featured
Google'da Abone Ol
0
PaylaÅŸ

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Sesli haber Haberi sesli dinleyebilirsiniz
00:00 --:--

FATİHDOGANMEDYA HABER

SAAT:22.30

Kaynak : AI Jazeera

 

İsrail eşimi öldürdü. Şimdi tek başıma, asla babası olmayacak bir oğul yetiştiriyorum.

‘Gazze’de savaÅŸ, bombaların yapısında bitmeyecek. İçimizden bize zarar verme devam ediyor… Kocam bir İsrail hava saldırısında öldürüldü… O sırada dört aylık hamileydim.’

ÇocuÄŸum Malik’in babasının sevgisini asla tadamayacağı düşüncesi, içimde sürekli ve giderek büyüyen bir acının kaynağıdır.

Gazze’de savaÅŸ, bombalar durduÄŸunda bitmeyecek. İçimizden acı çekmeye devam edecek, geride derin yaralar bırakacak; can kayıplarına veya haberlere yansımayan yaralar.

Ailem için bu gerçeÄŸin en acımasız hatırlatıcılarından biri, en küçük oÄŸlum Malik. Bir yıl dört aylıkken babasını hiç görmedi. Babası ve eÅŸim Anas, Gazze’de serbest gazeteci olarak çalışırken bir İsrail hava saldırısında öldürüldü. O sırada dört aylık hamileydim.

Soykırım başlamadan hemen önce hamile olduğumu öğrendiğimde Anas çok sevindi. Akşamlarımızı kendimiz ve çocuklarımız için bir gelecek kurmanın, yeni bir yuva kurmanın, eğitimimize devam etmenin hayalini kurarak geçirdik; o doktora yapacaktı, ben de yüksek lisans. Bebek isimlerini konuştuk ve eğer bebek erkek olursa adının Malik olacağı konusunda anlaştık. Kız isminde hiç karar kılmadık.

İsrail sadece kocamı ve birlikte yaÅŸlanma hayalimi elimden almakla kalmadı, aynı zamanda Gazze’deki suçlarını ifÅŸa etmeye adanmış bir sesi de susturdu. Ölümünden sonra birçok kiÅŸi bebeÄŸe onun adını vermem için ısrar etti ama veremedim. Enes’in kendi seçimine saygı göstermek istedim, bu yüzden ona Malik adını verdim.

SavaÅŸ hayatımızı altüst etmeden önce, Anas kendini babalığa adamıştı. Åžimdi üç yaşında olan ilk oÄŸlumuz İbrahim’e sadece bir baba deÄŸil, aynı zamanda daimi bir arkadaÅŸtı. İkisinin birlikte çekilmiÅŸ sayısız fotoÄŸraf ve videosu var elimde: Anas onu beslerken, namaza götürürken, iÅŸe taşırken. Üniversite derslerine gittiÄŸimde Anas gururla İbrahim’le evde kalır, sabır ve özveriyle ona bakardı.

O anılar artık paha biçilmez hazineler. İbrahim, babasının sevgisinin, yokluğuna dayanamayacak kadar zorlaştığı her an başvurabileceği canlı bir hatırasına sahip. Babasının gülümsemesini izleyebiliyor, kahkahasını duyabiliyor ve savaş onu alıp götürmeden önceki anlarda varlığını hissedebiliyor.

Malik ise babasının yokluÄŸunda doÄŸmuÅŸ. Ne bir fotoÄŸrafı, ne bir videosu, ne de babasının yüzünün gözleriyle buluÅŸtuÄŸu bir anı var. Bu dünyaya, yalnızca hikâyelerin doldurabileceÄŸi bir boÅŸlukla geldi. İbrahim’in babasıyla olan fotoÄŸraflarına her baktığımda, kalbim biraz daha kırılıyor. Sadece Enes’in gitmesi yüzünden deÄŸil, Malik’in mirasının da boÅŸluk olması yüzünden.

Hiç tanımadığı bir babadan nasıl güç bulacak? Tek bir anı bile olmadan nasıl direnç kazanacak? Elbette ona, Anas’ın daha doÄŸmadan önce bile onu nasıl özlediÄŸini, onu nasıl kucağına almayı hayal ettiÄŸini ve onun için parlak bir gelecek planladığını anlatacağım. Ama kelimeler tek başına bir babanın kucağının somut rahatlığının, sesinin sıcaklığının veya elinin dokunuÅŸunun yerini tutamaz.

Bizim hikâyemiz bir istisna deÄŸil. Gazze’de binlerce çocuÄŸun yaÅŸadığı daha geniÅŸ bir gerçekliÄŸin parçası. Yetim doÄŸan veya erken yaÅŸta annelerini ya da babalarını kaybeden çocuklar, en temel haklarından mahrum bırakılıyor: kendilerini dünyaya getiren insanların anılarını hatırlamak. Bunlar yalnızca kiÅŸisel hikâyeler deÄŸil, her geçen gün derinleÅŸen kolektif bir yara. İsrail iÅŸgali, yaÅŸayanları öldürmekle kalmıyor; gelecek nesillerin hafızasını, baÄŸlarını, hatta tek bir görüntü veya anlık anı bile çalıyor.

Bu soykırım savaşının gizli vahşeti işte budur: Sadece öldürmekle kalmaz, aynı zamanda anılarımızı da çalar. Bizi hayatta kalmak için verdiğimiz mücadele kadar amansızca anılarımız için de savaşmaya zorlar. Malik gibi çocuklar için, ebeveynlerinin hayatlarının silinmesine direnmek için, hikâyelerden bir araya getirilmiş, uydurulmuş bir hafıza gerekir.

Bu hikâyeyi kederde boğulmak için değil, oğullarım için saklayabildiğim parçaları saklamak için yazıyorum. Yazıyorum çünkü susturulup silindiğimiz bir zamanda, yazmanın kendisi direnişe dönüşüyor.

Belki de bu sözler Malik’e babasına baÄŸlayan bir ÅŸey verir. Belki de dünyanın dikkatini çeker, harekete geçmesini saÄŸlar, oÄŸlum gibi çocukları ebeveynlerinden uzakta zor durumda bırakan katliamları durdurur.

Bu makalede ifade edilen görüşler yazara aittir ve Al Jazeera’nın editoryal duruÅŸunu yansıtmayabilir.

 

0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Sabah Bülteni 9 Ekim 2026 sabah Haber Bülteni
GiriÅŸ Yap

Fatih Doğan Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

FatihDoganMedya Al ile Sohbet Et

FatihDoganMedya Al ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir