500 Gram Doğan Doruk Bebek, 5 Aylık Yaşam Mücadelesini Kazandı
Haberin Yayın Tarihi: 14 Ağustos 2026
Haberin Saati: 11:54
Okuma Süresi: 4 dakika
DHA

İstanbul’da 23 haftalıkken yalnızca 500 gram ağırlığında dünyaya gelen Doruk bebek, yoğun bakımda geçen 5 aylık zorlu tedavinin ardından sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Minik bebek, doğumunun ardından 470 grama kadar düşen kilosunu 2 kilo 900 grama çıkarmayı başardı.

Gece Gelen Sancıyla Başlayan Zorlu Süreç
İstanbul’da yaşayan 34 yaşındaki sağlık çalışanı Burcu Yıldız’ın hamileliği, 23. haftasında beklenmedik bir şekilde sona erdi. Bir gece şiddetli ağrı şikayetiyle İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir’e başvuran anne adayı, bebeğinin doğum kanalına girdiğini öğrendi. Yenidoğan Uzmanı Prof. Dr. Nihat Demir ve ekibi tarafından acil olarak doğuma alınan Burcu Yıldız, o anları şöyle anlattı:
“Hamileliğim gayet normal şekilde ilerlerken detaylı ultrasona gideceğimiz günün öncesinde sancım oldu. Ama ben bunu doğum sancısı olarak görmedim, normal bir ağrı sandım. Meğerse çok şiddetli bir ağrıymış; ama herhalde ağrı eşiğimin yüksekliğinden dolayı az hissetmişim. Ertesi gün ultrasona gittiğimde bebeğin kanalda olduğunu öğrendik.”

Doğumdan Sonra 3 Ay Entübe Kaldı
Doruk adı verilen bebek, doğumun hemen ardından entübe edilerek yenidoğan yoğun bakım ünitesine alındı. Yaklaşık 500 gram olan minik bebek, fizyolojik kilo kaybıyla 470 grama kadar düştü. Tam 3 ay boyunca mekanik ventilasyona bağlı kalan Doruk’a akciğer gelişimi için surfaktan tedavisi uygulandı, beslenmesi ise damar yoluyla sağlandı.

Anne Burcu Yıldız, o zorlu günlerde umutlarını kaybettiklerini itiraf etti:
“Doğduktan sonra biz onun yaşama ihtimalinin çok düşük olduğunu bildiğimiz için ilk 3 ay geleceğe dair hiçbir umut beslemedik. Oğlum Doruk’u entübe süreci bittikten 3 ay sonra kucağımıza aldık. O an çok mutluydum, çok güzel geçti.”
23 Haftalık Bebeklerde Yaşam Şansı Yüzde 45
Doruk’un doğumu, tıp dünyasında kritik bir eşik olan 23. haftada gerçekleşti. Prof. Dr. Nihat Demir, bu gebelik haftasındaki bebeklerin yaşam şansına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“28 haftanın altında doğan bebeklerde doğum haftası küçüldükçe hayatta kalma şansları azalıyor. 23 haftalık bebeklerde genellikle yaşam şansı yüzde 45 civarında. Yani yaklaşık yüzde 45’i hayata tutunabiliyor.”

Normal Doğum Beyin Kanaması Riskini Artırdı
Doruk’un doğumunun normal yolla gerçekleşmesi, beyin kanaması riskini önemli ölçüde artırdı. Prof. Dr. Demir, bu konudaki endişelerini şöyle dile getirdi:
“23 haftalık bebeklerde en çok korktuğumuz durumlardan biri beyin kanamasıdır. Doruk normal doğumla doğduğu için beyin kanaması riski çok yüksekti. Normalde sezaryen doğumla dünyaya gelmesini teşvik ederiz ki bu risk minimalize olsun.”
Neyse ki Doruk’ta gelişen beyin kanaması evre 1 ve evre 2 düzeyinde hafif kaldı. Prof. Dr. Demir, “Doruk, beyin kanaması konusunda hiç etkilenmemiş gibi görünüyor. Bu minimal düzeyde kalması bizi şaşırtan ve sevindiren bir durum” dedi.
5 Ayda 2 Kilo 900 Grama Ulaştı
Zorlu yoğun bakım sürecinin ardından Doruk’un gelişimi hız kazandı. 4. ayda 2 kilo 400 grama, 5. ayda ise 2 kilo 900 grama ulaşan minik bebeğin oksijen ihtiyacı da tamamen ortadan kalktı. Sağlık ekibinin takibinin ardından taburcu edilen Doruk, ailesine kavuştu.
2 Yaşına Kadar Multidisipliner Takip Sürecek
Doruk’un taburculuk sonrası takibi de titizlikle sürdürülecek. Prof. Dr. Demir, önümüzdeki süreci şöyle anlattı:
“Doruk’u yaklaşık 2 yaşına kadar akranlarıyla karşılaştırmayacağız. Sadece kendi içinde, düzeltilmiş yaş dediğimiz bir tabloyla takip edeceğiz. Göz, fiziksel, nörolojik ve kardiyolojik gelişimleri multidisipliner bir şekilde izlenecek.”
Doruk’tan Herkese Umut Olan Hikâye
Minik Doruk’un hayata tutunma mücadelesi, prematüre bebek aileleri için büyük bir umut kaynağı oldu. Anne Burcu Yıldız, yaşadıkları duyguları şu sözlerle özetledi:
“En büyük destekçim tabii ki eşim ve ailem oldu. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Doruk’la çok sağlıklı bir şekilde, onun sağlığının elverdiği sürece her şeyi beraber yapmak istiyoruz.”
Prof. Dr. Nihat Demir ise Doruk’un tedavi sürecinde yaşadıkları duyguları paylaşarak, “Doruk, doruklara hep bakarak yükseldi. Hep bize pozitif enerji verdi” dedi.











