Duruşma Tarihi ve Mahkeme Süreci

İki ünlü isim, 9 Mayıs 2025 Cuma günü saat …:…’te İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hâkim karşısına çıkacak .
Komple iddianame, mahkeme kalemince kabul edilerek dosya yargılama aşamasına geçmiş bulunuyor .

5. Olası Hukuki Sonuçlar

  • Yalan Tanıklık Suçu: TCK 278/1’e göre, 3 yıldan fazla hapis gerektiren suç kapsamı belirlenmiş; yalan tanıklıkta cezalar 2–4 yıl arası öngörülüyor.

  • Trafik Etkisi: İddianame kabul edildikten sonra, Ergenç ve Kocaoğlu’nun davaları Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek olup, ağır ceza mahkemesi süreci söz konusu değil .

6. Kamuoyu ve Medya Tepkisi

Medya organları, hem oyuncuların kariyerlerine hem de Gezi sürecine ilişkin tarihi ve siyasi boyutlara odaklanıyor .
Sosyal medyada ikiye bölünen görüşlerde, “sanatçılar neden yargılanıyor?”, “ifadelerinde samimiyet aranmalı mı?” tartışmaları öne çıkıyor

Magazin

SON DAKİKA | Şarkıcı Yusuf Güney, 33 Gün Sonra Ev Hapsi Şartıyla Tahliye Edildi

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA | Şarkıcı Yusuf Güney, 33 Gün Sonra Ev Hapsi Şartıyla Tahliye Edildi

Tarih: 12 Mayıs 2026 | 12:30


Bir dijital platformdaki yayınında içerisinde yasaklı madde bulunan ‘Ayahuska Çayı’na özendirici ifadeler kullandığı gerekçesiyle 9 Nisan 2026’da tutuklanan şarkıcı Yusuf Güney için tahliye kararı çıktı. Mahkeme, Güney’in “ev hapsi” şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmasına hükmetti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında, katıldığı bir YouTube programında içeriğinde DMT (dimetiltriptamin) maddesi bulunan ve Türkiye’de yasaklılar listesinde yer alan ‘Ayahuska Çayı’nı öven ve kullanımını teşvik eden açıklamalar yaptığı tespit edilen ünlü popçu, 9 Nisan’da çıkarıldığı nöbetçi mahkemece “uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımını özendirme” suçundan tutuklanmıştı.

Yaklaşık 33 gündür cezaevinde bulunan Yusuf Güney’in avukatlarının yaptığı itiraz üzerine dosyayı yeniden değerlendiren İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, tutukluluğun devamına gerek olmadığına karar verdi. Mahkeme, Güney’in yurt dışına çıkış yasağı ve evinin bulunduğu ikametgahı terk etmemesi şeklindeki katı adli kontrol şartlarıyla tahliye edilmesine onay verdi.

Soruşturmanın Arka Planı ve Hukuki Süreç

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ünlü isimlere yönelik yürüttüğü geniş çaplı uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan Yusuf Güney, daha önce de 18 Aralık 2025’te benzer bir operasyonla gözaltına alınmış ve yapılan testlerde uyuşturucu madde kullandığı tespit edilmişti. Bu kez ise bizzat bir dijital yayında yasaklı bir maddeyi özendirdiği iddiasıyla karşı karşıya kalan Güney, alınan son kararla birlikte yargılanmasına serbest şekilde devam edecek.

Uzmanlar, 2313 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilen bu tür suçlarda yargı sürecinin devam ettiğini, ev hapsi kararının bir beraat anlamına gelmediğini, sanığın ilerleyen duruşmalarda hapis cezası alma ihtimalinin sürdüğünü vurguluyor.

Okumaya Devam Et

Magazin

Tülay Özer Hayatını Kaybetti: “İkimiz Bir Fidanız” Sessizliğe Büründü

Yayımlandı

üzerinde

Tülay Özer Hayatını Kaybetti: “İkimiz Bir Fidanız” Sessizliğe Büründü

Yayın Tarihi 1 Mayıs 2026, 12:45
Son Güncelleme 1 Mayıs 2026, 13:15

Türk pop ve arabesk müziğinin 1970’li yıllara damga vuran güçlü sesi, usta yorumcu Tülay Özer, uzun süredir mücadele ettiği sağlık sorunlarına yenik düşerek 1 Mayıs 2026 sabahı hayata veda etti. Acı haberi, sanatçının yakın dostu ve müzik yapımcısı Hakan Eren sosyal medya hesabından duyurdu. Eren, yaptığı paylaşımda “Sabah sabah kötü haber almak… Canım Tülay Özer ablamı kaybettik. Mekanı cennet olsun. Ne çok konser yaptık, ne anılarımız geride kaldı” ifadelerini kullandı.

Uzun süredir böbrek yetmezliği tedavisi gören ve haftada 3 gün diyalize giren 79 yaşındaki sanatçının ölüm nedeni olarak doğal sebepler ve organ yetmezliği gösteriliyor. Sanatçının vefatı, başta kardeşi Zerrin Özer olmak üzere tüm müzik camiasını ve sevenlerini yasa boğdu. Aileden yapılan kısa açıklamada, “Canımız, kıymetlimiz Tülay Özer’i kaybetmenin tarifsiz acısını yaşıyoruz. Başımız sağ olsun” denildi ve cenaze detaylarının daha sonra paylaşılacağı belirtildi.

Tülay Özer, 10 Aralık 1946’da Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde dört kız kardeşin en büyüğü olarak dünyaya geldi. Asıl mesleği muhasebecilik olan sanatçının hayatı, müziğe duyduğu tutkuyla tamamen değişti. Profesyonel müzik kariyerine 1972 yılında adım atan Özer, 1974’te yayımladığı “Gel Artık / Niye Çattın Kaşlarını” adlı ilk 45’liğiyle dikkatleri üzerine çekti.

Asıl çıkışını ise 1975 yılında Kent Plak etiketiyle piyasaya sürdüğü “İkimiz Bir Fidanız / Son Ümit” plağıyla yakaladı. Hakkı Bulut bestesi olan ve “İkimiz Bir Fidanın Güller Açan Dalıyız” sözleriyle hafızalara kazınan bu eser, Tülay Özer’e İzmir Fuarı’nda Altın Plak Ödülü kazandırdı. 1970’lerin sonuna doğru yine bir Sezen Aksu bestesi olan “Büklüm Büklüm” plağını yayımlayan sanatçı, bu şarkıyla listelerin zirvesine oturdu ve eser, yıllar sonra kardeşi Zerrin Özer tarafından da yorumlanarak tekrar gündeme geldi.

Sanatçı, “Falcı”, “Deli Gibi Sevdim”, “Yalvarırım”, “Kalbime Sana Vermiştim” ve “Deli Etme Beni Aşk” gibi unutulmaz eserleri de Türk müzik tarihine armağan etti. Özellikle pop folk ve arabesk arasında kurduğu köprüyle, Esin Engin aranjörlüğünde Anadolu pop akımının önemli temsilcilerinden biri oldu.

Tülay Özer, kendisi gibi dev bir yorumcu olan kız kardeşi Zerrin Özer’in müzik piyasasına girişinde en büyük destekçisi olmuş, aralarında bir rekabet olmadığını her fırsatta vurgulamıştı. Sanatçının son stüdyo çalışması ise 2010 yılında, kardeşi Zerrin Özer’in süpervizörlüğünde gerçekleştirilen Her Devrin Devleri albümünde Kıraç ile seslendirdiği “Kolay Vazgeçmeyi Öğrendim” düeti oldu.

Sanatçının ölümü, müzik dünyasında derin bir üzüntü yarattı. Sevenleri ve meslektaşları, sosyal medya hesaplarından Tülay Özer’in unutulmaz şarkılarını paylaşarak veda etti. Usta sanatçı, geride “İkimiz Bir Fidanız” ve “Büklüm Büklüm” gibi zamansız eserlerden oluşan zengin bir miras bıraktı.

Okumaya Devam Et

Magazin

56 Yaşında Durdular! Jennifer Lopez Sabah Sporundan Sonra Fit Karnıyla Büyüledi

Yayımlandı

üzerinde

56 Yaşında Durdular! Jennifer Lopez Sabah Sporundan Sonra Fit Karnıyla Büyüledi

TARİH: 26 Nisan 2026
SAAT: 23:30

Dünyaca ünlü şarkıcı ve oyuncu Jennifer Lopez, sabahın erken saatlerinde yaptığı yoğun spor seansının ardından kaslı karın kaslarını gözler önüne serdi. 56 yaşındaki yıldızın formu, hayranlarını adeta büyüledi.

Pop müziğin ve Hollywood’un efsanevi ismi Jennifer Lopez (JLo), zinde görünümü ve disiplinli yaşam tarzıyla yıllardır gündemden düşmüyor. Geçtiğimiz saatlerde sosyal medya hesabından paylaştığı yeni kareler ise adeta olay yarattı. Sabah güneşiyle birlikte spor salonuna giren ünlü diva, antrenman sonrası aynada çektiği fotoğraflarda adeta dondurdu.

Jennifer Lopez, paylaştığı fotoğraflarda spor sutyeni ve taytıyla rahat bir görünüm tercih etti. Vücut geliştirme hareketleri ve kardiyo ağırlıklı çalıştığı anlaşılan yıldızın, özellikle yağsız ve sıkı karın kasları dikkat çekti. Antrenörü tarafından sıkı bir programla çalıştırıldığı bilinen Lopez, beslenmesinde de tamamen doğal ve protein ağırlıklı bir diyet uyguluyor.

Ünlü şarkıcının bu paylaşımı kısa sürede milyonlarca beğeni ve yorum alırken, hayranları “56 yaşında bu forma nasıl sahip olunur?” sorusunu gündeme getirdi. Spor bilimciler, JLo’nun yıllardır sürdürdüğü düzenli egzersiz ve uyku düzeninin bu genç görünümün sırrı olduğunu belirtiyor.

SONUÇ:
Jennifer Lopez, hem müzik kariyeri hem de oyunculuğunun yanı sıra fit fiziğiyle de ilham vermeye devam ediyor. Sabah sporundan sonra objektiflere yansıyan bu kareler, yaşın sadece bir sayı olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar