Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

SON DAKİKA: İran’dan İsrail’e 24’üncü Füze Dalgası! ‘Sadık Vaat 4’ Operasyonu Başladı

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA: İran’dan İsrail’e 24’üncü Füze Dalgası! ‘Sadık Vaat 4’ Operasyonu Başladı

Tarih: 07.03.2026 | Saat: 10:21

İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail’e yönelik 24’üncü füze saldırısı dalgasını başlattığını duyurdu. Tel Aviv başta olmak üzere birçok kentte hava saldırısı sirenleri çalarken, İsrail ordusu savunma sistemlerini devreye soktu.

İRAN  – Ortadoğu’da tansiyon yeniden yükseliyor. İran devlet televizyonunun haberine göre, Devrim Muhafızları Ordusu, “Sadık Vaat 4 Operasyonu” kapsamında İsrail topraklarına yönelik 24’üncü saldırı dalgasını başlattı. Devrim Muhafızları Ordusu Halkla İlişkiler Birimi’nden yapılan açıklamada, söz konusu füze atışlarının operasyonun yeni bir aşaması olduğu belirtildi.

İSRAİL ORDUSU’NDAN DOĞRULAMA

İsrail ordusu, İran’dan fırlatılan yeni füzelerin tespit edildiğini resmen doğruladı. Ordudan yapılan açıklamada, “Demir Kubbe” başta olmak üzere hava savunma sistemlerinin aktif hale getirildiği duyuruldu. Yetkililer, tehdit altındaki bölgelerde yaşayan vatandaşların cep telefonlarına acil durum mesajları göndererek sığınaklara girmeleri yönünde uyarı yaptı.

TEL AVİV’DE SİRENLER ÇALDI

İran’ın misillemesi üzerine başkent Tel Aviv başta olmak üzere ülkenin birçok noktasında hava saldırısı sirenlerinin çaldığı bildirildi. Görgü tanıkları, gökyüzünde savunma sistemlerine ait patlama seslerinin duyulduğunu aktardı. Şu ana kadar can kaybı veya hasara ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.

‘SADIK VAAT 4’ OPERASYONU

İran’ın daha önce düzenlediği “Sadık Vaat” operasyonları, genellikle İsrail’in İran hedeflerine yönelik saldırılarına misilleme olarak gerçekleştiriliyor. 24’üncü dalga ile birlikte çatışmaların yoğunlaştığı gözlenirken, uluslararası toplum taraflara itidal çağrısında bulunuyor. Uzmanlar, bu son saldırı dalgasının bölgesel bir savaşa dönüşme riskine dikkat çekiyor.

Gelişmeleri anbean aktarmaya devam edeceğiz.

Gündem

Son Dakika: Ataşehir Belediyesi’ne ‘Yolsuzluk’ Operasyonu! Başkan Onursal Adıgüzel Dahil 19 Kişi Tutuklandı

Yayımlandı

üzerinde

Son Dakika: Ataşehir Belediyesi’ne ‘Yolsuzluk’ Operasyonu! Başkan Onursal Adıgüzel Dahil 19 Kişi Tutuklandı

Tarih: 22 Nisan 2026
Saat: 12:30

İSTANBUL – İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü yolsuzluk soruşturması kapsamında Ataşehir Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda, aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 19 şüpheli tutuklandı. Belediyedeki “milyon dolarlık rüşvet ağı”nın deşifre edildiği operasyonda bir kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İşte Operasyonun Tüm Detayları…

İSTANBUL – Ataşehir Belediyesi’nde ihale, imar ve iskan işlemlerinde rüşvet alındığı iddiaları üzerine başlatılan soruşturma, 18 Nisan gece yarısı düzenlenen operasyonla yeni bir boyut kazandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından İstanbul genelinde 45 adrese eş zamanlı baskın düzenlendi.

Operasyon kapsamında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in yanı sıra Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile çok sayıda belediye çalışanı ve iş insanının da aralarında bulunduğu 20 şüpheli gözaltına alındı.

“Milyon Dolarlık Rüşvet Ağı” Deşifre Edildi

Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındı. Belediye yetkilileri ile bazı firma sahiplerinin birlikte hareket ettikleri, rüşvet miktarlarının projelerin niteliğine göre belirlendiği tespit edildi.

Şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtlarının temin edildiği soruşturmada, iskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşıldı. Ayrıca bir hastane inşaatı için imar artışı ve iskan sürecinde rüşvet alındığı iddiaları da dosyada yer alıyor.

Tutuklananların Tam Listesi

Sulh ceza hakimliğine sevk edilen ve tutuklanmalarına karar verilen 19 şüphelinin isimleri şöyle:

· Onursal Adıgüzel – Ataşehir Belediye Başkanı
· Oğuz Kaya – Belediye Başkan Yardımcısı
· Birkan Birol Yıldız – Belediye Başkan Yardımcısı
· Orhan Aydoğdu – Belediye Başkan Yardımcısı
· Mürteza Kutluk – Mali İşler Müdürü
· Alpay Arslan – Özel Kalem Müdürü
· Aysun Gökçen – Yapı Kontrol Müdürü
· Basri Onur Dedetaş – Ruhsat ve Denetim Müdürü
· Gülbin Ergünay – İmar Ruhsat Müdürü
· Ezgi Nur Yılmaz – Yapı İmar Müdürü
· Aslı Sevinç Afat – Mimar
· Mehmet Yılmaz – Zabıta Komiser Yardımcısı
· Çağlar Kaya – Belediye Başkan Yardımcısı’nın şoförü
· Doğancan Topal – Onursal Adıgüzel’in şoförü
· Mesut Bayram – Yapı şirketi yetkilisi
· Fatih Velioğlu – Mimarlık firması yetkilisi
· Haydar Battal – Belediye çalışanı
· Murat Gerger – Yapı şirketi yetkilisi
· Cengiz Gündoğan – Yapı şirketi yetkilisi

Ataşehir Belediyesi Plan Proje Müdürü Nimet Karademir ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Adli Süreçte Yaşanan Gerilim

20 şüpheli, emniyetteki ifade işlemlerinin ardından 21 Nisan’da Kartal’da bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi’ne sevk edildi. Yaklaşık 11 saat süren savcılık işlemlerinin ardından, bir kişi hariç 19 şüpheli tutuklama istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Ancak adli süreçte önemli bir gerilim yaşandı. Savcılık tarafından hazırlanan tutukluluk sevk yazısı avukatlara gösterilmedi. CHP avukatları Çağlar Çağlayan ve Emre Telci bu duruma sert tepki gösterdi. Avukat Telci, “Bunun adı net bir şekilde adil yargılanma hakkının ihlalidir! Savunma hakkının ihlalidir! Açık bir keyfi yönetimdir!” ifadelerini kullandı.

Adıgüzel’in Savunması: “Tamamen Siyasi”

Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, emniyette verdiği ifadede tüm suçlamaları reddederek, “Ne ben ne de çalışma arkadaşlarım herhangi bir rüşvet alışverişinin içinde bulunmamıştır” dedi.

Adıgüzel’in daha önce yaptığı bir açıklamada ise operasyonun “tamamen siyasi” olduğunu belirttiği öğrenildi. Ataşehir Belediye Başkanı’na yöneltilen suçlamalar arasında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma”, “rüşvet” ve “ihaleye fesat karıştırma” bulunuyor.

CHP’den Sert Tepki: “Husumet ve İftira”

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tutuklamalara sert tepki göstererek şu açıklamayı yaptı: “Belediye Başkanımız Onursal Adıgüzel ve belediye emekçileri; husumet güden birisinin, kıskaca alınan bir iş insanının ve bir sosyal medya trolünün iftiraları ile tutuklandı”.

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da sorgu işlemlerinin iki ayrı hakimlikte devam etmesine tepki göstererek sürecin şeffaf yürütülmediğini iddia etti.

CHP’li Belediyelere Operasyonlar Sürüyor

Ataşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon, 2024 Ekim ayında Esenyurt Belediyesi ile başlayan CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalar zincirinin son halkası oldu. İstanbul başta olmak üzere birçok il ve ilçe belediyelerine yönelik süren soruşturmalar ağırlıklı olarak “rüşvet” ve “ihaleye fesat karıştırma” gibi suçlamalarla yürütülüyor.

2024 yerel seçimlerinden bu yana 31 belediye başkanı görevden alınırken, 13 belediyeye kayyım atandı. Ataşehir operasyonu, bu tabloya eklenen en yeni vakalardan biri olarak kayıtlara geçti.

Onursal Adıgüzel Kimdir?

11 Şubat 1985’te Malatya’da doğan Onursal Adıgüzel, lisans eğitimini Yııldız Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde tamamladı. Siyasi hayatına 2008 yılında CHP Ataşehir Gençlik Kolları’nda başlayan Adıgüzel, 2015 yılında yapılan genel seçimlerde 30 yaşında TBMM’ye girerek partisinin en genç milletvekili unvanını kazandı. 3 Nisan 2024’ten bu yana Ataşehir Belediye Başkanı olarak görev yapıyordu.

Okumaya Devam Et

Gündem

‘KIZLAR OKUMAZ’ DEDİLER, O 58 YAŞINDA ÜNİVERSİTE SIRALARINDA: BERRİN ÖZEN’İN 36 YILLIK ZAFERİ

Yayımlandı

üzerinde

‘KIZLAR OKUMAZ’ DEDİLER, O 58 YAŞINDA ÜNİVERSİTE SIRALARINDA: BERRİN ÖZEN’İN 36 YILLIK ZAFERİ

TARİH: 26 Nisan 2026
SAAT: 10:45

Kayseri’de yaşayan Berrin Özen, 1986’da kazandığı üniversiteye babası ‘Kız çocuğu okumaz’ diyerek izin vermedi. Aradan geçen 36 yılın ardından Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni kazanan 58 yaşındaki Özen, şimdi torunuyla aynı yaş grubundaki arkadaşlarıyla aynı sıraları paylaşıyor. Azmin zaferini gözler önüne seren Özen, “Hayallerin yaşı yoktur, benim için asıl mezuniyet şimdi başlıyor” dedi.

KAYSERİ / FATİH DOĞAN MEDYA ÖZEL HABER – Toplumun dayattığı kalıpları yıkan hikâyelere bir yenisi daha eklendi. Kayseri’de yaşayan 2 çocuk ve 1 torun sahibi Berrin Özen’in (58), 36 yıl önce elinden alınan üniversite hayali, Erciyes Üniversitesi’nde (ERÜ) yeniden yeşerdi. 1986 yılında İzmir 9 Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni kazanan ancak o dönem asker olan babasının “Kız çocukları okumaz, oturur evinde bekler” sözleriyle sarsılan Özen, yıllar sonra aynı heyecanı Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde yaşıyor.

1986’DA KAZANILAN HAK, 2022’DE GERÇEK OLDU

Berrin Özen’in hikâyesi, Anadolu’nun birçok evinde yankı bulan tanıdık bir acıyla başlıyor. 1986 yılının sıcak bir Eylül gününde 9 Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni kazandığını öğrendiğinde büyük bir sevinç yaşayan genç Berrin, bu sevinci babasıyla paylaşamadı. O dönem askerlik görevini yapan ve geleneksel bir yapıya sahip olan babası, kızının tek başına İzmir’e gidip okumasına şiddetle karşı çıktı. Baba Özen’in sözleri Berrin’in kulağında hâlâ bir uğultu gibi: “Kız dediğin okumaz. Gider başına bir iş gelir, sonra bize laf gelir. Otursun, kısmetini beklesin.”

Baskılara dayanamayan Berrin Özen, gözyaşları içinde üniversite hayalini rafa kaldırmak zorunda kaldı. O yılları anlatırken gözleri dolan Özen, “Annem ne kadar üzülse de babamın sözü geçiyordu. Bavulumu hazırlamıştım, kayıt belgelerim elimdeydi ama gidemedim. İçimde hep bir yarım kalmışlık hissi vardı” diyor.

“SINIF ARKADAŞLARIM TORUNUM YAŞINDA”

Yıllar içinde evlenen ve iki çocuk büyüten Berrin Özen, hayatın koşuşturması içinde eğitim özlemini hiç unutmadı. Çocuklarını büyütüp torun sahibi olduktan sonra, 2022 yılında gelen YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) fırsatını değerlendirdi. Hedefi bu kez işletme değil, gençlik hayali olan gazetecilikti. Sınava hazırlanıp Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nü kazanan Özen, 36 yıl önce elinden alınan kampüs havasını ciğerlerine doldurdu.

Şu anda üniversite 3. sınıf öğrencisi olan Berrin Özen’in sınıf arkadaşlarının çoğu 20-22 yaş aralığında. Hatta bazıları kendi torunuyla yaşıt. Bu durumu espriyle karşılayan Özen, “Onlar bana ‘Berrin Abla’ diyorlar. Beni çok seviyorlar, ben de onları torunum gibi görüyorum. Birlikte proje yapıyoruz, kafede oturup ders çalışıyoruz. Onların enerjisi bana da gençlik aşılıyor” ifadelerini kullandı.

HEDEF YÜKSEK LİSANS: “ÖĞRENMENİN YAŞI YOK”

Fatih Doğan Medya’ya konuşan Berrin Özen, özellikle kadınlara seslenerek hayallerinin peşinden gitmeleri konusunda çağrıda bulundu. Babasının geçmişteki kararına kırgın olmadığını, dönemin şartları gereği böyle düşündüğünü belirten Özen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Babam vefat etti, onu rahmetle anıyorum. O dönemin zihniyeti böyleydi. Ama şimdi zaman değişti. Kız çocukları artık her yerde. Ben 36 yıl bekledim ama pes etmedim. Mezun olduktan sonra durmayacağım, yüksek lisans yapıp akademik kariyerime devam etmek istiyorum. Bu azim bana yeter.”

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığı, Berrin Özen’in sadece bir öğrenci değil, aynı zamanda kampüsteki gençlere ilham kaynağı olduğunu vurguladı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Avustralyalı Gazetecinin İtirafı: “Çanakkale’deki En Büyük Talihsizliğimiz Dahi Türk Subayı Mustafa Kemal’di”

Yayımlandı

üzerinde

Avustralyalı Gazetecinin İtirafı: “Çanakkale’deki En Büyük Talihsizliğimiz Dahi Türk Subayı Mustafa Kemal’di”

TARİH: 26 Nisan 2026
SAAT: 10:45

FATİHDOĞANMEDYA / ÖZEL HABER – Çanakkale Kara Savaşları’nın üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen, savaşın kaderini değiştiren anlara dair yabancı kaynaklardan gelen itiraflar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Öğretim Görevlisi Dr. İsmail Sabah’ın yaptığı son araştırmaya göre, 25 Nisan 1915 sabahı yaşananlar, Avustralyalı ünlü gazeteci ve yazar Alan Moorehead tarafından 1956 yılında “İtilaf Kuvvetleri’nin en büyük talihsiz rastlantısı” olarak kaleme alındı.

Moorehead’in yorumuna göre, Anzak çıkarmasının başarıya ulaşmasını engelleyen şey, ne Osmanlı’nın sayı üstünlüğü ne de topçu bataryalarıydı; o esnada Conkbayırı’nda bulunan “küçük rütbeli ama dahi bir Türk subayıydı”: Yarbay Mustafa Kemal Bey.

“O Emri Verdi: Sizi Ölmeyi Emrediyorum”

Dr. İsmail Sabah, FatihDoğanMedya’ya yaptığı özel açıklamada, 25 Nisan 1915 sabahı 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Atatürk’ün inisiyatif alarak tarihin akışını değiştirdiğini vurguladı. O sabah Arıburnu’na çıkan Anzak Kolordusu, karşılarında sadece küçük bir Osmanlı müfrezesi beklerken, Bigalı Köyü’nde yedekte bekleyen 57. Alay’ın Conkbayırı’na doğru nefes kesen bir koşuyla yetiştiğini belirten Sabah, şu ifadeleri kullandı:

“57. Alay, Mustafa Kemal Bey’in emriyle sabah saat 10.00 civarında Conkbayırı sırtlarına ulaştı. İşte tam o anda, dünya askeri tarihine geçen o kritik müdahale gerçekleşti. Eğer Mustafa Kemal Bey bir kararsızlık yaşasaydı veya orada bulunmasaydı, Anzaklar Kocaçimen Tepesi’ne ulaşarak Boğaz’ın kontrolünü tamamen ele geçirebilir, Çanakkale Savaşı’nın seyri ilk günden sona erebilirdi.”

Moorehead’in 1956 Tarihli İtirafı

ÇOMÜ’den Dr. Sabah’ın yabancı literatür taramalarında ortaya çıkardığı Alan Moorehead yorumu, savaşın objektif değerlendirmesi açısından büyük önem taşıyor. Moorehead’in 1956’da yayımlanan eserinde kullandığı ifadeler şöyle:

“İtilaf kuvvetleri açısından bakıldığında bütün bir seferin en büyük, en talihsiz rastlantılarından birisi de küçük rütbeli ama dahi bir Türk subayının o esnada orada bulunmasıydı.”

Dr. Sabah, bu sözlerin altını çizerek şunları ekledi: “Moorehead burada bir askeri yenilgiyi sadece bir ‘rastlantı’ olarak nitelendirmiyor; aynı zamanda Mustafa Kemal’in askeri dehasını ve o anki durum muhakemesini teslim ediyor. Bu, yabancı bir kalemin Türk subayının stratejik zekasına duyduğu saygının en açık göstergesidir.”

Conkbayırı’nda Yazılan Destan

O gün, Yarbay Mustafa Kemal’in “Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” sözleriyle harekete geçen 57. Alay, kendisinden katbekat üstün kuvvetlerle Conkbayırı’nda kıyasıya bir mücadeleye girişti. Alayın neredeyse tamamı bu çarpışmalarda şehit düşmesine rağmen, Anzak birliklerinin ilerleyişi durduruldu ve Kocaçimen Tepesi hattı korundu.

Bu tarihi müdahale, sadece Türk milletinin kaderini değil, aynı zamanda Avustralya ve Yeni Zelanda ulusal kimliklerinin oluşumunda da bir dönüm noktası olan Anzak Günü’nün temelini oluşturdu. Aradan geçen 111 yılın ardından, Avustralyalı bir gazetecinin kaleminden dökülen bu sözler, Çanakkale ruhunun evrenselliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar