Gündem
Savaşın 5. gününde İran’dan flaş iddia: 500’den fazla ABD askeri öldü! Laricani’den Trump’a ‘hesap’ çağrısı
Savaşın 5. gününde İran’dan flaş iddia: 500’den fazla ABD askeri öldü! Laricani’den Trump’a ‘hesap’ çağrısı
Tarih: 05 Mart 2026
Saat: 00:10

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ABD ve İsrail’in başlattığı savaşın 5. gününde çarpıcı bir iddiada bulundu. Laricani, İran’ın misilleme saldırılarında 500’den fazla Amerikan askerinin öldüğünü öne sürerken, ABD Başkanı Donald Trump’a sert mesajlar gönderdi.
Fatihdoğanmedya.com | ÖZEL HABER
Kandil ateşinin 5. gününde Ortadoğu’da gerilim doruk noktasına tırmandı. İran ile ABD-İsrail koalisyonu arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş, bölgeyi adeta cehenneme çevirirken, Tahran yönetiminden uluslararası kamuoyunda bomba etkisi yaratacak bir iddia geldi.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı açıklamada, savaşın başlangıcından bu yana düzenlenen misilleme operasyonlarında 500’den fazla ABD askerinin öldürüldüğünü iddia etti .
“TRUMP, NETANYAHU’NUN SOYTARILIKLARIYLA BİZİ SAVAŞA SÜRÜKLEDİ”
Laricani, paylaşımında ABD Başkanı Donald Trump’ı hedef alarak, Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun etkisinde kaldığını savundu. Laricani, “Bay Trump, Netanyahu’nun soytarılıkları ve pervasızlığıyla Amerikan halkını İran ile adil olmayan bir savaşa sürükledi” ifadelerini kullandı .
İranlı yetkili, Trump’a seslenerek, “Şimdi hesabını yapmalı. Sadece birkaç gün içinde 500’den fazla Amerikan askerinin ölümünden sonra sloganı hala ‘Önce Amerika’ mı, yoksa ‘Önce İsrail’ mi oldu?” sorusunu yöneltti .
“HİKAYE DEVAM EDİYOR, AĞIR BEDEL ÖDEYECEKSİNİZ”
Savaşın en kritik anlarından biri, cumartesi günü düzenlenen ortak saldırıda İran’ın dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesi olmuştu. Laricani, bu noktaya da dikkat çekerek, “Hikaye devam ediyor. İmam Hamaney’in şehadeti size ağır bir bedel ödetecek. Allah’ın izniyle” tehdidinde bulundu .
İranlı yetkili, ülkesinin “uzun bir savaşa hazırlandığını” ve dünyanın dört bir yanındaki İsrail büyükelçiliklerini hedef alabileceklerini de ima etti .
PENTAGON’DAN RESMİ RAKAM ÇOK DAHA DÜŞÜK
İran’ın bu iddiasına karşılık ABD’den henüz resmi bir yanıt gelmezken, uluslararası basında yer alan haberlerde Pentagon’un açıkladığı resmi rakamların çok daha düşük olduğu görülüyor. ABD’li yetkililer, çatışmalarda şu ana kadar 6 askerinin öldüğünü doğrularken, İran’ın iddiasıyla büyük bir çelişki oluşuyor . Bağımsız kaynaklar ise İran’ın bu iddiasını henüz doğrulayabilmiş değil .
TÜRKİYE’YE YÖNELEN FÜZE NATO TARAFINDAN DÜŞÜRÜLDÜ
Savaşın yankıları Türkiye’yi de doğrudan etkiledi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik füzenin, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO unsurları tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Önleyici füzenin parçasının Hatay’ın Dörtyol ilçesine düştüğü, can kaybı yaşanmadığı belirtildi . Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, olay sonrası İranlı mevkidaşı Abbas Irakçi ile görüşerek Türkiye’nin tepkisini iletti .
BÖLGESEL ETKİLER VE KAYIPLAR
Çatışmalar sadece askeri hedeflerle sınırlı kalmıyor. İran hükümeti, savaşın dört gününde biri Minab kentinde 165 okul çocuğunun da aralarında bulunduğu yaklaşık 1050 İranlının hayatını kaybettiğini duyurdu .
· Körfez’de Vurulan Gemiler: İran, misilleme olarak Körfez ülkelerini vururken, Sri Lanka açıklarında İran donanmasına ait bir gemi kimliği belirsiz bir denizaltı tarafından hedef alındı. Gemide 101 denizcinin kayıp olduğu bildirildi .
· Hürmüz’de Gerilim: İran Devrim Muhafızları, dünya petrolünün %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda “tam kontrole” sahip olduklarını duyurdu ve geçiş yapacak gemileri tehdit etti .
· Lübnan ve Hizbullah: İsrail, Hizbullah hedeflerini bombalarken, Hizbullah da İran’a destek için saldırılar başlattı. Lübnan’da 50’den fazla kişi hayatını kaybetti .
Ortadoğu’da devam eden bu büyük kaosun ne kadar süreceği ve tarafların kayıplarının gerçek boyutu merak konusu olmaya devam ediyor. Fatihdoğanmedya, bölgedeki gelişmeleri anbean takip ediyor.
Gündem
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı
Tarih: 19 Nisan 2026, Cumartesi | 15:30

Gülistan Doku soruşturması kapsamında “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlamalarıyla tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in savcılık ifadesine ulaşıldı. Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden Sonel, “Gülistan Doku’yu şahsen tanımıyorum. Tecavüz iddiası iğrenç bir durumdur” dedi. Öte yandan Sonel’in ifadesi, baz kayıtları ve tanık beyanlarıyla çelişiyor
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun (20) kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir dönüm noktası yaşandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan 10 kişiden biri olan, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Sonel, hakkındaki suçlamaları reddederken verdiği ifadede bazı dikkat çeken ayrıntılar yer aldı.
“Gülistan Doku’yu tanımıyorum”
Mustafa Türkay Sonel, ifadesinde Gülistan Doku’yu hiç tanımadığını, kendisiyle bir iletişiminin olmadığını ve olay medyaya yansıyana kadar adını dahi duymadığını iddia etti.
“Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Herhangi bir yerde, herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir.”
Sonel, bu ifadeleriyle, Gülistan Doku’nun çalıştığı kafede defalarca baz kaydı tespit edilmesiyle ilgili çelişkili bir durum ortaya koydu. Doku’nun çalıştığı kafede Sonel’e ait baz kayıtlarının bulunması, savcılığın en önemli delilleri arasında yer alıyor.

“Ben bu tabancayla birisini vurdum” iddiasına yalanlama
Mustafa Türkay Sonel, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın ifadesinde geçen iddialara da sert tepki gösterdi. Celal Altaş, jandarmada verdiği ifadede, oğlu Umut’un kendisine “Ben bu tabancayla birisini vurdum” dediğini öne sürmüştü.
Sonel, bu iddiayı kesin bir dille reddetti:
“Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen ‘Ben bu tabancayla birisini vurdum’ şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Bu duruma şaşkınım, Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi.”
Tecavüz iddialarına sert tepki
Sonel, gizli tanık beyanında yer alan tecavüz iddialarına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
“Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile ilgili benim hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Bu konu iğrenç bir durumdur.”
Sonel, jandarmada verdiği ifadede ise “Benim de kız kardeşim var, bu tecavüz kelimesini duydukça iğreniyorum” dedi. Ayrıca silahlara merakı olmadığını, bahsedilen Uzi veya Akrep tarzı silahların aracında bulunmadığını belirtti.
“Umarım gerçekler en kısa zamanda ortaya çıkar”
Sonel, ifadesinde Doku ailesine yönelik duygusal ifadeler de kullandı:
“Umarım bu gerçekleri en kısa zamanda ortaya çıkar, Gülistan’ın gözü yaşlı annesinin bir damla gözyaşına ben kurban olurum. Ben Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum.”
Tutuklama süreci ve soruşturmadaki son durum
Mustafa Türkay Sonel, 14 Nisan 2026’da İstanbul’da gözaltına alınmış, 18 Nisan’da ise “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlarından tutuklanmıştı. Sonel’in tutuklanmasıyla birlikte soruşturmada tutuklu sayısı 10’a yükseldi.
Soruşturma kapsamında şu ana kadar 15 kişi gözaltına alınırken, tutuklananlar arasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yanı sıra dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski polis memuru Gökhan Ertok ve Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov gibi isimler de bulunuyor.
Baz kayıtları ve tanık ifadeleriyle çelişkiler
Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi, soruşturma dosyasındaki bazı delillerle çelişiyor. Sonel, Doku’nun çalıştığı kafede defalarca baz kaydı tespit edilmesine rağmen Gülistan Doku’yu tanımadığını iddia ediyor. Ayrıca Sonel’in, 5 Ocak 2020 günü firari şüpheli Umut Altaş ile aynı araçta olduğu PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtları da dosyada yer alıyor.
Sonel, 5 Mayıs 2020 tarihinde Elazığ’dan Tunceli’ye gelişinin görüldüğü ancak öncesinde Tunceli’den Elazığ’a çıkışının görülmediği hususunda ise “bir diyeceğim yok” demekle yetindi.
Arka plan: Gülistan Doku’nun kayboluşu
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Yıllardır süren belirsizliğin ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla dosya yeniden açıldı ve geniş çaplı bir operasyon başlatıldı.
Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında “suç delillerini yok etme ve gizleme” suçlamasıyla işlem yapılırken, Mustafa Türkay Sonel hakkında ise “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlamaları yöneltiliyor.
Fatih Doğan Medya – Güvenilir haberciliğin adresi.
Gündem
Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in gözaltı süresi uzatıldı
Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in gözaltı süresi uzatıldı
Tarih: 19 Nisan 2026
Saat: 16:30

ERZURUM – Türkiye’nin yakından takip ettiği Gülistan Doku soruşturması kapsamında Elazığ’da gözaltına alınarak Erzurum’a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in emniyetteki sorgusu devam ediyor. Edinilen bilgiye göre, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasıyla karşı karşıya olan Sonel’in gözaltı süresinin 1 gün daha uzatıldığı öğrenildi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında işlem yapılmak üzere Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı gönderilmişti. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısına istinaden soruşturma başlatan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Sonel, 17 Nisan 2026 akşam saatlerinde Elazığ’da gözaltına alınmış ve 18 Nisan sabahı karayoluyla Erzurum’a getirilmişti.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 161’inci maddesi uyarınca, vali ve kaymakamların kişisel suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) bulunduğu yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığı’na ait olduğu için Sonel’in adli işlemleri Erzurum’da yürütülüyor.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuncay Sonel hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçunu işlediğine dair yeterli şüphe bulunduğunu değerlendiriyor.Sonel’in Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki sorgusu sürerken, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Erzurum Adliyesi’ne sevk edilmesi bekleniyor.
Soruşturmada şu ana kadar 10 kişi tutuklanırken, Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel “nitelikli cinsel saldırı” ve “kasten öldürme” suçlamalarıyla, koruma polisi Şükrü Eroğlu ise “suç delillerini gizleme, değiştirme ve yok etme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla başlatılan soruşturma sonrası halen Mülkiye Başmüfettişi olan Sonel, 17 Nisan’da açığa alınmıştı.
Öte yandan, soruşturma kapsamında Bursa’da gözaltına alınan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Çağdaş Özdemir’in Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemleri de devam ediyor.
Gündem
İzmir’de Yürek Yakan Kaza: Genç Doktor Beyza Nur Pürmüs Alevler İçinde Can Verdi
İzmir’de Yürek Yakan Kaza: Genç Doktor Beyza Nur Pürmüs Alevler İçinde Can Verdi
Tarih: 19 Nisan 2026, Cumartesi | Saat: 15:45

İzmir’in Menderes ilçesinde meydana gelen feci trafik kazası, tüm Türkiye’yi yasa boğdu. 25 yaşındaki Patoloji Asistanı Dr. Beyza Nur Pürmüs, kullandığı otomobilin kontrolden çıkarak beton bariyerlere çarpması sonucu çıkan yangında hayatını kaybetti. Kapıların kilitlenmesi ve emniyet kemerinin takılı olması nedeniyle genç doktor, alevlerin arasından çıkarılamadı.
Felaket Gişelerde Geldi
Kaza, dün (18 Nisan 2026) saat 19.00 sıralarında O-31 İzmir-Aydın Otoyolu Havalimanı gişeleri girişinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Beyza Nur Pürmüs idaresindeki 35 CPT 125 plakalı otomobil, henüz bilinmeyen bir nedenle kontrolden çıkarak yol kenarındaki beton bariyerlere çarptı. Çarpmanın şiddetiyle araçta aniden yangın çıktı ve rüzgarın da etkisiyle alevler kısa sürede tüm otomobili sardı.
Olay yerine ihbar üzerine otoyol jandarması, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın söndürüldü ancak yapılan incelemede Beyza Nur Pürmüs’ün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.

“Kapılar Kilitliydi, Çıkamadı”
Kazanın en can alıcı noktası ise aracın kapılarının kilitli olması ve emniyet kemerinin takılı bulunmasıydı. Bu durum, gerek çevredeki vatandaşların gerekse olay yerine ulaşan ekiplerin müdahalesini imkansız hale getirdi. Genç doktor, alevlerin arasında mahsur kalarak feci şekilde can verdi.
Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, kazanın kesin nedeninin yapılacak teknik incelemeler sonucunda netlik kazanacağı bildirildi.
Daha 25 Yaşındaydı, Hayalleri Vardı
Kazada hayatını kaybeden Beyza Nur Pürmüs’ün, Bakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Patoloji Asistanı olarak görev yaptığı öğrenildi. 2025 yılında Kocaeli Tıp Fakültesi’nden mezun olan genç doktorun, mesleğinin henüz başında olduğu belirtildi.
Genç yaşında hekim olma hayalini gerçekleştiren Pürmüs’ün ani ölümü, ailesi, yakınları ve meslektaşlarını derin bir üzüntüye boğdu.
Hastaneden Duygusal Taziye Mesajı
Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi, acı kaybın ardından bir taziye mesajı yayımladı. Hastaneden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bölümümüz asistanlarından Beyza Nur Pürmüs’ün vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Kısa sürede naifliği ve içtenliğiyle herkesin takdirini kazanan değerli çalışma arkadaşımızın ani kaybı bizleri derinden sarsmıştır”.
Cenaze Töreni Bilgileri
Beyza Nur Pürmüs’ün cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alındı. Genç doktorun cenazesinin 19 Nisan 2026 Pazar günü (bugün) ikindi namazını müteakiben EVKA-2 Merkez Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Doğançay Mezarlığı’nda toprağa verileceği bildirildi.
-
Gündem6 gün önceBatman’da 3 Günde 2 Ölüm: Kayıp Öğretmenlerin Cesedi Bulundu
-
Gündem1 hafta önceÖzge cinayetinde eşe beraat, 2 sanığa ağırlaştırılmış müebbet
-
Gündem6 gün önceİstanbul’da kan donduran vahşet! 16 yaşındaki Mertcan’ı demir sopalarla darbedip videosunu çektiler: ‘Öldüresiye dayak’ dehşetinde 2 tutuklama
-
Gündem3 gün önceKahramanmaraş Okul Katliamında Baba İfadesi: “Oğlumun Silahlara Merakı Vardı, Poligonda Birlikte Ateş Ettik”
-
Gündem1 hafta önceKahramanmaraş’ta Korkunç Cinayet: Kayıp Adam Metruk Binada Boğazı Kesilmiş Halde Bulundu
-
Gündem5 gün önceŞanlıurfa Siverek’te Lisede Dehşet! Saldırgan Günler Öncesinden “Hazır Olun” Diyerek Tehdit Etmiş, 4 Yönetici Görevden Alındı
-
Gündem2 gün önce“SINIFIMIZA GİRDİ ‘KAÇIŞINIZ YOK’ DİYE BAĞIRDI” – YARALI KURTULAN ÇOCUK DEHŞETİ ANLATTI
-
Gündem4 gün önceŞanlıurfa Siverek’te 16 Kişiyi Yaralayan Saldırgan Sessizce Toprağa Verildi! Ailesi Koruma Altına Alındı
