Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Modern Evlerin Yeni Gözdesi: Ninelerimizin ‘Şark Köşesi’ Geri Dönüyor

Yayımlandı

üzerinde

Modern Evlerin Yeni Gözdesi: Ninelerimizin ‘Şark Köşesi’ Geri Dönüyor

Tarih: 19 Nisan 2026
Saat: 10:45

Niğde’de usta ellerde şekillenen sedirler ve kilimler, betonarme hayata sıcak bir dokunuş katıyor. Yıldırım Beyazıt Düzyol, “İnsanlar köklerine dönmek istiyor” diyor.

FATİHDOĞANMEDYA / ÖZEL HABER – Hızlı tüketim çağında, geçmişin dinginliğini evine taşımak isteyenler rotayı yeniden ‘şark köşesi’ne çevirdi. Bir dönem sadece köy evlerinin ya da nostalji meraklılarının tercihi olan geleneksel oturma kültürü, Niğde’den yükselen bir trendle modern dairelerin baş köşesine yerleşiyor. Niğde’de uzun yıllardır şark köşesi takımı üretimi ve satışı yapan Yıldırım Beyazıt Düzyol, son 2 yılda talebin adeta patladığını belirtti.

Beton Duvarlar Arasında Sıcak Bir Nefes

Günümüz mimarisinin soğuk ve minimalist çizgilerinden sıkılanlar, çareyi otantik dokularda arıyor. Yıldırım Beyazıt Düzyol, konuyla ilgili FatihDoğanMedya’ya yaptığı özel açıklamada, özellikle 30-45 yaş arası kesimin bu kültüre büyük ilgi gösterdiğini ifade etti. Düzyol, “Eskiden şark köşesi denince akla sadece baba evleri gelirdi. Şimdi ise yeni evlenen çiftler ya da evini yenileyenler, salonlarının bir kısmını mutlaka bu kültüre ayırmak istiyor. İnsanlar günün stresini atabileceği, kahvesini yudumlayıp kitabını okuyabileceği sıcak bir ortam arıyor. Bu köşeler adeta bir terapi alanına dönüşüyor,” dedi.

Klasikten Moderne: Konfor Estetikle Buluştu

Şark köşesi kültürünün sadece nostaljiden ibaret olmadığını vurgulayan Düzyol, tasarımların da çağa ayak uydurduğunu belirtti. Klasik şark köşelerinde geleneksel sedir, el dokuması kilim ve doğal ahşap malzemeler ön planda tutulurken, yeni koleksiyonlarda ortopedik süngerler ve leke tutmaz kumaşlar gibi modern dokunuşlar dikkat çekiyor.

Düzyol sözlerine şöyle devam etti: “Artık desen ve model çeşitliliğimiz çok geniş bir yelpazeye ulaştı. İsteyen tamamen otantik bir Niğde işlemesiyle döşenmiş bir köşe kurabiliyor, isteyen daha sade, modern çizgili ama ruhu şark olan koltuk takımları tercih edebiliyor. Özellikle yuvarlak sedir modelleri ve sırt yaslama açısı ayarlanabilir minderler büyük rağbet görüyor.”

Sosyal Medya Etkisi ve ‘Slow Life’ Akımı

Uzmanlar, bu geri dönüşün arkasında iki temel sebep olduğunu belirtiyor: Pandemi sonrası evde geçirilen vaktin kalitesini artırma isteği ve sosyal medyada popülerleşen ‘Yavaş Yaşam (Slow Life)’ akımı. Evinin şark köşesinde çektiği Türk kahvesi fotoğraflarını paylaşan fenomenler, genç nesilde de bu kültüre karşı bir merak uyandırdı.

Sadece Mobilya Değil, Bir Yaşam Biçimi

Düzyol, şark köşesinin bir mobilya takımından çok daha fazlası olduğunun altını çiziyor: “Burada otururken ayaklarınızı uzatırsınız, sohbet uzar gider. Gelen misafire ikramın en güzeli burada yapılır. Şark köşesi aslında Anadolu misafirperverliğinin ve samimiyetinin bir simgesidir. Biz de Niğde’de bu mirası yaşatmaya ve yeni nesillere sevdirmeye devam ediyoruz.”

Öte yandan, artan maliyetlere rağmen yerli ve doğal malzemeden üretilen şark köşelerinin, ithal ve kalitesiz mobilyalara göre uzun vadede çok daha ekonomik olduğu belirtiliyor.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Aksaray’da Facia Gibi Kaza: Yolcu Otobüsü 10 Araca Çarparak Durabildi

Yayımlandı

üzerinde

Aksaray’da Facia Gibi Kaza: Yolcu Otobüsü 10 Araca Çarparak Durabildi

19 Nisan 2026,  – 22:30

Aksaray-Nevşehir kara yolunda yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkan yolcu otobüsü, 10 araca çarptı. Zincirleme kazada 7 kişi yaralandı. Olay yerine çok sayıda ekip sevk edilirken, yaralıların durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Kaza Saat 19.00’da Meydana Geldi

Kaza, 19 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 19.00 sıralarında Aksaray-Nevşehir karayolu Alayhan köyü yakınlarında meydana geldi. Alpaslan Ceylan (41) yönetimindeki 50 AV 885 plakalı yolcu otobüsü, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıktı.

10 Araç Hasar Gördü, 7 Kişi Yaralandı

Direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü, otobüsün önündeki araçlara çarpmaya başladı. Kontrolden çıkan otobüs, toplam 10 araca çarparak durabildi. Zincirleme kazada otobüs yolcuları ve diğer araçlardaki vatandaşlar olmak üzere toplam 7 kişi yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye jandarma, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Yaralılar Hastaneye Kaldırıldı

Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yetkililerden alınan bilgiye göre yaralıların hayati tehlikesi bulunmuyor ve sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Soruşturma Başlatıldı

Jandarma ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlatırken, kazanın kesin nedeni yapılacak incelemenin ardından netlik kazanacak. Aksaray Valiliği’nden yapılan açıklamada, yağışlı hava şartlarında sürücülerin hızlarını azaltmaları ve takip mesafesine dikkat etmeleri konusunda uyarıda bulunuldu.

Okumaya Devam Et

Gündem

Diyarbakır’da Mevlid-i Nebi Coşkusu: Nevruz Parkı’nda On Binler Tek Yürek Oldu

Yayımlandı

üzerinde

Diyarbakır’da Mevlid-i Nebi Coşkusu: Nevruz Parkı’nda On Binler Tek Yürek Oldu

Haber Giriş Tarihi: 19.04.2026 – 17:30

Diyarbakır’da Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın düzenlediği Mevlid-i Nebi etkinliği on binlerce kişiyi Nevruz Parkı’nda buluşturdu.

Diyarbakır’da Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından “Vahdet ve Kurtuluş Önderimiz Hazreti Muhammed” temasıyla düzenlenen Mevlid-i Nebi etkinliği, yoğun katılımla gerçekleşti. Bağlar ilçesindeki Nevruz Parkı Miting Alanı’nda sabahın erken saatlerinde başlayan programda birlik, kardeşlik ve İslam dünyasındaki gelişmelere dikkat çekildi.

Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında organize ettiği ve 19 Nisan 2026 Pazar günü saat 13.30’da başlayan etkinlik, Diyarbakır’ın yanı sıra çevre illerden ve yurt dışından gelen on binlerce kişiyi bir araya getirdi.

Alan Saatler Öncesinden Doldu

Sabahın erken saatlerinden itibaren Nevruz Parkı’na akın eden vatandaşlar, ellerinde tevhid ve Filistin bayraklarıyla alanı doldurdu. Yoğun katılım nedeniyle güvenlik kontrolleri sıkı tutulurken, kadın ve erkekler için ayrı giriş noktaları oluşturuldu. Alanda sağlık çadırları, kermes alanı, kayıp eşya ve çocuk noktaları da kurularak katılımcıların ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı bir organizasyon gerçekleştirildi.

Programın rahat takip edilebilmesi için dev ekranlar ve güçlü bir ses sistemi kurulurken, kentin farklı noktalarından ücretsiz servisler kaldırılarak vatandaşların ulaşımı kolaylaştırıldı. Alanda Türkçe ve Kürtçe “hoş geldiniz” pankartları da yer aldı.

Kuran Tilavetiyle Başladı, İlahilerle Devam Etti

Etkinlik, Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Türkçe ve Kürtçe mevlit ve ilahiler seslendirildi; katılımcılar hep bir ağızdan ezgilere eşlik ederek manevi bir atmosfer oluşturdu. Programda İslam coğrafyasındaki gelişmelere dikkat çekilirken, Gazze başta olmak üzere farklı bölgelerde yaşanan olaylara ilişkin mesajlar içeren görseller de alanda sergilendi. Katılımcılar, Filistin ve İran lehine sloganlar atarak İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını kınadı.

Geniş Katılımlı Protokol

Etkinliğe çok sayıda din alimi, kanaat önderi, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Irak Kürdistanı Bizutnawa İslami ve Yekgirtu partisi yetkilileri, İTTİHADUL ULEMA Başkanı Molla Enver Kılıçarslan ile kurum üyeleri programa iştirak eden isimler arasında yer aldı. Ayrıca Suriye, Gazze, Mısır, Bangladeş, Sudan, Bulgaristan ve Afganistan’dan gelen İslam alimleri de etkinlikte hazır bulundu.

“Müslümanlar Çekişmekten Vazgeçmeli” Çağrısı

Peygamber Sevdalıları Vakfı yetkilileri, etkinlikte yaptıkları konuşmalarda Müslümanların birbirleriyle çekişmekten vazgeçmesi gerektiğini vurguladı. Vakfın Başkanı Molla Beşir Şimşek’in programlarla ilgili daha önce yaptığı açıklamada, “Peygamberimizi sadece kitaplardan okumayın; hayatınızda ona yer açın!” sözleriyle etkinliklerin amacına dikkat çektiği biliniyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı

Yayımlandı

üzerinde

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı

Tarih: 19 Nisan 2026, Cumartesi | 15:30

Gülistan Doku soruşturması kapsamında “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlamalarıyla tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in savcılık ifadesine ulaşıldı. Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden Sonel, “Gülistan Doku’yu şahsen tanımıyorum. Tecavüz iddiası iğrenç bir durumdur” dedi. Öte yandan Sonel’in ifadesi, baz kayıtları ve tanık beyanlarıyla çelişiyor

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun (20) kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir dönüm noktası yaşandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan 10 kişiden biri olan, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Sonel, hakkındaki suçlamaları reddederken verdiği ifadede bazı dikkat çeken ayrıntılar yer aldı.

“Gülistan Doku’yu tanımıyorum”

Mustafa Türkay Sonel, ifadesinde Gülistan Doku’yu hiç tanımadığını, kendisiyle bir iletişiminin olmadığını ve olay medyaya yansıyana kadar adını dahi duymadığını iddia etti.

“Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Herhangi bir yerde, herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir.”

Sonel, bu ifadeleriyle, Gülistan Doku’nun çalıştığı kafede defalarca baz kaydı tespit edilmesiyle ilgili çelişkili bir durum ortaya koydu. Doku’nun çalıştığı kafede Sonel’e ait baz kayıtlarının bulunması, savcılığın en önemli delilleri arasında yer alıyor.

“Ben bu tabancayla birisini vurdum” iddiasına yalanlama

Mustafa Türkay Sonel, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın ifadesinde geçen iddialara da sert tepki gösterdi. Celal Altaş, jandarmada verdiği ifadede, oğlu Umut’un kendisine “Ben bu tabancayla birisini vurdum” dediğini öne sürmüştü.

Sonel, bu iddiayı kesin bir dille reddetti:

“Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen ‘Ben bu tabancayla birisini vurdum’ şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Bu duruma şaşkınım, Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi.”

Tecavüz iddialarına sert tepki

Sonel, gizli tanık beyanında yer alan tecavüz iddialarına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

“Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile ilgili benim hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Bu konu iğrenç bir durumdur.”

Sonel, jandarmada verdiği ifadede ise “Benim de kız kardeşim var, bu tecavüz kelimesini duydukça iğreniyorum” dedi. Ayrıca silahlara merakı olmadığını, bahsedilen Uzi veya Akrep tarzı silahların aracında bulunmadığını belirtti.

“Umarım gerçekler en kısa zamanda ortaya çıkar”

Sonel, ifadesinde Doku ailesine yönelik duygusal ifadeler de kullandı:

“Umarım bu gerçekleri en kısa zamanda ortaya çıkar, Gülistan’ın gözü yaşlı annesinin bir damla gözyaşına ben kurban olurum. Ben Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum.”

Tutuklama süreci ve soruşturmadaki son durum

Mustafa Türkay Sonel, 14 Nisan 2026’da İstanbul’da gözaltına alınmış, 18 Nisan’da ise “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlarından tutuklanmıştı. Sonel’in tutuklanmasıyla birlikte soruşturmada tutuklu sayısı 10’a yükseldi.

Soruşturma kapsamında şu ana kadar 15 kişi gözaltına alınırken, tutuklananlar arasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yanı sıra dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski polis memuru Gökhan Ertok ve Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov gibi isimler de bulunuyor.

Baz kayıtları ve tanık ifadeleriyle çelişkiler

Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi, soruşturma dosyasındaki bazı delillerle çelişiyor. Sonel, Doku’nun çalıştığı kafede defalarca baz kaydı tespit edilmesine rağmen Gülistan Doku’yu tanımadığını iddia ediyor. Ayrıca Sonel’in, 5 Ocak 2020 günü firari şüpheli Umut Altaş ile aynı araçta olduğu PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtları da dosyada yer alıyor.

Sonel, 5 Mayıs 2020 tarihinde Elazığ’dan Tunceli’ye gelişinin görüldüğü ancak öncesinde Tunceli’den Elazığ’a çıkışının görülmediği hususunda ise “bir diyeceğim yok” demekle yetindi.

Arka plan: Gülistan Doku’nun kayboluşu

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Yıllardır süren belirsizliğin ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla dosya yeniden açıldı ve geniş çaplı bir operasyon başlatıldı.

Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında “suç delillerini yok etme ve gizleme” suçlamasıyla işlem yapılırken, Mustafa Türkay Sonel hakkında ise “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlamaları yöneltiliyor.

Fatih Doğan Medya – Güvenilir haberciliğin adresi.

 

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar