Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Sağlık

İskoç bilim insanları Amazon’da “kuduz taşıyan vampir yarasalar” tehdidine karşı sahaya indi

Yayımlandı

üzerinde

İskoç bilim insanları Amazon’da “kuduz taşıyan vampir yarasalar” tehdidine karşı sahaya indi

Haber / FatihDoganMedya
Tarih: 11 Kasım 2025 — Saat: 15:30
Okuma süresi: ~5 dakika

Amazon ormanlarında vampir yarasaların (Desmodus rotundus) taşıdığı kuduz virüsünün insan ve hayvanlara bulaşma riski, İskoç araştırmacıların yürüttüğü saha çalışmalarıyla yeniden gündeme geldi. Glasgow Üniversitesi başta olmak üzere İskoç bilim insanları, Amazon’daki topluluklara yönelik biyolojik izleme, genetik takip ve yeni koruyucu stratejiler geliştiriyor.

Neden tehdit artıyor?

Araştırmacılar, iki temel faktörü işaret ediyor: iklim değişikliği nedeniyle yükselen sıcaklıklar ve insan kaynaklı arazi kullanımı değişiklikleri — ormanların tahribi, hayvancılık yayılması ve insansız alanların küçülmesi. Bu değişimler, vampir yarasaların besin kaynaklarını ve dağılımını etkileyerek insanların ve çiftlik hayvanlarının yarasalarla daha sık temas etmesine yol açıyor. Bilimsel çalışmalar iklim ve arazi kullanımındaki değişimlerin vampir yarasa popülasyonlarının yayılımını ve kuduzun taşınmasını kolaylaştırdığını gösteriyo

İskoç ekip ne yapıyor?

Glasgow merkezli ekipler, Amazon’un farklı bölgelerinde şu yöntemleri kullanıyor:

  • Yarasaların bağışıklık profillerini, genomik izlerini ve virüs hatlarını izlemek için örnek toplama ve genetik analiz.

  • Miniatürleştirilmiş izleme cihazlarıyla yarasaların göç yollarını takip ederek, kuduzun bölgesel yayılım haritalarını çıkarmak.

  • Topluluk bilgilendirme, hayvancılık uygulamalarının düzenlenmesi ve aşı/koruyucu kampanyalar için yerel kurumlarla iş birliği.

Bu araştırma, hem halk sağlığı hem de tarım ekonomisi açısından büyük öneme sahip: vampir yarasalar sıklıkla büyükbaş hayvanlara saldırıyor ve kuduz hayvancılıkta kayıplara, insanlarda ise ölümcül vakalara neden olabiliyor.

Bilimde yeni umut: yayılabilir aşı çalışmaları ve saha çözümleri

Bilim insanları yalnızca izlemekle kalmıyor; yeni müdahale yöntemleri de geliştiriliyor. Son dönemde yayınlanan araştırmalar, yarasalar arasında temas yoluyla geçebilecek “yayılabilir” aşı jelleri ve sosyal bakım davranışlarını kullanarak aşılama stratejileri üzerinde umut verici sonuçlar veriyor. Bu tür yenilikler, sahada kitlesel aşılamaya kıyasla daha pratik ve maliyet etkin çözümler sunabilir. Ancak uygulamaya geçmeden önce etik ve ekolojik değerlendirmeler gerekiy

Risk ne kadar ciddi? — Uzman uyarısı

Kuduz, merkezi sinir sistemine ulaştığında hemen daima ölümcüldür; bu yüzden ısırık veya temas şüphesinde hızlı tıbbi müdahale şart. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve ulusal sağlık otoriteleri, şüpheli ısırık vakalarında derhal yara temizliği ve post-exposure prophylaxis (PEP) uygulamasını öneriyor. Amazon gibi kırsal alanlarda sağlık erişimi sınırlı olabilir; bu da riskin daha da büyümesine neden oluyor.

Yerel etkiler ve alınabilecek basit önlemler

  • Kırsal topluluklarda hayvan barınaklarının kapatılması ve gece kapılarının güvenli tutulması, yarasa erişimini azaltır.

  • Büyükbaş hayvan aşılamaları ve yarasa popülasyonunun doğal dengesini bozmadan yönetilmesi (kireç/sürü kontrolünden kaçınma) önem taşıyor.

  • Isırık durumunda: hemen yarayı sabun ve bol suyla yıkayın, tıbbi merkeze başvurun ve yerel sağlık yetkililerine haber verin. (WHO/CDC önerileri).

Ne değişecek?

İskoç ekiplerin Amazon’daki verileri, bölgesel sağlık stratejilerinin şekillenmesine yardımcı olabilir: erken uyarı sistemleri, hedeflenmiş aşılama kampanyaları ve hayvancılık uygulamalarında değişiklikler potansiyel olarak hem insan hayatını kurtarır hem de ekonomik kayıpları azaltır. Ancak başarı, yerel yönetimler, sağlık otoriteleri ve toplulukların iş birliğine bağlı.


Özet (kısa): Glasgow ve diğer İskoç araştırma grupları, Amazon’da vampir yarasa kaynaklı kuduzun izlenmesi ve kontrolü için genetik takip, saha çalışmaları ve yenilikçi aşı stratejileri geliştiriyor. İklim değişikliği ve arazi kullanımı değişiklikleri tehdidi artırıyor; vakalarda hızlı tıbbi müdahale hayat kurtarıyor.

Sağlık

FSM Köprüsü endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı

Yayımlandı

üzerinde

FSM Köprüsü endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı

25.03.2026 – 22:29

İstanbul’un simge yapılarından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı. Türkiye Endometriozis ve Adenomyozis Derneği öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen uygulama, Endometriozis Farkındalık Ayı çerçevesinde hayata geçirildi.

Uygulamanın, hastalığın toplumda daha görünür hale gelmesine katkı sunması amaçlandı. Yetkili kurumlardan alınan izinler doğrultusunda yapılan ışıklandırma sonrası köprü, gece boyunca sarı renge büründü. Sarı ışıklarla aydınlatılan FSM Köprüsü, dronla da havadan görüntülendi.

Endometriozis, birçok kadının yaşam kalitesini etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bu tür farkındalık çalışmalarıyla hem hastalığa dikkat çekilmesi hem de erken tanı ve bilinçlenmenin desteklenmesi hedefleniyor. Köprüde gerçekleştirilen sembolik aydınlatma, farkındalık mesajını İstanbul semalarına taşıdı.

Okumaya Devam Et

Sağlık

Ambulans şoförü Gülser: Direksiyonda saniyelerle yarışıyoruz

Yayımlandı

üzerinde

Ambulans şoförü Gülser: Direksiyonda saniyelerle yarışıyoruz

Tarih.Saat: 08 Mart 2026 · 09:41.

Antalya’da 112 Acil Sağlık Hizmetleri ekiplerinde görev yapan ambulans şoförü Gülser Akıtürk, direksiyon başında geçen her saniyenin hayatla ölüm arasında fark yaratabildiğini söyledi. Akıtürk, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde mesleğinin zorluklarını ve ekip olarak yaşadıkları yoğunluğu anlattı.

Ekip işi, zaman yarışı

Akıtürk, sağlık sektöründe 16 yıllık tecrübesi olduğunu; ambulans şoförlüğünü ise son 3 yıldır yaptığını belirtti. Görev sırasında yalnızca “araç kullanmak” değil, aynı zamanda arka kabindeki ekibin hızlı ve güvenli müdahalesine zemin hazırlamanın da sorumluluğunu taşıdığını vurguladı. “Direksiyon başına geçtiğimizde saniyelerle yarışıyoruz; çünkü arka kabinde hayata tutunmaya çalışan bir hasta ve onu bekleyen aileler var” dedi.

Ayrımcılık ve önyargılarla mücadele

Akıtürk, zaman zaman “kadın ambulans kullanabilir mi” gibi önyargılarla karşılaştıklarını ancak bunun görevini ve ekip ruhunu etkilemediğini ifade etti. Yol verme sorunları veya ambulans içinde hasta olup olmadığını sorgulayan sürücülerle zaman zaman karşılaştıklarını, fakat mesai başladığında kendisini “işini bilen bir sağlık çalışanı” olarak gördüğünü söyledi.

Ekip arkadaşları ve görev tanımı

Akıtürk’ün ekibinde doktor Ela Zülal Karatoy ve acil tıp teknisyeni Hatice Yılmaz bulunuyor. Hatice Yılmaz, olay yerinde ilk müdahaleyi yaptıklarını, ortamın çoğu zaman yoğun ve stresli olduğunu; müdahale sonrası hastayı hızla ambulansa alıp en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırmaya çalıştıklarını anlattı. Doktor Karatoy ise 112 servisinin sahaya çıkan bir hizmet olduğunu hatırlatarak, “Hasta size gelmiyor, siz hastanın ayağına gidiyorsunuz” diye konuştu.

Sonuç: Görünmeyen kahramanlar

Akıtürk ve ekibi, 8 Mart vesilesiyle kadına yönelik şiddetin sona ermesi temennisinde bulunurken, toplumun acil sağlık ekiplerinin çalışma koşullarına ve zamana karşı yürüttükleri mücadeleye dikkat çekilmesini istedi. Vatandaşlardan ambulanslara yol vermede ve acil ekiplerin çalışmalarına saygı göstermede daha dikkatli olmaları talep edildi.

Okumaya Devam Et

Sağlık

Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri

Yayımlandı

üzerinde

Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri

FatihDoganMedya
Tarih.Saat: 21.02.2026 – 07:00

İSTANBUL — Ramazan ayında beslenme düzenindeki değişiklikler doğru yönetilmediğinde halsizlik, sindirim sorunları ve kilo dalgalanmalarına yol açabiliyor. İstanbul Kültür Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü araştırma görevlisi Rabia Bağlayıcı’nın vurguladığı gibi; doğru planlama, açlığın metabolik etkilerini dengeler ve orucun kısa vadeli olumlu etkilerini güçlendirebilir.

Sahur: atlanmamalı — ne yenmeli?

Sahur, gün boyu enerji ve kas korunumu için kritik bir öğün; atlanması kan şekerinde dalgalanmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Sahurda şu öğelere öncelik verin:

  • Tam tahıllı ekmek, yulaf veya bulgur gibi kompleks karbonhidratlar (uzun süre tokluk).

  • Yumurta, yoğurt, süt veya peynir gibi kaliteli protein kaynakları.

  • Ceviz, badem gibi kuruyemişler ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar.

  • Bol su; kafeinli içeceklerden ve gazlı içeceklerden kaçının.

İftar: yavaş başlayın, denge kurun

İftara su ve 1–2 hurma ile başlamak mideyi rahatlatır. Ana öğünde tabak denge prensibini uygulayın: proteinin (et, tavuk, baklagil), sebzenin ve kompleks karbonhidratın (tam tahıl, bulgur, kepekli makarna) dengeli dağılımı hem kilo kontrolünü hem enerji dengesini destekler. Aşırı yağlı ve şerbetli tatlılar yerine meyve veya hafif sütlü tatlılar tercih edin; kızartmalardan kaçının veya porsiyonları küçültün. Hafif pişirme yöntemleri (haşlama, fırın, ızgara) sindirimi kolaylaştırır.

Hareket ve sindirim: çok ağır egzersizden kaçının

Tamamen hareketsiz kalmak metabolizmayı yavaşlatır; iftardan 1–2 saat sonra yapılacak 20–30 dakikalık hafif yürüyüşler hem sindirimi kolaylaştırır hem de enerji dengesine katkı sağlar. Yoğun antrenmanlar, susuzluk ve yorgunluk riskini artırabileceğinden, yoğun egzersizleri iftar sonrası daha geç saatlere veya oruç dışı günlere kaydırmak daha güvenlidir.

Kronik hastalıklar ve ilaç kullananlar: doktorla plan yapın

Diyabet, hipertansiyon veya kalp hastalığı olan kişiler, oruç kararı almadan önce mutlaka hekimleri ve/veya diyetisyenleri ile görüşmelidir. Kan şekeri yönetimi, ilaç zamanlamasının düzenlenmesi ve risk değerlendirmesi kişiye özel planlama gerektirir; özellikle diyabetli bireyler için sahurun geç saatlerde alınması, düşük glisemik indeksli besin seçimi ve kan şekeri takibi hayati önem taşır. Uluslararası kılavuzlar da oruç tutacak diyabetliler için bireyselleştirilmiş yaklaşımlar öneriyor.

Pratik ipuçları — hızlı kontrol listesi

  • Sahuru atlamayın. Gün boyunca enerji için sahur şart.

  • Sıvı tüketimini dağıtın. İftar ile sahur arası su tüketimini düzenleyin; aşırı sıvıyı tek seferde tüketmeyin.

  • Porsiyon kontrolü yapın. Hızlı yemek daha fazla kalori demektir — yavaş çiğneyin.

  • Tatlıda seçici olun. Şerbetli ağır tatlıları sınırlayın; meyve ve sütlü alternatifler tercih edin.

  • Özel durumlar için doktorunuza danışın. Hamilelik, emzirme, kronik hastalık veya yaşlılık durumlarında uzman görüşü şart.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar