Gündem
Valilik Açıklaması: İstanbul’da Eylem Yasağı Uzatıldı, Giriş-Çıkışlarda Kısıtlama Getirildi

Açıklama: İstanbul Valiliği, 19-23 Mart 2025 arasında uygulanan eylem yasağını 27 Mart’a kadar uzattığını duyurdu. Şehrin giriş ve çıkışlarında da kısıtlama getirilirken, kapanan yollar ve alternatif güzergahlar hakkında detaylar haberimizde.
Giriş
İstanbul’da son günlerde yaşanan gelişmeler, kentteki huzur ve kamu düzeni adına alınan tedbirlerin kapsamını genişletti. İstanbul Valiliği, daha önce 19-23 Mart 2025 tarihleri arasında ilan edilen eylem yasağını, artan provokatif eylem ihtimali ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle 27 Mart’a kadar uzatma kararı aldı. Ayrıca, il genelinde huzuru bozma potansiyeli bulunan şahıs, grup ve araçların şehre giriş çıkışlarına da kısıtlama getirildi. Bu makalede, yasağın kapsamı, nedenleri, uygulanacak tedbirler ve şehirdeki alternatif güzergahlar hakkında detaylı bilgilere yer verilmektedir.
Valiliğin Açıklaması ve Yasağın Genişletilme Gerekçesi
Önceki Tedbirler ve Uzatma Kararı
İstanbul Valiliği, kamu düzenini sağlamak amacıyla 19-23 Mart 2025 tarihleri arasında kapalı ve açık alan toplantı, gösteri ve basın açıklamalarını yasaklamıştı. Ancak, artan gerilim ve olayların provokatif boyut kazanması ihtimali, yetkilileri yasağın süresini uzatmaya itmiştir. Yapılan son açıklamada, eylem yasağının 27 Mart Perşembe gününe kadar devam edeceği belirtildi.
“Konusu suç teşkil eden eylemlerin önlenmesi, milli güvenliğin sağlanması, temel hak ve özgürlüklerin korunması ile kamu düzeninin tesis edilmesi amacıyla…” ifadeleriyle açıklanan karar, kentte olası huzursuzlukların önüne geçmeyi hedefliyor.
Giriş-Çıkış Kısıtlamaları
Valilik, yasağın kapsamını genişleterek il genelinde ilimiz ilçelerinden veya çevre illerden, İstanbul güzergâhını kullanarak gerçekleştirilebilecek toplu eylemlere de sınırlama getirdi. Buna göre, bu güzergahları kullanan bireysel ya da toplu eylem yapması muhtemel şahıs, grup ve araçların İstanbul’a giriş veya çıkışlarına izin verilmeyecek.
“İlimiz ilçelerinden veya çevre illerden ilimiz güzergâhını kullanarak bireysel ya da toplu şekilde kanuna aykırı eylemlere katılması muhtemel şahıs, grup ve araçların ilimize girişlerine ya da çıkışlarına izin verilemeyecektir.”
Yasağın Kapsamı ve Uygulama Detayları
Uygulanan Tedbirler
-
Toplantı ve Gösteri Yasağı:
Kapalı ve açık alan toplantıları, gösteri yürüyüşleri, çadır kurma, stand açma, imza kampanyaları, anma törenleri ve el ilanı dağıtımı gibi eylemler 27 Mart’a kadar yasaklanmıştır. Bu yasak, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun ilgili maddeleri ile 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na dayanmaktadır. -
Giriş-Çıkış Kısıtlamaları:
Yasağın uzatılmasıyla birlikte, şehre gelen ya da şehirden çıkan araçlar ve şahıslar, belirlenen güzergâhlar üzerinden yapılacak eylemler nedeniyle engellenecektir.
Kapanan Yollar ve Alternatif Güzergahlar
Yetkililer, yasağın uygulanabilmesi adına belirli yolları trafiğe kapatmaya karar verdi. Özellikle Çağlayan Adliyesi’ne çıkan yollar, 22 Mart Cumartesi akşamı ile 23 Mart Pazar sabahı arasında geçici olarak trafiğe kapatıldı. Kapatılan yollar arasında:
-
Abide-i Hürriyet Caddesi ve Merkez Caddesi: Çağlayan İstikameti ve caddeye çıkan tüm yollar.
-
Darülaceze Caddesi – Çiftecevizler Caddesi Kesişimi: Hürriyettepe istikameti.
-
Taş Ocağı Caddesi ve Kurşun Sokak Kesişimi: Adliye yönü ve caddeye çıkan yollar.
Alternatif güzergahlar arasında ise Çiftecevizler Caddesi, Sıracevizler Caddesi, Silahşör Caddesi ve benzeri yollar bulunuyor. Bu alternatif rotalar, İstanbul’daki ulaşımın aksamaması ve trafik yoğunluğunun hafifletilmesi için planlanmıştır.
“Bazı yolların trafiğe kapatılması ve alternatif güzergahların belirlenmesi, provokatif eylemlerin organize edilmesini engellemek adına alınan önlemler arasında yer almaktadır.”
Sosyal ve Siyasal Tepkiler
Kamuoyu ve Siyasi Arenada Yorumlar
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından başlayan olaylar, şehirde ve yurt genelinde farklı tepkilere yol açtı. Bazı siyasi çevreler, alınan önlemlerin kamu düzenini korumak adına gerekli olduğunu savunurken, muhalefet grupları bu tür kısıtlamaların temel hak ve özgürlüklere müdahale olduğunu ileri sürdü.
Özellikle CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ülke genelinde yapılacak protesto eylemleriyle ilgili açıklamalarda bulunurken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da “kamu düzeninin bozulmasına göz yummayacağımızı” belirtti.
Uzun Vadeli Etkiler ve Beklentiler
Alınan bu önlemlerin, İstanbul’daki sosyal dinamikler ve siyasi atmosfer üzerinde uzun vadede ne gibi etkiler yaratacağı merak konusu. Uzmanlar, kısa vadede kamu düzeninin sağlanması adına bu tür önlemlerin gerekli olduğunu belirtirken, demokratik hakların kullanımı konusunda tartışmaların süreceğini öngörüyor.
Sonuç ve Değerlendirme
İstanbul Valiliği’nin son kararı, kentte artan gerilim ve huzursuzluk sinyalleri karşısında alınan radikal önlemleri gözler önüne seriyor. Eylem yasağının 27 Mart’a kadar uzatılması ve giriş-çıkış kısıtlamalarının getirilmesi, şehirdeki kamu düzenini sağlamayı hedefleyen önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak, bu kararın toplumsal ve siyasal arenada farklı yankıları olacağı aşikar.
Özetle, İstanbul’da yaşanan bu gelişmeler, hem yerel hem de ulusal basında geniş yer bulurken; yasağın kapsamı, uygulama şekli ve alternatif güzergahların duyurulması, kentin ulaşım düzeni ve sosyal yaşamı üzerinde belirleyici etkiler yapabilir. Yetkililerin, bu süreçte kamuoyunu bilgilendirmeye devam etmesi, şeffaflık ve iletişim açısından büyük önem taşıyor.
Gündem
Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada
Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada
Tarih: 15 Haziran 2026
Saat: 21:53

Fatih Doğan Medya Özel – Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan bir cezaevi önünde meydana gelen olayda, husumetli oldukları kişilere uzun namlulu silahlarla ateş açan 3 şüpheli, 2 kişiyi yaraladı. Kaçışları sırasında bir otomobili gasp eden şüpheliler, polis ekiplerince kent merkezinde kıskıvrak yakalandı. Şüphelilerin yakalanma anı, güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada
Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu önünde meydana gelen olay, adeta bir film sahnesini aratmadı. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan bir kişinin izinli olarak cezaevinden çıkacağını öğrenen F.A. (25), A.Y. (33) ve G.E. (32), Adana’nın Ceyhan ilçesinden Osmaniye’ye geldi.
Şüpheliler, cezaevi önünde karşılaştıkları Y.Ş. (34), M.R.K. (22) ve A.G. (32) isimli şahıslara uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Saldırıda yaralanan M.R.K. ve A.G., ihbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edildikleri öğrenildi.

Saldırının ardından kaçan şüphelilerin kullandıkları otomobilin kaza yaptığı, bunun üzerine başka bir aracı gasbederek olay yerinden uzaklaştıkları belirlendi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, takip ve kovalamaca sonucu şüphelileri Osmaniye kent merkezine girişte bulunan Karaçay Deresi Köprüsü üzerinde yakaladı. Yakalanma anları ise Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarınca an be an kaydedildi.
Şüphelilerin bulunduğu araçta yapılan aramada adeta bir cephanelik ele geçirildi. Aramalarda; 2 yarı otomatik av tüfeği, 1 AK-47 kalaşnikof tüfek, 3 tabanca, 12 av tüfeği fişeği, 11 adet 9×19 milimetre tabanca fişeği ile 21 adet 7.65 milimetre tabanca fişeği bulundu.
Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmada, İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma ekiplerince 3 şüphelinin ifadeleri doğrultusunda ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘Silahla yağma’, ‘6136 Sayılı Kanuna Muhalefet’ ve ‘Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ suçlarından 16 kişi daha gözaltına alındı. Şüphelilerden 10’u ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen 9 şüpheliden 6’sı tutuklandı, 3’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Gündem
TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!
TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!
Yayın Tarihi: 15 Haziran 2026
Yayın Saati: 22.40

Tokat’ın Artova ilçesinde, 52 yaşındaki Azerbaycan uyruklu gelin ile 88 yaşındaki kayınpederi arasında evin önünde çıkan tartışma büyüyerek kavgaya dönüştü. Bir anda şiddetlenen tartışmada gelinin darbesiyle ağır yaralanan yaşlı adam, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan gelin hakkında “kasten yaralama sonucu ölüm” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.
Evin Önünde Başlayan Tartışma Kanlı Bitti
Edinilen bilgilere göre olay, Tokat’ın Artova ilçesine bağlı Ağmusa köyünde meydana geldi. Köyde ikamet eden Azerbaycan uyruklu K.V. (52) ile 88 yaşındaki kayınpederi Mustafa Cici arasında evin önünde henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüşen olayda taraflar birbirlerini darbetti. İddiaya göre gelinin attığı darbe sonucu yere düşen yaşlı adam için 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu.
Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, ağır yaralanan Mustafa Cici’ye ilk müdahaleyi olay yerinde yaptıktan sonra onu ambulansla Artova Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Ancak doktorların tüm çabalarına rağmen 88 yaşındaki adam kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Gelin Gözaltına Alındı, Soruşturma Başlatıldı
Olayın hemen ardından Artova Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gelin K.V., jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin adli işlemlerinin sürdüğü ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.
Savcılık, olayı “kasten yaralama sonucu ölüm” kapsamında değerlendirirken, kavgaya karışan diğer kişilerin olup olmadığı ve tartışmanın çıkış nedeni araştırılıyor.
Yetkililerden ve Köylülerden İlk Açıklamalar
Olayın yaşandığı Ağmusa köyü sakinleri, daha önce de aile içinde zaman zaman gerginlikler yaşandığını ancak bu kadar büyüyeceğini tahmin etmediklerini belirtti. Bir köylü, “İkisi de sinirli insanlardı. Tartıştıklarını duyardık ama bu hale geleceğini kimse beklemiyordu” dedi.
Yetkililer ise olayla ilgili yaptıkları açıklamada, şiddetin hiçbir türüne müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayarak, “Aile içi şiddet ve tartışmaların büyümeden yetkililere bildirilmesi hayati önem taşıyor” uyarısında bulundu.
Adli Süreç ve Olası Ceza
Hukuk uzmanları, 52 yaşındaki gelinin ifadesinin ve olayın oluş şeklinin yargılama sürecinde belirleyici olacağını belirtiyor. “Kasten yaralama sonucu ölüm” suçlaması, Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinde düzenleniyor. Bu suç, kasten yaralama eyleminin mağdurun ölümüne sebebiyet vermesi halinde uygulanıyor ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına kadar varan yaptırımları bulunuyor.
Mahkeme, olayın taksirle mi yoksa kasten mi işlendiğini, tarafların kusur oranlarını ve olayın gelişimini titizlikle inceleyecek.
Geçmiş Benzer Olaylarla Karşılaştırma
Türkiye’de son yıllarda aile içi şiddet ve aile fertleri arasındaki kavgaların cinayetle sonuçlanması sıkça gündeme geliyor. 2020 yılında da Yeni Şafak’ın haberine göre, Tokat’ta altı aylık evli bir damat, çıkan tartışmada kayınpederini darbederek öldürmüştü. Benzer şekilde, 2025 yılında Muğla’da bir kayınpeder, gelinini öldürdükten sonra cesedini yakmış, cezaevinde hayatını kaybetmişti.
Bu olaylar, aile içi şiddetin ne denli yıkıcı sonuçlara yol açabildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Uzman Görüşleri: Aile İçi İletişimin Önemi
Psikologlar ve sosyologlar, aile içi anlaşmazlıkların şiddete dönüşmemesi için sağlıklı iletişim yöntemlerinin öğrenilmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, özellikle aynı evi paylaşan farklı kuşaklar arasında yaşanan gerilimlerin, bir uzman yardımıyla çözülebileceğini belirtiyor. “Öfke kontrolü, empati ve etkili iletişim becerileri, bu tür acı olayların önüne geçebilir” diyen uzmanlar, aile içi şiddetle karşılaşan vatandaşların 183 Sosyal Destek Hattı ve 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım alabileceklerini hatırlatıyor.
Gündem
Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk
Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk
Tarih: 15.06.2026
Saat: 21:00

Milyonlarca Müslüman, yarın başlayacak olan Hicri 1448 yılını idrak edecek. Hicret’in yıl dönümü olarak kabul edilen bu özel gün, İslam alemi için bir yenilenme ve manevi muhasebe fırsatı sunuyor. Peki hicri takvim nedir, yılbaşı nasıl kutlanır ve aşure ne zaman pişirilecek? İşte tüm detaylar…
İslam alemi yarın Hicri 1448 yılına girmenin coşkusunu ve manevi huzurunu yaşayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı vakit hesaplamalarına göre, hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının ilk günü, 16 Haziran 2026 Salı günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Hicri Yılbaşı olarak da anılıyor.
Hicri takvim, adını İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan ‘Hicret’ olayından alıyor. Son peygamber Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının 1448 yıl önce Mekke’den Medine’ye göçü, bu takvimin başlangıç kabul ediliyor. Diyanet İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Üzeyir Öztürk, hicretin İslam tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, bu olayın sadece bir mekan değişikliği değil, aynı zamanda inanç uğruna yapılan büyük bir fedakarlığın simgesi olduğunu vurguladı.
Muharrem ayı, aynı zamanda aşure geleneğini de beraberinde getiriyor. Muharrem ayının 10. gününe denk gelen Aşure Günü, bu yıl 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek.
Hicri Takvim Nedir? Miladi Takvimden Farkı Ne?
Ayın dünya etrafındaki dönüşünü esas alan hicri takvim, yaklaşık 354 gün süren bir ay yılı sistemidir. Bu özelliği nedeniyle hicri takvim, güneş yılı esasına dayanan Miladi takvime göre her yıl yaklaşık 10-11 gün daha erken başlar. Bu nedenle Hicri Yılbaşı’nın Miladi takvimdeki tarihi her sene değişkenlik gösterir.
Hicret’in Önemi ve Manevi Boyutu
Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının Mekke’de maruz kaldığı zulümden kurtulmak ve inançlarını özgürce yaşayabilmek için Medine’ye göç etmesi anlamına gelen Hicret, İslam toplumunun inşasının temelini oluşturmuştur. Medine’de muhacirler (göç edenler) ve ensar (yardım edenler) arasında tesis edilen kardeşlik bağı, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma örneği sergilemiştir.
Muharrem Ayı ve Aşure Günü
Muharrem ayı, İslam inancında oldukça müstesna bir yere sahiptir. İslam geleneğinde Ramazan ayından sonra en faziletli orucun tutulduğu ay olarak bilinen Muharrem, aynı zamanda Aşure Günü’nü içinde barındırmaktadır.
Aşure Günü’nün Önemi: Birçok peygamberin hayatındaki önemli olaylara ev sahipliği yaptığına inanılan Aşure Günü, bu sene 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Kerbela’da Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve şehit olanların yad edildiği, yardımlaşma ve dayanışmanın en yoğun şekilde hissedildiği bir zaman dilimidir. Geleneksel olarak pişirilen aşure tatlısı, bolluğun, bereketin ve paylaşmanın sembolü olarak komşularla, dostlarla paylaşılır.
Kaynak: FatihDoğanMedya – AA, Diyanet İşleri Başkanlığı
-
Gündem3 gün önceKocaeli’de Acı Olay: Baba Evinde Asılı Halde Ölü Bulundu, SMA’lı Oğlunun Cihazının Fişi Çekildi
-
Gündem1 hafta önceSöke’deki çifte cinayette kan donduran detay! Şüpheli eş Erkan Aslan yakalandı,
-
Spor1 hafta önceMilliler Geriden Geliyor! Venezuela’yı 2-1 Yıkan A Milli Takım, Dünya Kupası’na Galibiyetle Merhaba Dedi
-
Gündem1 hafta önceAmasya’da Yürekleri Dağlayan Kaza: Ranger’ın Çarptığı İşçi Hayatını Kaybetti
-
Gündem1 hafta önceKocaeli’de Vahşet: 5 Çocuk Annesi Elif K., Sokak Ortasında Katledildi
-
Gündem1 hafta önceİznik Gölü’nde Yürek Yakan Kahramanlık: Oğlunu Kurtaran Emekli Polis Sinan Çağlayan Suda Kayboldu
-
Gündem1 hafta önceKonya’da yatak fabrikasında yangın; 1 itfaiye eri şehit oldu
-
Gündem1 hafta önceKozan’da ‘Kız Kaçırma’ Husumeti Kanlı Bitti: Baba ve Oğlu Katledildi
