Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Pakistan’daki muson yağışlarında bilanço ağırlaşıyor: 645 ölü

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya | GÜNCEL 23: 00

— Yaz mevsiminin muson sezonunda Pakistan’da etkisini artıran şiddetli yağışlar ve ani sel olayları can kayıplarını yükseltti. Ulusal Afet Yönetimi Kurumu (NDMA) verilerine göre, haziran sonundan bu yana yağışlara bağlı olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısı 645’e ulaştı.

Kısa özet (lead)

Son günlerde özellikle kuzeybatıdaki dağlık bölgelerde görülen şiddetli bulut boşalmaları (cloudburst) ve buna bağlı ani sel ile heyelanlar, çok sayıda yerleşimi yerle bir etti. En ağır kayıplar Khyber Pakhtunkhwa bölgesinde kaydedilirken binlerce kişi evsiz kaldı ve acil yardım çalışmaları devam ediyor.

Nerede, ne oldu?

  • Odak bölge: Khyber Pakhtunkhwa’nın Buner ve çevresi ile ülkenin kuzey kesimleri. Reuters ve bölge kaynakları, bir saatte 150 mm’yi aşan ani yağışların taşkın ve heyelanları tetiklediğini bildiriyor. Bu durum yerel köyleri aniden sular altında bıraktı; yollar, köprüler ve elektrik altyapısı büyük zarar gördü.

  • İl/ilçe dağılımı: NDMA raporuna göre ölümler Khyber Pakhtunkhwa, Pencap, Gilgit-Baltistan, Sindh, Belucistan, Azad Keşmir ve Islamabad’da kayıtlı; Khyber Pakhtunkhwa en yüksek can kaybını bildiriyor. (Bölgesel dağılım ve istatistikler NDMA kaynaklı raporlarda yer alıyor.)

Son durum ve resmi açıklamalar

Yetkililer arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğünü, yolların yeniden açılması ve enkaz kaldırma operasyonlarının öncelik olduğunu söylüyor. Hükümet yetkilileri, bazı eleştirilere rağmen acil yardım ve tazminat taahhütleri verdi; aynı zamanda hızlı ve öngörülemeyen bulut boşalmalarının tahminini zorlaştırdıklarını belirterek müdahale planlarını savundular. Bazı haber kuruluşları, resmi açıklamalarda ülkenin dış yardımlarını kabul etmediğine dair ifadeler olduğunu aktarıyor.

KAYNAKLAR:AP NewsAl Jazeera

İnsan manzarası: tanıklıklar ve insani ihtiyaçlar

Görgü tanıkları evlerinin aniden suyla dolduğunu, araç ve hayvanların sürüklendiğini; bazı köylerde ceset kokusunun ve sağlık risklerinin ortaya çıktığını aktarıyor. Etkilenen bölgelerde temiz su, gıda, sağlık hizmeti ve geçici barınma en acil ihtiyaçlar olarak ön plana çıkıyor. Kurtarma ekipleri, ordunun ve sivil savunma birimlerinin en çok ihtiyaç duyulan yerlerde tahliye ve ilk yardım sağladığını bildiriyor.

İklim bağlantısı: daha sık ve daha şiddetli olaylar

Uzmanlar ve uluslararası gözlemciler, Güney Asya’daki monsun akımlarının iklim değişikliği nedeniyle güçlendiğini ve böylece benzer aşırı yağış olaylarının sıklığının arttığını vurguluyor. Bu olaylar yalnızca can kaybına değil, tarım, altyapı ve yerleşim alanlarında uzun vadeli ekonomik ve sosyal yıkıma neden oluyor. (Küresel ısınma ile muson davranışındaki değişikliklere ilişkin çalışmalar daha önce de benzer uyarılar yaptı.) KAYNAK:The Guardian

Ne bekleniyor?

Meteoroloji yetkilileri, ağustos sonuna kadar birkaç güçlü muson dalgasının daha gelebileceği uyarısında bulundu; bu da arama-kurtarma ve yardım planlarının esnek tutulmasını gerektiriyor. Yetkililer halkı riskli alanlara yaklaşmaktan kaçınmaları ve resmi uyarıları takip etmeleri konusunda uyardı.

Yardım ve yapılabilecekler

  • Resmi kurumların ve yerel yönetimlerin koordinasyonunu bekleyin; acil durum hatları ve güvenli tahliye merkezleri hakkında yerel duyurulara dikkat edin.

  • Bağış yapmayı düşünüyorsanız, güvenilir ve şeffaf yardım kuruluşlarını tercih edin; doğrudan bölge içinde bilinen yerel sivil toplum kuruluşları ve tanınmış uluslararası insani yardım örgütleri önceliklendirilebilir. (Hangi kuruluşa bağış yapacağınız konusunda doğrulama yapın; dolandırıcılık riski yüksek dönemlerde dikkatli olun.)

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Tuvalette doğurduğu bebeğini çöpe atmıştı: O anneye 12 yıl hapis cezası

Yayımlandı

üzerinde

Tuvalette doğurduğu bebeğini çöpe atmıştı: O anneye 12 yıl hapis cezası

Tarih: 13 Mayıs 2026 | Saat: 01:30

Kastamonu’yu Sarsan Olayın Kronolojisi

Olay, 2 Kasım 2023 tarihinde Kastamonu’nun Kuzeykent Mahallesi Karadut Sokak’ta yaşandı. Çöp konteynerinin yanından gelen sesleri fark eden vatandaşlar, poşetin içinde yeni doğmuş bir erkek bebek buldu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, bebeğe ilk müdahaleyi yaptıktan sonra Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Doktorların yoğun çabaları sonucu bebek hayata döndürüldü.

Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü’nün yürüttüğü titiz soruşturmada, bebeğin annesinin olay tarihinde 17 yaşında olan C.Ç. olduğu tespit edildi. Genç kızın, hamileliğini 9 ay boyunca ailesinden gizlediği, evin tuvaletinde tek başına doğum yaptığı ve bebeğin öldüğünü düşünerek çöp poşetine koyduğu ortaya çıktı. İddialara göre C.Ç., poşeti akli dengesinin yerinde olmadığı belirtilen babasına vererek evin yakınındaki konteynere bıraktırdı.

Yargılama Süreci ve Mahkemenin Kararı

C.Ç. hakkında “alt soydan kendisini savunamayacak kişiye karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan Kastamonu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Duruşmada savcı, sanık için müebbet hapis cezası talep etti. Mahkeme heyeti, suçun vasfını ve sanığın yaşını dikkate alarak cezayı belirledi. Mahkeme, önce müebbet hapis cezasına hükmetti; ancak suçun teşebbüs aşamasında kalması ve sanığın suç tarihinde 18 yaşından küçük olması gerekçesiyle cezayı 12 yıla indirdi. Sanık C.Ç., son sözünde pişman olduğunu belirterek tahliyesini talep etti ancak mahkeme bu talebi reddetti.

Korkunç Detay: Bebeği Akli Dengesi Yerinde Olmayan Babaya Attırdı

Soruşturma dosyasına yansıyan en çarpıcı detay, C.Ç.’nin doğum sonrası bebeği çöp poşetine koyduktan sonra babasına vererek “bunu at” dediği yönündeki ifadesi oldu. Baba hakkında akli dengesinin yerinde olmadığına dair sağlık raporu bulunurken, bu durum olayın planlanma boyutunu da tartışmaya açtı. Bebeğin babası olarak belirlenen K.G. ise duruşmada şikayetçi olmadığını beyan etti.

Minik Bebek Şimdi Güvende

Olayın ardından Ankara’da tedavisi tamamlanan ve sağlığına kavuşan bebek, devlet koruması altına alınarak deneyimli bir koruyucu aileye teslim edildi. Bebeğin vasisi S.K., “Bebeğin vasiliğini aldığımdan ötürü çok mutluyum” ifadelerini kullandı.

Hukuki Değerlendirme ve Toplumsal Tepki

Karar, hukuki çevrelerde ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Ceza hukukçuları, mahkemenin verdiği cezanın olayın vahametiyle orantılı olduğunu ancak “pişmanlık” ve “yaş indirimi” tartışmalarını yeniden alevlendirdiğini belirtiyor. Öte yandan karar, yeni doğan bebekleri korumaya yönelik devlet politikalarının ve toplumsal farkındalığın önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Okumaya Devam Et

Gündem

Samsun Havza’da Sağanak Felaketi: Dereler Taştı, 12 Yaralı, Valilik ‘Can Kaybı Yok’ Dedi

Yayımlandı

üzerinde

Samsun Havza’da Sağanak Felaketi: Dereler Taştı, 12 Yaralı, Valilik ‘Can Kaybı Yok’ Dedi

Haber Giriş Tarihi: 13 Mayıs 2026,  | 05:00

Samsun’un Havza ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan kuvvetli sağanak yağış, ilçe merkezinde su taşkınlarına ve sele neden oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün sarı kodlu uyarısının ardından başlayan yağış, kısa sürede Hacı Osman ve Tersakan derelerini taşırdı. Samsun Valiliği, olayda herhangi bir can kaybı olmadığını, 12 kişinin hafif yaralandığını ve ekiplerin aralıksız çalıştığını duyurdu.

Sular Cadde ve Sokakları Göle Çevirdi

Saat 18.00 sıralarında aniden bastıran ve yaklaşık 10 dakika süren yoğun yağış, ilçe merkezindeki 4 mahalleyi doğrudan etkiledi. Taşan dere suları cadde ve sokakları göle çevirirken, çok sayıda ev ve iş yerinin zemin ile bodrum katlarını su bastı. Yollarda oluşan şiddetli akıntı nedeniyle park halindeki onlarca araç sürüklendi ve maddi hasar meydana geldi.

12 Kişi Hastaneye Kaldırıldı, 83 Yaşındaki Ali Amca Müşahedede

Sel sularından korunmaya çalışırken vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan 12 kişi, kendi imkanları ve sağlık ekiplerinin yardımıyla Havza Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hayati tehlikesi bulunmayan yaralılardan 11’i ayakta tedavi edilirken, dramatik bir kurtuluş hikayesi dikkat çekti. Yükselen sulardan korunmak için bir binanın kenarındaki demir profillere tutunarak uzun süre su içinde bekleyen 83 yaşındaki Ali Ö., yaşı gereği müşahede altına alındı.

Samsun Valisi Orhan Tavlı: “Can Kaybımız Yok, Hasar Tespiti Sürüyor”

Samsun Valisi Orhan Tavlı, selin hemen ardından bölgeye gelerek incelemelerde bulundu ve basın mensuplarına açıklamalar yaptı. Olayda can kaybı olmamasının en büyük teselli olduğunu belirten Vali Tavlı, “Valilik, AFAD, Büyükşehir Belediyesi, DSİ, Karayolları, ilçe belediyesi, emniyet ve jandarma ekiplerimiz hızla bölgeye sevk edildi. Şu an yağış çekilmiş durumda, iş yerlerine ve araçlara gelen zararları tespit ediyoruz. Tüm kurumlarımızın sahadaki çalışmaları sabaha kadar devam etti” dedi.

17 İlçede AFAD Merkezleri Aktif Edildi

Samsun Valiliği, meteorolojik uyarı sonrası ilgili afet gruplarının Samsun Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde toplanarak hızla harekete geçtiğini bildirdi. Valilik koordinasyonunda 17 ilçe AFAD Merkezi aktif hale getirilirken, tüm belediyeler ve kaymakamlıklar teyakkuz durumuna geçirildi. Bölgeye AFAD, DSİ 7. Bölge Müdürlüğü, Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü ve çok sayıda sağlık ile güvenlik ekibi sevk edildi.

Selden Etkilenen 3 Okulda Eğitime Ara Verildi

Yaşanan sel felaketi eğitimi de etkiledi. Sel sularından zarar gören ve temizlik çalışmaları devam eden 25 Mayıs İlkokulu, Çayırözü İlkokulu ve Merkez İlkokulu’nda eğitime 1 gün ara verildiği duyuruldu. Öte yandan Çorum’dan da bölgeye takviye ekipler gönderildiği bildirildi.

Valilikten Vatandaşlara “Geçmiş Olsun” ve Uyarı Çağrısı

Samsun Valiliği, resmi açıklamasında su taşkınlarından etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, acil durum ihbarları için 112 Acil Çağrı Merkezi’nin kullanılması gerektiğini hatırlattı. Açıklamada, il genelinde çalışmaların aralıksız sürdüğü ve vatandaşların ekiplerin uyarılarına titizlikle uyması gerektiği vurgulandı.

FatihDoğanMedya / Özel Haber

Okumaya Devam Et

Gündem

Hamas’ın 7 Ekim’de Aile Üyelerini Cinsel İşkenceye Zorladığı Ortaya Çıktı: “Çığlıkları Duyuyorsunuz, Sonra Sessizlik”

Yayımlandı

üzerinde

Hamas’ın 7 Ekim’de Aile Üyelerini Cinsel İşkenceye Zorladığı Ortaya Çıktı: “Çığlıkları Duyuyorsunuz, Sonra Sessizlik”

Tarih: 13 Mayıs 2026 | Saat: 04:30

Yeni yayımlanan ve iki buçuk yıllık bir soruşturmanın ürünü olan 300 sayfalık rapor, Hamas’ın 7 Ekim 2023 saldırılarında cinsel şiddeti sistematik bir şekilde kullandığını belgeledi. Raporda, aile bireylerinin birbirlerine cinsel eylemlerde bulunmaya zorlandığına dair tüyler ürpertici ifadeler yer aldı.

KUDÜS – 7 Ekim 2023′te Hamas öncülüğünde İsrail’in güneyine düzenlenen ve yaklaşık 1.200 kişinin hayatını kaybettiği, 250’den fazla kişinin rehin alındığı saldırılara ilişkin kapsamlı yeni bir rapor yayımlandı. “Susturulamayanlar” (Silenced No More) adlı rapor, Hamas’ın cinsel şiddeti savaşın sistematik bir silahı olarak kullandığını ve bu vahşetin aileleri hedef alan bir boyuta ulaştığını gözler önüne serdi.

Raporda en çarpıcı bölümlerden biri, Hamas militanlarının aile üyelerini birbirlerine cinsel saldırıda bulunmaya zorladığı yönündeki tanık ifadeleri oldu. Bu eylemler, raporda “aileyi sosyal ve duygusal bir birim olarak yok etmeyi amaçlayan suçlar” anlamına gelen “kinocidal cinsel şiddet” (kinocidal sexual violence) olarak tanımlandı.

Saldırının en karanlık anlarına tanıklık edenlerden biri olan Raz Cohen, Nova Müzik Festivali’nde yaşananları şöyle anlattı: “Adamlar bir kadını araçtan çıkardı… zorla kıyafetlerini çıkardı ve tecavüz etti… Onu defalarca bıçakladılar, öldürdüler… Ölümünden sonra da tecavüz etmeye devam ettiler.”

Bir diğer tanık Darin Komarov ise, bölgeden gelen sesleri unutamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Çığlıkları duyuyorsunuz. Hemen yanı başınızda. Ve sonra… sessizlik.”

“Derin İnsani Bağları Silah Haline Getirdiler”

İsrail merkezli 7 Ekim Suçları Sivil Komisyonu tarafından yürütülen ve 430’dan fazla tanığın ifadesine, 10.000’den fazla fotoğraf ve yaklaşık 2.000 saatlik video analizine dayanan rapora göre, Hamas militanları 13 farklı cinsel şiddet yöntemi kullandı. Bunlar arasında tecavüz, toplu tecavüz, cinsel işkence, genital mutilasyon, cesetlere yönelik cinsel saldırılar ve aile üyeleri önünde gerçekleştirilen eylemler yer aldı.

Raporda özellikle vurgulanan bir diğer nokta, Hamas’ın bu eylemleri sistematik ve koordineli bir şekilde gerçekleştirdiği oldu. Komisyon Başkanı Dr. Cochav Elkayam-Levy, “Cinsel şiddet, hesaplanmış bir stratejiydi; olağanüstü bir gaddarlıkla uygulandı” dedi.

Komisyon, Gazze’ye kaçırılan rehinelerin esaret altında da cinsel şiddete maruz kaldığını raporladı. Agam Goldstein adlı 17 yaşındaki bir rehine, bir aydan uzun süren esaretini, “Sizi yıkan küçük şeylerdir. Bedeniniz üzerinde ve onunla nasıl ilgileneceğiniz konusunda hiçbir kontrolünüz olmadığında…” sözleriyle anlattı.

BM Raporları da Doğruluyor

Yeni raporun bulguları, Birleşmiş Milletler’in daha önceki tespitleriyle de örtüşüyor. BM Genel Sekreteri’nin Çatışma Bölgelerinde Cinsel Şiddet Özel Temsilcisi Pramila Patten’in 2024 yılında yayımladığı rapor, 7 Ekim’de cinsel şiddet uygulandığına inanmak için “makul sebepler” olduğunu belirtmişti.

BM raporu, Hamas ve diğer silahlı grupların İsrail topraklarında tecavüz, toplu tecavüz ve insanlık dışı muamele gerçekleştirdiğini, rehinelerin de benzer şiddete maruz kaldığını ortaya koymuştu.

Hukuki Süreç Başlıyor

Komisyon, belgelenen eylemlerin savaş suçu, insanlığa karşı suç ve soykırım eylemleri kapsamına girdiğini belirtti. Bu kapsamda İsrail Parlamentosu, 7 Ekim suçlarını yargılamak üzere özel bir mahkeme kurulmasını öngören yasayı onayladı. Yasa, cinsel suçları açıkça dava edilecek eylemler arasında sayıyor.

Hamas ise bugüne kadar 7 Ekim’de cinsel şiddet uygulandığını reddetti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar