Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

İsrail’den Lübnan’a Kanlı Baskın: 40 Yıllık Kayıp Askerin Naaşı İçin 41 Kişi Katledildi!

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

İsrail’den Lübnan’a Kanlı Baskın: 40 Yıllık Kayıp Askerin Naaşı İçin 41 Kişi Katledildi!

Tarih: 7 Mart 2026, Cumartesi
Saat: 23:00

Fatih Doğan Medya – ÖZEL HABER

İsrail özel kuvvetleri, 40 yıl önce kaybolan bir savaş pilotunun naaşını bulmak amacıyla Lübnan’ın doğusundaki Bekaa Vadisi’nde bulunan Nabi Chit köyüne kanlı bir baskın düzenledi. Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, gece boyunca süren yoğun çatışma ve hava saldırılarında ilk belirlemelere göre 41 kişi hayatını kaybetti, 40’tan fazla kişi yaralandı. Ölenler arasında 3 Lübnan askeri ile çok sayıda kadın ve çocuğun bulunması tepkilere yol açtı.

İsrail ordusu (IDF), operasyonun amacının 1986 yılında görevi sırasında düşen ve o günden beri kendisinden haber alınamayan hava subayı Ron Arad’ın kalıntılarına ulaşmak olduğunu duyurdu. Ancak baskın, bölgede büyük bir yıkıma ve sivil katliamına dönüştü.

Olayın Perde Arkası: Kılık Değiştirip Ambulansla Geldiler

Görgü tanıklarının ve Lübnanlı yetkililerin aktardığına göre operasyon saatlerce süren bir kılık değiştirme planının ardından gerçekleşti. Lübnan ordusunun açıklamasına göre, Suriye sınırı yakınlarında beliren dört İsrail helikopterinden ikisi, Lübnan askeri üniformaları giymiş ve Hizbullah’a ait sivil ambulansları kullanan komandoları gece yarısı köye indirdi.

Yaklaşık 40 yıl önce köyün mezarlığına gömüldüğü düşünülen Ron Arad’ın naaşını bulmayı hedefleyen ekip, tam bir sürpriz baskın planlamıştı. Ancak köylüler ve Hizbullah militanları, kısa sürede durumu fark ederek karşılık verdi.

Nabi Chit’te yaşayan bir görgü tanığı, BBC’ye yaptığı açıklamada, “Gece yarısı köyün bir tarafında garip bir hareketlilik hissettik. Meğer bir İsrail komando birliği görev için gelmiş. Direniş onları kuşattı ve şiddetli çatışmalar başladı” dedi.

40 Hava Saldırısıyla Kaçış

Çatışma kısa sürede büyüdü. Köşeye sıkışan İsrail özel kuvvetlerini kurtarmak için İsrail Hava Kuvvetleri devreye girdi. Görgü tanıkları, bölgeye yaklaşık 40 hava saldırısı düzenlendiğini belirtti. Yoğun bombardıman, komandoların güvenli bir şekilde bölgeden çekilmesini sağlarken, köyde büyük bir yıkıma yol açtı.

Saldırıların ardından köyde oluşan devasa kraterler ve yerle bir olan binalar, saldırının şiddetini gözler önüne serdi. Enkaz altında kalanlar arasında, bir aileyi kurtarmak için iş makinesiyle gelen bir akrabanın da çapraz ateşte öldüğü belirtildi.

“Amcam Asker Emeklisiydi, Çocukları Öğretmendi”

Saldırıda yakınlarını kaybeden Mohamed Chokr, yaşananları şu sözlerle anlattı:
“Amcam emekli bir askerdi, oğlu da emekli asker, diğer oğlu ise öğretmen. Biz Hizbullah üyesi değiliz, herhangi bir siyasi partiye bağlı değiliz. Şii’yiz, Hizbullah’ı severiz ama üyesi değiliz. Hepimiz Lübnan ordusundanız. Bugün nasıl hissetmeliyim? Bu benim amcam, onun çocukları ve onların çocuklarıydı.”

Bir başka köylü ise, “Genelde iki üç evi vururlardı ama bu sefer farklıydı. Durmaksızın bombaladılar. Ne kadar büyük olduğunu görüyorsunuz. Ama biz burada direnişiz ve direndik” ifadelerini kullandı.

Ron Arad’ın Eşinden Sert Tepki: Canımızdan Değerli Değil

İsrail basınında geniş yankı uyandıran operasyon, beklenmedik bir tepkiyi de beraberinde getirdi. Kayıp pilot Ron Arad’ın eşi Tami Arad, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İsrail liderlerine seslendi:
“Sözlerimizin şimdiye kadar karar alıcılar tarafından anlaşılmadığını görüyoruz, bu yüzden netleştirmek bizim için önemli: Ron’a ne olduğunu öğrenme arzumuz, IDF askerlerinin hayatı riske girdiği anda sona erer. Gözümüzde, hayatın kutsallığı, bir savaşçının naaşını geri getirme yükümlülüğünden önce gelir.”

Bölgede Son Durum

Lübnan Sağlık Bakanlığı, pazartesi gününden bu yana İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının en az 294’e yükseldiğini duyurdu. İsrail ordusu ise operasyon sırasında hiçbir askerinin yaralanmadığını açıklarken, Lübnan’ın güneyi ve Bekaa Vadisi’nde Hizbullah’a ait “askeri hedeflerin” vurulmaya devam edeceğini bildirdi.

Nabi Chit’te ise öfke ve hüzün bir aradaydı. Arama çalışmaları devam ederken, bir köylünün “Dik gelmişlerdi ama onları yatarak götürttük” sözleri, bölgedeki direniş ruhunu özetledi.

Gündem

TARİH TEKRAR ETTİ: ÖZGÜR ÖZEL DE ECEVİT’İN İZİNDE CHP’DEN AYRILDI, YENİ PARTİYİ KURUYOR!

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

TARİH TEKRAR ETTİ: ÖZGÜR ÖZEL DE ECEVİT’İN İZİNDE CHP’DEN AYRILDI, YENİ PARTİYİ KURUYOR!

Yayın Tarihi: 22 Temmuz 2026
Yayın Saati: 21:56
Okuma Süresi: 4 dakika

FatihDoğanMedya Haber Merkezi. 

 

Türk siyasetinde tarih bir kez daha tekerrür etti. Bülent Ecevit’in 1980’li yıllarda “eski yapıyla olmaz” diyerek CHP’den kopup Demokratik Sol Parti’yi (DSP) kurmasının ardından, benzer bir kırılma bugün Özgür Özel tarafından gerçekleştirildi. Seçilmiş CHP Genel Başkanı ve Grup Başkanı Özgür Özel, 21 Temmuz Salı günü TBMM’de yaptığı son CHP grup toplantısında 34 yıllık partisine veda ederek yeni parti kurma kararını resmen duyurdu.

Neden Yeni Parti?

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın mahkeme kararıyla iptal edilmesi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkan olarak göreve gelmesi, sürecin kırılma noktası oldu. 21 Mayıs’ta verilen “mutlak butlan” kararının ardından CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan Özel, Yargıtay’ın dosyayı değerlendirme sürecini beklemeden harekete geçti. Bölge Adliye Mahkemesi, dosyayı adli tatil öncesinde Yargıtay’a gönderdi ancak kısa sürede karar çıkması beklenmiyor.

Özel ve ekibi, olası bir erken seçime hazırlıksız yakalanmamak ve kamuoyundan yükselen talepleri dikkate alarak yeni parti kuruluş sürecini hızlandırma kararı aldı.

“Vakti Gelmiş Bir Vedanın Hüznü”

CHP grup salonuna “Her son bir başlangıçtır” diyerek giren Özel, duygusal anlar yaşanan toplantıda şu ifadeleri kullandı:

“Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız.”

Özel, CHP grup kürsüsüne veda ettiğini ancak ana muhalefet partisi konumunu koruyacaklarını vurguladı:

“Bugün bu kürsüye Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisinin grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz.”

“Yeni Parti” Resmen Yolda

Partinin adı ‘Yeni Parti’ olacak. TÜRKPATENT’e 17 Temmuz’da “Yeni Parti” ismiyle resmi marka başvurusu yapıldığı ortaya çıktı. Logo ve tüzük çalışmaları sürerken, kuruluş dilekçesinin 27 Temmuz Pazartesi günü İçişleri Bakanlığı’na verilmesi bekleniyor.

Özel, yeni partinin kuruluş sürecini şu sözlerle anlattı:

“Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekilleriyle ilk adımını atarak kuruyoruz. Hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla TBMM’nin ana muhalefet partisi oluyoruz.”

Meclis Dengesi Değişiyor

Siyasi kulislerde ilk etapta 85-90 milletvekilinin yeni partiye katılabileceği, bazı tahminlere göre bu sayının 100’ü geçebileceği konuşuluyor. Özel’in son CHP grup toplantısında 85 milletvekilinin konuşmayı izlediği öğrenildi.

Yeni partinin kurulmasıyla birlikte CHP ana muhalefet konumunu kaybedecek ve Yeni Parti TBMM’nin ana muhalefet partisi olacak. Özgür Özel’in de Yeni Parti’nin genel başkanı olması planlanıyor.

Bülent Ecevit’in CHP’den ayrılıp DSP’yi kurma süreci, siyasi yasaklar, eşiyle kurduğu ortaklık ve ideolojik arayışlarla dolu çok katmanlı bir hikâyedir. Özgür Özel’in hamlesiyle kurulan paralel, bu derin tarihsel bağlamda daha da anlam kazanıyor.

 Ecevit’in CHP’den Kopuşunun Perde Arkası

CHP’de Yükseliş ve “Ortanın Solu”
Ecevit, siyasi kariyerine CHP’de başladı ve 1972’de partinin genel başkanı oldu. Parti içinde “Ortanın Solu” hareketini başlatarak CHP’yi halka yaklaştırdı. Bu, onun “Karaoğlan” imajıyla özdeşleşen halkçı ve demokrat kimliğinin temelini oluşturdu.

12 Eylül Darbesi ve İstifa
12 Eylül 1980 askeri darbesi Türk siyasetini kökünden sarstı. Darbe gecesi evinden alınan Ecevit, 30 Ekim 1980’de CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa etti. Bu, onun CHP ile olan bağını resmen kopardığı an oldu.

DSP’nin Kuruluşu ve “Ak Güvercin”
Siyasi yasaklar nedeniyle doğrudan siyaset yapamayan Ecevit, 14 Kasım 1985’te eşi Rahşan Ecevit öncülüğünde Demokratik Sol Parti’yi (DSP) kurdurdu. DSP’nin simgesi haline gelen “Ak Güvercin”, bu dönemde Türk siyasetine kazandırılan en önemli fenomenlerden biriydi.

Liderlik Koltuğuna Oturuş
Ecevit, 6 Eylül 1987’de siyasi yasakların kaldırılmasının ardından, 13 Eylül 1987’de DSP’nin genel başkanı oldu. Böylece partinin hem kurucusu hem de fiili lideri konumuna geldi.

Ecevit ve Özel: Tarihin Tekerrürü mü?

Her iki liderin de yollarını ayırma gerekçeleri “eski yapıyla yol yürüyememek” üzerine kurulu olsa da, koşullar oldukça farklı:

· Ayrılık Koşulları: Ecevit, askeri bir darbe sonrası CHP’nin kapatılması ve siyasi yasaklar nedeniyle yeni bir parti kurmak zorunda kaldı. Özel ise partisinin kurultayının mahkeme kararıyla iptal edilmesi gibi tamamen hukuki ve parti içi bir kriz sonucu harekete geçti.
· Partinin Kuruluşu: DSP, Ecevit’in siyasi yasaklı olduğu bir dönemde eşi tarafından kuruldu. “Yeni Parti” ise Özel’in bizzat önderlik ettiği ve milletvekilleriyle birlikte hareket ettiği bir oluşum.
· Siyasi Ortam: Ecevit’in ayrılığı, tüm siyasi partilerin kapatıldığı bir ortamda gerçekleşti. Özel’in ayrılığı ise mevcut siyasi sistemin işlediği, ancak yoğun bir hukuki ve siyasi tartışmanın yaşandığı bir döneme denk geldi.

Tarihsel benzetmeler siyasetin doğasında olsa da, Ecevit’in “mücadelenin güçlüklerini göze alamayanlarla yollarımız ayrıldı” sözü, farklı dönemlerde de olsa benzer bir siyasi duruşun

Özel’den Kılıçdaroğlu’na “Hodri Meydan”

Özel, yeni parti duyurusunun ardından Kılıçdaroğlu’na yaklaşık 2 milyon üyeyle seçime gitme çağrısı yaparak “Hodri meydan” dedi. Atatürk’ün gösterdiği yoldan sapmayacaklarını belirten Özel, “Elbette sosyal demokratız, Altı Ok’a sonuna kadar bağlıyız ancak Türkiye ittifakı davetinin de sahibiyiz” ifadelerini kullandı.

Uluslararası Basında Yankı Uyandırdı

Özgür Özel’in yeni parti hamlesi uluslararası basında da geniş yankı buldu. Financial Times, Reuters, AP ve DW gibi dünya medyası kuruluşları gelişmeyi yakından takip ediyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Şanlıurfa’da Yürek Yakan Kaza: Altyapı Çalışması Sırasında Kamyonun Ezdiği Küçük Kız Hayatını Kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Şanlıurfa’da Yürek Yakan Kaza: Altyapı Çalışması Sırasında Kamyonun Ezdiği Küçük Kız Hayatını Kaybetti

Tarih: 22 Temmuz 2026 Çarşamba
Saat: 21:08
Okuma Süresi: 2 dakika

İHA

Olay, Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesinde meydana geldi. Altyapı çalışmalarının sürdüğü sokakta freni boşalan kamyon, oyun oynayan 6 yaşındaki Zeynep Demir’i ezdi. Küçük kız olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü gözaltına alındı.

ŞANLIURFA – Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesine bağlı Akşemsettin Mahallesi’nde yürek burkan bir trafik kazası yaşandı. Altyapı çalışmalarının devam ettiği sokakta freni boşalan bir kamyon, sokakta oyun oynayan 6 yaşındaki Zeynep Demir’i ezerek canından etti.

Edinilen bilgilere göre olay, akşam saatlerinde Akşemsettin Mahallesi’nde meydana geldi. Y.P. idaresindeki 63 AET 822 plakalı kamyon, altyapı çalışması sırasında freninin boşalmasıyla birlikte geriye doğru hareket etmeye başladı. Sürücünün kontrolünden çıkan araç, o sırada sokakta oyun oynayan küçük Zeynep’i fark edemedi. Kamyonun altında kalan talihsiz çocuk, feci şekilde can verdi.

Kamyon, çocuğu ezmesinin ardından bir duvara çarparak devrildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık görevlileri, küçük kızın hayatını kaybettiğini belirledi. Zeynep Demir’in cenazesi, otopsi işlemleri için Şanlıurfa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Kazayla ilgili soruşturma başlatılırken, kamyon sürücüsü gözaltına alındı. Olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin incelemeler devam ediyor. Mahalle sakinleri, altyapı çalışmalarının güvenlik önlemleri alınmadan yürütüldüğünü belirterek yetkililere tepki gösterdi.

Okumaya Devam Et

Gündem

Ahbap soruşturmasında flaş gelişme! Ece Üner, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter’in ifadeleri ortaya çıktı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Ahbap soruşturmasında flaş gelişme! Ece Üner, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter’in ifadeleri ortaya çıktı

Tarih: 22.07.2026
Saat: 20:43
Okuma Süresi: 3 dakika

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ahbap Derneği’ne yönelik yürüttüğü soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Bilgi sahibi sıfatıyla ifade veren Ece Üner, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter’in savcılıktaki ifadelerine ulaşıldı. Üç isim de adliyedeki işlemlerinin ardından Çağlayan’dan ayrıldı.

Fatih Doğan Medya – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen Ahbap soruşturması kapsamında, aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu 5 kişi ifadeye çağrıldı. Gazeteciler Ece Üner ve Fatih Portakal, avukat Feyza Altun, şarkıcı Gökhan Özoğuz ile sunucu Öykü Serter’in ifadelerine başvuruldu.

Ece Üner’den çarpıcı savunma: “Kendimi kandırılmış hissediyorum”

Savcılık ifadesi ortaya çıkan sunucu Ece Üner, Haluk Levent’i sanatçı kimliği ve Ahbap Derneği’nin yöneticisi olması nedeniyle tanıdığını belirtti. Üner, kendisiyle ilk kez 6 Şubat depremlerinin ardından Oğuzhan Uğur’un YouTube kanalında düzenlenen programda yüz yüze geldiğini söyledi.

Derneğe bağış yapmadığını vurgulayan Üner, “AHBAP Derneği’ne yönelik eleştirilere karşılık olarak söylediğim ifadelerde kastettiğim husus derneğin lehine yapılmış açıklamalar değildir. Ben o dönemde ‘AFAD da bizim, AHBAP da bizim’ şeklinde paylaşımda bulunmuştum. Bu açıklamadaki amacım ülke olarak içinde bulunduğumuz durumda birlik ve beraberlik mesajı vermekti” dedi.

İfadesinin en dikkat çeken bölümünde ise Üner, “Eğer Haluk Levent tarafından yardım paralarının bu şekilde kullanılması sebebiyle ben de kendimi kandırılmış hissediyorum” ifadelerini kullandı.

Gökhan Özoğuz’dan hayal kırıklığı itirafı

Athena grubunun solisti Gökhan Özoğuz da ifade vermek üzere Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na geldi. Özoğuz ifadesinde, deprem döneminde yaptığı paylaşımlarda AFAD ve Kızılay gibi kurumları da belirttiğini söyledi.

“O dönem Ahbap Derneği’ne güven duymuştum ancak bahse konu soruşturmadan ve kısmen içeriğinden haberdar olduktan sonra gerek şahsım gerekse benim gibi düşünen insanların yanıldığını gördük, hayal kırıklığına uğradım” dedi.

Öykü Serter: “İnsanları Ahbap’a yönlendirmedim”

Sunucu Öykü Serter de ifade işlemleri için adliyeye geldi. Serter, o dönem yaptığı bazı paylaşımların “öfke halinde” atıldığını belirterek, hiçbir dönemde Ahbap’a bağış çağrısı yapmadığını ifade etti. “İnsanları Ahbap derneğine yönlendirecek hiçbir söylemde bulunmadım” dedi.

Soruşturmada son durum

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Ahbap Derneği adına toplanan bağışların bir kısmının bazı şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla yürüttüğü soruşturmada, aralarında dernek kurucusu Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 28 kişi tutuklandı.

Soruşturma “Dernekler Kanunu’na muhalefet”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “örgüt üyeliği” suçlamaları üzerinden devam ediyor. MASAK raporlarında şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para transferleri ve şans oyunları hesaplarına aktarılan meblağlar tespit edilmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar