Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

İBB’ye terör ve yolsuzluk soruşturması: Ekrem İmamoğlu’nun ikinci ifadesi de tamamlandı

Yayımlandı

üzerinde

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik terör ve yolsuzluk soruşturması sürüyor.

Operasyon kapsamında aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 90 kişi gözaltında bulunuyor.

Soruşturmada iki ayrı dosya var. İlk dosya rüşvet ve yolsuzluk suçlamalarına, ikinci dosya ise terör suçlamalarına ilişkin.

Ekrem İmamoğlu dün ilk dosyaya ilişkin ifade vermişti.

İBB Başkanı, Mali Şube’deki ifadesinin ardından bu sabah Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde ikinci ifadesini de verdi.

İfade verme işlemi 5 saat sürdü.

TERÖR SORUŞTURMASINDA HANGİ SUÇLAMALAR YÖNELTİLDİ?

İkinci soruşturma kent uzlaşısıyla ilgili.

Kent uzlaşısı, 2024 yerel seçimlerinde daha çok CHP ve DEM Parti’nin bir araya gelerek daha çok ortak aday belirleme sürecini konu alıyordu.

Bu soruşturma kapsamında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında gözaltı karar verildi.

Şüphelilere, İBB iştiraki İstanbul Planlama Ajansı ve BİMTAŞ bünyesinde terör örgütü mensupları/ sempatizanlarının işe alındığı ve PKK/KCK terör örgütüne yardım etme suçlaması yöneltildi.

İLK İFADE MALİ ŞUBEDE: SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

İmamoğlu’nun ifade tutanağına göre, sorular dün akşam saat 15.45’de yöneltilmeye başlandı.

Tutanağa göre bu soruşturmada, İmamoğlu’na “Suç işleme amacıyla örgüt kurmak, rüşvet, ihaleye fesat karıştırmak, edimin ifasına fasat karıştırmak ve nitelikli dolandırıcılık” suçlaması yöneltildi.

İfadenin başında, İmamoğlu’na, “Tarafınıza anlatılan etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyor musunuz?” sorusu yöneltildi, İmamoğlu bu soruya, “Ben herhangi bir suç işlemediğim için etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemiyorum.” yanıtını verdi.

Edinilen bilgiye göre, ifadesi sırasında, İmamoğlu’na önce belediyelerin ihalelerine katılıp katılmadığı soruldu. İmamoğlu bu soruya, “İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı ve geçmişteki belediye başkanları, geçmiş tüm belediye başkanlığı yapmış olan şahıslar başkan olduğu dönemlerde benim gibi ne ihalelere katılır, ne de ihalere imza atar ne de sonuçlarını takip etmeye vakti vardır.” karşılığını verdi.

İmamoğlu’na ifadesi sırasında bütün şüphelillerin fotoğrafları tek tek gösterildi ve bu kişileri tanıyıp tanımadığı soruldu. İmamoğlu, bu soruya,  “Şu anda cevap vermek durumunda olduğum muhtelif soruların içeriğini anlamış bulunmaktayım. Aslında burada bulunmamın yegane sebebi hakkımda başlatılan bir siyasi müdahele ve mücadele modelidir. Bu mücadele biçimi ne yazık ki bir yargı tacizi şeklinde tarafıma yıllardır sürdürülmektedir.” cevabını verdi.

İfade tutanağına göre çoğu reklam ajansı olan 33 şirket, yolsuzluk soruşturması kapsamına alındı. İfade sırasında İmamoğlu, bu şirketlerle ilgili soruya, gerekli açıklamaları Cumhuriyet Başsavcısı’na yapacağını belirterek karşılık verdi.

İfade tutanağına göre, gizli bir tanık, İmamoğlu’nun oğlunun sınıf arkadaşına belediyelerden önemli ihale verildiğini iddia etti ve bu husus soruldu. İmamoğlu, bu iddia için, ayrıntılı açıklamayı savcılığa yapacağını belirmekle yetindi.

İmamoğlu’na gizli tanığın beyanları üzerine yöneltilen iddialar şöyle yer aldı:

– Barış Kılıç’ın iletişim koordinatörüdür. Ancak Kültür A.Ş.’nin verdiği tüm ihaleler Barış’tan geçer.

– İstanbul Büyükşehir Belediyesinde konser ve kültürel etkinlikler Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. üzerinden yapılır. Murat Ongun Medya A.Ş.’nin başkanıdır. Kültür A.Ş.’nin ise fiilen başkanıdır. Onun bilgisi ve talimatı olmadan bu iki iştirakten hiçbir iş hiçbir ihale birine verilemez.

– A….isimli bir firma vardır. Belediye’nin açık hava reklamcılığını yapar. Bu firma kamuoyuna CHP’de para kuleleri şeklinde yansıyan ve İl Başkanlığı binası alımı sürecinde adı gündeme gelmiştir. Şoförü de görüntülerde yer almaktadır..

– 2019 yerel seçimlerinden sonra “İstanbul Senin” isimli bir uygulama geliştirildi. Bu uygulamada İstanbullulara ait tüm veriler bir araya toplandı. Daha sonra Reklam İstanbul isimli firma bu uygulamadaki tüm verileri kullanmaya ve satmaya başladı. 31 Mart 2024 seçimlerinde dahi bu veriler ilçe başkan adayları ile büyükşehir belediye ile paylaşıldı. İlçe
adaylarına satıldı.

“BU SORUYU MUHATTAP ALMIYORUM”

İmamoğlu, bu gizli tanığın iddialarının tümüne, “Bu soruyu muhattap almıyorum. Tüm isnatları şiddetle reddederim.” karşılığını verdi.

Gizli tanık beyanlarında, ayrıca, belediyenin reklam verdiği şirketlerin, belediye yöneticilerine rüşvet vermeden iş yapmadığını, rüşvet vermeyen firmanın iş alamadığını, genel olarak şüpheli Murat Ongun’un arkadaşlarının iş aldığını ileri de sürdü.

İmamoğlu’nun bir başka tanığın iddiaları da soruldu. Bu tanık çoğu soruşturmada şüpheli olarak yer alan reklam şirketleri ve bazı ticari kuruluşların belediyede kurdukları çalışma düzeni için, ” Özellikle 2019 yılından sonra Ekrem İMAMOĞLU döneminde Kültür A.Ş.tarafından yapılan ihalelerin kime verileceği önceden tespit edilip şartname ihalenin verileceği şirkete göre düzenlendi.” iddiasını seslendirdi.

Tanık ayrıca, ““…birçok tehdit, hakaret, baskı ve maddi manevi itibar gasbı gibi zorluklara maruz kaldım. Hak sahibi olduğum birçok açık hava reklam alanlarında bulunan panolarını ve malzemelerim tahrip edildi, zarar verildi ve yağmalandı.” iddiasında da bulundu.

İmamoğlu, bu tanık ve diğer tanıkların genel olarak, belediyeden reklam şirketlerine verilen ihalelerine ilişkin aktardığın iddialara yönelik sorulara, “Bu soruyu muhattap almıyorum. Tüm isnatları şiddetle reddederim.” yanıtını vermekle yetindi.

İfade tutanağına göre, İmamoğlu’na bazı inşaat işleri ayrıntılı olarak soruldu ve etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişilerin iddialarına ilişkin bilgi istendi. Bu iddialar içinde bir müşteki, “inşaatın rahat devam edebilmesi ve proje bittiğinde iskan alınabilmesi için 2 daire parası ve 13 adet bağımsız bölümün Ekrem İmamoğlu’nun eski ortağının firmasına devrinin dönemin belediye başkan yardımcısı tarafından istendiğini, 13 adet daireyi devir ettiğini belirterek Cumhuriyet Başsavcılığında şikayetçi olduğunu” ileri sürdü.

İmamoğlu, bu konudaki soruya MASAK raporunu görmeden ayrıntılı yanıt vermek istemediğini belirtti. İmamoğlu’na, “Kültür AŞ uhdesine ihale edilen İBB mülkiyeti ve tasarrufunda bulunan yerlere konulacak açık hava reklam ünitelerinin 10 yıl süreyle işletmeye verilmesi ihalesi,

– Billboardların sayısının azaltılarak kira getirisi yüksek olan giantboard sayısının yükseltilmesi bu suretle devam eden sözleşmenin nedeniyle kamu zararı,

– Üst geçitlerin her iki yönüne 2 şer adet kullanmak suretiyle 150 adet pano konulduğu, ayrıca inidirim konusu yapılan 9 adet panonun da reklam alanı olarak kullanıldığı, şartnameye , sözleşme şartlarına uygun olmayan 150 adet reklam panosu teslim alınmak suretiyle kamu zararına sebep olunduğu ve alt kiracı özel şirkete haksız menfaat sağlandığı, iddiaları da soruldu.

İmamoğlu’na yöneltilen sorular arasında, aile inşaat şirketlerinin faaliyetleri de var.

Bu konuda, İmamoğlu’na, İmamoğlu inşaat tarafından bir reklam ajansına satılan taşınmazlar soruldu. İmamoğlu, bu soruya ayrıntılı yanıt vermedi ve “Sorunun dayanağı MASAK raporu tarafıma ibraz edilmediği için bu aşamada ayrıntılı bir bilgi verememekle birlikte söz konusu husus tamamen bir anonim şirketin yasal satışından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi ve belgeler bilahare yasal mercilere iletilecektir. Kaldı ki, İmamoğlu İnşaat 36 yıllık ailemize ait bir şirket olup belediye başkanı seçildikten sonra şirkette imza yetkim dahi bulunmamaktadır. Profesyonel olarak yönetilen bir şirkettir. Şahsımla ilgili tüm malvarlığı 3628 sayılı yasa uyarınca ilgili resmi merciler ve kamuoyunun malumudur. Bununla ilgili bir isnat varsa peşinen red ettiğimi beyan ederim.” demekle yetindi.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Şanlıurfa’da Dehşet: İnşaat Asansörü 5. Kattan Çakıldı, Bir İşçi Ölümden Döndü

Yayımlandı

üzerinde

Şanlıurfa’da Dehşet: İnşaat Asansörü 5. Kattan Çakıldı, Bir İşçi Ölümden Döndü

Tarih: 01.05.2026 – 18:19

Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde yapımı devam eden bir inşaatın dış cephesinde çalışan işçileri taşıyan seyyar asansör, 5. kattan zemine çakıldı. Feci kazada işçilerden Adem G. ağır yaralanırken, Adem K. ise son anda balkon demirlerine tutunarak hayata tutundu. Adem K.’nin itfaiye ekiplerince metrelerce yükseklikte gerçekleştirilen nefes kesen kurtarılma anları cep telefonu kameralarına saniye saniye yansıdı.

Olay Meydan Mahallesi’nde Akşam Saatlerinde Meydana Geldi

Edinilen bilgilere ve DHA muhabiri Ali Leylak’ın aktardığına göre kaza, akşam saatlerinde Birecik ilçesine bağlı Meydan Mahallesi’nde bulunan şantiyede yaşandı. İnşaatın dış cephe giydirme işini yapan iki işçinin üzerinde bulunduğu platform (seyyar asansör), henüz bilinmeyen bir nedenle halatının kopması sonucu dengesini kaybetti ve yaklaşık 15 metre yükseklikten zemine düştü.

Bir İşçi Balkon Demirlerine Asılı Kaldı

Platformun kopmasıyla birlikte işçilerden Adem G. metrelerce yüksekten zemine çakılarak ağır yaralandı. Aynı anda mesai arkadaşı Adem K., inanılmaz bir refleks göstererek düşmekte olan asansörden dışarı fırlamayı ve yakındaki balkonun demir korkuluklarına tutunmayı başardı.

Zamanla Yarışılan Kurtarma Operasyonu

Çevredeki vatandaşların dehşet içinde izlediği olayda, balkon demirlerine asılı kalan Adem K. dakikalarca kurtarılmayı bekledi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Olay yerine gelen Birecik İtfaiye ekipleri, gücünü kaybetmek üzere olan işçiyi kurtarmak için adeta zamanla yarıştı. Özel ekipmanlarla titizlikle yürütülen operasyonda, ekipler işçinin tutunduğu balkon demirlerini keserek onu güvenli bir şekilde aşağı indirdi. Kurtarma anları çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonu ile kaydedilirken, başarılı operasyonun ardından ekipler vatandaşlardan yoğun alkış aldı.

Yaralılar Hastaneye Kaldırıldı, Soruşturma Başlatıldı

Kazanın hemen ardından yaralı işçiler, olay yerine gelen ambulanslarla Birecik Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Zemine çakılan Adem G.’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve ağır olduğu öğrenilirken, demirlere tutunarak kurtulan Adem K.’nin ise hafif sıyrıklarla kazayı atlattığı belirtildi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri ile emniyet güçleri, olayla ilgili geniş çaplı inceleme ve soruşturma başlattı. Uzmanlar, şantiyede iş güvenliği tedbirlerinin yeterli olup olmadığının ve asansörün periyodik bakımlarının yapılıp yapılmadığının mercek altına alınacağını belirtti.

Okumaya Devam Et

Gündem

Özgür Özel Kadıköy’de 1 Mayıs Coşkusuna Ortak Oldu: “Umut Ediyoruz ki Bu Son Kadıköy 1 Mayıs’ı Olsun”

Yayımlandı

üzerinde

Özgür Özel Kadıköy’de 1 Mayıs Coşkusuna Ortak Oldu: “Umut Ediyoruz ki Bu Son Kadıköy 1 Mayıs’ı Olsun”

TARİH/SAAT: 1 Mayıs 2026, 16:30


Yoğun güvenlik önlemleri altında kutlanan 1 Mayıs’ta konuşan CHP lideri Özel, “Türkiye işçi sınıfını Kadıköy Meydanı’ndan selamlıyoruz” dedi.

Özgür Özel, Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda düzenlenen 1 Mayıs mitinginde yaptığı konuşmada “Türkiye işçi sınıfını bir bütün olarak selamlıyoruz” dedi. CHP lideri, “Umut ediyoruz ki bu son Kadıköy 1 Mayıs’ı olsun” diyerek gelecek yılki kutlamalar için Taksim hedefini işaret etti.

İstanbul, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne bu yıl da Kadıköy’deki dev mitingle sahne oldu. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in de aralarında bulunduğu siyasi parti liderleri ve on binlerce emekçi, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla Kadıköy İskele Meydanı’nda bir araya geldi. Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşen kutlamalarda konuşan Özel, hem iktidara hem de emekçilere yönelik net mesajlar verdi.

Kadıköy’de On Binlerce Kişi Tek Yürek Oldu

Sabahın erken saatlerinde Haydarpaşa Numune Hastanesi önü ve Söğütlüçeşme’de toplanmaya başlayan yurttaşlar, iki ayrı koldan kortejler halinde miting alanına yürüdü. Ellerinde “Emek, adalet, barış ve demokrasi için birleşelim, değiştirelim”, “İşçiler birleşir, bu düzen değişir” ve “Emek kazanacak, Türkiye kazanacak” yazılı pankartlar taşıyan katılımcılar, Kadıköy sokaklarını adeta bir bayram yerine çevirdi.

Yoğun yağmura rağmen alanı dolduran binlerce kişi, “Yaşasın 1 Mayıs” ve “Dünya yerinden oynar işçiler birlik olsa” sloganlarıyla coşkuyu doruk noktasına taşıdı. Kutlamalara Özgür Özel’in yanı sıra DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi de katıldı.

Özgür Özel: “Türkiye İşçi Sınıfını Bir Bütün Olarak Selamlıyoruz”

Mitingin açılış konuşmasını yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sözlerine basın emekçilerini selamlayarak başladı. Özel, yoğun güvenlik önlemleri ve bazı bölgelere getirilen kutlama yasaklarına rağmen emekçilerin alanları doldurduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Değerli basın emekçileri, öncelikle bu resmi tatil gününde dahi çalıştığınız için hepinizi selamlıyorum. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nüzü kutluyoruz. Bugün Kadıköy’deyiz. Türkiye işçi sınıfını Kadıköy Meydanı’ndan selamlıyoruz.”

Özel, konuşmasında tüm işçi konfederasyonlarına eşit mesafede durduklarını vurgulayarak, “Bugün DİSK’in ve bileşenlerinin, TMMOB’un, Türk Tabipleri Birliği’nin ve KESK’in organize ettiği 1 Mayıs kutlamasına katıldık hep birlikte. Türk-İş Edirne’de, HAK-İŞ ise Bursa’da kutlama yapıyor. Türkiye işçi sınıfını bir bütün olarak selamlıyoruz” dedi.

2026 1 Mayıs’ının En Çok Konuşulan Sözü: “Bu Son Kadıköy 1 Mayıs’ı Olsun”

Mitingin en dikkat çekici çıkışı ise Özgür Özel’in gelecek yılki 1 Mayıs için yaptığı çağrı oldu. CHP lideri, iktidar değişikliği temennisinde bulunarak şu tarihi sözleri sarf etti:

“Bugün son kez Kadıköy’de 1 Mayıs kutladığımızı umuyoruz. Bu artık hem Cumhuriyet Halk Partisi’nin hem de emekçilerin muhalefette oldukları son 1 Mayıs olsun diye ümit ediyoruz.”

Özel, 2027 yılının “Kanlı 1 Mayıs” olarak anılan 1977 Taksim Meydanı olaylarının 50. yıl dönümü olduğuna dikkat çekerek, bu özel yılda Taksim’de olma kararlılığını da net bir dille ortaya koydu:

“Seneye kanlı 1 Mayıs’ın 50’nci yıl dönümü ve artık Taksim’in yasak olmaması gerekiyor. Ümit ederiz ki gelecek sene 1 Mayıs’ta Türkiye’de iktidar da değişmiş olur. Değişmese dahi 50’nci yılında mutlaka Taksim’de olmak gerekiyor. Bu talebi değil, bu kararlılığı bugünden ifade etmek isterim. Gelecek sene hep birlikte 1 Mayıs’ta, kanlı 1 Mayıs’ın 50’nci yıl dönümünde Taksim’de olacağız.”

Sıkı Güvenlik Önlemleri ve Valilik Kararları Damga Vurdu

1 Mayıs öncesinde İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamayla Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş ilçelerinde gün boyunca her türlü miting, basın açıklaması ve gösteri yürüyüşü yasaklanmıştı. Valilik, yalnızca DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda, TKP’nin ise Kartal Meydanı’nda yapacağı etkinliklere izin vermişti.

Kadıköy’de alınan güvenlik önlemleri de gözlerden kaçmadı. Meydana çıkan tüm cadde ve sokaklar demir bariyerlerle kapatılırken, bölge araç trafiğine kapatıldı. Toplumsal Olaylara Müdahale Araçları (TOMA) belirlenen noktalarda hazır bekletildi.

Tüm bu önlemlere rağmen miting coşkulu ve olaysız geçerken, Taksim’e çıkmak isteyen 300’den fazla kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Türkiye İşçi Partisi (TİP) de yaptığı açıklamada, Genel Başkan Yardımcısı Doğan Ergün ve parti yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 43 üyesinin gözaltına alındığını duyurdu.

İşte Mitingden Öne Çıkan Talepler

Katılımcıların taşıdığı pankartlar ve atılan sloganlar, emekçilerin taleplerini net bir şekilde ortaya koydu. İşte Kadıköy Meydanı’nda yankılanan bazı mesajlar:

· Gelirde adalet, vergide adalet
· Kadın emeğine güvence
· Savaşlara, NATO’ya, emperyalizme geçit yok
· İşçiler birleşin, iktidara yerleşin
· Emeğin cumhuriyetini kuracağız

Özgür Özel’in Gelecek Vizyonu: “Köprüden Önceki Son Çıkış”

Miting sonrası gazetecilere kısa bir değerlendirme yapan Özgür Özel, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz ve işçi sınıfının yaşadığı zorluklara dikkat çekerek şu mesajla noktayı koydu:

“Her geçen gün işçilerin çok daha iyi bir Türkiye’de yaşayacağı günlere yaklaşıyoruz. 1 Mayıs 2026, bizim için ‘köprüden önceki son çıkış’ tabelası gibidir. Ya bu düzeni hep birlikte değiştireceğiz ya da emekçiler olarak kaybetmeye devam edeceğiz. Ama ben Türkiye işçi sınıfının gücüne, birliğine ve dayanışmasına inanıyorum. Yarınlar bizim olacak.”

Okumaya Devam Et

Gündem

Depo İşçisi 1 Mayıs’ta Yaşamını Yitirdi: Demir Profilin Altında Kaldı

Yayımlandı

üzerinde

Depo İşçisi 1 Mayıs’ta Yaşamını Yitirdi: Demir Profilin Altında Kaldı

Tarih: 01.05.2026 – 17:42

Adana’da bir depo işçisi, tüm dünyada emeğin ve dayanışmanın simgesi olarak kutlanan 1 Mayıs günü, çalıştığı iş yerinde meydana gelen feci bir kazanın kurbanı oldu. Henüz bir ay önce işe başlayan üç çocuk babası 33 yaşındaki Mahmut Turan, depoda tadilat yaparken üzerine demir profil düşmesi sonucu hayata gözlerini yumdu. Bu acı olay, Türkiye’de işçi sağlığı ve güvenliği konusundaki hassasiyetin bir kez daha sorgulanmasına neden oldu.

Olayın Gelişimi: Bayram Sabahı Gelen Acı Haber

Kaza, 1 Mayıs 2026 tarihinde öğle saatlerinde Adana’nın Sarıçam ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan bir zincir marketin deposunda meydana geldi.
Edinilen bilgilere göre, yaklaşık bir ay önce işe başlayan Mahmut Turan, depoda devam eden tadilat çalışmaları kapsamında boya yapmakla görevlendirilmişti. Turan çalıştığı sırada, depoda bulunan bir iş makinesinin taşıdığı ağır demir profil, henüz belirlenemeyen bir nedenle dengesini kaybederek işçinin üzerine devrildi.

Çevredeki diğer çalışanların ihbarı üzerine olay yerine hızla sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ne yazık ki, kısa sürede adrese ulaşan sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Mahmut Turan’ın olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi. Yapılan ilk incelemelerin ardından Turan’ın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adana Adli Tıp Kurumu’nun morguna kaldırıldı.

Soruşturma Başlatıldı: “İş Güvenliği” Vurgusu

Olayın duyulmasının ardından Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, iş yerindeki güvenlik önlemlerinin yeterliliği ve kazanın meydana gelişindeki ihmal iddiaları titizlikle inceleniyor. Uzmanlar, özellikle tadilat gibi riskli çalışmaların yapıldığı alanlarda, çalışanların hayati tehlikelere karşı yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguluyor.

Kazayla ilgili olarak depo sorumlularının ve iş makinesi operatörünün ifadelerine başvurulacağı öğrenilirken, olay yeri inceleme ekiplerinin hazırlayacağı kusur raporu adli sürecin seyrini belirleyecek. Bu trajik olay, Türkiye genelinde sık sık gündeme gelen “iş cinayetleri” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin son raporlarına göre, 2026 yılının yalnızca ilk üç ayında en az 432 işçi çalışırken hayatını kaybetti.

“Bayramda Çalışmak Zorunda Kaldı”

Mahmut Turan’ın ailesi ve yakınları, acı haberle birlikte büyük bir yıkım yaşadı. 33 yaşındaki işçinin evli ve üç çocuk babası olduğu, ailesinin geçimini sağlamak için yaklaşık bir ay önce bu işe girdiği öğrenildi. İş arkadaşları, Turan’ın sessiz ve çalışkan biri olduğunu belirterek, “Ekmeğinin peşinde koşan bir emekçiydi. Çocukları için çabalıyordu” ifadelerini kullandı.

Turan’ın Emek ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’ta çalışmak zorunda kalması ise olayın ayrı bir ironik ve dramatik boyutu olarak değerlendirildi. Cenaze işlemlerinin, Adana Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin tamamlanmasının ardından memleketine gönderilmesi bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar