Yargıtay’dan boşanma davasında kalp emojisi kararı: Tek başına kusur sayılmadı
8 Kasım 2026 • 12.06 | 3 dakika okuma

Elazığ’daki boşanma davasında sosyal medya fenomenine gönderilen kalp emojisi tartışma konusu oldu. Yargıtay, kadını ağır kusurlu bulan istinaf kararını bozarken eşe yönelik psikolojik baskı ve hukuka aykırı delillere dikkat çekti.
Elazığ’da görülen karşılıklı boşanma davasında sosyal medyada gönderilen kalp emojisi, eşlerin kusur oranını belirleyen hukuki tartışmanın merkezine yerleşti. Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir sosyal medya fenomenine beğeni amacıyla gönderilen emojinin tek başına güven sarsıcı davranış olarak kabul edilemeyeceğine hükmetti. Yüksek Mahkeme, kadını ağır kusurlu sayan istinaf kararını oy birliğiyle bozdu.
8 Kasım 2026’da yeniden gündeme gelen kararın aslında 18 Eylül 2025 tarihinde verildiği belirlendi. Yargıtay’ın 2025/5186 esas ve 2025/7559 karar numaralı ilamında, yalnızca sosyal medya etkileşimleri değil, eşlerin birbirine yönelik davranışları ve mahkemeye sunulan dijital deliller de ayrıntılı biçimde değerlendirildi.
Yerel mahkeme tarafları eşit kusurlu buldu
Elazığ 3. Aile Mahkemesinde görülen davada, kadının tanımadığı bir doktorla iletişim kurmaya çalışması, bu kişiye kalp emojisi göndermesi ve dikkatini çekmeye yönelik davranışları güven sarsıcı kabul edildi. Mahkeme, kadının evle yeterince ilgilenmediği yönündeki değerlendirmeyi de kusur belirlemesine dahil etti.
Erkeğin ise eşine aşırı kıskançlık nedeniyle baskı uyguladığı, onu beğenmediğini söyleyerek aşağıladığı ve “Çirkinsin” ifadesini kullandığı değerlendirildi. Bu davranışları da kusur sayan ilk derece mahkemesi, eşlerin eşit kusurlu olduğu sonucuna ulaşarak boşanmalarına karar verdi.
Tarafların kararı istinafa taşımasının ardından dosyayı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi inceledi. İstinaf mahkemesi, kadının üç ayrı erkekle güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunun ispatlandığı kanaatine vardı. Kadının eşinin ailesini istemediği yönündeki tespiti de dikkate alan mahkeme, kusur oranlarını değiştirerek kadını ağır, erkeği az kusurlu buldu. Bu değerlendirme doğrultusunda erkek lehine maddi ve manevi tazminata da hükmedildi.
Yargıtay kalp emojisini güven sarsıcı davranış saymadı
Kadının temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin önüne geldi. Yüksek Mahkeme, sosyal medyada tanınan bir kişiye beğeni anlamında gönderilen emojinin doğrudan güven sarsıcı davranış olarak nitelendirilmesini doğru bulmadı.
Yargıtay’ın incelemesinde, kadına yöneltilen diğer güven sarsıcı davranış iddialarını destekleyen delillerin yeterliliği de ele alındı. Daire, bir sosyal medya etkileşiminin boşanma davasındaki kusur değerlendirmesine dahil edilmesinde, davranışın niteliği kadar somut olayın ve delillerin de önem taşıdığını ortaya koydu.
Gizli ses kaydı ve mesajlar neden delil kabul edilmedi?
Kararın dikkat çeken bölümlerinden biri, erkeğin eşine yönelttiği iddiaları kanıtlamak amacıyla sunduğu ses kaydıyla ilgili oldu. Yargıtay, söz konusu kaydı ortam dinlemesi niteliğinde değerlendirdi. Hukuka aykırı yöntemle elde edildiği belirtilen kaydın mahkeme kararına dayanak yapılamayacağına hükmedildi.
Kadına ait arama ve SMS kayıtlarında da güven sarsıcı davranış iddiasını destekleyen bir bulguya rastlanmadı. Dosyadaki yazışmaların kim tarafından gerçekleştirildiği ve hangi numaralar arasında yapıldığı net olarak belirlenemedi. Kadının bu yazışmaları kabul etmediği, tanık anlatımlarının da iddiayı doğrulamadığı belirtildi.
Bu nedenle Yargıtay, dosyada yeterince kanıtlanmayan güven sarsıcı davranış iddialarının kadına kusur olarak yüklenmesini hukuka uygun bulmadı. Karar, bütün sosyal medya mesajlarının veya emojilerin her koşulda kusur değerlendirmesi dışında tutulduğu anlamına gelmiyor. Yüksek Mahkemenin değerlendirmesi, incelenen davadaki somut davranışlara ve delillere dayanıyor.
Eşine “Çirkinsin” diyen erkek ağır kusurlu kabul edildi
Yargıtay, tarafların boşanmaya neden olan davranışlarını birlikte değerlendirdiğinde erkeğin eşine aşırı kıskançlıkla psikolojik baskı uyguladığını, kadınlık gururunu inciten sözler söylediğini ve “Çirkinsin” diyerek aşağıladığını belirtti.
Kadının ise eşinin ailesini istemediği yönündeki davranışı kusur değerlendirmesinde yer aldı. Böylece Yargıtay, istinaf mahkemesinin aksine boşanmaya yol açan olaylarda erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu kabul edilmesi gerektiği sonucuna vardı.
Yüksek Mahkeme, 18 Eylül 2025 tarihli oy birliğiyle aldığı kararla Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin kusur belirlemesini kadın yararına bozdu. Dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar verildi.
Tazminat taleplerinde ayrı karar
Yargıtay kararında maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin önemli bir usul ayrıntısına da yer verildi. Erkek, 2 Ekim 2024 tarihli dilekçesiyle tazminat taleplerinden feragat etmişti. Bunun üzerine bölge adliye mahkemesi 6 Mayıs 2025 tarihli ek kararıyla söz konusu talepleri reddetti.
Tazminat taleplerinden feragat edilmesi nedeniyle bu konudaki temyiz başvurusu konusuz kaldı. Yargıtay, tazminata yönelik itirazları ayrıca incelemeye gerek görmezken istinaf kararının kusur belirlemesine ilişkin bölümünü bozmakla yetindi.













