Sanat
İstanbul’da Film ve Dizi Çekimlerine Yeni Düzenleme: 2026’da Kurallar Değişti!
İstanbul’da Film ve Dizi Çekimlerine Yeni Düzenleme: 2026’da Kurallar Değişti!
11 Ocak 2026 – 11:51

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Valiliği öncülüğünde hazırlanan “Film Çekimi Uygulama Esasları” yürürlüğe girdi. İstanbul üç bölgeye ayrılırken, çekim saatleri, araç sayıları, başvuru süreçleri ve denetim mekanizmaları yeniden düzenlendi. Amaç, şehir yaşamını koruyarak sektöre daha planlı ve öngörülebilir bir çekim ortamı sunmak.
stanbul, dünyanın en önemli açık hava platolarından biri olarak yerli ve yabancı yapımlara ev sahipliği yapıyor. Ancak artan çekim sayısıyla birlikte kent yaşamında ortaya çıkan aksaklıkları gidermek ve sektörü daha düzenli bir zemine taşımak amacıyla kapsamlı bir düzenleme hayata geçirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile İstanbul Valiliği öncülüğünde, ilgili kamu kurumları, yerel yönetimler ve sektör temsilcilerinin görüşleri doğrultusunda hazırlanan “Film Çekimi Uygulama Esasları” 11 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi.

“Şehirde yaşayan vatandaşlarımızın huzurunu korurken yapımcılar için daha güvenli ve kontrollü bir çekim ortamı oluşturmayı amaçlıyoruz” diyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yeni dönemin tüm tarafları memnun edeceğine inandığını belirtti.
Şehir Üç Bölgeye Ayrıldı
Düzenlemenin en dikkat çeken yanı, trafik ve nüfus yoğunluğu dikkate alınarak İstanbul’un üç ana çekim bölgesine ayrılması oldu.
· Birinci Bölge (Yoğun Alanlar): En fazla 7 büyük araçla çekim yapılabilecek. Çalışma saatleri kış döneminde 00.00’a, yaz döneminde ise 01.00’e kadar sürebilecek.
· İkinci Bölge: En fazla 11 büyük araçla çekime izin verilecek. Saat uygulaması birinci bölgeyle aynı olacak.
· Üçüncü Bölge: Araç sayısında herhangi bir sınırlama bulunmazken, çekim saatleri daha esnek uygulanacak.
Ayrıca, belirlenen gece çekimi bölgelerinde 23.00–06.00 saatleri arasında çekim yapılmasına imkân tanınacak. Aynı tarihte kurulacak farklı setler arasında ise en az 1 kilometre mesafe şartı aranacak.
Başvurular İçin 7 Gün Kuralı
Kamuya açık alanlarda yapılacak çekimler için bildirim ve izin başvurularının, çekim tarihinden en az 7 gün önce ilgili mülki idare amirliğine yapılması zorunlu hale getirildi. Trafik akışını etkileyecek veya yol kapatma gerektiren çekimler için de aynı süre içinde kaymakamlık ve belediyelere başvuru yapılması gerekecek.
Maliyetleri Düşüren Kolaylıklar ve Çevre Hassasiyeti
Yeni uygulama, yapım maliyetlerini düşürmeye yönelik önemli kolaylıklar da içeriyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen projeler ile sahada 3 veya daha az büyük araç bulunduran yapımlar, belirlenen ücretin yalnızca dörtte birini ödeyecek. Kamu alanını işgal etmeyen, elde taşınan ekipmanlarla yapılan çekimlerden ise ücret alınmayacak.
Çevre ve kent kültürüne duyarlılık da ön planda tutuluyor. Çekimlerden 24 saat önce çevre sakinlerinin bilgilendirilmesi zorunlu olacak. Setlerde tek kullanımlık plastiklerin önlenmesi, atık yönetimine uyulması ve tarihi dokunun korunması temel esaslar arasında yer alıyor.
Denetim Mekanizması Güçlendirildi
Süreçlerin etkin ve koordineli şekilde yürütülmesi amacıyla her ilçede, kaymakamlık başkanlığında; büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesi ve ilgili kurum temsilcilerinden oluşan İlçe Çekim Koordinasyon Birimleri kurulacak. Bu birimler, çekim süreçlerinin takibini ve kurallara uygunluğunu denetleyecek.
Sanat
Aspendos’ta 1800 Yıllık Şifa Sembolü Gün Yüzüne Çıktı: Sağlık Tanrısı Asklepios ve Oğlu Telesphoros’un Dev Heykeli Bulundu
Aspendos’ta 1800 Yıllık Şifa Sembolü Gün Yüzüne Çıktı: Sağlık Tanrısı Asklepios ve Oğlu Telesphoros’un Dev Heykeli Bulundu
Tarih: 6 Ağustos 2026
Saat: 12:20
Okuma Süresi: 3 dakika
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Antalya’nın gözde antik kentlerinden Aspendos’ta, Roma İmparatorluk Dönemi’ne ışık tutan devasa bir keşif yaşandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında yürütülen kazılarda, sağlık tanrısı Asklepios ile iyileşmenin simgesi oğlu Telesphoros’u birlikte betimleyen 2,20 metre boyunda mermer bir heykel grubu ortaya çıkarıldı. Binlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan bu eşsiz eser, antik dünyada şifa ve sağlık kültlerinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Anıtsal Kapı’nın Yıkıntıları Arasında Saklı Kalmış
Aspendos Antik Kenti’nin Tiyatro Caddesi üzerindeki Doğu Meydanı’nın batı cephesinde yer alan Anıtsal Kapı’nın kuzey kanadına ait yıkıntılar arasında bulunan heykel, MS 2. yüzyılın son çeyreğine tarihleniyor. Yapılan titiz çalışmalar sonucunda toprak altından çıkarılan eser, dönemin heykeltıraşlık anlayışını ve inanç dünyasını yansıtan detaylarıyla dikkat çekiyor.

Asklepios ve Telesphoros: Hastalıktan İyileşmeye Uzanan Yolculuk
Heykel grubunun ana figürü olan Asklepios, ayakta, cepheden, olgun yaşta, uzun ve gür saçlı, sakallı bir erkek olarak betimlenmiş. Vücut ağırlığını sol bacağına veren figürün sağ bacağı hafifçe bükülerek öne ve yana doğru uzanıyor. Üst gövdesi büyük ölçüde çıplak bırakılan Asklepios’un himationu (antik dönem giysisi) sol omzundan geçirilerek bel ve bacaklarında yoğun kıvrımlar oluşturacak şekilde düzenlenmiş. Sağ kolu günümüze ulaşmasa da, tanrının en önemli simgesi olan yılan sarılı asaya dayanacak biçimde tasarlandığı anlaşılıyor.

Asklepios’un sol ayağının önünde ise ana figüre göre oldukça küçük ölçülerde betimlenen Telesphoros yer alıyor. Çocuk görünümündeki bu figür, vücudunu bütünüyle örten uzun ve kapüşonlu giysisiyle tanınıyor. Antik Çağ’da Asklepios hekimliği, tedaviyi ve sağlığın korunmasını temsil ederken; Telesphoros tedavinin tamamlanmasını, iyileşmeyi ve nekahet dönemini simgeliyordu. Bu nedenle eser, hastalığın tedavisinden kişinin bütünüyle iyileşmesine uzanan şifa sürecini bütüncül biçimde anlatan güçlü bir sembol olarak değerlendiriliyor.

Bakan Ersoy’dan “Şifanın 1.800 Yıllık Sembolü” Paylaşımı
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla keşfi duyurdu. Ersoy, “Aspendos’ta şifanın yaklaşık 1.800 yıllık sembolü gün yüzüne çıktı!” ifadelerini kullanarak emeği geçen ekiplere teşekkür etti. Bakanın paylaşımı, kısa sürede büyük ilgi görerek arkeoloji ve tarih severler arasında heyecan yarattı.
Aspendos’un Sağlık Kültlerine Işık Tutacak
Bu önemli keşif, Aspendos’un sağlık kültlerine, inanç dünyasına ve toplumsal yaşamına dair yeni veriler sunuyor. Roma Dönemi’nde sağlık tanrılarına duyulan inancın kent yaşamındaki yerini gösteren heykel, aynı zamanda dönemin sanatsal üslubunu ve ikonografik anlatımını da gözler önüne seriyor. Kazı çalışmalarının devam etmesiyle bölgede benzer buluntulara rastlanması bekleniyor.
Magazin
Türkiye’nin Oscar Adayı “Kesilmiş Bir Ağaç Gibi” Oldu
Türkiye’nin Oscar Adayı “Kesilmiş Bir Ağaç Gibi” Oldu
Oscar yolculuğunda Türkiye’yi temsil edecek film belli oldu
Tarih: 31 Temmuz 2026
Saat: 18:15
Okuma Süresi: 3 dakika
AA

Sinema dünyasının en prestijli ödülü olarak kabul edilen Oscar’da Türkiye’yi temsil edecek film netleşti. Türkiye Oscar Seçim Komitesi’nin 17 film arasında yaptığı titiz değerlendirme sonucunda, yönetmenliğini Tunç Davut’un üstlendiği “Kesilmiş Bir Ağaç Gibi”, 99. Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film kategorisinde ülkemizin resmi adayı olarak belirlendi.
Mart 2027’de düzenlenecek 99. Oscar Ödülleri’nde Türkiye’yi temsil edecek olan film, daha önceki festival yolculuğunda da adından söz ettirmeyi başardı. Dünya prömiyeri Ekim 2025’te 62. Antalya Film Festivali’nde gerçekleştirilen yapım, ardından 13. Boğaziçi Film Festivali ve 36. Ankara Film Festivali’nde gösterildi. Boğaziçi Film Festivali’nde “En İyi Kurgu Ödülü”ne layık görülen film, uluslararası arenada da iddiasını ortaya koydu.
Aile bağları ve göç teması öne çıkıyor
“Kesilmiş Bir Ağaç Gibi”, emekli mühendis Refik’in, Suriyeli bakıcısı Nesrin’e iki oğluyla Avrupa’ya kaçabilmesi için para vermesiyle başlayan olayları merkezine alıyor. Refik, Kurban Bayramı’nda ailesiyle bir araya gelmeye hazırlanırken Nesrin’in çocuklarını geride bırakarak ortadan kaybolması, aile içinde yeni gerilimlerin fitilini ateşliyor.
Bu süreçte batık bir süt ürünleri tüccarı olan oğlu İhsan’ın hayvan çiftliği kurma hayalleri için babasından maddi destek istemesi, aile içindeki çatışmayı büyütüyor. Akademik kariyerini geride bırakıp Almanya’ya yerleşmeyi planlayan kızı Nalan’ın uzun bir aradan sonra bayram için baba evine dönmesi ise işleri daha da karmaşık hale getiriyor. Göç, aidiyet ve aile ilişkilerini odağına alan film, izleyiciye hem duygusal hem de düşündürücü bir deneyim vaat ediyor.

Güçlü oyuncu kadrosu dikkat çekiyor
Filmin oyuncu kadrosunda Ali İpin, Feyyaz Duman, Selen Kurtaran, Dilan Düzgüner, Ceren Taşçı ve Ahmed Esmer gibi başarılı isimler yer alıyor. Her bir karakterin kendi içsel yolculuğunu ve aile dinamikleri içindeki yerini ustalıkla canlandırdığı yapım, özellikle göçmenlik ve aidiyet temalarını işleyişiyle öne çıkıyor.
Oscar takvimi belli oldu
99. Oscar Ödülleri kapsamında En İyi Uluslararası Film kategorisinde ülkelerin aday başvuruları 30 Eylül’de tamamlanacak. Kısa listeye kalan 15 film 15 Aralık’ta açıklanırken, Oscar adaylarının tam listesi 21 Ocak 2027’de duyurulacak. Heyecan dolu ödül töreni ise 14 Mart 2027’de gerçekleştirilecek.
Türkiye’nin Oscar adayı “Kesilmiş Bir Ağaç Gibi”, önümüzdeki süreçte hem ulusal hem de uluslararası arenada yakından takip edilecek.
Sanat
Sağlık Bakanlığı’ndan Kritik ‘Hantavirüs’ Açıklaması: Gemideki 3 Türk Vatandaşı İçin Karantina Süreci Başlıyor
Sağlık Bakanlığı’ndan Kritik ‘Hantavirüs’ Açıklaması: Gemideki 3 Türk Vatandaşı İçin Karantina Süreci Başlıyor
Tarih/Saat: 10 Mayıs 2026 / 02:45

Dünya, Arjantin’den yola çıkan ve Afrika’nın batısındaki Cabo Verde’ye gitmekte olan MV Hondius adlı yolcu gemisini konuşuyor. Gemide ortaya çıkan ve üç kişinin hayatını kaybetmesine neden olan Hantavirüs salgınıyla ilgili Sağlık Bakanlığı’ndan beklenen resmi açıklama geldi. Bakanlık, gemide bulunan 3 Türk vatandaşının sağlık durumlarının iyi olduğunu ancak tedbir amaçlı olarak Türkiye’ye getirilip karantinaya alınacaklarını duyurdu.
Sağlık Bakanlığı Süreci “Titizlikle” Yürütecek
Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, uluslararası otoritelerle koordinasyon içinde yürütülen takip sürecinin sonuçları paylaşıldı. Bakanlığın açıklaması şöyle:
“-Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve sağlık durumları yakından takip edilen 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecektir. İlgili uluslararası otoritelerle koordinasyon içinde yürütülen takip sürecinde, vatandaşlarımızda herhangi bir semptom ve hastalık bulgusu olmadığı bildirilmiştir. Ülkemize ulaştıkları andan itibaren, karantinaya alınacak ve sağlık süreçleri Bakanlığımızca titizlikle yürütülecektir.”
Bu açıklama, özellikle sosyal medyada yayılan “Türkiye’de vaka görüldü” iddialarını da boşa çıkarmış oldu. Sağlık Bakanlığı, 8 Mayıs 2026 tarihinde yaptığı bir önceki açıklamada da “Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir” diyerek vatandaşları yalnızca resmi makamların duyurularına itibar etmeleri konusunda uyarmıştı.
Dünyayı Alarma Geçiren Gemi: MV Hondius
Olay, 1 Nisan 2026’da Arjantin’in Ushuaia kentinden hareket eden Hollanda bandıralı MV Hondius adlı lüks yolcu gemisinde patlak verdi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, gemide bugüne kadar yaşanan gizemli solunum yolu rahatsızlıkları sonucu 3 kişi hayatını kaybetti, 8 kişide ise Hantavirüs tespit edildi. Hayatını kaybedenlerin iki Hollandalı ve bir Alman vatandaşı olduğu belirtilirken, virüsün Güney Amerika’da endemik olan ve insandan insana bulaşabilen nadir türlerinden Andes Hantavirüsü (ANDV) olduğu kesinleşti.
DSÖ’den “Pandemi” Değerlendirmesi
Kamuoyunda “Yeni bir pandemi mi geliyor?” sorularına DSÖ’den net bir yanıt geldi. DSÖ, mevcut salgının küresel çapta bir pandemiye dönüşme riskinin düşük olduğunu resmen açıkladı. DSÖ yetkilileri, Hantavirüsün COVID-19 gibi hava yoluyla değil, yalnızca uzun süreli ve yakın temasla bulaştığını vurgulayarak, epidemiyolojik durumu izlemeye devam edeceklerini bildirdi.
Hantavirüs Belirtileri ve Korunma Yolları
Uzmanlar, virüsün kuluçka süresinin 6 haftaya kadar çıkabildiğine dikkat çekiyor. Hastalığın ilk belirtileri grip, COVID-19 veya mevsimsel alerjiyle karıştırılabiliyor. Yaygın belirtiler arasında yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ve karın ağrıları, mide bulantısı, kusma ve ishal yer alıyor. Hastalık ilerlediğinde ise nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikmesi, hızlı kalp atışı ve böbrek fonksiyonlarında bozulma gibi hayati risk taşıyan semptomlar ortaya çıkabiliyor. Özellikle fare ve diğer kemirgenlerin yoğun olduğu ortamlarda bulunanların risk altında olduğu belirtiliyor. Virüsten korunmanın en etkili yolunun kemirgenlerle temastan kaçınmak ve hijyen kurallarına azami özen göstermek olduğu ifade ediliyor.
Gündem1 hafta önceÇocuklarının ölümü 6 yıllık sırrı çözdü: Haymana’daki kemikler Uğur Şimşek’e ait çıktı
Ekonomi1 hafta önceDoruk Madencilik İşçilerinden Bakanlık Önünde Sert Eylem: “Perşembe’ye Kadar Gelişme Yoksa Farklı Aksiyonlar Alacağız”
Gündem1 hafta önceSitede Kaybolan 2 Yaşındaki Kadir, Havuzda Ölü Bulundu
Magazin1 hafta önceMasterChef Şampiyonu Eren Kaşıkçı’ndan Acı Haber: Evinde Ölü Bulundu
Ekonomi1 hafta önceBursa’ya YHT Müjdesi! İstanbul ve Ankara ile Arası 2 Saat 15 Dakikaya Düşüyor
Politika1 hafta önceTBMM Genel Kurulu’nda Tarihi Değişim: 7 Siyasi Parti Grubu İlk Kez Bir Arada
Magazin1 hafta önceGülben Ergen’den Ahbap Soruşturmasında İlk İfade: “Vicdanen Rahatsız ve Mağdurum
Magazin1 hafta önceSuikast Gölgesinde Tatil






















