Politika
İsrail’in “büyük çaplı harekât” iddiası: ABD, Fransa ve İngiltere’ye bilgilendirme yapıldığı raporları — ne biliniyor, ne doğrulandı?

açıklama: Sosyal medyada yayılan haberlere göre İsrail, Lübnan’da “büyük çaplı harekât” planını ABD, Fransa ve İngiltere’ye bildirdi. Resmi teyit, bölgesel bağlam ve olası sonuçlar.
Giriş — İddia nedir?
Sosyal medya ve bazı haber hesaplarında yayılan son paylaşımlara göre İsrail, Lübnan’da uygulanmak üzere hazırlanan “büyük çaplı bir harekât” planını ABD, Fransa ve Birleşik Krallık’a bildirdiği iddia ediliyor. Bu paylaşım hızla yayılırken, iddianın kaynağı öncelikle saha muhabirleri ve sonrasında bazı çevrimiçi hesaplar oldu; ancak konuyla ilgili tekil ve açık bir resmi onay hâlâ eksik.
Ne söylendi ve hangi kaynaklar bunu aktarıyor?
-
İlk yayılan mesajlar, İsrail’in ilgili operasyonel planları “onayladığı” ve müttefikleri bilgilendirdiği yönündeydi; bu tür paylaşımlar hızla çoğaltıldı. Ancak bu paylaşımların bir kısmı doğrudan resmi açıklama değil, saha haberleri ve istihbarat/analiz hesaplarının derlemesi niteliğinde
-
Eş zamanlı olarak, Reuters ve diğer uluslararası ajanslar bölgedeki diplomatik çabalar ve ABD’nin Hizbullah’ı etkisiz hale getirmeye yönelik planları üzerinde duruyor; Washington’un bu yöndeki girişimleri, Lübnan’da güvenlik düzenlemeleri ve silahsızlandırma hedefleriyle ilişkilendiriliyor.
-
Lübnan hükümeti son günlerde ABD destekli bazı taslaklara ilişkin görüşmeler yapıyor; kabine düzeyinde “hedeflerin” tartışıldığı bildirildi — bu hamleler Hizbullah ve iç politika bağlamında tartışma yaratıyo
Bağlam: Neden bu iddia önemli?
Bölgesel riskler
İsrail-Lübnan hattı yıllardır Hizbullah kaynaklı gerilimlerin odak noktası oldu. Herhangi bir geniş çaplı askeri harekât, sadece iki ülke arasında sınırlı kalmayıp bölgesel aktörleri ve sivil nüfusu da etkileyebilir. Geçmiş örnekler, sınır çatışmalarının kolayca tırmanabileceğini gösteriyor.
Diplomasi: Müttefiklere bildirim ne anlama gelir?
Müttefik ülkelerin bilgilendirildiği iddiası iki anlama sahip olabilir: (1) operasyonun koordinasyonuna dair ön bilgilendirme veya (2) yalnızca diplomatik teyit / bilgi verme. Eğer Washington, Paris ve Londra gerçekten bilgilendirildiyse, bu durum uluslararası tepkilerin şekillenmesinde önemli rol oynar; fakat bilgilendirmenin içeriği ve seviyesi kamuoyuna yansımış değil.
Resmî durum ve teyit eksikliği
Büyük haber ajansları (Reuters, AP, Al Jazeera vb.) bölgedeki gelişmeleri ve ABD-Avrupa’nın arabuluculuk/planlarına dair haberleri yayımlarken, “İsrail’in müttefiklerine resmi olarak büyük çaplı harekât planını onayladığı” şeklinde tek bir, açık ve bağlayıcı resmi açıklama paylaşılmadı; dolayısıyla mevcut iddialar temkinli bir şekilde “rapor edildi / iddia edildi” biçiminde aktarılmalı.
Olası senaryolar ve etkileri
(H3) Senaryo 1 — Sınırlı, hedefe yönelik operasyonlar
İsrail planı yalnızca belirli hedefleri kapsayan sınırlı operasyonlar için onayladıysa, kısa vadede sınırdaki gerilim artabilir ancak bölgesel genişleme riski daha düşük olabilir.
(H3) Senaryo 2 — Geniş çaplı kara harekâtı
Plan gerçekten “büyük çaplı” ve kara unsurlarını içeriyorsa, bu durum Lübnan’da geniş çaplı çatışma ve siviller üzerinde ağır insani etkilere yol açabilir; ayrıca bölgedeki diğer aktörlerin müdahalesi riski yükselir.
(H3) Senaryo 3 — İddia hatalı veya erken duyuru
Sosyal medyada yayılan bilgiler eksik, çarpıtılmış veya erken olabilir; resmi doğrulama olmadan haberin kesinleştirilmesi yanıltıcı olur.
Sonuç — Ne yapmalı?
Okuyuculara tavsiye: Bu tür iddiaları “iddia edildi / rapor edildi” şeklinde takip edin ve Reuters, Al Jazeera, AP gibi ana akım ajansların resmî teyitlerini bekleyin. Gazete/portal editörleri için: başlıkta kesin ifadelerden kaçınıp, kaynak göstererek güncelleme yapın. Bölgedeki durumun hızla değiştiğini ve gelişmelerin an be an doğrulanması gerektiğini unutmayın.
Politika
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na Hasan Suver atandı
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na Hasan Suver atandı
Tarih: 31 Ocak 2026 — Saat: 00:38

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan atama kararlarına göre Hasan Suver, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevine getirildi. Aynı karar kapsamında Suver, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak da görevlendirildi. Bu atamalar Resmî Gazete’de yayımlanarak resmiyet kazandı.
Haber Detayları
-
Cumhurbaşkanlığı imzasıyla yayımlanan atama kararları arasında Hasan Suver’in başdanışmanlığa atanması yer aldı; Suver’e eş zamanlı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda bakan yardımcılığı görevi verildi.
-
Resmî Gazete’de yayımlanan atama metinleriyle birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı taşra teşkilatında çok sayıda müftü değişikliği; bazı il müdürlüklerinde görevden almalar ve dış temsilciliklere yeni atamalar da duyuruldu. Örneğin Malta ve Papua Yeni Gine büyükelçilikleri için yeni atamalar yapıldı
Hasan Suver’in hem Cumhurbaşkanlığı’na yakın bir danışman konumunda hem de bakanlık tabanında yürütülecek icrai süreçlerde bakan yardımcısi olarak görev alması, merkezi politika ve uygulama hatları arasında hızla koordinasyon kurulabileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Bu tür eş zamanlı görevlendirmeler, merkezi yönetim ile bakanlık mekanizmalarının entegrasyonunu güçlendirebilir.
Kısa Özgeçmiş
(Detaylı biyografi kaynak bildirilmedi; basında yer alan özet bilgiler Suver’in siyaset ve kamu yönetimi geçmişine işaret ediyor.) Bazı haber kaynakları Suver’in yerel yönetim ve kamu görevleri geçmişine dair bilgiler paylaşıyor; ilgilenenler Resmî Gazete ve DHA duyurularını takip edebilir.
Politika
Trump: “İran ile iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi” — ABD’den sert ekonomi hamlesi
Trump: “İran ile iş yapan ülkelere %25 gümrük vergisi” — ABD’den sert ekonomi hamlesi
01 Ocak 2026 – 01 20

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ticaret yapan tüm ülkelere karşı uygulanmak üzere %25 oranında tarifeye (gümrük vergisine) gidileceğini sosyal medya üzerinden duyurdu. Beyaz Saray’dan ya da ilgili kurumdan henüz ayrıntılı yasal gerekçe/uygulama talimatı paylaşılmadı; küresel ticaret ve diplomasi cephesinde güçlü tepki ve belirsizlik oluştu.
ABD Başkanı Donald Trump, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı açıklamada “İran ile iş yapan her ülke, Amerika ile yapılan ticaretlerinde %25 tarifeye tabi tutulacaktır” dedi ve kararın “derhal yürürlüğe gireceğini” belirtti. Açıklamada tarifelerin hangi yasal çerçeve (ör. Ticaret Bakanlığı, Başkanlık kararnamesi, IEEPA veya 1962 Ticaret Genişletme Yasası) üzerinden uygulanacağına dair net bilgi verilmedi.
Trump’ın mesajında hedef ülkeler arasında Çin, Brezilya, Türkiye ve Rusya gibi büyük ticaret ortaklarının da isim bazında anıldığına dair haberler yer alıyor; ancak bu ülkelerin tepkileri ve ABD’ye karşı karşılık adımları hâlihazırda belirsiz. Uzmanlar, pratikte böyle bir tarifeyi uygulamanın hem hukuki hem de ticari zincirler açısından karmaşık sonuçlar doğuracağını belirtiyor.
Beyaz Saray ve uluslararası tepki
-
Beyaz Saray veya ABD Ticaret Bakanlığı’dan detaylı uygulama talimatı henüz paylaşılmadı; resmi metin bekleniyor. Reuters ve AP, yönetimin açıklamayı sosyal medyadan yaptığını ve uygulama/usul hakkında bilgi eksikliği olduğunu bildiriyor.
-
Uluslararası piyasalarda ilk tepkiler: döviz ve enerji piyasalarında oynaklık, küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik sinyalleri. Finans çevreleri, yaptırımların küresel ticareti nasıl etkileyeceğine ilişkin acil değerlendirmeler yapıyor.
Hukuki ve ticari boyut (kısa değerlendirme)
Uzmanlar, bir ülkenin üçüncü ülkeye ticaret yaptığı gerekçesiyle ABD ile ticaretine karşı böyle tek taraflı bir vergi uygulamasının hem Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları hem de ABD iç hukuku açısından tartışmalı olacağını söylüyor. Ayrıca, uygulanacak ürün/ürün grubu, istisnalar ve muafiyetler gibi teknik ayrıntılar açıklanmadan pratik etki ölçülemiyor.
-
Resmi talimat gelirse: ABD gümrük idareleri hangi malları kapsadığına dair bildiriler yayımlayacak; dünya ticaret akışında hızlı değişim olabilir.
-
Uluslararası tepki: Hedef ülke hükümetleri misilleme tarifeleri veya hukuki itirazlar başlatabilir.
-
Diplomasi kanalları çalışır: Ticaret/enerji bağımlılığı yüksek ülkeler Washington’la pazarlık masasına oturabilir.
Politika
Ekrem İmamoğlu’nun “diploma iptali” davası: Mahkeme kararı en geç 15 gün içinde açıklayacak
Ekrem İmamoğlu’nun “diploma iptali” davası: Mahkeme kararı en geç 15 gün içinde açıklayacak
Tarih: 15 Ocak 2026 • Saat: 12:30

İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilen diplomasına karşı açtığı davada tarafların beyanları alındı. Mahkeme heyeti, kararını en geç 15 iş günü içinde vermeyi bildirdi. Bu gelişme Silivri’deki duruşma salonunda takip edilirken taraf avukatları ve siyasi çevrelerden sert tepkiler geldi.
Duruşmada neler yaşandı?
Duruşma, Silivri Cezaevi yerleşkesinde (Marmara Cezaevi) kurulan duruşma salonunda gerçekleşti. Davacı avukatları, İstanbul Üniversitesi yönetim kurulunun 18 Mart 2025 tarihli diploma iptal kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu savundu; üniversiteden iptal gerekçesine dayanak teşkil eden belgelerin istenmesi yönünde taleplerde bulundu. Mahkeme, söz konusu belgelerin İstanbul Üniversitesi’nden istenmesine karar verdi ve eksik-hatalı evrak iddialarını incelemek üzere karar ertelemesi yerine 15 gün içinde nihai karar vereceğini bildirdi.
İstanbul Üniversitesi, Mart 2025’te yaptığı inceleme sonucu İmamoğlu da dahil olmak üzere bazı öğrencilerin 1990’daki yatay geçiş işlemlerinde usulsüzlük olduğu iddiasıyla diplomaları iptal etti. Bu kararın ardından İmamoğlu hakkında yürütülen adli süreçler ve iddialar geniş yankı bulmuş, karar hem siyaset hem de üniversite idaresi cephesinde tartışma konusu olmuştu. Uluslararası ajansların da gündemine giren bu gelişme, İmamoğlu’nun olası siyaset takvimi açısından da önem taşıyor.
Tarafların pozisyonları
-
Davacı (İmamoğlu tarafı): Diplomaya ilişkin işlemin yetki, usul ve delil yönünden eksik ve hatalı olduğunu; iptal kararının geri alınması gerektiğini savundu. Avukatlar, üniversitenin kararını destekleyecek belgelerin şeffaf biçimde incelenmesini talep etti.
-
Üniversite/İlgili makamlar (haberlere göre): İptal kararını yatay geçiş işlemlerindeki usulsüzlüğe dayandırıyor; konu hakkında disiplin ve usul incelemelerinin sürdüğü bildirildi.
Neden “15 gün” vurgusu önemli?
İdari yargı süreçlerinde mahkemelerin sıklıkla ara karar veya yürütmeyi durdurma taleplerini değerlendirmesi uzun sürebilir. Ancak mahkemenin kararını en geç 15 gün içinde açıklayacağını belirtmesi, hem hukuki belirsizliği kısaltacak hem de siyasi gündemi doğrudan etkileyecek bir zaman aralığı sunuyor. Kararın içeriği, hem İmamoğlu’nun hukuki pozisyonunu hem de ileride ortaya çıkabilecek seçilme yeterlikleriyle ilgili hukuki sonuçları etkileyebilir.
-
Mahkeme iptali bozarsa: Üniversite kararı hukuka uygun bulunursa diploma iptali kalıcı hale gelebilir; bunun siyasi ve hukuki yansımaları geniş olur.
-
Mahkeme iptali iptal ederse (yürütmeyi durdurma veya iptal): İmamoğlu’nun diplomaya dayalı hakları yeniden tesis edilebilir; adli süreçlerle idari sürecin ilişkisi tartışılmaya devam eder.
-
Gündem1 hafta önceSalihli’de feci trafik kazası: Kontrolden çıkan otomobil elektrik direğine çarptı; 1 ölü, 2 yaralı
-
Gündem1 hafta önceTekirdağ’da teyze cinayeti: ‘Beni yönlendirdiler’ dediği iddia edilen sanık, cesedi kolonya döküp ateşe vermiş
-
Gündem7 gün önce3 aylık Şirin Alya, bakıcısının evinde ölü bulundu
-
Gündem1 hafta önceMaltepe’de denize giren 30 yaşındaki Murat Yayla boğularak yaşamını yitirdi
-
Ekonomi1 hafta önceMilyonlarca ev sahibi ve kiracıyı ilgilendiriyor. Aidatları yönetici belirleyemeyecek
-
Gündem2 gün önceMardin’de hastane önündeki silahlı kavganın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
-
Sanat1 hafta önceİstanbul’da Film ve Dizi Çekimlerine Yeni Düzenleme: 2026’da Kurallar Değişti!
-
Spor1 hafta önceFenerbahçe’nin Süper Kupa sevinci Ankara’ya taştı: Kızılay’da büyük coşku
