Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

İran: “Türkiye topraklarına füze atmadık”

Yayımlandı

üzerinde

İran: “Türkiye topraklarına füze atmadık”

05.03.2026 • 09:09

İran Silahlı Kuvvetleri, Türkiye’ye yönelik herhangi bir füze atışı yapılmadığını açıkladı. Türkiye ise savunma kaynakları ve NATO unsurlarının Doğu Akdeniz’de bir balistik mühimmatı etkisiz hâle getirdiğini bildirdi. Olay, bölgesel gerilimi yükseltme riski taşıyor.

İstanbul merkezli haber ajansı tarafından servis edilen açıklamaya göre, İran’ın resmi askeri kanadı Türkiye sınırlarına yönelik bir füze atışı gerçekleştirilmediğini duyurdu. Açıklama, Ankara’nın Doğu Akdeniz üzerinde NATO hava ve füze savunma sistemlerinin bir balistik mühimmatı tespit edip imha ettiğine ilişkin bildirimlerinin ardından geldi.

Olayın ayrıntıları

Türkiye’nin resmi savunma kaynakları, İran’dan ateşlendiği belirtilen ve Irak ile Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türkiye hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmatın Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından engellendiğini açıkladı. Yetkililer, herhangi bir can kaybı veya ciddi hasar bildirilmediğini belirtti.

İran’ın açıklaması

İran Silahlı Kuvvetleri, devlet medyası aracılığıyla yaptığı açıklamada Türkiye’nin egemenliğine saygı duyduklarını ve Türkiye topraklarına yönelik herhangi bir füze atışı yapılmadığını bildirdi. Tahran, atışların kasıtlı olarak komşu ülkelere yöneltilmediğini vurguladı.

Türkiye ve NATO’nun pozisyonu

Ankara; NATO müttefikleriyle koordinasyon halinde olduğunu, tehdidin havada imha edildiğini ve olayın bölgesel tırmanmayı önlemek adına dikkatle ele alındığını duyurdu. NATO kaynakları da ittifak güçlerinin bölgedeki hava savunma görevleri kapsamında müdahale ettiğini teyit etti. Olay sonrası diplomatik kanallar üzerinden temasların sürdüğü bildiriliyor.

Yerel etki — Hatay

Savunma kaynakları, olayın ardından düşen parça/kirlilik izlerinin Hatay bölgesine bağlı Dörtyol civarında tespit edildiğini; ancak bunun hava savunma unsurlarına ait mühimmat kalıntısı olduğu değerlendirildiğini bildirdi. Bölgede can kaybı veya yaralanma raporu bulunmuyor.

Uzman değerlendirmesi (kısa)

Analistler, gelen ilk bilgilere göre atışın hedefinin net olmadığını, rotadan sapma veya hedef hata ihtimallerinin araştırıldığını; ancak her iki tarafın da provokasyonu tırmandırmaktan kaçınmak istediğini belirtiyor. Olayın, bölgedeki gerilim ortamında yeni bir muhtemel çatışma kanalına dönüşmemesi için diplomatik hassasiyet gerektiği vurgulanıyor.

Ne olacak? (gündem)

  • Ankara ile Tahran arasındaki doğrudan temaslar sürüyor; diplomatik kanallar takip ediliyor.

  • NATO ve bölge müttefikleri hava sahası ve radar kayıtlarını paylaşıp olayın teknik soruşturmasını yürütebilir.

Gündem

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı

Yayımlandı

üzerinde

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı

Tarih: 19 Nisan 2026, Cumartesi | 15:30

Gülistan Doku soruşturması kapsamında “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlamalarıyla tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in savcılık ifadesine ulaşıldı. Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden Sonel, “Gülistan Doku’yu şahsen tanımıyorum. Tecavüz iddiası iğrenç bir durumdur” dedi. Öte yandan Sonel’in ifadesi, baz kayıtları ve tanık beyanlarıyla çelişiyor

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun (20) kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir dönüm noktası yaşandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan 10 kişiden biri olan, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Sonel, hakkındaki suçlamaları reddederken verdiği ifadede bazı dikkat çeken ayrıntılar yer aldı.

“Gülistan Doku’yu tanımıyorum”

Mustafa Türkay Sonel, ifadesinde Gülistan Doku’yu hiç tanımadığını, kendisiyle bir iletişiminin olmadığını ve olay medyaya yansıyana kadar adını dahi duymadığını iddia etti.

“Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Herhangi bir yerde, herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir.”

Sonel, bu ifadeleriyle, Gülistan Doku’nun çalıştığı kafede defalarca baz kaydı tespit edilmesiyle ilgili çelişkili bir durum ortaya koydu. Doku’nun çalıştığı kafede Sonel’e ait baz kayıtlarının bulunması, savcılığın en önemli delilleri arasında yer alıyor.

“Ben bu tabancayla birisini vurdum” iddiasına yalanlama

Mustafa Türkay Sonel, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın ifadesinde geçen iddialara da sert tepki gösterdi. Celal Altaş, jandarmada verdiği ifadede, oğlu Umut’un kendisine “Ben bu tabancayla birisini vurdum” dediğini öne sürmüştü.

Sonel, bu iddiayı kesin bir dille reddetti:

“Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen ‘Ben bu tabancayla birisini vurdum’ şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Bu duruma şaşkınım, Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi.”

Tecavüz iddialarına sert tepki

Sonel, gizli tanık beyanında yer alan tecavüz iddialarına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

“Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile ilgili benim hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Bu konu iğrenç bir durumdur.”

Sonel, jandarmada verdiği ifadede ise “Benim de kız kardeşim var, bu tecavüz kelimesini duydukça iğreniyorum” dedi. Ayrıca silahlara merakı olmadığını, bahsedilen Uzi veya Akrep tarzı silahların aracında bulunmadığını belirtti.

“Umarım gerçekler en kısa zamanda ortaya çıkar”

Sonel, ifadesinde Doku ailesine yönelik duygusal ifadeler de kullandı:

“Umarım bu gerçekleri en kısa zamanda ortaya çıkar, Gülistan’ın gözü yaşlı annesinin bir damla gözyaşına ben kurban olurum. Ben Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum.”

Tutuklama süreci ve soruşturmadaki son durum

Mustafa Türkay Sonel, 14 Nisan 2026’da İstanbul’da gözaltına alınmış, 18 Nisan’da ise “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlarından tutuklanmıştı. Sonel’in tutuklanmasıyla birlikte soruşturmada tutuklu sayısı 10’a yükseldi.

Soruşturma kapsamında şu ana kadar 15 kişi gözaltına alınırken, tutuklananlar arasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yanı sıra dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski polis memuru Gökhan Ertok ve Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov gibi isimler de bulunuyor.

Baz kayıtları ve tanık ifadeleriyle çelişkiler

Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi, soruşturma dosyasındaki bazı delillerle çelişiyor. Sonel, Doku’nun çalıştığı kafede defalarca baz kaydı tespit edilmesine rağmen Gülistan Doku’yu tanımadığını iddia ediyor. Ayrıca Sonel’in, 5 Ocak 2020 günü firari şüpheli Umut Altaş ile aynı araçta olduğu PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtları da dosyada yer alıyor.

Sonel, 5 Mayıs 2020 tarihinde Elazığ’dan Tunceli’ye gelişinin görüldüğü ancak öncesinde Tunceli’den Elazığ’a çıkışının görülmediği hususunda ise “bir diyeceğim yok” demekle yetindi.

Arka plan: Gülistan Doku’nun kayboluşu

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Yıllardır süren belirsizliğin ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla dosya yeniden açıldı ve geniş çaplı bir operasyon başlatıldı.

Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında “suç delillerini yok etme ve gizleme” suçlamasıyla işlem yapılırken, Mustafa Türkay Sonel hakkında ise “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlamaları yöneltiliyor.

Fatih Doğan Medya – Güvenilir haberciliğin adresi.

 

Okumaya Devam Et

Gündem

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in gözaltı süresi uzatıldı

Yayımlandı

üzerinde

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in gözaltı süresi uzatıldı

Tarih: 19 Nisan 2026
Saat: 16:30

ERZURUM – Türkiye’nin yakından takip ettiği Gülistan Doku soruşturması kapsamında Elazığ’da gözaltına alınarak Erzurum’a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in emniyetteki sorgusu devam ediyor. Edinilen bilgiye göre, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasıyla karşı karşıya olan Sonel’in gözaltı süresinin 1 gün daha uzatıldığı öğrenildi.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında işlem yapılmak üzere Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı gönderilmişti. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısına istinaden soruşturma başlatan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Sonel, 17 Nisan 2026 akşam saatlerinde Elazığ’da gözaltına alınmış ve 18 Nisan sabahı karayoluyla Erzurum’a getirilmişti.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 161’inci maddesi uyarınca, vali ve kaymakamların kişisel suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) bulunduğu yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığı’na ait olduğu için Sonel’in adli işlemleri Erzurum’da yürütülüyor.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuncay Sonel hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçunu işlediğine dair yeterli şüphe bulunduğunu değerlendiriyor.Sonel’in Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki sorgusu sürerken, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Erzurum Adliyesi’ne sevk edilmesi bekleniyor.

Soruşturmada şu ana kadar 10 kişi tutuklanırken, Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel “nitelikli cinsel saldırı” ve “kasten öldürme” suçlamalarıyla, koruma polisi Şükrü Eroğlu ise “suç delillerini gizleme, değiştirme ve yok etme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla başlatılan soruşturma sonrası halen Mülkiye Başmüfettişi olan Sonel, 17 Nisan’da açığa alınmıştı.

Öte yandan, soruşturma kapsamında Bursa’da gözaltına alınan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Çağdaş Özdemir’in Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemleri de devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

İzmir’de Yürek Yakan Kaza: Genç Doktor Beyza Nur Pürmüs Alevler İçinde Can Verdi

Yayımlandı

üzerinde

İzmir’de Yürek Yakan Kaza: Genç Doktor Beyza Nur Pürmüs Alevler İçinde Can Verdi

Tarih: 19 Nisan 2026, Cumartesi | Saat: 15:45

İzmir’in Menderes ilçesinde meydana gelen feci trafik kazası, tüm Türkiye’yi yasa boğdu. 25 yaşındaki Patoloji Asistanı Dr. Beyza Nur Pürmüs, kullandığı otomobilin kontrolden çıkarak beton bariyerlere çarpması sonucu çıkan yangında hayatını kaybetti. Kapıların kilitlenmesi ve emniyet kemerinin takılı olması nedeniyle genç doktor, alevlerin arasından çıkarılamadı.

Felaket Gişelerde Geldi

Kaza, dün (18 Nisan 2026) saat 19.00 sıralarında O-31 İzmir-Aydın Otoyolu Havalimanı gişeleri girişinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Beyza Nur Pürmüs idaresindeki 35 CPT 125 plakalı otomobil, henüz bilinmeyen bir nedenle kontrolden çıkarak yol kenarındaki beton bariyerlere çarptı. Çarpmanın şiddetiyle araçta aniden yangın çıktı ve rüzgarın da etkisiyle alevler kısa sürede tüm otomobili sardı.

Olay yerine ihbar üzerine otoyol jandarması, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın söndürüldü ancak yapılan incelemede Beyza Nur Pürmüs’ün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.

“Kapılar Kilitliydi, Çıkamadı”

Kazanın en can alıcı noktası ise aracın kapılarının kilitli olması ve emniyet kemerinin takılı bulunmasıydı. Bu durum, gerek çevredeki vatandaşların gerekse olay yerine ulaşan ekiplerin müdahalesini imkansız hale getirdi. Genç doktor, alevlerin arasında mahsur kalarak feci şekilde can verdi.

Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, kazanın kesin nedeninin yapılacak teknik incelemeler sonucunda netlik kazanacağı bildirildi.

Daha 25 Yaşındaydı, Hayalleri Vardı

Kazada hayatını kaybeden Beyza Nur Pürmüs’ün, Bakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Patoloji Asistanı olarak görev yaptığı öğrenildi. 2025 yılında Kocaeli Tıp Fakültesi’nden mezun olan genç doktorun, mesleğinin henüz başında olduğu belirtildi.

Genç yaşında hekim olma hayalini gerçekleştiren Pürmüs’ün ani ölümü, ailesi, yakınları ve meslektaşlarını derin bir üzüntüye boğdu.

Hastaneden Duygusal Taziye Mesajı

Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi, acı kaybın ardından bir taziye mesajı yayımladı. Hastaneden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bölümümüz asistanlarından Beyza Nur Pürmüs’ün vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Kısa sürede naifliği ve içtenliğiyle herkesin takdirini kazanan değerli çalışma arkadaşımızın ani kaybı bizleri derinden sarsmıştır”.

Cenaze Töreni Bilgileri

Beyza Nur Pürmüs’ün cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alındı. Genç doktorun cenazesinin 19 Nisan 2026 Pazar günü (bugün) ikindi namazını müteakiben EVKA-2 Merkez Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Doğançay Mezarlığı’nda toprağa verileceği bildirildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar