Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Sanat

Doktor Mucize operası sahneye taşınıyor

Yayımlandı

üzerinde

Georges Bizet’in, 18 yaşında besteleyerek, Jacques Offenbach’ın düzenlediği yarışmada birincilik ödülü kazandığı “Doktor Mucize” operası, Samsun Devlet ve Balesince sahneye taşınıyor.

Librettosunu Leon Battu ve Ludovic Halevy’nin kaleme aldığı eserde, sevdiğine kavuşmak için doktor kılığına giren Yüzbaşı Silvio ve sevgilisi Laurette’nin kavuşma serüveni komik dille ele alınıyor. Son provaları tamamlanan eser, Zehra Yıldız Sahnesi’nde yarın saat 13.30’daki prömiyerinin ardından, turne kapsamında 24 Nisan saat 20.00’de Amasya Belediyesi Yeni Kültür Merkezi Şehzade Salonu’nda beğeniye sunulacak.

“BİR DANS TİYATROSU GİBİ ELE ALDIK”

Eserin rejisörü Şahan Gürkan, genel prova sonrası eseri geleneksel İtalyan tiyatrosundan esinlenerek hazırladıklarını söyledi. Temsile 15 gün gibi kısa bir sürede hazırlandıklarını anlatan Gürkan, şöyle devam etti:

“Günümüz komedi anlayışıyla bir köprü kurmaya çalıştık. Çok yetenekli genç sanatçılarla sahneliyoruz. George Bizet’in 18 yaşında bestelediği bu eseri, onun gençliğinden gelen enerjisini, sahneye genç arkadaşlarla taşımaya çalışıyoruz. Daha çok müziğin ritmik yapısının, melodi yapısının ve akorların bedenlerdeki karşılığını araştırdık. Bir hareket düzeni var eserin içerisinde. Adeta bir dans tiyatrosu gibi ele aldık.”

Eserin, tiyatral metinlerle müziğin bölündüğü bir opera olduğunu belirten Gürkan, “Dolayısıyla oyunculuk kabiliyeti de gerektiriyor. Genç sanatçı arkadaşlarım altından çok iyi kalktı. İzleyenleri kahkahaya boğacak, onları gülümsetecek bir iş çıkardık. Tek perde ama çok keyifli bir iş çıkardığımıza inanıyorum. Şimdiden herkese iyi seyirler diliyorum.” dedi.

SEYİRCİYİ KOMİK BİR OPERA BEKLİYOR

“Lauretta” rolünü üstlenen Duha Alkan, Samsun Devlet Opera ve Balesinde 2 aydır bulunduğunu ve Gürkan ile çalışmanın kendisine çok şey kattığını söyledi.

Rolünden bahseden Alkan, “Lauretta genç bir kız ve Silvio ile birlikte olmak için babasını ikna etmeye çalışıyorlar. Babası sevmiyor Silvio’yu, çünkü Silvio bir asker. O yüzden çeşitli oyunlara girişiyorlar ve zaferle sonuçlanıyor tabii ki. Çok eğlenceli ve komik bir opera.” diye konuştu.

“Veronique” rolüne hayat veren Ezgi Aydın da SAMDOB’da yer alacağı ilk eser olduğunu belirterek, “Rolüm gereği Padova Belediye Başkanı Bay Podestat’ın eşiyim. Veronique, genç yaşına rağmen 4 evlilik yapmış bir kadın ve biraz parayı seviyor. Eserde şarkıların yanı sıra tekstler oldukça esprili. Gerçekten seyirciyi komik bir saat bekliyor.” ifadelerini kullandı.

Koreografisi Arzu Kaya, dekoru Gülden Sayıl, kostümleri Gülnur Çağlayan Tuluk, ışık tasarımı ise Oğuz Murat Yılmaz’a ait eserin konusu özetle şöyle:

“Padova Belediye Başkanı Bay Podestat, genç ve güzel kızı Lauretta’yı ona aşık olan Yüzbaşı Silvio’dan uzak tutmakta kararlıdır. Eşi Veronique ile birlikte kızlarını sürekli gözetim altında tutmaya çalışırlar. Ancak Silvio, Lauretta’ya ulaşmak için birbirinden eğlenceli kılık değiştirme oyunlarına başvurur. Komik yanlış anlamalar olayları kahkahalarla ilerletirken, aşk, kurnazlık ve mizah dolu hikaye neşeli bir finalle son bulur.”

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sanat

İstanbul’da Film ve Dizi Çekimlerine Yeni Düzenleme: 2026’da Kurallar Değişti!

Yayımlandı

üzerinde

İstanbul’da Film ve Dizi Çekimlerine Yeni Düzenleme: 2026’da Kurallar Değişti!

11 Ocak 2026 – 11:51

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Valiliği öncülüğünde hazırlanan “Film Çekimi Uygulama Esasları” yürürlüğe girdi. İstanbul üç bölgeye ayrılırken, çekim saatleri, araç sayıları, başvuru süreçleri ve denetim mekanizmaları yeniden düzenlendi. Amaç, şehir yaşamını koruyarak sektöre daha planlı ve öngörülebilir bir çekim ortamı sunmak.

stanbul, dünyanın en önemli açık hava platolarından biri olarak yerli ve yabancı yapımlara ev sahipliği yapıyor. Ancak artan çekim sayısıyla birlikte kent yaşamında ortaya çıkan aksaklıkları gidermek ve sektörü daha düzenli bir zemine taşımak amacıyla kapsamlı bir düzenleme hayata geçirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile İstanbul Valiliği öncülüğünde, ilgili kamu kurumları, yerel yönetimler ve sektör temsilcilerinin görüşleri doğrultusunda hazırlanan “Film Çekimi Uygulama Esasları” 11 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi.

“Şehirde yaşayan vatandaşlarımızın huzurunu korurken yapımcılar için daha güvenli ve kontrollü bir çekim ortamı oluşturmayı amaçlıyoruz” diyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yeni dönemin tüm tarafları memnun edeceğine inandığını belirtti.

Şehir Üç Bölgeye Ayrıldı

Düzenlemenin en dikkat çeken yanı, trafik ve nüfus yoğunluğu dikkate alınarak İstanbul’un üç ana çekim bölgesine ayrılması oldu.

· Birinci Bölge (Yoğun Alanlar): En fazla 7 büyük araçla çekim yapılabilecek. Çalışma saatleri kış döneminde 00.00’a, yaz döneminde ise 01.00’e kadar sürebilecek.
· İkinci Bölge: En fazla 11 büyük araçla çekime izin verilecek. Saat uygulaması birinci bölgeyle aynı olacak.
· Üçüncü Bölge: Araç sayısında herhangi bir sınırlama bulunmazken, çekim saatleri daha esnek uygulanacak.

Ayrıca, belirlenen gece çekimi bölgelerinde 23.00–06.00 saatleri arasında çekim yapılmasına imkân tanınacak. Aynı tarihte kurulacak farklı setler arasında ise en az 1 kilometre mesafe şartı aranacak.

Başvurular İçin 7 Gün Kuralı

Kamuya açık alanlarda yapılacak çekimler için bildirim ve izin başvurularının, çekim tarihinden en az 7 gün önce ilgili mülki idare amirliğine yapılması zorunlu hale getirildi. Trafik akışını etkileyecek veya yol kapatma gerektiren çekimler için de aynı süre içinde kaymakamlık ve belediyelere başvuru yapılması gerekecek.

Maliyetleri Düşüren Kolaylıklar ve Çevre Hassasiyeti

Yeni uygulama, yapım maliyetlerini düşürmeye yönelik önemli kolaylıklar da içeriyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen projeler ile sahada 3 veya daha az büyük araç bulunduran yapımlar, belirlenen ücretin yalnızca dörtte birini ödeyecek. Kamu alanını işgal etmeyen, elde taşınan ekipmanlarla yapılan çekimlerden ise ücret alınmayacak.

Çevre ve kent kültürüne duyarlılık da ön planda tutuluyor. Çekimlerden 24 saat önce çevre sakinlerinin bilgilendirilmesi zorunlu olacak. Setlerde tek kullanımlık plastiklerin önlenmesi, atık yönetimine uyulması ve tarihi dokunun korunması temel esaslar arasında yer alıyor.

Denetim Mekanizması Güçlendirildi

Süreçlerin etkin ve koordineli şekilde yürütülmesi amacıyla her ilçede, kaymakamlık başkanlığında; büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesi ve ilgili kurum temsilcilerinden oluşan İlçe Çekim Koordinasyon Birimleri kurulacak. Bu birimler, çekim süreçlerinin takibini ve kurallara uygunluğunu denetleyecek.

Okumaya Devam Et

Sanat

Hollywood’un Yeni Milyarderi: James Cameron

Yayımlandı

üzerinde

Hollywood’un Yeni Milyarderi: James Cameron

16 Aralık 2025 Salı – 02:00 | Okuma Süresi: 4 dk

Sinema dünyasının “kralı” artık resmen bir milyarder. Forbes dergisinin açıkladığı son verilere göre, Oscar ödüllü yönetmen James Cameron’ın kişisel serveti 1.1 milyar dolara ulaşarak, kendisini sinema tarihindeki milyarder yönetmenlerin seçkin kulübüne kattı.

Bu tarihi dönüm noktası, Cameron’ın üçüncü Avatar filmi “Avatar: Ateş ve Kül”ün (Avatar: Fire and Ash) 19 Aralık’ta vizyona girmesine sadece günler kala geldi. Forbes, filmin beklenen gişe başarısını yakalaması halinde Cameron’ın bu yapımdan vergiler öncesi en az 200 milyon dolar daha kazanabileceğini öngörüyor.

Milyarderlik Yolculuğunun Sayılarla Özeti

Aşağıda James Cameron’ın kariyerindeki kritik finansal dönüm noktalarını görebilirsiniz.

Kariyerinin İlk Dönemi:

· The Terminator (1984): 1 dolara sattığı senaryo; Dünya Gişesi: 78 milyon dolar
· Titanic (1997): Aldığı Kar Payı: 650 milyon dolar; Dünya Gişesi: 2.22 milyar dolar

Avatar Çağı ve Milyarderlik:

· Avatar (2009): Toplam Kazancı: 350 milyon dolar üzeri; Dünya Gişesi: 2.92 milyar dolar
· Avatar: The Way of Water (2022): Bu Filmden Kazancı: 250 milyon dolar; Dünya Gişesi: 2.32 milyar dolar
· 2025 Forbes Tahmini: Toplam Servet: 1.1 milyar dolar

 Kamyon Şoförlüğünden Milyarderliğe Uzanan Başarı Hikayesi

Cameron’ın başarı öyküsü, mütevazı başlangıçlarla şekillendi. Üniversiteyi bıraktıktan sonra bir dönem kamyon şoförlüğü yapan Cameron, sinema sektörüne haftada sadece 175 dolar kazandığı bir yapım asistanlığı işiyle adım attı.

Çıkışını, yönetme hakkını elde etmek için senaryosunu sadece 1 dolara satmayı göze aldığı “Terminatör” (1984) ile yaptı. Bu cesur hareket, hem kendi kariyerinin hem de başrol oyuncusu Arnold Schwarzenegger’in yıldızının parlamasını sağladı.

Cameron’ı milyarderliğe taşıyan asıl itici güç ise, gişe hasılatının büyük bir yüzdesini kar payı olarak almak üzere yaptığı akıllı anlaşmalar oldu. Örneğin, “Titanic” filmi bütçeyi aşınca, 8 milyon dolarlık yönetmenlik ücretinden vazgeçip filmin kârından pay almayı tercih etti. Bu hamle, zaman içinde ona filmden 650 milyon dolardan fazla bir kazanç sağladı. Benzer strateji Avatar serisinde de ona yüzlerce milyon dolar kazandırdı.

 Hollywood’un Milyarder Yönetmenler Kulübü

James Cameron, servetini neredeyse tamamen filmlerinin gişe başarısından elde eden ender yönetmenlerden biri olarak öne çıkıyor. Forbes’un listesine göre Cameron, dünyanın en zengin beşinci film yönetmeni konumunda.

Kendisinden daha yüksek servete sahip olan dört yönetmen ve servet kaynakları şöyle:

· Steven Spielberg (7.1 Milyar Dolar): DreamWorks’ün kurucu ortağı olması ve Universal ile yaptığı tema parkı anlaşmaları.
· George Lucas (5.3 Milyar Dolar): Star Wars markasının ticari haklarına sahip olması ve Lucasfilm’i Disney’e satması.
· Peter Jackson (1.7 Milyar Dolar): Weta Digital’in bir hissesini satması.
· Tyler Perry (1.4 Milyar Dolar): Atlanta’daki dev stüdyo kompleksinin sahibi olması ve ViacomCBS ile yaptığı içerik anlaşması.

 “Avatar: Ateş ve Kül” ve Gelecek Beklentileri

Cameron’ın milyarder statüsünü pekiştirmesi beklenen bir sonraki adım, bu hafta sonu vizyona girecek olan “Avatar: Ateş ve Kül”. Yönetmen, daha önce stüdyoyu seriyi beş filme çıkarmaya ikna ederken, “2 milyar dolar kazanma şansını neden sorguluyorsunuz?” diyerek argümanını net bir şekilde ortaya koymuştu.

Cameron, filmlerinde kullandığı 3D ve yüksek kare hızı (HFR) teknolojilerinin izleyiciler arasında bölücü olabileceği yönündeki eleştirilere ise, “Sanırım 2.3 milyar dolar (Avatar: Suyun Yolu’nun gişesi) bu konuda yanıldığınızı söylüyor” şeklinde yanıt vererek, başarının en net göstergesinin gişe rakamları olduğunu vurgulamıştı.

Sonuç

James Cameron’ın 1.1 milyar dolarlık servete ulaşması, sadece kişisel bir finansal başarı değil, aynı zamanda sinema endüstrisinde yaratıcı vizyonun ve gişe başarısının nasıl tarihi bir servete dönüşebileceğinin bir kanıtı. Cameron’ın hikayesi, Terminatör ile başlayan, Titanic ile taçlanan ve Avatar evreniyle yeni boyutlara ulaşan, sinema tarihine damga vuran bir yolculuğun özeti niteliğinde.

Okumaya Devam Et

Sanat

Frida Kahlo rekor kırdı: El sueño (La cama) 54,7 milyon dolara satıldı

Yayımlandı

üzerinde

Frida Kahlo rekor kırdı: El sueño (La cama) 54,7 milyon dolara satıldı

FatihDoganMedya / Haber Merkezi — 21 Kasım 2025, 11:00 (Europe/Istanbul) · Okuma süresi: ~3 dakika

Özet (: Meksikalı ikonik ressam Frida Kahlo’nun 1940 tarihli otoportresi El sueño (La cama), New York’taki Sotheby’s müzayedesinde 20 Kasım 2025’te 54,7 milyon dolar (komisyonlarla birlikte ilan edilen nihai tutar) karşılığında satılarak açık artırmada bir kadın sanatçının en yüksek satış rekorunu kırdı.


Detaylar — neler oldu?

  • Eser: El sueño (La cama) / The Dream (The Bed), 1940, yağlıboya, 74 × 98 cm. Eser, yatakta uyuyan Kahlo’yu, dört direkli yatağın üstünde dinlenen iskelet ve çiçek-bombalara gönderme yapan sembollerle betimliyor.

  • Müzayede: Sotheby’s — “Exquisite Corpus” (New York). Satış gece seansında gerçekleşti; lot Sotheby’s tarafından açık artırmaya sunulmuştu.

  • Satış fiyatı ve tarih: 20 Kasım 2025, satış sonunda El sueño 54,7 milyon USD’ye alıcı buldu. Bu rakam eserle ilgili medyada ve müzayede evinin sonuç raporlarında belirtilen nihai tutardır.

  • Rekor anlamı: Bu satış, açık artırmada bir kadın sanatçının ulaşmış olduğu en yüksek satış fiyatı olarak kayda geçti; önceki rekor Georgia O’Keeffe’ın 2014’te Sotheby’s’te aldığı 44,4 milyon USD’lik tutardı. Ayrıca Kahlo’nun kendi açık arttırma rekoru olan 2021’deki Diego y yo (34,9 milyon USD) rakamı da geride kaldı.

  • Alıcı/provenans: Alıcı resmen açıklanmadı; eser daha önce Nesuhi ve Selma Ertegun koleksiyonunda yer aldığı ve Sotheby’s kataloğunda bu koleksiyonun parçalarından biri olarak listelendiği bildirildi.


Neden önemli?

Frida Kahlo eserleri nadiren piyasaya çıkar; Meksika’nın kültürel mirası ve sınırlı sayıda özel sahipli çalışması, piyasa değerini artıran faktörler arasında. El sueño hem boyut hem de eser dili bakımından Kahlo külliyatında öne çıkan işlerden; ölüm, acı ve kişisel travma temalarını yoğun sembollerle işler. Bu yüzden eser, hem koleksiyonerler hem de müzeler için büyük çekim gücü taşıyor.


Piyasa ve yorumlar

Sanat piyasası gözlemcileri, Kahlo’ya yönelik talebin hem kültürel hem de yatırım amaçlı seyrinin güçlendiğini; ayrıca kadın sanatçılara ve Latin Amerika sanatına olan ilginin son yıllarda belirgin biçimde arttığını belirtiyor. Sotheby’s’in satış haftasındaki güçlü performansı ve nadir eserlerin pazara sunulması bu tür rekorların çıkmasına zemin hazırladı.


Kısa kronoloji

  • 1940 — Frida Kahlo, El sueño (La cama)’yı tamamladı.

  • 1980 — Eserin daha önceki bir açık satış kaydı (daha düşük rakamlarla) bulunuyor; fiyat artışının tarihi bir örneği büyük ilgi uyandırdı.

  • 20 Kasım 2025 — Sotheby’s, El sueño’yu 54,7 milyon USD’ye satıldı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar