Sağlık
Yanlış kullanım omurgayı eğiyor! Uzmanlardan ebeveynlere kritik uyarı: “Okul çantası alırken bunlara dikkat edin
Yanlış kullanım omurgayı eğiyor! Uzmanlardan ebeveynlere kritik uyarı: “Okul çantası alırken bunlara dikkat edin…”
Yayımlanma: 27 Eylül 2025, 14:00 (Europe/Istanbul) · Okuma süresi: ~4 dakika
Haber: FatihDoğanMedya
Uzmanlar, ağır veya yanlış taşınan okul çantalarının çocuklarda sırt, boyun ve omurga problemlerini tetikleyebildiğini; doğru seçim ve kullanımla bu risklerin büyük oranda azaltılabileceğini vurguluyor. Ailelere düşen görev ise hem çanta ağırlığını kontrol etmek hem de ergonomik özelliklere dikkat etmek
![]()
Neden endişelenmeliyiz?
Araştırmalar, okul çağındaki çocukların çanta yüklerinin vücut ağırlığına göre %10–25 arasında değişebildiğini; daha yüksek oranlarda ise kas-iskelet sistemi sorunları, duruş bozuklukları ve kronik ağrı riskinin arttığını gösteriyor. Aynı çalışmalar, çantanın ağırlığı ve kullanım biçiminin (tek omuz vs. iki omuz, bel/ göğüs kayışı kullanımı vb.) ağrı ile doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor.
Bir çalışmada çocukların önemli bir kısmının çanta ağırlığının vücut ağırlığının %20–25’inden fazla olduğunu ve bu durumun özellikle 8–13 yaş aralığında yaygın olduğunu rapor ediyor. Bu veriler, okul çantası konusu için okul/veli politikalarının ve farkındalığın önemini gösteriyor.
Uzmanların net önerisi: Ağırlık sınırı ve kullanım kuralları
-
Hedef ağırlık aralığı: Birçok uzman ve kurum, çanta ağırlığının çocuğun vücut ağırlığının %10–15’ini geçmemesini öneriyor; daha küçük çocuklar için ideal sınır %10 civarı kabul ediliyor. (Bazı kaynaklarda daha konservatif %5–10 tavsiyeleri de bulunuyor.)
-
Pratik örnek: 30 kg ağırlığındaki bir çocuk için önerilen maksimum çanta ağırlığı yaklaşık 5–5,5 kg civarında.
Özetle: Özellikle ilkokul çağında çantanın ağır olmaması, ders araç-gereçlerinin (kitap, defter, beslenme çantası vb.) günlük olarak kontrol edilmesi gerekiyor.
Çanta seçerken mutlaka bakılması gereken özellikler
-
İki geniş ve dolgulu omuz askısı — Ağırlığı iki omuza eşit dağıtır; tek askı kullanımından kaçınılmalı.
-
Göğüs (sternum) ve bel (kalça) kemeri — Ağırlığın kalçaya da aktarılmasını sağlayarak omurlara binen yükü azaltır.
-
Çocuğun boyuna uygun boyut (torso genişliğiyle uyum) — Çanta ne çok büyük ne de çok küçük olmalı; çanta tabanı bel hizasının biraz üzerinde bitmeli.
-
Bölmeli iç düzen / ağır eşyaları arkaya koyma imkânı — Ağır eşya arkaya ve sırtla temas eden bölmeye yerleştirilmeli; böylece yük denge kazanır.
-
Hafif ama sağlam malzeme — Ağır kumaş/aksesuarlar çantanın kendi ağırlığını artırır.
-
Reflektör/işaretler (güvenlik artısı) — Trafikte görünürlük sağlar; sağlık dışı ama önemli bir güvenlik artısıdır.
Okul-aile iş birliği: Çocuğun çantası nasıl hafifletilir?
-
Günlük kontrol: Okula sadece o gün kullanılacak kitap/defter götürülmeli; gereksiz eşyalar çıkarılmalı
-
Dijital alternatifler: Okulun izin verdiği ders materyallerinin dijitalleştirilmesi, ağır kitap yükünü azaltır.
-
Dolap / sınıf içi saklama: Ağırlığın tamamı her gün taşınmak zorunda bırakılmamalı; mümkünse dersler arasında sınıf dolabı kullanımı teşvik edilmeli.
-
Çekçek (trolley) kullanımı: Uzun yürüyüşler veya ağır yük söz konusuysa, yürüyüş yolu ve okul düzeni izin veriyorsa tekerlekli çantalar bir seçenek olabilir — ancak merdiven/kalabalık tipleri için dikkatli olunmalı.
Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken uyarı işaretleri
Eğer çocukta aşağıdaki belirtiler varsa, çantadaki sorun ihmal edilmemeli ve gerekirse sağlık kuruluşuna danışılmalı:
-
Sürekli veya tekrarlayan sırt, boyun, omuz ağrısı
-
Tek taraflı taşıma nedeniyle eğik duruş/omurga simetrisi bozukluğu
-
Omuzda kızarıklık, kesinti ya da omuz askılarında izler
-
El/kol uyuşması, güçsüzlük veya taşıma sırasında zorlanma.
Uzman uyarısı — kronikleşmesine izin vermeyin
Fizyoterapistler ve ortopedistler, uzun süreli yanlış yüklenmenin çocukların omurga gelişimini olumsuz etkileyebileceğini; erken müdahale ile çoğu duruş bozukluğunun ve ağrının geriye döndürülebileceğini söylüyor. Bu nedenle düzenli kontrol ve doğru alışkanlıklar kritik
Hızlı Alışveriş Kontrol Listesi (Checklist)
-
Çanta ağırlığı: vücut ağırlığının %10–15’ini geçmiyor mu?
-
İki adet geniş, dolgulu omuz askısı var mı?
-
Göğüs/bele sabitleme kemeri bulunuyor mu?
-
Çanta sırtla uyumlu boyutta mı (bel hizasını geçmiyor mu)?
-
Ağır eşyalar arkaya yerleştirilebilir bölme var mı?
-
Çanta kendi başına ağır mı (malzeme kalitesi)?
Sağlık
FSM Köprüsü endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı
FSM Köprüsü endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı
25.03.2026 – 22:29

İstanbul’un simge yapılarından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı. Türkiye Endometriozis ve Adenomyozis Derneği öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen uygulama, Endometriozis Farkındalık Ayı çerçevesinde hayata geçirildi.
Uygulamanın, hastalığın toplumda daha görünür hale gelmesine katkı sunması amaçlandı. Yetkili kurumlardan alınan izinler doğrultusunda yapılan ışıklandırma sonrası köprü, gece boyunca sarı renge büründü. Sarı ışıklarla aydınlatılan FSM Köprüsü, dronla da havadan görüntülendi.
Endometriozis, birçok kadının yaşam kalitesini etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bu tür farkındalık çalışmalarıyla hem hastalığa dikkat çekilmesi hem de erken tanı ve bilinçlenmenin desteklenmesi hedefleniyor. Köprüde gerçekleştirilen sembolik aydınlatma, farkındalık mesajını İstanbul semalarına taşıdı.
Sağlık
Ambulans şoförü Gülser: Direksiyonda saniyelerle yarışıyoruz
Ambulans şoförü Gülser: Direksiyonda saniyelerle yarışıyoruz
Tarih.Saat: 08 Mart 2026 · 09:41.

Antalya’da 112 Acil Sağlık Hizmetleri ekiplerinde görev yapan ambulans şoförü Gülser Akıtürk, direksiyon başında geçen her saniyenin hayatla ölüm arasında fark yaratabildiğini söyledi. Akıtürk, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde mesleğinin zorluklarını ve ekip olarak yaşadıkları yoğunluğu anlattı.

Ekip işi, zaman yarışı
Akıtürk, sağlık sektöründe 16 yıllık tecrübesi olduğunu; ambulans şoförlüğünü ise son 3 yıldır yaptığını belirtti. Görev sırasında yalnızca “araç kullanmak” değil, aynı zamanda arka kabindeki ekibin hızlı ve güvenli müdahalesine zemin hazırlamanın da sorumluluğunu taşıdığını vurguladı. “Direksiyon başına geçtiğimizde saniyelerle yarışıyoruz; çünkü arka kabinde hayata tutunmaya çalışan bir hasta ve onu bekleyen aileler var” dedi.

Ayrımcılık ve önyargılarla mücadele
Akıtürk, zaman zaman “kadın ambulans kullanabilir mi” gibi önyargılarla karşılaştıklarını ancak bunun görevini ve ekip ruhunu etkilemediğini ifade etti. Yol verme sorunları veya ambulans içinde hasta olup olmadığını sorgulayan sürücülerle zaman zaman karşılaştıklarını, fakat mesai başladığında kendisini “işini bilen bir sağlık çalışanı” olarak gördüğünü söyledi.

Ekip arkadaşları ve görev tanımı
Akıtürk’ün ekibinde doktor Ela Zülal Karatoy ve acil tıp teknisyeni Hatice Yılmaz bulunuyor. Hatice Yılmaz, olay yerinde ilk müdahaleyi yaptıklarını, ortamın çoğu zaman yoğun ve stresli olduğunu; müdahale sonrası hastayı hızla ambulansa alıp en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırmaya çalıştıklarını anlattı. Doktor Karatoy ise 112 servisinin sahaya çıkan bir hizmet olduğunu hatırlatarak, “Hasta size gelmiyor, siz hastanın ayağına gidiyorsunuz” diye konuştu.

Sonuç: Görünmeyen kahramanlar
Akıtürk ve ekibi, 8 Mart vesilesiyle kadına yönelik şiddetin sona ermesi temennisinde bulunurken, toplumun acil sağlık ekiplerinin çalışma koşullarına ve zamana karşı yürüttükleri mücadeleye dikkat çekilmesini istedi. Vatandaşlardan ambulanslara yol vermede ve acil ekiplerin çalışmalarına saygı göstermede daha dikkatli olmaları talep edildi.
Sağlık
Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri
Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri
FatihDoganMedya
Tarih.Saat: 21.02.2026 – 07:00

İSTANBUL — Ramazan ayında beslenme düzenindeki değişiklikler doğru yönetilmediğinde halsizlik, sindirim sorunları ve kilo dalgalanmalarına yol açabiliyor. İstanbul Kültür Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü araştırma görevlisi Rabia Bağlayıcı’nın vurguladığı gibi; doğru planlama, açlığın metabolik etkilerini dengeler ve orucun kısa vadeli olumlu etkilerini güçlendirebilir.
Sahur: atlanmamalı — ne yenmeli?
Sahur, gün boyu enerji ve kas korunumu için kritik bir öğün; atlanması kan şekerinde dalgalanmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Sahurda şu öğelere öncelik verin:
-
Tam tahıllı ekmek, yulaf veya bulgur gibi kompleks karbonhidratlar (uzun süre tokluk).
-
Yumurta, yoğurt, süt veya peynir gibi kaliteli protein kaynakları.
-
Ceviz, badem gibi kuruyemişler ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar.
-
Bol su; kafeinli içeceklerden ve gazlı içeceklerden kaçının.

İftar: yavaş başlayın, denge kurun
İftara su ve 1–2 hurma ile başlamak mideyi rahatlatır. Ana öğünde tabak denge prensibini uygulayın: proteinin (et, tavuk, baklagil), sebzenin ve kompleks karbonhidratın (tam tahıl, bulgur, kepekli makarna) dengeli dağılımı hem kilo kontrolünü hem enerji dengesini destekler. Aşırı yağlı ve şerbetli tatlılar yerine meyve veya hafif sütlü tatlılar tercih edin; kızartmalardan kaçının veya porsiyonları küçültün. Hafif pişirme yöntemleri (haşlama, fırın, ızgara) sindirimi kolaylaştırır.
Hareket ve sindirim: çok ağır egzersizden kaçının
Tamamen hareketsiz kalmak metabolizmayı yavaşlatır; iftardan 1–2 saat sonra yapılacak 20–30 dakikalık hafif yürüyüşler hem sindirimi kolaylaştırır hem de enerji dengesine katkı sağlar. Yoğun antrenmanlar, susuzluk ve yorgunluk riskini artırabileceğinden, yoğun egzersizleri iftar sonrası daha geç saatlere veya oruç dışı günlere kaydırmak daha güvenlidir.
Kronik hastalıklar ve ilaç kullananlar: doktorla plan yapın
Diyabet, hipertansiyon veya kalp hastalığı olan kişiler, oruç kararı almadan önce mutlaka hekimleri ve/veya diyetisyenleri ile görüşmelidir. Kan şekeri yönetimi, ilaç zamanlamasının düzenlenmesi ve risk değerlendirmesi kişiye özel planlama gerektirir; özellikle diyabetli bireyler için sahurun geç saatlerde alınması, düşük glisemik indeksli besin seçimi ve kan şekeri takibi hayati önem taşır. Uluslararası kılavuzlar da oruç tutacak diyabetliler için bireyselleştirilmiş yaklaşımlar öneriyor.
Pratik ipuçları — hızlı kontrol listesi
-
Sahuru atlamayın. Gün boyunca enerji için sahur şart.
-
Sıvı tüketimini dağıtın. İftar ile sahur arası su tüketimini düzenleyin; aşırı sıvıyı tek seferde tüketmeyin.
-
Porsiyon kontrolü yapın. Hızlı yemek daha fazla kalori demektir — yavaş çiğneyin.
-
Tatlıda seçici olun. Şerbetli ağır tatlıları sınırlayın; meyve ve sütlü alternatifler tercih edin.
-
Özel durumlar için doktorunuza danışın. Hamilelik, emzirme, kronik hastalık veya yaşlılık durumlarında uzman görüşü şart.
-
Gündem4 gün önceCezaevinde Şok Olay: Başgardiyan Hayal Evinde Darp İzleriyle Ölü Bulundu, 1 Gözaltı
-
Gündem7 gün önceHarabe Evde Bulunan Nazar’ın 7 Yıl Sonra ‘Anne’ Dediği Rebecca’nın Oğlu Olduğu DNA Testiyle Kesinleşti
-
Magazin1 hafta önceErol Köse kimdir? Yapımcı Erol Köse Sarıyer’de 16’ncı kattan düşerek öldü
-
Gündem7 gün önceEvlilik dışı bebeğinin evde ölü doğduğunu iddia eden kadın ile bebeği gömdüğü öne sürülen annesi tutuklandı
-
Gündem1 hafta önceIsparta’da feci kaza: Nişanlı çift Mustafa Kılıç ve Gizem Ateş hayatını kaybetti
-
Gündem1 hafta önceFatih’te eşini öldüren koca evi ateşe verdi
-
Gündem1 hafta önceAntalya’da evinde ölü bulunan Oğuz Demiralay’ın ailesi yasa boğuldu: Annesi feryat etti
-
Gündem3 gün önceHatay’da korkunç cinayet: Annesini darbederken engel olan eşini bıçaklayarak öldürdü
