Büşra Bebek Nerede? Annenin Yeni İfadesi Sonrası Aramalar Araziye Yoğunlaştı
Yayın Tarihi: 15 Eylül 2026, 10:02
Okuma Süresi: 8 dakika
Kategori: Gündem / Asayiş
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Sivas’ın Divriği ilçesinde 10 Eylül’de kaybolduğu bildirilen 11 aylık Büşra Balıkçı için yürütülen arama ve soruşturma yeni bir aşamaya geçti. Günlerdir ekiplerin bölgede aradığı bebeğin annesi Elif Balıkçı’nın savcılıkta önceki anlatımından farklı bir ifade vermesi üzerine çalışmalar, ailenin kaldığı çadırların yakınındaki araziye yoğunlaştırıldı. Anne, bebeğin babası Yusuf Balıkçı tarafından öldürüldüğünü ve cansız bedeninin çadırların yaklaşık 1-2 kilometre yukarısındaki taşlık alana bırakıldığını öne sürdü. Ancak 15 Eylül sabahı itibarıyla Büşra bebeğin bulunduğuna ilişkin doğrulanmış bir açıklama yapılmış değil.
Büşra bebeğin kaybolmasının ardından başlayan süreçte aile üyelerinin birbirinden farklı beyanlarda bulunması, soruşturmanın kapsamının genişletilmesine neden oldu. İlk aşamada yabani hayvan saldırısından kaçırılma ihtimaline, daha sonra bebeğin para karşılığında verildiği iddiasından ölüm iddiasına kadar birbirinden oldukça farklı senaryolar gündeme geldi. Savcılık ve jandarma ekiplerinin ise tüm iddiaları adli deliller üzerinden araştırmayı sürdürdüğü bildiriliyor.
Büşra bebek ne zaman ve nerede kayboldu?
Olay, 10 Eylül 2026’da Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyünde meydana geldi. Diyarbakır’dan bölgeye hayvancılık yapmak amacıyla gelen Balıkçı ailesi, yaylada kurulan çadırlarda kalıyordu.
Anne Elif Balıkçı, 11 aylık kızı Büşra’yı çadırda bulamadığını belirterek 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbarın ardından AFAD, jandarma ve komando ekiplerinin katılımıyla geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. İz takip köpekleri ve insansız hava araçları da çalışmalarda kullanıldı.
Bölgede özellikle çadırların çevresi, kırsal arazi ve ulaşılması güç noktalar ekipler tarafından tarandı. Arama faaliyetleri ilerledikçe soruşturmanın yalnızca bir kayıp vakası olmadığı ihtimali üzerinde de durulmaya başlandı.

Bebeğe ait olduğu belirtilen kıyafetler arazide bulundu
Aramalar sırasında çadırların yaklaşık 2 kilometre uzağında Büşra bebeğe ait olduğu değerlendirilen bazı kıyafetlere ulaşıldı. DHA’nın aktardığı bilgilere göre yapılan ilk incelemelerde kıyafetlerde yırtık, hasar veya kan izine rastlanmadı. Bu bulgu, bebeğin bir yabani hayvan tarafından götürüldüğü ihtimaliyle birlikte başka olasılıkların da değerlendirilmesine yol açtı
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında bebeğin kaçırılmış olabileceği ya da para karşılığında başka kişilere verilmiş olabileceğine ilişkin iddialar da incelenmeye başladı.
Bunun üzerine anne ve baba dahil aile çevresindeki kişiler ile olayla bağlantısı bulunup bulunmadığı araştırılan bazı isimlerin ifadelerine başvuruldu.
Aile üyelerinin ifadelerindeki farklılıklar soruşturmayı değiştirdi
Dosyadaki en önemli başlıklardan biri, aile üyelerinin verdiği ifadelerin zaman içerisinde değişmesi oldu.
Anne Elif Balıkçı’nın soruşturmanın bir aşamasında eşinin Büşra bebeği para karşılığında başka kişilere verdiğini ileri sürdüğü bildirildi. Baba Yusuf Balıkçı’nın ise bebeğin kaybolduğu yönündeki ilk anlatımını sürdürdüğü belirtildi. Nefes’in haberinde babanın bebeğin bir ayı tarafından götürüldüğünü söylediği aktarılırken, diğer haber kaynaklarında babanın kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediği ve kızının kaybolduğunu savunduğu bilgisi yer aldı.
Soruşturma kapsamında toplam 9 kişinin bir aşamada gözaltına alındığı, bunlardan üçünün daha sonra serbest bırakıldığı bildirildi. Gözaltı ve ifade işlemleri devam ederken anne Elif Balıkçı’nın savcılığa verdiği yeni ifade, aramaların yönünü değiştiren gelişme oldu
Anne Elif Balıkçı savcılıkta ne söyledi?
Anne Elif Balıkçı, savcılıkta verdiği ek ifadede daha önceki anlatımını değiştirdi.
Balıkçı, eşi Yusuf Balıkçı’nın bebeğin sırtına sert şekilde vurduğunu gördüğünü, bir süre sonra çadıra döndüğünde kızını bulamadığını ileri sürdü. Anne ayrıca eşinin bebeğin cansız bedenini çadırların yaklaşık 1-2 kilometre yukarısında bulunan araziye götürerek taşların arasına bıraktığını iddia etti.
Bu anlatımın şu aşamada annenin soruşturma makamlarına verdiği iddia niteliğindeki beyanı olduğu özellikle vurgulanmalı. Bebeğin cansız bedenine ulaşılmadan ve adli incelemeler tamamlanmadan ölüm nedeni, ölüm şekli veya sorumlular konusunda kesin bir sonuca varılmış değil.
Baba Yusuf Balıkçı’nın ise kendisine yöneltilen iddiaları kabul etmediği ve daha önceki beyanını sürdürdüğü haber kaynaklarına yansıdı.
Annenin tarif ettiği bölgede yer gösterme yapıldı
Savcılıkta verilen yeni ifadenin ardından soruşturma ekipleri bu kez annenin tarif ettiği bölgeye yöneldi.
Elif Balıkçı’ya savcı ve jandarma ekiplerinin gözetiminde arazide yer gösterme işlemi yaptırıldığı bildirildi. Komando, jandarma ve AFAD ekipleri de arama faaliyetlerini söz konusu bölgede yoğunlaştırdı. Bazı haberlerde kadavra köpeklerinin de çalışmalara dahil edildiği belirtildi.
Bölgenin geniş ve zorlu arazi yapısına sahip olması nedeniyle çalışmalar farklı noktalarda devam ediyor.
Annenin tarif ettiği nokta ve çevresinden elde edilecek bulguların dosyanın ilerleyişi açısından kritik öneme sahip olması bekleniyor. Bununla birlikte, şu ana kadar kamuoyuna açıklanan bilgiler arasında Büşra bebeğin bulunduğunu doğrulayan resmi bir açıklama yer almıyor.
Kamera kayıtları da incelemeye alındı
Soruşturma yalnızca yayladaki arama faaliyetleriyle sınırlı tutulmadı.
Jandarma ekiplerinin bölgedeki kara yolları ve çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldığı bildirildi. Olay günü bölgede gerçekleştirilen bir program nedeniyle araç hareketliliğinin fazla olduğu, bu nedenle bölgede bulunan ya da buradan geçen araçların belirlenmeye çalışıldığı aktarıldı.
Bu incelemelerin, bebeğin çadır bölgesinden başka bir araçla götürülmüş olabileceğine ilişkin daha önce gündeme gelen iddiaların kontrol edilmesi bakımından da önem taşıdığı değerlendiriliyor.
Soruşturmada farklı ihtimallerin ortaya atılmış olması nedeniyle güvenlik güçlerinin telefon, kamera, ifade ve arazi bulgularını birlikte değerlendirmesi bekleniyor.
![]() | GÜNDEM Kayıp Büşra Bebek Soruşturmasında Yeni Gelişme: Anne İfadesini Değiştirdi, “Babası Öldürdü” İddiası |
Ailenin diğer dört çocuğu devlet korumasına alındı
Büşra Balıkçı’nın kaybolmasının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da sürece dahil oldu.
Bakanlığın açıklamasına ilişkin haberlerde, ailenin diğer 4 çocuğunun devlet korumasına alındığı belirtildi. Çocuklara ihtiyaçlarına uygun sosyal hizmet modelleri sağlanacağı ve olayla ilgili hukuki sürecin takip edileceği bildirildi.
Bakanlığın müdahalesi, devam eden adli soruşturmanın yanında ailedeki diğer çocukların güvenliği ve sosyal hizmet ihtiyaçları açısından ayrı bir süreç olarak yürütülüyor.
Narin Güran soruşturması neden yeniden gündeme geldi?
Büşra bebeğin kaybolmasının ardından aileden gelen farklı anlatımlar, kamuoyunda 2024 yılında Diyarbakır’da yaşanan Narin Güran cinayetini yeniden hatırlattı.
Narin Güran, 21 Ağustos 2024’te Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolmuş; günler süren aramaların ardından cansız bedeni 8 Eylül’de bir dere yatağında bulunmuştu. O soruşturmada da aile çevresindeki kişilerin ifadeleri ve olayın nasıl gerçekleştiğine yönelik çelişkiler uzun süre gündemde kalmıştı.
Büşra Balıkçı dosyasıyla Narin Güran dosyası arasında hukuki açıdan doğrudan bir bağlantı bulunmuyor. İki olayın birlikte anılmasının nedeni, kayıp çocuk vakası olarak başlayan süreçlerde aile ve yakın çevreden gelen farklı anlatımların soruşturmaların önemli bir bölümünü oluşturması.
Bu nedenle iki dosya arasındaki benzerliğin yalnızca soruşturma süreçlerinin bazı yönleriyle sınırlı olduğu, her olayın kendi delilleri ve adli süreci çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalı.
Büşra bebek bulundu mu?
15 Eylül 2026 sabahı itibarıyla kamuoyuna yansıyan doğrulanmış bilgilere göre Büşra Balıkçı henüz bulunmuş değil.
Anne Elif Balıkçı’nın son beyanının ardından aramalar, çadırların üst tarafında bulunduğu belirtilen taşlık ve kırsal arazi üzerinde yoğunlaştırıldı. Annenin yer gösterme işlemi sırasında tarif ettiği alanlar ekipler tarafından araştırılıyor.
Bu nedenle sosyal medyada ortaya çıkabilecek “Büşra bebeğin cesedi bulundu”, “cinayet kesinleşti” veya benzeri ifadelerin resmi makamlar tarafından doğrulanmadan kesin bilgi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında arazi aramalarının sonucu, kriminal incelemeler, şüpheli ifadeleri, telefon ve kamera kayıtlarının önemli rol oynaması bekleniyor.
Dosyada şu anda en kritik konu Büşra bebeğin bulunması.
Annenin verdiği yeni beyan, soruşturma makamlarına belirli bir bölgeyi işaret etmiş durumda. Arama ekiplerinin bu noktalar ve çevresinde çalışmalarını sürdürmesi bekleniyor. Bebeğe ulaşılması halinde adli tıp incelemeleri, ölüm sebebi ve zamanı gibi başlıklarda belirleyici olacak.
Bunun yanında anne, baba ve diğer şüphelilerin ifadeleri arasındaki farklılıkların delillerle karşılaştırılması; kamera kayıtları ve iletişim verilerinin incelenmesi de soruşturmanın yönünü belirleyecek.
Şüphelilerin hukuki durumlarına ilişkin kararlar ise savcılık işlemleri ve mahkeme değerlendirmelerinin ardından netleşecek.
Bu aşamada herhangi bir kişinin bebeğin ölümünden sorumlu olduğunun kesinleştiğini söylemek mümkün değil. Annenin baba hakkındaki iddiaları adli makamların araştırdığı beyanlar arasında bulunuyor.
Soruşturma için yayın yasağı kararı










