Diyabetik ayak yarası nedeniyle üç parmağını kaybetti: Uzmanlardan erken müdahale uyarısı
8 Kasım 2026, 12.35 | 3 dakika okuma

İstanbul’da yaklaşık 50 yıldır diyabetle yaşayan 72 yaşındaki Atilla Ergüleç’in üç ayak parmağı farklı dönemlerde ampüte edildi. Tedavisinin ardından sağlık çalışanlarına teşekkür eden Ergüleç’in yaşadıkları, diyabetik ayak yarasında düzenli kontrolün ve erken müdahalenin önemini bir kez daha gündeme getirdi.
İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinde yaşayan 72 yaşındaki Atilla Ergüleç, diyabet hastalığının yol açabildiği ciddi ayak sorunlarıyla yıllardır mücadele ediyor. Yaklaşık 50 yıldır diyabet hastası olan Ergüleç, 2017 yılında sol ayağının başparmağını kaybetti. Temmuz 2025’te ise sağ ayağındaki parmaklarda lekelenme ve renk değişikliği fark ederek Bahçelievler Devlet Hastanesi’ne başvurdu.
Cumhuriyet’te İhlas Haber Ajansı (İHA) imzasıyla yayımlanan habere göre, hastanede gerçekleştirilen incelemelerde damar tıkanıklığı ve diyabetik ayak yarası tespit edildi. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Atay ile Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Serhat Çalışkan’ın takip ettiği Ergüleç’in sağ ayağındaki dördüncü ve beşinci parmakları ampüte edildi. Böylece farklı yıllarda kaybettiği ayak parmağı sayısı üçe yükseldi.
Beş-altı aylık tedavinin ardından yaraları iyileşti
Tedavi süreci hakkında bilgi veren Doç. Dr. Mehmet Atay, hastaneye başvurduğunda Ergüleç’in iki parmağında ciddi yaralar bulunduğunu belirtti. Öncelikle tıkalı damara müdahale ettiklerini anlatan Atay, gerekli cerrahi işlemlerin ardından yara temizliği ve takip sürecini sürdürdüklerini ifade etti.
Yaklaşık beş-altı ay devam eden tedavinin ardından yaraların iyileştiğini açıklayan Atay, hastada şu anda yeni bir yara bulunmadığını söyledi. Ergüleç’in kan şekerinin kontrol altında tutulduğunu ve düzenli sağlık kontrollerinin devam ettiğini aktardı.
Zorlu tedavi sürecinin ardından Ergüleç, kendisiyle ilgilenen sağlık çalışanlarına teşekkür etmek için Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) başvurdu. Sağlık Bakanlığına, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne ve Bahçelievler Devlet Hastanesindeki sağlık personeline teşekkürlerini ilettiğini belirten Ergüleç, özellikle doktorların ve hemşirelerin gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Küçük bir yara bile ciddi sonuçlara yol açabiliyor
Doç. Dr. Mehmet Atay, diyabetik ayak yaralarının iyileşme sonrasında tekrarlayabileceğini belirterek hastaların düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurguladı. Diyabetin dikkatli takip edilmesi gereken kronik bir hastalık olduğunu söyleyen Atay, ayakta oluşan küçük yaraların bile ihmal edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Atay, tamamen iyileşen yaralarda hastaların durumlarına göre bir veya üç aylık aralıklarla kontrole çağrıldığını, henüz iyileşmemiş yaralarda ise haftada birkaç kez değerlendirme yapılabildiğini anlattı. Bazı yaraların çok hızlı ilerleyebileceğine dikkat çeken Atay, yeni bir yara fark edildiğinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasını önerdi.
Diyabetik ayak yarası neden fark edilmeyebiliyor?
Diyabet hastalarında zamanla gelişebilen sinir hasarı, ayaklardaki ağrı ve dokunma duyusunu azaltabiliyor. Bu nedenle ayakta oluşan kesikler, su toplamaları veya başka yaralanmalar her zaman hissedilemeyebiliyor. Dolaşım bozukluğu da yaraların iyileşmesini güçleştirerek enfeksiyon riskini artırabiliyor.
Sağlık Bakanlığının diyabetik ayak bakımına ilişkin bilgilendirmeleri ile ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin (CDC) önerileri, diyabet hastalarının ayaklarını her gün kontrol etmesinin önemini ortaya koyuyor. Özellikle uzun süredir diyabet hastası olan, daha önce ayak yarası geçiren veya ayaklarında duyu kaybı bulunan kişilerin daha dikkatli takip edilmesi gerekiyor.
Damar sağlığı ve kan şekeri kontrolü tedavide önemli
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Serhat Çalışkan da diyabetik ayak yaralarının değerlendirilmesinde damar sağlığının önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Hastalarda gerekli damar görüntülemelerinin yapıldığını ifade eden Çalışkan, uygun görülen durumlarda anjiyografi yöntemiyle tıkalı damarlara müdahale edilebildiğini anlattı.
Çalışkan, kan şekeriyle birlikte tansiyon ve kolesterol değerlerinin kontrol altında tutulmasının, sigaranın bırakılmasının ve uygun ayakkabı kullanımının önemine dikkat çekti. Sinir hasarı nedeniyle hastaların ayaklarındaki yaralanmaları fark edemeyebileceğini hatırlatarak düzenli ayak kontrolü yapılmasını istedi.
Diyabet hastaları ayak bakımında nelere dikkat etmeli?
Sağlık Bakanlığının önerilerine göre diyabet hastalarının ayak tabanlarını, topuklarını ve parmak aralarını her gün incelemesi gerekiyor. Kızarıklık, morarma, şişlik, çatlak, su toplaması, yara ve olağan dışı renk değişiklikleri dikkatle değerlendirilmeli.
Ayakların her gün ılık suyla yıkanması, özellikle parmak aralarının iyice kurulanması ve ayağı sıkmayan uygun ayakkabıların tercih edilmesi öneriliyor. Ayak tabanını görmekte zorlanan hastalar ayna kullanabiliyor veya bir yakınından yardım alabiliyor.
CDC’nin ayak sağlığına ilişkin bilgilendirmelerinde de diyabetli kişilerin ayaklarında yara, kabarcık, şişlik ya da renk ve sıcaklık değişikliği fark etmeleri durumunda rutin kontrol tarihlerini beklemeden sağlık uzmanına başvurmaları gerektiği belirtiliyor. Duyu kaybı nedeniyle ağrının hissedilmemesi, ayakta ciddi bir sorun bulunmadığı anlamına gelmiyor.












