Sağlık
Kuş gribi alarmı: H5N5 virüsü dünyada ilk kez can aldı!
Kuş gribi alarmı: H5N5 virüsü dünyada ilk kez can aldı!
Tüm dünyada etkili olan kuş gribi virüsünün yeni bir türü olan H5N5, ABD’nin Washington eyaletinde bir kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Bu vakayla birlikte, H5N5 tipi kuş gribi virüsü insanlarda ilk kez tespit edilmiş ve ilk can kaybına yol açmış oldu .
İşte bu yeni virüs türü ve dünyadaki son kuş gribi tablosuyla ilgili ayrıntılar.

H5N5’te Son Durum: İlk Vaka ve Can Kaybı
Washington eyaletinin Grays Harbor bölgesinde yaşayan ve altta yatan başka sağlık sorunları bulunan yaşlı bir hasta, H5N5 nedeniyle hayatını kaybetti . Hastanın evindeki kümes hayvanlarında virüs tespit edildi ve hastalığın en olası kaynağının bu hayvanlar olduğu belirtildi .
· Bulaşma Riski: Sağlık yetkilileri, halka yönelik riskin düşük olduğunu ve hastayla temasta bulunan diğer kişilerde virüse rastlanmadığını açıkladı. İnsandan insana bulaş olduğuna dair bir kanıt bulunmuyor .
· Virüsün Ortaya Çıkışı: H5N5, 2023’ten bu yana Kanada’nın doğusundaki kuşlarda ve memelilerde görülüyordu. Bilimsel araştırmalar, bu virüsün bazı hayvanlarda, memeliler arasında daha kolay yayılmasına olanak tanıyan bir mutasyon taşıdığını göstermişti .
Dünyada Kuş Gribi Tablosu
H5N5 endişe verici olsa da, kümes hayvanlarıyla temas halindeki kişilerde görülen insan enfeksiyonlarına dünya çapında en yaygın olarak H5N1 virüsü neden oluyor .
Aşağıdaki tablo, 2025 yılı içinde bildirilen bazı önemli H5N1 vakalarını özetlemektedir.
Ülke Vaka Sayısı (H5N1) Ölüm Sayısı (H5N1) Notlar
kanbboçya 14 8 2025’te 11 vaka bildirildi, çoğu kümes hayvanıyla temaslı .
Hindistan 2 2 Bir çocuk ve bir yetişkin hayatını kaybetti .
ABD 3 0 Son vaka Şubat 2025’ten beri yeni vaka bildirilmedi .
Vietnam 1 – Ölü kümes hayvanlarıyla teması olan bir çocukta ensefalit gelişti .
Sık Sorulan Sorular
· Kuş Gribi İnsana Nasıl Bulaşır? İnsanlara bulaş, enfekte kuşlara veya onların dışkılarıyla kirlenmiş yüzeylere doğrudan temas yoluyla olur . Hastalık, insandan insana kolayca yayılmaz .
· Belirtileri Nelerdir? Ateş, öksürük, boğaz ağrısı, kas ağrıları, nefes darlığı ve şiddetli zatürre görülebilir. Bazı vakalarda ishal veya göz enfeksiyonu da ilk belirti olabilir .
· Korunmak İçin Ne Yapılmalı?
· Hastalıktan şüphelenen ölü veya hasta kuşlarla temastan kaçının .
· Özellikle kümes hayvanlarıyla çalışanlar veya hobi amaçlı besleyenler, iyi hijyen kurallarına uymalıdır .
· Kanatlı eti ve yumurtalarını iyice pişirin .
· Mevsimsel grip aşısı olmak, kuş gribinden korumaz ancak insan ve kuş gribi virüslerinin aynı anda enfekte etme riskini azaltmaya yardımcı olur .
Bu gelişmeler, virüsün hayvan popülasyonlarında yaygın olarak dolaştığını, ancak insan enfeksiyonlarının nadir kaldığını ve genel riskin düşük olduğunu göstermektedir. Kümes hayvanları veya yabani kuşlarla teması olan kişilerin dikkatli olması yeterli olacaktır.
Haber: Fatih Doğan / Tarih: 23.11.2025 – Okuma Süresi: 3 dakika
Sağlık
Ambulans şoförü Gülser: Direksiyonda saniyelerle yarışıyoruz
Ambulans şoförü Gülser: Direksiyonda saniyelerle yarışıyoruz
Tarih.Saat: 08 Mart 2026 · 09:41.

Antalya’da 112 Acil Sağlık Hizmetleri ekiplerinde görev yapan ambulans şoförü Gülser Akıtürk, direksiyon başında geçen her saniyenin hayatla ölüm arasında fark yaratabildiğini söyledi. Akıtürk, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde mesleğinin zorluklarını ve ekip olarak yaşadıkları yoğunluğu anlattı.

Ekip işi, zaman yarışı
Akıtürk, sağlık sektöründe 16 yıllık tecrübesi olduğunu; ambulans şoförlüğünü ise son 3 yıldır yaptığını belirtti. Görev sırasında yalnızca “araç kullanmak” değil, aynı zamanda arka kabindeki ekibin hızlı ve güvenli müdahalesine zemin hazırlamanın da sorumluluğunu taşıdığını vurguladı. “Direksiyon başına geçtiğimizde saniyelerle yarışıyoruz; çünkü arka kabinde hayata tutunmaya çalışan bir hasta ve onu bekleyen aileler var” dedi.

Ayrımcılık ve önyargılarla mücadele
Akıtürk, zaman zaman “kadın ambulans kullanabilir mi” gibi önyargılarla karşılaştıklarını ancak bunun görevini ve ekip ruhunu etkilemediğini ifade etti. Yol verme sorunları veya ambulans içinde hasta olup olmadığını sorgulayan sürücülerle zaman zaman karşılaştıklarını, fakat mesai başladığında kendisini “işini bilen bir sağlık çalışanı” olarak gördüğünü söyledi.

Ekip arkadaşları ve görev tanımı
Akıtürk’ün ekibinde doktor Ela Zülal Karatoy ve acil tıp teknisyeni Hatice Yılmaz bulunuyor. Hatice Yılmaz, olay yerinde ilk müdahaleyi yaptıklarını, ortamın çoğu zaman yoğun ve stresli olduğunu; müdahale sonrası hastayı hızla ambulansa alıp en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırmaya çalıştıklarını anlattı. Doktor Karatoy ise 112 servisinin sahaya çıkan bir hizmet olduğunu hatırlatarak, “Hasta size gelmiyor, siz hastanın ayağına gidiyorsunuz” diye konuştu.

Sonuç: Görünmeyen kahramanlar
Akıtürk ve ekibi, 8 Mart vesilesiyle kadına yönelik şiddetin sona ermesi temennisinde bulunurken, toplumun acil sağlık ekiplerinin çalışma koşullarına ve zamana karşı yürüttükleri mücadeleye dikkat çekilmesini istedi. Vatandaşlardan ambulanslara yol vermede ve acil ekiplerin çalışmalarına saygı göstermede daha dikkatli olmaları talep edildi.
Sağlık
Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri
Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri
FatihDoganMedya
Tarih.Saat: 21.02.2026 – 07:00

İSTANBUL — Ramazan ayında beslenme düzenindeki değişiklikler doğru yönetilmediğinde halsizlik, sindirim sorunları ve kilo dalgalanmalarına yol açabiliyor. İstanbul Kültür Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü araştırma görevlisi Rabia Bağlayıcı’nın vurguladığı gibi; doğru planlama, açlığın metabolik etkilerini dengeler ve orucun kısa vadeli olumlu etkilerini güçlendirebilir.
Sahur: atlanmamalı — ne yenmeli?
Sahur, gün boyu enerji ve kas korunumu için kritik bir öğün; atlanması kan şekerinde dalgalanmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Sahurda şu öğelere öncelik verin:
-
Tam tahıllı ekmek, yulaf veya bulgur gibi kompleks karbonhidratlar (uzun süre tokluk).
-
Yumurta, yoğurt, süt veya peynir gibi kaliteli protein kaynakları.
-
Ceviz, badem gibi kuruyemişler ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar.
-
Bol su; kafeinli içeceklerden ve gazlı içeceklerden kaçının.

İftar: yavaş başlayın, denge kurun
İftara su ve 1–2 hurma ile başlamak mideyi rahatlatır. Ana öğünde tabak denge prensibini uygulayın: proteinin (et, tavuk, baklagil), sebzenin ve kompleks karbonhidratın (tam tahıl, bulgur, kepekli makarna) dengeli dağılımı hem kilo kontrolünü hem enerji dengesini destekler. Aşırı yağlı ve şerbetli tatlılar yerine meyve veya hafif sütlü tatlılar tercih edin; kızartmalardan kaçının veya porsiyonları küçültün. Hafif pişirme yöntemleri (haşlama, fırın, ızgara) sindirimi kolaylaştırır.
Hareket ve sindirim: çok ağır egzersizden kaçının
Tamamen hareketsiz kalmak metabolizmayı yavaşlatır; iftardan 1–2 saat sonra yapılacak 20–30 dakikalık hafif yürüyüşler hem sindirimi kolaylaştırır hem de enerji dengesine katkı sağlar. Yoğun antrenmanlar, susuzluk ve yorgunluk riskini artırabileceğinden, yoğun egzersizleri iftar sonrası daha geç saatlere veya oruç dışı günlere kaydırmak daha güvenlidir.
Kronik hastalıklar ve ilaç kullananlar: doktorla plan yapın
Diyabet, hipertansiyon veya kalp hastalığı olan kişiler, oruç kararı almadan önce mutlaka hekimleri ve/veya diyetisyenleri ile görüşmelidir. Kan şekeri yönetimi, ilaç zamanlamasının düzenlenmesi ve risk değerlendirmesi kişiye özel planlama gerektirir; özellikle diyabetli bireyler için sahurun geç saatlerde alınması, düşük glisemik indeksli besin seçimi ve kan şekeri takibi hayati önem taşır. Uluslararası kılavuzlar da oruç tutacak diyabetliler için bireyselleştirilmiş yaklaşımlar öneriyor.
Pratik ipuçları — hızlı kontrol listesi
-
Sahuru atlamayın. Gün boyunca enerji için sahur şart.
-
Sıvı tüketimini dağıtın. İftar ile sahur arası su tüketimini düzenleyin; aşırı sıvıyı tek seferde tüketmeyin.
-
Porsiyon kontrolü yapın. Hızlı yemek daha fazla kalori demektir — yavaş çiğneyin.
-
Tatlıda seçici olun. Şerbetli ağır tatlıları sınırlayın; meyve ve sütlü alternatifler tercih edin.
-
Özel durumlar için doktorunuza danışın. Hamilelik, emzirme, kronik hastalık veya yaşlılık durumlarında uzman görüşü şart.
Sağlık
Selçuk Üniversitesi’nden “renkli buğday”le fonksiyonel bisküvi: Alzheimer, diyabet ve kanserle mücadelede umut var
Selçuk Üniversitesi’nden “renkli buğday”le fonksiyonel bisküvi: Alzheimer, diyabet ve kanserle mücadelede umut var
16.02.2026 · 11:45

Selçuk Üniversitesi Sarayönü yerleşkesinde yürütülen TÜBİTAK destekli çalışma, mor ve mavi gibi doğal renklere sahip buğday genotiplerinden yüksek antioksidan içeriğine sahip fonksiyonel bisküvi prototipleri üretildiğini ortaya koydu. Proje ekibi, renkli buğdayların hücresel düzeyde yenileyici ve koruyucu etkilere sahip olabileceğini; şeker hastalığı (diyabet), Alzheimer ve kanser gibi kronik hastalıklara yönelik geliştirilecek gıda ürünlerinde önemli bir ham madde potansiyeli sunduğunu belirtiyor.
Projenin omurgası: saha seçimi, analiz ve hedefler
TÜBİTAK-1002 destekli projede tarladan laboratuvara geçen süreçte 20 farklı siyah, mor ve mavi buğday genotipi incelendi; adaptasyon, verim ve bisküvilik kalite kriterlerine göre en uygun türler belirlendi. Proje kapsamında elde edilen bulgulara göre üretilen bisküviler GDO içermiyor ve rengini yapay renklere değil, tohumun kendi genetiğine borçlu. Seri üretim için ilk prototiplerin 2026 yılı itibarıyla geliştirilip test edildiği açıklandı.
Akademik ekip ve teknoloji transferi
Çalışma, Doç. Dr. Hayati Akman liderliğinde yürütüldü; teknolojik analizler için ise işbirliği yapılan kurumlar arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve proje ortakları yer aldı. Proje raporlarında, ideal “bisküvilik” buğdayın ekmeklik veya makarnalık buğdaydan farklı protein, gluten ve un akışkanlığı özelliklerine sahip olması gerektiği vurgulandı.
Sağlık iddiaları ve bilimsel temeller
Projenin sağlık analizlerini yürüten Prof. Dr. Gökhan Zengin, mavi ve mor buğdaylardan üretilen ürünlerin antioksidan kapasitesine dikkat çekti; ekip, hücresel yenilenme ve bağışıklık desteği gibi etkinliklerin laboratuvar düzeyinde gösterilmeye başlandığını belirtti. Araştırmacılar, bu sonuçların gıda takviyesi ve fonksiyonel gıda ürünleri geliştirirken yol gösterici olacağını söylüyor.
Yerel üretim, katma değer ve gelecek planları
Sarayönü (Konya) kırsalında iki yıllık adaptasyon denemeleriyle bölge koşullarına dayanıklı genotiplerin seçildiği, bunun yerel çiftçi gelirine pozitif katkı ve ülke çapında katma değer yaratma potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor. Araştırma ekibi, bisküviyle sınırlı kalmayıp renkli buğdaylardan gevrek, granola ve un karışımları gibi farklı fonksiyonel ürünler geliştirmeyi hedefliyor.
-
Son Dakika3 gün önceAnadolu Otoyolu’nda Feci Kaza: Hostes Hayatını Kaybetti, 15 Yaralı
-
Gündem2 gün önceAksaray — Bayram tatili yolunda feci kaza: baba öldü, eşi ve 4 oğlu yaralandı
-
Gündem20 saat önceBayram tatiline giderken kaza: Aksaray’da ölen çift, yaralı 4 çocuğun tedavisi sürüyor
-
Gündem3 gün önceKuzey Kore’den füze yağmuru: 10’dan fazla balistik füze fırlatıldı
-
Gündem2 gün önceBursa’da 7 yıl harabe evde alıkonulan çocuk, DNA testi sonrası annesine teslim edilecek
-
Gündem5 gün önceCinsel saldırıyla suçladığı kişiyi duruşma çıkışı öldüren şüpheli: Sinirlerime hakim olamadım
-
Gündem4 gün önceRabia Çataklı hakkında karar: mahkeme ‘takdiri indirim’ ile 2 kez müebbet
-
Gündem1 hafta önceEtiler’de gece kulübü ateşe verildi, saatler sonra sahibi öldürüldü
