Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Çocukları suça karıştırana ağırlaştırılmış yaptırım — Tasarıda üst sınır 27 yıla kadar çıkıyor, “ailelere ceza” maddesi de gündemde

Yayımlandı

üzerinde

Çocukları suça karıştırana ağırlaştırılmış yaptırım — Tasarıda üst sınır 27 yıla kadar çıkıyor, “ailelere ceza” maddesi de gündemde

Tarih — Saat: 09 Kasım 2025, 14:00 (İstanbul)
Okuma süresi: 4 dk
Yazar: Fatih Doğan / FATİHDOGANMEDYA

Adalet Bakanlığı ve AKP’li milletvekillerinin hazırladığı 11. Yargı Paketi taslağında, “suça sürüklenen çocuklar” başlığı altında ceza uygulamalarında sertleştirme öngörülüyor. Tasarıya göre 15–18 yaş arası ciddi suçlara karışanlar için şu an uygulanan üst sınır örneğin 24 yıl yerine 27 yıla çıkarılabiliyor; ayrıca bazı ağır suçlarda mahkemelere indirim uygulamama yönünde takdir yetkisi verilebileceği belirtiliyor. Tasarıda ayrıca, çocukları suç işlemeye teşvik eden/suç örgütleri adına kullanan kişilere ve gerektiğinde çocuğun aile fertlerine yönelik yaptırımların getirilmesi de konuşuluyor.

Detaylar — Tasarı ne getiriyor?

  • Üst sınır artışı: 15–18 yaş grubunda, bazı ağır suçlar için güncel uygulamada ağırlaştırılmış müebbet yerine verilen 24 yıllık üst sınırın 27 yıla çıkarılması gibi düzenlemeler yer alıyor. Ayrıca daha hafif kategorideki bazı cezaların da (ör. 12 yıl) üst sınırlarının artırılması öngörülüyo

  • Kasten öldürme ve indirim kısıtları: Bakanlık taslağında özellikle kasten öldürme gibi suçlarda otomatik ceza indirimlerinin sınırlandırılması; hâkimin takdiriyle bazı indirimlere daha az yer verilmesi öneriliyor

  • Aile ve örgüt unsuru: Çocuğu suça sürükleyen, kullanan ya da örgüte satan yetişkinlere yönelik özel hükümler; bazı haber kaynaklarında aile fertlerine de sorumluluk getirecek düzenlemelerin değerlendirildiği aktarılıyor. Bu, örgütlerin çocukları “tetikçi” veya “kurye” olarak kullanmasını caydırmayı amaçlıyor.

Kim ne dedi?

  • Adalet Bakanı/Yetkililer (taslak bildirimi): Taslak çalışmasının tamamlandığı, Meclis’e sunulmak üzere olduğu ve “yaş arttıkça ceza indirimlerinin azalması” yönündeki ilkelerin benimsendiği kamuoyuna yansımış durumda. Bakanlık kaynakları düzenlemenin hem caydırıcılık hem de çocukların haklarının korunması dengesi gözetilerek hazırlandığını belirtti.

  • Muhalefet ve hukukçular: Bazı hukukçular ve sivil toplum aktörleri, tek başına ceza artışının sorunu çözmeyeceğini; sosyal, eğitimsel ve rehabilitasyon önlemlerinin de eş zamanlı olması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca ceza uygulamalarında gerçekte nasıl bir fark yaratılacağının tartışıldığı belirtiliyor.

Tartışma ve olası etkiler

  • Caydırıcılık vs. Rehabilitasyon tartışması: Tasarıyı savunanlar, ağır suçlarda çocuk yaşta fail durumuna düşenlerin ceza indirimi ile “hafifletilmemesi” gerektiğini, toplum güvenliği açısından değişikliğin gerekli olduğunu söylüyor. Eleştirenler ise ceza artışının yalnızca “ceza” yaklaşımı getireceğini, gençlerin topluma yeniden kazandırılması, suç örgütlerinin sosyal koşullarının ele alınması gerektiğini belirtiyor.

  • Uygulamada ne olur?: Kanun teklifi TBMM gündemine gelir ve komisyonlarda şekillenirken, madde metinlerinin kesin dille nasıl yazılacağı (ör. hangi suçların kapsandığı, ailelere hangi hallerde ceza verileceği) belirleyici olacak. Cumhuriyet ve diğer kaynaklar tasarının önümüzdeki yasama döneminde Meclis’e sunulabileceğini aktarıyor.

Arka plan — Neden gündemde?

Son dönemde organize suç unsurlarının küçük yaşta bireyleri çeteler içinde kullandığına dair güvenlik raporları ve medyada yer alan olaylar, yasama organında “çocukların suça sürüklenmesine karşı daha sert düzenlemeler” talebini güçlendirdi. Adalet Bakanlığı ile milletvekilleri bu talepleri 11. Yargı Paketi kapsamına almış görünüyor.

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Köpek Saldırısında Yaralanan Kadına 637 Bin Lira Tazminat Yolu Açıldı: Yargıtay’dan Emsal Karar

Yayımlandı

üzerinde

Köpek Saldırısında Yaralanan Kadına 637 Bin Lira Tazminat Yolu Açıldı: Yargıtay’dan Emsal Karar

Yayın Tarihi: 11.08.2026
Yayın Saati: 12:49
Okuma Süresi: 3 dakika

DHA 

Kırşehir’in Boztepe ilçesinde 2019 yılının Ocak ayında yaşanan dehşet verici bir köpek saldırısı, yıllar süren hukuk mücadelesinin ardından nihayet karara bağlandı. Sabah saatlerinde kızını okul servisine bindirdikten sonra evine dönen 63 yaşındaki Sebahat Karaman, sürü halinde gezen köpeklerin hedefi oldu. Komşularının müdahalesiyle kurtarılan Karaman’ın hayatı, o an itibarıyla adeta ikiye bölündü.

Vücudunda kalıcı hasarlarla mücadele eden yaşlı kadın, hem fiziksel acısını hem de yaşadığı travmayı dava yoluyla tescilletti. Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını onayarak Karaman’a toplam 637 bin 156 lira tazminat ödenmesinin önünü açtı. Peki bu karar, köpek saldırılarına karşı yeni bir hukuki dönemin başlangıcı mı? İşte emsal niteliğindeki kararın perde arkası ve detaylar.

Reklam

Saldırı Anı: Sıradan Bir Sabahın Kâbusa Dönüşü

Olay, 10 Ocak 2019 sabahı saat 07.00 sıralarında meydana geldi. Sebahat Karaman, kızını okul servisine bindirdikten sonra evine doğru yürürken, birdenbire başıboş köpeklerin saldırısına uğradı. Çığlıkları üzerine koşan komşuları, Karaman’ı ağır yaralı halde kurtararak ambulans çağırdı. Hastaneye kaldırılan Karaman’ın sağ kulak kepçesi ve kulak memesinin bir bölümü ile her iki kolunda ciddi doku kayıpları oluştuğu belirlendi.

Yaşanan bu vahim olay, sadece fiziksel yaralanmalarla sınırlı kalmadı. Karaman, uzun süreli bir tedavi sürecine girerken, psikolojik olarak da derin izler taşımaya başladı. Bunun üzerine hukuki yollara başvurarak köpeklerin sahipleri hakkında tazminat davası açtı.

Mahkeme Süreci: “Kusursuz Sorumluluk” Vurgusu

Kırşehir 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, bilirkişi raporları ve olayın tüm boyutları masaya yatırıldı. Mahkeme, davalıların Türk Borçlar Kanunu’nun 67’nci maddesi kapsamında “kusursuz sorumlu” olduğuna hükmetti. Yani köpek sahipleri, hayvanlarının verdiği zarardan, herhangi bir kusurları olmasa dahi sorumlu tutuldu.

Kararın gerekçesinde dikkat çeken en önemli nokta, Karaman’ın yaralanmalarının “basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafiflikte” olmadığıydı. Yüz bölgesindeki lezyonlar ve sağ kulak kepçesindeki kısmi doku kaybı, sabit iz niteliğinde değerlendirildi. Bu durum, mağdurun yaşam kalitesindeki kalıcı düşüşü gözler önüne serdi.

Reklam

Tazminat Kalemleri ve Maluliyet Oranı

Mahkeme tarafından yapılan hesaplamalara göre Sebahat Karaman’ın maluliyet oranı yüzde 37 olarak belirlendi. Bu oran, yaşadığı travmanın ve vücut bütünlüğündeki kaybın ne denli ağır olduğunu ortaya koyuyor. Tazminat kalemleri ise şu şekilde şekillendi:

· Geçici iş göremezlik zararı: 6 bin 62 lira 70 kuruş
· Sürekli iş göremezlik zararı: 431 bin 193 lira 50 kuruş
· Toplam maddi tazminat: 437 bin 156 lira 20 kuruş
· Manevi tazminat: 200 bin lira

Ayrıca mahkeme, Karaman’ın eşine 30 bin lira, diğer iki davacıya ise 10’ar bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Tüm bu tazminatların olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilmesine hükmolundu.

İstinaf ve Temyiz Süreci: Yargıtay’dan Yeni Bir Bakış

Davalılar, yerel mahkemenin kararına itiraz etti. Ancak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24’üncü Hukuk Dairesi, istinaf başvurusunu esastan reddetti. Bunun üzerine davalılar, kararı temyiz etme yoluna gitti.

Reklam

Temyiz başvurusunu değerlendiren Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi, dosyayı titizlikle inceledi ve emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yargıtay, hayvan bulunduran kişinin, hayvanın başkasına zarar vermesini önleyecek tedbirleri almak ve gerekli özeni göstermek zorunda olduğunu vurguladı. Kararda, hayvan sahibinin sorumluluktan kurtulabilmesi için, gerekli özeni gösterdiğini veya bu özen gösterilmiş olsa dahi zararın önlenemeyeceğini ispatlaması gerektiği belirtildi.

“Sopayı Kendini Koruma İçgüdüsüyle Kullandı”

Davalıların en dikkat çekici savunması ise, Karaman’ın elindeki sopayı sallayarak köpekleri kışkırttığı iddiasıydı. Yargıtay, bu itirazı da geri çevirdi. Kararda, Karaman’ın sabah saatlerinde dışarıda bulunmasının ve köpeklerin saldırısını engellemek amacıyla elindeki sopayı kendisini koruma içgüdüsüyle kullanmasının, olay ile zarar arasındaki illiyet bağını kesmeyeceğine hükmetti.

Yargıtay ayrıca, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunu ve hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun bulunduğunu belirterek, davalıların tüm temyiz itirazlarını oy birliğiyle reddetti.

Kararın Önemi: Köpek Sahiplerine Caydırıcı Uyarı

Bu karar, özellikle son yıllarda artan başıboş ve sahipli köpek saldırılarına karşı hukuki bir uyarı niteliği taşıyor. Yargıtay’ın “kusursuz sorumluluk” vurgusu, hayvan sahiplerinin sorumluluklarını daha ciddiye alması gerektiğini gösteriyor. Zincir ve tasma gibi basit önlemlerin alınmaması, sadece bir ihmal değil, aynı zamanda ağır maddi ve manevi sonuçları olan bir hukuki ihlal olarak kabul ediliyor.

Reklam

Mağdur Sebahat Karaman adına, yıllar süren bu hukuk mücadelesi, mağduriyetin giderilmesi adına önemli bir adım olarak tarihe geçti. Kararın, benzer olaylarda emsal teşkil etmesi ve mağdurların haklarını aramaları konusunda cesaretlendirici olması bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Suriye’de Tarihi Karar: Devrik Lider Beşar Esad’a Gıyabında İdam Cezası

Yayımlandı

üzerinde

Suriye’de Tarihi Karar: Devrik Lider Beşar Esad’a Gıyabında İdam Cezası

Yayın Tarihi: 11 Ağustos 2026
Yayın Saati: 12:30
Okuma Süresi: Yaklaşık 2 dakika

FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin ardından tarihi bir yargı kararı çıktı. Başkent Şam’daki mahkeme, devrik lider Beşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve kuzeni Necib Atıf hakkında “insanlığa karşı suçlar” ve “savaş suçları” gerekçesiyle gıyaben idam cezası verdi. Karar, Esad ailesinin Suriye’de yargılandığı ilk dava olması açısından büyük önem taşıyor.

Dava Dosyasında Neler Var?

Mahkeme, Beşar Esad ve kardeşi Mahir Esad’ı ülke genelinde işlenen insanlık suçlarından sorumlu tutarken, kuzen Necib Atıf ise özellikle Dera halkına yönelik işkence ve katliamları organize etmekle suçlanıyor. Dera Siyasi Güvenlik Şubesi’nin eski başkanı olan Atıf, davalarda demir bir kafes içinde durarak yargılandı. Hakim kararı okuduğunda, Necib’in mahkûm üniformasıyla kafesin içinde beklediği görüntüler, Suriye’de yeni dönemin simge anlarından biri haline geldi.

Reklam

Esad ve Kardeşi Nerede?

Beşar Esad, Aralık 2024’te rejiminin çökmesinin ardından başkent Şam’ı terk ederek Rusya’ya kaçmıştı. Kardeşi Mahir Esad ise önce Irak’a, ardından Rusya’ya sığınmıştı. Her iki ismin de gıyaben yargılanması, kararın fiilen uygulanmasının önünde ciddi bir engel oluşturuyor. Rusya’nın Esad ailesine kucak açması, uluslararası hukuk açısından kararın icrasını zorlaştırırken, Suriye’deki yeni yönetim için karar güçlü bir sembolik anlam taşıyor.

Kararın Sembolik Anlamı

Esad ailesinin Suriye’de yargılanarak mahkûm edilmesi, on yılı aşkın iç savaş boyunca yaşanan acıların hesap verme sürecinin ilk adımı olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu karar, rejim döneminde işlenen suçların cezasız kalmayacağı mesajını veriyor. Kararın uluslararası kamuoyunda ne kadar yankı uyandıracağı ise önümüzdeki günlerde netleşecek.

Okumaya Devam Et

Gündem

Terörsüz Türkiye Yasası TBMM’de Kabul Edildi: Süreç Nasıl İşleyecek?

Yayımlandı

üzerinde

Terörsüz Türkiye Yasası TBMM’de Kabul Edildi: Süreç Nasıl İşleyecek?

Tarih: 11 Ağustos 2026
Saat: 12:6
Okuma Süresi: 3 dakika

ANKA 

Türkiye tarihinin en kapsamlı terörle mücadele düzenlemelerinden biri olan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, TBMM Genel Kurulu’nda 467 kabul oyu alarak yasalaştı. Yaklaşık 12 saat süren görüşmelerin ardından kabul edilen yasa, terör örgütünün feshi ve silahların teslim edilmesi ön şartıyla yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Peki bu tarihi adımın ardından süreç nasıl işleyecek? Kimleri kapsayacak, hangi takvim uygulanacak? İşte merak edilen tüm detaylar…

Ön Şart: Silahların Bırakıldığının Teyit Edilmesi

Yasanın hayata geçmesi için öncelikle terör örgütünün varlığına son verildiğinin ve tüm silahların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit ve teyit edilmesi gerekiyor. Bu tespitin ardından Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) terör örgütünün feshine ilişkin kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla süreç resmen başlayacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kararlılığıyla şekillenen bu yeni dönem, terörle mücadelede milat olarak değerlendiriliyor.

Reklam

İki Kritik Kurul Kurulacak

Düzenleme kapsamında süreci yürütmek üzere iki önemli kurul oluşturuluyor:

Birinci kurul, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanacak. Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MGK Genel Sekreteri ve MİT Başkanı’nın yer alacağı bu kurul, silah bırakma ve fesih sürecinin takibinden sorumlu olacak.

İkinci kurul ise Meclis bünyesinde oluşturulacak. İzleme ve İrtibat Kurulu adı verilen bu yapıda siyasi parti temsilcileri görev alacak. Böylece sürecin hem yürütme hem de yasama kanadından eş zamanlı takip edilmesi hedefleniyor.

6 Aylık Süre ve Kapsam

MGK’nın fesih kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından, düzenlemeden yararlanmak isteyenler için 6 aylık bir süre tanınacak.

Yasa, PKK/KCK’yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, yardım etme, propaganda yapma ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçları kapsıyor. Bu geniş kapsamıyla düzenleme, terör örgütüyle bağlantılı çok sayıda kişiyi ilgilendiriyor.

Reklam

Ceza Ertelemesi ve Siyaset Yasağı

Yasanın en dikkat çeken maddelerinden biri ceza erteleme hükümleri:

· 15 yıldan fazla ceza gerektiren suçlarda 10 yıl ceza ertelemesi uygulanacak.
· 15 yıl veya altında ceza gerektiren suçlarda ise 5 yıl erteleme söz konusu olacak.
· Erteleme süresince soruşturmalar duracak, davalar askıya alınacak, cezaevindekiler tahliye olacak.
· Bu sürede “terör suçu” işlenmesi halinde erteleme kararı derhal kaldırılacak.

Ayrıca düzenlemeden faydalanacak kişilere 2 ila 3 yıl siyaset yasağı getirilecek. Böylece sürecin suiistimal edilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor..

Kapsam Dışındaki Suçlar

Her düzenlemede olduğu gibi bu yasanın da istisnaları bulunuyor:

· Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu kapsam dışında tutuluyor.
· 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar da düzenlemeden yararlanamayacak.

Reklam

Bu kapsamda terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın yasa hükümlerinden faydalanamayacağı ifade ediliyor.

Kamu Görevlilerine Güvence

Yasa kapsamında faaliyet gösteren kamu görevlilerinin cezai sorumluluğu bulunmayacak. Bu düzenleme, sürecin sağlıklı işlemesi için görev alan bürokrat ve kamu çalışanlarına yasal güvence sağlıyor.

Sürecin Gelecek Aşamaları

Sürecin beklendiği gibi ilerlemesi ve terör tehdidinin ortadan kalkması halinde yeni bir aşamaya geçilecek. Süreci yürüten kurul çalışmalarına devam ederek gözlem raporları oluşturacak. Ceza İnfaz Yasası, Terörle Mücadele Yasası, Türk Ceza Yasası ve Siyasi Partiler Yasası başta olmak üzere yeni yasal adımların gündeme gelmesi bekleniyor.

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Reklam

Çok Okunanlar