Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Politika

İspanya, İsrail ile üçüncü büyük savunma anlaşmasını iptal etti — 240 milyon dolar değerinde sözleşme feshedildi

Yayımlandı

üzerinde

Tarih / Saat: 25 Eylül 2025, 14:30

Okuma süresi: ~4 dakika

Yazar: FatihDoğanMedya Haber Merkezi

İspanya hükümeti, İsrail ile yapılan üçüncü büyük savunma sözleşmesini iptal etti. İptal edilen anlaşma, İsrailli savunma sanayi şirketlerinden biriyle yapılmış ve piyasa değerine göre yaklaşık 240 milyon ABD doları (yaklaşık 207 milyon euro) seviyesindeydi. Madrid’in adımı, hükümetin İsrail’e yönelik silah ambargosu kararları ve daha önce iptal edilen iki sözleşmenin ardından geldi


Madrid üçüncü büyük iptali açıkladı: Detaylar ve arka plan

İspanya Savunma Bakanlığı’nın aldığı karara göre, son hafta içinde Rafael Advanced Defense Systems ile yapılmış olduğu belirtilen ve değeri yaklaşık 207 milyon euro (~240 milyon USD) olarak verilen üçüncü savunma sözleşmesi feshedildi. Bu iptal haberi, Madrid’in İsrail’e yönelik sıkılaştırdığı kısıtlamalar ve arms-export (silah ihracı) politikasındaki değişikliklerin uygulanması kapsamında değerlendiriliyor.

Daha önce bu ay içinde İspanya, Elbit Systems ile yapılan yaklaşık 700 milyon euro değerindeki bir roketatar/füze destekli sistem alım sözleşmesini de feshettiği yönünde uluslararası yayınlarda yer aldı; bu karar, Madrid’in İsrail’le savunma ticaretine ilişkin geri çekilmesinin en önemli adımı olarak değerlendirildi.

Ayrıca Nisan 2025’te hükümet, İsrailli firmadan yapılması planlanan belirli mühimmat alımlarına ilişkin bir sözleşmeyi iptal etmiş; bu da Madrid’de koalisyon ortakları arasında politikalara dair ciddi tartışmalara yol açmıştı. Bu gelişme hükümet içi tansiyonu yükseltmişti


Hükümetin politikası: Yasal düzenleme ve ambargo

İspanya Hükümeti, yakın tarihli bir hükûmet kararnamesiyle (real decreto) İsrail’e yönelik genel bir silah ambargosu uygulamaya koyduğunu resmen duyurdu; bununla beraber metinde “ulusal çıkar” gerekçesiyle istisnalara izin veren maddeler bulunduğu bildirildi. Hükûmet, kararı hukuki ve diplomatik gerekçelere dayandırırken muhalefet ve bazı koalisyon ortakları istisna maddelerine itiraz ediyor.

Madrid yönetimi, ambargonun yürürlüğe girmesiyle birlikte gerek mevcut sözleşmelerin feshi gerekse yeni lisansların bloke edilmesi yönünde adımlar atıyor; bu bağlamda bazı askeri eğitim ve lojistik konularında geçici uyum çözümleri üzerinde çalıştığını açıkladı.


Etkiler: Savunma modernizasyonu, tedarik zinciri ve diplomasi

Uzmanlar, iptallerin İspanya ordusunun modernizasyon takvimini ve tedarik zincirini etkileme riskine dikkat çekiyor. İptal edilen sözleşmeler, zırh/sistem modernizasyonu ve hassas mühimmat tedarikinde boşluklar yaratabilir; ayrıca İspanya’nın bazı askeri projelerinde dışa bağımlılığı azaltma ihtiyacı gündeme gelecek. Eleştirmenler ise Madrid’in adımının hem ekonomik hem stratejik maliyetleri olacağı uyarısını yapıyor.

Diplomatik açıdan bakıldığında, İspanya’nın hamlesi İsrail ile ilişkilerde gerginliğe yol açarken, AB içindeki diğer ülkeler üzerinde de benzer adımlar atılması yönünde tartışmaları tetikleyebilir. Madrid, bu kararı “uluslararası hukuk ve insan hakları ilkelerine bağlılık” çerçevesinde savunuyor.


Madrid ne diyor? İsrail’den gelen tepki ve önümüzdeki adımlar

İspanyol yetkililer, fesihlerin gerekçesini kamu düzeni ve dış politika öncelikleriyle ilişkilendirirken, İsrail tarafı açıklama yapmak üzere zaman içinde demeçler yayımladı veya tepki gösterdi (resmi açıklamalar için tarafların bakanlık kanalları takip ediliyor). İki ülke arasında diplomatların geri çağrıldığı, notaların teatisi ve karşılıklı değerlendirmelerin sürdüğü haberleri geliyor.

Madrid ayrıca, ambargonun uygulanmasında hukuki güvence arayışını sürdürecek; Parlamento’da kararnamenin onay süreci ve istisnaların tartışılması önümüzdeki günlerde siyasi gündemin ilk sıralarında olacak.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Bakan Fidan: “Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir”

Yayımlandı

üzerinde

Bakan Fidan: “Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir”

Tarih: 26 Mart 2026
Saat: 23:30

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin son dönemde izlediği dış politikaya ilişkin dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Bakan Fidan, “Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir” ifadelerini kullandı. Ankara’nın küresel ve bölgesel gelişmeler karşısında proaktif duruşunu vurgulayan Fidan, Türkiye’nin artık oyunu kuralına göre değil, kuralları belirleyen aktör konumuna geldiğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin dış politika vizyonuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Bir dizi temas ve program kapsamında değerlendirmelerde bulunan Bakan Fidan, Türkiye’nin son yıllarda izlediği diplomatik hamlelerin altında yatan felsefeyi “devlet aklı” ve “stratejik öngörü” kavramlarıyla tanımladı.

Fidan, “Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, yalnızca günü kurtarmaya yönelik değil, geleceği inşa etmeye dönük bir dış politika yürütmektedir. Bu süreçte devlet aklı, bizim en büyük pusulamızdır. Stratejik öngörü ile hareket ederek, hem bölgemizde hem de küresel ölçekte istikrarın ve adaletin tesisi için çalışıyoruz” dedi.

“Artık Kuralları Belirleyen Aktör Konumundayız”

Bakan Fidan, özellikle Suriye, Irak, Doğu Akdeniz, Kafkaslar ve Afrika’da son dönemde atılan adımlara işaret ederek, Türk dış politikasının artık reaktif bir tutumdan tamamen proaktif bir mekanizmaya evrildiğini vurguladı. Fidan, “Türkiye, bulunduğu coğrafyada krizlerin çözümünün parçası olmanın ötesine geçmiş, krizleri başlamadan öngören ve yöneten bir güç haline gelmiştir. Artık oyunu kuralına göre oynayan değil, kuralları belirleyen aktör konumundayız” ifadelerini kullandı.

Bakanın bu açıklamaları, özellikle son bir yıldır Türkiye’nin Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile normalleşme sürecinde elde ettiği ivme, Doğu Akdeniz’deki enerji paylaşımı müzakereleri ve Türk Devletleri Teşkilatı ile geliştirilen stratejik iş birliği çerçevesinde değerlendiriliyor.

“Diplomasi ve Caydırıcılık Dengesi”

Türkiye’nin aynı anda hem diplomasi masasını hem de savunma sanayiindeki caydırıcılığını güçlendirdiğini belirten Fidan, “Barışı korumak için güçlü olmak şarttır. Türkiye, dost ve kardeş ülkelerle ilişkilerini geliştirirken, milli güvenliğimizi tehdit eden hiçbir unsura da göz yummamaktadır. Mavi Vatan’da, Kıbrıs’ta, Kafkaslar’da ve terörle mücadelede ortaya koyduğumuz irade, bu stratejik öngörünün somut yansımasıdır” diye konuştu.

Uzmanlardan Değerlendirme

Uluslararası ilişkiler uzmanları, Bakan Fidan’ın bu vurgusunun Türkiye’nin önümüzdeki dönemde dış politikada daha bağımsız ve belirleyici bir çizgi izleyeceğinin sinyali olduğunu belirtiyor. Analistler, özellikle ABD ve Avrupa Birliği ile yürütülen dengeli diplomasinin, Orta Asya’daki enerji koridoru projeleri ve Körfez ülkeleriyle imzalanan stratejik anlaşmalarla birleştiğinde, Türkiye’yi küresel sistemde vazgeçilmez bir aktör haline getirdiğini ifade ediyor.

FatihDoğanMedya olarak edindiğimiz bilgilere göre, Bakan Fidan’ın önümüzdeki günlerde Irak ve Azerbaycan’ı kapsayacak bir diplomatik tur gerçekleştirmesi ve bölgesel güvenlik mimarisine ilişkin yeni yol haritasını paylaşması bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Politika

Bahçeli: Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değil

Yayımlandı

üzerinde

Bahçeli: Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değil

Tarih: 10 Mart 2026 · Saat: 12:30

Yazar / Editör: FatihDoganMedya Haber Merkezi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İran kaynaklı olduğu belirtilen ve Türk hava sahasına giren iki füzeyin etkisiz hâle getirilmesine ilişkin yaptığı açıklamada, “Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir” diyerek sert uyarıda bulundu. Bahçeli, olayın “taciz, tahrik veya tertip” olup olmadığının netleşeceğini belirterek bölgesel güvenlik hassasiyetine dikkat çekti.

Açıklamada, bölgedeki gelişmelerin Türkiye’yi yakından etkilediği vurgulandı; Bahçeli, iyi komşuluk hukukunun korunmasını isteyip “kasti bir tavrın olmadığına inanmak” istediklerini ifade etti. Ancak aynı zamanda “Türkiye’nin yolgeçen hanı olmadığını” ve kimsenin keyfi olarak füze ateşleyeceği bir ülke göremeyeceğini belirtti.

Olayın arka planı ve askeri tepki: İran’dan ateşlendiği belirtilen mühimmatların Türk hava sahasına yönelmesi ve hava savunma unsurlarınca etkisiz hâle getirilmesi, Ankara’da güvenlik yetkililerinin alarma geçmesine neden oldu. Bölgedeki değerlendirmeler ve diplomatik temasların sürdüğü aktarılıyor.

Ne oldu?

  • 9 Mart gecesi/10 Mart sabahına doğru İran kaynaklı olduğu öne sürülen mühimmatlar, Türk hava sahasına yöneldi; hava savunma sistemleri müdahale etti ve tehdit bertaraf edildi.

  • Konuya ilişkin resmi ve siyasi değerlendirmeler devam ediyor; Bahçeli’nin açıklaması, bölgesel tansiyon ve diplomasi gündemini yeniden öne çıkardı.

Analiz — Ne anlama geliyor?
Bahçeli’nin sert uyarısı, hem iç siyasette hem dış ilişkilerde Türkiye’nin güvenlik hassasiyetini vurguluyor. Yetkililerin olayın kasıtlı mı yoksa menzil sapması gibi teknik bir sorun mu olduğunu netleştirmesi, sonraki diplomasi ve askeri adımları belirleyecek.

Okumaya Devam Et

Politika

Recep Tayyip Erdoğan, İlham Aliyev telefonda görüştü — Nahçıvan’daki saldırı ele alındı

Yayımlandı

üzerinde

Recep Tayyip Erdoğan, İlham Aliyev telefonda görüştü — Nahçıvan’daki saldırı ele alındı

05.03.2026 · 17:45

İletişim Başkanlığı’nın açıklamasına göre, Cumhurbaşkanı ile Azerbaycan lideri arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde Nahçıvan bölgesine yönelik saldırı ve bölgesel güvenlik konuları ele alındı. İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, tarafların dayanışma ve koordinasyon konularında fikir teatisinde bulunduğu bildirildi.

  • Görüşme, her iki liderin de karşılıklı bilgi alışverişi yapması ve olayın ardından atılacak adımların değerlendirilmesi amacıyla gerçekleşti. Yetkililer, liderlerin bölgedeki gerilimin tırmanmasının önlenmesine vurgu yaptığını aktardı.

  • Konuşmada istihbarat paylaşımı ve diplomatik kanalların kullanılarak ikili iş birliğinin güçlendirilmesi konuları gündeme geldi. Ayrıca insani durum ve halkın güvenliğinin sağlanmasına yönelik koordinasyon talepleri üzerinde duruldu.

  • Resmi kaynaklar, Türkiye’nin Azerbaycan ile tam dayanışma içinde olduğunu ve gelişmelerin yakından takip edildiğini belirtti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar