Mehmetçik Yemen’e mi gidiyor? Erdoğan’dan askerî destek mesajı, henüz sevk kararı yok
25 Eylül 2026, 17:40 | 5 dk okuma
FatihDoğanMedya Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar karşısında Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında daha geniş askerî desteğin değerlendirilebileceğini söylemesi dikkatleri Türkiye’nin olası rolüne çevirdi. Ankara, Riyad ve İslamabad arasındaki askerî temaslar hızlanırken, şu ana kadar Türk askerinin Yemen’e gönderilmesine ilişkin açıklanmış bir sevk kararı bulunmuyor.
Yemen’deki Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki gerilimin yeniden yükselmesi, 7 Ağustos’ta Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı bölgesel gündemin merkezine taşıdı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD merkezli Newsweek’e verdiği röportajda, anlaşma kapsamında Suudi Arabistan’a sağlanabilecek desteğin niteliğine ilişkin kullandığı ifadeler de Türkiye’nin olası askerî rolü konusunda tartışma başlattı.
Nefes’in aktardığı röportaja göre Erdoğan, verilecek yanıtın saldırıya uğrayan ülkenin talebi ve ihtiyaçları doğrultusunda belirleneceğini söyledi. Desteğin istihbarat, lojistik veya mühimmat gibi alanlarla sınırlı kalabileceğini belirten Erdoğan, tehdidin büyüklüğüne bağlı olarak “daha kapsamlı askerî destek” seçeneğinin de değerlendirilebileceğini ifade etti.
Erdoğan’ın açıklaması doğrudan Türk askerinin Yemen’e gönderileceği anlamına gelmiyor. Cumhurbaşkanı, desteğin biçiminin ilgili siyasi ve askerî mekanizmaların yapacağı istişare ve koordinasyon sonucunda belirleneceğini vurguladı. Türkiye tarafından şu ana kadar Yemen’e asker gönderme kararı açıklandığına ilişkin resmî bir duyuru yapılmadı.
Mekke Anlaşması kolektif savunmayı öngörüyor
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı 7 Ağustos 2026’da imzaladı. Anlaşmanın resmî açıklamasında, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının üç ülkenin tamamına yapılmış sayılacağı belirtildi. Savunma alanındaki iş birliğinin geliştirilmesi de anlaşmanın temel unsurları arasında yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada da düzenlemenin belirli bir ülkeyi hedef almadığını ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın meşru müdafaaya ilişkin 51’inci maddesi çerçevesinde hazırlandığını belirtmişti. Erdoğan, anlaşmayı güvenlik ve savunma iş birliğini güçlendirecek bir mekanizma olarak tanımlamıştı.
Üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile askerî yetkilileri, 31 Ağustos’ta İstanbul’da Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısında bir araya geldi.
Toplantı sonrasında yayımlanan ortak açıklamada, savunma iş birliğinin daha kurumsal hale getirilmesi, silahlı kuvvetler arasındaki uyumun güçlendirilmesi, savunma sanayisinde ortak çalışmalar yapılması ve Suudi Arabistan’da bir sekretarya kurulması konusunda mutabakata varıldığı açıklandı.
Suudi Arabistan için acil askerî toplantı hazırlığı
Bölgedeki son saldırıların ardından Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki temasların yeni bir aşamaya geçtiği bildirildi.
Üç ülkenin dışişleri bakanları New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu temasları sırasında bir araya geldi. Görüşmede Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde Suudi Arabistan’a sağlanabilecek desteğin ele alınması amacıyla üç ülkenin genelkurmay başkanlarının acil toplantı yapmasına yönelik hazırlıkların görüşüldüğü açıklandı.
Ancak toplantıya ilişkin güncel açıklamalar, askerî desteğin hangi biçimde sağlanacağı konusunda kesinleşmiş bir karar içermiyor. İstihbarat paylaşımı, hava savunması, lojistik destek, mühimmat desteği veya daha geniş askerî seçeneklerin hangisinin devreye gireceğine ilişkin ayrıntılar kamuoyuna açıklanmış değil.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da daha önce Türkiye’nin Mekke Anlaşması çerçevesinde Suudi Arabistan’ın askerî ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunabileceğini söylemişti. Reuters’ın 19 Eylül tarihli haberine göre Ankara’nın yaklaşımı, desteğin Riyad’ın ihtiyaçları ve anlaşma kapsamındaki ortak karar mekanizmaları üzerinden şekillenmesi yönünde.
Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki gerilim tırmandı
Askerî temasların hızlanmasının arka planında Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarındaki artış bulunuyor.
Suudi Arabistan son günlerde Yemen yönünden balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla karşı karşıya kaldığını duyurdu. 25 Eylül’de yayımlanan haberlerde, Suudi hava savunmasının Taif ve Yanbu yönüne fırlatılan altı balistik füzeyi etkisiz hale getirdiği bildirildi. Husiler ise Riyad ve Yanbu’daki bazı hedeflere füze ve İHA saldırıları düzenlediklerini ileri sürdü.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı da daha önce Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınamış, Suudi Arabistan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne desteğini açıklamıştı. Ankara aynı açıklamalarda bölgesel gerilimi daha da yükseltecek adımlardan kaçınılması çağrısını da yinelemişti.
Yemen’de sahadaki çatışmalar da devam ediyor. Yemen hükümet güçleri 24 Eylül’de Husilerin Aden, Lahic ve Taiz arasındaki ulaşım güzergâhlarına yakın mevzilere yönelik sızma girişiminin engellendiğini açıkladı.
Türk askerinin Yemen’e gönderilmesine ilişkin karar açıklanmadı
Erdoğan’ın “daha kapsamlı askerî destek” ifadesi, Türkiye’nin doğrudan askerî unsurlarla sürece dahil olup olmayacağı sorusunu gündeme getirse de mevcut resmî açıklamalar böyle bir kararın alındığını göstermiyor.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bir saldırı durumunda üç ülkenin birlikte hareket etmesine olanak tanıyan bir çerçeve oluşturuyor ancak verilecek karşılığın otomatik olarak kara birliklerinin başka bir ülkeye gönderilmesi anlamına geldiğine ilişkin bir hüküm kamuoyuna açıklanmış değil.
Erdoğan da Newsweek’e verdiği yanıtta desteğin istihbarat ve lojistikten mühimmata, tehdidin niteliğine göre daha kapsamlı askerî seçeneklere kadar farklı biçimlerde ele alınabileceğine işaret etti. Nihai yöntemin ise tarafların siyasi ve askerî istişareleri sonucunda belirlenmesi öngörülüyor.
Bu nedenle mevcut bilgiler ışığında, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında askerî destek verme ihtimali gündemde bulunurken, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin Yemen’e gönderilmesine yönelik kesinleşmiş ve kamuoyuna açıklanmış bir karar bulunmuyor.











