Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Ekonomi

İzmir’de 5 Kardeşin Yangın Faciası: Anneye “Bilinçli Taksir”ten 20 Yıla Kadar Hapis İstemi

Yayımlandı

üzerinde

Açıklama :
İzmir Selçuk’ta 5 çocuğun ölümüne neden olan anne Sinem Melisa Akcan hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olma” suçundan 2–20 yıl hapis cezası talep edildi. Olayın detayları, iddianame ve hukuki değerlendirme burada.

Özet

11 Kasım 2024’te İzmir Selçuk’ta hurdacılık yaparken evde yalnız bıraktığı 1–5 yaşlarındaki beş çocuğunun elektrikli ısıtıcının devrilmesiyle çıkan yangında hayatını kaybetmesine sebep olduğu gerekçesiyle anne Sinem Melisa Akcan hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olma” suçundan 2 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede, Akcan’ın tehlikeyi öngörmesi gerektiğine vurgu yapıldı ve TCK 22/6 uyarınca indirim hükümlerinin uygulanması istendi.


Olayın Detayları

İzmir’in Selçuk ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde, eşi Hakan Akcan’ın cezaevinde olduğu dönemde aile geçimini hurdacılıkla sağlayan Sinem Melisa Akcan, 11 Kasım 2024 günü akşam saatlerinde beş çocuğunu yer yatağına yatırıp uyuttuktan sonra salonun ortasına elektrikli ısıtıcıyı açık bırakarak evden ayrıldı .
Bir süre sonra, devrilen ısıtıcının neden olduğu yangın kısa sürede büyüyerek 1–5 yaşlarındaki beş kardeşi alevlerin arasında mahsur bıraktı ve çocuklar dumandan zehirlenerek hayatlarını kaybetti .


Soruşturma ve İddianame Süreci

Olayın ardından Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı ve 25 Nisan 2025 tarihinde iddianame mahkemeye sunuldu . İddianamede, Akcan’ın çocukların yaşları itibarıyla ısıtıcının devrilme riskini öngörebileceği; sonucu istemese de öngördüğü kabul edilerek “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı .


Anne Hakkındaki Ceza İstemi

İddianamede, anne Sinem Melisa Akcan hakkında TCK’nın “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olma” suçundan 2 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Ayrıca, annenin kişisel ve ailevi mağduriyeti nedeniyle TCK 22/6 maddesi uyarınca cezada indirim hükümlerinin uygulanması talep edildi .


Hukuki Değerlendirme

Türk Ceza Kanunu’nun 22. maddesi, failin neticeyi öngörüp istememesi halini “bilinçli taksir” olarak düzenler ve bu durumda cezanın “üçte birden yarısına kadar” artırılmasını öngörür . Madde 22/6’da ise, taksir sonucu failin “kişisel ve ailevi durumu bakımından” artık ceza verilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olması halinde; bilinçli taksirden doğan cezanın “yarıdan altıda bire kadar” indirilebileceği hükme bağlanmıştır .
Bu davada ağır mağduriyet yaşamış olmak, annenin cezasına doğrudan muafiyet sağlamaz; ancak talep edilen indirimle alt sınırdan ek indirim söz konusu olabilir .


Toplumsal Tepki ve Meclis Gündemi

5 kardeşin cenazesi Tahsinağa Camii’nde yan yana defnedilerek büyük üzüntü oluşturdu . Olay, TBMM Genel Kurulu’nda da tartışma konusu oldu; DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, “bu kardeşlerin isimlerini unutmamak için okumak istiyorum” diyerek cenazeyi tüm partilere hatırlattı . Kamuoyunun tepkisi, annenin ihmali ve sosyal destek yetersizliği üzerine yoğunlaştı.


Sonuç

İzmir Selçuk’taki yangın faciası, çocuk güvenliği ve ihmale bağlı ölümlerde ailelerin ve devletin sorumluluklarının yeniden tartışılmasına yol açtı. Sinem Melisa Akcan’ın yargılanması, “bilinçli taksir” kapsamında belirlenecek ceza ve indirim oranlarıyla adli süreçte yakından izlenecek.

Ekonomi

Ev sahibinden tartışma yaratan 26 şart: “Mutfak tezgâhı ıslak bırakılmayacak, en fazla 1 çocuk, 50 günde bir kontrol”

Yayımlandı

üzerinde

Ev sahibinden tartışma yaratan 26 şart: “Mutfak tezgâhı ıslak bırakılmayacak, en fazla 1 çocuk, 50 günde bir kontrol”

Tarih / Saat: 31 Ocak 2026, 11:30

Denizli’nin Pamukkale ilçesinde 3+1 bir daire için hazırlanan ve ilan sitesine konulan 3 sayfayı bulan 26 maddelik şart listesi sosyal medyada tepki çekti. Ev sahibinin “sadece resmi nikâhlı aile”, “en fazla 1 çocuk” gibi aile yapısına ilişkin talepleri ile “mutfak tezgâhı ıslak bırakılmayacak” ve “ev 50 günde bir kontrol edilecek” gibi günlük yaşama müdahaleler içeren maddeler, kullanıcılar tarafından ağır eleştirildi.

Neler yazıyor? Maddeler ve dikkat çeken noktalar

İlan metninde öne çıkan başlıklar şöyle: kira bedeli yüksek tutulmuş (ilanlarda belirtilene göre aylık 35.000 TL seviyesinde), kiracının “resmi nikâhlı aile” olması, ailede en az bir kişinin memur olması, en fazla bir çocuklu ailelerin tercih edileceği, ev içinde sigara kesinlikle yasak, mutfak tezgâhında kirli bulaşık bırakılmaması ve tezgâhın ıslak tutulmaması gibi hijyen zorunlulukları bulunuyor. Ayrıca ev sahibinin, kiracının müsait olduğu zaman diliminde her 50 günde bir 15 dakikalık kontrol yapacağı maddesi en çok tepki çeken unsurlardan biri oldu.

Kamuoyunun tepkisi ve hukuki görünüm

Sosyal medya kullanıcıları ve ilanı görenler, şartları “aşırı kuralcı”, “ayrımcı” ve “kişisel alan ihlali” olarak nitelendiriyor. Konuyla ilgili hukuki değerlendirmelerde (haber kaynaklarının aktardığı çerçevede) kiracının özel hayatına ve konut dokunulmazlığına ilişkin hakların bulunduğu; ev sahibinin ilan metninde talep ettiği bazı sınırlamaların, kanun karşısında tartışmaya açık olabileceği ifade ediliyor. Uygulamada bunun nasıl değerlendirileceği, somut olayın mahkeme süreçlerine taşınması hâlinde netleşecek.

İlanın arka planı: neden bu kadar kural?

Bazı haber kaynakları, yüksek kira talebiyle birlikte ev sahibinin eşyalarını koruma, temizlik ve düzenle ilgili aşırı hassasiyetinin ilan metnine yansıdığını bildiriyor. Diğer yandan böyle ağır şartların ilanı kısa sürede gündeme taşıması, kiracı piyasasındaki gerilim ve sosyal medyanın hızla yayma gücünü de gözler önüne serdi.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

BDDK duyurdu: Kredi kartı ve tüketici kredilerinde yeniden yapılandırma imkânı

Yayımlandı

üzerinde

BDDK duyurdu: Kredi kartı ve tüketici kredilerinde yeniden yapılandırma imkânı

FatihDoganMedya — 31 Ocak 2026, 00:15 ·

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bireysel kredi kartı ve ihtiyaç kredilerinin (kredili mevduat hesapları dahil) yeniden yapılandırılması konusunda düzenleme getirdi. Karar, tüketicilerin birikmiş borçlarını daha uzun vadeye yayarak taksitlendirmesine imkân tanırken; uygulama usulü, süreler ve kimlerin yararlanabileceğine dair hükümler kurumun duyurusunda yer aldı.

  • Yapılandırma vadesi: Borçlar 48 aya kadar taksitlendirilebilecek.

  • Kimler yararlanacak: Dönem borcunu kısmen veya tamamen ödeyemeyen kredi kartı sahipleri; anapara/faiz ödemeleri geciken ihtiyaç kredisi müşterileri ve daha önce yeniden yapılandırılmış müşteriler belirlenen şartlarda faydalanabilecek.

  • Başvuru süresi: Kurum duyurularında belirtildiği üzere başvuru için sınırlı bir süre tanınıyor (örnek uygulamalarda 3 ay olarak belirtilmiş). Tüketicilerin bankalarına başvurarak haklarını kullanması gerekiyor.

  • Uygulama: Yapılandırma bankalar tarafından yapılacak; BDDK, işlemlerin hızlı ve daha az maliyetli olması için usul çağrısında bulundu.

Nasıl işlem yapılır? (Adım adım)

  1. Bankanıza başvurun: İlk adım, borcun kayıtlı olduğu bankaya veya kredi kuruluşuna yapılandırma talebi iletmektir. (BDDK uygulamaları bankalara yöneliktir.)

  2. Gerekli belgeler: Kimlik, borç dökümü, gelir beyanı gibi bankanın istediği evraklar talep edilebilir.

  3. Teklif ve kabul: Banka size vade, faiz ve taksit tutarlarını içeren bir teklif sunar. Teklifi kabul ederseniz yapılandırma sözleşmesi imzalanır.

  4. İtiraz hakları: Teklifin maliyetine itiraz eden tüketiciler ilgili bankanın müşteri hizmetleri ve gerekirse BDDK üzerinden şikâyet hakkını kullanabilir.

Uzmanların ve tüketici örgütlerinin değerlendirmesi

Bazı ekonomi yorumcuları ve tüketici grupları, yapılandırmanın “nefes” sağlayacağını belirtirken; bazı uzmanlar uygulamanın maliyetine (uygulanan faiz ve masraf yapısına) dikkat çekiyor. Eleştiriler arasında “aylık yüksek maliyet” ve yapılandırma şartlarının tüketiciyi tam anlamıyla rahatlatmayabileceği uyarıları öne çıkıyor. Örneğin uygulamada gündeme gelen bazı hesaplamalar, tüketicinin uzun vadede daha fazla faiz ödeyebileceğini işaret ediyor.

Tüketiciye pratik öneriler

  • Teklifleri karşılaştırın; vade kadar toplam maliyeti hesaplayın.

  • Banka teklifindeki faiz oranı, masraflar ve erken kapama koşullarını sorgulayın.

  • Mümkünse bir finansal danışmandan veya tüketici derneğinden destek alın.

  • Başvuru süresini kaçırmayın — BDDK duyurularında aangegeven süreler sınırlı olabiliyor.

Kurumun basın açıklaması ve karar metinleri BDDK’nın resmi sitesinde yayımlandı; detaylı hüküm ve ek belgeler orada bulunabilir. Tüketiciler en güncel ve bağlayıcı bilgiyi BDDK duyurularından ve kendi bankalarının açıklamalarından takip etmelidir.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Restoranlarda “kuver, masa, servis” ücreti yasaklandı — Resmi Gazete’de yayımlandı

Yayımlandı

üzerinde

Restoranlarda “kuver, masa, servis” ücreti yasaklandı — Resmi Gazete’de yayımlandı

: 30.01.2026 – 01:58

Lokanta, kafe, restoran ve pastanelerde müşteriden “servis ücreti”, “masa bedeli” veya “kuver” adı altında zorunlu ek ücret alınması Resmi Gazete’yle yasaklandı. Uygulamayı sonlandırmayan işletmeler hakkında idari yaptırım uygulanabilecek

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik ile yiyecek–içecek hizmeti sunan işletmelerde (lokanta, restoran, kafe, pastane vb.) adisyonlara eklenen zorunlu servis, masa veya kuver ücretleri yasaklandı. Tüketiciler artık sadece sipariş ettikleri ürünlerin bedelini ödeyecek; işletmeler bu tür ilave bedelleri talep edemeyecek.

Ne değişiyor?

  • Hangi uygulama yasaklandı? Restoran, kafe ve benzeri işletmelerin; adisyonlara “servis ücreti”, “masa bedeli”, “kuver” veya eşdeğer adlarla zorunlu ek ücret yazması ve tüketiciden bu bedelleri talep etmesi tamamen yasaklandı.

  • Hangi işletmeleri kapsıyor? Yönetmelik; lokanta, restoran, kafe, pastane ve yiyecek–içecek hizmeti sunan benzeri işletmeleri kapsıyor.

  • Yürürlük ve dayanak: Düzenleme, Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla yürürlüğe girdi. (İlgili yönetmelik Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlandı.)

  • Tüketiciye etkisi

  • Tüketiciler menüde yazmayan veya hesapta ayrı satırda gösterilen “zorunlu” ek ücretleri ödemek zorunda değil.

  • Sipariş öncesi ekstra bir bedel talep eden işletimler tüketiciyi açıkça bilgilendirmek zorunda ve zorunlu uygulama yasaklandığı için bu uygulamalar kabul edilemez.

  • İşletmeler için yapılması gerekenler

  1. Menülerde, faturalarda veya adisyonlarda “zorunlu kuver/servis/masa ücreti” ibareleri varsa kaldırılmalı veya artık opsiyonel ve açıkça isteğe bağlı olduğu tüketiciye bildirilmelidir.

  2. Uygulamayı sürdüren işletmeler Ticaret Bakanlığı veya ilgili denetim birimleri tarafından denetlenebilir; mevzuata aykırılık tespit edilirse idari yaptırım uygulanabilir

Son yıllarda tüketicilerin şikâyetleri ve denetim talepleri nedeniyle Ticaret Bakanlığı, yiyecek–içecek sektöründeki “sürpriz hesap” uygulamalarını sınırlamayı hedefleyen bir düzenleme hazırladı. Yönetmelik, tüketici haklarını güçlendirmek ve şeffaflığı artırmak amacıyla yayımlandı.

Sıkça Sorulan Sorular

Soru: Garson hizmeti için bahşiş vermek yasaklandı mı?
Cevap: Hayır. Yönetmelik zorunlu ek ücretleri yasaklıyor; tüketicinin isteğe bağlı olarak bahşiş vermesi serbesttir. (Bahşiş, tüketicinin gönüllü tercihidir.)

Soru: Paket servis/gel-al siparişlerde durum ne?
Cevap: Paket servis veya gel-al ücretlendirmesinde de yönetmelik kapsamı ve tüketicinin bilgilendirilmesi esastır; işletmeler tüketiciden yalnızca sipariş edilen ürünlerin ve açıkça belirtilmiş hizmet bedellerinin karşılığını talep edebilir.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar