Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Ekonomi

Profesyonel görün, iş yapma, yüksek maaş al: Sessiz gizlenmeyi tanıyalım

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Forbes’ta dün yayınlanan bir makale, iş yerlerinde “çalışıyor gibi görünenlere” yeni bir tanım getirildiğini gösteriyor. Bu çalışma taktiğine “Sessiz gizlenme” deniyor. Aslında bu terim basitçe çalışıyor gibi görünenleri de tarif ediyor. 

Forbes’teki makale şöyle: 

Farklı sektör ve yaş gruplarından 2 bin çalışanla yapılan yeni bir Attensi anketi, ‘sessiz gizlenme’yi iş gücünde yaşanan sessiz bir kriz olarak tanımlıyor: Katılımcıların yüzde 58’i, yargılanmaktan kaçınmak için bilgi veya yeterlilik eksikliklerini sakladığını, yani yetkinliklerini örtbas ettiğini kabul ediyor. Katılımcıların neredeyse yarısı, iş yerinde bir şeyi anlıyormuş gibi yaptığını; yüzde 40’ı ise nasıl ilerleyeceğini bilmediği halde yardım istemekten kaçındığını söylüyor.

Hu-X’in kurucusu Tia Katz, üç yıl önce sessiz istifanın konuşulduğunu ancak artık ‘sessiz çöküş’ gibi başka kavramların da ortaya çıktığını belirtiyor. Sessiz çöküş; tükenmişlik, içe çekilme ve görünmeyen kopuşlar şeklinde ortaya çıkan duygusal yıpranmayı tanımlıyor. Katz’a göre bugünkü birçok davranışın arkasında aslında daha da görünmez bir şey var: Sessiz gizlenme.

Gizleme terimi, kişilerin ait hissetmek, yargılanmaktan veya ayrımcılıktan kaçınmak için kişisel özelliklerini gizlemesini tanımlamak üzere Profesör Kenji Yoshino tarafından ortaya atıldı. En yaygın gizlenme örnekleri arasında; bireylerin ırk/etnik köken, cinsiyet, cinsel yönelim, yaş, din, engellilik veya diğer kimlik özelliklerini iş yerinde minimize etmeleri yer alıyor. Bunun nedeni çoğu zaman kabul görmek, işten çıkarılmamak ya da terfi edebilmek için.

Forbes’a iş ve kariyer konulu yazılar yazan Bryan Robinson’a göre de birçok insan kariyerinin bir noktasında bu tür bir gizlenmeye başvurabiliyor. Çoğu insan gibi siz de hayatınızın veya kariyerinizin bir noktasında bu tür bir gizlenmeye başvurmuş olabilirsiniz.

Belirli düzeyde gizlenme normal sayılabilir; çünkü sosyal ve profesyonel ortamlarda uyum sağlama ve duygusal zekayı yansıtır. Ancak bu durum kronik hale gelirse, stres, tükenmişlik ve yabancılaşma hissine yol açabilir ve hem bireysel iyi oluşu hem de kurumsal verimliliği olumsuz etkileyebilir. Hu-X ile Hi-Bob tarafından yapılan yeni bir araştırma, çalışanların yüzde 97’sinin en azından zaman zaman, yüzde 67’sinin ise sık sık gizleme davranışında bulunduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre sebepler arasında:

– Profesyonel bir imaj sürdürmek (yüzde 55)
– Sosyal kabul görmek (yüzde 48)
– Ayrımcılıktan kaçınmak (yüzde 46)
– Terfi, maaş artışı veya prim alma şansını artırmak (yüzde 46)
– Yıl sonu performans değerlendirmelerinde daha iyi not almak (yüzde 43)

En çok gizlenme, üst düzey yöneticilere (yüzde 55) ve doğrudan yöneticilere (yüzde 54) karşı gerçekleşiyor. Araştırmaya katılanlardan biri, takımındaki en yaşlı kişi olduğu için (60 yaşında) gizlenme yaptığını söylüyor. Bir başka çalışan, yargılanmamak için cinsel yönelimini gizliyor. Başkaları ise DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) nedeniyle duyduğu utancı, siyasi görüşlerini ya da Covid aşısı olmadıkları halde olmuş gibi davranmalarını gizlediklerini ifade ediyor.

Z kuşağı iş yerinde neyi gizliyor?

Z kuşağı yalnızca iş yapış biçimini değiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda iş yerinin kurallarını da sessizce yeniden yazıyor. Hu-X x Hi-Bob araştırması, Z kuşağının donuk, ilgisiz gibi görünen meşhur “boş bakışı”nı açıklamakta bu gizleme davranışının rolü olabileceğini öne sürüyor. Z kuşağı çalışanlar, Baby Boomer’lara kıyasla iki kat daha fazla kimliklerini gizliyor; yüzde 56’sı bu durumu insan kaynaklarıyla olan görüşmelerde bile sürdürdüklerini söylüyor. Z kuşağının neredeyse yarısı, daha “terfi edilebilir” görünmek için ruh sağlığı sorunlarını, öz bakım alışkanlıklarını veya geçmiş deneyimlerini gizlediğini belirtiyor.

Araştırma ayrıca Z ve Y kuşağının (Millennials), gizleme davranışını stratejik bir karar olarak gördüğünü belirtiyor. Bu davranışla:

– Terfi, maaş artışı ve prim ihtimalini artırmak
– Yıl sonu değerlendirmelerinde daha iyi sonuç almak
– Ayrımcılıktan kaçınmak
– Sosyal kabul görmek amaçlanıyor

PR Newswire tarafından yapılan ikinci bir araştırma, Z kuşağı çalışanlarının toplantı notlarını özetlemek, kodlama yapmak ve fikir üretmek gibi görevlerde yapay zeka araçlarını hızla benimsediğini ancak bu kullanımı yöneticilerinden gizlediklerini ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, bu gizliliğin temelinde işlerini kaybetme korkusunun olduğunu düşünüyor. Z ve Y kuşağı çalışanlarının yüzde 47’si, yapay zekanın işlerini ellerinden alabileceğinden endişeli. Bu iki kuşağın yüzde 30’u ise şirketlerinin yapay zeka politikalarını bilmiyor.

Katılımcıların yüzde 63’ü, iş amaçlı olarak kişisel uygulamalar veya yazılımlar kullandığını söylüyor. Araştırmacılar bunun kurumsal güvenlik açısından ciddi bir risk oluşturabileceğini belirtiyor. Wrike CMO’su Christine Royston ise şirketlerde yapay zekaya dair yönerge veya prosedür eksikliğini “verimlilik ve güvenlik için geri sayan bir bomba” olarak tanımlıyor.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Altın Fiyatlarında Şubat’tan Bu Yana Bir İlk: Temmuz Ayı Kazançla Kapanıyor

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Altın Fiyatlarında Şubat’tan Bu Yana Bir İlk: Temmuz Ayı Kazançla Kapanıyor

Tarih: 31 Temmuz 2026
Saat: 14:00
Okuma Süresi: 3 dakika

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

Altın piyasasında uzun süredir devam eden düşüş trendi, temmuz ayında kırıldı. Değerli metal, şubat ayından bu yana ilk kez aylık bazda artıda kapanmaya hazırlanıyor. Peki bu yükselişin ardında hangi gelişmeler var?

Haftanın Son İşlem Gününde Gerileme, Aylık Bazda Kazanç

Altın fiyatları, temmuz ayının son işlem günü olan 31 Temmuz Cuma günü kâr satışları ve doların toparlanmasının etkisiyle hafif bir gerileme kaydetti. Spot altın yüzde 0,6 düşüşle 4.075 dolar seviyesine inerken, gram altın ise 6.212 TL seviyesinden işlem gördü.

Ancak günlük bazdaki bu düşüşe rağmen, temmuz ayının genelinde altın yaklaşık yüzde 2 oranında değer kazandı. Bu performans, mart, nisan, mayıs ve haziran aylarında yaşanan düşüşlerin ardından, şubat ayından bu yana altının ilk kez aylık bazda pozitif bir kapanış yapacağı anlamına geliyor.

ABD Enflasyon Verisi Fed Beklentilerini Şekillendirdi

Altına olan talebi artıran en önemli faktörlerin başında, ABD’de haziran ayında açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalması geldi. Bu veri, yatırımcılar arasında ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yakın vadede agresif faiz artırımlarına gitmeyebileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.

Faiz getirisi olmayan altın için yüksek faiz oranları genellikle baskı unsuru olurken, daha ılımlı bir faiz görünümü değerli metale destek sağlıyor. Piyasalar, Fed’in eylül ayındaki toplantısında yeni bir faiz artışına gidip gitmeyeceğini yakından takip ediyor.

Orta Doğu’daki Gerilim Güvenli Liman Talebini Artırdı

Temmuz ayında altını destekleyen bir diğer unsur ise Orta Doğu’da yeniden tırmanan jeopolitik riskler oldu. İran ile ilgili gelişmeler ve bölgedeki çatışmalar, yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altına yönelmesine neden oldu.

Analistler, bölgedeki belirsizliklerin altın üzerindeki risk primini yüksek tuttuğunu belirtirken, Fed’in faiz görünümüne ilişkin belirsizliğin tamamen ortadan kalkmadığına da dikkat çekiyor. Piyasalar halihazırda eylül ayında yeni bir faiz artışı ihtimalini fiyatlarken, bu durum altındaki yükselişin şimdilik sınırlı kalmasına neden oluyor.

Yatırımcılar Ne Yapmalı?

Uzmanlar, altın fiyatlarının önümüzdeki dönemde Fed’in faiz politikalarına ilişkin sinyaller ve jeopolitik gelişmelere bağlı olarak dalgalanmaya devam edeceğini öngörüyor. Yatırımcıların, portföylerini çeşitlendirirken bu faktörleri göz önünde bulundurmaları ve piyasa koşullarını yakından takip etmeleri öneriliyor.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

En Düşük Emekli Maaşı 23 Bin 552 Liraya Yükseldi – Resmi Gazete’de Yayımlandı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

En Düşük Emekli Maaşı 23 Bin 552 Liraya Yükseldi – Resmi Gazete’de Yayımlandı

Giriş Tarihi: 31 Temmuz 2026. 01:43
Okuma Süresi: ~3 dakika

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

 

En Düşük Emekli Maaşı 23 Bin 552 Liraya Yükseldi

Milyonlarca emeklinin yakından takip ettiği en düşük emekli maaşı düzenlemesi Resmi Gazete’de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilip yasalaşan kanunla birlikte en düşük emekli aylığı 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkarıldı. Yeni düzenleme, 2026 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren geçerli olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yürürlüğe giren 7590 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, emekli maaşlarının yanı sıra vergi, enerji, turizm, ulaştırma, özel öğretim kurumları, PTT ve siber güvenlik alanlarını da kapsayan geniş bir düzenleme paketini beraberinde getirdi.

Emekli Maaşlarına Müjdeli Haber

SSK, Bağ-Kur ve emekli sandığından aylık alan yaklaşık 16 milyon vatandaşı doğrudan ilgilendiren kararla, dosya bazında ödenen en düşük emekli aylığı tarihi bir seviyeye taşındı. Düzenlemenin Temmuz ayı ödemelerinden itibaren uygulanmaya başlanmasıyla birlikte, kök maaşı düşük olan emeklilerin cebine giren para önemli ölçüde artacak.

Uzmanlar, bu artışın özellikle asgari ücret seviyesindeki emekliler için hayat pahalılığı karşısında önemli bir nefes aldıracağını belirtiyor. Yeni rakamla birlikte en düşük emekli maaşı, net asgari ücretin hemen altında bir seviyeye yükselmiş oldu.

Tek Başına Emekli Düzenlemesi Değil

Kanun yalnızca emekli maaşlarını kapsamıyor. Getirilen diğer önemli düzenlemeler şöyle sıralanıyor:

Aday Sürücülere Yeni Kurallar: İlk kez ehliyet alanlar ve belgesi iptal edilip yeniden alanlar iki yıl boyunca aday sürücü sayılacak. Bu süreçte 75 ceza puanını aşan veya 0,20 promil üzerinde alkollü araç kullananların belgesi iptal edilecek.

Turizm İşletmelerine Prim Desteği: Turizm işletmesi belgeli özel konaklama tesislerine, 2026 Mayıs-Aralık döneminde çalıştırdıkları sigortalılar için prim desteği sağlanacak. Destek, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak.

Nükleer Enerji Yatırımlarına Vergi Kolaylığı: Nükleer enerji santrali yatırımlarında damga vergisi muafiyeti getirildi. Ayrıca bu yatırımlara yönelik KDV istisnası ve iade imkânı tanındı. Kurumlar vergisi oranı, 2045 sonuna kadar yüzde 50’den yüzde 25’e düşürüldü.

Araçlarda ÖTV Düzenlemesi: Bazı araçlar için asgari maktu ÖTV belirlendi. L sınıfı araçlarda bu tutar 30 bin, diğer araçlarda ise 100 bin liradan az olmayacak. Cumhurbaşkanı’na araç özelliklerine göre farklı vergi tutarları belirleme yetkisi verildi.

Özel Öğretim Kurumlarına Yaptırımlar: Milletlerarası okulların Türk vatandaşı öğrenci kaydetmesi halinde idari para cezası uygulanacak ve kurumun açma izni iptal edilecek.

Siber Güvenlik Başkanlığı’na Yeni Yetkiler: İnternet alan adlarına ilişkin politika ve düzenleme yapma yetkisi Siber Güvenlik Başkanlığı’na verildi. Güvenlik ve istihbarat kurumlarının talebi üzerine tedbir kararı alınabilecek.

Ulaştırma Cezaları Yeniden Düzenlendi: Karayolu, demiryolu ve denizcilikteki ihlallere uygulanacak idari para cezaları yeniden belirlendi. Bazı ihlallerde ceza 10 milyon liraya kadar çıkabilecek.

Yürürlük Tarihleri

Kanunun farklı maddeleri farklı tarihlerde yürürlüğe girecek. En düşük emekli aylığına ilişkin düzenleme Temmuz ödeme döneminden itibaren, prim oranlarına ilişkin değişiklik ise 1 Ağustos 2026 tarihinde uygulanmaya başlanacak. Diğer hükümlerin büyük bölümü ise Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi.

Emekliler Ne Zaman Alacak?

Yeni düzenleme Temmuz ayı maaş ödemelerini kapsıyor. Bu ay içinde maaşını henüz almayan emekliler, zamlı tutarı hesaplarında görecek. Maaşını Temmuz öncesinde alanlar ise fark ödemesini ilerleyen günlerde bekleyebilecek.

Sonuç

En düşük emekli maaşının 23 bin 552 liraya yükseltilmesi, dar gelirli emekliler için önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki günlerde SGK’nın resmi açıklamaları ve ödeme takvimiyle birlikte detaylar netleşecek. Gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Depozito İade Sisteminde Devrim: Getirene 1 TL, Alana 50 Kuruş

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Depozito İade Sisteminde Devrim: Getirene 1 TL, Alana 50 Kuruş

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 17:00
Okuma Süresi: 3 dakika

FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Türkiye’nin geri dönüşüm ve çevre politikasında yeni bir dönemin kapıları aralandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi’ne yeni bir soluk geldi. Artık vatandaşlar ambalaj iadelerini sadece büyük merkezlerde değil, mahalle arasındaki bakkalda, markette ve büfede de gerçekleştirebilecek. Sistemin yeni ayağında getirene 1 lira, alana ise 50 kuruş teşvik ödenecek. İşte detaylar…

Mobil DOA ile Esnaf da Sistemin Bir Parçası Oldu

30 Temmuz itibarıyla devreye alınan Mobil DOA uygulaması, depozito iade noktalarına erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor. Sistemin en dikkat çeken yeniliği, iade makinesi bulunmayan mahalle marketleri, bakkallar ve büfelerin de sürece dahil edilmesi. Bu işletmelere ücretsiz olarak dağıtılan Mobil DOA cihazları sayesinde esnaf, ambalajları hızlı ve güvenli bir şekilde teslim alabilecek.

Cihaz, barkod okuma, ambalaj sayımı ve veri aktarımı gibi tüm işlemleri tek bir noktada topluyor. Vatandaşlar ise iade işlemini başlatmak için cep telefonlarıyla cihaz üzerindeki karekodu okutacak, ardından DOA logolu içecek ambalajlarının barkodlarını sisteme kaydedecek.

İşlem Anlık, Ödeme Cüzdana

Sisteme kaydedilen her ambalajın verileri anlık olarak DOA Sistemi’nin dijital altyapısına aktarılıyor. Doğrulama işlemi tamamlandığında, her ambalaj için belirlenen 1 TL depozito bedeli doğrudan vatandaşın DOA Cüzdan hesabına yükleniyor. Bu sayede iade işlemleri kullanıcı hesaplarıyla eşleştirilerek güvenli ve izlenebilir bir şekilde gerçekleştiriliyor.

Esnafa 50 Kuruş Teşvik

Sistemin sürdürülebilirliği için esnafa da cazip bir teşvik sunuluyor. Teslim edilen her ambalaj için işletmelere 50 kuruş teşvik ödemesi yapılacak. Bu uygulama, hem vatandaşların daha fazla noktada iade yapabilmesini sağlarken hem de esnafın sisteme aktif katılımını teşvik ediyor.

Amaç: Herkesin Erişebileceği Noktalar Oluşturmak

Türkiye Çevre Ajansı Çevre Mühendisi Aybike Mısır, sistemin yeni aşamasının amacını şu sözlerle özetledi:

“Depozito iade makinesi kurulu olmayan yerlerde vatandaşın rahatlıkla erişebileceği, iade işlemlerini hızlı, izlenebilir ve güvenli bir şekilde yapabileceği yeni noktalar oluşturmak.”

Mısır, depozito iade makinelerinin yaygınlaştırılması çalışmaları devam ederken, esnafla birlikte Mobil DOA cihazları üzerinden iade noktalarının artırılmasına devam edileceğini vurguladı. Vatandaşların DOA mobil uygulaması üzerinden işlemlerini gerçekleştirebileceğini, iade noktalarını görüntüleyebileceğini ve süreçleri yönetebileceğini de sözlerine ekledi.

Çevreye ve Ekonomiye Çifte Katkı

Yeni düzenleme, hem çevreye hem de vatandaşın cebine katkı sağlamayı hedefliyor. Ambalaj atıklarının geri dönüşüme kazandırılması, doğaya atılan atık miktarını azaltırken, vatandaşlar da iade ettikleri her ambalaj için 1 TL kazanıyor. Esnafın elde ettiği 50 kuruş teşvik ise sistemin yaygınlaşmasında önemli bir motive edici unsur olarak öne çıkıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar